Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1227
2025/2299
16 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/1227
Karar No:2025/2299
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Fonu (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ..., 2- ...
3- ..., 4- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların hissedarı olduğu ve Fonun kayyım olarak atandığı ... Sağlık Hizmetleri A.Ş.'nin hisselerinin tamamının 08/04/2021 tarihinde satışına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince Dairemizin 08/11/2024 tarih ve E:2022/889, K:2024/4634 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 04/02/2025 tarih ve 32803 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7145 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesinde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyımlık görevi kapsamındaki karar ve işlemlerine karşı açılan davaların idare mahkemelerinde görüleceği düzenlendiğinden, Fon'un kayyım olarak atandığı ... Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi'nin hisselerinin tamamının satılmasına ilişkin tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan işbu davanın görüm ve çözümünde anılan Kanun hükmü uyarınca idari yargının görevli olduğu,
Dava konusu ihale sözleşmesinin imzalanmasının ardından 24/02/2022 tarihinde taraflar arasında imzalanan sulh ve ibra sözleşmesi ile ihalenin sonlandırılmasına karar verildiği ve ihale işleminin geri alındığı anlaşıldığından, davanın konusuz kalmadığı, bu nedenle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yargılama giderleri açısından yapılan değerlendirmede ise, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiği göz önünde bulundurulduğunda, yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılması gerektiği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına yol açtığından dolayı toplam 1.449,70-TL yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 36.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, asıl talebin konusuz kalması sebebiyle fer'i nitelikteki talepler bakımından karar verilebilmesi için davanın açıldığı tarihte hangi tarafın haksız olduğunun belirlenmesi ve haksız taraf aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, Mahkemece hangi tarafın haksız olduğuna ilişkin değerlendirme yapılmaksızın aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği, Kurumun harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Temyize konu kararda yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Tarafından Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturulan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca muhammen bedelin uzman gerçek veya tüzel kişi tarafından kıymet takdir raporu dikkate alınarak daha önce bütünlüğü oluşturulan varlıkların ayrı ayrı kıymet takdirlerinin yapılmış olması ile bağlı olunmaksızın satış komisyonu tarafından düzenlenecek rapor çerçevesinde Kurul tarafından belirlenmesi gerektiği, davalı idarece yangından mal kaçırırcasına mal varlığının yok parasına satılmak amacıyla hareket edildiği ve muhammen bedel tespiti ile vakit kaybetmeden aceleci bir tavırla satışın gerçekleştirildiği, verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının düzelterek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakimin, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Bu itibarla, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri kavramlarına değinmek gerekir.
Yargılama giderleri genel olarak, yargılama faaliyetinin başlaması, devamı ve sonuçlanması için ödenmesi lazım gelen harç, masraf ve ücretlerin tamamını ifade etmektedir. Kural olarak yargılama giderlerinin, yargılama sonunda aleyhine hüküm kurulan taraftan alınmasına karar verilir. Yargılama giderlerine tarafların talepte bulunmalarına gerek olmaksızın mahkemece re'sen hükmedilir.
Vekalet ücreti, vekille takip edilecek davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti ve avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan vekalet ücreti olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İdari Yargılama Usulü Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yargılama giderlerine ilişkin kuralları incelendiğinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama gideri olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, yargılama giderleri arasında sayılan vekalet ücretinin hangi tarafa yükletildiğinin kararda gösterilmesi gerekmektedir. Takdir olunacak vekalet ücreti tutarı ise, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenmektedir.
Görüldüğü üzere yargılama giderleri; harçlar, yargılama sırasında yapılan masraflar ve vekalet ücretinden oluşmaktadır.
Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 294. maddesinde yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai kararın "hüküm" olduğu, 297. maddesinde ise yargılama giderlerinin hükmün kapsamı içerisinde yer aldığı ifade edilmiştir. Bu sebeple, yargılama sonunda verilen nihai kararda (hüküm) yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletildiğinin belirtilmesi gerekmektedir.
Davanın konusuz kalması, işin esası incelenerek yargılama sonunda verilecek hüküm ve davaya son veren taraf işlemleri dışında yargılamayı sona erdiren durumlardan biridir. Davanın açılmasından sonra, davanın konusunun veya davacının dava açmaktaki hukuki yararının ortadan kalkması durumunda dava konusuz kalır. Dava konusuz kaldığında esas hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm kurulmasına gerek kalmaz. Öte yandan, davanın konusuz kalması halinde nasıl bir karar verileceğine ilişkin usul kanunlarımızda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, davanın konusuz kalması durumunda davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığından, mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir.
Her ne kadar, davanın konusuz kalması durumunda esas hakkında yargılamaya devam edilerek karar verilmesine gerek kalmamakta ise de, yargılama giderleri hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Zira, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında, "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." kuralı yer almaktadır. Davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun nihai olarak ortaya konulabilmesi ise, yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilmesini gerekli kılmaktadır. Bu itibarla, davanın konusuz kalması durumunda mahkemece yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilerek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi ve bu tespite göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu noktada, hüküm aşamasında ortaya çıkan "haklılık durumu" ile davanın açıldığı tarihteki "haklılık durumu" kavramları arasındaki farka değinmek gerekmektedir. Bir davada, hüküm verilebilir aşamaya gelininceye kadar çeşitli yargısal faaliyetlerde bulunularak tarafların haklılık durumu araştırılmakta, yargılama sonunda verilen hükümle birlikte tarafların haklılık durumu nihai olarak ortaya çıkmaktadır. Esasen, bakılmakta olan bir davada tarafların haklılık durumunun nihai olarak tespit edilebilmesi için öncelikle dosyanın tekemmül etmesi, gerektiğinde de keşif, bilirkişi, ara karar veya duruşma gibi çeşitli yargısal faaliyetlerde bulunulması gerekmektedir. Davanın konusuz kalması durumunda yargılama giderleri bakımından davaya devam edilerek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi gerekmekte ise de bu aşamada yapılacak haklılık durumu tespitinin, davanın esası hakkında hüküm verecek düzeyde bir araştırma yapmayı zorunlu kılmayan, davanın konusuz kaldığı andaki mevcut duruma göre yapılan bir haklılık değerlendirmesini ifade ettiğinin kabulü gerekir. Aksi halde, konusu kalmadığından bahisle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan davalarda, sadece yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletilmesi gerektiğine karar verilebilmesi amacıyla, adeta davanın esası hakkında bir karar veriyormuşçasına yargılama faaliyetinde bulunulması zorunluluğu doğar ki, bu durum ne usul ekonomisi ne de yargılama faaliyetinin amacıyla bağdaşır.
Öte yandan, tarafların haklılık durumunun nihai olarak tespiti esasen yargılama sonunda verilen hüküm ile birlikte mümkün olduğundan, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespiti çoğu zaman pek mümkün olamamaktadır. Her ne kadar, davanın konusuz kalması durumunda ideal olan yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi ise de, haklılık durumu tespitinin nihai olarak ortaya konulabilmesi için uzun bir yargılama faaliyetine ihtiyaç duyulduğundan, davanın konusuz kaldığı andaki mevcut duruma göre davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilememesi halinde, herhangi bir haklılık değerlendirmesi yapılamadığından bahisle yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi seçeneği usul ekonomisi ve yargılama faaliyetinin amacına daha uygun düşmektedir. Zira, dosya tekemmül etmeden veya yeterli araştırma yapılmadan bir haklılık değerlendirmesi yapılması ve buna bağlı olarak hükmedilecek yargılama giderleri, taraflar açısından hukuka aykırı sonuçların doğmasına sebep olabilecektir.
Uygulamada bazı mahkemeler tarafından, konusu kalmayan davalarda haklılık durumu değerlendirmesi yapılamadığından bahisle yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmekle birlikte, toplam yargılama gideri taraflara eşit olarak paylaştırılmaktadır. Oysa, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasında aslolan, tarafların kendi yaptıkları masraf ve giderlere katlanmasıdır.
Uyuşmazlığa konu olay incelendiğinde, dava konusu 08/04/2021 tarihli satış işlemine ilişkin olarak ihale alıcısı ile 24/02/2022 tarihinde sulh ve ibra protokolü imzalanarak ihale ve satış işleminin iptal edildiği anlaşıldığından, Mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davanın açılmasına yol açtığı gerekçesiyle davalı idare aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, konusu kalmadığından bahisle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan davada, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu tespiti yapılamadığından yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davalı idare aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, Mahkemece ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararına atıf yapılmak suretiyle davalı idarenin haksız olduğuna karar verilmiş ise de, söz konusu kararın Dairemizin 08/11/2024 tarih ve E:2022/889, K:2024/4634 sayılı kararıyla bozulduğu dikkate alındığında, bozulmak suretiyle hukuki varlığı ortadan kalkan, başka bir anlatımla, hukuken geçerliliği bulunmayan bir kararın gerekçesine dayanılarak davalı idarenin haksız olduğu gerekçesiyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde de usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi suretiyle düzelterek onanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasında yer alan "Davanın açılmasına yol açtığından dolayı 1.449,70-TL yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 36.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin, "yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde DÜZELTEREK ONANMASINA,
2\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3\. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
4\. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5\. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 16/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.