Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/117
2025/656
10 Şubat 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/117
Karar No:2025/656
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, "... Mahallesi, ... Caddesi, No:... (Pafta: ...-..., Parsel:...) Ereğli/Konya" adresinde bulunan tesis için yapılan istasyonlu bayilik lisansı başvurusunun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca reddine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, lisans başvurusuna konu tesiste ... sayılı bayilik lisansıyla faaliyet gösteren ... Lojistik Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. hakkında 5015 sayılı Kanun'un 20/2-g maddesindeki suçlar kapsamında vergi incelemesi bulunduğunun bildirildiği, mevzuatta anılan suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmeyeceği açıkça kurala bağlandığından, davacının lisans başvurusunun reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte olan (g) bendinin "Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklindeki cümlesinin Anayasa’nın 2., 13., 35. ve 48. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla başvurulduğu, Anayasa Mahkemesinin 27/06/2024 tarih ve E:2023/136, K:2024/127 sayılı kararıyla ilgili kuralın Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine aykırı bulunarak iptal edildiği, anılan kararın dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere 02/10/2024 tarih ve 32680 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı;
5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin, "Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklindeki cümlesi bakılan uyuşmazlıkta uygulanacak kural olmakla birlikte, anılan kuralın teşebbüs özgürlüğüne aykırı bulunarak Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması karşısında işbu karar tarihi itibarıyla henüz yürürlüğe girmemiş olan Anayasa Mahkemesinin söz konusu iptal kararının istinaf incelemesinde göz önünde bulundurulması gerektiği;
Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan kuralın Anayasa Mahkemesi kararıyla Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine aykırı görülerek iptal edilmiş olması karşısında dava konusu işlemin hukuki dayanağının kalmadığı, Anayasa'ya aykırılığı Anayasa Mahkemesi kararıyla ortaya konulmuş bir kanun hükmüne dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mevzuata uygun olarak işlem tesis edildiğinden Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından, "... Mahallesi, ... Caddesi, No:... (Pafta: ...-..., Parsel:...) Ereğli/Konya" adresinde kurulu tesis için 13/01/2022 tarihinde istasyonlu bayilik lisansı başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı idarece, anılan tesiste faaliyet gösteren ... Akaryakıt Lojistik Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'nin (...) ... numaralı istasyonlu bayilik lisansının sonlandırıldığı ve tesisin devrini engellemek amacıyla Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısına istinaden sistemde lisans üzerine kayıt düşüldüğünün tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca başvurunun reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, "a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,
Hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.
b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.
(...)
ç) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemlere fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(...)" kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Bazı kaçakçılık suçlarının cezalandırılmasında usül" başlıklı 367. maddesinde ise, "Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.
359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder.
Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesine talik olunur.
359 uncu maddenin (ç) ve (d) fıkralarında yazılı suçların işlendiğinin inceleme sırasında tespiti halinde incelemenin tamamlanması beklenmeksizin, sair suretlerle öğrenilmesi halinde ise incelemeye başlanmaksızın Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından bu tespitlere ilişkin rapor düzenlenir ve rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla birlikte keyfiyet Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Kamu davasının açılması için incelemenin tamamlanması şartı aranmaz.
(...)" kuralı yer almıştır.
30/04/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7318 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına eklenen (g) bendinde, "Bu Kanun'a göre lisansa tabi faaliyetler ile ilgili olarak, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamında; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiğinin anılan Kanun'un 367 nci maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi ile birlikte durum, Kuruma da iletilir ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez. Kesinleşmiş mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Bu bent kapsamında kalan fiillere ilişkin olarak verilen idari para cezaları ödenmediği müddetçe lisansa konu tesis için lisans verilmez. Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." kuralı yer almıştır.
Anılan Kanun değişikliğinin Anayasa'ya aykırı olduğu itirazıyla yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı kararıyla, "... ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur..." ve "... ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." bölümleri Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş, anılan karar dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere 14/11/2023 tarih ve 32369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı üzerine 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7491 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 48. maddesiyle 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin birinci cümlesinde yer alan ve Anayasa'ya aykırı bulunan ibare, "...ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklinde değiştirilmiş ve birinci cümleden sonra gelmek üzere, "Kurum tarafından geçici durdurma işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağı bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzere Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi üzerine ya da mahkumiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşmesi beklenmeksizin Kuruma yargı merciince bildirilmesiyle veya sair suretlerle Kurumca ıttıla edilmesi durumunda geçici durdurma işlemi Kurum tarafından kaldırılır." cümleleri eklenmiştir.
Dairemizin E:2023/366 sayılı dosyasındaki Anayasa'ya aykırılık iddialarını ciddi görmesi ve Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin, "Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklindeki altıncı ve son cümlesinin teşebbüs özgürlüğünü ve mülkiyet hakkını ölçüsüz şekilde sınırlandırdığı, bu haliyle kuralın Anayasa’nın 2., 13., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla yaptığı itiraz başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesinin 27/06/2024 tarih ve E:2023/136, K:2024/127 sayılı kararıyla ilgili kural Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiş, anılan karar dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere 02/10/2024 tarih ve 32680 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemin dayanağı olan kuralın iptaline ilişkin 27/06/2024 tarih ve E:2023/136, K:2024/127 sayılı Anayasa Mahkemesi kararında, vergi incelemesi devam ettiği sürece incelemeye konu lisansın üçüncü kişilere devrini yasaklayan kuralın vergi kaybının önlenmesi amacı yönünden elverişli ve gerekli olabileceği, bu yöndeki düzenlemenin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu, ancak kuralda vergi incelemesi süresince tedbirin gözden geçirilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, bu haliyle idareye gözden geçirme imkanı tanınmadığı gibi, tedbire muhatap olanlara da talepte bulunma imkanı sağlanmadığı, dolayısıyla kuralın orantılılık şartını sağlamadığı, teşebbüs özgürlüğüne getirilen kısıtlama ile kamu zararını önlemeye yönelik amaç arasındaki makul dengenin bozulduğu gerekçesine yer verildiği görülmektedir.
Söz konusu gerekçe incelendiğinde, vergi kaybının önlenmesi amacıyla hakkında vergi incelemesi yürütülen akaryakıt istasyonları hakkında belli bir süre için lisans devri kısıtlaması gibi tedbirlere başvurulmasının mümkün olduğu ancak, Anayasa Mahkemesinin 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı iptal kararındaki gerekçeye benzer şekilde, süreç içerisinde ortaya çıkabilecek yeni ve lehe durumların göz önüne alınarak, şayet tedbiri gereksiz hale getirecek bir gelişme varsa, buna göre yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiğine işaret edildiği anlaşılmaktadır.
Şu halde, devralınmak istenilen bayilik lisansı sahibi hakkında yürütülen vergi incelemesi sürecinin ne şekilde geliştiği, süreç sonunda suç şüphesine rastlanıp rastlanmadığı, vergi suçu raporu tanzim edilip edilmediği, sürecin savcılık yoluyla adli mercilere intikal ettirilip ettirilmediği hususları önem arz etmektedir. Nitekim vergi incelemesinin herhangi bir suç unsuruna rastlanılmaksızın sonlandırılması mümkün olduğu gibi, adli merciler tarafından gerçekleştirilen soruşturma ve kovuşturma süreçleri de tedbirin haksızlığını ortaya koyabilir. Öte yandan vergi mahkemeleri nezdinde yürütülen bir yargılama neticesinde isnat edilen fiil sabit görülmeyerek kabul yönünde bir karar verilmesi de mümkündür.
Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı iptal kararı, idarenin hakkında vergi incelemesi devam eden işletmelere yönelik geçici tedbir mahiyetinde işlem tesis etmesinin önünde engel teşkil etmemekle birlikte, devam eden idari tahkikat ve yargı süreçlerinde, söz konusu tedbirin haksızlığını veya gereksizliğini ortaya koyan bir gelişmenin ortaya çıkması halinde, Anayasa Mahkemesinin ilgili iptal kararı da göz önüne alınarak, idare ve yargı mercileri tarafından, yeni hukuki duruma göre işlem ve karar tesis edileceği de açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından ilgili akaryakıt istasyonunun bayilik lisansının devren iktisabı amacıyla Kuruma başvuru yapıldığı, ancak anılan tesiste faaliyet gösteren eski lisans sahibi ... şirketi adına düzenlenen...tarih ve ... sayılı lisansın devrinin engellenmesi amacıyla Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısına istinaden sistemin 05/10/2021 tarihinde kilitlendiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca davacının başvurusunun reddedildiği görülmektedir.
Mahkemelerinin 06/03/2024 tarihli ara kararıyla, uyuşmazlığa konu tesisin mühürlenip mühürlenmediğinin, mühürleme işlemi tesis edilmişse de konuya ilişkin adli sürecin bulunup bulunmadığının taraflara sorulduğu, davalı idareden gelen cevabi yazı incelendiğinde, dava dışı şirketin lisansı sonlandırıldığından tesisin mühürlenmediğinin belirtildiği, davacı tarafından verilen cevapta ise dava dışı şirket hakkında düzenlenen Vergi Suçu Raporuna istinaden yapılan suç duyurusu üzerine Ereğli ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında Vergi Usul Kanunu'na Muhalefet suçlamasıyla açılan davada beraat kararı verildiğinin beyan edildiği görülmüştür.
... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasının UYAP üzerinden incelenmesi neticesinde ise, ... tarih ve K:... sayılı kararla hakkında vergi incelemesi bulunan ... şirketinin yetkilisinin beraatine karar verildiği ve anılan kararın kanun yolu incelemesinin devam ettiği anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar vergi kaybının önlenmesi amacıyla vergi incelemesi sürecinde lisans devrini önlemeye yönelik gerekli, elverişli ve ölçülü tedbirler alınması mümkünse de, yargı süreçlerinde ilgililer hakkında takipsizlik veya beraat kararı verilerek, yahut vergi mahkemesince bir kabul kararı verilerek tedbirin haksızlığının ortaya koyulması halinde, yasama ve yargı organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğuna ilişkin Anayasa'nın 138. maddesi de göz önüne alındığında, yargı mercileri tarafından oluşan yeni hukuki duruma göre karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davacının lisans başvurusuna konu ettiği istasyonu daha önceden işleten dava dışı şirketin yetkilisi hakkında defter ve belge ibraz etmeme, sahte belge düzenleme ve kullanma fiilini işlediğinden bahisle Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlamasıyla yürütülen ceza yargılamasında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararının verildiği görüldüğünden, yapılan lisans başvurusunun, ilgili istasyon hakkında vergi incelemesi bulunduğundan bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalının temyiz isteminin reddine,
2\. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3\. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4\. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5\. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.