SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/1142

Karar No

2025/2315

Karar Tarihi

16 Haziran 2025

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2025/1142 E. , 2025/2315 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/...2
Karar No:2025/2315

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/1152

MÜDAHALE İSTEMİ HAKKINDA KARAR
... Büyükşehir Belediyesi vekili Av. ... tarafından, Menemen Belediyesinin ... tarih ve ... sayılı işleminin ekindeki listede yer alan mülkiyeti davalı idareye ait toplam 49 adet taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle satışına ilişkin 14-16/01/2025 tarihlerinde gerçekleştirilmesi planlanan ihalelerin ilanına ilişkin işlemin iptali istemiyle Menemen Belediyesine karşı açılan davada, kısmen davanın reddi, kısmen dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı taraflarca karşılıklı temyiz isteminde bulunulması üzerine, ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili Av. ... tarafından verilen davalı idare yanında davaya müdahale istemini içeren dilekçe incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, üçüncü kişilerin davaya katılması konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66. maddesinde ise üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, fer'i müdahil olarak davada yer alabileceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, müdahale isteminde bulunan ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin bakılan davada iptali istenilen taşınmazlardan ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel ile ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazların ihalelerinin uhdesinde kaldığı ve davaya müdahalede hukuki yararının bulunduğu anlaşıldığından, davalı idare yanında MÜDAHALE İSTEMİNİN KABULÜNE, 16/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVACI) ... Büyükşehir Belediyesi
VEKİLİ : Av. ...

2\. (DAVALI) ... Belediyesi
VEKİLİ : Av. ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Menemen Belediyesinin ... tarih ve ... sayılı işleminin ekindeki listede yer alan mülkiyeti davalı idareye ait toplam 49 adet taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle satışına ilişkin 14-16/01/2025 tarihlerinde gerçekleştirilmesi planlanan ihalelerin ilanına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; Menemen Belediyesinin ... tarih ve ... sayılı işleminin ekindeki listede yer alan mülkiyeti davalı idareye ait toplam 49 adet taşınmazın satışına ilişkin ihalelerin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı;
İzmir ili, Menemen ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... parsel, ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ve ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazların satışına ilişkin ihalelerin iptali istemi yönünden;
Satışa konu taşınmazların bulunduğu alanlara yönelik imar durumunun söz konusu parsellerin özel hukuk kişilerinin mülkiyet hakkına konu edilip edilemeyeceği üzerindeki durumu değiştirdiği, yürürlükte bulunan imar planına göre satışa konu taşınmazların kısmen tarım alanı, kısmen taşkına maruz alan, kısmen orman alanında kaldığı, esasen taşkına maruz alanlarda İZSU Genel Müdürlüğü ve DSİ tarafından su taşkınlarına karşı önlemlerin alınacağı, dere ıslah çalışmalarının yapılacağı, çeşitli tesislerin kurulacağı, dolayısıyla bu kısımların kamu hizmetinin yürütüldüğü alanlar olduğu, orman alanlarından toplumun genelinin yararlandığı, bazı kısımların mesire yeri, kamping ve benzeri alanlar olarak kullanıldığı ve buralarda yapılaşmanın yasak olduğu dikkate alındığında, dava konusu işlemin belirtilen taşınmazlar bakımından plandaki kullanım amacına aykırı ve kamusal kullanımı engelleyici bir durumu ortaya çıkardığı, kamu yararıyla uyumlu olmadığından kamu hizmetinin yürütüldüğü alanlar ile kamu hizmetlerine ayrılan bu alanların gelir elde etmek amacıyla satış işlemlerine konu edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Listedeki diğer taşınmazların satışına ilişkin ihalenin iptali istemi yönünden;
Bir şeye malik olan kimsenin hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahip olduğu, taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması halinde tahsisin kaldırılmasına, üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı ayni hak tesisine karar verme yetkisinin belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında yer aldığı, mahalle, ada ve parsel sayısı zikredilen taşınmazlar dışında kalan taşınmazların ekseriyetinin imar planında tarım alanı kullanımında kaldığı, dava konusu taşınmazların, imar planındaki durumu bakımından satışa engel bir halinin olmadığı, kamusal hizmete ayrılmayan bu alanlarda tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesi gerektiği, bu vazifenin ise davalı idareye yüklenen bir sorumluluk olmadığı, bu çerçevede dava konusu işlemin bu kısmında kamu yararı amacı dışında bir amaçla hareket edildiğini gösterir bir emarenin söz konusu olmadığı, davalı idarenin uhdesinde bulunan bu taşınmazların satışına yönelik takdir yetkisinin bulunduğu, takdir yetkisinin kamu yararına aykırı bir şekilde kullanıldığını tevsik edici mahiyette bir bilgi veya belge bulunmadığı, davalı idarenin mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışı için ihaleye çıkılmasına ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, İzmir ili, Menemen ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada .. parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... parsel, ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; Yanık Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ve ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazların satışına ilişkin ihalelerin iptaline; diğer taşınmazların satışına ilişkin ihalelerin iptali istemi yönünden ise davanın reddine verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idarenin faaliyetlerinin nihai amacının kamu yararının sağlanması olduğu, mülkiyeti kamuya ait taşınmazların yalnızca kamu yararının gerçekleştirilmesi amacıyla satılabileceği, taşınmazların imar durumları dikkate alınmadan satışa çıkıldığı, satışa konu taşınmazların tamamının yapılaşmaya imkan sağlayan niteliğe sahip olmadığı, satış kararının büyükşehirin bütünü bakımından sonuçlar yaratacağı, kurumlarından görüş alınmadan yapılacak satışların ileride hem imar düzenini bozacağı hem de çeşitli mülkiyet uyuşmazlıklarına neden olacağı belirtilerek Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, mülkiyeti belediyeye ait taşınmazların satışına ilişkin kararın usulüne uygun bir şekilde Menemen Belediye Meclisi tarafından alındığı, satış ilanlarında ve satış şartnamelerinde, satışa çıkarılan taşınmazların niteliği, imar durumu ve diğer hususların açıkça ve ayrıntılı bir şekilde yazıldığı, söz konusu taşınmazların kamusal hizmete ayrılmamış olduğu, geleceğe dönük varsayımsal değerlendirmelerin dava konusu işlemin sıhhatini etkilemeyeceği belirtilerek Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasına ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY:
Menemen Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla, mahalli müşterek hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla davaya konu 49 adet taşınmazın da içerisinde yer aldığı taşınmazların satışına ve satış işlemlerinin Belediye Encümeni eliyle yürütülmesine karar verilmiştir.
Belediye Encümeni tarafından her bir taşınmazın imar durumu belirlenerek 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle satışına karar verilmiştir.
Taşınmazların satışına ilişkin her bir taşınmazın sıra numarası, ada ve parsel numaraları, metrekare olarak alanı, niteliği, imar durumu, muhammen bedeli, geçici teminat bedeli, ihale tarihi, ihale başlangıç ve bitiş saatlerini içeren bir satış ilanı hazırlanmış, söz konusu ilan metni ... tarih ve ... sayılı Menemen Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü işlemi ekinde ilgili kurum ve kuruluşlar ile davacı İzmir Büyükşehir Belediyesine gönderilmiştir.
Bunun üzerine söz konusu 49 adet taşınmaza yönelik ihale kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin yetkileri ve imtiyazları" başlıklı 15. maddesinde, "Mahallî müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde taşınmaz almak, kamulaştırmak, satmak, kiralamak veya kiraya vermek, trampa etmek, tahsis etmek, bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesis etmek." belediyelerin yetkileri arasında sayılmış; 18. maddesinde, taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermek belediye meclisinin yetki ve görevleri arasında belirtilmiş; 34. maddesinde, taşınmaz mal satımına, trampasına ve tahsisine ilişkin meclis kararlarını uygulamak; süresi üç yılı geçmemek üzere kiralanmasına karar vermek belediye encümeninin görevleri arasında sayılmıştır.
2886 sayılı Devlet İhale Kanununun "Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür. (...)"; "İhale usullerinin neler olduğu" başlıklı 35. maddesinde, "Bu Kanunun 1. maddesinde yazılı işlerin ihalelerinde aşağıdaki usuller uygulanır: a) Kapalı teklif usulü, b) Belli istekliler arasında kapalı teklif usulü, c) Açık teklif usulü, d) Pazarlık usulü, e) Yarışma usulü. ... İşin gereğine göre bu usullerden hangisinin uygulanacağı, bu Kanun hükümlerine uyularak idarelerince tespit edilir."; "İhalelerde kapalı teklif usulünün esas olduğu" başlıklı 36. maddesinde, "Bu Kanunun 1. maddesinde yazılı işlere ilişkin ihalelerde, tekliflerin gizli olarak verilmesini sağlayan kapalı teklif usulü esastır (...) kuralına yer verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ''Mülkiyet hakkının içeriği'' başlıklı 683. maddesinde, ''Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. (...); "Sahipsiz yerler ve yararı kamuya ait mallar" başlıklı 715. maddesinde, "Sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait mallar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Aksi ispatlanmadıkça, yararı kamuya ait sular ile kayalar, tepeler, dağlar, buzullar gibi tarıma elverişli olmayan yerler ve bunlardan çıkan kaynaklar, kimsenin mülkiyetinde değildir ve hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamaz. Sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait malların kazanılması, bakımı, korunması, işletilmesi ve kullanılması özel kanun hükümlerine tabidir."; 754. maddesinde, "Taşınmaz mülkiyeti hakkının kamu yararı için kısıtlanması, özellikle yapı, yangın, doğal afetler ve sağlıkla ilgili kolluk hizmetlerine; orman ve yollara, deniz ve göl kıyılarındaki ana ve tali yollara sınır işaretleri ve nirengi noktaları konulmasına; toprağın iyileştirilmesine veya bölünmesine, tarım topraklarının veya yapıya özgü arsaların birleştirilmesine; eski eserler, doğal güzellikler, manzaralar, seyirlik noktaları ve ender doğa anıtları ile içmeler, ılıcalar, maden ve kaynak sularının korunmasına ilişkin mülkiyet kısıtlamaları, özel kanun hükümlerine tabidir."; "Kaydedilmeyecek taşınmazlar" başlıklı 999. maddesinde, "Özel mülkiyete tabi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmazlar, bunlara ilişkin tescili gerekli bir ayni hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunmaz. Tapuya kayıtlı bir taşınmaz, kayda tabi olmayan bir taşınmaza dönüşürse, tapu sicilinden çıkarılır." kuralı yer almaktadır.
4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu'nun 1. maddesinde, ''Yüksek seviye gösteren umumi ve hususi, kapalı veya akarsuların taşmasiyle su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek olan sahaların sınırları Cumhurbaşkanı kararı ile tesbit ve ilan edilir.''; 2. maddesinde, ''Birinci madde hükümlerine göre tesbit ve ilan edilen sahaların sınırları içinde suların akmasına engel olan bina, tesisler, fidan, ağaç, set, savak gibi manialarla değirmen ve sulama arkları hakkında aşağıdaki hükümler tatbik olunur: a) Bina ve tesisler hakkında istimlak hükümlerine göre muamele yapılır. Bu bina ve tesislerin arsaları ve bitişik arazileri sahiplerinin faydalanabilecekleri durumda ise, bunların kıymetleri istimlak bedelinden indirilir ve arsa veya arazi sahiplerine terkedilir. b) Fidan, ağaç ve asmalıklarla esaslı bent ve savaklar belediye sınırı içinde ise belediye encümeninin, bu sınır dışında ise vilayet daimi encümeninin seçeceği üç vukuf ehli tarafından kıymetleri takdir edilerek, bedelleri sahiplerine peşinen ödendikten sonra kaldırılır veya yıkılır. Bunların takdir olunan kıymetleri için tebliğ tarihinden itibaren beş gün zarfında ilgililerce vilayet idare heyetlerine itiraz edilebilir. Vilayet idare heyetlerinin nihayet bir ay içinde karar vermeleri lazımdır. Bu kararlar icrayı durdurmaz. Ancak bu fıkra hükmü dairesinde kaldırılacak veya yıkılacak olan fidan, ağaç ve asmalıklarla bent ve savakların kısmen veya tamamen başka yerlere nakli için sahiplerince alakalı makamlara yazı ile vukubulacak müracaatlar üzerine lüzumlu ve mümkün mühletler verilir. Bu hallerde takdir edilmiş olan bedellerden nakledilen kısımlara isabet eden miktarlar indirilir. Kaldırılan fidan, ağaç ve asmalıkların arazisi sahiplerince hiç bir surette kullanılmıyacak hale girmiş bulunursa, bunlar da (a) fıkrası hükümlerine göre istimlak olunur. (...)"; 3. maddesinde, ''Birinci madde hükümleri dairesinde tesbit ve ilan edilmiş olan sınırlar içinde tesisat, inşaat veya tadilat yapmak, fidan veya ağaç dikmek yasaktır. Müsaade verilmesi, Su İşleri Müdürünün, bulunmıyan yerlerde Nafıa Müdürünün fenni mahzur olmadığı hakkında rapor vermiş olmasına bağlıdır. Birinci fıkra hükmüne muhalif olarak izin istihsal edilmeden yapılan ve suyun akmasına veya su seviyesinin yükselmesine tesiri olan tesisat, inşaat veya tadilat, dikilen fidan veya ağaçlar mahalli Su İşleri Müdürünün, yoksa Nafıa Müdürünün teklifi üzerine valinin karariyle yıktırılır veya kaldırılır ve bu hususta yapılan masraflar sahiplerinden alınır.'' kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1- Temyize konu kararın, Menemen Belediyesinin ... tarih ve ... sayılı işleminin ekindeki listede yer alan mülkiyeti davalı idareye ait taşınmazların satışına ilişkin ihalelerin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddine dair kısmında hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
2- Temyize konu kararın, İzmir ili, Menemen ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... parsel, ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; Yanık Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ve ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazların satışına yönelik kısmının iptaline dair kısmı incelendiğinde;
Aktarılan düzenlemeler uyarınca, sahipsiz şeylerin ve yararı kamuya ait malların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu ve bunlar hakkında özel hükümler konulacağı belirtilmek suretiyle, söz konusu eşyanın Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) uygulama alanı dışında bırakıldığı kabul edilmektedir (Lale SİRMEN, Eşya Hukuku, Ankara, 2022, s.18; İsmet GİRİTLi, Pertev BİLGEN, Tayfun AKGÜNER, İdare Hukuku, İstanbul, 2006, s.714). TMK'nın aktarılan kurallarına göre, idarenin mallarından kamu malı durumunda olanlar kamu hukukuna; özel mal durumunda olanlar ise özel hukuk hükümlerine tabidir. TMK'nın çizdiği çerçeveye göre, kural olarak, sahipsiz şeyler ile yararı kamuya ait mallar kamu hukuku kurallarına; bunun dışında kalanlar ise varsa özel kanunlara yoksa TMK ve diğer özel hukuk kurallarına tabi olacaktır.
İdarenin mallarına yönelik aktarılan temel kurguya göre, idareye ait mallar her şeyden önce kamu malları ve özel mallar olarak ikiye ayrılmaktadır. Kamu malları, idarenin kamu hukukuna tabi olan hizmet malları ile kamunun ortak kullanımına açık olan mallarını ifade etmektedir. Anayasa Mahkemesi tarafından kamu malının, doğal nitelikleri gereği herkesin ortak yararlanmasına açık olan sahipsiz mallar ile kamu tüzelkişileri tarafından herkesin ya da halkın bir kısmının yararlanmasına ayrılan orta malları ve kamu hizmeti niteliğindeki etkinliklerin konusu ve aracı olan mallar olarak tanımlanabileceği belirtilmiştir (AYM, E.1996/66, K.1997/7, 31/01/1997, § V-B-1-a). Buna göre, kamu hizmetlerinin yerine getirmesi amacıyla tahsis edilmiş hizmet binaları gibi varlığıyla kamu hizmetlerinin sunulmasına imkan sağlayan hizmet malları ile yollar, köprüler, parklar gibi kamunun ortak kullanımına açık olan mallar ve herhangi bir tahsis işlemine gerek olmayıp doğal nitelikleri gereği kamunun ortak kullanımına açık olan denizler, nehirler, doğal kaynaklar, kıyılar, devlet ormanları ile devlet malı niteliğindeki kültür varlıkları kamu mallarını oluşturmaktadır (Aydın GÜLAN, Kamu Malları, Günışığında Yönetim, İl Han ÖZAY, Editör, İstanbul, 2004, s.669-674).
İdarenin özel malları ise, bir kamu hizmetine tahsis edilmiş olmak veya tahsise ihtiyaç olmaksızın kamunun kullanımında olmak gibi özelliklere sahip olmayan, idarenin kiralayarak, işleterek veya satış suretiyle elde ettiği gelirle dolaylı olarak kamu hizmetlerinin görülmesini sağladığı mallardır. Hatta idarenin malları içerisindeki en geniş kategorinin idarenin özel malları olduğu, eğer idareye ait bir mal yukarıda belirtilen orta malı, hizmet malı yahut sahipsiz mal kategorilerinden birisine dahil değil ise bunun idarenin özel malı olduğu kabul edilmektedir (GÜLAN, age, s.668). İdarenin özel mallarının satılması, kiralanması yahut bu mallar üzerinde birtakım ayni haklar kurulması özel kanunlarla düzenlenmiştir. Nitekim yukarıda aktarılan 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu bu nitelikteki kanunlardandır.
Davalı idareye ait 49 adet taşınmazın bir liste halinde Menemen Belediye Meclisinin 04/10/2024 tarih ve 87 sayılı kararına eklendiği ve bu taşınmazların mahalli müşterek hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla satışına karar verildiği, satış konusunda Belediye Encümeninin yetkilendirildiği, Belediye Encümeni tarafından her bir taşınmazın imar durumu belirlenerek 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle satışına karar verildiği, her bir taşınmazın sıra numarası, ada ve parsel numaraları, metrekare olarak alanı, niteliği, imar durumu, muhammen bedeli, geçici teminat bedeli, ihale tarihi, ihale başlangıç ve bitiş saatlerini içeren bir gayrimenkul satış ilanı hazırlandığı, söz konusu ilan metninin İzmir Büyükşehir Belediyesine de gönderildiği, ilan ekindeki taşınmazların tamamının tarla niteliğinde olduğu, ilan metninde imar durumu şeklinde bir bölüme de yer verildiği, burada her taşınmazın imar durumunun "1. derece doğal sit", "tarım", "organize hayvancılık bölgesi", "taşkına maruz alan" ve "orman alanı" gibi özellikleriyle açık ve anlaşılır bir şekilde belirtildiği, anılan 49 adet taşınmaza yönelik ihale kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada 1... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... parsel, ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; Yanık Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ve ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik kısım diğer taşınmazlardan ayrıldığı ve bu kısım bakımından dava konusu ihale işleminin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin iptal kararında, "satışa konu taşınmazların bulunduğu alanlara yönelik imar durumunun söz konusu parsellerin özel hukuk kişilerinin mülkiyet hakkına konu edilip edilemeyeceği üzerindeki durumu değiştirdiği, yürürlükte bulunan imar planına göre satışa konu taşınmazların kısmen tarım alanı, kısmen taşkına maruz alan, kısmen orman alanında kaldığı, esasen taşkına maruz alanlarda İZSU Genel Müdürlüğü ve DSİ tarafından su taşkınlarına karşı önlemlerin alınacağı, dere ıslah çalışmalarının yapılacağı, çeşitli tesislerin kurulacağı, dolayısıyla bu kısımların kamu hizmetinin yürütüldüğü alanlar olduğu, orman alanlarından toplumun genelinin yararlandığı, bazı kısımların mesire yeri, kamping ve benzeri alanlar olarak kullanıldığı ve buralarda yapılaşmanın yasak olduğu dikkate alındığında, dava konusu işlemin belirtilen taşınmazlar bakımından plandaki kullanım amacına aykırı ve kamusal kullanımı engelleyici bir durumu ortaya çıkardığı, kamu yararıyla uyumlu olmadığından kamu hizmetinin yürütüldüğü alanlar ile kamu hizmetlerine ayrılan bu alanların gelir elde etmek amacıyla satış işlemlerine konu edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı" yönünde gerekçelere yer verilmiştir.
İmar durumunun taşınmaz mülkiyetine etkileri yönünden yapılan incelemede;
Mülkiyet özel hukuk kişilerine sağladığı gibi idareye de taşınmaz üzerinde kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkilerini sağlamaktadır. İmar düzenlemeleri ve taşınmazın bulunduğu alana yönelik kıyı, orman alanı (devlet ormanı değil), sit alanı, kültür varlığı gibi diğer düzenlemeler kaynağını kanundan alan taşınmaz mülkiyeti üzerindeki kısıtlamalardır. Nitekim bu husus TMK'nın 754. maddesinde, taşınmaz mülkiyetinin kamu yararı için kısıtlanmasının, özellikle yapı, yangın, doğal afetler ve sağlıkla ilgili kolluk hizmetlerine; orman ve yollara, deniz ve göl kıyılarındaki ana ve tali yollara sınır işaretleri ve nirengi noktaları konulmasına; toprağın iyileştirilmesine veya bölünmesine, tarım topraklarının veya yapıya özgü arsaların birleştirilmesine; eski eserler, doğal güzellikler, manzaralar, seyirlik noktaları ve ender doğa anıtları ile içmeler, ılıcalar, maden ve kaynak sularının korunmasına ilişkin mülkiyet kısıtlamalarının özel kanun hükümlerine tabi olacağı belirtilmiştir. Bu kısıtlamalar mülkiyet hakkının edinilmesine yahut bu hakkın başkasına devredilmesine engel oluşturmamakla birlikte, mülkiyet hakkının kullanımını kanundan kaynaklı olarak sınırlandırmaktadır. Başka bir anlatımla, mülkiyet hakkı kısıtlamaları söz konusu olduğunda taşınmaz maliki bu hakkını başkasına devretme yetkisine sahip olmakta ve fakat devredildiği halde taşınmaz kanunda öngörülen sınırlamalara tabi olmaya devam etmektedir.
Buna göre, davaya konu taşınmazların imar durumunun ihale ilanında açıkça belirtildiği, ihaleye teklif verecek isteklilerin taşınmazların hangi yükümlülüklere tabi olduğunu önceden bilebilecek durumda oldukları, idarenin taşınmaz satışına yönelik ihale kararının anılan taşınmazların imar durumunun gelecekte farklı bir niteliğe dönüşeceğine yönelik bir taahhüt içermediği, kanundan kaynaklanan kısıtlamaların ortadan kalkmasının satış ve devir işlemlerinden bağımsız olarak ancak kanunda öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde mümkün olduğu, taşınmaz mülkiyetine idarenin veya özel hukuk kişilerinin sahip olmasından bağımsız olarak hüküm ve sonuçlarını doğuracağı, yalnızca mülkiyetin devredilmesinin devre konu taşınmazın kamusal kullanımını etkilemeyeceği, bunun ancak tahsis amacının değiştirilmesiyle mümkün olduğu, sahipsiz mallar ile orta mallarının ise zaten tahsis gerektirmediği dikkate alındığında, dava konusu işlemin ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... parsel, ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; Yanık Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ve ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik ihalelere ilişkin kısmının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
4373 sayılı Taşkın Suları ve Su Baskınlarına Karşı Koruma Kanunu'nun idareye ait taşınmaz mülkiyetinin devrine yönelik bir yasak getirip getirmediğine gelince;
4373 sayılı Kanun'da, yüksek seviye gösteren akarsuların taşmasıyla su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek olan sahaların sınırlarının tespit ve ilan olunacağı, tespit ve ilan edilen alanda suların akmasına engel olacak bina ve benzeri tesisler ile ağaç dikmek ve birtakım engellerin yapılmasının yasaklandığı düzenlenmiştir (Yargıtay Kararları, 8. Hukuk Dairesinin 17/02/2009 tarih ve E:2008/6491, K:2009/904 sayılı kararı ile 20. Hukuk Dairesinin 22/03/2018 tarih ve E:2017/9617, K:2018/2176 sayılı kararı). Dolayısıyla, 4373 sayılı Kanun, mülkiyet hakkının edinilmesini yasaklamamakta, taşınmaz mülkiyetini sadece kısıtlamaktadır. Başka bir anlatımla, anılan kanunla, mülkiyet hakkının sınırlı bir şekilde kullanılması öngörülmektedir.
Dolayısıyla, davalı idarece ihale yoluyla satılmasına karar verilen ve ilanda açıkça "taşkına maruz alan" olarak belirtilen idarenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar mülkiyeti davalı idareye aitken 4373 sayılı Kanun'dan kaynaklı kısıtlamalara tabi oldukları gibi mülkiyetin özel hukuk kişilerine geçmesi durumunda da aynı kısıtlamalara tabi olmaya devam edecekleri, yükümlülük kanundan kaynaklandığı ve doğrudan taşınmazın niteliğinden ileri geldiği için malikin kamu hukuku veya özel hukuk kişisi olmasının yükümlülüğün kapsamını etkilemeyeceği, söz konusu taşınmazlara ilişkin ihale kararının taşkın alanlarından sorumlu kuruluşların görev ve sorumluluklarını etkilemeyeceği, 4373 sayılı Kanun'da belirtilen önlemlerin alınması ve faaliyetlerin yürütülmesinin her zaman mümkün olduğu, ihaleye teklif verecek isteklilerin taşınmazların taşkına maruz alanda olduğunu önceden bilebilecek durumda oldukları, dava konusu ihale kararının anılan taşınmazların taşkına maruz alan statüsünün ortadan kaldırılacağına dair bir taahhüt içermediği ve söz konusu taşınmazların belirli kamu hizmetlerine özgülendiğine dair bir kararın da bulunmadığı dikkate alındığında, dava konusu işlemin kısmen iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında, taşkına maruz alanlarda İZSU Genel Müdürlüğü ve DSİ tarafından su taşkınlarına karşı önlemlerin alınacağı, dere ıslah çalışmalarının yapılacağı, çeşitli tesislerin kurulacağı ve bu kısımların kamu hizmetinin yürütüldüğü alanlar olduğu gerekçesi bakımından da hukuki isabet bulunmamaktadır.
Kamu mallarının hukuki rejimine yönelik yukarıda yer verilen temel çerçeve uyarınca, idarece satışına karar verilecek taşınmazların idarenin özel mülkiyetinde olması, bir kamu hizmetine tahsis edilmemiş olması, tahsise ihtiyaç olmayan malların ise doğrudan kamu hizmetinin yerine getirilmesinde kullanılan bir kamu malı statüsünde olmaması ve söz konusu taşınmazların tapu kütüğünde davalı idare lehine kayıtlı olması şeklindeki koşulların bir arada mevcut olması gerekir. Bunun yanında, idareler özel hukuk kişileri gibi mülkiyetine sahip oldukları mallar hakkında diledikleri gibi tasarrufta bulunma imkanından yoksun oldukları için idarenin özel mülkiyetindeki malların satışının kanunlarda öngörülen usulü uygun olarak gerçekleştirilmesi de gerekir.
Bu durumda, Menemen Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile mülkiyeti davalı idareye ait 49 adet taşınmazın 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18. maddesinin (e) bendi uyarınca satılmasına ve ihale yoluyla satışın yapılması için Belediye Encümenine yetki verilmesine karar verildiği, ... tarih ve ... sayılı davalı idare işlemiyle taşınmazın 2886 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle yapılacağının davacı İzmir Büyükşehir Belediyesi dahil çeşitli kurumlara bildirildiği, gerçekleştirilmesi planlanan ihalelerin ilanına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, satışına karar verilen taşınmazların idarenin özel mülkiyetinde olduğu, bir kamu hizmetine tahsis edilmemiş oldukları, tapu kütüğünde davalı idare lehine kayıtlı oldukları, davalı idarenin özel mülkiyetindeki söz konusu taşınmazların satış işlemlerinin 2886 sayılı Kanun'un aktarılan hükümlerine uygun olarak gerçekleştirileceği, her bir taşınmazın imar durumunun "1. derece doğal sit", "tarım", "organize hayvancılık bölgesi", "taşkına maruz alan" ve "orman alanı" gibi özellikleriyle açık ve anlaşılır bir şekilde belirtildiği, idarenin özel mülkiyetindeki taşınmazların özel hukuk gerçek ve/veya tüzel kişilerine satışının bu taşınmazların önceden duyurulan imar durumlarını değiştirmeyeceği, idarenin satış işlemleri kapsamında imar durumunda bir değişikliği taahhüt etmediği, satın alan kişilerin de taşınmazların mevcut imar durumlarını bilerek satış ihalesine katılacakları, taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması halinde tahsisin kaldırılmasına, üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı ayni hak tesisine karar verme yetkisinin Belediye Meclisinin görev ve yetkileri arasında bulunduğu, bu yetkinin kamu yararına uygun olmayan bir şekilde kullanıldığına yönelik somut bir bilgi veya belgenin de bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... parsel, ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; Yanık Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ve ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik ihalelere ilişkin kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin reddine,
2\. Kısmen davanın reddi, kısmen dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının, Menemen Belediyesinin ... tarih ve ... sayılı işleminin ekindeki listede yer alan mülkiyeti davalı idareye ait taşınmazların satışına ilişkin davanın reddine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmının ONANMASINA,
3\. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
4\. Temyize konu kararın, İzmir ili, Menemen ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... parsel, ... parsel; ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; Yanık Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ve ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazların satışı yönünden iptaline ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5\. Bu kısım yönünden de DAVANIN REDDİNE,
6\. Dava ret kararıyla sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen ilk derece yargılama giderleri toplamı olan ...-TL'nin davacı üzerine bırakılmasına; davalı idare tarafından yapılan ...-TL temyiz yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine; davacı tarafından yapılan ...-TL temyiz yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7\. İdare Mahkemesi kararında davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden davalı idare lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine,
8\. İlk derece aşamasında davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,
9\. Toplam ...-TL müdahil yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idare yanında müdahile verilmesine,
10\. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara ve müdahile iadesine,
11\. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
12\. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 16/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim