SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/1111

Karar No

2025/2495

Karar Tarihi

2 Temmuz 2025

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2025/1111 E. , 2025/2495 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/1111
Karar No:2025/2495

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Kurumu
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Liman Akaryakıt Denizcilik Gıda Tarım Otomotiv
İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: "... Mahallesi, ... Sokağı, No:... Karacabey/BURSA" adresinde kurulu bulunan tesis için yapılan istasyonlu bayilik lisansı başvurusunun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca reddine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığının ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte olan (g) bendinin "Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklindeki cümlesinin Anayasa’nın 2., 13., 35. ve 48. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla başvurulması üzerine anılan hükmün Anayasa Mahkemesinin 27/06/2024 tarih ve E:2023/136, K:2024/127 sayılı kararıyla Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiği ve iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından (02/10/2024) başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, iptal kararının işbu karar tarihi itibarıyla henüz yürürlüğe girmediği anlaşıldığından, yürürlükte olan Kanun hükmü çerçevesinde uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği;
Davacının lisans başvurusuna konu ettiği tesis için ... Akaryakıt Madeni Yağ Gıda Tekstil Otomotiv Lastik İnşaat Ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi (...) adına... tarih ve ...0 sayılı istasyonlu bayilik lisansının düzenlendiği, anılan şirket hakkında vergi incelemesi bulunduğundan bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının ...tarih ve ... sayılı yazısına istinaden söz konusu tesisin devrinin engellenmesi amacıyla lisansa kayıt düşüldüğü, davacının 22/11/2023 tarihinde yaptığı lisans başvurusunun dava konusu işlemle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı;
Davacı şirketin lisans başvurusunda bulunduğu tarihten önce Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısına istinaden tesisin devrinin engellenmesi amacıyla lisansa kayıt düşüldüğü anlaşıldığından, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilemeyeceğine ilişkin hüküm uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 30/04/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7318 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına eklenen (g) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğu itirazıyla yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı kararıyla, "... ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur..." ve "... ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." bölümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği, anılan kararın dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere 14/11/2023 tarih ve 32369 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı;
Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı üzerine 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7491 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 48. maddesiyle, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ve Anayasa'ya aykırı bulunan ibarenin, "...ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklinde değiştirildiği ve birinci cümleden sonra gelmek üzere, "Kurum tarafından geçici durdurma işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağı bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzere Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi üzerine ya da mahkumiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşmesi beklenmeksizin Kuruma yargı merciince bildirilmesiyle veya sair suretlerle Kurumca ıttıla edilmesi durumunda geçici durdurma işlemi Kurum tarafından kaldırılır." cümlelerinin eklendiği, ancak bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmeyeceği hükmü yönünden herhangi bir değişiklik yapılmayarak bu kısma ilişkin hükmün aynen korunduğu;
Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte olan (g) bendinin "Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklindeki cümlesinin Anayasa’nın 2., 13., 35. ve 48. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla başvurulması üzerine anılan hükmün Anayasa Mahkemesinin 27/6/2024 tarih ve E:2023/136, K:2024/127 sayılı kararıyla Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiği ve iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, ancak iptal edilen kuralın bakılan uyuşmazlıkta uygulanacak olması ve anılan kuralın teşebbüs özgürlüğüne aykırı bulunarak Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması karşısında işbu karar tarihi itibarıyla henüz yürürlüğe girmemiş olan Anayasa Mahkemesinin söz konusu iptal kararının istinaf incelemesinde göz önünde bulundurulması gerektiği;
İdare Mahkemesince, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilemeyeceğine ilişkin hüküm uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı idarece dava konusu işlemin dayanağı olarak belirtilen 20/2(g) maddesindeki "Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." kuralının Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine aykırı görülerek Anayasa Mahkemesinin 27/06/2024 tarih ve E:2023/136, K:2024/127 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında dava konusu işlemin hukuki dayanağının kalmadığı, Anayasa'ya aykırılığı Anayasa Mahkemesi kararıyla ortaya konulmuş bir kanun hükmüne dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, işbu iptal kararının davaya konu akaryakıt istasyonu için davacı adına doğrudan bayilik lisansı verilmesi sonucunu doğurmayacağı, iptal kararı üzerine davalı idarece yeniden yapılacak değerlendirmede söz konusu akaryakıt istasyonuna ilişkin olarak mevzuatta bayilik lisansı verilmesine engel başka hususların bulunup bulunmadığının gözetileceği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava dışı ... şirketi hakkında 03/04/2024 ve 25/12/2024 tarihli Vergi Suçu Raporlarının düzenlendiği, anılan raporlara istinaden geçici faaliyet durdurma işlemlerinin devam ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, 17/04/2023 tarihinde "... Mahallesi, ... Sokağı, No:... Karacabey/BURSA" adresinde kurulu tesis için istasyonlu bayilik lisansı başvurusunda bulunulmuştur.
Anılan başvuru, "lisans başvurusuna konu adres için ... şirketi adına istasyonlu bayilik lisansı düzenlendiği, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca 05/05/2023 tarihinde lisansın sonlandırıldığı, ancak tesisin devrini engellemek amacıyla ...tarih ve ... sayılı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı yazısına istinaden lisansın sistemde kilitlendiği" gerekçelerine yer verilmek suretiyle 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca davalı idarece ... tarih ve ... sayılı yazıyla reddedilmiştir.
Davacı tarafından aynı tesis için 22/11/2023 tarihinde ikinci kez bayilik lisansı başvurusunda bulunulması üzerine 5015 sayılı Kanun'un 20/2(g) maddesindeki koşulların sağlanmadığından bahisle dava konusu işlemle söz konusu başvuru iade edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, "a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,
Hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.
b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.
(...)
ç) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemlere fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(...)" kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Bazı kaçakçılık suçlarının cezalandırılmasında usül" başlıklı 367. maddesinde ise, "Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.
359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder.
Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesine talik olunur.
359 uncu maddenin (ç) ve (d) fıkralarında yazılı suçların işlendiğinin inceleme sırasında tespiti halinde incelemenin tamamlanması beklenmeksizin, sair suretlerle öğrenilmesi halinde ise incelemeye başlanmaksızın Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından bu tespitlere ilişkin rapor düzenlenir ve rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla birlikte keyfiyet Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Kamu davasının açılması için incelemenin tamamlanması şartı aranmaz.
(...)" kuralı yer almıştır.
30/04/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7318 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına eklenen (g) bendinde, "Bu Kanun'a göre lisansa tabi faaliyetler ile ilgili olarak, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamında; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiğinin anılan Kanun'un 367 nci maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi ile birlikte durum, Kuruma da iletilir ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez. Kesinleşmiş mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Bu bent kapsamında kalan fiillere ilişkin olarak verilen idari para cezaları ödenmediği müddetçe lisansa konu tesis için lisans verilmez. Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." kuralı yer almıştır.
Anılan kanun değişikliğinin Anayasa'ya aykırı olduğu itirazıyla yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı kararıyla, "... ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur..." ve "... ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." bölümleri Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş, anılan karar dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere 14/11/2023 tarih ve 32369 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı üzerine 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7491 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 48. maddesiyle 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin birinci cümlesinde yer alan ve Anayasa'ya aykırı bulunan ibare, "...ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklinde değiştirilmiş ve birinci cümleden sonra gelmek üzere, "Kurum tarafından geçici durdurma işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağı bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzere Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi üzerine ya da mahkumiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşmesi beklenmeksizin Kuruma yargı merciince bildirilmesiyle veya sair suretlerle Kurumca ıttıla edilmesi durumunda geçici durdurma işlemi Kurum tarafından kaldırılır." cümleleri eklenmiştir.
Dairemizin E:2023/366 sayılı dosyasındaki Anayasa'ya aykırılık iddialarını ciddi görmesi ve Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin, "Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklindeki altıncı ve son cümlesinin teşebbüs özgürlüğünü ve mülkiyet hakkını ölçüsüz şekilde sınırlandırdığı, bu haliyle kuralın Anayasa’nın 2., 13., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla yaptığı itiraz başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesinin 27/06/2024 tarih ve E:2023/136, K:2024/127 sayılı kararıyla ilgili kural Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiş, anılan karar dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere 02/10/2024 tarih ve 32680 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının "... Mahallesi, ... Sokağı, No:... Karacabey/BURSA" adresinde kurulu tesis için bayilik lisansı verilmesi istemiyle 22/11/2023 tarihinde yaptığı başvuru, tesiste daha önceden faaliyet gösteren ... şirketi hakkında vergi incelemesi bulunduğundan bahisle 5015 sayılı Kanun'un 20/2(g) maddesi uyarınca 24/11/2023 tarihli dava konusu işlem ile reddedilmiştir.
Dava dışı şirket hakkındaki vergi incelemesi süreci incelendiğinde, söz konusu şirket hakkında yapılan tespitlerin Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının ...tarih ve ... sayılı yazısıyla davalı idareye bildirilmesi üzerine söz konusu tesisin devrinin engellenmesi ve yeni lisans verilmemesi amacıyla sistemde lisans üzerine kayıt düşüldüğü, anılan firmanın 2022 yılı hesap dönemine ait işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen...tarih ve... sayılı Vergi Suçu Raporu ile 2023 ve 2024 yılı hesap dönemlerine ait işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen... tarih ve ... sayılı Vergi Suçu Raporu'nda kaçakçılık suçu işlendiği kanaatine varılarak yetkili savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, anılan Vergi Suçu Raporlarına istinaden lisans sahibi hakkında geçici faaliyet durdurma işlemlerinin uygulandığı/devam ettiğinin beyan edildiği anlaşılmıştır.
5015 sayılı Kanun'un 20/2(g) maddesinde iki ayrı durumun bulunması halinde bu yerler için ilgililere lisans verilmemesinin kurala bağlandığı, bunlardan ilkinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiğinin anılan Kanun'un 367. maddesi uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi ile birlikte durumun Kuruma da iletilmesinden sonra Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetlerin geçici olarak durdurulacağı ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilemeyeceği hali, ikincisinin ise bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmeyeceği hali olduğu anlaşılmaktadır.
Mevzuat uyarınca lisans verilmesine engel teşkil eden bu iki hal, birbirini takip eden bir sürecin parçası olduğundan konunun da sistematik yorum çerçevesinde bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Nitekim, 5015 sayılı Kanun'un 20/2(g) maddesinin son cümlesinde lisans almaya engel hal olarak düzenlenen lisans sahibi hakkında başlatılan vergi incelemesi sürecinin mükellef aleyhine sonuçlanarak devamında Vergi Suçu Raporu'nun düzenlenmesi ve durumun ilgili Savcılığa ve davalı idareye bildirilmesi ile birlikte Kanun'un ilk cümlesinde lisans almaya engel diğer bir hal olarak düzenlenen mühürleme aşamasına geçilmektedir. Dolayısıyla bu iki sürecin birbirinden bağımsız olarak ele alınması mümkün bulunmamaktadır.
Mahkeme kararında, davacının lisans başvurusunun, ... şirketi hakkında vergi incelemesi bulunduğundan bahisle Kanun'un son cümlesi gerekçe gösterilerek davalı idarece reddedildiği, anılan cümlenin ise 02/10/2024 tarih ve 32680 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 27/06/2024 tarih ve E:2023/136, K:2024/127 sayılı Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği, bu nedenle dava konusu işlemin dayanaksız kaldığı, bir başka ifadeyle Kanun'un ilk cümlesindeki lisans verilmeye engel durumun dava konusu işlem tarihinde mevcut olmadığı dikkate alınarak sadece Kanun'un son cümlesinden hareketle dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de, ... şirketinin Vergi Denetim Kurulunun 12/09/2022 tarihli yazısıyla dava konusu işlem tarihinden önce incelemeye alındığı, akabinde vergi incelemesinden sonraki safha olan mühürleme işlemine geçildiği ve anılan durumun da Kanun'un 20/2(g) maddesinin birinci cümlesi uyarınca lisans almaya engel hal olarak düzenlendiği anlaşıldığından, gelinen aşamada artık mevzuat uyarınca mührün kaldırılmasını gerekli kılan şartların oluşup oluşmadığının incelenmesi gerekmektedir.
5015 sayılı Kanun'un 20/2(g) maddesinin ilk cümlesinin iptaline ilişkin 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı Anayasa Mahkemesi kararından sonra kanun koyucu tarafından yapılan yeni düzenlemede, mahkumiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşme beklenmeksizin geçici durdurma işleminin Kurum tarafından kaldırılacağının kurala bağlandığı, Dairemizin 26/05/2025 tarihli ara kararı ile davacı şirketin bayilik lisansı verilmesi isteminde bulunduğu tesiste daha önce faaliyet gösteren ... şirketinin bağlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne, "... şirketi hakkında düzenlenen Vergi Suçu Raporları doğtultusunda suç duyurusunda bulunulup bulunulmadığının, suç duyurusunda bulunulmuş ise ilgili hakkında devam eden soruşturma ve/veya kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği", gelen cevap incelendiğinde şirket yetkilisinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/a-2 ve b maddesindeki kaçakçılık suçlarını işlediğinden bahisle hakkında başlatılan soruşturmaların İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... ve ... sayılı dosyalarında derdest olduğunun ifade edildiği, UYAP kayıtları incelendiğinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve Soruşturma No:..., E:... sayılı ve ... tarih ve Soruşturma No:..., E:...sayılı dosyalarında dava dışı şirket yetkilisinin üzerine atılı suçu işlediğinden bahisle cezalandırılması yönünde iddianame düzenlendiği, dolayısıyla süreç içerisinde söz konusu tedbirin kaldırılmasını gerektiren lehe bir gelişmenin de ortaya çıkmadığı anlaşıldığından, davacının lisans başvurusunun reddi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2\. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/07/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.


(X) KARŞI OY :

Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.





10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim