SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/333 E. 2025/1839 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/333

Karar No

2025/1839

Karar Tarihi

6 Mayıs 2025

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/333 E. , 2025/1839 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/333
Karar No : 2025/1839

DAVACI : ... Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1) ...
2) ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Özelleştirme kapsam ve programında bulunan İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmazın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca satış yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen ihalenin iptaline ilişkin 27/12/2023 tarih ve 7985 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılan bildirimde ihalenin hangi gerekçe ile hukuka aykırı olduğunun belirtilmediği gibi, iptal sebebinin de açıklanmadığı, ihalenin iptali konusunda Cumhurbaşkanı'na verilen takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, gerekli katılımın sağlanması ve ulaşılan bedel açısından ihalede rekabet ortamı ve fiyat yarışının sağlanmış olduğu, amaçlanan ekonomik ve hukuki çıkarların temin edildiği, kamu yararının gerçekleştiği, aynı imar adasında yer alan taşınmazlara ilişkin olarak aynı gün gerçekleştirilen diğer ihalelerin onaylandığı, eşitlik ilkesinin ihlal edildiği, Ankara'da bulunan taşınmazların satışı için yapılan ihalelere katıldığı ve iki ihalenin de üzerinde bırakıldığı, herhangi bir sorun yaşanmadığı, ihalenin iptal edilmesine ilişkin herhangi bir somut gerekçe veya geçerli hukuki sebebin davalı idareler tarafından ortaya koyulamadığı ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMASI : Öncelikle usule ilişkin olarak, davanın süresi içinde açılıp açılmadığı irdelenerek, süre aşımının tespitini müteakip davanın reddi gerektiği; dava konusu işlem usul ve hukuka uygun olarak tesis edildiğinden davacı şirketin davayı açmada hukuki menfaatinin bulunmadığı, davanın menfaat yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, davacı şirketin ihaleye girmeden önce ihale ilanında belirtilen şartları kabul ederek ihaleye katılmak için ihale şartnamesini aldığı, şartname hükümlerini okuduğunu ve anladığını şartnamenin her bir sayfasını imzalayarak beyan ettiği ve buna göre teklif verdiği, şartnamede ve ihale ilanında ihaleyi yapıp yapmamakta serbest olunduğunun belirtildiği, bu konudaki takdir yetkisi kullanılarak dava konusu işlemin tesis edildiği, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca gerçekleştirilen ihalelerin 2018/8 sayılı Genelge uyarınca Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan komisyon tarafından yapılan değerlendirme neticesinde Cumhurbaşkanı onayına sunulduğu, ihale sonucunda 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca ihalede en yüksek teklifi veren davacı... şirketi ile ilgili olarak yapılan başvurunun olumsuz olarak neticelendiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava; Özelleştirme kapsam ve programında bulunan İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmazın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca satış yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen ihalenin iptaline ilişkin 27/12/2023 tarih ve 7985 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un (Kanun) "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurul'un görevleri sayılarak, (d) bendinde, özelleştirme programına alınan kuruluşların "satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi" yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihai kararları onaylama yetkisinin, Kurul'un görevleri arasında olduğu belirtilmiştir.
09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile Kanun'a eklenen Geçici 29. maddede, "Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır." kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmazın, Resmî Gazete'de yayımlanan ihale ilanı ile 4046 sayılı Kanun uyarınca satış yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla son teklif verme tarihi 21/02/2023 olarak ihaleye çıkarıldığı, gerçekleştirilen ihale sonucunda ... tarih ve ... sayılı ihale komisyonu kararı ile ihalenin en yüksek teklifi sunan davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilerek ihale sonucunun Cumhurbaşkanı onayına sunulduğu, 27/12/2023 tarih ve 7985 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, söz konusu ihale komisyonu kararının onaylanmamasına ve ihalenin iptal edilmesine karar verildiği; ihalenin iptal edildiğinin ve geçici teminatının iade edileceğinin ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı yazısıyla davacıya bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılan bildirimde ihalenin hangi gerekçe ile hukuka aykırı olduğunun belirtilmediği gibi, iptal sebebinin de açıklanmadığı, ihalenin iptali konusunda Cumhurbaşkanına verilen takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, gerekli katılımın sağlanması ve ulaşılan bedel açısından ihalede rekabet ortamı ve fiyat yarışının sağlanmış olduğu, amaçlanan ekonomik ve hukuki çıkarların temin edildiği, kamu yararının gerçekleştiği, aynı imar adasında yer alan taşınmazlara ilişkin olarak aynı gün gerçekleştirilen diğer ihalelerin onaylandığı, eşitlik ilkesinin ihlal edildiği, Ankara'da bulunan taşınmazların satışı için yapılan ihalelere katıldığı ve iki ihalenin de üzerinde bırakıldığı, herhangi bir sorun yaşanmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerce; davacı şirketin ihaleye girmeden önce ihale ilanında belirtilen şartları kabul ederek ihaleye katılmak için ihale şartnamesini aldığı, şartname hükümlerini okuduğunu ve anladığını şartnamenin her bir sayfasını imzalayarak beyan ettiği ve buna göre teklif verdiği, şartnamede ve ihale ilanında ihaleyi yapıp yapmamakta serbest olunduğunun belirtildiği, bu konudaki takdir yetkisi kullanılarak dava konusu işlemin tesis edildiği, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca gerçekleştirilen ihalelerin 2018/8 sayılı Genelge uyarınca Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan komisyon tarafından yapılan değerlendirme neticesinde Cumhurbaşkanı onayına sunulduğu, ihale sonucunda 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca ihalede en yüksek teklifi veren davacı ... şirketi ile ilgili olarak yapılan başvurunun olumsuz olarak neticelendiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Köyü, ... Parsel Numaralı Taşınmazın Satış Yoluyla Özelleştirilmesine ilişkin İhale Şartnamesi'nin "İhalenin Onayı" başlıklı 12. maddesinde, ihale komisyonu tarafından ihale sonucunda verilen nihai kararın 4046 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde onaya sunulacağı, sözleşmenin imzalanabilmesi için komisyonun nihai kararının onaylanması gerektiği, onaya sunulma öncesinde 11/09/2018 tarih ve 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca ilgili merciler nezdinde idarece gerekli işlemlerin tesis edileceği, bu işlemler neticesinde ihale sonuçlarının onaya sunulacağı, teklif sahipleri/alıcının nihaî kararın onaylanmaması veya gecikerek onaylanması, taşınmazın devrinin gecikmesi veya yapılamaması veya başka bir nedenle zarar, ziyan ve benzeri ad altında herhangi bir talepte bulunmayacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiği, ihalenin onaylandıktan sonra kesinleşeceği ve ihale sonuçlarının Resmî Gazete'de yayımlanacağı; "Diğer Hususlar" başlıklı 21. maddesinde, idarenin, ihale işlemlerini 4046 sayılı Kanun çerçevesinde yürüttüğü, ihalenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na tabi olmadığı ve idarenin ihaleyi yapıp yapmamakta serbest olduğu kurala bağlanmıştır.
4046 sayılı Kanun'a göre, Kanun'da "kuruluş" olarak sayılan genel ve katma bütçeli idarelerin gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının, Kurul'ca, belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmesi yoluna gidilebileceği, genel bütçeli idarelerin gördükleri kamu hizmeti ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının mülkiyet devri suretiyle özelleştirilmesinin mümkün olduğu, Özelleştirme Yüksek Kurulunun (Cumhurbaşkanı'nın) yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonunca verilen nihai kararları onaylama yetkisini haiz olduğu, ihale şartnamesi uyarınca ihale komisyonu kararlarının Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasından sonra kesinleşeceği anlaşılmaktadır.
Özelleştirme ihalelerinde, Cumhurbaşkanının ihale komisyonunca verilen nihai kararları onaylama/onaylamama konusunda takdir yetkisine sahip olduğu, ancak bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiği açık olup, bu yetki kullanılırken hukuken geçerli seçenekler arasından tercihte bulunulması ve ihalenin yapılıp yapılmaması noktasında makûl ve meşru sebepler dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir. İhale işlemleri bakımından takdir yetkisinin denetiminde temel ihale ilkelerinin gözetilmesi ve hukuki güvenirlik, idari istikrar gibi ilkelerin de dikkate alınması gerektiği kuşkusuzdur.
Cumhurbaşkanına ihaleyi onaylama ya da onaylamayarak iptal etme konusunda tanınan yetki, ihale işlemlerinin sırf mevzuata uygunluğunu denetlemeye yönelik olmayıp, aynı zamanda ihale konusu işin özelliklerini, benzer işlere ilişkin diğer ihalelerin sonuçlarını ve ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olup olmadığı konusunda Cumhurbaşkanı'nın, yerindelik denetimi yaparak idare menfaatini koruması amacıyla düzenlenmiştir.
Hem hukuka uygunluk ve hem de yerindelik denetimi yapılarak bu konuda alınan idari kararın yargısal denetimi de özellik göstermektedir. Başka bir anlatımla, 4046 sayılı Kanun'da ihale komisyonu kararlarını onaylama zorunluluğu getirilmemesi nedeniyle, idareye tanınan yetkinin onaylamama yönünde kullanılması halinde, bu yetkinin kamu yararına kullanıldığının ispatı bakımından, hukuken kesin delil niteliği taşıyan belgelere dayanılması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Dolayısıyla, ihale iptali işleminin idari davaya konu edilmesi halinde, gerek davalı idarenin yapacağı açıklamalar ve sunduğu belgeler, gerek re'sen yapılacak araştırma sonucunda elde edilen bulgular işlemde kamu yararına aykırılık bulunmadığını ortaya koyar nitelikte ise işlemde, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka aykırılıktan söz edilemez.
Davalı idarelerce 11/09/2018 tarih ve 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca söz konusu ihalede en yüksek teklifi veren davacı ile ilgili olarak yapılan başvuru olumsuz neticelendiğinden, dava konusu Cumhurbaşkanı kararıyla ihalenin iptal edildiğinin belirtilmesi üzerine Dairenin 27/03/2024 tarihli ara kararıyla davalı idarelerden; davacı şirket/yetkilileri hakkındaki soruşturmanın olumsuz sonuçlanmasına neden olan tespitlerin açıklanması istenerek, bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı bir örneğinin sunulmasının istenilmesine ve söz konusu ihalenin iptal edilmesine ilişkin olarak başka bir gerekçenin (ihale bedelinin düşük olması, ihaleye katılımın yetersiz olması vb.) bulunup bulunmadığının sorulmasına, bulunması durumunda bu hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı bir örneğinin sunulmasının istenilmesine karar verildiği, davalı idarelerden Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca verilen 08/05/2024 tarihli cevabi yazıda, gerçekleştirilen ihalenin Cumhurbaşkanına onaya sunulmadan önce 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı içerisinde kurulan ilgili birime gönderilerek görüş istenildiği, söz konusu birimce yapılan değerlendirme sonucunun "olumsuz" olarak bildirildiği, ancak araştırmanın olumsuz sonuçlanmasına neden olan tespitler hakkında herhangi bir ayrıntıya yer verilmediği, gelen bildirim neticesinde ihalenin iptal edildiği, iptale esas alınacak başka bir gerekçenin bulunmadığı, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olan bilgi ve belgelerin kendilerinde bulunmadığı, ilgili birimce kendilerine ulaştırılmaması nedeniyle söz konusu bilgi ve belgelerin Cumhurbaşkanlığından istenebileceğinin belirtildiği, daha sonra 15/05/2024 tarihli ara kararıyla, davalı Cumhurbaşkanlığından ikinci kez; davacı şirket/yetkilileri hakkındaki güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olan tespitlerin açıklanmasının istenildiği, bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı bir örneğinin sunulmasının istenilmesine ve söz konusu ihalenin iptal edilmesine ilişkin olarak başka bir gerekçenin (ihale bedelinin düşük olması, ihaleye katılımın yetersiz olması vb.) bulunup bulunmadığının sorulduğu, bu hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı bir örneğinin sunulmasının istenilmesine karar verildiği, ancak davalı Cumhurbaşkanlığınca ara kararına cevap verilmediği, 09/07/2024 tarihli ara kararıyla davalı Cumhurbaşkanlığından üçüncü kez; davacı şirket/yetkilileri hakkındaki güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olan tespitlerin açıklanması istenerek, bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı bir örneğinin sunulmasının istenilmesine, söz konusu ihalenin iptal edilmesine ilişkin olarak başka bir gerekçenin (ihale bedelinin düşük olması, ihaleye katılımın yetersiz olması vb.) bulunup bulunmadığının sorulduğu ve konuya ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı bir örneğinin istenilmesine karar verildiği; ancak davalı Cumhurbaşkanlığınca ara kararına cevap verilmediği görülmektedir.
Söz konusu ihalede en yüksek teklifin davacı tarafından verildiği ve taşınmazın davacıya satışına ilişkin ihale komisyonu kararının Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanmayarak ihalenin iptal edildiği, davalı idarelerce ihalenin davacı hakkında yapılan araştırmanın olumsuz sonuçlanması sebebiyle iptal edildiğinin ifade edildiği, ancak ara kararlarıyla sorulmasına rağmen davacı hakkında yapılan araştırmanın olumsuz sonuçlanmasına neden olan tespitlerin ne/neler olduğunun belirtilmediği, dolayısıyla dava konusu ihalenin iptal edilmesine ilişkin herhangi bir somut gerekçe veya geçerli hukukî sebebin davalı idareler tarafından ortaya koyulamadığı anlaşıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmazın satışına yönelik gerçekleştirilen ihalenin iptal edilmesine ilişkin 27/12/2023 tarih ve 7985 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 06/05/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'nin ve davalı idareler vekili Av. ...'nin geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmaz Resmî Gazete'de yayımlanan ihale ilanı ile 4046 sayılı Kanun uyarınca satış yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla son teklif verme tarihi 21/02/2023 olarak ihaleye çıkarılmış, gerçekleştirilen ihale sonucunda ... tarih ve ... sayılı ihale komisyonu kararı ile ihalenin en yüksek teklifi sunan davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilerek ihale sonucu Cumhurbaşkanı onayına sunulmuştur.
27/12/2023 tarih ve 7985 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, söz konusu ihale komisyonu kararının onaylanmamasına ve ihalenin iptal edilmesine karar verilmiş; ihalenin iptal edildiği ve geçici teminatının iade edileceği ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı yazısıyla davacıya bildirilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmazın satışı amacıyla gerçekleştirilen ihalenin iptaline ilişkin 27/12/2023 tarih ve 7985 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarelerin usule yönelik itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi.

ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un (Kanun) "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurulun görevleri sayılarak, (d) bendinde, özelleştirme programına alınan kuruluşların "satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi" yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihai kararları onaylama yetkisinin, Kurulun görevleri arasında olduğu belirtilmiştir.
09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile Kanun'a eklenen Geçici 29. maddede, "Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır." kuralına yer verilmiştir.
İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Köyü, ... Parsel Numaralı Taşınmazın Satış Yoluyla Özelleştirilmesine ilişkin İhale Şartnamesi'nin "İhalenin Onayı" başlıklı 12. maddesinde, ihale komisyonu tarafından ihale sonucunda verilen nihai kararın 4046 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde onaya sunulacağı, sözleşmenin imzalanabilmesi için komisyonun nihai kararının onaylanması gerektiği, onaya sunulma öncesinde 11/09/2018 tarih ve 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca ilgili merciler nezdinde idarece gerekli işlemlerin tesis edileceği, bu işlemler neticesinde ihale sonuçlarının onaya sunulacağı, teklif sahipleri/alıcının nihai kararın onaylanmaması veya gecikerek onaylanması, taşınmazın devrinin gecikmesi veya yapılamaması veya başka bir nedenle zarar, ziyan ve benzeri ad altında herhangi bir talepte bulunmayacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiği, ihalenin onaylandıktan sonra kesinleşeceği ve ihale sonuçlarının Resmî Gazete'de yayımlanacağı; "Diğer Hususlar" başlıklı 21. maddesinde, idarenin, ihale işlemlerini 4046 sayılı Kanun çerçevesinde yürüttüğü, ihalenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na tabi olmadığı ve idarenin ihaleyi yapıp yapmamakta serbest olduğu kurala bağlanmıştır.

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
4046 sayılı Kanun'a göre, Kanun'da "kuruluş" olarak sayılan genel ve katma bütçeli idarelerin gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının, Kurulca, belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmesi yoluna gidilebileceği, genel bütçeli idarelerin gördükleri kamu hizmeti ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının mülkiyet devri suretiyle özelleştirilmesinin mümkün olduğu, Özelleştirme Yüksek Kurulunun (Cumhurbaşkanı'nın) yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonunca verilen nihai kararları onaylama yetkisini haiz olduğu, ihale şartnamesi uyarınca ihale komisyonu kararlarının Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasından sonra kesinleşeceği anlaşılmaktadır.
Özelleştirme ihalelerinde, Cumhurbaşkanı'nın ihale komisyonunca verilen nihai kararları onaylama/onaylamama konusunda takdir yetkisine sahip olduğu, ancak bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiği açık olup, bu yetki kullanılırken hukuken geçerli seçenekler arasından tercihte bulunulması ve ihalenin yapılıp yapılmaması noktasında makûl ve meşru sebepler dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir. İhale işlemleri bakımından takdir yetkisinin denetiminde temel ihale ilkelerinin gözetilmesi ve hukuki güvenirlik, idari istikrar gibi ilkelerin de dikkate alınması gerektiği kuşkusuzdur.
Cumhurbaşkanı'na ihaleyi onaylama ya da onaylamayarak iptal etme konusunda tanınan yetki, ihale işlemlerinin sırf mevzuata uygunluğunu denetlemeye yönelik olmayıp, aynı zamanda ihale konusu işin özelliklerini, benzer işlere ilişkin diğer ihalelerin sonuçlarını ve ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olup olmadığı konusunda Cumhurbaşkanı'nın, yerindelik denetimi yaparak idare menfaatini koruması amacıyla düzenlenmiştir.
Hem hukuka uygunluk ve hem de yerindelik denetimi yapılarak bu konuda alınan idari kararın yargısal denetimi de özellik göstermektedir. Başka bir anlatımla, 4046 sayılı Kanun'da ihale komisyonu kararlarını onaylama zorunluluğu getirilmemesi nedeniyle, idareye tanınan yetkinin onaylamama yönünde kullanılması halinde, bu yetkinin kamu yararına kullanıldığının ispatı bakımından, hukuken kesin delil niteliği taşıyan belgelere dayanılması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Dolayısıyla, ihale iptali işleminin idari davaya konu edilmesi halinde, gerek davalı idarenin yapacağı açıklamalar ve sunduğu belgeler, gerek re'sen yapılacak araştırma sonucunda elde edilen bulgular işlemde kamu yararına aykırılık bulunmadığını ortaya koyar nitelikte ise işlemde, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka aykırılıktan söz edilemez.
Davalı idarelerce 11/09/2018 tarih ve 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca söz konusu ihalede en yüksek teklifi veren davacı ile ilgili olarak yapılan başvuru olumsuz neticelendiğinden, dava konusu Cumhurbaşkanı kararıyla ihalenin iptal edildiğinin belirtilmesi üzerine Dairemizin 27/03/2024 tarihli ara kararıyla davalı idarelerden; davacı şirket/yetkilileri hakkındaki soruşturmanın olumsuz sonuçlanmasına neden olan tespitlerin açıklanması istenerek, bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı bir örneğinin sunulmasının istenilmesine ve söz konusu ihalenin iptal edilmesine ilişkin olarak başka bir gerekçenin (ihale bedelinin düşük olması, ihaleye katılımın yetersiz olması vb.) bulunup bulunmadığının sorulmasına, bulunması durumunda bu hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı bir örneğinin sunulmasının istenilmesine karar verilmiş;
Davalı idarelerden Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca verilen 08/05/2024 tarihli cevabi yazıda, gerçekleştirilen ihalenin Cumhurbaşkanına onaya sunulmadan önce 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı içerisinde kurulan ilgili birime gönderilerek görüş istenildiği, söz konusu birimce yapılan değerlendirme sonucunun "olumsuz" olarak bildirildiği, ancak araştırmanın olumsuz sonuçlanmasına neden olan tespitler hakkında herhangi bir ayrıntıya yer verilmediği, gelen bildirim neticesinde ihalenin iptal edildiği, iptale esas alınacak başka bir gerekçenin bulunmadığı, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olan bilgi ve belgelerin kendilerinde bulunmadığı, ilgili birimce kendilerine ulaştırılmaması nedeniyle söz konusu bilgi ve belgelerin Cumhurbaşkanlığından istenebileceği belirtilmiş;
Bunun üzerine Dairemizin 15/05/2024 tarihli ara kararıyla, davalı Cumhurbaşkanlığından ikinci kez; davacı şirket/yetkilileri hakkındaki güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olan tespitlerin açıklanması istenerek, bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı bir örneğinin sunulmasının istenilmesine ve söz konusu ihalenin iptal edilmesine ilişkin olarak başka bir gerekçenin (ihale bedelinin düşük olması, ihaleye katılımın yetersiz olması vb.) bulunup bulunmadığının sorulmasına, bulunması durumunda bu hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı bir örneğinin sunulmasının istenilmesine karar verilerek, ara kararı gereğinin yerine getirilmesi için 15 gün süre verilmiş, ancak davalı Cumhurbaşkanlığınca ara kararına cevap verilmemiş;
Devamında Dairemizin 09/07/2024 tarihli ara kararıyla davalı Cumhurbaşkanlığından üçüncü kez; davacı şirket/yetkilileri hakkındaki güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olan tespitlerin açıklanması istenerek, bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı bir örneğinin sunulmasının istenilmesine, söz konusu ihalenin iptal edilmesine ilişkin olarak başka bir gerekçenin (ihale bedelinin düşük olması, ihaleye katılımın yetersiz olması vb.) bulunup bulunmadığının sorulmasına, bulunması durumunda bu hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı bir örneğinin sunulmasının istenilmesine karar verilmiş; ancak davalı Cumhurbaşkanlığınca ara kararına cevap verilmemiştir.
Bu durumda, İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmazın satış yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilen ihalede en yüksek teklifin davacı tarafından verildiği ve taşınmazın davacıya satışına ilişkin ihale komisyonu kararının Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanmayarak ihalenin iptal edildiği, davalı idarelerce ihalenin davacı hakkında yapılan araştırmanın olumsuz sonuçlanması sebebiyle iptal edildiğinin ifade edildiği, ancak Dairemizin 27/03/2024, 15/05/2024 ve 09/07/2024 tarihli ara kararlarıyla sorulmasına rağmen davacı hakkında yapılan araştırmanın olumsuz sonuçlanmasına neden olan tespitlerin ne/neler olduğunun belirtilmediği, dolayısıyla dava konusu ihalenin iptal edilmesine ilişkin herhangi bir somut gerekçe veya geçerli hukuki sebebin davalı idareler tarafından ortaya koyulamadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmazın satışına yönelik gerçekleştirilen ihalenin iptal edilmesine ilişkin 27/12/2023 tarih ve 7985 sayılı Cumhurbaşkanı kararında hukuka uygunluk bulunmadığından iptali gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Dava konusu 27/12/2023 tarih ve 7985 sayılı Cumhurbaşkanı kararının İPTALİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
3\. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4\. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 06/05/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Anayasa'nın "Devletleştirme ve Özelleştirme" başlıklı 47. maddesinin ikinci fıkrasında, "Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." düzenlemesi yürürlükten kaldırılmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un, Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevlerinin sayıldığı 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme yürürlükte bulunmaktadır.
Her ne kadar, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kurulların Görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin, bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin, Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin bizzat kimin tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmemiştir.
Nitekim, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesine dayanılarak hazırlanan 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkileri kullanacak makamın bizzat "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilmiştir. Görüleceği üzere, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname veya yasal bir düzenleme ile yetkili makam tespit edilmediğinden, Genelge'ye ekli 1 sayılı cetvelin üçüncü sırasında Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kullanacak Makamı gösteren ayrık bir düzenlemeye daha gerek duyulmuştur.
Öte yandan, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği makamın Cumhurbaşkanı olduğu 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne ekli 1 sayılı listenin üçüncü sırasında tespit edilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler arasındaki özelleştirme kapsam ve programına alma konusunda karar verecek makamın, Genelge hükümleri ile tespit edilmesi, normlar hiyerarşisine açıkça aykırıdır.
Yetki kuralları, idari kararların, Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı organ, makam ve kamu görevlileri tarafından alınmasını ifade etmektedir. "Görev ve yetki" kamu düzeninden olup, varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınması hususunda karar verecek makamın da alt düzenleyici işlem niteliğindeki Genelge ile değil, ancak üst hukuk normu niteliğindeki ve Anayasa'nın 47. maddesinin ikinci fıkrasının açık hükmü gereğince, kanun ile düzenlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler konusunda bizzat karar alacak makamın, üst hukuk normlarında belirlenmediği, 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelge'ye ekli 1 sayılı listenin üçüncü numarasında Genelge ile tespit edilmiş yetkiye dayalı şekilde işlem tesis edildiği dikkate alınarak dava konusu işlemin, yetki kuralları yönüyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. madde, 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla 703 sayılı KHK'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde "görülmekte olan işler"in, bu tarih itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin de "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 703 sayılı KHK yürürlüğe girdikten sonra tesis edilen 18/05/2022 tarihli kapsam ve programa alma işleminin 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden işler kapsamında olduğundan söz edilemez.
Nitekim, değinilen Geçici 29. maddedeki, "... veya yetkilendireceği makam ..." ibaresinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesinde açılan davada verilen 07/12/2023 tarih ve E:2018/117, K:2023/212 sayılı kararda Anayasa Mahkemesi de Geçici 29. maddeyi incelerken aynı yönde değerlendirme yapmıştır.
Bu itibarla, mülkiyeti Maliye Hazinesi, ... A.Ş. ve ... İletim A.Ş. adına kayıtlı olan taşınmazların ve hisselerin; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlanmasına ilişkin 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararı, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un Geçici 29. maddesi kapsamındaki görülmekte olan işler niteliğinde bulunmadığından, bu maddeye dayanılarak işlem tesis edilmesi hukuken mümkün değildir.
Kaldı ki, Geçici 29. maddeyle, sadece bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca "görülmekte olan işlerin" Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağına ilişkin düzenlemeye gerek duyulmuş olması da, Özelleştirme Yüksek Kurulunun Geçici 8. madde kapsamında olmadığını göstermektedir.
Açıklanan nedenlerle, yetki yönünden hukuka aykırı olan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararına dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde de bu nedenle hukuka uygunluk bulunmadığından, dava konusu işlemin bu gerekçeyle iptali gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim