Danıştay danistay 2024/2950 E. 2025/2054 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/2950
2025/2054
21 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2950
Karar No : 2025/2054
DAVACI : ... Sendikası
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
DAVALI : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında ... Termik Santrali, ... Linyit İşletmesi tarafından kullanılan taşınırlar, ... Termik Santrali ile ... Linyit İşletmesi tarafından kullanılan taşınmazlar, Elektrik Üretim A.Ş. adına kayıtlı bulunan ... ve ... numaralı maden ruhsatları ve bu ruhsatların kapsadığı maden sahalarının bir bütün halinde (... Termik Santrali) özelleştirilmesine ilişkin olarak gerçekleştirilecek ihalenin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Türk-İş Konfederasyonu'na bağlı bir işçi sendikası olduğu, ... Termik Santrali bünyesinde çalışmakta olan işçilerin üyesi olduğu, toplu iş sözleşme imzalama hak ve yetkisine sahip tek yetkili sendika olduğu, üyelerinin hak ve çıkarlarını korumak için her türlü yasal girişimde bulunma hak yetkisine sahip olduğu, her türlü işlemden öncelikle zarar görenin işçiler olması gerçeğinden hareketle, hukuka ve üyelerinin hak ve çıkarlarına aykırı bulduğu kararlara karşı yargı yoluna başvurmayı hak ve ödev gördüğü; ihale ilanının 2. maddesinde tanıtım dokümanı ve ihale şartnamesi alınabilmesi için bir gizlilik taahhütnamesi imzalanması ve ön yeterlilik kriterlerinin karşılanmasının zorunlu tutulmasının 4046 sayılı Kanun'un 2. maddesinde belirtilen "özelleştirme işlemlerinin değer saptaması da dahil aleniyet içinde yürütülmesi" yönündeki ilkenin alenen ihlali niteliğinde olduğu, ihaleye katılacak olan şirketlerin taşıması gereken nitelikler, ihale sonucunda şirketin ne şekilde hareket edeceği ve devrin ne kadarlık bir süreyi kapsayacağı gibi birçok hususun müphem kaldığı, hiçbir şekilde kamu yararının gözetilmediği, nihai tüketicilerin menfaatlerinin gözardı edildiği, anılan Kanun'a göre özelleştirme işleminin ekonomide verimlilik artışı sağlamak ve kamu giderlerini azaltmak şeklindeki iki amaca hizmet eden bir durumun varlığı halinde mümkün olabileceği, üyelerinin çalışma hak ve hürriyetlerinin Anayasa'ya aykırı olarak ellerinden alınmakta ve alınmasına zemin hazırlanmakta oluğu, ihale ile üyelerinin iş akitlerinin feshedilmesi suretiyle sendikal hareketin yıpratılması ve etkisizleştirilmesinin amaçlandığı, istihdam açısından özelleştirmenin sonuçlarının tam bir yıkım olduğu, yapılmak istenenin özelleştirilecek kuruluşlardaki tüm sendikalı işçileri zaman içinde emekliliğe zorlamak ve bu suretle iş yerlerinin satışının sendikasızlaştırılmak suretiyle özel sektör açısından cazip hale getirilmesinden başka birşey olmadığı, vatandaşlar ve ülke ekonomisinin mağduriyetine sebebiyet verileceği, varlık satışı yapılması, muhammen bedelin belli olmayışı, pazarlık usulünün uygulanacak olması ve ihale bedelinin peşin değil 72 ay taksitle ödenecek olmasının hukuka aykırı olduğu, elektrik üretimi gibi stratejik bir kamu hizmeti alanında yapılacak özelleştirme ve serbestleşmeye yönelik düzenlemelerde yatay ve dikey bütünleşmeyi önleyici kuralların getirilerek tekelleşmenin önlenmesi gerektiği, Santral'in özel bir şirkete devredilmesi ve satılmasının bu denli önemli bir metanın ticari kar konusu haline getirilmesine sebebiyet vererek kamu güvenliği ve kamu düzeninin zorunlu kıldığı durumlarda gerekli tedbirlerin zamanında alınamaması sonucunu doğuracağı ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, davacının dava konusu işlem ile menfaatinin zedelenmesinin söz konusu olmadığı gibi kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisi de bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği; ihale ilanının Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren 30 gün içerisinde açılması gereken davanın bu süre geçtikten sonra açıldığından süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, ... Termik Santrali'nin özel sektöre işletme hakkının devri yöntemiyle devredilen ilk Santral olduğu, Santral ve Maden Sahasının 2000 yılında yapılan sözleşme ile özel bir şirket tarafından 20 yıl işletildikten sonra EÜAŞ uhdesine geçtiği, ihale ilanının ilgili mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği, özelleştirme işlemlerinin değer saptaması da dahil aleniyet içinde yürütülmesi ilkesinin benimsendiği, Anayasa, kanunlar ve Yüksek Planlama Kurulu kararlarının özelleştirmenin kamu yararına olduğuna dair hükümler içerdiği, özelleştirmeler ile Devletin ekonomideki sınai ve ticari aktivitesinin sadece düzenleme ve denetim seviyesinde tutulması hedeflenirken, rekabete dayalı piyasa ekonomisinin oluşturulması, Devlet bütçesi üzerindeki KİT finansman yükünün azaltılması, sermaye piyasasının geliştirilmesi ve atıl tasarrufların ekonomiye kazandırılması, bu yolla elde edilecek kaynakların alt yapı yatırımlarına yönlendirilmesinin mümkün olduğu, özelleştirme uygulamalarının Anayasa'nın 47. maddesinde düzenlendiği, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde belirtilen hedeflerin rekabet ile sağlanacak olan etkinliğin sonuçları olması nedeniyle Kanun'un asıl amacının rekabetçi bir piyasa oluşturmak olduğu, elektrik üretim özelleştirmelerinin yapılmasının gereğinin anılan Kanun'un 18. maddesinden kaynaklandığı, kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması, verimli şekilde iletilmesi ve yatırım ihtiyaçlarının özel sektör sermayesi ile karşılanarak arz güvenliğine katkı sağlanmasının hedeflendiği, sendikal yapılanmayı ortadan kaldırma yönündeki iddianın, özelleştirme uygulamalarıyla ve bu uygulamalara hakim olan mevzuatla bir ilgisinin bulunmadığı, 4046 sayılı Kanun'un getirdiği personel rejimine ilişkin kurallar doğrultusunda, çalışanların haklarının korunması hususunda İhale Şartnamesi'nde gereken önlemlerin alındığı, gerek Santral, gerek maden tarafı için detaylı teknik ve finansal çalışmanın yapılmasını teminen uzman danışman şirketlerden finansal, teknik ve gayrimenkul değerleme raporlarının alındığı, her bir varlığın değeri tek tek tespit edilerek değer tespit rakamının belirlendiği, ihale ilanı yayımlanmadan önce ilgili mevzuat gereğince Rekabet Kurumuna ön bildirimde bulunulduğu, Kurumca 2013/2 sayılı Tebliğ'de yer verilen ciro işini aşması nedeniyle işlemin ön bildirime tabi olduğu, bu aşamada herhangi bir ön koşul konulmasına veya başka bir kısıt getirilmesine gerek olmadığı, ancak alıcı adayları belli olduktan sonra devirler ile ilgili koşul veya yükümler getirilebileceği veya devirlere izin verilmeyeceğinin şartnamede yer almasının uygun olduğu kanaatine ulaşıldığı, bu hususa ilişkin düzenlemeye şartnamede yer verildiği, ihalesi yöntemi belirlenirken 5 Mart 2004 tarihinde Danıştay Birinci Dairesince verilen karar gözetilerek, termik santrallerin doğal kaynaktan ayrı olarak mülkiyetin devri suretiyle özelleştirmelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı hususunun dikkate alındığı, geçmiş termik santral özelleştirmelerinde olduğu üzere varlık satışı yöntemi ile 4046 sayılı Kanun'un 18. maddesinde belirtilen hükümler çerçevesinde pazarlık usulü ile ihaleye çıkıldığı, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin Tebliğ gereği özelleştirme ihalelerinin Türk Lirası cinsinden gerçekleştirildiği, İhale Şartnamesi'nde ihale bedelinin peşin fiyat esasına göre veya vade farkı ödemesi ile birlikte vadeli olarak ödenebilmesinin düzenlendiği, özelleştirmenin bölgeye rasyonel manada olumsuz bir etkisinin olmayacağı, özelleştirme sonucunda yatırımcı üretim faaliyetlerine aynen devam edeceğinden, bölge ekonomisinde daralma ve istihdamda düşüşün söz konusu olmayacağı, aksine ilave kapasite kurmanın yolu açık olduğundan iş imkânlarının daha da artabileceği, özel sektörün etkin ve verimli İşletmeciliği sayesinde, üretim mevcut duruma göre daha az kömürle gerçekleştirilebileceğinden, Santrallerin daha uzun süre faaliyette bulunabilecek, böylelikle bölgedeki ekonomik faaliyetlerin çok daha uzun süre devam etmesinin mümkün olabileceği, gerek kamu gerek özel sektör tarafından yürütülen elektrik piyasası faaliyetlerine ilişkin her türlü düzenleme ve denetleme görevinin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yerine getirildiği, iş sağlığı ve iş güvenliği konularında tüm kamu ve özel sektör işletmeleri gibi meri mevzuata tabi olunacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında ... Termik Santrali, ... Linyit İşletmesi tarafından kullanılan taşınırlar, ... Termik Santrali ile ... Linyit İşletmesi tarafından kullanılan taşınmazlar, Elektrik Üretim A.Ş. adına kayıtlı bulunan ... ve ... numaralı maden ruhsatları ve bu ruhsatların kapsadığı maden sahalarının bir bütün halinde (... Termik Santrali) özelleştirilmesine ilişkin olarak gerçekleştirilecek ihalenin iptali istemi ile açılmıştır.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacı, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreye uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, malî açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanması olarak ifade edilmiş, 18. maddesinde ise Bakanlığın TEDAŞ, EÜAŞ, bunların müessese, bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarının özelleştirilmesine yönelik öneri ve görüşlerini Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na bildireceği, özelleştirme işlemlerinin 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri dairesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yürütüleceği belirtilmiştir.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, Kanun'un amacının, bu fıkranın (A) bendinde sayılan kuruluşların ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmesine ilişkin esasları düzenlemek olduğu; Kanun'un 2. maddesinde özelleştirme uygulamalarındaki ilkeler sayıldıktan sonra, Kanun'daki amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin, kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca belirleneceği, 3. maddesinin (c) bendinde ise, kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemenin Kurulun görevleri arasında olduğu kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un "Özelleştirme Yöntemleri, Değer Tespiti, İhale Yöntemleri" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde özelleştirme yöntemleri, (B) bendinde değer tespiti, (C) bendinde ihale komisyonlarının oluşumu ile ihale usul ve işlemleri açıklanmıştır.
Buna göre, özelleştirme programına alınan kuruluşların değer tespiti çalışmalarının bu Kanun'a göre idarece oluşturulan değer tespit komisyonları tarafından yürütüleceği; değer tespit komisyonunun değer tespit çalışmalarını, özelleştirilecek kuruluşun niteliği, gördüğü hizmetin özelliği, gelecekteki nakit akımı potansiyeli, faaliyette bulunduğu sektör ve pazarın özellikleri, sahip olduğu sınaî, ticarî ve sosyal tesisler, makine araç ve gereçler, teçhizat, malzeme ve hammadde ile yarı mamul ve mamul madde stokları, her türlü taşınır ve taşınmaz malları, vasıfları ve hâlihazır durumları, senetli ve senetsiz bütün alacak ve borçları ile bilumum hak ve yükümlülükleri ve özelleştirilecek kuruluşa uygulanacak özelleştirme yöntemini de dikkate alarak uluslararası kabul görmüş olan; indirgenmiş nakit akımları (net bugünkü değer), defter değeri, net aktif değeri, amortize edilmiş yenileme değeri, tasfiye değeri, fiyat/kazanç oranı, piyasa kapitalizasyon değeri, piyasa değeri/defter değeri, ekspertiz değeri, fiyat/nakit akım oranı metotlarından en az ikisini uygulamak suretiyle yürüteceği; bu maddenin (A) bendinde yer alan özelleştirme yöntemlerinin uygulanmasına ilişkin ihale işlemlerinin bu Kanun'a göre oluşturulan ihale komisyonları tarafından yürütüleceği açıktır.
İhale usulleri arasında sayılan pazarlık usulünün kuralları, "İhalelere birden fazla teklif sahibinden kapalı zarf içerisinde teklif almak şartıyla başlanabilir... Teklif sahipleri ile birden fazla pazarlık görüşmesi yapılabilir. Pazarlık görüşmeleri teklif sahipleri ile ayrı ayrı yapılır. Pazarlık görüşmelerinin, ihalenin herhangi bir aşamasında pazarlık görüşmelerine devam edilen teklif sahipleri ile müştereken yapılmasına komisyonca karar verilebilir. Komisyonca, pazarlık görüşmeleri sırasında ortaya çıkabilecek yeni durumlar karşısında, rekabete engel teşkil etmemek, ihale ilânında ve/veya şartnamede yer alan hususlara aykırı olmamak ve pazarlık görüşmelerine devam edilen teklif sahiplerine eşit olarak uygulanmak kaydı ile yeni esaslar belirlenebilir. Komisyonca gerekli görüldüğü takdirde ihale, pazarlık görüşmesine devam edilen teklif sahiplerinin katılımı ile açık artırma suretiyle sonuçlandırılabilir. Bu husus ilânda ve/veya şartnamede belirtilir. Görüşmeler komisyon tarafından bir tutanakla tespit edilir, tutanak komisyon üyeleri ve teklif sahiplerince imzalanır." şeklinde düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; ... Termik Santrali ile santralin 1. ve 2. ünitelerine kömür sağlayan maden sahasının rehabilitasyonu ve işletilmesi işi için 3096 sayılı Kanun'un 3.,5.,9. maddeleri çerçevesinde Bakanlar Kurulunun 31/03/1998 tarihli ve 98/10859 sayılı kararı uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ... AŞ. arasında 07/01/1999 tarihinde imzalanan imtiyaz sözleşmesi kapsamında 20 yıl süre ile ... AŞ görevlendirildiği, imtiyaz sözleşmesi 30/06/2000 tarihinde sona erdiğinde, söz konusu varlıkların EÜAŞ uhdesine geçtiği, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 08/09/2021 tarih ve 78157 sayılı yazısında belirttiği üzere, ... AŞ den devralınıp EÜAŞ tarafından işletilmekte olan ... Termik Santralinin "Varlık Satışı", bölgede bulunan ruhsat hukuku EÜAŞ Genel Müdürlüğüne ait kömür sahalarının ise ruhsat devri suretiyle "İşletme Hakkı Devri" yöntemi ile özelleştirilmesini teminen özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin talebine istinaden Cumhurbaşkanının 11/11/2021 tarih ve 1470 sayılı kararı ile; "... Termik Santralinin, bu santralin kullanımında bulunan mülkiyeti EÜAŞ'a ve Maliye Hazinesina ait taşınmazların, İşletmenin kullanımında bulunan taşınır ile mülkiyeti EÜAŞ'a ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların ve Ankara ili, ... ilçesi, ... ve ... Mahallelerinde bulunan ve ekinde koordinatları belirtilen alanlarda yer alan mülkiyeti EÜAŞ'a ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların "Varlık Satışı" yöntemi ile EÜAŞ adına kayıtlı ... ve ... No.lu ruhsatların ve bu ruhsatların kapsadığı maden sahalarının "İşletme Hakkının Verilmesi" yöntemi ile bir bütün halinde özelleştirilmesine karar verildiği, Danıştay 1. Dairesinin 05/03/2004 tarihli ve E:2004/17, K:2004/24 sayılı kararında, termik santrallerin enerji üretiminde kullandıkları madenlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğuna, termik santral ile kullandığı doğal kaynağın mülkiyetlerinin birbirleri ile ilgisinin olmadığına, dolayısıyla termik santrallerin doğal kaynaktan ayrı olarak mülkiyetin devri suretiyle (satış) özelleştirilmelerinde hukuka aykırılık olmadığının hükme bağlandığı, 2008 yılından itibaren elektrik üretim sektöründe başlayan özelleştirme işlemleri ile halihazırda bugüne kadar 11 termik santral ile 97 hidroelektrik santralinin özelleştirme işlemlerinin tamamlanarak özel sektöre devir işlemlerinin gerçekleştirildiği, termik santrallerin varlık satışı, santrallere kömür temin eden maden sahaları ise işletme hakkının verilmesi yöntemi ile özelleştirildiği, bu itibarla, ... Termik Santrali, ... Linyit İşletmesi tarafından kullanılan taşınırlar ve ... Termik Santrali ile ... Linyit İşletmesi tarafından kullanılan taşınmazların "Varlık Satışı" yöntemi ile ... ve ... No.lu maden ruhsatlarının ve bu ruhsatların kapsadığı maden sahalarının "İşletme Hakkının Verilmesi" yöntemi ile bir bütün halinde özelleştirilmesine ilişkin ihale ilanının 17/09/2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlandığı, ihalede son tekilf verme tarihinin 04/12/2024 olarak belirlendiği, son teklif verme tarihinin 04/03/2025 tarihine kadar uzatıldığı anlaşılmaktadır.
Özelleştirmeler ile devletin ekonomideki sınai ve ticari aktivitesinin sadece düzenleme ve denetim seviyesinde tutulması hedeflenirken, rekabete dayalı piyasa ekonomisinin oluşturulması, devlet bütçesi üzerindeki KİT finansman yükünün azaltılması, sermaye piyasasının geliştirilmesi ve atıl tasarrufların ekonomiye kazandırılması, bu yolla elde edilecek kaynakların altyapı yatırımlarına yönlendirilmesi mutlaktır.
6446 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 1. madde hükmünden anlaşılacağı üzere, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerji piyasasının oluşturulmasının ve oluşturulacak bu piyasanın bağımsız bir şekilde düzenleme ve denetiminin sağlanmasının amaçlandığı, bu sayede elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulmasının hedeflendiği açıktır.
Bir kamu iktisadi teşekkülünün özelleştirilmesi konusunda, kuruluşun halen kârlı oluşunun değil, ihtiyaç duyulan yeni teknoloji ve yatırım ihtiyacının, sektörün gelecekteki durumunun, ülke ekonomisinin şartlarının değerlendirilmesi ve izlenen ekonomik politikalar çerçevesinde karar verilmesinin gerektiği tabidir.
Olayda; 4046 sayılı Kanun'un getirdiği personel rejimine ilişkin kurallar doğrultusunda, santraller ile maden işletmelerinde çalışanların haklarının korunması hususunda ihale şartnamesinde gereli önlemlerin alınarak düzenlemelerin yapıldığı, ... Termik Santrali ihalesinde, ihale konusu varlıklar, satışa ve işletme hakkı devrine konu tüm unsurların dikkate alındığı, gerek santral gerekse maden tarafı için ihale öncesinde detaylı teknik ve finansal çalışmanın yapılmasını teminen konusunda uzman danışman şirketlerden finansal, teknik ve gayrimenkul değerleme raporları alındığı, her bir varlığın değerinin tek tek tespit edildiği, santralin ve maden sahalarının özelleştirilmesi neticesinde üretimin mevcut duruma göre daha az kömürle gerçekleştirilebileceğinden, santrallerin daha uzun süre faaliyette bulunacağı, böylelikle bölgedeki ekonomik faaliyetlerin uzun süre devam etmesinin mümkün olacağı açıktır.
Bu nedenlerden dolayı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında ... Termik Santrali, ... Linyit İşletmesi tarafından kullanılan taşınırlar, ... Termik Santrali ile ... Linyit İşletmesi tarafından kullanılan taşınmazlar, Elektrik Üretim A.Ş. adına kayıtlı bulunan ... ve ... numaralı maden Ruhsatları ve bu Ruhsatların kapsadığı maden sahalarının bir bütün halinde (... Termik Santrali) özelleştirilmesine ilişkin olarak gerçekleştirilecek ihalede hukuka aykırı bir husus görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti İle Görevlendirilmesi Hakkında Kanun'un 3, 5 ve 9. maddeleri çerçevesinde istihsal edilen 31/03/1998 tarih ve 98/10859 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı ile ... A.Ş. arasında imzalanan 07/01/1999 tarihli imtiyaz sözleşmesi uyarınca ... Termik Santrali'nin 1 ve 2. Üniteleri ile Santral'e kömür sağlayan Orta Anadolu Linyitleri (OAL) maden sahası 30/06/2020 tarihinde, Santral'in 3 ve 4. Üniteleri ise 05/10/2001 tarihinde anılan şirkete fiilen devredilmiş, Santral sözleşme süresinin bittiği 30/06/2020 tarihi itibarıyla EÜAŞ tarafından işletilmiş ve devamında EÜAŞ tarafından Santral'in varlık satışı ve bölgede bulunan ruhsat hukuku EÜAŞ'a ait sahaların ise ruhsat devri suretiyle işletme hakkının devri yöntemiyle özelleştirme kapsam ve programına alınmasının uygun olacağının değerlendirildiği yönündeki talep Özelleştirme İdaresi Başkanlığına bildirilmiştir.
Bunun üzerine Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, EÜAŞ ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında gerekli yazışmalar yapıldıktan sonra 11/11/2021 tarih ve 4770 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, "Ankara ili, ... ilçesindeki;
a) Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ)'ye ait olan ... Termik Santrali (Santral)'nin ve Santral'in kullanımında bulunan mülkiyeti EÜAŞ ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların, b) EÜAŞ'a ait ... Linyit İşletmesi (İşletme)'nin kullanımında bulunan taşınırlar ile mülkiyeti EÜAŞ ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların, c) EÜAŞ adına kayıtlı ... ve ... no.lu Ruhsatların ve bu Ruhsatların kapsadığı maden sahalarının, d) ... ve ... Mahallelerinde bulunan ve ekte koordinatları belirtilen alanlarda yer alan mülkiyeti EÜAŞ'a Maliye Hazinesine ait taşınmazların,
1) Özelleştirme kapsam ve programına alınmasına,
2) Santral'in, Santral'in kullanımında bulunan mülkiyeti EÜAŞ'a ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların, İşletme'nin kullanımında bulunan taşınırlar ile mülkiyeti EÜAŞ'a ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların ve Ankara ili, ... ilçesi, ... ve ... Mahallelerinde bulunan ve ekte koordinatları belirtilen alanlarda yer alan mülkiyeti EÜAŞ'a ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların 'varlık satışı' yöntemi ile EÜAŞ adına kayıtlı ... ve ... no.lu Ruhsatların ve bu Ruhsatların kapsadığı maden sahalarının 'işletme hakkının verilmesi' yöntemi ile bir bütün halinde özelleştirilmesine,
3) Özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlanmasına,
4046 sayılı Kanun'un 3. ve Geçici 29. maddeleri ile 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesi gereğince ..." karar verilmiştir.
Devamında Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca 17/09/2024 tarih ve 32665 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ilanla 4046 sayılı Kanun kapsamında ... Termik Santrali, ... Linyit İşletmesi tarafından kullanılan taşınırlar, ... Termik Santrali ile ... Linyit İşletmesi tarafından kullanılan taşınmazlar, Elektrik Üretim A.Ş. adına kayıtlı bulunan ... ve ... no.lu maden Ruhsatları ve bu Ruhsatların kapsadığı maden sahalarının bir bütün halinde (... Termik Santrali) özelleştirilmesine ilişkin olarak son teklif verme tarihi 04/12/2024 olarak belirlenen ihaleye çıkılmıştır.
Bunun üzerine davacı tarafından gerçekleştirilecek olan ihalenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Dairemizin 18/12/2024 tarih ve E:2024/2948 sayılı ara kararıyla, davalı idareden, 4046 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca tabii kaynakların işletme hakkının verilmesi yöntemiyle özelleştirilebilmesi mümkün olmakla birlikte, ... Termik Santrali'nin daha önce 2000 yılında 20 yıl süreyle işletme hakkının verilmesi yöntemiyle özelleştirildiği de dikkate alındığında, dava konusu ihalede özelleştirme yönetiminin hangi gerekçeyle satış ve işletme hakkının verilmesi yöntemi olarak belirlendiğinin ekonomik ve teknik gerekçelerinin açıklanmasının istenilmesine, ihaleye çıkılmadan önce herhangi bir görüş alınıp alınmadığının sorulmasına, alınmış ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş;
Davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca ara kararına verilen 29/01/2025 tarihli cevapta, EÜAŞ ve/veya müessese, bağlı ortaklık, iştirak, İşletme, İşletme birimleri ve bunlara ait varlıkların birlikte veya ayrı ayrı özelleştirilmesi çalışmalarının, 6446 sayılı Kanun, 4046 sayılı Kanun ve Danıştay Birinci Dairesinin E:2004/17, K:2004/24 ile E:2004/444, K:2004/409 sayılı istişari görüşleri çerçevesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığıyla koordineli olarak yürütüldüğü, ... Termik Santrali ile Santral'in 1. ve 2. ünitelerine kömür sağlayan maden sahasının rehabilitasyonu ve işletilmesi işi için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ... A.Ş. arasında 07/01/1999 tarihinde imzalanan imtiyaz sözleşmesi kapsamında 20 yıl süre ile ... A.Ş.'nin görevlendirildiği, imtiyaz sözleşmesinin 30/06/2020 tarihinde sona ererek söz konusu varlıkların EÜAŞ uhdesine geçtiği, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca ... tarih ve ... sayılı yazıyla ... A.Ş.'den devralınıp EÜAŞ tarafından işletilmekte olan ... Termik Santrali'nin "varlık satışı", bölgede bulunan kömür sahalarının ise ruhsat devri suretiyle "işletme hakkının devri" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin talebine istinaden 11/11/2021tarih ve 4770 sayılı Cumhurbaşkanı kararının alındığı, Danıştay Birinci Dairesinin 05/03/2004 tarih ve E:2004/17, K:2004/24 sayılı kararıyla, termik santrallerin enerji üretiminde kullandıkları madenlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğuna, termik santral ile kullandığı doğal kaynağın mülkiyetlerinin birbirleriyle ilgisi olmadığına, dolayısıyla termik
santrallerin doğal kaynaktan ayrı olarak mülkiyetin devri suretiyle (satış) özelleştirilmelerinde hukuka
aykırılık bulunmadığının karara bağlandığı, bu kapsamda 2008 yılından itibaren elektrik üretim sektöründe başlayan özelleştirme işlemleri ile halihazırda bugüne kadar 11 termik santrali ile 97 hidroelektrik santralin özelleştirme işlemlerini tamamlandığı, bu sebeple ... Termik Santrali, ... Linyit İşletmesi tarafından kullanılan taşınırlar ve ... Termik Santrali ile ... Linyit İşletmesi tarafından kullanılan taşınmazların "varlık satışı" yöntemiyle ... ve ... no.lu Maden Ruhsatlarının ve bu Ruhsatların kapsadığı maden sahalarının "işletme hakkının verilmesi" yöntemiyle bir bütün halinde özelleştirilmesine ilişkin ihale ilanına çıkıldığı belirtilmiş ve ekte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Elektrik Üretim A.Ş. ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı arasındaki ilgili yazışmalara ilişkin belgeler sunulmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları geçerli bulunmamıştır.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi" başlıklı 168. maddesinde, "Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzel kişilere devredebilir. Hangi tabiî servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzel kişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzel kişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir." kuralı yer almaktadır.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanun'un uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan; a) İktisadî devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının, b) Kamu iktisadî teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzel kişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, İşletme, İşletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının, ... ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir. ..."; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Kuruluşların özelliklerine ve içinde bulundukları şartlara göre özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi" ilkesinin esas alınacağı; son fıkrasında, maddede belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca belirleneceği kurala bağlanmış; "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "Özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek, b) Özelleştirme kapsamına alınmış olan kuruluşlardan gerekli görülenlerin özelleştirme kapsamından çıkarılarak eski statülerine iade edilmesine ve/veya özelleştirme programına alınmış kuruluşlardan gerekli görülenlerin özelleştirmeye hazırlanmasına karar vermek, c) Kuruluşların; satış, kiralama, İşletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek, d) Özelleştirme programına alınan kuruluşların 'satış, kiralama, İşletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi' yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale Komisyonlarınca verilen nihai kararları onaylamak ....";
"Özelleştirme Uygulamalarına İlişkin Hükümler" başlıklı 17. maddesinde, "Bu Kanuna göre; A.a) İktisadî devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının, ... Birlikte ve/veya ayrı ayrı özelleştirme kapsamına alınmasına, İdarenin teklifi üzerine Kurulca karar verilir. Kuruluşların özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin Kurul kararında, bu Kuruluşlardan hangilerinin mali ve hukuki yönden özelleştirmeye hazırlık işlemine tabi tutulacağı, hangilerinin özelleştirilmek üzere doğrudan özelleştirme programına alınacağı ve özelleştirmenin hangi yöntemle gerçekleştirileceği belirtilir. ...";
"Özelleştirme Yöntemleri, Değer Tespiti, İhale Yöntemleri" başlıklı 18. maddesinde, "Özelleştirme programına alınan kuruluşların özelleştirilmesine ilişkin olarak özelleştirme yöntemleri, değer tespiti ve ihale usulleri aşağıda belirtilmiştir. A) Özelleştirme yöntemleri/ Özelleştirme programına alınan kuruluşlar aşağıda belirtilen yöntemlerden birinin veya birkaçının birlikte uygulanması suretiyle özelleştirilir. a) Satış; Kuruluşların aktiflerindeki mal ve hizmet üretim birimleriyle varlıklarının mülkiyetinin kısmen veya tamamen bedel karşılığı devredilmesi ya da bu kuruluşların hisselerinin tamamının veya bir kısmının kuruluşların içinde bulundukları şartlar da dikkate alınarak yurt içi ve yurt dışında, halka arz, gerçek ve/veya tüzelkişilere blok satış, gecikmeli halka arzı içeren blok satış, çalışanlara satış, borsada normal ve/veya özel emir ile satış, menkul kıymetler yatırım fonları ve/veya menkul kıymetler yatırım ortaklarına satış veya bunların birlikte uygulanması yoluyla bedel karşılığı devredilmesidir. ... c) İşletme hakkının verilmesi; Kuruluşların bir bütün olarak veya aktiflerindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin mülkiyet hakkı saklı kalmak kaydıyla bedel karşılığında belli süre ve şartlarla işletilmesi hakkının verilmesidir. ... İşin gereğine göre yukarıda belirtilen özelleştirme yöntemlerinden hangilerinin uygulanacağına Kurulca karar verilir. ..." kuralına; B) bendinde değer tespiti, (C) bendinde ihale komisyonlarının oluşumu, ihale usullerinin kapalı teklif, pazarlık, açık artırma, belli istekliler arasında kapalı teklif usulü ve elektronik ihale usulü olduğu ve ihale işlemlerine ilişkin düzenlemelere yer verilerek özelleştirme programına alınan kuruluşların değer tespiti çalışmalarının bu Kanun'a göre idarece oluşturulan değer tespit komisyonları tarafından, ihale işlemlerinin bu Kanun'a göre oluşturulan ihale komisyonları tarafından yürütüleceği belirtilmiş ve ihale usulleri arasında sayılan pazarlık usulüne ilişkin usul ve esaslara yer veriilmiş, 37. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, özelleştirme uygulamaları ile ilgili olarak, bu Kanun gereğince yapılacak uygulamalar ile ihale usullerine ilişkin esasların idarece çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği kurala bağlanmıştır.
"Kuruluşlardaki Personelin Nakli" başlıklı 22. maddesinde, "Özelleştirme programına alınan kuruluşlarda (iştirakler hariç) ilgili kuruluş veya İdare tarafından istihdam fazlası personel belirlenmesi ya da bu kuruluşların kısmen veya tamamen satışı nedeniyle kamu tüzel kişiliğinin sona ermesi, devredilmesi, küçültülmesi, faaliyetlerinin durdurulması, kapatılması, tasfiye edilmesi halinde; bu kuruluşlarda programa alınma tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'una tâbi olarak veya sözleşmeli statüde çalışmakta olanlar ile iş kanunlarına tâbi olarak görev yapmakla birlikte toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmayan genel müdür, genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, kurul başkanı, daire başkanı, müessese, bölge, fabrika, İşletme ve şube müdürü, müfettiş ve müfettiş yardımcısı, müşavir ve başuzman unvanlı kadrolara atanmak suretiyle görev yapan personel, kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere yukarıda belirtilen işlemlerin tamamlanmasından itibaren onbeş gün içerisinde İdare tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Nakil hakkı tanınan bir kadro veya pozisyonda görev yapmakta iken İdare tarafından ihdas edilen ve iş kanunlarına tâbi olan kadrolara atanmayı kabul edenler ile kuruluş özelleştirme programına alındıktan sonra kuruluşa naklen veya açıktan atananlar bu madde ile getirilen nakil hakkından yararlanamaz. İdare, özelleştirme programındaki kuruluşlarda nakil hakkı kapsamında yer alan kadro ve pozisyonlardan boş bulunanları iptal etmeye, kadro ve pozisyonların yerini, aynı kuruluş bünyesindeki şirketler veya işyerleri arasında değiştirmeye yetkilidir. Özelleştirme programındaki herhangi bir kuruluşun personeli, idare tarafından özelleştirilecek kuruluşlarda görevlendirilebilir ve yetkilendirilebilirler. ... 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (1) sayılı cetvelde belirtilen kadrolarda görev yapmakta iken nakle tâbi tutulan personelin (bu Kanun'a göre anonim şirket halinde birleştirilen kuruluşlardaki personel dâhil), Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadrolarına ilişkin olarak bildirim tarihi itibarıyla almakta oldukları aylık, ek gösterge, zam, özel hizmet tazminatı, makam tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı bir bütün olarak, göreve başladıkları tarihi izleyen aybaşından geçerli olmak üzere üç yıl süre ile saklı tutulur ve şahsa bağlı haktan yararlanılan süreler 5434 sayılı Kanun'un ek 68. ve ek 73. maddelerinde belirtilen sürelerin hesabında (daha önce nakledilenler dâhil) dikkate alınır. İlgililerin yeni kadrolarına atandıkları tarihten önce, eski kadroları için mevcut olan ve saklı haklar kapsamında bulunan gösterge, puan, oran ve katsayı artışları şahsa bağlı haklarda artış sayılır. Ancak eski kadro için bu tarihten sonra ihdas edilmiş hiçbir malî ve sosyal hak ve yardım ile sair ödemeler şahsa bağlı hak kapsamında değerlendirilmez. Atanılan kadrodaki derece yükselmeleri veya kademe ilerlemeleri, aylık gösterge ve ek gösterge dışındaki ödemelerde, şahsa bağlı olarak saklı tutulan hakların ödendiği eski kadronun derecelerinin yükseltilmesi veya kademelerinin ilerletilmesi sonucunu doğurmaz. Bu personelin (bu Kanun'a göre anonim şirket halinde birleştirilen kuruluşlardaki personel dâhil), Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadrolarına ilişkin olarak bildirim tarihi itibarıyla almakta oldukları aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminatları (ek tazminat ve bankacılık tazminatı dâhil), makam tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı, ücret (fazla mesai ücreti hariç), ek ücret, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan ödemelerin toplam net tutarının (bu tutar sabit bir değer olarak esas alınır); nakledildiği kurum ve kuruluş tarafından şahsa bağlı hak olarak ödenen aylık, ek gösterge, zam, özel hizmet tazminatı, makam tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı ödemeleri ile şahsa bağlı hak dışında yapılan ikramiye, ücret, ek ücret, ek ödeme, ek tazminat, teşvik ödemesi, döner sermaye payı ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (fazla mesai ücreti, fiilen yapılan ders karşılığı ödenen ek ders ücreti hariç) toplam net tutarından fazla olması hâlinde aradaki fark tutarı, herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak ödenir. Atandıkları kurumdaki kadro unvanı veya pozisyonlarında isteğe bağlı olarak herhangi bir değişiklik olanlarla, başka kurumlara geçenlere şahsa bağlı hak uygulaması ile fark tazminatı ödenmesine son verilir." kuralı yer almaktadır.
09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; ...e) ... 3. maddesinin birinci fıkrası ... yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29-Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır."; "Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, Komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir.
02/08/2018 tarih ve 30497 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığının 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelgesinde, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı KHK ile kaldırılan kurul, Komisyon ve komitelere, ekli (1) sayılı listede belirtilen mevzuatta verilmiş olan görev ve yetkilerin karşılarında gösterilen kurum ya da makam tarafından kullanılmasının ve mezkûr kurul, Komisyon ve komitelerin görev ve yetkilerine ilişkin olarak diğer mevzuatta yapılan atıflardan; politika belirleme ve istişari nitelikte olanların ilgili Cumhurbaşkanlığı politika kuruluna, icrai nitelikte olanların ise mezkûr listede karşılarında gösterilen ilgili kurum ya da makama yapılmış sayılmasının uygun görüldüğü kurala bağlanmış, Genelge'ye ekli (1) sayılı listenin 3. sırasında yer alan Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği kurum/makam "Cumhurbaşkanı" olarak belirlenmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır.
"; "Özelleştirme" başlıklı 18. maddesinin birinci fıkrasında, "(1) Bakanlık; TEDAŞ, EÜAŞ ve bunların müessese, bağlı ortaklık, iştirak, İşletme ve İşletme birimleri ile varlıklarının özelleştirilmesine yönelik öneri ve görüşlerini Özelleştirme İdaresi Başkanlığına bildirir. Özelleştirme işlemleri, 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülür." kuralına yer verilmiştir.
Elektrik Üretim Anonim Şirketi Ana Statüsü'nün "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Ana Statü, Elektrik Üretim Anonim Şirketinin hukuki statüsü, amaç ve faaliyet konuları, organları ve teşkilat yapısı, müessese, bağlı ortaklık, İşletme ve iştirakleri ile bunlar arasındaki ilişkileri ve ilgili diğer hususları düzenlemek amacıyla hazırlanmıştır.";
"EÜAŞ’ın yapısı" başlıklı 4. maddesinde, "(1) EÜAŞ; tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı iktisadi devlet teşekkülüdür.
(2) EÜAŞ; 6446 sayılı Kanun, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bu Ana Statü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabidir. ...
(7) EÜAŞ’ın ilgili olduğu Bakanlık, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığıdır." kuralı yer almıştır.
İhale Şartnamesi'nin "İhalenin Konusu ve Kapsamı" başlıklı 1. maddesinde, "İhalenin konusu;
A- Varlık Satışı; a- Mülkiyeti EÜAŞ adına kayıtlı olan Santral'in, b-Santral kullanımında bulunan mülkiyeti EÜAŞ ve Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan taşınmazların, c- İşletme'nin kullanımında bulunan mülkiyeti EÜAŞ ve Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan ve taşınmazların, d- İşletme'nin kullanımında bulunan taşınırların “satış yöntemi” ile
B- İşletme Hakkı Verilmesi; - EÜAŞ adına kayıtlı bulunan ... ve ... No.lu Maden Ruhsatlarının ve bu Ruhsatların kapsadığı Maden Sahalarının, “işletme hakkının verilmesi” yöntemi ile bir bütün halinde özelleştirilmesidir.
İhalenin kapsamı;
Satış; Mülkiyeti EÜAŞ ve/veya Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan; İşletme'nin kullanımında olan taşınırların, İşletme'nin kullanımında olan taşınmazların, Santral'in, Santral tarafından kullanılan taşınmazların ve tüm bunların üzerlerindeki yeraltı ve yerüstü düzenleri, binalar, tesis, makine ve teçhizat, cihazlar, taşıtlar, envanterinde kayıtlı tüm taşınırlar, demirbaşlar ile diğer tüm maddi ve maddi olmayan varlıkların satışını kapsar.
İşletme Hakkı; MAPEG tarafından; - 16/06/2045 tarihine kadar (16/06/2045 tarihi dahil) geçerli olmak üzere verilen ... no.lu Maden Ruhsatı - 08/05/2033 tarihine kadar (08/05/2033 tarihi dahil) geçerli olmak üzere verilen ... no.lu Maden Ruhsatı ile bu Ruhsatların kapsadığı Maden Sahalarının 31/12/2059 tarihine kadar (2059 tarihi dahil) İşletme hakkını kapsar.
Ruhsatların süresinin işletme hakkı süresi sonuna kadar uzatılmasına ilişkin tüm yükümlülük alıcıya aittir. Süresi uzatılmayan Ruhsat ve bu Ruhsatın kapsadığı Maden Sahası alıcı tarafından EÜAŞ'a iade edilecektir. Alıcı, sürenin uzatılmaması ve/veya Ruhsat ve bu Ruhsatın kapsadığı Maden Sahasının iadesi nedeniyle EÜAŞ/İdare'den bedel, masraf, zarar, kazanç kaybı, ihale bedelinden indirim ve sair isim altında hiçbir talepte bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder. ...";
"İhale Usulü" başlıklı 4. maddesinde, "İhale, birden fazla teklif sahibinden kapalı zarfla teklif alınmasını müteakip görüşmeler yapmak suretiyle, "pazarlık usulü" ile gerçekleştirilecektir. ...";
"Teklif Bedeli ve Ödeme Koşulları (TL)" başlıklı 12. maddesinde, "Teklif sahipleri tekliflerini Türk Lirası cinsinden verecekler ve teklif edilen bedeller peşin fiyat esasına göre değerlendirilecektir.
İhale bedeli peşin veya vadeli olarak ödenebilecektir. İhale üzerinde kalan Teklif Sahibi, ödemeyi ne şekilde yapacağını sözleşme imza tarihinden önce İdareye bildirecektir.
Alıcı, yapmış olduğu ödemenin herhangi bir sebeple tamamen veya kısmen iadesi ve/veya sözleşme bedelinden indirimi hususunda talep hakkının bulunmadığını kabul, beyan ve taahhüt eder.
a) Peşin Ödeme: İhale bedeli olarak teklif edilen tutarın tamamı devir tarihinde peşin olarak ödenecektir.
b) Vadeli Ödeme: İhale bedelinin vadeli olarak ödenmesi talep edildiği takdirde, ihale bedelinin asgari %20 (yüzdeyirmi)'si sözleşmenin imza tarihinde peşin, ihale bedelinin vadeye bırakılan tutarı ise azami 12 (oniki) ayda bir ödeme yapmak kaydıyla en çok 72 (yetmişiki) ayda ve eşit taksitlerle, vadeye bırakılan tutar üzerinden ödeme tarihleri itibarıyla hesaplanacak vade farklarıyla birlikte ödenecektir. ...";
"İhalenin Onayı" başlıklı 14. maddesinde, "Komisyon tarafından ihale sonucunda verilen nihai kararda, açık arttırma sonucunda en yüksek teklifi veren tek Teklif Sahibi yer alacak olup, bu karar 4046 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde onaya sunulacaktır. Sözleşmenin imzalanabilmesi için Komisyon'un nihai kararının onaylanması gerekmektedir.
Onaya sunulma öncesinde, Cumhurbaşkanlığının 11/09/2018 tarih ve 2018/8 Sayılı Genelgesi uyarınca ilgili merciler nezdinde İdarece gerekli işlemler tesis edilecektir. Bu işlemler neticesinde ihale sonuçları onaya sunulacaktır.
İdarece, Cumhurbaşkanı kararından önce, EPDK'den ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat gereğince Rekabet Kurulundan gerekli izin ve onaylar alınacaktır ...";
"Teklif Sahibi ve/veya Alıcının Taahhütleri" başlıklı 16. maddesinde, "... 16.2. Alıcı, İhale Konusu Varlıklar'ın devrini müteakip, yürürlükteki ilgili mevzuat çerçevesinde devir tarihinden önce alınmamış ancak kamu kurum, kuruluş ve diğer otoritelerden alınması gerekli tüm izin, lisans ve ruhsatlar ile devir tarihinden sonra satış ve işletme hakkı devir sözleşmesi kapsamında yürütülecek faaliyetler için alınması gerekli tüm izin, lisans ve ruhsatları almakla, gerekli tüm iş ve işlemleri yapmak ve yaptırmakla ve yapılması gereken tüm beyanları yapmakla yükümlüdür. Alıcı, devir tarihinden sonraki döneme ilişkin bu konudaki her türlü mali ve diğer sorumluluk, yükümlülük ve takiplerin kendisine ait olduğunu, İdare'ye ve EÜAŞ'a rücu ve başvuru hakkının bulunmadığını kabul ve taahhüt eder.
16.3. Alıcı, ihale konusu varlıklara ilişkin faaliyetlerinde ilgisine göre 6446 sayılı Kanun, 3213 sayılı Kanun ve diğer ilgili mevzuata tabiidir.
16.4. Alıcı, İdarece sözleşme imzalanması için kendisine verilecek süre içerisinde EPDK'ye Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği çerçevesinde gerekli başvuruda bulunacaktır. Alıcı Kuruldan üretim lisansı alamaması durumunda kendisi ile sözleşme imzalanmayarak geçici ve var ise ek geçici teminatı irat kaydedilecektir. Alıcı, lisans alamaması halinde İdare ve/veya EÜAŞ'dan herhangi bir talepte bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder.
16.8. Alıcı, elektrik piyasası faaliyetleri ve çevre yükümlülüğü başta olmak ve bunlarla sınırlı olmamak üzere ihale konusu varlıkların faaliyetine ilişkin tüm konularda yürürlükte olan ilgili kanunlar ile diğer ilgili mevzuata tabi olduğunu, bunlarla ilgili her türlü sorumluluğun kendisine ait olduğunu kabul ve taahhüt eder.
16.6. Alıcı; satış ve işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalandığı ay da dahil olmak üzere, Sistem Kullanım ve Bağlantı Anlaşmaları imzalanana kadar, TEİAŞ/EDAŞ tarafından düzenlenen/düzenlenecek Sistem Kullanım ve Sistem İşletim fatura/faturalar tutarları ile ilgili tüm yükümlülüklerini Sistem Kullanım Anlaşması imzalanmasını beklemeksizin yerine getirmekten sorumludur. Alıcı, TEİAŞ/EDAŞ ile imzalanan Sistem Kullanım ve Bağlantı Anlaşmaları gereğince TEİAŞ/EDAŞ lehine teminat mektubu vermekle yükümlüdür. ...
16.11. Alıcı, EÜAŞ/İdare'nin talep edeceği her türlü bilgi ve belgeleri zamanında teslim
edeceğini kabul ve taahhüt eder.;
"Çalışanlara İlişkin Hükümler" başlıklı 17. maddesinde, "17.1 İhale konusu varlıklarda çalışan nakle tabi personel 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesi çerçevesinde diğer kamu kurum veya kuruluşlarına nakledileceklerdir.
İhale Konusu Varlıklar'da hizmet alımı yoluyla taşeron firma tarafından çalıştırılan hizmet alımı personeli, bu madde kapsamında değildir.
17.2. İdare ve diğer resmi kurumların iş ve işlemlerini takip edecek yeterli sayıda nakle tabi personel EÜAŞ tarafından ihale konusu varlıklarda görevlendirilir. Bu personelin belirtilen iş ve işlemleri yapması için alıcı tarafından her türlü kolaylık gösterilecektir.
17.3. Santral'in kullanımında olan lojmanlarda oturanlar, devir tarihinden itibaren en geç 4 (dört) ay içinde lojmanları boşaltacaklardır. Alıcı; lojmanlarda oturanların devir tarihinden sonra lojmanların boşaltılmasına kadar geçecek sürede kira, elektrik, su ve yakıt ihtiyacının karşılanmasına ilişkin şartlarda herhangi bir değişiklik yapılmayacağını kabul ve taahhüt eder.";
"Kamusal Denetim" başlıklı 18. maddesinde, "Alıcı, ihale konusu varlıkların faaliyetleri ile ilgili olarak İdare/EÜAŞ tarafından istenecek bilgi ve belgeleri (üretim, satış, personel, yatırım, kâr/zarar vs.) devir tarihinden itibaren 3 (üç) yıl süre ile 1 (bir) yıllık dönemler halinde İdare/EÜAŞ'a verecektir. Alıcı bu yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde her dönem için 150.000 (yüzellibin) TL ceza ödeyecektir. ..
Alıcı, EÜAŞ tarafından ihale konusu varlıkların faaliyetlerinin denetimi için gönderilecek personele her türlü evrakı incelemeleri, gerekli gördükleri zaman ilgili kişilerden bilgi ve belge almaları hususlarında yardımcı olacak, bu çalışmalar için kendilerine gerekli ortamı sağlayacaktır. İhale konusu varlıkların faaliyetleri ile ilgili olarak EÜAŞ personellerince düzenlenen inceleme raporlarına, raporda belirtilen süre içerisinde alıcı tarafından cevap verilecektir.
Ayrıca Sayıştay'ın İhale Konusu Varlıklar'ın kamuda geçen süresini denetlemek için yapacağı çalışmalara ilişkin denetim ile ilgili tüm giderler Alıcı tarafından ödenecektir.
Alıcı EPDK tarafından yapılacak denetimlerde de EPDK tarafından belirlenen yükümlülüklere riayet edecektir.";
"Diğer Hususlar" başlıklı 24. maddesinde, "... 24.2. İhale konusu varlıkların devrine izin verilip verilmemesi, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ile Rekabet Kurumunun 2013/2 sayılı “Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ”ine, 6446 sayılı Kanun'a, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'ne, Kurul kararlarına ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine tabidir.
24.3. Alıcı, Rekabet Kurulunun devir işlemine ilişkin koşul ve yükümlülükler getirmesi halinde İdare'den herhangi bir talepte bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder. ...
24.8. İhale Konusu Varlıklar ile ilgili olarak devir tarihinden önceki döneme ait her türlü iş, işlem ve faaliyetlere ilişkin olan hak, yükümlülük ve sorumluluk ilgisine göre EÜAŞ'a, devir tarihi ve sonraki döneme ilişkin olanlar ise Alıcı'ya ait olacaktır. ...
23.11. Devir tarihinden sonra Ruhsatların alıcıya geçmesi için yetkili makam ve merciler nezdinde yapılacak tüm işlemler Alıcı'nın sorumluluğundadır. ...
24.21. Alıcı, Ruhsatların İşletme hakkını EÜAŞ ve ilgili mercilerin yazılı izni olmadıkça devredemez.
24.22. Ruhsatların işletme hakkı süresi mücbir sebep halleri dahil hiçbir şekilde uzatılmayacaktır. Alıcı, İşletme hakkına konu olan taşınmazları işletme hakkı süresi sonunda EÜAŞ'a iade edecektir. ..."
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu'nca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nin 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca yürütülür." kuralı yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurulun görevlerinin sayıldığı metin yürürlükte kalmaya devam etmekte olup, 703 sayılı KHK'nin Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nin 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulunun (Kurul) görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanına veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceği kurala bağlanmıştır.
Nitekim, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'yle de, 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin tevdi edildiği makamın "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilerek, 4046 sayılı Kanunla Kurula verilmiş görev ve yetkilerin bizzat Cumhurbaşkanınca kullanılacağı açıklığa kavuşturulmuştur.
Bu durumda, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ve Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların, özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek ve satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek hususlarında görevli olan Kurulun bu görevleri de Cumhurbaşkanına devredildiğinden, 11/11/2021 tarih ve 4770 sayılı Cumhurbaşkanı kararında ve dolayısıyla dava konusu ihalede yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığı belirtilmiştir.
4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (a) bendi uyarınca, iktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmeleri mümkündür.
Davacı tarafından üyelerin çalışma hak ve hürriyetlerinin Anayasa'ya aykırı olarak ellerinden alınmakta ve alınmasına zemin hazırlanmakta olduğu, ihale ile üyelerinin iş akitlerinin feshedilmesi suretiyle sendikal hareketin yıpratılması ve etkisizleştirilmesinin amaçlandığı, istihdam açısından özelleştirmenin sonuçlarının tam bir yıkım olduğu, yapılmak istenenin özelleştirilecek kuruluşlardaki tüm sendikalı işçileri zaman içinde emekliliğe zorlamak ve bu suretle iş yerlerinin satışının sendikasızlaştırılmak suretiyle özel sektör açısından cazip hale getirilmesinden başka birşey olmadığı, vatandaşlar ve ülke ekonomisinin mağduriyetine sebebiyet verileceği, ihalede varlık satışı yapılması, muhammen bedelin belli olmayışı, pazarlık usulünün uygulanacak olması ve ihale bedelinin peşin değil 72 ay taksitle ödenecek olmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.
Diğer istemlerin yanı sıra 3291 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'na 3974 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile eklenen ek 1. maddede yer verilen, "Türkiye Elektrik Kurumunun mevcut veya yeniden yapılanma sonucu oluşacak teşebbüslerinin özelleştirilmesine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının önerisi ile Bakanlar Kurulunca; Kurumun mevcut veya yeniden yapılanma sonucu oluşacak müessese, bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimlerinin özelleştirilmesine ise yine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının önerisi ile Yüksek Planlama Kurulunca karar verilir. ... Bunların hisse ve varlıklarının satılmasına ilişkin işlemler 3291 sayılı Kanun hükümlerine göre Kamu Ortaklığı İdaresince yapılır." ile ek 4. maddede yer verilen, "Türkiye Elektrik Kurumunun mevcut veya yeniden yapılanma sonucu oluşacak teşebbüs, müessese, bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimlerinin özelleştirilmesinde, 3291 Sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
" şeklindeki düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesinin 09/12/1994 tarih ve E:1994/43, K:1994/42 sayılı kararıyla, "TEK'in, doğal servet ve kaynakları yerinde (mahallinde) kullanarak ya da onlardan yerinde yararlanarak elektrik üreten teşebbüs, müessese, bağlı ortaklık, işletme ve işletme birimlerinin özelleştirilmesinde Anayasa'nın 168. maddesinde öngörülen ilkelerin göz önünde bulundurulması zorunludur. 168. maddeye göre devletin olan doğal servetler ve kaynakların işletme hakkı gerçek veya tüzelkişilere ancak süreli olarak devredilebilir. TEK'in doğal servet ve kaynaklardan yararlanan üretim birimlerinin varlıklarının özelleştirilmesinde bunların yararlandıkları doğal servet ve kaynakların mülkiyetinin gerçek ve tüzel kişilere devri olanaksızdır.
TEK'in Yasa'da öngörüldüğü gibi satış yöntemiyle özelleştirilmesi durumunda mülkiyete bağlı işletme hakkı da süresiz olarak satın alanlara geçecektir. Buna karşılık elektriğin üretilmesinde yararlanılan doğal servet ya da kaynağın işletme hakkının devredilmediği, yalnızca santralların mülkiyetinin devredildiği ileri sürülebilirse de bu biçimde elektrik üreten TEK’in teşekkül, kuruluş, müessese, işletme ve işletme birimleri ile bunların elektrik üretiminde kullandıkları ve yararlandıkları doğal zenginlik ve kaynakların birbirinden ayrı düşünülmesi olanaksızdır.
TEK'in doğal zenginlik ve kaynaklardan yararlanarak elektrik üreten teşekkül ve birimlerinin özelleştirilmesinin, bunların yararlandıkları doğal zenginlik ve kaynakların işletme hakkının belli süreyle devri biçiminde olması zorunludur. Bunların işletme hakkının süresiz devri
biçiminde özelleştirilmeleri Anayasa'nın 168. maddesine aykırı düşer. ...
Bu nedenlerle ek 1. maddenin son fıkrası ile ek 4. maddeye göre TEK’in doğal zenginlik ve kaynaklardan yararlanarak elektrik üreten teşebbüs, teşekkül, kuruluş, müessese, bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimlerinin satışında bunların yararlandıkları doğal zenginlik ve kaynakların da işletme hakkının süresiz devredilmesine olanak verildiğinden Anayasa'nın 168. maddesine aykırıdır." gerekçesiyle ek 1. maddenin son fıkrası ile ek 4. maddenin iptallerine karar verilmiştir.
Mülga 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu hükümleri çerçevesinde, elektrik üretim tesislerinden hidroelektrik ve akarsu santralleri ile termik santrallerin ve Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ)'ye ait elektrik dağıtım bölgelerinin, mülkiyetin devri suretiyle özelleştirilmelerinin hukuken mümkün olup olmadığı hususunda düşülen duraksamanın giderilmesine ilişkin istem üzerine alınan Danıştay Birinci Dairesinin 05/03/2024 tarih ve E:2004/17, K:2004/24 sayılı kararıyla, "... 1. Hidroelektrik ve akarsu santrallerinin elektrik üretiminde yararlandıkları doğal zenginlik ve kaynaklardan ayrı düşünülmesi olanaksızdır. Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere Anayasanın 168. maddesi hükmüne göre devletin hüküm ve tasarrufu altında olan doğal servetler ve kaynakların mülkiyetlerinin devri söz konusu olamaz, ancak bunların işletme hakkı gerçek ve tüzelkişilere süreli olarak verilebilir. Bu nedenle doğal servet ve kaynaklardan olan sudan yararlanarak üretim yapan hidroelektrik ve akarsu santralleri doğal servet ve kaynaklardan ayrı düşünülemeyeceğinden bunların mülkiyetin devri yoluyla özelleştirilmelerinin mümkün olmadığı,
2\. Termik santrallerin enerji üretiminde kullandıkları doğal kaynaklardan olan madenlerin, Anayasanın 168. maddesine göre Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, bunların 3213 sayılı Maden Kanunu hükümlerine göre işletilebileceği, yine bu Kanun'un 4. maddesine göre de, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan madenlerin, içinde bulundukları arzın mülkiyetine tabi olmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda, madenler üzerinde hiçbir gerçek kişi, özel hukuk tüzel kişisi veya kamu tüzel kişisinin mülkiyet hakkının bulunması mümkün değildir. Bu nedenle, içinde bulunduğu arzın mülkiyetine tabi olmayan madenin, bu madeni kullanan termik santralin mülkiyetine dahil olduğunu kabul etmek olanaklı değildir. Başka bir deyimle termik santral ile kullandığı doğal kaynağın mülkiyetlerinin birbirleriyle ilgisi olmadığından, termik santrallerin doğal kaynaktan ayrı olarak mülkiyetin devri suretiyle özelleştirilmelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ...
Bu hükümlere göre, elektrik dağıtım hizmetinin götürüleceği bir alan olarak tanımlanan dağıtım bölgesinin ve bu bölgede yürütülen hizmetin mülkiyete konu olabilecek taşınır veya taşınmaz mal olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Kaldı ki malikin mülkiyet konusu şey üzerinde herhangi bir süre kısıtlaması olmadan her türlü tasarruf hakkı da bulunmaktadır. 4628 sayılı Kanun'un yukarıda açıklanan hükümleri uyarınca dağıtım bölgesinin belirlendiği lisansın dağıtım şirketine verilme süresinin bir defada en çok kırkdokuz yıl olması zorunluluğu nedeniyle lisansa bağlı olarak belirlenen dağıtım bölgesinin mülkiyete konu teşkil etmeyeceği, ancak, 4046 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca TEDAŞ'a ait dağıtım bölgelerinde işletme hakkının verilmesi suretiyle dağıtım hizmeti yapma hakkının özelleştirilmesinin mümkün olduğu" na karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu ihaleye mülkiyeti EÜAŞ ve/veya Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan İşletme'nin kullanımında olan taşınırlar, İşletme'nin kullanımında olan taşınmazlar, Santral, Santral tarafından kullanılan taşınmazlar ve tüm bunların üzerlerindeki yeraltı ve yerüstü düzenleri, binalar, tesis, makine ve teçhizat, cihazlar, taşıtlar, envanterinde kayıtlı tüm taşınırlar, demirbaşlar ile diğer tüm maddi ve maddi olmayan varlıkların "varlık satış" yöntemiyle; MAPEG tarafından 06/06/2045 tarihine kadar (16/06/2045 tarihi dahil) geçerli olmak üzere verilen ... no.lu Maden Ruhsatı ile 08/05/2033 tarihine kadar (08/05/2033 tarihi dahil) geçerli olmak üzere verilen ... no.lu Maden Ruhsatı ile bu Ruhsatların kapsadığı Maden Sahalarının 31/12/2059 tarihine kadar (2059 tarihi dahil) "işletme hakkının verilmesi" yöntemiyle çıkılmıştır.
Aktarılan Anayasa Mahkemesinin 09/12/1994 tarih ve E:1994/43, K:1994/42 sayılı kararına göre, doğal servet ve kaynakları yerinde (mahallinde) kullanarak ya da onlardan yerinde yararlanarak elektrik üreten teşebbüs, müessese, bağlı ortaklık, işletme ve işletme birimlerinin özelleştirilmesinde Anayasa'nın 168. maddesinde öngörülen ilkelerin göz önünde bulundurulmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda 168. maddeye göre devletin olan doğal servetler ve kaynakların işletme hakkının gerçek veya tüzel kişilere ancak süreli olarak devredilebileceği, üretim birimlerinin varlıklarının özelleştirilmesinde bunların yararlandıkları doğal servet ve kaynakların mülkiyetinin gerçek ve tüzel kişilere devrinin olanaksız olduğu, elektrik üreten teşekkül ve birimlerin özelleştirilmesinin, bunların yararlandıkları doğal zenginlik ve kaynakların işletme hakkının belli süreyle devri biçiminde olması gerektiği, nitekim Danıştay Birinci Dairesinin aktarılan kararında da, madenlerin içinde bulunduğu arzın mülkiyetine tabi olmadığı, termik santralin mülkiyetine dahil olduğunun kabul edilemeyeceği, termik santral ile kullandığı doğal kaynağın mülkiyetlerinin birbirleriyle ilgisi olmadığından, termik santrallerin doğal kaynaktan ayrı olarak mülkiyetin devri suretiyle özelleştirilemeyeceklerine işaret edildiği anlaşılmıştır.
Bu bağlamda, 4046 sayılı Kanun'un 18. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi uyarınca özelleştirme programına alınan kuruluşların maddede belirtilen yöntemlerden birinin veya birkaçının birlikte uygulanması suretiyle özelleştirilebileceği, bunlardan ikisinin satış ve işletme hakkının verilmesi yöntemi olduğu ve aktarılan Anayasa Mahkemesi ve Danıştay Birinci Dairesi kararlarına da uygun olarak uyuşmazlığa konu ihaleye İşletme'nin kullanımında olan taşınır ve taşınmazlar, Santral, Santral tarafından kullanılan taşınmazlar ve tüm bunların üzerlerindeki yeraltı ve yerüstü düzenleri, binalar, tesis, makine ve teçhizat, cihazlar, taşıtlar, envanterinde kayıtlı tüm taşınırlar, demirbaşlar ile diğer tüm maddi ve maddi olmayan varlıkların "varlık satışı"; ... no.lu Maden Ruhsatının süreli olarak 08/05/2033 tarihine kadar, ... no.lu Maden Ruhsatı ile bu Ruhsatların kapsadığı Maden Sahalarının 31/12/2059 tarihine kadar "işletme hakkının verilmesi" yöntemiyle çıkılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
İhale Şartnamesi'nin aktarılan 4. maddesinde ihalenin pazarlık usulüyle gerçekleştirileceği; 12. maddesinde teklif sahiplerinin tekliflerini Türk Lirası cinsinden verecekleri, ihale bedeli peşin veya vadeli olarak ödenebileceği, vadeli ödemenin, ihale bedelinin asgari %20 (yüzdeyirmi)'si sözleşmenin imza tarihinde peşin, ihale bedelinin vadeye bırakılan tutarı ise azami 12 (oniki) ayda bir ödeme yapmak kaydıyla en çok 72 (yetmişiki) ayda ve eşit taksitlerle, vadeye bırakılan tutar üzerinden ödeme tarihleri itibarıyla hesaplanacak vade farklarıyla birlikte ödeneceği; 17. maddesinde ihale konusu Santral ve İşletme'de çalışan nakle tabi personelin 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesi çerçevesinde diğer kamu kurum veya kuruluşlarına nakledileceği, hizmet alımı yoluyla taşeron firma tarafından çalıştırılan hizmet alımı personelinin, bu madde kapsamında olmadığı, idare ve diğer resmi kurumların iş ve işlemlerini takip edecek yeterli sayıda nakle tabi personelin EÜAŞ tarafından Santral ve İşletme'de görevlendirileceği, bu personelin belirtilen iş ve işlemleri yapması için alıcı tarafından her türlü kolaylığın gösterilmesi gerektiği, Santral'in kullanımında olan lojmanlarda oturanların, devir tarihinden itibaren en geç 4 ay içinde lojmanları boşaltacakları, alıcının lojmanlarda oturanların devir tarihinden sonra lojmanların boşaltılmasına kadar geçecek sürede kira, elektrik, su ve yakıt ihtiyacının karşılanmasına ilişkin şartlarda herhangi bir değişiklik yapılmayacağını kabul ve taahhüt ettiği yönünde düzenlemelere yer verilmiştir.
Bu kapsamda, davacı tarafından, ihalede muhammen bedelin belli olmadığı, ihalenin pazarlık usulüyle gerçekleştirilecek olması ve ihale bedelinin peşin değil 72 ay taksitle ödenecek olmasının hukuka aykırı olduğu, ihalede Sendika üyelerinin iş akitlerinin feshedilmesinin amaçlandığı iddia edilmiş ise de, aktarılan 4046 sayılı Kanun'un 18. maddesinin birinci fıkrasının (B) ve (C) bentleri uyarınca ihalenin pazarlık usulüyle gerçekleştirilebileceği, ihalede değer tespitinin (muhammen bedel) Değer Tespit Komisyonunca maddede belirtilen usule göre yapılacağı ve ihale bedelinin ödenmesi konusunda peşin veya vadeli ödeme seçeneklerinin belirlendiği ve 4046 sayılı Kanun'un getirdiği personel rejimine ilişkin kurallar doğrultusunda, çalışanların haklarının korunması hususunda İhale Şartnamesi'nde gereken önlemlerin alındığı dikkate alındığında, ihalede bu hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu durumda, aktarılan 6446 sayılı Kanun'un 18. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, EÜAŞ ve müessese, bağlı ortaklık, iştirak, İşletme ve İşletme birimleri ile varlıklarının özelleştirilebileceği, özelleştirme işlemlerinin, 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yürütüleceği, 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinde ise iktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının özelleştirilebileceği ve özelleştirme işlemlerine ilişkin usul ve esasların belirlendiği, dolayısıyla iktisadi devlet teşekkülü olan EÜAŞ tarafından işletilen söz konusu ... Termik Santrali'nin davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve EÜAŞ arasında yapılan gerekli yazışmalarla koordineli bir şekilde yürütülerek, aktarılan Danıştay Birinci Dairesinin E:2004/17, K:2024/24 ve E:2004/444, K:2004/409 sayılı istişari görüşleri çerçevesinde özelleştirme kapsam ve programına alındığı, Santral'in daha önce de 2000 yılında imzalanan sözleşme ile 2020 yılına kadar özel bir şirket tarafından işletildiği, davalı idarece belirtildiği üzere özelleştirmeler ile Devletin ekonomideki sınai ve ticari aktivitesinin sadece düzenleme ve denetim seviyesinde tutulması hedeflenirken, rekabete dayalı piyasa ekonomisinin oluşturulması, Devlet bütçesi üzerindeki finansman yükünün azaltılması, sermaye piyasasının geliştirilmesi ve atıl tasarrufların ekonomiye kazandırılması, bu yolla elde edilecek kaynakların alt yapı yatırımlarına yönlendirilmesinin mümkün olduğu, 6446 sayılı Kanun'un 1. maddesinde belirtilen hedeflerin rekabet ile sağlanacak olan etkinliğin sonuçları olması nedeniyle Kanun'un asıl amacının rekabetçi bir piyasa oluşturmak olduğu, elektrik üretim özelleştirmelerinin yapılmasının gereğinin 6446 sayılı Kanun'un 18. maddesinden kaynaklandığı, kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması, verimli şekilde iletilmesi ve yatırım ihtiyaçlarının özel sektör sermayesi ile karşılanarak arz güvenliğine katkı sağlanmasının amaçlandığı ve İhale Şartnamesi'nin aktarılan "Teklif Sahibi ve/veya Alıcının Taahhütleri" başlıklı 16. maddesi ile "Diğer Hususlar" başlıklı 24. maddesinde, alıcı tarafından ... Termik Santrali işletmesinin sürekliliğinin sağlanması adına gerekli işlemlerin yapılması için yükümlülüklerin de belirlendiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun kapsamında ... Termik Santrali, ... Linyit İşletmesi tarafından kullanılan taşınırlar, ... Termik Santrali ile ... Linyit İşletmesi tarafından kullanılan taşınmazlar, Elektrik Üretim A.Ş. adına kayıtlı bulunan ... ve ... numaralı maden Ruhsatları ve bu Ruhsatların kapsadığı maden sahalarının bir bütün halinde (... Termik Santrali) özelleştirilmesine ilişkin ihalenin 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesine, Kanun'da belirtilen ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama amaçları ile özelleştirme ilkelerine uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5\. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Anayasa'nın "Devletleştirme ve Özelleştirme" başlıklı 47. maddesinin ikinci fıkrasında, "Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan İşletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." düzenlemesi yürürlükten kaldırılmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un, Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevlerinin sayıldığı 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme yürürlükte bulunmaktadır.
Her ne kadar, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kurulların Görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin, bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin, Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin bizzat kimin tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmemiştir.
Nitekim, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesine dayanılarak hazırlanan 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkileri kullanacak makamın bizzat "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilmiştir. Görüleceği üzere, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname veya yasal bir düzenleme ile yetkili makam tespit edilmediğinden, Genelge'ye ekli 1 sayılı cetvelin üçüncü sırasında Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kullanacak Makamı gösteren ayrık bir düzenlemeye daha gerek duyulmuştur.
Öte yandan, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği makamın Cumhurbaşkanı olduğu 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne ekli 1 sayılı listenin üçüncü sırasında tespit edilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler arasındaki özelleştirme kapsam ve programına alma konusunda karar verecek makamın, Genelge hükümleri ile tespit edilmesi, normlar hiyerarşisine açıkça aykırıdır.
Yetki kuralları, idari kararların, Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı organ, makam ve kamu görevlileri tarafından alınmasını ifade etmektedir. "Görev ve yetki" kamu düzeninden olup, varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınması hususunda karar verecek makamın da alt düzenleyici işlem niteliğindeki Genelge ile değil, ancak üst hukuk normu niteliğindeki ve Anayasa'nın 47. maddesinin ikinci fıkrasının açık hükmü gereğince, kanun ile düzenlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler konusunda bizzat karar alacak makamın, üst hukuk normlarında belirlenmediği, 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelge'ye ekli 1 sayılı listenin üçüncü numarasında Genelge ile tespit edilmiş yetkiye dayalı şekilde işlem tesis edildiği dikkate alınarak dava konusu işlemin, yetki kuralları yönüyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. madde, 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla 703 sayılı KHK'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde "görülmekte olan işler"in, bu tarih itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin de "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 703 sayılı KHK yürürlüğe girdikten sonra tesis edilen 11/11/2021 tarihli kapsam ve programa alma işleminin 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden işler kapsamında olduğundan söz edilemez.
Nitekim, değinilen Geçici 29. maddedeki, "... veya yetkilendireceği makam ..." ibaresinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesinde açılan davada verilen 07/12/2023 tarih ve E:2018/117, K:2023/212 sayılı kararda Anayasa Mahkemesi de Geçici 29. maddeyi incelerken aynı yönde değerlendirme yapmıştır.
Bu itibarla, ... Termik Santrali ve Santralin kullanımında bulunan mülkiyeti EÜAŞ ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların, ... Linyit İşletmesinin kullanımında bulunan taşınırlar ile mülkiyeti EÜAŞ ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların, EÜAŞ adına kayıtlı ... ve ... numaralı maden Ruhsatları ve bu Ruhsatların kapsadığı maden sahalarının özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, Ruhsatların ve kapsadığı maden sahalarının İşletme hakkının verilmesi, diğerlerinin ise varlık satışı yöntemiyle özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlanmasına ilişkin 11/11/2021 tarih ve 4770 sayılı Cumhurbaşkanı kararı, 4046 sayılı Kanun'un Geçici 29. maddesi kapsamındaki görülmekte olan işler niteliğinde bulunmadığından, bu maddeye dayanılarak işlem tesis edilmesi hukuken mümkün değildir.
Kaldı ki, Geçici 29. maddeyle, sadece bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca "görümekte olan işlerin" Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağına ilişkin düzenlemeye gerek duyulmuş olması da, Özelleştirme Yüksek Kurulunun Geçici 8. madde kapsamında olmadığını göstermektedir.
Açıklanan nedenlerle, yetki yönünden hukuka aykırı olan 11/11/2021 tarih ve 4770 sayılı Cumhurbaşkanı kararına dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde de bu nedenle hukuka uygunluk bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.