Danıştay danistay 2024/2539 E. 2025/1591 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/2539
2025/1591
16 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/2539
Karar No:2025/1591
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 26/04/2024 tarihinde gerçekleştirilen Iğdır ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın satış ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği, menfaat ilişkisi koşulunun varlığı davanın esasının incelenebilmesi için aranan ön şartlardan biri olup sınırlarının her somut olaydaki hukuki duruma göre değişiklik gösterebildiği, her uyuşmalıktaki somut koşullara göre menfaat ilişkisinin idari yargı yerince belirlendiği, davacının murisi ...'nın ihaleye konu taşınmazı zilyetliğinde bulundurduğu ve ecrimisil ödediği, ilgili taşınmazın kendilerine satılması talebinin rezerv yapı alanı olarak Toplu Konut İdaresi Başkanlığına (TOKİ) devredildiği gerekçesiyle 22/04/2024 tarihinde Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı Iğdır İl Müdürlüğü tarafından reddedildiği, akabinde taşınmazın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığınca satışa çıkarıldığı, davacı tarafından anılan satış işleminin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı, ihaleye konu taşınmazla mülkiyet ilişkisi bulunmayan davacının dava konusu taşınmaza ilişkin hukuken korunabilir bir menfaat bağının olmadığı görüldüğünden, işin esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihaleye konu taşınmazın üç kuşaktır zilyedi oldukları, ecrimisil ödeyerek kullandıkları, taşınmazın rızaları olmadan milli emlak idaresinden TOKİ'ye bedelsiz olarak devredildiği, devir işleminin iptali istemiyle dava açıldığı, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kararda hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, kararın bozulmasını gerektirecek bir sebebin bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca, dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. İptal davaları ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak nitelendirilmiştir.
Aktarılan temel kurallara göre iptal davaları, fiil ehliyetine sahip her gerçek ve tüzel kişinin sahip olduğu dava açma ehliyetinin yanı sıra iptal davasının amacıyla ve idari yargının özelliğiyle belirlenmiş iptal davalarına özgü bir ehliyet gerektirmektedir.
2577 sayılı Kanun'da iptal davasının amacı yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden denetlenip, hukuka aykırı bulunmaları halinde davaya konu idari işlemlerin idari yargı organları tarafından tesis edildikleri tarihten itibaren hükümsüz hale getirilmesi ve böylece bireysel ve sübjektif çıkarların ötesinde kamu yararının korunmasına yönelik olarak idarenin hukuka uygun hareket etmesinin sağlanması şeklinde belirlenmiştir.
İptal davası, kamu yararının korunması amacı ve menfaat ilgisiyle çerçevelenerek, herkes tarafından açılabilen bir dava olan actio popularis türünde bir davadan daha dar ve fakat sadece hakkı ihlal edilenler tarafından açılabilen bir sübjektif davadan ise daha geniş bir objektif dava çerçevesine yerleştirilmiştir.
Yargı kararlarında "menfaat" kavramının davacı ile iptalini istediği idari işlem arasındaki bağı, ilgiyi ifade ettiği belirtilmekte ve idari işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel, kişisel ve ciddi bir bağlantı söz konusu ise, davacının davada menfaat bağının bulunduğu kabul edilmekte, bunun dışında davacının ayrıca subjektif bir hakkının ihlal edilmesi şartı aranmamaktadır.
Kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi, makul, maddi ve manevi bir bağlantısının bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır. Ayrıca, iptal davaları idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesine, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece idarenin hukuka bağlılığının ve bunun sonucunda hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine imkan sağladığından, idari yargıya özgü iptal davalarında menfaat koşulunun bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerekmektedir.
Menfaat ilgisinin varlığına yönelik kısıtlayıcı bir yaklaşım, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinin, "Herkes, davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı ile "Etkili başvuru hakkı" başlıklı 13. maddesinin, "Bu Sözleşme’de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahiptir." kuralını ihlal edecek ve Anayasa'nın idari işlemlere karşı yargı yolunu açan 125. maddesi ile "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesine de aykırılık teşkil edecektir.
Dosyanın incelenmesinden, Iğdır ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı tarla niteliğindeki 19.657,53 m² yüz ölçümlü Hazineye ait taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine 31/12/1993 tarihinde davacının murisi ...'nın üst soyu İsmail Ağırkaya adına tahsis kaydı konulduğu, İsmail, Turgan ve davacı ... şeklinde bir silsile izlendiği ve söz konusu taşınmazın zilyetliğine bu şekilde sahip olunduğu, dava dilekçesi ekinde ... sıra ve ... dosya numaralı 1994 yılına ait İsmail Ağırkaya adına düzenlenmiş 5 yıllık ecrimisil ihbarnamesi ile İsmail Ağırkaya'nın altsoyu ve davacının murisi ... adına düzenlenmiş 2019 yılına ait ecrimisil ihbarnamesinin sunulduğu, İsmail Ağırkaya tarafından 22/10/2004; ... tarafından 02/10/2009, 04/12/2013, 26/03/2014 tarihlerinde dava konusu taşınmazın doğrudan satın alınması istemiyle Milli Emlak Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu, davacının murislerinin ecrimisil ödedikleri ve doğrudan satış talebinde bulundukları dönemlerde Hazineye ait taşınmazların satışına yönelik mevzuatta gerekli koşulların mevcut olması halinde Hazineye ait taşınmazların zilyetlerinin mülkiyet hakkına sahip olmasını sağlayan düzenlemelerin mevcut olduğu; Iğdır Valiliğinin (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, dava konusu taşınmaz hakkında davacının murisi ... tarafından satın alma talebinde bulunulduğu ancak kendisine doğrudan satış yapılamadığı, ayrıca... tarih ve ... sayılı yazıyla bahse konu taşınmazın rezerv yapı alanı olarak TOKİ'ye devredildiğinin davacıya bildirildiği; söz konusu taşınmazın satışına ilişkin 26/04/2024 tarihli ihalenin gerçekleştirilmesi üzerine de anılan ihalenin iptali istemiyle 03/05/2024 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın mirasçılık silsilesiyle üç kuşaktır usulüne uygun olarak kullanıldığı, kullanım karşılığında ecrimisil ödendiği, murisleri tarafından doğrudan satış talebinde bulunulduğu ve davacının da ihaleye konu taşınmaza yönelik olarak mirasçılıktan ve Hazineye ait taşınmazların satışına ilişkin mevzuattan kaynaklanan mülkiyet iddiasının bulunduğu, taşınmazın hak sahibi olarak kendisine satılıp devredilmesi yerine TOKİ'ye bedelsiz olarak devredilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla devir işleminin iptali istemiyle dava açıldığı belirtilmektedir.
Bu durumda, davacı ile Iğdır ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin dava konusu 26/04/2024 tarihli ihale işlemi arasında 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi bağlamında meşru, güncel, kişisel ve ciddi bir menfaat ilgisinin bulunduğu, söz konusu ihalenin iptali istemiyle açılan davada, iptal davası açma ehliyetinin varlığı için davacı ile ihaleye konu taşınmaz arasında hak ihlalinden daha geniş kapsamlı bir bağı ifade eden menfaat ilgisi yeterli düzeyde ortaya konulmuş olmasına rağmen, İdare Mahkemesince davacı ile ihaleye konu taşınmaz arasında mülkiyet ilişkisi bulunması koşulunun aranmasının menfaat ilişkisine göre çok daha dar kapsamlı bir ilgi olan hak ihlali koşuluna bağlanması anlamına geleceği, bunun ise iptal davaları için 2577 sayılı Kanun'da aranılan menfaat koşulunun kanunda amaçlanmayan bir şekilde katı yorumlanarak mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz bir şekilde sınırlandıracağı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, ehliyet yönünden davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 16/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.