SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/3736 E. 2025/2335 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/3736

Karar No

2025/2335

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3736 E. , 2025/2335 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3736
Karar No:2025/2335

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Petrol Sanayi Ticaret A.Ş. (...) hakkında Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen idari para cezasının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin gereğinin yerine getirilmemesi üzerine banka hesaplarına uygulanan haciz işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının kanuni temsilcisi olduğu ... hakkında ... tarih ve ... sayılı (Mahkeme kararında, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun söz konusu idari para cezasının tahsili talebiyle davalı idareye gönderilen yazının tarih ve sayısına yer verilmiştir.) Kurul kararıyla verilen ve kesinleşen amme alacağının şirketten tahsil imkanı kalmadığından bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin davacının ikametgah adresinde tebliğ edilememesi üzerine ilanen tebliğ edildiği, yapılan tebligat sonrası amme alacağının tahsili amacıyla davacının muhtelif bankalarda bulunan hesaplarına haciz konulduğu, anılan hacizlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
Olayda, ...'e ilişkin 22/02/2011 tarih ve 7757 sayılı ... Gazetesinde yapılan ilanla davacının genel müdür yardımcısı olarak seçildiğine yer verildiği, davacının bu görevinden 05/05/2011 tarihli noter tasdikli istifaname ile istifa ettiği, %5 oranındaki şirket hisselerinin tamamının devredilmesine yönelik olarak 24/10/2011 tarihli noter tasdikli vekaletname ile yetki verildiği, 2012 yılına ilişkin çeşitli tarihlerde yayınlanan ... Gazetelerinin tetkikinden, davacının bu dönemde yönetim kurulu üyesi olmadığı gibi şirketi temsil yetkisinin de bulunmadığının görüldüğü;
Bu durumda, davacının 2012 yılında kendisinden amme alacağı tahsil edilmek istenilen anonim şirketin temsil yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olmadığı, dışarıdan da temsilci olarak atanmamış olması karşısında, davacının, ...'e ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla verilen idari para cezasından sorumlu tutularak bu borçların tahsili için banka hesaplarına uygulanan hacizlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen idari para cezasına ilişkin olarak ... adına ödeme emri düzenlendiği, kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği, ödeme emrine karşı dava açılmadığı ve süresinde ödeme de yapılmadığından, kamu alacağının tahsili amacıyla davacının banka hesaplarına haciz uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, hiç bir dönem ...'in yönetim kurulu üyesi ya da kanuni temsilcisi olmadığı, anonim şirketlerin yönetim kurulunca temsil edildiği, adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Bayilik lisansı sahibi ...'e ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla verilen idari para cezasının 6183 sayılı Kanun hükümleri gereğince tahsil edilmesi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (Kurum) ... tarih ve ... sayılı yazısıyla davalı idareden istenilmiştir.
Bunun üzerine ... adına ... tarih ve ... sayılı ödeme emri düzenlenmiştir.
Anılan şirkete yönelik yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan söz konusu borcun 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlenen ve 28/11/2016 tarihinde ilanen tebliğ edilen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine karşı dava açılmaması ve süresinde ödeme yapılmaması üzerine davacının banka hesaplarına konulan hacizlerin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesinin birinci fıkrasında, "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
", 54. maddesinin birinci fıkrasında, "Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. (...)"; 55. maddesinin birinci fıkrasında, "Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir 'ödeme emri' ile tebliğ olunur."; 58. maddesinin birinci fıkrasında, "Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. (...)" düzenlemeleri yer almıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Yönetim ve Temsil" başlıklı 365. maddesinde, "Anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Kanundaki istisnai hükümler saklıdır.", "Yönetimin Devri" başlıklı 367. maddesinde "Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir. Bu iç yönerge şirketin yönetimini düzenler; bunun için gerekli olan görevleri, tanımlar, yerlerini gösterir, özellikle kimin kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğunu belirler. Yönetim kurulu, istem üzerine pay sahiplerini ve korunmaya değer menfaatlerini ikna edici bir biçimde ortaya koyan alacaklıları, bu iç yönerge hakkında, yazılı olarak bilgilendirir. (2) Yönetim, devredilmediği takdirde, yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir.", "Özen ve Bağlılık Yükümlülüğü" başlıklı 369. maddesinde ise "Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde öngörülen sorumluluk hali kusursuz sorumluluktur. Yani mükerrer 35. madde kapsamında sorumlu tutulacak olan kanuni temsilci kusursuzluğunu ispatlayarak sorumluluktan kurtulamayacaktır. Kamu alacağının doğduğu ya da ödenmesi gerektiği zamanda kanuni temsilci olarak görev yapması, kanuni temsilcinin amme alacağından sorumlu tutulması için yeterlidir. Ancak bu madde kapsamında kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle asıl borçluya başvurulacak ve borcun asıl borçludan tahsil edilememiş ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması gerekecektir. Bu bakımdan 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi, kamu alacağını güvence altına alan, sorumluluğu genişleten bir yapıya sahiptir.
Kanuni temsilci, kamu alacağının doğmasına yol açan işlem veya fiilin nihai sorumluluğunu taşıyan kişi olup sahip olduğu imkan ve gücü kullanarak, alacağı doğuran işlem veya fiilin ortaya çıkmasını önleyebilecek veya doğan kamu alacağının ödenmesini temin edebilecek en etkin konumdaki kişidir. Bu nedenle, ticari şirketleri yöneten, şirketi temsilen iş ve işlemler yapan kanuni temsilcilerin şirketten tahsil imkanı bulunmayan kamu alacaklarından müteselsil sorumluluk esasına göre sorumlu tutulmaları gerekmektedir.Ancak fiil tarihinde görevde olmayıp daha sonra yöneticilik görevinde bulunan ve amme alacağı tahsil edilebilir aşamaya gelmeden kanunî temsilcilik görevinden ayrılan bir kanunî temsilciyi de sorumlu tutmak, kanunî temsilciye, kendisinden beklenemeyecek bir sorumluluk yüklemek anlamı taşımaktadır.
Öte yandan, Anayasa Mahkemesi'nin 19/03/2015 tarih ve E:2014/144, K:2015/29 sayılı kararında belirtildiği üzere, kanunî temsilcinin kanunda tanınan yetkiler çerçevesinde müdahale etme ve engelleme imkânına sahip olmadığı ve özellikle şirketin faaliyetleri üzerinde hâkimiyet kurmasının mümkün bulunmadığı bir dönemde gerçekleşen fiil ve eylemlerden doğan kamu alacaklarının ödenmemesinden sorumlu tutulması adalet ve hakkaniyet ile bağdaşmayacaktır. Dolayısıyla amme alacağı tahsil edilebilir aşamaya gelmeden kanunî temsilcilik görevinden ayrılan kişinin söz konusu alacağın ödenmesi konusunda müdahale şansının bulunmadığının kabulü gerekmektedir.
Bu halde, idari para cezasına konu fiil işlendikten sonra, fakat idari para cezasının tahsil edilebilir aşamaya gelmesinden önceki tarihte görevde bulunan kanuni temsilcilerin amme alacağının ödenmemesinden dolayı sorumluluğu bulunmamaktadır.
Dava dosyasının UYAP üzerinden Dairemizin E:2019/927 sayılı dosyasıyla birlikte incelenmesinden, dava konusu haciz işleminin dayanağı olan idari para cezasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının, ...'in 2008 yılı içerisinde ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının 4. maddesinin (a), (d) ve (ğ) bentlerinde yer alan yükümlülükleri yerine getirmediğinden bahisle tesis edildiği, anılan dosyada Dairemizin 26/03/2024 tarihli ara kararına cevaben Kurum'un 11/06/2024 tarihli yazısında, söz konusu Kurul kararında belirtilen eyleme ilişkin fiil tarihinin 31/12/2008 olarak kabul edildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
...'e ait ... Gazetesi ilanlarına bakıldığında, ... tarih ve ... sayılı ... Gazetesi'nde davacının genel müdür yardımcısı olarak 1 yıl süreyle şirketi her konuda münferiden temsile yetkili kılındığı hususunun ...ne tescil edildiği, davacının bu görevinden 05/05/2011 tarihli noter tasdikli istifaname ile istifa ettiği, %5 oranındaki şirket hisselerinin devredilmesine ilişkin 24/10/2011 tarihli noter tasdikli vekaletname ile yetki verdiği, genel müdür yardımcılığı görevinden istifa ettiği hususu ... Gazetesi'nde yayımlanmasa da bu tarihten sonra davacıya şirketi temsil ve ilzam yetkisi verildiğine dair tescil ve ilanın bulunmadığı görülmektedir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının 31/12/2008 tarihinde idari para cezasına konu fiil işlendikten sonra 22/02/2011 tarihinde genel müdür yardımcısı olarak şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, bununla birlikte söz konusu idari para cezasının tahsil edilebilir aşamaya gelmesinden önceki 05/05/2011 tarihinde genel müdür yardımcılığı görevinden istifa etmek suretiyle şirketi temsil yetkisinin sona erdiği anlaşıldığından, davacının uyuşmazlığa konu idari para cezasından kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutularak banka hesaplarına uygulanan hacizlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalının temyiz isteminin reddine,
2\. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3\. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4\. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5\. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim