SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/1977 E. 2025/2075 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/1977

Karar No

2025/2075

Karar Tarihi

22 Mayıs 2025

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1977 E. , 2025/2075 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1977
Karar No:2025/2075

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Demir ve Çelik A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İletim A.Ş. (...)
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Nisan 2003 - Aralık 2008 döneminde Sistem Kullanım Anlaşması'nda belirlenen maksimum enerji alış/veriş kapasitesinin aşıldığı tespit edildiğinden bahisle davacı şirket hakkında TEİAŞ tarafından düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ..., ..., ... sayılı sistem kullanım ceza faturalarının ödenmesi gerektiği ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile anılan faturalar kapsamında ödenen 1.329.622,90-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, 1.246.538,40-TL'nin ise 16/03/2011 tarihinden 19/10/2012 tarihine kadar işleyecek ticari avans faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığa konu dönemde yürürlükte olan Sistem Kullanım Anlaşması'nın 10. maddesine göre, anlaşma hükümlerinin ihlali halinde cezai şart uygulanmadan önce TEİAŞ'ın uyarıda bulunması gerektiğinin düzenlendiği anlaşıldığından, ihtar şartına riayet edilmeksizin davacıya cezai şart uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının ödemek durumunda kaldığı 1.329.622,90-TL'nin, 538.844,96 TL'lik kısmının 16/03/2011 tarihinden, 790.777,94-TL'lik kısmının 05/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, uyuşmazlık konusu sistem kullanım ceza faturalarına karşı adli yargıda dava açıldıktan sonra davalı idarece iade edilen 1.246.538,40-TL'nin faizsiz olarak ödenmesi nedeniyle, anılan tutarın 16/03/2011 tarihinden 19/10/2012 tarihine kadar işleyecek yasal faizinin ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; adli yargı yerlerinde açılan davalarda idari yargı yerinin görevli olduğuna karar verilmesi üzerine davacılar tarafından idari yargıda yeniden dava açılması halinde, davanın adli yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kesinleşmesinden itibaren 30 gün içinde açılıp açılmadığı yanında, ayrıca davanın adli yargıda da idari yargıda dava açma süresi içinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerekeceği, ceza faturalarının bildirimine ilişkin dava konusu işlemin davacı şirkete tebliğine ilişkin dosyada bir belge bulunmamakla birlikte, davacı şirket tarafından işlemin en geç ... Noterliği vasıtasıyla davalı idareye karşı düzenlenmiş olan 03/03/2011 tarihli ihtarnameyle öğrenildiğinin kabulü gerektiği dikkate alındığında, 03/03/2011 tarihini izleyen 60 gün içinde dava açılması gerekirken bu tarihten çok sonra ilk olarak 12/03/2012 tarihinde ... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığı anlaşıldığından, davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davanın açıldığı tarih itibarıyla görevli olan adli yargıda açılan davada görevsizlik kararı verildiği, idari yargıda açılan davada süreye bakılmaması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
TEİAŞ tarafından, davacı şirketin Nisan 2003 - Aralık 2008 arasındaki dönemde Sistem Kullanım Anlaşması'nda belirlenen maksimum enerji alış/veriş kapasitesinin aştığı tespit edildiğinden bahisle davacı şirket hakkında ... tarih ve ..., ..., ..., ... ve ... sayılı sistem kullanım ceza faturaları düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık konusu sistem kullanım ceza faturalarına karşı ilk kez 12/03/2012 tarihinde adli yargıda açılan davada, davanın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usul yönünden reddi yolundaki ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanarak kesinleşmesi üzerine, 12/11/2021 tarihinde bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu; "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür."; 9. maddesinin birinci fıkrasında, "Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." kurallarına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Adli yargı merciilerince bakılan davanın görev yönünden reddine karar verilmesi üzerine idari yargıda açılacak davanın süresinde olduğunun kabulü için, "idari yargıda açılacak davanın adli yargıda verilen kararın kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içerisinde açılması" ve "adli yargıda açılan davanın, idari yargıda süreye ilişkin belirlenen kurallara uygun olarak açılması" şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Temyize konu kararda, davanın ilk olarak adli yargı mercii önüne getirilmesi ve bu yapılırken de altmış günlük idari dava süresinin geçirilmiş olması nedeniyle, görev ret kararı üzerine idari yargı merciinde yeniden açılan dava, süre aşımı yönünden reddedilmiştir. Bir başka ifadeyle, davanın süresinde kabul edilmemesinin nedeni, uyuşmazlığın daha uzun dava açma süresi öngörülen görevsiz yargı yeri önüne, idari dava süresini aşarak taşınmasıdır.
Bu noktada irdelenmesi gereken husus, davanın doğru yargı yolunda açılmaması sonucu süre aşımı yönünden ret kararı verilmesinde, davacıya mahkemeye erişim hakkını engelleyecek şekilde bir sorumluluk yüklenerek aşırı katı bir yorumda bulunulup bulunulmadığıdır.
Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir. Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hâle getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilecektir (Anayasa Mahkemesi (AYM), Selin Mirkelam Başvurusu, B. No:2013/7472, 07/01/2016, § 41). Aynı şekilde, usul kurallarının, hukuki güvenliğin sağlanması ve yargılamanın düzgün bir şekilde yürütülmesi sonucu adaletin tecelli etmesine hizmet etmek yerine, kişilerin davalarının yetkili bir mahkeme tarafından görülmesi bakımından bir çeşit engel hâline gelmesi durumunda da mahkemeye erişim hakkı ihlal edilmiş olacaktır (AYM, Saniye Çolakoğlu Başvurusu, B. No:2014/5702, 12/07/2016, § 25).
De Geouffre de la Pradelle/Fransa kararında vurgulandığı üzere, idarenin işlem veya eylemlerinden etkilenenler, idarenin korumakla görevli olduğu kamusal gereksinimler ile kendi bireysel menfaatleri arasında âdil bir denge kuran tutarlı bir sisteme sahip olmayı bekleme hakkına sahiptir (AİHM Kararı, De Geouffre de la Pradelle/Fransa, B.No: 12964/87, Karar tarihi: 16/12/1992, §34).
Davacı gibi mahkemeler de, idari işlem ve eylemlerin sınıflandırılmasına ilişkin yargısal içtihatlar bulunmasına rağmen pozitif hukukun aşırı karmaşıklığı karşısında tereddüde düşebilirler. Nitekim AİHM, De Geouffre de la Pradelle/Fransa kararında, dava açma süresinin aşıldığından bahisle süre yönünden ret kararının davanın açıldığı tarihten iki yıl altı ay sonra verilmesini konuya ilişkin hukuki süreçlerin karmaşıklığına kanıt olarak değerlendirmiş ve bu karmaşıklığın yargıya başvuru süresinin nasıl hesaplanacağını da karmaşık hale getireceği sonucuna ulaşmıştır (De Geouffre de la Pradelle/Fransa, §33).
Dava açma sürelerini düzenleyen, son derece karışık ve dağınık olan bir mevzuatın aşırı şekilci (katı) yorumu mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir. Özellikle başvuru mercii ve süresi gösterilmeyen işlemlerle ilgili davalarda mahkemelerin usul kurallarını yorumlarken mahkemeye erişim hakkını aşırı sınırlandıracak şekilde katı yorumdan kaçınmaları gerekir (AYM, Mohammed Aynosah Başvurusu, B. No: 2013/8896, 23/2/2016, § 40).
Aktarılan yargısal içtihatlarla davaya konu uyuşmalıktaki maddi vakıalar birlikte değerlendirildiğinde;
-Benzer bir davada Uyuşmazlık Mahkemesini... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla idari yargının görevli olduğu sonucuna varılmasının ve anılan kararda "Evvelce konu bir başka dosya münasebetiyle Mahkememiz gündemine gelmiş olup,... tarih ve E:..., K:... sayılı kararımızla adli yargı yeri görevli kılınmış olmakla beraber; elde edilen yeni bilgi ve belgeler uyarınca konunun yeniden değerlendirme yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır." değerlendirmesine yer verilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesince anılan karar ile içtihat değişikliğine gidilmiş olmasının hukuk sürecinin aşırı karmaşıklığına kanıt oluşturduğu, bu karmaşıklığın yargıya başvuru süresinin nasıl hesaplanacağını da karmaşık hale getirdiği açıktır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin benzer davada idari yargının görevli olduğuna ilişkin ... tarih ve E:..., K...sayılı kararının 17/06/2014 tarih ve 29033 Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı ve bu tarihten daha önceki bir süreçte davacı tarafından adli yargıda davanın 12/03/2012 tarihinde açıldığı hususu dikkate alındığında; Bölge İdare Mahkemesinin davacının ceza faturalarına yönelik ihtarnamenin düzenlenme tarihi olan 03/03/2011 dava konusu işlemin öğrenildiği kabulünden hareketle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde yer alan kural gereğince 03/03/2011 tarihini izleyen 60 gün içinde dava açılması gerekirken bu tarihten çok sonra ilk olarak 12/11/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı yönündeki gerekçesinin, mahkemeye erişim hakkına ilişkin yargısal içtihatlar bağlamında aşırı katı ve şekilci olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, usul hükümlerinin aşırı katı ve şekilci yorumlanması suretiyle mahkemeye erişim hakkının ve buna bağlı olarak adil yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet veren, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2\. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim