SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/86

Karar No

2025/3496

Karar Tarihi

12 Kasım 2025

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/86 E. , 2025/3496 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/86
Karar No:2025/3496

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Birliği
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu arasında imzalanan "Plazma Ürünlerinin Temin ve Kullanımına İlişkin Protokol" kapsamında yer verilen sağlık ürünlerine ilişkin iş ve işlemlere yönelik uygulamalar ile ... İlaç Sanayi A.Ş.'ye ayrıcalık yaratılmak suretiyle rekabet mevzuatına aykırı davranıldığından bahisle mağduriyetin giderilmesi ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un "İhlale Son Verme" başlıklı 9. maddesi uyarınca ciddi ve telafi olunamayacak zararların ortaya çıkma ihtimali bulunduğu iddiasıyla geçici tedbir alınması istemiyle yapılan başvurunun Kanun kapsamında inceleme olanağı bulunmadığından bahisle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca reddine dair ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukuki işlem ve davranışların, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemlerin 4054 sayılı Kanun kapsamında olduğu, buna göre Rekabet Kurulunca anılan Kanun kapsamında bir değerlendirme yapılabilmesi için teşebbüse ilişkin bir durum olması gerektiği, aynı Kanunun 3. maddesinde ise teşebbüsün; piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzelkişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler olarak tanımlandığı dikkate alındığında, Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türk Kızılayı arasında 2015 yılında imzalanan "Plazma Ürünleri Elde Edilmesi Projesi Protokolü" dayanak alınarak Sosyal Güvenlik Kurumu ile ... İlaç Sanayi A.Ş. arasında imzalanan sözleşme uyarınca firmanın kan ürünlerinin tek dağıtıcısı olarak yetkilendirilmesi nedeniyle davalı idareye başvuruda bulunulmuşsa da, söz konusu yetkilendirmenin Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu tasarrufu ile gerçekleştirildiği, adı geçen kamu kurumları arasındaki söz konusu protokolün teşebbüs faaliyeti olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun kapsamında davalı idarece değerlendirilmesi gereken bir husus bulunmadığı anlaşıldığından, davacı tarafından yapılan mezkur başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararında gerekçeye yer verilmediği, Sosyal Güvenlik Kurumu ve ... İlaç Sanayi A.Ş. arasındaki anlaşmanın, piyasasındaki diğer katılımcılara piyasa koşullarında kan ürünlerinin satışını engellediği, bu durumun 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesindeki hakim durumunu kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, 4054 sayılı Kanun'un yasakladığı faaliyetlerle ilgili yapılan re'sen veya bir şikayet üzerine Kanunun 40. maddesi kapsamında önaraştırma başlatılması gerektiği, eylemin kanun kapsamında olmadığının belirlendiği ahvalde soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı, taraflarına tebliğ edilmeyen Kurul kararının Mahkemeye de sunulmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usul ve yasaya uygun mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi kararının, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Davacı tarafından temyiz dilekçesinde, Rekabet Kurulu kararının kendilerine tebliğ edilmediği gibi mahkemeye de sunulmadığının ileri sürüldüğü, aynı iddianın yargılamanın farklı aşamalarında tekrar edildiği görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu Kurul kararının, davacıya Rekabet Kurumu III. Denetim ve Uygulama Dairesi Başkanlığının ... tarihli ve ... sayılı yazısı ile bildirildiği, anılan yazıda başvurunun 4054 sayılı Kanun kapsamında incelenmesi olanağı bulunmadığından reddedildiğinin açıkça belirtildiği, ancak yazı ekinde Kurul kararına yer verilmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan, davalı idarece savunma dilekçesi ekinde Mahkemeye sunulan işlem dosyası içinde dava konusu Kurul kararının bulunduğu, bu durumun davacıya tebliğ edilen savunma dilekçesinde de “Ek-1 İşlem Dosyası” olarak belirtildiği görülmektedir. Her ne kadar dava konusu Kurul kararı doğrudan davacıya tebliğ edilmemiş olsa da, kararın işlem dosyası ile birlikte Mahkemeye sunulmuş olduğu, davacı tarafından işlem dosyasının her zaman incelenebileceği, buna karşın yargılamanın herhangi bir aşamasında dosya inceleme talebinde bulunulmadığı gibi bu imkanın engellendiğine dair bir iddiaya da yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, başvurunun 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca “kanun kapsamında inceleme olanağı bulunmadığından” reddedildiği, savunma dilekçesinde işlemin gerekçesinin açıklandığı, davacının da buna karşı iddialarını yargılamanın her safhasında ileri sürebildiği hususları da dikkate alındığında, yargılamanın esasına etkili bir usul hatası oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, temyizen incelenen kararın davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay'ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idare adına sunulan birinci savunmanın Kurum avukatlarından Av. ... ve Hukuk Müşaviri sıfatıyla dosyayı takip eden ... tarafından sunulduğu, bununla birlikte İdare Mahkemesince yapılan duruşmaya Hukuk Müşaviri sıfatıyla dosyayı takip eden ...'in katıldığı, İdare Mahkemesi kararında davalı idare lehine duruşmalı işler için belirlenen 3.110,00-TL vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakta olup, duruşmada hukuk müşaviri ile temsil edilen davalı idare lehine duruşmalı işler için belirlenen vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Davalı Rekabet Kurumu'nun 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde belirtilen kamu idarelerinden olmadığı, (III) sayılı cetvelde yer alan idarelerden olduğu anlaşıldığından, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de yer alan "idare" tanımı göz önünde bulundurulduğunda, Rekabet Kurumu anılan Kararname kapsamında olmadığından, duruşmada hukuk müşaviri tarafından temsil edilen davalı idare lehine vekalet ücreti olarak yine de savunma dilekçesinin avukat olan vekil tarafından sunulduğu göz önüne alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin duruşmasız işler için öngörülen miktarına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davalı idare lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin duruşmasız işler için öngörülen miktarına hükmedilmesi gerektiğinden ve davacı aleyhine duruşmalı işler için öngörülen vekalet ücretine hükmedilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmadığından, bu hususun Bölge İdare Mahkemesince düzeltilmemiş olmasında hukuki isabet görülmemiştir. Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmemektedir.
Bu itibarla, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "istinaf başvurusunun reddine" ibaresinin, "istinaf başvurusunun reddine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan 'yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca yargılamanın duruşmalı olarak yapıldığı gözetilerek belirlenen 3.110,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine' ibaresinin 'Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine' şeklinde düzeltilmesine" ibaresi eklenerek düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin reddine,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan, "istinaf başvurusunun reddine" ibaresinin, "istinaf başvurusunun reddine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan 'yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca yargılamanın duruşmalı olarak yapıldığı gözetilerek belirlenen 3.110,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine' ibaresinin 'Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine' şeklinde düzeltilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4\. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5\. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim