Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/4661
2025/2835
25 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4661
Karar No : 2025/2835
DAVACI : ... Enerji Üretim A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... A.Ş. (...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
18/03/2022 tarih ve 31782 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kaynak Bazında Destekleme Bedelinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar'ın (Usul ve Esaslar), Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) 29/09/2022 tarih ve 11269 sayılı kararıyla kabul edilerek 30/09/2022 tarih ve 31969 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kaynak Bazında Destekleme Bedelinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esaslar'ın 1. maddesiyle değişik 7. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "(nihaî tüketiciye kadar)" ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Usul ve Esaslar'ın hukuk devleti, hukuki öngörülebilirlik, hukuki güvenlik ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu, mülkiyet hakkına, çalışma ve sözleşme hürriyetine müdahalede bulunulduğu, kaynak bazında destekleme bedeli uygulaması kapsamında tanınacak muafiyete ilişkin esaslarda farklı zamanlarda çeşitli değişiklik yapılmasının hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu, davalı idarece takdir yetkisinin kötüye kullanılarak, muafiyet şartlarında değişiklik yapılmasının hukuka aykırı olduğu, Türk hukukunda borçların nispiliği ilkesinin esas olduğu, şirketlerince üretilip ikili anlaşmayla satılan elektriğin mülkiyetinin el değiştirdiği, sonrasında bu elektrik enerjisinin üçüncü kişilere satıldığı, buna ilişkin sözleşmelerden şirketlerinin haberdar olmasının beklenmesinin mümkün olmadığı, şirketlerinin tarafı olmadığı ve üçüncü kişilerce imzalanan sözleşmelerin sabit fiyatla nihai tüketicelere ulaşmaması nedeniyle şirketlerine uygulama kapsamında muafiyet tanınmamasının hukuka aykırı olduğu, bu durumun şirketlerini doğrudan etkilediği, yalnızca nihai tüketiciye doğrudan satış yapan üreticilerin muafiyet uygulaması kapsamına alındığı, dava konusu düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, söz konusu düzenleme nedeniyle şirketlerinin zarar uğradığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak ise sürdürülebilir bir sistem için doğal gaz ve kömür gibi yüksek maliyetli santrallerin varlığının önemli olduğu, son dönemde yaşanan ekonomik gelişmeler çerçevesinde, 08/03/2022 tarih ve 31772 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. maddesinde düzenleme yapıldığı, bu kapsamda, üretim maliyetlerinin, piyasada oluşan fiyatlardan yüksek olan santrallerin üretime katkı yapmalarının sağlanarak, arz güvenliğinin güvence altına alınması ve/veya tüketicilerin desteklenmesi amacıyla bir düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulduğu, Kanun'un vermiş olduğu yetki çerçevesinde, "Kaynak Bazında Destekleme Bedelinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı" hazırlanarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının görüşünün alınması üzerine 17/03/2022 tarih ve 10866 sayılı Kurul kararının 18/03/2022 tarih ve 31782 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01/04/2022 tarihinde yürürlüğe girdiği, 29/03/2022 tarih ve 10887 sayılı Kurul kararıyla, Usul ve Esaslar'da değişiklik yapılarak 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin on birinci fıkrasının Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği 08/03/2022 tarihinden sonra yapılmış olan ikili anlaşmalara ilişkin düzenleme yapıldığı, kaynak bazında destekleme bedeli uygulamasının 6 (altı) aylık yürürlük süresinin 30/09/2022 tarihinde sona ermesinden önce Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı yazısında, Usul ve Esaslar'ın uygulanmasına ilişkin koşulların devam ettiğinin değerlendirildiğinin ve Usul ve Esaslar kapsamında işlem tesis edilmesinde fayda mülahaza edildiğinin belirtildiği, öte yandan Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı yazısında, Usul ve Esaslar'da yapılması planlanan değişikliklerden teminata ilişkin hususların Bakanlık tarafından uygun olduğunun değerlendirildiğinin ve sabit fiyat ile elektrik enerjisi fiyatları değişikliğinden korunmaya çalışarak, ikili anlaşma yapan tüketicilerin korunması için getirilen muafiyete ilişkin kuralın detaylandırılarak açıklanmasının uygun olacağının değerlendirildiğinin belirtilmesi üzerine 29/09/2022 tarih ve 11270 sayılı Kurul kararıyla kaynak bazında destekleme bedeli uygulamasının 01/10/2022 ila 31/03/2023 tarihleri arasında devam etmesine karar verildiği, ayrıca ikinci uygulama dönemi başlangıç değeri olarak belirlenen kaynak bazındaki azami uzlaştırma fiyatlarının tespit edildiği, 11274 sayılı Kurul kararıyla, azami uzlaştırma fiyatlarının güncellenmesine ilişkin formülün belirlendiği, 29/09/2022 tarih ve 11269 sayılı Kurul kararının 1. maddesiyle, Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinde yapılan değişiklik ile tüketicilerin yüksek elektrik enerjisi maliyetlerinden korunabilmesi için getirilen muafiyete yönelik kuralın detaylandırıldığı, uygulamaya yönelik yeni bir kural ihdas edilmediği, 11269 sayılı Kurul kararının 2. maddesiyle, Usul ve Esaslar'ın 8. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yapılan değişiklik ile destekleme bedeli kapsamında piyasa katılımcılarından talep edilecek teminatın hesaplanmasına ilişkin formülün ve bu formülde yer alan ifadelerin yeniden belirlendiği, yapılan değişiklik ile piyasa katılımcılarının teminat yükümlülüğünün azaltılmasının sağlandığı, dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN SAVUNMASI :
Elektriğin tüketicilere sürekli ve düşük maliyetli sunulmasının 6446 sayılı Kanun'un amaçları arasında sayıldığı, bu nedenle arz güvenliğinin ve/veya tüketicilerin yüksek fiyat artışlarından korunmasını sağlamak için 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesine on birinci fıkranın eklendiği, söz konusu kuralın Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna verdiği yetkiye dayanılarak dava konusu Kurul kararının ihdas edildiği, şirketlerinin Usul ve Esaslar'da yer alan düzenlemeleri uygulamakla yükümlü olduğu, Usul ve Esaslar ile amaçlananın arz güvenliğinin sağlanması için maliyeti yüksek üretim tesislerinin desteklenmesi ve elektrik fiyatlarının yükselişinden tüketicilerin korunması olduğu, Usul ve Esaslar'ın 7. ve Geçici 1. maddeleri uyarınca, piyasa katılımcılarının kaynak bazında destekleme bedeli uygulamasından muaf tutulabilmesi için ikili anlaşma kapsamında satılan elektrik enerjisinin, sabit fiyatla nihai tüketicilere ulaşması gerektiği, dava konusu Kurul kararıyla yapılan değişiklik ile uygulamada yaşanan tereddütlerin giderildiği, azami uzlaştırma fiyatının enerji piyasalarında teklif verebilmek için konulmuş bir fiyat sınırı olmadığı, dava konusu düzenlemelerin 6446 sayılı Kanun'un amacına uygun olarak faaliyetlerin yürütülebilmesi için zorunlu olarak yerine getirilen bir regülasyon işlevinin sonucu olduğu, kaynak bazında destekleme uygulaması kapsamında elde edilen tutarların %98'inin nihai tüketicileri korumak amacıyla görevli tedarik şirketlerine, %2'sinin ise yüksek maliyetli santrallere aktarıldığı, bu sayede arz güvenliğinin sağlandığı ve nihai tüketicilerin fiyat artışlarından korunduğu, dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ :
Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ :
Dava; 18/03/2022 tarih ve 31782 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Kaynak Bazında Destekleme Bedelinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar"ın (Usul ve Esaslar), Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) 29/09/2022 tarih ve 11269 sayılı kararıyla kabul edilerek 30/09/2022 tarih ve 31969 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kaynak Bazında Destekleme Bedelinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esaslar'ın 1. maddesiyle değişik 7. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "(nihaî tüketiciye kadar)" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'ya aykırılık iddiasında bulunulan, 6446 sayılı Kanun'un "Tarifeler ve tüketicilerin desteklenmesi" başlıklı 17. maddesine 7381 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen (11) numaralı fıkrasında; ulusal veya uluslararası piyasalarda elektrik enerjisi üretimine girdi olan emtia fiyatlarının ve/veya kaynak maliyetleri arasındaki farkların makul olmayan artışları nedenleriyle, arz güvenliğinin ve/veya tüketicilerin korunması amacıyla elektrik enerjisinin üretim maliyetleri dikkate alınarak, her seferinde altı ayı geçmemek üzere, Kurum tarafından kaynak bazında tüketiciyi ve/veya maliyeti yüksek üretimi destekleme bedeli belirlenebileceği öngörülmüştür. Ancak devam eden cümlede "Bu bedel, üretim maliyeti düşük üreticiden karşılanarak arz güvenliğinin, maliyeti yüksek üretimin ve/veya tüketicilerin desteklenmesi amacıyla kullanılır." denilmek suretiyle söz konusu destekleme bedelinin tüm yükü üretim maliyeti düşük üreticilerin üzerine bırakılmıştır. Ayrıca anılan düzenlemede "ve/veya" ifadesi geçtiği ve Kurula tüketiciler hariç yalnızca maliyeti yüksek üretimi destekleme amacıyla bedel belirleme yetkisi de verildiği dikkate alındığında, üretim maliyeti düşük üreticiler, yüksek maliyetli üreticilere destekleme bedeli ödemek suretiyle bu üretici grubunun piyasada elektrik fiyatları nedeniyle oluşan zararlarını karşılamak zorunda kalacaktır.
Anayasa'nın 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir. Buna göre Anayasa'nın 48. maddesinde çerçevesi belirlenen teşebbüs hürriyetine sınırlama getiren kanuni düzenlemelerin Anayasa'da öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerekir.
Destekleme bedelinin üretim maliyeti düşük üreticiden karşılanmasını öngören yasa kuralı ile, düşük maliyetli elektrik üreticileri adeta cezalandırılmış ve yüksek maliyetli üreticileri fonlamak zorunda bırakılmışlardır. Elektrik piyasasının işleyişi sırasında emtia fiyatlarının ya da kaynak fiyatlarının artmasında, düşük maliyetli üreticilerin en küçük bir etkisi olmadığı halde fiyat artışının bedeli bu üretici grubuna yüklenmiştir. Düşük maliyetli üreticileri, kendilerinden kaynaklanmayan piyasa olumsuzluklarını üstlenmek zorunda bırakmak, bedel ödetmek eşitlik ilkesine ve ölçülülük ilkesine aykırıdır. Devletin yüksek maliyetli üreticilerin olağanüstü dönemlerde oluşan bu şekildeki kayıplarını, sübvanse ederek, vergi avantajı sağlayarak, benzer mali ve finans yöntemleri kullanmak suretiyle geçici olarak karşılaması mümkün iken, bütün yükü düşük maliyetli üreticilerin üzerine bırakmasını adalet ve hakkaniyet ile izah etmek güçtür.
Nitekim, 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin yedinci fıkrasında, "Belirli bölgelere veya belirli amaçlara yönelik olarak tüketicilerin desteklenmesi amacıyla sübvansiyon yapılması gerektiğinde, sübvansiyon fiyatlara müdahale edilmeksizin yapılır. Sübvansiyonun tutarı ile usul ve easları Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenir ve ilgili kurumun bütçesinden ödenir." kuralı yer almıştır. Buna karşılık, 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin on birinci fıkrasında yapılan düzenleme ile ekonomik alanda alınması gereken tedbirler açısından Devlet özne olmaktan çıkarılarak mali yükümlülük tamamen yerli kaynağa dayalı üreticilere yüklenmiştir.
İthalat nedeniyle üretim maliyeti yüksek olan üreticilerin, maliyetlerini karşılamak için piyasaya teklif ettikleri fiyatı artırmaktan başka bir seçeneği olmadığı düşünüldüğünde, piyasa fiyatlarının artmasında üretim maliyeti yüksek üreticilerin etkisi yadsınamaz bir gerçektir. Piyasa fiyatlarının yükseldiği dönemlerde üretim maliyeti düşük olan üreticilerin, üretim maliyeti yüksek olan üreticilere göre daha fazla kar elde edeceği söylenebilir. Fakat karlılığı yüksek diye düşük maliyetli üreticileri yüksek maliyetli üreticilere destekleme bedeli ödemek zorunda bırakmak, bu bedelin ekonomik bir değeri ifade ettiği düşünüldüğünde mülkiyet hakkına orantısız bir müdahaledir. Çünkü elektrik piyasasında kaynak bazında yatırım tercihlerini her teşebbüs serbestçe yapmaktadır. Dolayısıyla her bir üretim tesisi gerek yatırım gerekse üretim açısından birbirinden farklı maliyetler ile işletilmektedir. Hiçbir teşebbüs kendisinin serbestçe yaptığı yatırım tercihinin ve üretiminin ekonomik maliyetini bir başka teşebbüsün üstüne yükleyemez. Her bir teşebbüs yatırım tercihinin ve üretiminin doğurduğu ekonomik maliyetin sonuçlarına kendisi katlanacaktır ya da Devlet piyasa düzeninin bozulmaması için bu maliyetin etkisini azaltan destekleyici tedbirler alacaktır. Ancak, Devletin bir teşebbüsün mali durumundaki bozulmayı önlemek ve azaltmak için alacağı tedbirler, diğer teşebbüslere destekleme bedeli adı altında bir maliyet yüklemek suretiyle olamaz.
Bu nedenlerle, 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesine 7381 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen (11) numaralı fıkrada yer alan, "Bu bedel, üretim maliyeti düşük üreticiden karşılanarak arz güvenliğinin, maliyeti yüksek üretimin ve/veya tüketicilerin desteklenmesi amacıyla kullanılır." kuralının, Anayasa'nın 10, 13, 35, 48 ve 167. maddelerine aykırı olduğu için, iptal edilmesi amacıyla Anayasa Mahkemesine başvurulması gerekmektedir. Kaldı ki, üretim maliyeti düşük üreticilerin destekleme bedeli ödemek zorunda bırakılması yönünden Anayasa'ya aykırılık bulunmadığı kabul edilse dahi, üretim tesislerinin yatırım maliyetinin geri dönüş süresi göz ardı edilerek, bu maliyetin toplam maliyete olan etkisi hesaplamaya dahil edilmeyerek yalnızca "üretim maliyetlerinin" temel kıstas belirlenmesi de ölçülülük ilkesine aykırıdır. Anılan düzenlemede, yatırım maliyetinin geri dönüş süresi ve bunun her bir üretici açısından teklif ettikleri fiyata ve piyasa fiyatına olan etkisi tamamen dışlanmıştır. Böyle bir maliyet hesabının piyasa gerçekleriyle bağdaştığını söylemek mümkün değildir. Üretim maliyetleri kıstas alınarak azami uzlaştırma fiyatı belirleneceğinden, üretim maliyeti düşük olan üreticiler, toplam maliyeti üzerinden azami uzlaştırma fiyatı hesaplanmadığı için daha fazla destekleme bedeli ödemek zorunda kalacaktır. Dolayısıyla anılan (11) numaralı fıkranın birinci cümlesindeki "üretim maliyetleri" ibaresinde geçen "üretim" kelimesi de tek başına ölçülülük ilkesini ihlal ettiğinden Anayasa'ya aykırı olup, belirtilen cümlenin tümünün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği düşünülmektedir.
Mevcut yasal düzenlemeler doğrultusunda dava konusu edilen Kurul kararı ile Usul ve Esaslar'da yapılan değişiklik incelendiğinde;
6446 sayılı Kanun'un "Tarifeler ve tüketicilerin desteklenmesi" başlıklı 17. maddesine 7381 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen (11) numaralı fıkrada yer alan düzenlemenin "üretim maliyetlerini" kıstas aldığı, ancak Kaynak Bazında Destekleme Bedelinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar'da azami uzlaştırma fiyatı için belirleyici olarak kabul edilen kaynak bazındaki üretim maliyetinin nasıl hesaplanacağına dair bir düzenleme yapılmadığı, bunun yerine Usul ve Esaslar'ın 4. maddesiyle kaynak türleri için elektrik enerjisi üretimindeki maliyetlerin Kurul tarafından belirleneceğinin ifade edildiği, böylece Kurul tarafından üretim maliyetlerinin hesaplanması ve belirlenmesi noktasında Bakanlığın görüşüne başvurulmadığı ve Bakanlığın devre dışı bırakıldığı, oysa düşük maliyetli üreticilerin yüksek maliyetli üreticilere destekleme bedeli ödemesini öngören bir sistem düzenlendiğine ve bunun için temel alınan kıstas "üretim maliyetleri" olduğuna göre, Bakanlık görüşü alınarak çıkarılan Usul ve Esaslar'da kaynak türleri itibarıyla üretim maliyetinin nasıl hesaplanacağının, hangi maliyet bileşenlerinin kullanıldığının objektif, nesnel ve somut olarak düzenlenmesi gerektiği, Usul ve Esaslar'da böyle bir düzenleme yapılmamasının öngörülebilirlik ve hukuki belirlilik ilkelerine aykırı olduğu, tüm piyasa aktörlerinin her bir kaynak türü itibarıyla üretim maliyetinin nasıl hesaplandığını, hangi verilerin kullanıldığını, adil ve eşit bir hesaplama yapılıp yapılmadığını bilmeye hakları bulunduğu ve böyle bir düzenlemenin piyasa açısından şeffaflığı sağlayacağı, kaynak türü itibarıyla nasıl hesaplandığı bilinmeyen üretim maliyetleri üzerinden azami uzlaştırma fiyatı belirleyen ve bu fiyata bağlı olarak destekleme bedeli ödenmesini zorunlu kılan Usul ve Esaslar'ın ve bu esasların uygulanmasına yönelik alınan Kurul kararlarının dayanağı olan anılan kanuni düzenlemenin amaçları açısından öngörülebilir olmadığı, hukuki belirsizliklere neden olduğu bu yönüyle hukuka aykırılık taşıdığı anlaşıldığından, hukuka aykırı bir şekilde belirlenen destekleme bedelinden muafiyet tutarının belirlenmesine ilişkin düzenleme içeren dava konusu değişiklik hükmünde de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesine 7381 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen (11) numaralı fıkrasında yer alan, "Bu bedel, üretim maliyeti düşük üreticiden karşılanarak arz güvenliğinin, maliyeti yüksek üretimin ve/veya tüketicilerin desteklenmesi amacıyla kullanılır." kuralı, Anayasa'nın 10, 13, 35, 48 ve 167. maddelerine aykırı olduğu için iptal edilmesi amacıyla Anayasa Mahkemesine başvurulması; davacı tarafından iptali istenilen ve mevcut yasal düzenlemeler doğrultusunda incelenen dava konusu 11269 sayılı Kurul kararıyla kabul edilen Kaynak Bazında Destekleme Bedelinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esaslar'ın 1. maddesiyle değişik 7. maddesinin, birinci fıkrasında yer alan "(nihaî tüketiciye kadar)" ibaresinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalı yanında müdahilin duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
6446 sayılı Kanun'un ''Tarifeler ve tüketicinin desteklenmesi'' başlıklı 17. maddesine, 08/03/2022 tarih ve 31772 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7381 sayılı Kanun'un 27. maddesinin altıncı fıkrasıyla eklenen on birinci fıkranın Kuruma verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan "Kaynak Bazında Destekleme Bedelinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar (Usul ve Esaslar)" Kurulun 17/03/2022 tarih ve 10866 sayılı kararıyla kabul edilerek 18/03/2022 tarih ve 31782 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Kurulun 29/03/2022 tarih ve 10887 sayılı kararıyla kabul edilerek 30/03/2022 tarih ve 31794 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Kaynak Bazında Destekleme Bedelinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar'da Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esaslar" ile Usul ve Esaslar'da birtakım değişiklikler yapılmıştır.
30/03/2022 tarih ve 31794 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 29/03/2022 tarih ve 10888 sayılı Kurul kararıyla, 01/04/2022 tarihinden itibaren 6 (altı) ay süreyle tüketiciyi ve/veya maliyeti yüksek üretimi destekleme amacıyla destekleme bedeli uygulanmasına karar verilerek destekleme bedelinin belirlenmesinde kullanılacak "azami uzlaştırma fiyatları" kaynak tipi dikkate alınarak belirlenmiştir.
30/03/2022 tarih ve 31794 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 29/03/2022 tarih ve 10889 sayılı Kurul kararıyla, azami uzlaştırma fiyatının güncellenmesine ilişkin formüller belirlenerek bu formüllerde yer alan ifadelerin tanımlaması yapılmıştır.
30/03/2022 tarih ve 31794 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 29/03/2022 tarih ve 10890 sayılı Kurul kararıyla, Gün Öncesi Piyasasında ve Dengeleme Güç Piyasasında Asgari ve Azami Fiyat Limitlerinin Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın Geçici 1. maddesinin beşinci fıkrasında değişiklik yapılarak ilgili piyasalarda asgari fiyat limitleri 0 TL/MWh, azami fiyat limitleri ise 2.500,00-TL/MWh olarak belirlenmiştir.
08/04/2022 tarih ve 31803 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 07/04/2022 tarih ve 10914 sayılı Kurul kararıyla, 10889 sayılı Kurul kararıyla belirlenen formüllerde geçen bazı ifadelerin tanımları değiştirilmiştir.
30/09/2022 tarih ve 31969 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 29/09/2022 tarih ve 11269 sayılı Kurul kararıyla, Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin birinci fıkrası ile 8. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında değişiklik yapılmıştır.
30/09/2022 tarih ve 31969 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 29/09/2022 tarih ve 11270 sayılı Kurul kararıyla, 01/10/2022 tarihinden itibaren 6 (altı) ay süreyle, tüketiciyi ve/veya maliyeti yüksek üretimi desteklemek amacıyla destekleme bedeli uygulanmasına karar verilerek, destekleme bedelinin belirlenmesinde kullanılacak olan azami uzlaştırma fiyatları kaynak tipi dikkate alınmak suretiyle tespit edilmiştir.
30/09/2022 tarih ve 31969 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 29/09/2022 tarih ve 11274 sayılı Kurul kararıyla, Usul ve Esaslar kapsamında hesaplanan kaynak bazında azami uzlaştırma fiyatlarının güncellemesine yönelik formüller belirlenmiştir.
Bunun üzerine 11269 sayılı Kurul kararıyla Usul ve Esaslar'da yapılan dava konusu değişikliğin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usule yönelik itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4. maddesinin ikinci fıkrasında, "Kurum, (...) bu Kanun'da yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanun'a uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur."; 5. maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde, "Bu Kanun'un diğer maddeleri ile belirlenen görevlerinin yanısıra, Kurul aşağıdaki görevleri de yerine getirir: (...) c) Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik enerjisi hizmeti verilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapmak.
"; 9. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde ise "Kurum'un hizmet birimleri ile görev ve yetkileri şunlardır: a) Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı: Bu Kanun ve diğer kanunlarla Kurum'a verilen elektrik piyasası ile ilgili düzenleme, rekabet şartlarını oluşturma, tüketici haklarının korunması ile tüketici şikayetlerinin incelenmesi çalışmalarını yapmak, her türlü lisans, sertifika, izin ve belgelendirmeye ilişkin iş ve işlemleri yürütmek."
kurallarına yer verilmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanması olduğu belirtilmiş; ''Tarifeler ve tüketicinin desteklenmesi'' başlıklı 17. maddesine, 08/03/2022 tarih ve 31772 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7381 sayılı Kanun'un 27. maddesinin altıncı fıkrasıyla eklenen on birinci fıkrasında, ''Ulusal veya uluslararası piyasalarda elektrik enerjisi üretimine girdi olan emtia fiyatlarının ve/veya kaynak maliyetleri arasındaki farkların makul olmayan artışları nedenleriyle, arz güvenliğinin ve/veya tüketicilerin korunması amacıyla elektrik enerjisinin üretim maliyetleri dikkate alınarak, her seferinde altı ayı geçmemek üzere, Kurum tarafından kaynak bazında tüketiciyi ve/veya maliyeti yüksek üretimi destekleme bedeli belirlenebilir. Bu bedel, üretim maliyeti düşük üreticiden karşılanarak arz güvenliğinin, maliyeti yüksek üretimin ve/veya tüketicilerin desteklenmesi amacıyla kullanılır. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Bakanlığın uygun görüşü alınarak Kurum tarafından belirlenir.'' kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Sözlük anlamı ile "düzenli hale koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek" olarak tanımlanan "düzenleme", kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren bir içeriğe sahiptir.
İdare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. "Kural işlemler" (ya da diğer adıyla genel düzenleyici işlemler), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idari işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemler tesis eden idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallara yer vermiş olması gerekmekte olup, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi zorunludur.
6446 sayılı Kanun'un ''Tarifeler ve tüketicinin desteklenmesi'' başlıklı 17. maddesine, 08/03/2022 tarih ve 31772 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7381 sayılı Kanun'un 27. maddesinin altıncı fıkrasıyla eklenen on birinci fıkrada, ulusal veya uluslararası piyasalarda elektrik enerjisi üretiminde girdi olan emtia fiyatlarının ve/veya kaynak maliyetleri arasındaki farkların makul olmayan artışları nedeniyle, arz güvenliğinin ve/veya tüketicilerin korunması amacıyla elektrik enerjisinin üretim maliyetleri dikkate alınarak, her seferinde altı ayı geçmemek üzere, Kurum tarafından kaynak bazında tüketiciyi ve/veya maliyeti yüksek üretimi destekleme bedeli belirlenebileceği; bu bedelin, üretim maliyeti düşük üreticiden karşılanarak arz güvenliğinin, maliyeti yüksek üretimin ve/veya tüketicilerin desteklenmesi amacıyla kullanılacağı; uygulamaya ilişkin usul ve esasların Bakanlığın uygun görüşü alınarak Kurum tarafından belirleneceği kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun değişikliğinin gerekçesinde, "(...) son dönemlerde elektrik enerjisi üretiminde girdi olan emtiaların fiyatlarındaki beklenmeyen yüksek artışlar nedeniyle elektrik enerjisi üretim maliyetleri, dolayısıyla elektrik enerjisi fiyatları yükselmektedir. Uluslararası piyasalarda Temmuz 2020 tarihinden önce 50 dolar/ton civarında olan kömür fiyatları 5 (beş) katın üzerine çıkarak 290 dolar/ton, 02/03/2022 tarihinde ise bir gün içerisinde %41 oranında artışla 410 dolar/ton mertebelerine ulaşmıştır. Benzer şekilde, Temmuz 2020 tarihinden önce 190 dolar/1.000 metreküp civarında olan doğal gaz fiyatları 02/03/2022 tarihi itibarıyla 1.400 dolar/1.000 metreküp civarına ulaşmıştır. Söz konusu fiyatlardaki yükselişler, öncelikle nihai tüketiciler olmak üzere ülke ekonomisindeki ilgili tüm tarafları maliyet açısından olumsuz etkilemektedir.
Hidrolik, rüzgar, güneş, jeotermal, yerli kömür, ithal kömür ve doğal gaz gibi birbirinden farklı kaynaklar vasıtasıyla aynı miktarda elektrik enerjisi üretilmesi için katlanılan maliyetler birbirinden oldukça farklılık gösterebilmektedir. Bu maliyet farklılıkları birbirine yakın olduğu dönemlerde piyasada sıkıntı oluşturmazken üretim kaynak maliyetleri arasındaki farklarda yaşanan artışlar serbest piyasa fiyatlarında makûlün üstünde artışa neden olmuştur.
6446 sayılı Kanun'un 17. maddesine eklenmesi önerilen düzenlemeyle, yukarıda belirtilen durumların oluşması hâlinde bir taraftan tüketicilerin yüksek elektrik fiyatlarına maruz kalmalarının önlenmesi, diğer taraftan ise organize piyasalarda oluşan piyasa fiyatlarının üzerinde maliyetleri olan üretim tesislerinin maliyetlerinin bir kısmı karşılanmak suretiyle söz konusu üretim tesislerinin de üretime devam edebilmelerinin temin edilmesi, böylelikle yeterli elektrik enerjisinin sağlanarak arz güvenliğinin korunması amaçlanmaktadır." açıklamalarına yer verilmiştir.
Ulusal veya uluslararası piyasalarda elektrik enerjisi üretimine girdi olan emtia fiyatlarında ve/veya kaynak maliyetlerinde makul olmayan artışlar olması halinde, söz konusu artışların arz güvenliğini olumsuz etkileyeceğinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (Bakanlık) tarafından tespit edilerek Kuruma bildirildiği ve/veya tüketicileri olumsuz etkileyeceğinin Kurum tarafından tespit edildiği durumlarda Bakanlığın görüşü alınarak Kurul tarafından, Usul ve Esaslar kapsamında, her seferinde altı ayı geçmemek üzere kaynak bazında destekleme bedeli uygulamasına yönelik işlemler tesis edilebilecektir.
6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin on birinci fıkrasında yer alan düzenlemeye dayanılarak hazırlanan Usul ve Esaslar taslağı, Kurumun 15/03/2022 tarih ve 395501 sayılı yazısıyla Bakanlığa gönderilerek Bakanlığın görüşü sorulmuştur.
Söz konusu taslağın uygun bulunduğunun Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı yazısıyla Kuruma bildirilmesi üzerine, Kurulun 17/03/2022 tarih ve 10866 sayılı kararıyla kabul edilen Kaynak Bazında Destekleme Bedelinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar, 18/03/2022 tarih ve 31782 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01/04/2022 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, elektrik enerjisi üretimine girdi olan emtia fiyatlarındaki artışın arz güvenliğini olumsuz etkileyeceği, bu kapsamda 01/04/2022 tarihinden itibaren başlamak üzere Usul ve Esaslar'ın 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında işlemlerin tesis edilmesinin uygun olduğunun Kuruma bildirilmesi üzerine, Kurulun 29/03/2022 tarihli, 10888 ve 10889 sayılı kararlarıyla, Usul ve Esaslar kapsamında hesaplanan kaynak bazında azami uzlaştırma fiyatları ile azami uzlaştırma fiyatlarının güncellemesine yönelik formüller belirlenmiştir.
08/04/2022 tarih ve 31803 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 07/04/2022 tarih ve 10914 sayılı Kurul kararıyla, 10889 sayılı Kurul kararıyla belirlenen formüllerde geçen bazı ifadelerin tanımlarında değişiklik yapılmıştır.
Usul ve Esaslar'ın 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında, ulusal veya uluslararası piyasalarda elektrik enerjisi üretimine girdi olan emtia fiyatlarında ve/veya kaynak maliyetlerinde makul olmayan artışlar olması halinde, söz konusu artışların, arz güvenliğini olumsuz etkileyeceğinin Bakanlık tarafından tespit edilerek Kuruma bildirildiği ve/veya tüketicileri olumsuz etkileyeceğinin Kurum tarafından tespit edildiği durumlarda Bakanlığın görüşü alınarak Kurul tarafından bu Usul ve Esaslar kapsamında, her seferinde 6 (altı) ayı geçmemek üzere işlem tesis edilebilecektir. Öte yandan, azami uzlaştırma fiyatı, bu Usul ve Esaslar kapsamında yer alan ve elektrik enerjisinin üretiminde kullanılan kaynak türleri için elektrik enerjisi üretimindeki maliyetler dikkate alınarak Kurul tarafından belirlenmektedir.
Usul ve Esaslar'ın 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca Kuruma verilen yetki çerçevesinde, 29/03/2022 tarih ve 10888 sayılı Kurul kararıyla, 01/04/2022 tarihinden itibaren 6 (altı) ay süreyle tüketiciyi ve/veya maliyeti yüksek üretimi destekleme amacıyla destekleme bedeli uygulanmasına karar verilerek (1. uygulama dönemi), destekleme bedelinin belirlenmesinde kullanılacak olan azami uzlaştırma fiyatları kaynak tipi dikkate alınmak suretiyle ithal kömür için 2.500,00-TL/MWh, doğalgaz/fuel oil/nafta/lpg/motorin için 2.500,00-TL/MWh ve diğer kaynaklar (HES, RES, JES vb.) için 1.200,00-TL/MWh olarak belirlenmiştir.
Söz konusu Kurul kararları uyarınca, kaynak bazında destekleme bedeli uygulamasının süresinin 30/09/2022 tarihinde sona ermesi nedeniyle Kurumun 18/09/2022 tarih ve 525315 sayılı yazısıyla, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına Usul ve Esaslar'ın uygulanmasına esas koşulların ortadan kalkıp kalkmadığına ilişkin görüşü sorulmuş olup, Bakanlığın 21/09/2022 tarih ve 527838 sayılı yazısında, Usul ve Esaslar'ın uygulanmasına esas koşulların devam ettiğinin değerlendirildiği, Usul ve Esaslar'ın 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında işlem tesis edilmesinde fayda mülahaza edildiği belirtilmiştir.
Ayrıca, Usul ve Esaslar'ın uygulanmasına devam edilmesi kapsamında, uygulamada karşılaşılan sorunların çözümü ve sürecin sağlıklı bir şekilde işlemesine yönelik Usul ve Esaslar'da bazı değişikliklerin yapılması öngörülmüş olup, söz konusu değişikliklere ilişkin Kurumun ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Bakanlığın uygun görüşü sorulmuştur.
Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı yazısında, Usul ve Esaslar'da yapılması planlanan değişikliklerden teminata ilişkin hususların uygun olduğunun değerlendirildiği, ayrıca sabit fiyat ile elektrik enerjisi fiyatları değişikliğinden korunmaya çalışarak ikili anlaşma yapan tüketicilerin korunması için getirilen muafiyete ilişkin kuralın detaylandırılarak açıklanmasının uygun olacağının değerlendirildiği belirtilmiştir.
Söz konusu görüş yazıları dikkate alınarak, 29/09/2022 tarih ve 11270 sayılı Kurul kararıyla, 01/10/2022 tarihinden itibaren 6 (altı) ay süreyle, kaynak bazında destekleme bedeli uygulanmasına karar verilerek (2. uygulama dönemi), destekleme bedelinin belirlenmesinde kullanılacak olan azami uzlaştırma fiyatları kaynak tipi dikkate alınmak suretiyle yerli kömür için 2.050,00-TL/MWh, ithal kömür için 2.750,00-TL/MWh, doğalgaz/fuel oil/nafta/lpg/motorin için 4.500,00-TL/MWh ve diğer kaynaklar (HES, RES, JES vb.) için 1.540,00-TL/MWh olarak belirlenmiştir.
29/09/2022 tarih ve 11274 sayılı Kurul kararıyla da Usul ve Esaslar kapsamında hesaplanan kaynak bazında azami uzlaştırma fiyatlarının güncellemesine yönelik formüller belirlenmiştir.
29/09/2022 tarih ve 11269 sayılı Kurul kararının 1. maddesiyle, Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin birinci fıkrasında değişiklik yapılarak, tedarik edilen elektrik enerjisinin nihai tüketiciye kadar sabit fiyatla tedarikinin sağlanması halinde ikili anlaşma miktarlarının destekleme bedeli hesabında dikkate alınacağı kuralına yer verilmiştir.
Usul ve Esaslar'ın Geçici 1. maddesinde, 08/03/2022 tarihinden önce 1 Şubat ve sonrası için Piyasa Yönetim Sistemi'ne (PYS) girişi yapılmış onaylı ikili anlaşma bildirimlerine ilişkin olarak piyasa katılımcıları tarafından Usul ve Esaslar'ın 7. maddesi kapsamında talep edilen belge ve beyanların, bu maddenin yayımı tarihinden (31/03/2022) itibaren en geç 5 (beş) iş günü içerisinde piyasa işletmecisi olan EPİAŞ'a ibraz edileceği, ibraz edilen sözleşmelerde, sözleşme süresinin uygulama döneminden daha kısa olması hâlinde sözleşme dönemi boyunca, daha uzun olması halinde ise destekleme bedeline konu uygulama süresi boyunca muafiyet tanınacağı kuralı yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Usul ve Esaslar'ın 01/04/2022 tarihinde yürürlüğe girmesi ve piyasa katılımcıları tarafından ikili anlaşmaların EPİAŞ'a sunulması üzerine, beyan edilen sabit fiyatlı ikili anlaşmaların, son tüketiciye kadar sabit fiyat ile devam ettirilip ettirilmediği hususunda tereddütlerin oluştuğundan bahisle EPİAŞ'ın ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, Usul ve Esaslar'ın doğru bir şekilde uygulanabilmesi için Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinde yer alan "sabit fiyat ile düzenlenmiş ikili anlaşma" ifadesi hakkında Kurumun uygulamaya esas görüşlerinin sorulduğu; Kurumun ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, tüketicilerin yüksek elektrik enerjisi maliyetlerinden korunabilmesi için ikili anlaşma ile elektrik enerjisi ticaretinin nihai tüketiciye kadar sabit fiyatla yapılması gerektiği, bu kapsamda, Usul ve Esaslar'da belirtilen sabit fiyat ile ikili anlaşma yapılması halinde muafiyet durumu değerlendirilirken, muafiyet tanınacak ikili anlaşma sahibi piyasa katılımcılarının anlaşma kapsamında temin ettikleri elektrik enerjisinin nihai tüketiciye kadar sabit fiyat ile tedarikinin de sağlandığının tespit edilmesinin gerektiğinin belirtildiği, Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı yazısında da belirtildiği üzere dava konusu düzenlemeyle ikili anlaşma yapan tüketicilerin korunması için getirilen muafiyete yönelik kuralın detaylandırılarak açıklanmasına ilişkin söz konusu değişikliğin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idarenin yerine getirdiği regülasyon işlevi göz önüne alındığında, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için gerekli olan düzenlemeleri yapma yetkisi kapsamında, Usul ve Esaslar uyarınca sabit fiyat ile ikili anlaşma yapılması halinde muafiyet tanınmasındaki amacın, tüketicilere tedarik edilecek olan elektriğin, geçmiş dönemlerde sabit fiyat ile belirlenerek elektrik enerjisi fiyatlarında ileride oluşabilecek artışlardan nihai tüketicilerin korunmasının sağlanması olduğu, söz konusu uygulama kapsamında yaşanan tereddütleri gidermeye yönelik 11269 sayılı Kurul kararının 1. maddesiyle Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik ile muafiyet tanınacak ikili anlaşma sahibi piyasa katılımcılarının anlaşma kapsamında temin ettikleri elektrik enerjisinin nihai tüketiciye kadar sabit fiyat ile tedarikinin de sağlandığının tespit edilmesi halinde ikili anlaşma miktarlarının destekleme bedeli hesabında kullanılması gerektiği yönünde ihdas edilen dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar, gerek bu davada gerek 11269 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan ve Dairemizce incelenen diğer davalarda, davacılar tarafından genel olarak, kanuni bir dayanak olmaksızın 11269 sayılı Kurul kararının 1. maddesiyle Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik ile sözleşme hürriyetine müdahalede bulunulduğu, piyasaya müdahale edildiği, YEKDEM'e dahil olan üretim tesisleri ile Elektrik Üretim A.Ş.'ye (EÜAŞ) ait enerji üretim tesislerinin kaynak bazında destekleme bedeli uygulaması dışında bırakılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, dava konusu düzenlemelerin hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olduğu iddia edilmiş ise de 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin on birinci fıkrasında, ulusal veya uluslararası piyasalarda elektrik enerjisi üretimine girdi olan emtia fiyatlarının ve/veya kaynak maliyetleri arasındaki farkların makul olmayan artışları nedenleriyle arz güvenliğinin ve/veya tüketicilerin korunması amacıyla Kurum tarafından üretim maliyetleri dikkate alınmak suretiyle her seferinde altı ayı geçmemek üzere kaynak bazında destekleme uygulamasına karar verilebileceğinin ve uygulamaya ilişkin usul ve esasların Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle Kurum tarafından belirleneceğinin ifade edildiği, bu bağlamda, kaynak bazında destekleme bedeli uygulaması kapsamında yer alan dava konusu düzenlemelerin, 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca davalı idareye verilen yetki çerçevesinde Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle ihdas edildiği anlaşıldığından, söz konusu düzenlemelerin kanuni dayanağının bulunduğu; Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik kapsamında, bu düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden önce veya sonra piyasa katılımcıları arasında imzalanmış veya imzalanacak anlaşmaların geçerliği veya bu anlaşmaların akdedilmesine ilişkin kurallara yer verilmediği görüldüğünden dava konusu düzenlemelerle piyasa katılımcıları arasında imzalanmış veya imzalanacak ikili anlaşmalara müdahale edilmediği; Usul ve Esaslar kapsamında elektrik enerjisi fiyatlarının oluşumuna yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, piyasa katılımcılarınca ilgili piyasalarda öngörülen asgari ve azami fiyat limitleri kapsamında verilen teklifler dikkate alınmak suretiyle piyasa takas fiyatı belirlendiğinden dava konusu düzenlemeler ile elektrik enerjisi piyasasına ve elektrik enerjisi fiyatlarının oluşumuna müdahalede bulunulmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, 30/03/2022 tarihinde yürürlüğe giren Usul ve Esaslar'ın Geçici 1. maddesinde, 08/03/2022 tarihinden önce 01/02/2022 ve sonrası için piyasa yönetim sistemine girişi yapılmış onaylı ikili anlaşmaların, kaynak bazında destekleme bedeli uygulaması kapsamında muafiyet hesabında dikkate alınabilmesi için bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği (30/03/2022) tarihten itibaren beş iş günü içerisinde piyasa işletmecisine (EPİAŞ) ibraz edilmesi gerektiğinin belirtildiği, öngörülen sürede piyasa katılımcıları tarafından ikili anlaşmaların EPİAŞ'a sunulması üzerine EPİAŞ tarafından söz konusu ikili anlaşmalara yönelik yapılan incelemede, beyan edilen bazı ikili anlaşmalar kapsamında temin edilen elektrik enerjisinin nihai tüketiciye kadar sabit fiyatla ulaşması gerekip gerekmediği konusunda tereddüt oluştuğundan bahisle EPİAŞ tarafından 15/04/2022 tarihli yazıyla Kurumdan görüş istendiği, bunun üzerine 15/04/2022 tarihli yazıyla Kurumca verilen cevapta, Usul ve Esaslar'da belirtilen sabit fiyat ile ikili anlaşma yapılması halinde muafiyet durumu değerlendirilirken, muafiyet tanınacak ikili anlaşma sahibi piyasa katılımcılarının anlaşma kapsamında temin ettikleri elektrik enerjisinin nihai tüketiciye kadar sabit fiyatla tedarikinin de sağlandığının tespit edilmesi gerektiğinin belirtildiği, bunun üzerine EPİAŞ tarafından piyasa katılımcılarına gönderilen 18/04/2022 tarihli yazıda, muafiyet tanınacak ikili anlaşma sahibi piyasa katılımcılarının anlaşma kapsamında temin ettikleri elektrik enerjisini nihai tüketiciye kadar sabit fiyatla tedarikinin sağlandığının tespit edilebilmesi için ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, uygulama kapsamında 99 piyasa katılımcısı tarafından muafiyet başvurusunda bulunulduğu ve bunlardan 39'u tarafından, ikili anlaşma kapsamında temin edilen elektrik enerjisinin nihai tüketiciye kadar sabit fiyatla tedarikin sağlandığının beyan edilmesi üzerine muafiyet kapsamına alındıkları, bu kapsamda kaynak bazında destekleme bedeli uygulaması uyarınca piyasa katılımcıları hakkında herhangi bir fatura işlemi tahakkuk ettirilmeden önce muafiyet başvurusunda bulunan piyasa katılımcılarına, EPİAŞ'a ibraz edilen ikili anlaşmalar kapsamında temin edilen enerjinin nihai tüketiciye kadar sabit fiyat ile tedarik edilmesi durumunda muafiyet tanınacağının bildirildiği, her ne kadar 01/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren kaynak bazında destekleme bedeli uygulaması sonrasında 29/09/2022 tarihli dava konusu düzenlemeyle Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik kapsamında, piyasa katılımcıları arasında imzalanan sabit fiyatlı ikili anlaşmaların muafiyet verilmesi aşaması dikkate alınabilmesi için bu anlaşmalar uyarınca temin edilen elektrik enerjisinin nihai tüketiciye kadar sabit fiyatla ile tedarik edilmesi gerektiği öngörülmüş ise de söz konusu durumun kaynak bazında destekleme bedeli uygulamasının yürürlüğü girdiği ilk dönemden itibaren (01/04/2022-31/10/2022) dikkate alınarak uygulandığı, dava konusu düzenlemeyle ihdas edilen kuralın, muafiyete ilişkin hususların detaylı olarak açıklanmasına ilişkin olduğu anlaşıldığından dava konusu düzenlemenin hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık teşkil etmediği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Davalı yanında müdahil tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine,
4\. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5\. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya ve müdahile iadesine,
6\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.