Danıştay danistay 2022/4656 E. 2025/1707 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/4656
2025/1707
24 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4656
Karar No:2025/1707
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri V. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Rekabet Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararı uyarınca yürütülen önaraştırma kapsamında 16/01/2019 tarihinde yapılmak istenen yerinde incelemenin engellendiğinden bahisle, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca 1.684.096,46-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali ile bu karar uyarınca ödenen 1.263.072,34-TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare uzmanlarının 16/01/2019 tarihinde yerinde inceleme yapmak üzere davacı şirkete geldiği, şirket yetkililerince "..." uzantılı e-posta adreslerinin uzmanların incelemesine açıldığı, yerinde inceleme esnasında davacı şirketin genel müdürüne ait "..." uzantılı kurumsal e-posta adresinde "..." anahtar kelimesiyle arama yaptırıldığı, içinde takriben "İgsaş fiyat değiştireceğini söylemiş" ifadesinin geçtiği ve "..." şeklindeki şahsi e-postadan yönlendirilmiş bir e-posta tespit edildiği, uzmanların bu e-postanın çıktısını almak istedikleri, şirket yetkililerinin ise "uzmanların bir kişinin kişisel özel e-posta adresine girme yetkisinin bulunmadığı" gerekçesiyle buna izin vermediği, ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararıyla ertesi gün (17/01/2019) yapılan yerinde inceleme sonucunda söz konusu e-postanın çıktısının alındığı, yerinde incelemenin engellendiğinden bahisle dava konusu Kurul kararının tesis edildiği; her ne kadar davacı tarafında "davalı idare uzmanlarının bir kişinin kişisel özel e-posta adresine girme yetkisinin bulunmadığı" ileri sürülmekte ise de, "..." uzantılı kurumsal e-posta adresinde inceleme konusu olayı açığa çıkarmaya yönelik anahtar kelimeyle arama yaptırıldığı, bu arama neticesinde içinde takriben "İgsaş fiyat değiştireceğini söylemiş" ifadesinin geçtiği ve kurumsal e-posta olmayan şahsî bir e-postadan yönlendirilmiş bir e-postanın tespit edildiği dikkate alındığında, davalı idare uzmanlarının kişisel e-posta adresine girmeye çalışmadıkları, davacı şirketin genel müdürüne ait "..." uzantılı özel e-posta adresinin kurumsal e-posta adresine yönlendirilmekle artık özel e-posta olarak nitelendirilemeyeceği, davalı idare uzmanlarının 16/01/2019 tarihinde bu e-postanın çıktısını almak istedikleri, şirket yetkililerinin ise buna izin vermediği, ertesi gün ... Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla yapılan yerinde inceleme sonucunda söz konusu e-postanın çıktısının alınabildiği, bir günlük gecikme süresinin önaraştırma konusu olaya ilişkin delil ihtiva etmesi muhtemel olan materyallerin binadan uzaklaştırılmasına yeteceği, davalı idarenin soruşturmalarında en önemli delillerden olan ilgililerin e-posta bilgilerinin bilgisayardan silinebilmesinin mümkün olabildiği, doğası gereği teşebbüslere haber verilmeksizin, ansızın, süratli ve kesintisiz biçimde gerçekleşmesi gereken yerinde incelemenin bir gün geciktirildiği, dolayısıyla davacı şirket yetkililerinin bu davranışının yerinde incelemenin engellenmesi niteliğini taşıdığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yerinde inceleme esnasında uzmanlara her türlü kolaylığın sağlandığı, şirket genel müdürü şirkette bulunmaksızın özel e-posta adresine girilmesinin özel hayatı gizliliğine aykırı bir durum oluşturacağı, içeriği uzmanlarca halihazırda okunulan e-postanın Mahkeme kararı alınıp yeniden yerinden incelemeye gelininceye dek muhafaza edildiği, herhangi bir şekilde delillerin karartılmadığı, 24/06/2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7246 sayılı Kanun'un 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinde yaptığı değişiklikler dikkate alındığında, davalı idare uzmanlarının bilgisayar ortamındaki her türlü veriyi inceleyip kopyalarını alma hakkının mevcut olmadığının ortaya çıktığı, Kanun'un anılan değişiklik öncesi halinin hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik taşımadığı, isnat edilen fiilin yerinde incelemenin engellenmesi değil istenilen bir belgenin verilmemesi olarak kabul edilmesi gerektiği, Kurulun bazı uyuşmazlıklarda bilgi ve belgelerin silinmesine rağmen yaptırım kararı almadığı, idari para cezası hesaplanırken teşebbüsün ilgili pazardaki ve sadece yurt içi satışlardan elde ettiği cirosunun esas alınması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, yerinde incelemeye kolaylık göstermenin teşebbüsün bir görevi olduğu, raportörlerin yalnızca kurumsal e-posta adresinde inceleme yaptığı, özel posta adresinden yönlendirilen iletilerden yalnızca bir tanesinin anahtar kelime taramasıyla tespit edildiği, bu e-postanın da gübre şirketlerinin fiyat artışlarıyla ilgili bilgiler içerdiği, genel müdürün özel hayatıyla ilgili olmadığı, kartellerin tespitinde Kurumun sahip olduğu en önemli aracın yerinde inceleme yetkisi olduğu, denetlemeye konu teşebbüs yetkilisinin e-postaları özel hayat olarak nitelendirerek inceletmemesinin kanuna karşı bir hile oluşturacağı, Kurumun 1997 yılından beri yaptığı yerinde incelemelerde e-postaları incelediği, dolayısıyla bu yetkinin 2020 yılındaki değişiklikle Kuruma verilmediği, davacının raportörlerin zilyetliklerine almak istedikleri bir e-posta çıktısının alınmasını engellediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi kararının, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Anayasa Mahkemesinin 20/06/2023 tarih ve 32227 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/3/2023 tarih ve B. No: 2019/40991 sayılı ... Sanayi A.Ş. kararında, 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinde yerinde incelemenin hakim kararı olmaksızın Kurul kararıyla yapılabilmesine ilişkin düzenlemenin Anayasa'nın 21. maddesine uygun olmadığı, ihlalin 4054 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinde yer verilen yerinde inceleme yetkisinin Anayasa'nın 21. maddesinin birinci fıkrasındaki güvencelere uygun olarak düzenlenmemesinden kaynaklandığı değerlendirilmiş ve bu çerçevede anayasal ilkeler dikkate alınarak düzenleme yapılması noktasında kararın bir örneğinin bilgi ve takdiri için yasama organına gönderilmesine karar verilmiştir.
Nitekim Dairemizin 19/09/2023 tarih ve E:2023/2464 sayılı kararıyla, 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, "gerekli gördüğü hâllerde" ibaresiyle üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin, Anayasa'nın 2., 13. ve 21. maddelerine aykırı olduğu kanısına ulaşılması nedeniyle bu kuralın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiş, Anayasa Mahkemesince başvuru kararı ve ekleri 08/11/2023 tarihinde alınmış ve esas defterine kaydı yapılmıştır.
Anayasa'nın 152. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Anayasa Mahkemesince işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde yapılan başvuru hakkında karar verilmemesi halinde davanın yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırılması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru tarihinden itibaren geçen süre de göz önüne alındığında, makul sürede yargılanma hakkına ilişkin olası bir ihlalinin önüne geçilmesi için somut uyuşmazlıkta, yürürlükte bulunan 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinin yerinde incelemeye ilişkin kurallarına göre değerlendirme yapılmak suretiyle temyiz incelemesi gerçekleştirilmiştir.
Temyizen incelenen kararın, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay'ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idare vekili Av. ... tarafından, İdare Mahkemesinde gerçekleştirilen yargılama sırasında vekaletname sunulmak suretiyle davalı vekili olarak kabulü istenilmişse de, anılan avukatın vekaletname sunumu dışında ilgili dosyaya yönelik herhangi bir usul işlemine katılmadığı, davalı idare adına dosyanın tüm aşamalarının (savunma dilekçesi, ikinci savunma dilekçesi, istinaf savunma dilekçesi, temyiz savunma dilekçesi) Hukuk Müşaviri Vekili sıfatıyla ... tarafından takip edildiği, İdare Mahkemesince yapılan duruşmaya da bu kişinin katıldığı, ancak herhangi bir aşamada bu kişi adına düzenlenmiş bir vekaletname sunulmadığı, savunma dilekçesi ekinde Rekabet Kurumu Başkanı tarafından temsile ilişkin olarak yetki belgesinin sunulduğu, İdare Mahkemesi kararında davalı idare lehine 3.110,00-TL vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakta olup, davada hukuk müşaviri vekili ile temsil edilen davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Davalı Rekabet Kurumunun 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde belirtilen kamu idarelerinden olmadığı, (III) sayılı cetvelde yer alan idarelerden olduğu anlaşıldığından, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de yer alan "idare" tanımı göz önünde bulundurulduğunda, Rekabet Kurumu anılan Kararname kapsamında olmadığından, davada hukuk müşaviri vekili tarafından temsil edilen davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden ve davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmadığından, bu hususun Bölge İdare Mahkemesince düzeltilmemiş olmasında hukuki isabet görülmemiştir. Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmemektedir.
Bu itibarla, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararında, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince duruşmalı işler için belirlenen 3.110,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilmesi gerektiğinden, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "istinaf başvurusunun reddine" ibaresinden sonra gelmek üzere "2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan 'Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince duruşmalı işler için belirlenen 3.110,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine' ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilmesine" ibaresi eklenerek düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin reddine,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "istinaf başvurusunun reddine" ibaresinden sonra gelmek üzere "2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan 'Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince duruşmalı işler için belirlenen 3.110,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine' ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTEREK ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4\. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5\. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.