SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/3802 E. 2025/1908 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/3802

Karar No

2025/1908

Karar Tarihi

13 Mayıs 2025

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3802 E. , 2025/1908 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3802
Karar No : 2025/1908

DAVACI : ...Elektrik Perakende Satış A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

DAVALI :...Kurumu
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

DAVANIN KONUSU :
... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Şirketlerince, İstanbul ili Avrupa yakasında, görevli tedarik şirketi sıfatıyla serbest tüketici sıfatını haiz olmayan tüketicilere ve son kaynak tedarikinden yararlanan tüketicilere elektrik enerjisi satışı hizmeti verildiği, ayrıca bölgesel bir sınırlama bulunmadan serbest tüketici sıfatını haiz tüketicilerle ikili anlaşma akdedilerek elektrik enerjisi satışı yapıldığı, dava konusu Kurul kararına karşı 09/08/2022 tarihli dilekçeyle yapılan itirazda, dava konusu Kurul kararının kaldırılmasının, K katsayısının "0" olarak uygulanmasının, 2022 yılı 2. ve 3. çeyrek omega hesaplamalarında da K katsayısının "0" olarak uygulanmasının, devam eden dönemlerde uygulanması planlanan ve sapması süreklilik arz eden şirketlere K katsayısının katlamalı olarak uygulanması yönteminin içinde bulunulan değişken ve öngörülebilir olmayan piyasa koşullarında uygulanmamasının, uygulanacaksa da daha ölçülü bir ceza katsayısının belirlenmesinin ve net kar marjının sıfırlanmayacak düzeyde bırakılmasının talep edildiği, davalı idarece, sahip olunan takdir yetkisinin kötüye kullanıldığı, dava konusu düzenleme ile bir yaptırım mekanizmasının öngörüldüğü, enerji piyasasında gerçekleşen gelişmeler ve neredeyse her ay yapılan yeni tarife düzenlemelerinin görevli tedarik şirketlerinin gelir tahminlerini yapmasında önemli zorluklar yarattığı, bu zorluklarla birlikte görevli tedarik şirketlerinin uygulanmakta olan tarife hesaplamalarına göre en iyi tahmini yapmaya çalışmalarının doğal olduğu, söz konusu katsayının önceki dönemlerden farklı bir şekilde uygulanması nedeniyle görevli tedarik şirketlerinin önemli finansal zorluklarla karşılaşacakları, enerji maliyeti ve gelir öngörüleri arasındaki net gelir farkındaki sapmaların cezalandırıldığı, maliyetler öngörülürken görevli tedarik şirketlerinin Elektrik Üretim A.Ş.'den (EÜAŞ) satın alacakları miktarların netleşmemiş olması nedeniyle enerji maliyetlerindeki değişikliklerin görevli tedarik şirketlerinin kontrolünde olmayan sebeplerle sapabildiği, öngörülerin, gelir tarafında yapılan yüksek zam oranları, kademeli tarifeye geçiş, kademe seviyelerinin değiştirilmesi gibi etkenler sonucu geçmiş veriler ile de net bir şekilde analiz edilemeyen ve özellikle yüksek zam oranları sonrası mesken tüketiminde oluşması muhtemel tasarruf ve/veya kaçak kullanım etmenlerinin değerlendirildiği, kademeli tarife uygulamasına geçilmesiyle beklenen gelire ilişkin analiz yapılmasının güçleştiği, dava konusu Kurul kararıyla, aylık olarak öngörülen enerji satış miktarlarına göre elde edilmesi beklenen gelir ile gerçekleşen enerji satış miktarlarına göre elde edilen gelir arasındaki farklar dikkate alınarak ve bu farklara uygulanacak şekilde K katsayısının sapma oranına göre %5 ve %1 oranlarında uygulamasının önceki dönemlerdeki uygulama ile de çeliştiği, önceki dönemlerde net gelir farkına uygulanan %5 oranının sadece gelir farklarına uygulanmasının ölçülülük ilkesine uygun olmadığı, görevli tedarik şirketlerinin perakende satışlarında maliyet üzerinden sadece %2,38 gelir elde edebildiği, böyle bir durumda gelir üzerinden %5 oranında uygulanacak olan ceza miktarının ölçülü olmadığı, bu durumun görevli tedarik şirketlerinin serbest olmayan tüketicilere yaptığı elektrik satımlarının devamlılığını ve böylelikle kamu hizmetinin sürekliliğini sekteye uğratabileceği, belirlenen %5 oranının hakkaniyet ilkesine aykırı olduğu, sadece gelirdeki sapmanın dikkate alınıp maliyetteki artışın dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğu, dava konusu Kurul kararının idari işlemin öngörülebilirliği ve idari istikrar ilkelerine aykırı olduğu, piyasa koşulları ve tahmin zorlukları da göz önünde bulundurulduğunda K katsayısının sapma oranına göre %5 ve %1 oranlarında uygulamasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI :
Usule ilişkin olarak davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak ise, Kurumun elektriğin satışına ilişkin fiyatlandırma esaslarını belirlemek ve perakende satış tarifelerini onaylamak hususunda yetkili olduğu, perakende satış fiyatının düzenlemeye tabi tüketiciler için görevli tedarik şirketlerinin öngörülen enerji tedarik maliyeti ve öngörülen satış miktarı unsurlarından hareketle hesaplandığı, görevli tedarik şirketlerinin, tarifesi düzenlemeye tabi olduğu, bu şirketlerin düzenlemeye tabi tüketicilere yaptıkları enerji satışları kapsamında ortaya çıkan maliyetlerin Kurum tarafından incelendiği, görevli tedarik şirketlerinin genel olarak yılın üçer aylık dönemlerini kapsayan tarife tekliflerini Kuruma sunduğu, Kuruma yapılan tekliflerde ilgili perakende satış tarife dönemine ilişkin öngörülen ve ilgili perakende satış döneminden iki çeyrek öncesi döneme ilişkin gerçekleşen verilerin bildirildiği, tarife teklifinin Kurum tarafından onaylandığı, ayrıca fiyat eşitleme mekanizması gereğince destekleme tutarları hesaplanarak görevli tedarik şirketlerine bildirildiği, destekleme hesabında destekleyen konumunda olan görevli tedarik şirketlerinin kendi paylarına düşen destekleme tutarlarını desteklenen şirketlere aktarılmak üzere EÜAŞ'a ödendiği, perakende satış tarifesinin hesaplanmasında büyük önemi haiz öngörü ve tahminlerin özenle yapılmasını sağlamak adına tarife metodolojisinde K katsayısı uygulamasının yer aldığı, görevli tedarik şirketlerinin enerji alım maliyetine ilişkin olarak meydana gelen sapmalarda Türkiye ortalamasının üzerinde olan şirketler için K katsayısı uygulamasının hayata geçirildiği, böylelikle enerji satışına ilişkin öngörülerdeki sapmaların en düşük seviyeye indirilmesinin hedeflendiği ve şirketlerin gerçeğe en uygun tahmin yapması ve ulusal tarifenin maliyetlere en uygun şekilde onaylanmasının amaçlandığı, K katsayısının, enerji tedariki düzeltme bileşenine (omega 4 - Ω4) uygulandığı, k1 ve k2 katsayılarının Kurul tarafından belirlendiği, düzeltme bileşeninin pozitif olduğu durumlarda (1-k1), negatif olduğu durumlarda (1+k2) olduğu, öngörülen hacim ve birim maliyetteki sapmalarla toplam sapma tutarı gibi hususların göz önünde bulundurulduğu, K katsayısının, enerji tedarik maliyetinin oluşumuna etki eden, Kurul tarafından belirlenen bir parametre olduğu, Kurulca perakende satış tarife dönemlerinde K katsayısının uygulanıp uygulanmayacağını ve hangi oranda uygulanacağına karar verilebileceği, dava konusu Kurul kararı kapsamında k1 ve k2 katsayılarının hukuka uygun olarak belirlendiği, K katsayısının hukuki dayanağının bulunduğu, bir yaptırım olarak değerlendirilemeyeceği, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun amacına uygun bir uygulama olduğu, Ocak-Mart 2022 dönemi tarifelerine ilişkin görevli tedarik şirketlerinin abone grubu oransallığında enerji satış tahminleri ve bu şirketlerin gerçekleşen satışlarının incelendiği, bunlar arasında oluşan gelir sapmalarının K katsayısının uygulanmasını gerektirecek boyuta ulaşması üzerine dava konusu Kurul kararının ihdas edildiği, idarelerine tanınan yetkinin kötüye kullanılmadığı, haksız bir şekilde gelir elde etmeye çalışan ve kendilerine bir finansman kaynağı yaratmaya çalışan şirketlere yönelik bir uygulama olduğu, davacı şirketin tahminlerindeki sapmanın diğer görevli tedarik şirketlerinin sapmalarına nazaran çok fazla olduğu, K katsayısı uygulamasında yirmi bir görevli tedarik şirketinin ortalamasının dikkate alındığı, davacı şirket tarafından somut olarak hangi durumların Türkiye ortalamasının üzerinde sapma yapılmasına neden olduğunun ortaya koyulamadığı, Kurul tarafından belirlenen k1 ve k2 katsayıları doğrudan Ω4'e uygulanabileceği gibi Ω4'e esas maliyet kalemi bileşenlerinden olan şirketin öngörüsü üzerinden elde edilen gelir ile gerçekleşen gelir arasındaki farka da uygulanabileceği, Ocak-Mart dönemi için görevli tedarik şirketlerinin enerji tedarik maliyetine etki eden piyasa takas fiyatı (PTF), YEKDEM maliyeti gibi bazı kalemlere yönelik şirket tahminlerin tüm görevli tedarik şirketleri için Kurumca resen düzeltildiği, yapılan düzeltme işlemi ve bu işleme bağlı olarak maliyetin belirlenmesinde görevli tedarik şirketlerinin tahminlerinin çok küçük bir payının kaldığı, maliyet tarafı hariç olmak üzere, şirketlerce öngörülen enerji bilançosuna göre elde edilmesi beklenen gelir ve elde edilen gelir arasındaki fark gözetilerek K katsayısının ilgili şirketlere uygulanması yönünde karar alındığı, K katsayısının uygulanmasına esas gerekçede bir farklılığın bulunmadığı, dolayısıyla davacının %5 ve %1 oranlarındaki davaya konu edilen K katsayısı uygulamasının önceki uygulama ile çelişki doğurduğuna ilişkin beyanının geçerli bir yönünün bulunmadığı, %5 oranının ölçülü olduğu, 2022 yılının dördüncü çeyreğinde de benzer uygulamaya devam edildiği, pozitif sapması olan şirketler ile negatif sapması olan şirketlerin piyasaya, tarife sistemine, birbirlerine veya kendilerine olan etkilerinin farklı şekilde tezahür ettiği, pozitif sapması olan şirketlerin piyasanın halihazırda içinde bulunduğu zor koşullar dikkate alındığında diğer görevli tedarik şirketlerine olan maddi etkisi de daha derinden hissedildiği, piyasa şartlarının bu şirketlerin negatif sapması olan şirketlerle aynı durumda değerlendirilmesine olanak vermeyecek şekilde oluştuğu göz önüne alındığında davacının eşitlik ilkesine aykırılık iddialarının da yerinde olmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
4628 sayılı "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun"un 4. maddesinde, kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip ve bu Kanun ile kendisine verilen görevleri yerine getirmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun kurulduğu; Kurumun, tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetleri ve bu faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan Kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu Kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanuna uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumlu olduğu; Kurumun, bu Kanundan kaynaklanan görevlerini yerine getirirken yetkilerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu vasıtasıyla kullanacağı ve Kurumun temsil ve karar organının Kurul olduğu yönündeki hükümlere yer verilmiştir.
6446 sayılı "Elektrik Piyasası Kanunu"nun 1. maddesinde, Kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanması olarak belirtilmiş; "Tarifeler ve tüketicilerin desteklenmesi" başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifelerin, ilgili tüzel kişi tarafından Kurulca belirlenen usul ve esaslara göre, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanacağı ve onaylanmak üzere Kuruma sunulacağı; Kurulun, mevzuat çerçevesinde uygun bulmadığı tarife tekliflerinin revize edilmesini isteyeceği veya gerekmesi hâlinde resen revize ederek onaylayacağı; ilgili tüzel kişilerin Kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlü oldukları hükmüne yer verilirken; maddenin 6. fıkrasında, Kurulca düzenlemeye tabi tarife türleri sayılmış olup, (d) bendinde yer verilen "Perakende satış tarifeleri"nin, serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içereceği, serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifelerinin, görevli tedarik şirketi tarafından önerileceği ve Kurul tarafından incelenerek onaylanacağı; tedarik lisansı sahibi şirketin lisansında, elektrik enerjisi tüketim miktarlarına göre değişen tipte tarifelerin veya fiyat aralıklarının uygulanmasına ilişkin yükümlülüklerin yer alabileceği ve buna ilişkin hususların Kurul tarafından düzenleneceği; perakende satış tarifelerinin; aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 6446 sayılı Yasa'nın "Ulusal tarife uygulaması" başlıklı Geçici 1. maddesinde, düzenlemeye tabi tarifeler üzerinden elektrik enerjisi satın alan tüketicileri, dağıtım bölgeleri arası maliyet farklılıkları nedeniyle var olan fiyat farklılıklarından kısmen veya tamamen koruyacak şekilde tesis edilmiş ve uygulamaya ilişkin hususları Kurum tarafından hazırlanan tebliğ ile düzenlenmiş fiyat eşitleme mekanizması içerisinde tüm kamu ve özel dağıtım şirketleri ile görevli tedarik şirketlerinin yer alacağı; fiyat eşitleme mekanizmasının 31/12/2025 tarihine kadar uygulanacağı; fiyat eşitleme mekanizmasının uygulandığı süre boyunca ulusal tarife uygulamasının gereklerinin esas alınacağı ve ulusal tarifede çapraz sübvansiyona yer verileceği; ulusal tarifenin, Kurumca hazırlanacağı ve Kurul onayıyla yürürlüğe gireceği yönündeki düzenlemelere yer verilmiştir.
19/06/2020 tarih ve 31160 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği"nin perakende satış tarifesine ilişkin düzenlemeler içeren 10. maddesinde, perakende satış tarifesinin; görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı için eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak perakende satış fiyatı ile tarifenin uygulanmasına ilişkin hüküm ve şartlardan oluşacağı; perakende satış fiyatının ise; ilgili görevli tedarik şirketi için belirlenen verimlilik hedefine ulaşılması ölçüsünde ve faaliyetin sürdürülebilmesi için makul bir getiri elde edilmesine izin verilecek şekilde; enerji tedarik maliyeti, faturalama ve tüketici hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmeti maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınarak belirleneceği; perakende satış tarifesinin, konu ile ilgili olarak Kurum tarafından çıkarılan tebliğ kapsamında düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve 17/11/2020 tarih ve 31307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe giren "Perakende Satış Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ"in (Tebliğ) "Perakende satış fiyatının hesaplanması" başlıklı 6. maddesin 1. fıkrasında, görevli tedarik şirketinin d perakende satış tarife dönemi için perakende satış fiyatının (PSFd) eşitlik (1)’e göre hesaplanacağı belirtilmiş olup, eşitlik (1) incelendiğinde; PSFd = ETMd / ÖSMd formülüne yer verildiği görülmekte olup; formüldeki ETMd'nin; d perakende satış tarife dönemi için hesaplanan öngörülen enerji tedarik maliyetini; ÖSMd'nin ise; d perakende satış tarife dönemi için öngörülen satış miktarını gösterdiği belirtilmiş; "Enerji tedarik maliyetinin kapsamı" başlıklı 15. maddesinde ise, görevli tedarik şirketinin d perakende satış tarife dönemi için öngörülen enerji tedarik maliyetini (ETMd) hesaplamada kullanacağı formüle eşitlik (11) olarak yer verildiği, bu formülün bileşenleri arasında yer alan (Ω4×K) bileşeni ile ilgili olarak Ω4'ün: d perakende satış tarife dönemi için, eşitlik (13)’ye göre hesaplanan enerji tedariki düzeltme bileşenini gösterdiği; "K" değerinin ise; k1 ve k2 Kurul tarafından belirlenmek üzere, düzeltme bileşeninin (Ω4) pozitif olduğu durumda (1-k1), negatif olduğu durumda (1+k2) olan, öngörülen hacim ve birim maliyetteki sapmalarla toplam sapma tutarı gibi hususlar göz önünde bulundurularak Kurul tarafından belirlenen katsayıyı gösterdiğinin belirtildiği görülmekte olup, "Enerji tedariki düzeltme bileşeni" başlıklı 16. maddesinde de; görevli tedarik şirketinin enerji tedariki düzeltme bileşeninin (Ω4) hesaplanmasında kullanılacak eşitlik 13'e yer verildiği görülmektedir.

Öte yandan 31/12/2015 tarihli ve 29579 (4. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Fiyat Eşitleme Mekanizması Tebliği"nin "Destek tutarlarının tespiti ve bildirilmesi" başlıklı 7. maddesinde, destek tutarlarının, her bir şirket için destek tutarına konu faaliyet için elde edilmesi Kurul tarafından onaylanmış tutar ile ulusal birim fiyatlarla elde edileceği öngörülen tutarların farkı alınarak hesaplanacağı; fiyat eşitleme mekanizmasının uygulanması sonucunda dağıtım şirketleri ile görevli tedarik şirketlerinin destek tutarlarının, Kurum tarafından hesaplanarak ödeme tarihinden önce taraflara bildirileceği hüküm altına alınmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile verilen görev ve yetki doğrultusunda, davalı Kurum tarafından tarife tekliflerinin değerlendirilerek onaylandığı, bu tarifelerde yer alan perakende satış fiyatları belirlenirken en önemli verinin, ilgili şirketlerin tarifeye esas dönem için hesaplanan, öngörülen enerji tedarik maliyeti ile öngörülen satış miktarı olduğu; her ne kadar bu veriler öngörüye dayalı olsa da, abone sayısı ve türleri, geçmiş tüketim verileri yanında anılan Tebliğ'de ayrıntısıyla formüle edilen veriler kullanılmak suretiyle gerçeğe en yakın tahminlerin yapılmasının beklendiği, aksi davranış halinde tüketicilerin ödeyeceği enerji bedelinde ve 6446 sayılı Yasa'nın anılan Geçici 1. maddesi uyarınca tedarik şirketleri arasında dağıtılacak destekleme tutarlarının hesabında hataya düşüleceği; bu sakıncaların önlenmesi amacıyla, Tebliğ'de yer verilen (Ω4×K) bileşenindeki K katsayısı ile ilgili olarak, davalı Kurum Tarifeler Dairesi Başkanlığınca hazırlanan inceleme ve değerlendirme raporu ile; şirketlerin elde ettiği gelirler bakımından düşük öngörüler nedeniyle pozitif fark oluşan yani öngörülene göre daha fazla gelir elde eden şirketlerin destekleme mekanizmasında düşük öngörüler nedeniyle olması gerekenden fazla gelir elde etmiş olduklarından, bu kapsamda yer alan şirketlerin, sapma ortalamasından fazla sapmaları olması halinde sapma tutarlarına %5 veya daha fazla bir "k" katsayısı uygulanabileceği; yüksek öngörüler nedeniyle negatif fark oluşan, yani olması gerekenden az gelir elde eden şirketlerin ise destekleme mekanizmasından olması gerekenden daha az gelir elde ettiklerinden sisteme pozitif fark oluşanlar kadar zarar vermemekle birlikte, bu farkın etkisinin Ω4'e yansıyarak sonraki dönemlerde dönemin gerçek maliyetini değiştirici nitelikte etkisi olacağı, bu kapsamda olan şirketlerin sapma ortalamasından fazla sapmaları olması halinde sapma tutarlarına %2,5 ya da daha az bir "k" katsayısının uygulanabileceği yönünde getirilen öneri Kurulun 30/06/2022 tarihli toplantısında değerlendirilerek; Tebliğ'in 15. maddesinde yer alan k1 ve k2 katsayılarının, Ocak-Mart 2022 döneminde aylık olarak öngörülen enerji satış miktarlarına göre elde edilmesi beklenen gelir ile gerçekleşen enerji satış miktarlarına göre elde edilen gelir arasındaki farklar dikkate alınarak ve bu farklara uygulanacak şekilde öngörülerden fazla gelir elde ederek pozitif sapması olan şirketlerden bu şirketlerin ortalamasının üzerinde sapması olanlar için %5, öngörülerden az gelir elde ederek negatif sapması olanlar için %1 olarak belirlenmesine ilişkin dava konusu 11056 sayılı kararın alındığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafça, idarece takdir yetkisinin sınırlarının aşıldığı, dava konusu işlemin mevzuata ve normlar hiyerarşisi ilkesine, kazanılmış haklara saygı, haklı beklentilerin korunması, yasaların geriye yürümezliği, hukuk güvenliği, adalet, eşitlik, kanunilik ve belirlilik gibi pek çok ilkeye aykırı olduğu, birer tahmin olan gelir öngörülerini etkileyen tüketici gruplarında beklenmedik değişimler, kademeli tarife uygulamasına geçilmesi gibi gelişmeler sebebiyle hatalı tahminde bulunulmuş olmasının cezalandırma gerekçesi yapılamayacağı, belirlenen azami gelir oranı %2,38 iken gelir üzerinden %5 oranında ceza uygulanmasının tedarik şirketinin faaliyetine zarar verici nitelik taşıdığı, bunun ise elektrik hizmetlerinin sürekliliğini etkileyeceği ileri sürülmüş ise de; dava konusu kararın, yukarıda yer verilen mevzuat ile Kurula verilen görev ve düzenleme yetkisi kullanılarak tesis edildiği açık olup, tahmine dayalı öngörülerde hatalı belirleme yapma olasılığı yüksek olmakla birlikte, dava konusu edilen Kurul kararı ile bütün hatalı tahminlerin değil, 21 adet tedarik şirketinin yapmış olduğu tahminlerde gerçekleşen sapma oranının ötesinde hataya düşen şirketler için k1 değeri olarak %5 oranının uygulanacağı açıktır. Bu nedenle sadece davacı şirketi değil 21 adet tedarik şirketini etkileyen olası değişikliklerden kaynaklı hatalar sapma oranları içinde kalacağından k1 katsayısı uygulamasına muhatap olunmayacak, ancak bu sapma miktarının üstünde gerçekleşen hatalı öngörüler bu kapsamda değerlendirilecektir. Nitekim davalı idarece ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerden; Ocak-Mart 2022 dönemi için pozitif sapması olan şirketlerin sapma ortalaması sırasıyla Ocak ayı için %8,59, Şubat ayı için %6,79, Mart ayı için %12,90 iken aynı aylarda davacı şirket için sapma oranları sırasıyla %3,96, %18,05, %33,45 olarak gerçekleşmiş olup, sapma ortalamasının altında bulunan ocak ayı için davacıya işlem yapılmamıştır. Düzenlemenin sadece pozitif sapması olan şirketler için değil, hatalı öngörüsü sonucu negatif sapması olan ve bu sebeple daha az gelir elde eden şirketler için de k2 değerinin %1 olarak uygulanmasına yol açtığı dikkate alındığında, asıl korunmak istenenin sistemin en doğru şekilde çalışması olduğu ve bu yönde öngörülerin olabildiğince isabetli bir şekilde yapılmasını teşvik etmenin amaçlandığı açıktır. %5 ve %1 gibi iki farklı oranın belirlenmiş olmasının ise, biri pozitif diğeri negatif iki sapma durumuna, dolayısıyla birbirinden farklı durumlara yönelik olmaları nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık taşıdığından bahsedilmesi mümkün değildir.
Davacı elde edilebilecek gelir oranı %2,38 ile sınırlandırılmış iken, gelir üzerinden %5 oranında ceza uygulanmasının adil olmadığını ileri sürmekte ise de; burada belirtilen %2.38'in uygulandığı matrah şirketin tüm enerji maliyeti iken, %5 oranında belirlenen "k" katsayısının ise sadece davacı şirket tarafından tahminde bulunulan, Kurumca müdahale edilmemiş olan gelirdeki sapma tutarı üzerine uygulandığı açık olup, her iki oranın bir biriyle karşılaştırılması yerinde görülmemiştir.
Düzenlemenin geçmişe yürütüldüğü yolundaki iddiaya gelince; öngörülerde sapma olup olmadığının tespitinin, bir önceki dönem tamamlanarak gerçekleşen gelir ortaya çıktıktan sonra mümkün olabileceği ve önceki öngörüler sonucu elde edilen haksız gelirin düzeltme bileşeni kullanılarak özellikle tüketicilere iadesinin sağlanması ancak bir sonraki dönem gerçekleşebileceğinden, işin doğasıyla uyumlu bu yöndeki düzenlemelerin kazanılmış hak, haklı beklenti ya da belirlilik ve geçmişe yürümeme ilkelerine aykırılığından bahsedilmesi mümkün değildir.
Bütün bu açıklamalar ışığında perakende satış tarifesinin esasını oluşturan perakende satış fiyatının belirlenmesinde en önemli veri olan tedarik şirketlerinin gelir ve maliyet öngörülerinin gerçekleşen tutara en yakın seviyede belirlenmesini sağlamak, hatalı tahminler sonucu elde edilen fazla gelirlerin bir finansman kaynağı olarak kullanılmasını önlemek amacıyla alınan dava konusu kararda hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 13/05/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'nın ve davalı idare vekilleri Av. ... ile Av....'nun geldikleri, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarifeler Dairesi Başkanlığının 08/07/2022 tarihli işlemiyle, Fiyat Eşitleme Mekanizması Tebliği'ne göre 2022 Temmuz-Eylül döneminde hesaplanan ödemeye esas destekleme tutarlarının davacı şirkete bildirilmesi üzerine, söz konusu hesaplamada dikkate alındığı belirtilen... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usule yönelik itirazı geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçilmiştir.

ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde, görevli tedarik şirketinin, dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin hukuki ayrıştırması kapsamında kurulan veya son kaynak tedariği yükümlüsü olarak Kurul tarafından yetkilendirilen tedarik şirketini; (ee) bendinde, son kaynak tedariğinin, serbest tüketici niteliğini haiz olduğu halde elektrik enerjisini, son kaynak tedarikçisi olarak yetkilendirilen tedarik lisansı sahibi şirket dışında bir tedarikçiden temin etmeyen tüketicilere elektrik enerjisi tedariğini ifade ettiği; 10. maddesinin beşinci fıkrasında, görevli tedarik şirketinin, serbest tüketici niteliğini haiz olduğu halde, başka bir tedarikçiden elektrik enerjisi temin etmeyen tüketicilere, son kaynak tedarikçisi sıfatıyla elektrik enerjisi sağlamakla yükümlü olduğu, bu şirketin son kaynak tedarikçisi sıfatıyla faaliyet göstereceği bölgenin, ilgili dağıtım bölgesi olduğu ve bu hususun tedarik lisansına dercedileceği, son kaynak tedarikçisi sıfatıyla sağlanacak elektrik enerjisi tarifelerinin, Kurul tarafından belirleneceği (...); 17. maddesinin altıncı fıkrasının (f) bendinde, son kaynak tedarik tarifesinin, serbest tüketici niteliğini haiz olduğu halde elektrik enerjisini, son kaynak tedarikçisi olarak yetkilendirilen tedarik lisansı sahibi şirket dışında bir tedarikçiden temin etmeyen tüketicilerin rekabetçi piyasaya geçmesini teşvik edecek ve son kaynak tedarikçisinin makul kar etmesine imkan verecek düzeyde, yürürlükteki perakende satış tarifeleri ile piyasa fiyatları dikkate alınarak hazırlanacağı, (...) son kaynak tedarik yükümlülüğü kapsamında uygulanması öngörülen tarifelerin tedarik lisansı sahiplerince ayrıca teklif edileceği, son kaynak tedarik tarifesinin, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi son kaynak tedariği kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluştuğu kurala bağlanmıştır.
Perakende Satış Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in (Tebliğ) 15. maddesinin birinci fıkrasında, Omega-4 (Ω4), herhangi bir d perakende satış tarife dönemi için, eşitlik (13)'e göre hesaplanan enerji tedariği düzeltme bileşeni; K katsayısı, k1 ve k2 Kurul tarafından belirlenmek üzere, düzeltme bileşeninin (Ω4) pozitif olduğu durumda (1-k1), negatif olduğu durumda (1+k2) olan, öngörülen hacim ve birim maliyetteki sapmalarla toplam sapma tutarı gibi hususlar göz önünde bulundurularak Kurul tarafından belirlenen düzeltme katsayısı olarak tanımlanmış; 16. maddesinde, enerji tedariki düzeltme bileşeninin nasıl hesaplanacağına ilişkin formül açıklanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık, görevli tedarik şirketlerinin Ocak-Mart 2022 döneminde aylık olarak öngörülen enerji satış miktarlarına göre elde edilmesi beklenen gelir ile gerçekleşen enerji satış miktarlarına göre elde edilen gelir arasındaki farklar dikkate alınarak, 01/07/2022 tarihinden itibaren uygulanacak tarifelere ilişkin hesaplamalarda, pozitif veya negatif sapması olan şirketlerden, bu şirketlerin ortalamasının üzerinde sapması olanların K katsayısı uygulamasına tabi tutulmalarının hukuka aykırı olup olmadığına ilişkindir.
K katsayısı, enerji alım maliyetinin bir unsuru olan Omega-4'ün (Ω4 - iki çeyrek öncesine ait düzeltme bileşeni) değerine göre belirlenmektedir. Omega-4 düzeltme bileşeni, EÜAŞ fiyat ve miktarlarına, dengeleme ve uzlaştırma piyasası kaynaklı fiyat ve miktarlara, ikili anlaşmalar kaynaklı fiyat ve miktarlara, abone grupları ve zamanlara göre öngörülen tüketimlerden hareketle oluşturulan dört zamanlı enerji bilançosundaki değişimlere bağlıdır. Bu parametreler görevli tedarik şirketleri tarafından, ilgili tarife dönemi öncesinde (d perakende satış tarife dönemi) öngörülmekte, tarife döneminden iki çeyrek önceki (d-2 perakende satış tarife dönemi) gerçekleşmeler esas alınarak k1 ve k2 katsayılarının uygulandığı Omega-4 bileşeniyle düzeltilmektedir.
Omega-4 bileşeniyle tarifelerde düzenleme yapılmaması durumunda, görevli tedarik şirketlerinin gerçek dışı tahminlerle elde etmeleri gerekenin de üzerinde tarifeden gelir elde etmeleri ve tarifenin yanlış tahminlerle bir finansman kaynağı olarak kullanılması mümkün olabilecektir. Nitekim pozitif sapması olan şirketlerce, tarife metodolojisi bir finansman aracı olarak kullanılabilmekte, böylelikle olması gerekenden daha az gelir elde edecek şekilde tahminlerde bulunularak, ulusal tarife ve fiyat eşitleme mekanizması kapsamında düzgün tahmin yapılmayarak suni olarak oluşturulan bu gelir açığı, diğer görevli tedarik şirketler tarafından karşılanmakta; diğer taraftan, pozitif sapması olan şirketlerce, gerçek durumda tarife hesaplamalarında beyan edilen düşük gelirin üzerinde, tüketicilerden normal tarife geliri de elde edilmeye devam edilerek iki yönlü şirketlere olması gerekenden fazla bir maddi kaynağın girmesine neden olunmaktadır. Söz konusu fazla gelirler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ticari kredi faiz ortalaması ile iki çeyrek (altı ay) sonra düzeltilmekte ise de, ilgili dönemde olması gerekenden farklı şekilde yansıyan birim bedellerin olabilmesi gibi etkilerin ise tam olarak düzeltilmesi elektrik piyasasının özellikleri nedeniyle mümkün olamayabilmektedir. Ayrıca, negatif yönlü sapmalar nedeniyle de, mevcut metodoloji çerçevesinde sonraki dönemler olumsuz yönde etkilenebilmektedir.
Elektrik perakende satış tarifeleri, üç ayda bir Kurul kararı ile tarife döneminden iki çeyrek önceki döneme ait veriler ile belirlenmektedir. Bu noktada, Omega-4 düzeltme bileşeni vasıtasıyla tarife hesabında geçmiş dönem gerçekleşmeleri dikkate alınmaktadır. k1 ve k2 katsayılarının uygulanıp uygulanmayacağına, uygulanacak ise hangi oranda uygulanacağına ancak gerçekleşme verileri elde edildikten sonra karar verilebilecektir.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idare tarafından Ocak-Mart 2022 dönemi tarifelerine ilişkin olarak görevli tedarik şirketlerinin abone grubu oransallığında enerji satış tahminleri ve bu şirketlerin gerçekleşen satışları incelenerek, Ocak-Mart 2022 döneminde pozitif sapması olan şirketlerin ortalama sapma oranı sırasıyla Ocak ayı için %8,59, Şubat ayı için %6,79 ve Mart ayı için %12,90 olarak; negatif sapması olan şirketlerin ortalama sapma oranı da sırasıyla Ocak ayı için %-22,62, Şubat ayı için %-11,58 ve Mart ayı için %-11,28 olarak tespit edilmesi üzerine dava konusu Kurul kararıyla 01/07/2022 tarihinden itibaren uygulanacak olan tarifelere ilişkin hesaplamalarda Perakende Satış Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 15. maddesinde yer alan k1 ve k2 düzeltme katsayılarının, enerji satış miktarlarına göre elde edilmesi beklenen gelirler ile gerçekleşen enerji satış miktarlarına göre elde edilen gelir arasındaki farklar dikkate alınarak ve bu farklara uygulanacak şekilde öngörülerden fazla gelir elde ederek pozitif sapması olan şirketlerden bu şirketlerin ortalamasının üzerinde sapması olanlar için %5; öngörülerden az gelir elde ederek negatif sapması olan şirketlerden bu şirketlerin ortalamasının üzerinde sapması olanlar için %1 olarak uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Öte yandan, davacı şirketin Ocak-Mart 2022 döneminde bilanço tahminine göre pozitif sapma oranı sırasıyla, Ocak ayı için %3,96; Şubat ayı için %18,05 ve Mart ayı için %33,45 olarak belirlenerek pozitif sapmaya uğrayan davacı şirketin öngörülerindeki sapma oranı, 2022 yılının Şubat ve Mart aylarında pozitif sapması olan tüm şirketlerin ortalamasının üzerinde gerçekleşmesi nedeniyle dava konusu Kurul kararı kapsamında, Ocak ayı için herhangi bir işlem tesis edilmemiş ise de, Şubat ve Mart ayları için oluşan farklar bakımından davacı şirket %5 oranında K katsayısı uygulamasına tabi tutularak, pozitif sapma K katsayısı tutarı Şubat ayı için 16.839.673,00-TL ve Mart ayı için 28.822.268,00-TL olarak hesaplanmıştır.
Bu kapsamda, davalı idarece, Ocak-Mart 2022 dönemi tarifelerine ilişkin olarak görevli tedarik şirketlerinin abone grubu oransallığında enerji satış tahminleri ve bu şirketlerin gerçekleşen satışları incelenerek bunlar arasında oluşan gelir sapmalarının K katsayısının uygulanmasını gerektirecek boyuta ulaşması üzerine rekabetçi ve istikrarlı bir piyasa yapısının oluşturulmasıyla tüketicilere daha uygun maliyet koşullarında elektrik enerjisi temini arasında makul denge kurulmasını temin etmek amacıyla, birbirinden farklı pozitif ve negatif sapma durumlarına yönelik k1 ve k2 katsayı oranlarının %5 ve %1 olarak belirlenmesine yönelik dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar davacı şirket tarafından, kendisinin elinde olmayan mali sebep ve olgular nedeniyle gelir tahminini etkileyen sapmaların yaşandığı, bazı tüketici grupları için kademeli tarifeye geçildiği, mesken abone grubu, kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grubunda faturaya esas günlük kwh limitlerinin değiştirildiği, bu ve benzeri nedenlerle elde edilecek gelir tahminlerinde sapmaların meydana gelebildiği iddia edilmiş ise de, görevli tedarik şirketleri tarafından Kuruma sunulan tarife tekliflerinde yer alan öngörüler ile gerçekleşen durumlar arasında sapma olmasının doğal olduğu; ancak, bu sapma oranının, yüksek seviyelerde olmasının elektrik piyasasının işleyişinde ve buna bağlı olarak tüketicilerin mali durumunda olumsuzluklara neden olacağı açıktır. Davacı şirketçe, hangi şartlar altında ilgili tahminleri yaptığını ve hangi piyasa koşulu gereğince ve kendisinin elinde olmayan sebeplerle gerçekleşmelerin Türkiye ortalamasının üzerinde bir sapmaya uğradığı, somut olarak ortaya koyulamadığı gibi davalı idare tarafından, görevli tedarik şirketlerinin öngörülerini etkileyebilecek değişiklikler olduğunda, yeni tahminlerin alındığı ve bu tahminlere göre tarife işlemlerine devam edildiği, kademeli kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone gruplarına esas tüketim tahminlerinin her ay için ayrı ayrı alındığı ve bu güncellemeleri içeren tahminler üzerinden işlemlere devam edildiği, ayrıca görevli tedarik şirketlerince her ay tahmin yapılabildiği dikkate alındığında davacı şirketin söz konusu iddiasına itibar edilmemiştir.
Diğer tarafından davacı şirketçe, K katsayısının önceki dönemlerden farklı olarak net gelir farkı dikkate alınmasının hukuka uygun olmadığı ve maliyet üzerinden elde edilen %2,38 oranındaki net kar marjı oranına nazaran K katsayısının %5 olarak belirlenmesinin ölçülü olmadığı ileri sürülmüş ise de, Tebliğ'in 15. maddesinde K katsayısına ilişkin yapılan düzenleme dikkate alındığında, Kurul tarafından belirlenen k1 ve k2 katsayılarının doğrudan Ω4'e uygulanabileceği gibi Ω4'e esas maliyet kalemi bileşenlerinden olan, şirketin öngörüsü üzerinden elde edilen gelir ile gerçekleşen gelir arasındaki farka da uygulanabilecektir. Öte yandan, davalı idarece, Ocak-Mart 2022 dönemi için görevli tedarik şirketlerinin enerji tedarik maliyetine etki eden piyasa takas fiyatı, YEKDEM maliyeti gibi bazı kalemlere yönelik şirket tahminlerinin, tüm görevli tedarik şirketler için resen düzeltildiği, Kurumca yapılan bu düzeltme işlemi ve bu işleme bağlı olarak maliyetin belirlenmesinde görevli tedarik şirketlerinin tahminlerinin çok küçük bir payının kaldığı göz önünde bulundurularak maliyet tarafı hariç olmak üzere, şirketlerce öngörülen enerji bilançosuna göre elde edilmesi beklenen gelir ve elde edilen gelir arasındaki fark gözetilerek K katsayısının ilgili şirketlere uygulanması yönünde karar alındığının belirtildiği, davacı şirketçe de davalı idare tarafından söz konusu dönemde tarifelerin maliyete ilişkin kısımlarında yapılan düzeltmelerin aksini ortaya koyan hususların ileri sürülmediği; diğer taraftan, %2,38 net kar marjı oranının uygulandığı matrah, şirketlerin tüm enerji maliyetleri iken, K katsayısının sadece görevli tedarik şirketlerinin tahminde bulunduğu, Kurumca müdahale edilmemiş kalemler için, sapma tutarı üzerinden uygulama alanı bulduğu, bu kapsamda, Kurulca, k1 ve k2 katsayılarının belirlenmesine yönelik alınan kararla görevli tedarik şirketlerinin tahminlerinde daha ciddi davranmalarını teşvik ederek gerçek dışı beyanlarda bulunmak suretiyle tarifeleri etkileyen şirketleri bu tür eylemlerde bulunmaktan alıkoyarak elektrik piyasasının işleyişinde yaşanabilecek olumsuzluklar engellenmesi amacıyla k1 ve k2 katsayı oranlarının belirlendiği anlaşıldığından söz konusu iddialar da geçerli görülmemiştir.
Ayrıca, perakende satış tarifelerinin her üç ayda bir Kurul kararı ile iki çeyrek öncesinin verileri ile belirlendiği, Tebliğ'de yer alan Omega 4 bileşeninin tanımında iki çeyrek önce gerçekleşen verilere yer verildiği, k1 ve k2 katsayılarının uygulanıp uygulanmayacağına, uygulanacak ise hangi oranda uygulanacağına ancak gerçekleşme verileri ortaya çıktıktan sonra karar verilebileceği göz önüne alındığında dava konusu Kurul kararının geçmişe yürütülmesi söz konusu değildir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4\. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 13/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.






10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim