Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/3800
2025/3023
9 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3800
Karar No : 2025/3023
DAVACI : ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1. ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2\. ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce (MAPEG) 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca ihaleye çıkarılan ER:... numaralı Manisa ili sınırlarında bulunan II-B Grubu maden sahasının arama ihalesi üzerinde kalan davacı şirket tarafından, sahada madencilik faaliyetinin yapılamayacağının anlaşıldığından bahisle ihale bedeli, işletme ruhsat bedeli ve ihale şartname bedelinin yasal faizleriyle birlikte iadesi istemiyle 17/06/2022 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin ve bu işlemin dayanağı olduğu belirtilen 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Sahaları İhale Yönetmeliği’nin 26. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI:
Dava konusu sahanın maden arama ruhsatı ihalesinin 12/07/2019 tarihinde gerçekleştirildiği, ihalenin uhdelerinde kaldığı, anılan sahaya yönelik olarak 17/10/2019 tarihinde maden arama ruhsatı düzenlendiği, maden sahasının bir kısmının da dahil olduğu alanın 01/11/2019 tarihinde 1. derece ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak ilan edildiği, bahse konu sahaya yönelik ihale ve ruhsat işlemleri sit alanı ilanından önce yapıldığından söz konusu sahanın arkeolojik sit alanı ilan edilebileceği hususunun kendileri tarafından öngörülebilmesine imkan olmadığı, sit alanı ilanına yönelik kararın MAPEG'in ilgili sahada yaptırdığı inceleme üzerine hazırlanan teknik heyet raporu ile öğrenildiği, 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca 1. derece arkeojik sit alanlarında madencilik faaliyetinin yapılması kesin olarak yasaklandığından fiili imkansızlık nedeniyle söz konusu alanda madencilik faaliyeti yapılamayacağı, anılan maden sahasının bulunduğu bölgenin gelecekte sit alanı olarak ilan edilebileceği hususu sahip olduğu imkanlara rağmen idare tarafından dahi öngörülememişken bu nitelikte bir öngörünün kendilerinden beklenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, anılan sahaya ilişkin ihale ve ruhsatlar kapsamında ödenen bedellerin iadesine karar verilmesi gerektiği, Maden Sahaları İhale Yönetmeliği'nin 26. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen izinlerle ilgili sorumluluğun istekliye ait olduğu, bu izinlerin alınmaması durumunda yatırılan ihale bedellerinin iade edilmeyeceği ana kural olarak düzenlendikten sonra, bu sahaların anılan Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen alanlardan birisi ile çakıştığının tespit edilmesi durumunda ihale bedelinin iade edileceğine ilişkin istisnai hükme yer verildiği ancak bu hükmün ruhsatın düzenlenmesinden önce bilinen ve/veya bilinmesi gereken konulara yönelik olduğu, iptali istenen Yönetmelik maddesinde ruhsatın verilmesinden sonra herhangi bir bedelin iade edilmeyeceğine açıkça yer verilerek ölçülülük ilkesine aykırı bir düzenleme yapıldığı, somut olayda, maden sahasının bir kısmının 1. derece sit alanı edilmesi nedeniyle anılan sahada madencilik faaliyeti yapılamayacağının ruhsatın düzenlenmesinden sonra anlaşıldığı, anılan sahaya yönelik ihale ve ruhsat giderlerinin iade edilmesi için davalı MAPEG'e yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiği, anılan ret işleminin ve bu işlemin dayanağı olan Maden Sahaları İhale Yönetmeliği'nin 26. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI:
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, ihalenin yapıldığı 12/07/2019 tarihinde anılan sahaya ilişkin sit kararları mevcut olmadığından ihalenin iptali ile ihale bedellerinin iadesini gerektirecek bir durumun bulunmadığı, Yönetmeliğin 26. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunun 15/12/2020 tarih ve E:2019/245, K:2020/3673 sayılı kararı ile iptal edilmiş ise de, 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, madencilik faaliyeti yapılan alanların ilgili mevzuatı uyarınca izne tabi olmaları halinde gerekli izinlerin alınması konusunda hak sahibine sorumluluk yüklendiği, Kanun'da ruhsat düzenlendikten sonra kazanılmış hakların korunabilmesi için ruhsata konu alana ilişkin ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi şartının getirildiği, davacı şirketin ruhsatı bu kuralları bilerek edindiği, 12/07/2019 tarihinde verilen teklif mektubunun 11. maddesinde davacının, "İhale sonrası yükümlülüklerimi yerine getirerek ruhsat düzenlenmesinden sonra, sahanın özel alanlardan birisi ile çakıştığının tespit edilmesi durumunda ve Kanun'un 7. maddesinde belirtilen izinler ile ilgili sorumluluğun tarafımda olduğunu, konu ile ilgili önceden araştırma yaptığımı, izinleri alamam durumunda ihale bedeli iadesi ve her hangi bir hak talebinde bulunmayacağımı beyan, kabul ve taahhüt ederim." şeklinde taahhütte bulunduğu, MAPEG tarafından ihale edilecek sahalarla ilgili gerekli araştırma ve incelemelerin yapılabilmesi için maden sahalarına ilişkin il, ilçe, pafta ve koordinat bilgilerinin ihale öncesinde ilan edildiği, 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesinde gerekli izinlerin alınmasıyla ilgili sorumluluğun istekliye ait olduğunun açıkça düzenlendiği, davacı şirketin basiretli tacir gibi davranmak suretiyle sahayla ilgili her türlü inceleme ve araştırmayı ihale öncesinde yapması ve sahanın mevcut veya muhtemel hukuki ve fiziki durumunu bilerek ihaleye girmesi ve bu inceleme ve araştırmanın sonuçlarına katlanması gerektiği, anılan Kanun hükümleri dikkate alındığında, ihale ve ruhsat bedellerinin iadesine imkan bulunmadığı savunulmuştur.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, Maden Sahaları İhale Yönetmeliğinin 26. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen izinlerle ilgili araştırma yapma sorumluluğu istekliye yüklendiğinden ruhsat düzenlendikten sonra ihale bedeli, ihale istek bedeli ve ihale şartname bedellerinin iade edilemeyeceğinin düzenlendiği, 3213 sayılı Kanun uyarınca ruhsat sahibi olmanın işletme faaliyetinde bulunmak için tek başına yeterli olmadığı, ruhsat sahası içerisinde kalan ve işletme faaliyetinde bulunmak için gerekli olan izinlerin istekliler tarafından temin edileceği, iptali istenen Yönetmelik düzenlemesiyle ilgili maden sahası için gerekli izinleri alabileceğine kani olan ve sahayı gerçekten işletmek isteyen kişilerin ruhsat almalarının amaçlandığı, yasal prosedürleri yerine getirdikten sonra sahayı işletmeyip ruhsatı uhdesinde tutabilecek kişilerin ruhsat ediniminin bazı yükümlülükler getirilmek suretiyle engellendiği, sahanın kısıtlanması veya izne tabi hale getirilmesi ihtimali bakımından isteklilerin ilgili sahayı yerinde inceleyerek ve gerektiğinde ilgili kişi, kurum ve kuruluşlardan bilgi alarak sahanın işletilip işletilemeyeceği hususunda ihale yapılmadan önce kanaat oluşturmalarına fırsat tanındığı, isteklilerin sahada gerekli incelemeyi yaparak sit alanı olabilecek nitelikte doğal güzelliği, tarihi değeri ve benzeri özellikleri gözeterek sahanın madencilik faaliyetine kapanma riskini değerlendirmeleri gerektiği, davacının üstlenmesi gereken sorumluluğu kapsamındaki ihale ve ruhsat bedellerinin iadesine yönelik başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olarak gösterilen Maden Sahaları İhale Yönetmeliği'nin 26. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde hukuka aykırılık bulunmadığından davacının isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ :
İhale bedeli, işletme ruhsat bedeli ve ihale şartname bedelinin yasal faizleriyle birlikte iadesi için 17/06/2022 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem yönünden dava konusu işlemin iptaline; 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Sahaları İhale Yönetmeliği’nin 26. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine yönelik istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ:
Dava; Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nce (MAPEG) 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca ihaleye çıkarılan ER:... numaralı Manisa ili sınırlarında bulunan II-B Grubu maden sahasının arama ihalesi üzerinde kalan davacı şirket tarafından, sahada madencilik faaliyetinin yapılamayacağının anlaşıldığından bahisle ihale bedeli, işletme ruhsat bedeli ve ihale şartname bedelinin yasal faizleriyle birlikte iadesi için 17/06/2022 tarihinde anılan idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olduğu belirtilen 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Sahaları İhale Yönetmeliği’nin 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın "Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi" başlıklı 168. maddesinde, "Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir." kuralına yer verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde, “Arama Ruhsatı: Belirli bir alanda maden arama faaliyetlerinde bulunulabilmesi için verilen yetki belgesini; İşletme Ruhsatı: İşletme faaliyetlerinin yürütülebilmesi için verilen yetki belgesini; İşletme İzni: Bir madenin işletmeye alınabilmesi için izni; Taksir: Ruhsat alanlarının bu Kanun gereğince küçültülmesini… ifade eder” şeklinde tanımlanmış; "Madencilik faaliyetlerinde izinler" başlıklı 7. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan hâlinde, "Madencilik faaliyetlerinin yapılması ve ruhsatlandırma işlemlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak yeni verilecek ruhsat alanlarına maden işletme yöntemi, faaliyetin yapıldığı bölge, madenin cinsi, yapılacak yatırımın çevresel etkileri, şehirleşme ve benzeri hususlar dikkate alınarak, temdit talepleri dâhil ruhsat verilen alanlarda kazanılmış haklar korunmak kaydıyla, ilgili kurumların görüşleri alınarak Bakanlık tarafından kısıtlama getirilebilir. İlk müracaat veya ihale yolu ile yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanlar diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar göz önüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabilir. Kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanlar ihale yoluyla aramalara açılır. Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenlenir.
Özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, muhafaza ormanları, 04/04/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na göre korunması gerekli alanlar, 1. derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 1. derece sit alanları ile madencilik amacı dışında tahsis edilen ve Genel Müdürlük tarafından uygun görüş verilen elektrik santralleri, organize sanayi bölgeleri, petrol, doğalgaz ve jeotermal boru hatları gibi yatırım alanlarına ait koordinatlar ilgili kurumlar tarafından Genel Müdürlüğe bildirilir.
Bu alanlara yapılan ruhsat müracaatlarının hak sağlaması hâlinde iki ay içinde harç ve teminatın yatırılmasından sonra bu alanlara ilişkin ilgili kurumlardan izin alınması için müracaat sahibine bir yıl süre verilir. Bu süre içinde izin alınması durumunda Kanun'un 16. maddesine göre ruhsat düzenlenir, izin alınamaması hâlinde müracaat reddedilir. Müraacat alanının bir kısmının bahse konu alanlarla çakışması hâlinde, çakışan alan dışındaki serbest alana ilişkin olarak iki aylık süre içinde Kanun'un 16. maddesine göre müracaatta bulunulması hâlinde ruhsat düzenlenir. Aksi hâlde tüm müracaat alanı bu süre sonunda müracaatlara açık hâle gelir.
Madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tâbi alan olmaları hâlinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunludur. Ancak, Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan hâline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer kanunlara göre izne tabi alanlar, Genel Müdürlüğün görüşü alınarak belirlenir. ..." kuralları yer almaktadır.
3213 sayılı Kanun'un 7. maddesinin gerekçesinde, madencilik yapılması kanunlarla getirilen kısıtlamalarla yasaklanan alanların Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nce tamamen madenciliğe kapatılabileceği belirtilmiş, bu alanların herhangi bir nedenle kısıtlama gerekçesinin ortadan kalkması hâlinde ise tekrar madenciliğe açık alan hâline getirilmesi yönünde düzenleme yapılmıştır.
Maden Sahaları İhale Yönetmeliği'nin 1. maddesinde, Yönetmeliğin amacının, maden sahalarının veya alanlarının ihale edilmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek olduğu; 3. maddesinde, Yönetmeliğin, 3213 sayılı Maden Kanunu'na dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; 26. maddesinde ise, "(1) Bu Yönetmelik kapsamında yapılan ihalelerde;
a) İhale neticesinde ruhsat alma hakkını kazandığı hâlde yükümlülüklerini yerine getirmeyen gerçek ve tüzel kişiler, bir yıl süre ile kendi adına veya vekâleten Genel Müdürlük tarafından yapılan ihalelere katılamazlar.
b) Müracaatçılar, Kanunun 7. maddesinde belirtilen izinler ile ilgili araştırmayı ihaleden önce yapmaları zorunludur. Kanun'un 7. maddesinde belirtilen izinler ile ilgili sorumluluk müracaatçıya aittir. İhaleden sonra, ruhsat düzenlenmeden önce veya ruhsat düzenlendikten sonra Kanun'un 7. maddesinde belirtilen izinlerin alınamaması ve/veya ruhsatın herhangi bir neden ile iptal edilmesi durumunda işletme ruhsat taban bedeli, ihale bedeli ve ruhsat bedeli iade edilmez. Ancak, bu sahaların Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen özel alanlardan birisi ile çakıştığının tespit edilmesi durumunda ve müracaatçının talebi hâlinde ruhsat düzenlenmeden önce ihale bedeli iade edilir, işletme ruhsat taban bedeli iade edilmez, ruhsat düzenlendikten sonra ise işletme ruhsat taban bedeli, ihale bedeli ve ruhsat bedeli iade edilmez." kuralı yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Manisa ilinde bulunan ER:... sayılı II-B Grubu maden sahasının arama ruhsat ihalesi 12/07/2019 tarihinde yapıldığı, anılan saha için davacı şirket lehine 17/10/2019 tarihinde arama ruhsatı düzenlendiği, sahanın bir kısmını içeren bölge, İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’nun 01/11/2019 tarihli kararıyla 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak ilan edildiği ve anılan kararın 29/11/2019 tarihinde tescil edildiği, söz konusu saha için maden işletme ruhsatı verilmesine dayanak oluşturmak üzere MAPEG tarafından ... tarih ve ... sayılı Tetkik Raporu hazırlattırıldığı, anılan raporda, "Tetkik tarihinde ruhsat sahasında herhangi bir faaliyet bulunmamaktadır. Temsili Y:... koordinatı ve çevresindeki ruhsat sahasında, sondaj noktaları ve karotlar görülmüştür. Ruhsat sahasında talep edilen mermer maden varlığının olduğu tespit edilmiştir. Ruhsat sahası ve talep edilen işletme izin alanı, Genel Müdürlüğümüz sistem kayıtlarında ER:... no'lu kayıtlı olan 1. derece sit alanı ile ER:... no'lu 3. derece sit alanı ile girişimli olduğu tespit edilmiştir. Ruhsatın yürürlük tarihinin 17/10/2019 olduğu ve 1. derece ve 3. derece sit alanlarının ... tarih ve ... sayılı karar ile tescil edildiği görülmüş olup, kazanılmış haklar gözetilerek sit alanları için gerekli kurumlardan izin alınmasına müteakip uygun bulunan yukarıda belirtilen koordinatlar dâhilinde işletme izni düzenlenmesi heyetimizce uygun bulunmuştur." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği, davacı şirket tarafından 04/04/2022 tarihinde İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıkları Bölge Koruma Kuruluna başvuruda bulunularak, 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen ve maden arama ruhsatına sahip olunan saha ile kısmen çakışan "ruhsat sahasında madencilik faaliyetlerine devam edilebilmesi için izin verilmesi" nin talep edildiği, Kültür Varlıkları Bölge Koruma Kurulu’na başvuru yapılmış olmakla birlikte henüz bir cevap verilmemişken 30/12/2021 tarihinde davacı şirket için maden işletme ruhsatı düzenlendiği, davacının Kültür Varlıkları Bölge Koruma Kurulu’na yaptığı madencilik faaliyetlerine devam edilmesine yönelik izin talebi ... tarih ve ... sayılı kararla reddedildiği, bunun üzerine davacı şirket tarafından ... tarihinde MAPEG’e yapılan başvuruda madencilik faaliyetlerine devam edilemediği ileri sürülerek Manisa ilinde bulunan ER:... sayılı II-B Grubu maden sahasının ihale ve ruhsat işlemleri kapsamında ödenen bedellerin iadesi talep edildiği, davacı şirketin başvurusunun MAPEG tarafından cevap verilmemek suretiyle (zımmen) reddedilmesi üzerine anılan zımnen ret işlemi ile bu işlemin dayanağı olduğu belirtilen 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Sahaları İhale Yönetmeliği’nin 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı; dava konusu sahanın maden arama ruhsatı ihalesinin 12/07/2019 tarihinde gerçekleştirildiği, ihalenin uhdelerinde kaldığı, anılan sahaya yönelik olarak 17/10/2019 tarihinde maden arama ruhsatı düzenlendiği, maden sahasının bir kısmının da dahil olduğu alanın 01/11/2019 tarihinde 1. derece ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak ilan edildiği, bahse konu sahaya yönelik ihale ve ruhsat işlemleri sit alanı ilanından önce yapıldığından söz konusu sahanın arkeolojik sit alanı ilan edilebileceği hususunun kendileri tarafından öngörülebilmesine imkân olmadığı, sit alanı ilanına yönelik kararın MAPEG'in ilgili sahada yaptırdığı inceleme üzerine hazırlanan teknik heyet raporu ile öğrenildiği, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca 1. derece arkeojik sit alanlarında madencilik faaliyetinin yapılması kesin olarak yasaklandığından fiili imkânsızlık nedeniyle söz konusu alanda madencilik faaliyeti yapılamayacağı, anılan maden sahasının bulunduğu bölgenin gelecekte sit alanı olarak ilan edilebileceği sahip olduğu imkânlara rağmen idare tarafından dahi öngörülememişken bu nitelikte bir öngörünün kendilerinden beklenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, anılan sahaya ilişkin ihale ve ruhsatlar kapsamında ödenen bedellerin iadesine karar verilmesi gerektiği, Maden Sahaları İhale Yönetmeliği'nin 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen izinlerle ilgili sorumluluğun istekliye ait olduğu, bu izinlerin alınmaması durumunda yatırılan ihale bedellerinin iade edilmeyeceği ana kural olarak düzenlendikten sonra, bu sahaların anılan Kanun'un 7. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen alanlardan birisi ile çakıştığının tespit edilmesi durumunda ihale bedelinin iade edileceğine ilişkin istisnaî hükme yer verildiği ancak bu hükmün ruhsatın düzenlenmesinden önce bilinen ve/veya bilinmesi gereken konulara yönelik olduğu, iptali istenen Yönetmelik maddesinde ruhsatın verilmesinden sonra herhangi bir bedelin iade edilmeyeceğine açıkça yer verilerek ölçülük ilkesine aykırı bir düzenleme yapıldığı, somut olayda, maden sahasının bir kısmının 1. derece sit alanı olarak ilan edilmesi nedeniyle anılan sahada madencilik faaliyeti yapılamayacağının ruhsatın düzenlenmesinden sonra anlaşıldığı, anılan sahaya yönelik ihale ve ruhsat giderlerinin tazmini için davalı MAPEG'e yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiği, anılan ret işleminin ve bu işlemin dayanağı olan Maden Sahaları İhale Yönetmeliği'nin 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.
Anayasa'nın 168. maddesi uyarınca, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan tabii servetler ve kaynakların aranması ve işletilmesi hakkının belli bir süre için devredilebileceği gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartların ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esaslarının ve müeyyidelerin kanunda gösterilmesi gerektiğinden, tabii servetler ve kaynaklar kapsamında bulunan madenlerin de aranması ve işletilmesi ile ilgili olarak gerçek ve tüzelkişilerin uyacakları şartların ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esaslarının ve müeyyidelerin kanunla düzenlenmesi zorunludur.
3213 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, ilk müracaat veya ihale yoluyla yapılacak ruhsatlandırmalara konu alanlara ilişkin olarak iki türlü kısıtlamaya gidilebileceği, bunlardan birincisinin Maden Kanunu'ndan, ikincisinin ise diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalardan kaynaklanabileceği anlaşılmaktadır.
Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasında, ilk müracaat veya ihale yoluyla yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanların, diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar göz önüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabileceği, kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanların ihale yoluyla aramalara açılacağı ve bu kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlamanın ancak kanunla yapılabileceği belirtildikten sonra, maddenin diğer fıkralarında madencilik faaliyetlerine ilişkin kısıtlamalara yer verilmiştir.
Kanunun 7. maddesinin 2. fıkrasında, özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, muhafaza ormanları, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na göre korunması gerekli alanlar, 1. derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 1. derece sit alanları ile madencilik amacı dışında tahsis edilen ve Genel Müdürlük tarafından uygun görüş verilen elektrik santralleri, organize sanayi bölgeleri, petrol, doğalgaz ve jeotermal boru hatları gibi yatırım alanlarına ilişkin olarak izin sistemi getirilmiş, 8. fıkrasında ise, 2. fıkrada sayılan alanlardan ayrı olarak içme ve kullanma suyu rezervuarının bulunduğu alanlara ilişkin olarak iki aşamalı bir alan tespiti yapılarak bu alanlardaki maden arama ve işletme faaliyetlerindeki kısıtlamalara yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin birçok kararında, Anayasa’nın 2. maddesine göre, hukuk devleti ilkesiyle devletin tüm faaliyetlerinde hukukun egemen olmasının amaçlandığı, bu amacın gerçekleşmesinin konulacak kurallarda adalet ve hakkaniyet ölçütlerinin göz önünde tutulması ile mümkün olacağı, hukuk güvenliğinin, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm işlem ve eylemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığı belirtilmiştir.
Hukuk devletinin en önemli unsurlarından biri de ölçülülük ilkesidir. Ölçülülük ilkesi, amaç ve araç arasında hakkaniyete uygun adil bir dengenin bulunması gereğini ifade eder.
Bu bağlamda, idareler tarafından yapılan düzenlemelerin kamu yararının sağlanması amacına yönelik olması, genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir.
Bu nedenle, idareler, takdir yetkisine sahip oldukları ya da bir değerlendirme yapma durumunda bulundukları her bir somut olayın özelliklerini göz önüne alarak konuyu değerlendirmeli, yaptıkları düzenlemelerde ve tesis ettikleri işlemlerde, kendilerine tanınan takdir yetkisini, kanunların sınırları içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak ve ölçülülük ilkesini dikkate alarak kullanmalıdır.
Maden Kanunu’nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, ilk müracaat veya ihale yolu ile yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanların, Maden Kanunu ve diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar göz önüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabileceği belirtilerek idareye sorumluluk yüklenmiştir. Bu durumda idareden beklenen, madencilik faaliyetinin yapılması yasak olan alanların madencilik faaliyetlerine kapatılmasıdır. Başka bir anlatımla, ihale konusu edilen maden sahasının madencilik faaliyeti için mutlak yasak bir alanda olmaması ve maden arama ve işletmeye uygun olması ihaleyi yapan ve ruhsatı veren idarenin sorumluluğundadır.
Maden Sahaları İhale Yönetmeliği'nin dava konusu edilen 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen izinler ile ilgili sorumluluğun müracaatçıya ait olduğu, bu izinlerin alınmaması durumunda ihale bedelinin iade edilmeyeceği ana kural olarak düzenlendikten sonra, bu sahaların Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen alanlardan birisi ile çakıştığının tespit edilmesi durumunda ihale bedelinin iade edileceğine ilişkin istisnaî hükme yer verilmiş, Kanun'un 7. maddesinin sekizinci fıkrasında içme suyu rezervuarına yönelik olarak madencilik faaliyetiyle ilgili getirilen kısıtlama nedeniyle izin alınamaması durumu ise bu istisnaî hükmün kapsamı dışında bırakılmıştır.
İdarenin, madencilik faaliyeti yapılması yasak olan bir alanı ruhsat müracaatlarına kapatması gerekirken, bu alanları madencilik faaliyetlerine açması ve tüm sorumluluğu da ruhsat sahiplerine yüklemesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.
Yönetmeliğin dava konusu 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendiyle, Maden Kanunu’nun 7. maddesinde belirtilen izinler ile ilgili tüm sorumluluk hak sahibine yüklenmiş, ihale bedelinin iadesi yönünden madencilik faaliyetiyle ilgili mutlak yasak olan alanlarda izin alınamaması hâli ile bu kapsamda bulunmayan yerlerle ilgili izinlerin alınamaması hâli birbirinden tam olarak ayrılmamış, aynı kurala tâbi tutulmuştur. Böylece idarenin ihaleye çıkmaması gereken bir alanı, başka bir anlatımla madencilik faaliyeti yapılması mutlak yasak olan bir alanı ihaleye çıkartmasındaki sorumluluk tümüyle ihale alıcılarına yüklenmiştir.
İdarenin öncelikle kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek, mutlak yasak olan bir alanda madencilik faaliyeti yapılması için ihaleye çıkmaması gerekirken, tüm sorumluluğu ihale alıcılarına yüklemesi hakkaniyet ve ölçülülük ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
Bu nedenle, ihale bedelinin iade edilmemesinin şartları belirlenirken, madencilik faaliyeti yapılması mutlak yasak olan bir alanın ihaleye çıkartılması nedeniyle bu alanlarda madencilik faaliyeti yapılmasına ilişkin gerekli izinlerin alınamaması hâli ile, bu kapsamda olmayan ya da başvuru sahibinin kusur ve/veya ihmali nedeniyle gerekli izinlerin alınamaması ve/veya ilgili idarelerin olumsuz değerlendirmeleri sonucu izin alınamaması hâllerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Madencilik faaliyeti yapılması mutlak yasak olan bir alanın ihalesi sonucunda işletme izni alınamaması hâlinde, ilgilinin ödediği ihale bedelinin iade edilmemesi, ölçülülük ilkesine aykırıdır.
Bu kapsamda, ihaleye konu alanın, 3213 sayılı Kanun veya diğer kanunlarla madencilik faaliyetinin kesin olarak yasaklandığı bir alan olduğu, fiili imkânsızlık nedeniyle bu alanda madencilik faaliyetinin yapılamayacağının anlaşılması hâlinde, ihale kapsamında ödenen ihale bedelinin de iadesi gerektiği açıktır.
21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Sahaları İhale Yönetmeliği’nin 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden yapılan incelemede, Danıştay 13. Dairesinin; 15/12/2020 tarih ve E:2019/245, K:2020/3673 sayılı kararıyla Maden Sahaları İhale Yönetmeliği’nin 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptaline karar verildiği ve bu kararın İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 21/04/2022 tarih ve E:2021/1947, K:2022/1551 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, anılan Yönetmeliğin 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden dava hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Davacı tarafından, ihale bedeli, işletme ruhsat bedeli ve ihale şartname bedelinin yasal faizleriyle birlikte iadesi için 17/06/2022 tarihinde davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem yönünden ise; Bu itibarla, Kanun ve anılan Yönetmelik uyarınca madencilik faaliyeti yapılamayacak bir alana ilişkin olarak ödenen ihale bedelinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun, hukuka uygun bulunmayan düzenleyici işleme dayanılarak reddine ilişkin işlemde de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın, 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Sahaları İhale Yönetmeliği’nin 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden, karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından, ihale bedeli, işletme ruhsat bedeli ve ihale şartname bedelinin yasal faizleriyle birlikte iadesi için 17/06/2022 tarihinde davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem yönünden ise, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDÎ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ:
Manisa ilinde bulunan ER:... sayılı II-B Grubu maden sahasının arama ruhsat ihalesi 12/07/2019 tarihinde yapılmıştır.
Anılan saha için davacı şirket lehine 17/10/2019 tarihinde arama ruhsatı düzenlenmiştir.
Sahanın bir kısmını içeren bölge, İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun 01/11/2019 tarihli kararıyla 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak ilan edilmiş, anılan karar 29/11/2019 tarihinde tescil edilmiştir.
Söz konusu saha için maden işletme ruhsatı verilmesine dayanak oluşturmak üzere MAPEG tarafından ... tarih ve ... sayılı Tetkik Raporu hazırlattırılmış, anılan raporda, "Tetkik tarihinde ruhsat sahasında herhangi bir faaliyet bulunmamaktadır. Temsili Y:... koordinatı ve çevresindeki ruhsat sahasında, sondaj noktaları ve karotlar görülmüştür. Ruhsat sahasında talep edilen mermer maden varlığının olduğu tespit edilmiştir. Ruhsat sahası ve talep edilen işletme izin alanı, Genel Müdürlüğümüz sistem kayıtlarında ER:... no'lu kayıtlı olan 1. derece sit alanı ile ER:... no'lu 3. derece sit alanı ile girişimli olduğu tespit edilmiştir. Ruhsatın yürürlük tarihinin 17/10/2019 olduğu ve 1. derece ve 3. derece sit alanlarının ... tarih ve ... sayılı karar ile tescil edildiği görülmüş olup, kazanılmış haklar gözetilerek sit alanları için gerekli kurumlardan izin alınmasına müteakip uygun bulunan yukarıda belirtilen koordinatlar dahilinde işletme izni düzenlenmesi heyetimizce uygun bulunmuştur." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir.
Davacı şirket tarafından 04/04/2022 tarihinde İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıkları Bölge Koruma Kuruluna başvuruda bulunularak, 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen ve maden arama ruhsatına sahip olunan saha ile kısmen çakışan "ruhsat sahasında madencilik faaliyetlerine devam edilebilmesi için izin verilmesi" talep edilmiştir.
Kültür Varlıkları Bölge Koruma Kuruluna başvuru yapılmış olmakla birlikte henüz bir cevap verilmemişken 30/12/2021 tarihinde davacı şirket için maden işletme ruhsatı düzenlenmiştir.
Davacının Kültür Varlıkları Bölge Koruma Kuruluna yaptığı madencilik faaliyetlerine devam edilmesine yönelik izin talebi ... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmiştir.
Bunun üzerine davacı şirket tarafından 17/06/2022 tarihinde MAPEG’e yapılan başvuruda madencilik faaliyetlerine devam edilemediği ileri sürülerek Manisa ilinde bulunan ER:... sayılı II-B Grubu maden sahasının ihale ve ruhsat işlemleri kapsamında ödenen bedellerin iadesi talep edilmiştir.
Davacı şirketin başvurusunun MAPEG tarafından cevap verilmemek suretiyle (zımmen) reddedilmesi üzerine anılan zımnen ret işlemi ile bu işlemin dayanağı olduğu belirtilen 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Sahaları İhale Yönetmeliği’nin 26. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte olan hâlinde 7. maddesinde, "Madencilik faaliyetlerinin yapılması ve ruhsatlandırma işlemlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak yeni verilecek ruhsat alanlarına maden işletme yöntemi, faaliyetin yapıldığı bölge, madenin cinsi, yapılacak yatırımın çevresel etkileri, şehirleşme ve benzeri hususlar dikkate alınarak, temdit talepleri dahil ruhsat verilen alanlarda kazanılmış haklar korunmak kaydıyla, ilgili kurumların görüşleri alınarak Bakanlık tarafından kısıtlama getirilebilir. İlk müracaat veya ihale yolu ile yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanlar diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar gözönüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabilir. Kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanlar ihale yoluyla aramalara açılır. Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenlenir. Özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, muhafaza ormanları, 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre korunması gerekli alanlar, 1 inci derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 1 inci derece sit alanları ile madencilik amacı dışında tahsis edilen ve Genel Müdürlük tarafından uygun görüş verilen elektrik santralleri, organize sanayi bölgeleri, petrol, doğalgaz ve jeotermal boru hatları gibi yatırım alanlarına ait koordinatlar ilgili kurumlar tarafından Genel Müdürlüğe bildirilir. ..."; 24. maddesinde, "7 nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl 50.000-TL idari para cezası verilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz."; 29. maddesinin son fıkrasında, maden sahalarının ihale edilmesine ilişkin usul ve esasların Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği; 30. maddesinde; "Herhangi bir sebeple hükümden düşmüş, terk edilmiş veya taksir edilmiş alanlar ile II. Grup (b) bendi ve IV. Grup madenler dışındaki yeni alanlar ihale yolu ile ruhsatlandırılır. İhale ilanı Resmî Gazete’de yayımlanır." kuralına yer verilmiştir.
4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 768. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, tabii kaynak açısından sahaların potansiyelini tespit etmek ve potansiyel olarak tespit ettiği sahaları ilanla açık artırmaya ve ihaleye çıkarıp arama ruhsatı vermek Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkilerini arasında sayılmıştır.
Maden Sahaları İhale Yönetmeliğinin (Yönetmelik) 4. maddesinde, ihale teminatının, ihale şartnamesinde belirtilen tutarda ve koşullarda, ilgili muhasebe biriminin hesabına aktarılmak üzere Bakanlıkça belirlenecek banka hesabına müracaatçı tarafından yatırılan Türk Lirası cinsinden nakit para makbuz aslını veya süre yönünden geçici ve süresiz banka teminat mektubunu ifade ettiği; 7. maddesinde, ihale şartnamesinin ihale edilecek sahanın taban ihale bedeli, ihale teminat tutarı, işletme ruhsat taban bedeli ve ihale şartname bedeli ile bunların ödeme yerleri ve sürelerini içereceği; 18. maddesinde, ihalelerde ihale şartnamesinde belirtilen banka hesabına Türk Lirası cinsinden yatırılan nakit para veya bankalardan alınacak geçici ve süresiz teminat mektubunun ihale teminatı olarak kabul edileceği, ihale teminatının işletme ruhsat taban bedelinden ve Genel Müdürlükçe belirlenerek Genel Müdürlüğün internet sayfasında ilan edilen taban ihale bedelinden az olmamak kaydıyla, müracaatçı tarafından verilen kapalı teklifin %20’sinden az olamayacağı, aksi takdirde teklifin geçersiz sayılacağı, açık artırma için ek bir ihale teminatı alınmayacağı, Genel Müdürlüğün gerekli gördüğü hallerde, ihale şartnamesinde belirtilmek kaydıyla teminat miktarını ve oranını değiştirebileceği; 21. maddesinde, ihale komisyonunun, teklif edilen ihale bedelini uygun görmesi halinde; ihaleyi kazanan ilgiliye, ihale bedelini yatırması için on iş günü, ihaleye birden fazla kişinin katılması halinde ikinci ve sonraki teklif sahiplerine beşer iş günü süre vereceği, ihale bedeli yatırma takip çizelgesi sıralamasında kendisinden önceki müracaatçının yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda, ihale bedelini yatırma sırası gelen müracaatçının, teklif ettiği ihale bedelini beş iş günü içinde ilgili yerlere yatırmak zorunda olduğu, ihale bedeli yatırma takip çizelgesinin, müracaatçıların takip etmeleri için Genel Müdürlük internet sayfasında yayınlanacağı, müracaatçıya, ayrıca tebligat yapılmayacağı, ihaleyi kazananın ve sırası gelenin süresi içerisinde ihale bedelini yatırmasının zorunlu olduğu, aksi halde müracaatçının hakkını kaybedeceği ve ihale teminatının irat kaydedileceği, ihaleyi kazananların ihale bedelini yatırıncaya kadar sıralamadaki diğer müracaatçıların ihale teminatlarının iade edilmeyerek bekletileceği, sırası gelen müracaatçının ihale bedelini yatırması halinde ihale sürecinin son bulacağı ve sıralamada sonra gelen müracaatçıların ihale teminatlarının iade edileceği; "Sorumluluklar ve yaptırımlar" başlıklı 26. maddesinde, “(1) Bu Yönetmelik kapsamında yapılan ihalelerde; a) İhale neticesinde ruhsat alma hakkını kazandığı hâlde yükümlülüklerini yerine getirmeyen gerçek ve tüzel kişiler, bir yıl süre ile kendi adına veya vekâleten Genel Müdürlük tarafından yapılan ihalelere katılamazlar. b) Müracaatçılar, Kanunun 7. maddesinde belirtilen izinler ile ilgili araştırmayı ihaleden önce yapmaları zorunludur. Kanun'un 7. maddesinde belirtilen izinler ile ilgili sorumluluk müracaatçıya aittir. İhaleden sonra, ruhsat düzenlenmeden önce veya ruhsat düzenlendikten sonra Kanun'un 7. maddesinde belirtilen izinlerin alınamaması ve/veya ruhsatın herhangi bir neden ile iptal edilmesi durumunda işletme ruhsat taban bedeli, ihale bedeli ve ruhsat bedeli iade edilmez. Ancak, bu sahaların Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen özel alanlardan birisi ile çakıştığının tespit edilmesi durumunda ve müracaatçının talebi hâlinde ruhsat düzenlenmeden önce ihale bedeli iade edilir, işletme ruhsat taban bedeli iade edilmez, ruhsat düzenlendikten sonra ise işletme ruhsat taban bedeli, ihale bedeli ve ruhsat bedeli iade edilmez (Danıştay Sekizinci ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Heyetinin 15/12/2020 tarih ve E:2019/245, K:2020/3673 sayılı kararıyla iptaline karar verilen bent). (2) Hile, tehdit, nüfuz kullanma ve çıkar sağlama suretiyle ya da başka yollarla ihaleye fesat karıştıran veya sahte belge kullananlar ile bu fiillere teşebbüs edenler ile ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur. Bu kişiler ile bu kişilerin adına hareket ettikleri gerçek ve tüzel kişiler, iki yıl süre ile kendi adına veya vekâleten, Genel Müdürlük tarafından yapılan ihalelere katılamazlar. (3) İhaleden sonra sahte belge kullanılarak ihalenin kazanıldığının tespit edilmesi halinde müracaatçının teminatı irat kaydedilerek ruhsat/sertifikası iptal edilir. İhale bedeli iade edilmez. Bu durum diğer müracaatçılara bir hak sağlamaz. Ayrıca sahte belge kullananlar veya kullanmaya teşebbüs edenler hakkında ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur. (4) Bu Yönetmelik kapsamındaki ihalelere; Devlet memurları, diğer kamu görevlileri, Genel Müdürlüğün merkez ve taşra teşkilatında çalışan yevmiyeli ve mukaveleli personel katılamaz." düzenlemeleri yer almıştır.
Dava konusu ihaleye ait Maden Sahaları İhale Şartnamesinin (Şartname) ihaleye katılmak için verilmesi gereken belgeleri düzenleyen 5. maddesinde, ihaleye ihale teminatının ilgili banka hesabına yatırıldığına dair dekont veya geçici/kesin ve süresiz teminat mektubu (ihale teminatının ilgili banka hesabına yatırılması durumunda dekontun açıklama bölümüne "Erişim: 3244916 sayılı sahanın işletme ruhsat taban bedelidir." ibaresin yer alması veya elle yazılması halinde talep sahibi tarafından dekontun imzalanması gerekmektedir) ile birlikte müracaat edileceği; 7. maddesinde, ihaleye katılabilmek için gereken ihale teminatı tutarının taban ihale bedeli belirleme komisyonu tarafından belirlenen ve MAPEG internet sayfasında yayınlanan taban ihale bedelinden ve kapalı olarak verilen teklifin %20'sinden az olamayacağı; 11. maddesinde, teklif sahibinin teklifini Türk Lirası olarak vereceği ve ihalenin Türk Lirası üzerinden sonuçlandırılacağı, ihale komisyonunun teklif edilen ihale bedelini uygun görmesi halinde, ihaleyi kazanan ilgiliye, ihale bedelini yatırması için 10 (on) iş günü, ihaleye birden fazla kişinin katılması halinde ikinci ve sonraki teklif sahiplerine 5'er (beş) iş günü süre verileceği, sıralamada, kendisinden önceki teklif sahibinin yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda, sırası gelen teklif sahibinin bu durumu MAPEG internet sayfasından öğreneceği ve teklif ettiği ihale bedelini, süresi içinde (...) tahsilat yöntemlerinden herhangi birini kullanarak yatıracağı, aksi halde ruhsat hakkının kaybedileceği, ihalede ruhsat almaya hak kazanan teklif sahip/sahiplerinin ihalede teklif ettikleri ihale bedelini süresi içinde ilgili banka hesabına yatırmaması halinde ihale teminatlarının irat kaydedileceği; 13. maddesinde, "İhalede ruhsat almaya hak kazanan teklif sahibinin iş ve işlemlerini Maden Kanunu, Maden Yönetmeliği, Maden Sahaları İhale Yönetmeliği ve işbu şartnamede belirtilen hükümler çerçevesinde yürütmekle yükümlüdür. İhale sonucunda ruhsat almaya hak kazanan teklif sahibi bilgi, belge ve beyanlarının doğruluğundan sorumludur. İhale bedeli yatırılmasına rağmen ruhsat düzenlenmesi için Maden Kanunu, 21/09/20217 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliği uyarınca yükümlülüklerini süresi içinde yerine getirmeyenlerin ruhsat taban bedelleri (ihale istek bedelleri), işletme ruhsat bedelleri, ihale bedelleri iade edilmez."; 15. maddesinde, "Teklif sahipleri etik kurallara, kanun ve mevzuata uygun davranmak zorundadır. Ruhsatın herhangi bir neden ile iptal edilmesi durumunda ruhsat taban bedeli (ihale istek bedeli), işletme ruhsat taban bedeli, ihale bedeli ve ruhsat bedeli iade edilmez. İhaleye konu saha ile ilgili olarak Kanunun 7 nci maddesi kapsamında alınması gereken tüm izinlere ilişkin önceden araştırma yapma sorumluluğu teklif sahibine (müracaatçıya) aittir. Kanunun 7 nci maddesinde belirtilen izinler ile ilgili sorumluluk müracaatçıya aittir. İhaleden sonra, ruhsat düzenlenmeden önce veya ruhsat düzenlendikten sonra Kanunun 7 nci maddesinde belirtilenlerin alınamaması ve/veya ruhsatın herhangi bir neden ile iptal edilmesi durumunda işletme ruhsat taban bedeli, ihale bedeli ve ruhsat bedeli iade edilmez. Ancak, bu sahaların Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen özel alanlardan birisi ile çakıştığının tespit edilmesi durumunda ve müracaatçının talebi halinde ruhsat düzenlenmeden önce ihale bedeli iade edilir, işletme ruhsat taban bedeli, ruhsat taban bedeli (ihale istek bedeli)iade edilmez, ruhsat düzenlendikten sonra ise işletme ruhsat taban bedeli, ihale bedeli ve ruhsat bedeli iade edilmez. Teklif sahibi ihaleye konu sahanın ayıplı olduğunu hiçbir şekilde, hiçbir makam ve kurum nezdinde ileri süremez ve iddia edemez." düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Sahaları İhale Yönetmeliği’nin 26. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptali istemi bakımından;
Danıştay Sekizinci ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Kurulunun 15/12/2020 tarih ve E:2019/245, K:2020/3673 sayılı kararıyla madencilik faaliyeti yapılması yasak olan alanlarda izin alınamaması hali ile bu kapsamda bulunmayan yerlerle ilgili izinlerin alınamaması halini ayrı ayrı düzenlemeyen ve bu haliyle eksik düzenleme içerdiği ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu anlaşılan Maden Sahaları İhale Yönetmeliği’nin 26. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptaline karar verilmiş, İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/04/2022 tarih ve E:2021/1947, K:2022/1551 sayılı kararıyla söz konusu karar onanarak kesinleşmiştir.
Bu durumda, iptali istenilen Maden Sahaları İhale Yönetmeliği'nin 26. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hakkında, davanın açıldığı tarihte anılan bendin iptali yolunda kesinleşmiş yargı kararı bulunduğu anlaşıldığından, konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
ER:3244916 numaralı Manisa ili sınırlarında bulunan II-B Grubu maden sahasında madencilik faaliyetinin yapılamayacağının anlaşıldığından bahisle ihale bedeli, işletme ruhsat bedeli ve ihale şartname bedelinin yasal faizleriyle birlikte iadesi istemiyle 17/06/2022 tarihinde MAPEG'e yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemi bakımından;
Aktarılan mevzuat ve ihale dokümanı uyarınca, maden sahaları ihalelerine katılmak üzere başvuruda bulunanların nakit veya banka teminat mektubu olarak hazırladıkları ihale teminatını başvuru ekinde sunmaları gerekmektedir. İhale komisyonunun teklif edilen ihale bedelini uygun görmesi halinde ihaleyi kazanan istekliye ihale bedelini yatırması için 10 (on) iş günü süre verilir. İhale bedelinin verilen süre içerisinde Genel Müdürlükçe isteklilere önceden bildirilen kurumsal banka hesaplarına ihale şartnamesinde belirlenen yöntemler kullanılarak yatırılması gerekir. İhale uhdesinde kalan isteklilerce ihale komisyonu tarafından sonuçlandırılan ihale bedelinin belirlenen süre içerisinde öngörülen yöntemler kullanılarak ilgili banka hesabına yatırılmaması halinde ihaleye katılmak için gerekli olan teminat tutarı irat kaydedilir.
Yönetmeliğin 21. maddesinde, ihaleyi kazanan ilgiliye ihale bedelini yatırması için on iş günü süre verileceği, ihaleyi kazananın ve sırası gelenin süresi içerisinde ihale bedelini yatırmasının zorunlu olduğu, aksi halde müracaatçının ruhsattan doğan hakkını kaybedeceği ve ihale teminatının irat kaydedileceği; Şartnamenin 11. maddesinde ise, ihalede ruhsat almaya hak kazanan teklif sahiplerinin ihalede teklif ettikleri ihale bedelini süresi içinde ilgili banka hesabına yatırmaması halinde ihale teminatlarının irat kaydedileceği kuralına yer verildiğinden, uhdesinde kalan ihale bedelini süresi içerisinde yatırmayan isteklinin teminatının irat kaydedileceğinde tereddüt bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, ilk müracaat veya ihale yoluyla yapılacak ruhsatlandırmalara konu alanlara ilişkin olarak iki türlü kısıtlamaya gidilebileceği, bunlardan birincisinin Maden Kanunu'ndan, ikincisinin ise diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalardan kaynaklanabileceği anlaşılmaktadır (Bkz. Danıştay Sekizinci ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Kurulunun 15/12/2020 tarih ve E:2019/245, K:2020/3673 sayılı kararı).
Kanun'un 7. maddesinin birinci fıkrasında, ilk müracaat veya ihale yoluyla yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanların, diğer kanunlarla getirilen kısıtlamalar göz önüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabileceği, kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanların ihale yoluyla aramalara açılacağı ve bu kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlamanın ancak kanunla yapılabileceği belirtildikten sonra, maddenin diğer fıkralarında madencilik faaliyetlerine ilişkin kısıtlamalara yer verilmiş; ikinci fıkrasında ise 1. derece sit alanlarına ilişkin olarak izin sistemi getirilmiştir.
Nitekim, Kanun'un 7. maddesinin gerekçesinde de, kanunlarla getirilen kısıtlamalar sonucunda madencilik yapılması yasaklanan alanların Genel Müdürlük tarafından tamamen madencilik faaliyetlerine kapatılabileceği belirtilmiştir.
Hukuk devletinin en önemli unsurlarından biri de ölçülülük ilkesidir. Ölçülülük ilkesi, bir hukuki tasarruf ile elde edilmek istenen amaç ve kullanılan araç arasında hakkaniyete uygun adil bir dengenin bulunması gereğini ifade eder.
İdareler, takdir yetkisine sahip oldukları ya da bir değerlendirme yapma durumunda bulundukları her bir somut olayın özelliklerini göz önüne alarak konuyu değerlendirmeli, yaptıkları düzenlemelerde ve tesis ettikleri işlemlerde, kendilerine tanınan takdir yetkisini, kanunların sınırları içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak ve ölçülülük ilkesini dikkate alarak kullanmalıdır.
Maden Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, ilk müracaat veya ihale yolu ile yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanların, Maden Kanunu ve diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar göz önüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabileceği belirtilerek idareye sorumluluk yüklenmiştir. Bu durumda idareden beklenen, madencilik faaliyetinin yapılması yasak olan veya uygun olmadığı sonradan anlaşılan alanların madencilik faaliyetlerine kapatılmasıdır. Başka bir anlatımla, ihale konusu edilen maden sahasının madencilik faaliyeti için yasak bir alanda olmaması ve maden arama ve işletmeye uygun olması ihaleyi yapan ve ruhsatı veren idarenin sorumluluğundadır.
Dosyanın incelenmesinden, Manisa ilinde bulunan ER:... sayılı II-B Grubu maden sahasının arama ruhsat ihalesinin 12/07/2019 tarihinde gerçekleştirildiği, anılan saha için davacı şirket lehine 17/10/2019 tarihinde arama ruhsatı düzenlendiği, sahanın bir kısmını içeren bölgenin, İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun 01/11/2019 tarihli kararıyla 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak ilan edildiği, anılan kararın 29/11/2019 tarihinde tescil edildiği, söz konusu saha için maden işletme ruhsatı verilmesine dayanak oluşturmak üzere MAPEG tarafından ... tarih ve ... sayılı Tetkik Raporun hazırlattırıldığı, anılan raporda, ruhsatın yürürlük tarihinin 17/10/2019 olduğu ve 1. derece ve 3. derece sit alanlarının ... tarih ve ... sayılı karar ile tescil edildiği, kazanılmış haklar gözetilerek sit alanları için gerekli kurumlardan izin alınmasını müteakip işletme izni düzenlenmesinin uygun olacağına yönelik tespit ve değerlendirmelere yer verildiği, davacı şirket tarafından 04/04/2022 tarihinde İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıkları Bölge Koruma Kuruluna başvuruda bulunularak, 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen ve maden arama ruhsatına sahip olunan saha ile kısmen çakışan "ruhsat sahasında madencilik faaliyetlerine devam edilebilmesi için izin verilmesinin" talep edildiği, bu arada 30/12/2021 tarihinde davacı şirket adına maden işletme ruhsatı düzenlendiği, davacının Kültür Varlıkları Bölge Koruma Kuruluna yaptığı madencilik faaliyetlerine devam edilmesine yönelik izin talebinin ... tarih ve ... sayılı kararla reddedildiği, bunun üzerine 17/06/2022 tarihinde MAPEG’e yapılan başvuruda madencilik faaliyetlerine devam edilemediği ileri sürülerek söz konusu maden sahasının ihale ve ruhsat işlemleri kapsamında ödenen bedellerin iadesinin talep edildiği, davacı şirketin başvurusunun MAPEG tarafından cevap verilmemek suretiyle (zımmen) reddedilmesi üzerine anılan zımni ret işleminin ve bu işlemin dayanağı olduğu belirtilen 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Sahaları İhale Yönetmeliği’nin 26. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Maddi vakıalar ve hukuki çerçeve birlikte irdelendiğinde, davalı idare tarafından davaya konu maden sahasının ihaleye çıkartılması aşamasında anılan sahanın madencilik faaliyetlerine uygun olmadığına vakıf olunamamış ise de, davacı şirket tarafından 04/04/2022 tarihinde İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıkları Bölge Koruma Kuruluna başvuruda bulunularak, 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen ve maden arama ruhsatına sahip olunan saha ile kısmen çakışan ruhsat sahasında madencilik faaliyetlerine devam edilebilmesi için izin verilmesi" talep edilmesine karşılık Kültür Varlıkları Bölge Koruma Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla bu talebin reddedildiği ve bu şekilde dava konusu maden sahasının maden arama ve/veya işletme faaliyetlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır.
İdarenin madencilik faaliyeti yapılması uygun olmayan olan bir alanı (uyuşmazlıkta, 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen alanla çakışan sahayı) ruhsat müracaatlarına kapatması gerekirken, bu alanı madencilik faaliyetlerine açması ve madencilik faaliyeti yürütülmesinin mümkün olamamasından kaynaklanan sorumluluğu ihale uhdesinde kalan isteklilere yüklemesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.
Nitekim Danıştay Sekizinci ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Kurulunun 15/12/2020 tarih ve E:2019/245, K:2020/3673 sayılı kararı ile, ihale bedelinin iadesi yönünden madencilik faaliyetleri açısından kısıtlanan veya kısıtlanması gereken alanlarda hak sahibi tarafından izin alınamaması hali ile bu kapsamda bulunmayan yerlerle ilgili izinlerin alınamaması halinin birbirinden tam olarak ayrılmadığı, böylece idarenin ihaleye çıkmaması gereken bir alanı, başka bir anlatımla, madencilik faaliyeti yapılması yasak olan bir alanı ihaleye çıkartmasındaki sorumluluğun tümüyle ihale alıcılarına yüklendiği gerekçesiyle Maden Sahaları İhale Yönetmeliği'nin 26. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptaline karar verilmiş, anılan karar İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/04/2022 tarih ve E:2021/1947, K:2022/1551 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Dolayısıyla, davalı idarenin öncelikle üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek madencilik faaliyeti için uygun olmayan davaya konu saha için ihaleye çıkmaması yahut uygun olmadığının sonradan anlaşılması halinde gerekli izinlerin alınamamasının ruhsat sahibinin bu konudaki kusuru veya yetersizliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığını değerlendirmesi gerekirken, söz konusu alanın madencilik faaliyetlerine elverişli olmamasından kaynaklanan sorumluluğu istekliye yüklemesi, isteklinin söz konusu sahanın maden arama ve/veya işletme faaliyetlerine uygun olmadığına yönelik güçlü maddi ve hukuki temeli bulunan iddialarını irdeleyerek sonradan ortaya çıkan hukuki duruma göre ihalenin iptaline ve/veya ihale kapsamında ödenen teminatların iade edilmesi yoluna gitmek yerine, söz konusu alana yönelik teminat ve bedellerin iade edilememesi yolunun tercih edilmesi hakkaniyet ve ölçülülük ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Buna göre, ihaleye konu alanın, 3213 sayılı Kanun veya diğer kanunlarla madencilik faaliyetinin yasaklanması gereken bir alan olduğu, fiili imkansızlık nedeniyle bu alanda madencilik faaliyeti yapılamayacağının ihale sonrasında anlaşıldığı, davacı şirketin sonradan ortaya çıkan hukuki durum karşısında dahi kullanılabilir alanlara yönelik izinleri almak için gerekli hukuki süreci izlediği ancak ilgili idarenin uygun bulmaması nedeniyle madencilik faaliyetine devam etmeyi sağlayacak hukuki sonucu elde edemediği, bu nedenle hakkaniyet ve ölçülülük ilkeleri gereği söz konusu alana ilişkin ihale bedeli, işletme ruhsat bedeli ve ihale şartname bedelinin yasal faizleriyle birlikte davacı şirkete iade edilmesi gerektiğinden, yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Sahaları İhale Yönetmeliği’nin 26. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptali istemi bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2\. ER:... numaralı Manisa ili sınırlarında bulunan II-B Grubu maden sahasında madencilik faaliyetinin yapılamayacağının anlaşıldığından bahisle ihale bedeli, işletme ruhsat bedeli ve ihale şartname bedelinin yasal faizleriyle birlikte iadesi için 17/06/2022 tarihinde MAPEG'e yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemin İPTALİNE,
3\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4\. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliği tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 09/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.