Danıştay danistay 2022/249 E. 2025/1903 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/249
2025/1903
8 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/249
Karar No:2025/1903
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVACI) ... Birliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Rekabet Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararı uyarınca yürütülen önaraştırma kapsamında yerinde inceleme engellendiğinden bahisle 18/06/2019 tarihinde yapılmak istenen yerinde incelemenin engellendiğinden bahisle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca 47.313,58-TL ve 4054 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca engellemenin gerçekleştiği günü takip eden 19/06/2019 tarihinden başlayarak engellemeyi sona erdirecek yazılı davetin Kurum kayıtlarına girmesine kadar yürütülmek üzere her gün için 4.731,36-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı Birlik ve İstanbul Eczacı Odası hakkında ... sayılı Kanun hükümlerini ihlal ettikleri yönündeki şikayet üzerine... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile önaraştırma yapılmasına karar verildiği, bu kapsamda davalı idarede görevli uzman ve uzman yardımcılarının yetki belgesi ile yerinde inceleme yapmak üzere 18/06/2019 tarihinde saat 10:00'da davacıya ait binaya gittikleri, incelemeye davacı Birliğin genel sekreterinin beklenilmesi sebebiyle 1 saat 20 dakika gecikmeli başlandığı, "Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısı"na ilişkin birtakım belgelerin kişisel veri ve ticari sır içerdiği gerekçesiyle suretinin alınmasına izin verilmediği, bunun üzerinde dava konusu Kurul kararının tesis edildiği; gecikmeli olarak başlanılan inceleme esnasında birtakım belgelerden suret alınmasına izin verilmemesi üzerine söz konusu belgelerin alınmasına izin verilmesi talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine müracaat edildiği, ... Sulh Ceza Hakimliğinin... tarih ve Değişik İş No:... sayılı kararı ile yerinde inceleme talebinin reddedildiği, anılan kararın Yargıtay .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kanun yararına bozulduğu ve ... Sulh Ceza Hâkimliğini... tarih ve Değişik İş No:...... sayılı kararı ile "... tarih ve Değişik İş No:... sayılı kararın kaldırılmasına, Türk Eczacıları Birliği tarafından yerinde inceleme sonucu verilmediği belirtilen 'Rk.Belgeler.rar.' isimli dosyanın yerinde incelenmesine" karar verildiği, davalı idare personeli tarafından 01/07/2020 tarihinde yerinde inceleme için gidildiğinde söz konusu belgelerin bilgisayarda bulunmadığının tespit edildiği, 4054 sayılı Kanun’un 15. maddesinin amacının, mevcut belgelere o anda ve mevcut hâliyle ulaşmak ve bu belgeler ışığında bir sonuca ulaşılmasını sağlamak olduğu, gecikerek yahut belgelerin ortadan kaldırılmasının ardından yapılan bir yerinde incelemenin Kanun'la hedeflenen faydayı sağlamayacağı ve Kanun'un ilgili maddelerinin ihlali olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının yerinde incelemeyi geciktirmesi ve bir kısım belgelerin alınmasına izin vermemesine dayanak Sulh Ceza Hâkimliği kararının ortadan kalktığı ve daha evvel verilmeyen belgelerin bilgisayarda bulunmadığı dolayısıyla yerinde incelemeyi engellediği anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesince; İdare Mahkemesi kararının, yerinde incelemenin engellendiğinden bahisle 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre 47.313,58-TL idari para cezası verilmesine ilişkin davanın reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının bu kısma yönelik istinaf başvurusunun yerinde görülmediği;
İdare Mahkemesi kararının, birtakım belgenin suretlerinin alınmasına müsaade edilmemesinin de yerinde incelemenin engellenmesi olduğundan bahisle, 4054 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre, süreli para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden; 4054 sayılı Kanun’un 17. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, “Yerinde incelemenin engellenmesi ya da zorlaştırılması” durumunda, verilecek cezanın başlangıcı için “verilir” şeklinde amir hüküm koymak yerine, idari para cezasının, fiilin gerçekleştiği günü takip eden günden itibaren “verilebileceği” belirtilmek suretiyle, olay ve koşullara göre, para cezasının başlangıç tarihi için, mutlaka fiil tarihini izleyen günü esas almayarak, idareye bir takdir yetkisi tanındığı, cezanın başlangıcı konusundaki takdir yetkisinin kullanımının, muhatabının Kurulun aldığı kararlara ve tedbirlere bir an önce uymasını sağlamak amacına yönelik olması gerektiği, bu amacın gerçekleşmesi için yeterli caydırıcılıkta öngörülen miktarın, amaç dışı ve sebepsiz yere ağırlaştırılmaması ve Kurulun aldığı karara bir an önce uymasını sağlama amacı dışında ikinci bir ceza uygulaması haline dönüşmemesi için, Kurul tarafından fiil tarihi esas alınarak başlatılacak süreli para cezalarında, fiil tarihinden itibaren makul bir süre içinde karar verilerek, gereğinin yerine getirilmesi için ivedi olarak ilgilisine tebliğ edilmesi gerektiği, aksi durumun, süreli para cezasının amacıyla ve düzenli idare ilkesiyle de bağdaşmayacağı; Kurul tarafından, bazı belgelerin suretlerinin alınmasına müsaade edilmediğinden bahisle, 4054 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre verilen süreli para cezasının, takdir yetkisi kullanılarak ve fiilin 18/06/2019 tarihinde gerçekleştiği dikkate alınmak suretiyle, takip eden gün olan 19/06/2019 tarihinden başlayarak, yerinde inceleme daveti Rekabet Kurumu kayıtlarına girene kadar yürütülmek üzere her gün için 4.731,30-TL idari para cezası verilmesine karar verilmiş ise de, Kurulun bu kararının, makul bir süreden çok sonra, fiilin gerçekleştiği tarihten yaklaşık 5 ay sonra 07/11/2019 tarihinde alması ve 08/11/2019 tarihinde muhatabına tebliğ etmesi nedeniyle, muhatabının henüz haberdar olmadığı ve bu sebeple de gereğini yerine getirmesi beklenemeyecek beş aylık dönemde, -sanki Kurulca bir karar alınmış ve ilgilisince bu karar bilinmesine rağmen gereği yerine getirilmiyormuş gibi 5 ay geriden her gün için ceza işletilerek- yasa koyucunun ve süreli para cezasının amacını aşacak şekilde ve geçmiş döneme işletilerek cezalandırması sonucunu doğurduğu, bu durumda, dava konusu Kurul kararının, söz konusu engelleme fiilinden yaklaşık 5 ay geçtikten sonraki bir tarihte, fiili takip eden 19/06/2019 gününden başlamak ve söz konusu engellemeyi sona erdirecek yazılı yerinde inceleme daveti Rekabet Kurumu kayıtlarına girene kadar yürütülmek üzere her gün için 4.731,30-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmında 4054 sayılı Kanun'un 17. maddesinde düzenlenen süreli para cezalarının amacına ve hukuka uygunluk görülmediği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının yerinde incelemenin engellendiğinden bahisle 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre 47.313,58-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının, usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın anılan kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bu kısma yönelik istinaf başvurusunun reddine; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının süreli para cezasına yönelik davanın reddine ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin “4054 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre 19/06/2019 tarihinden başlayarak yerinde inceleme daveti Kurum kayıtlarına girene kadar yürütülmek üzere her gün için 4.731,30-TL idari para cezası verilmesine” ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davalı idarenin 18/06/2019 tarihinde kendisine verilmeyen belgeleri incelediğini savunma dilekçesinde kabul ettiği, yerinde incelemeye başlanılmasında yaşanan gecikmenin nedeninin önaraştırmanın sebebi ve kapsamının açıklanmaması ve anlaşılmamasından kaynaklandığı, ne arandığı belli olmayan yerinde incelemeye iyiniyetle yardımcı olunmaya çalışıldığı; davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararının Bölge İdare Mahkemesince iptal edilen kısmının... tarih ve... sayılı Kurul kararıyla "süreli para cezası uygulanmasına yer olmadığına" karar verilmek suretiyle geri alındığı, dolayısıyla bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, ... tarih ve... sayılı Kurul kararının kısa karar olarak kendilerine tebliğ edildiği, bu kararın gerekçesinin henüz tebliğ alınmadığı, kaldırıldığı ifade edilen idari para cezasının iadesinin yapılmadığı; davalı idare tarafından, yerinde incelemeye başlanılmasında yaşanılan gecikmenin süresinin yerinde incelemenin amacıyla bağdaşmayacak durumlara imkan verebilecek kadar uzun olduğu, bir toplantının katılanlar dışında herkese kapalı olmasının o toplantıya ilişkin belgelere rekabet otoritesinin erişimine engel teşkil etmeyeceği, 4054 sayılı Kanun'un kişisel verilere ve ticari sırlara ilişkin güvenceler getirdiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının açıklamalı olarak onanması gerektiği; davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacı Birlik ve İstanbul Eczacı Odası hakkında 4054 sayılı Kanun hükümlerini ihlal ettikleri yönündeki şikayet üzerine ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile önaraştırma yapılmasına karar verilmiş, bu kapsamda 18/06/2019 tarihinde gerçekleştirilen yerinde incelemenin engellendiğinden bahisle 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca 47.313,58-TL ve 4054 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca engellemenin gerçekleştiği günü takip eden 19/06/2019 tarihinden başlayarak engellemeyi sona erdirecek yazılı davetin Kurum kayıtlarına girmesine kadar yürütülmek üzere her gün için 4.731,36-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararı verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davacı tarafından temyiz edilen kısmının davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı yönünden incelenmesinden;
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Anayasa Mahkemesinin 20/06/2023 tarih ve 32227 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/3/2023 tarih ve B. No: 2019/40991 sayılı ... Otomotiv Sanayi A.Ş. kararında, 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinde yerinde incelemenin hakim kararı olmaksızın Kurul kararıyla yapılabilmesine ilişkin düzenlemenin Anayasa'nın 21. maddesine uygun olmadığı, ihlalin 4054 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinde yer verilen yerinde inceleme yetkisinin Anayasa'nın 21. maddesinin birinci fıkrasındaki güvencelere uygun olarak düzenlenmemesinden kaynaklandığı değerlendirilmiş ve bu çerçevede anayasal ilkeler dikkate alınarak düzenleme yapılması noktasında kararın bir örneğinin bilgi ve takdiri için yasama organına gönderilmesine karar verilmiştir.
Nitekim Dairemizin 19/09/2023 tarih ve E:2023/2464 sayılı kararıyla, 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, "gerekli gördüğü hâllerde" ibaresiyle üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin, Anayasa'nın 2., 13. ve 21. maddelerine aykırı olduğu kanısına ulaşılması nedeniyle bu kuralın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiş, Anayasa Mahkemesince başvuru kararı ve ekleri 08/11/2023 tarihinde alınmış ve esas defterine kaydı yapılmıştır.
Anayasa'nın 152. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Anayasa Mahkemesince işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde yapılan başvuru hakkında karar verilmemesi halinde davanın yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırılması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru tarihinden itibaren geçen süre de göz önüne alındığında, makul sürede yargılanma hakkına ilişkin olası bir ihlalinin önüne geçilmesi için somut uyuşmazlıkta, yürürlükte bulunan 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinin yerinde incelemeye ilişkin kurallarına göre değerlendirme yapılmak suretiyle temyiz incelemesi gerçekleştirilmiştir.
Temyizen incelenen kararının anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davacı tarafından temyiz edilen kısmının vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden incelenmesinden;
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay'ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine ve davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.590,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verildiği, davacı tarafından söz konusu karara yönelik yapılan istinaf başvurusu İdare Mahkemesi kararının 17. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca verilen idari para cezasına ilişkin davanın reddine yönelik kısmı yönünden ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince kısmen kabul edilerek anılan İdare Mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasına ve dava konusu işlemin "4054 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre 19/06/2019 tarihinden başlayarak yerinde inceleme daveti Kurum kayıtlarına girene kadar yürütülmek üzere her gün için 4.731,30-TL idari para cezası verilmesine” ilişkin kısmının iptaline karar verildiği, İdare Mahkemesi kararının yerinde incelemenin engellendiğinden bahisle 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre 47.313,58-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmına ilişkin davanın reddine dair kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından AAÜT uyarınca belirlenen 2.040,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.040,00-TL vekalet ücretinin ise davacıdan alınarak davalıya verilmesine de karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi'nce verilen kararda davalı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, mükerrer vekalet ücreti ödenmesine sebep olacak şekilde davalı lehine ikinci defa vekalet ücretine hükmedilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "(...) yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.040,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine (...)" ibaresinin çıkartılması suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı tarafından temyiz edilen kısmının incelenmesinden;
Dava konusu Kurul kararının 4054 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre 19/06/2019 tarihinden başlayarak yerinde inceleme daveti Kurum kayıtlarına girene kadar yürütülmek üzere her gün için 4.731,30-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden Bölge İdare Mahkemesince iptal kararı verilmişse de,... tarih ve... sayılı Kurul kararıyla, dava konusu Kurul kararı doğrultusunda 4054 sayılı Kanun'un 17. maddesi çerçevesinde süreli para cezası uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle dava konusu Kurul kararının bu kısmının geri alındığı, böylece bakılan davanın bu kısmının konusuz kaldığı anlaşıldığından, davanın bu kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına yönelik karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının 4054 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre 19/06/2019 tarihinden başlayarak yerinde inceleme daveti Kurum kayıtlarına girene kadar yürütülmek üzere her gün için 4.731,30-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin bu kısmının iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bozma kararı üzerine gerçekleştirilecek olan yargılamada vekalet ücreti yönünden yapılacak değerlendirmede, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının duruşma yapılmak suretiyle verildiğinin gözetilmesi gerektiği açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin reddine;
2\. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre ...TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının anılan kısmının hüküm fıkrasında yer alan, (...) yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre...-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine (...)" ibaresi çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA oyçokluğuyla,
3\. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
4\. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının 4054 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre 19/06/2019 tarihinden başlayarak yerinde inceleme daveti Kurum kayıtlarına girene kadar yürütülmek üzere her gün için ...TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin bu kısmının iptaline ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA oybirliğiyle,
5\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/05/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesinde Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı; 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının, görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkün olduğu hükümlerine yer verilmiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, davalı lehine mükerrer vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına yönelik uyuşmazlığın, anılan Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanması şeklinde hüküm kurulabilmesine olanak tanıyan "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında bir durum olarak değerlendirilebilecek hususlardan olmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, vekalet ücreti hakkında da davanın esası hakkında karar vermeye yetkili ve görevli olan ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.