SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/296 E. 2025/1750 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/296

Karar No

2025/1750

Karar Tarihi

29 Nisan 2025

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/296 E. , 2025/1750 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/296
Karar No:2025/1750

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Başkanlığı)
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına Ankara Vergi Dairesi Başkanlığınca düzenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ve 537.932,75-TL tutarındaki ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Rekabet Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 30/12/2004 tarihli kararıyla kesinleştiği, ödeme emri döneminin 01/2001-12/2001 tarihleri olduğu, vadesinin 09/05/2003 tarihi olduğu, ödeme emrine dair 16/04/2004, 28/12/2010, 07/12/2011, 16/11/2012, 20/02/2014, 16/12/2015, 03/08/2017, 02/10/2018 tarihlerinde e-haciz işleminin tatbik edildiği, ... tarih ve ... sayılı haciz bildirisiyle Tuzla Tapu Müdürlüğü'ne ...-..-...-... ada parselde bulunan gayrimenkuller için haciz bildirimlerinin yapıldığı, haciz tatbiki neticesinde satış yapılamadığı, bu işlemler dolayısıyla işlemeye başlayan zamanaşımının kesildiği;
Mahkemelerinin 13/03/2019 tarihli ara kararıyla TOBB Ticaret Sicil Gazetesi Müdürlüğü'nden, ... Dağıtım Anonim Şirketi'nin 1999-2005 yılları arasında yönetim kurulu üyeleri/kanuni temsilcilerine dair bilgilerin yer aldığı ticaret sicil gazetelerinin istenilmesi neticesinde elde edilen bilgi ve belgelerin tetkikinden, davacının 05/06/2001 ile 01/04/2007 tarihleri arasında anılan şirketin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığının anlaşıldığı;
Bu durumda, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan takibe konu alacağın borcun doğduğu tarihlerde yönetim kurulu üyesi olan davacıdan kanuni temsilci sıfatıyla tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, TMSF kararı ile tüm yönetim kurulu üyelerinin yetkileri kısıtlanmasına karşın ödeme emri gönderildiği, TMSF tarafından borç ödeme yasağının getirildiği, 6183 sayılı Kanun uyarınca mücbir sebebin oluştuğu, ödeme emri ile ilgili dönemde yönetim kurulu üyesi, temsil ve ilzam yetkisinin olup olmadığının yeterince araştırılmadığı, zamanaşımı hususunun incelenmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
03/07/2024 tarih ve 32591 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 161 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 18. maddesiyle, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Onikinci Bölümü'ne eklenen Geçici 2. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, 01/09/2024 tarihi itibarıyla vergi dairesi başkanlıklarının, bulundukları ilin adı ile Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı defterdarlık olarak görevlerine devam edeceği kuralına yer verildiğinden, kapatılan Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı yerine Ankara Defterdarlığının hasım mevkiinde olduğu görülmüştür.

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacı 05/06/2001 ile 01/04/2007 tarihleri arasında ... Dağıtım Anonim Şirketi'nin kanuni temsilcisi olarak görev yapmıştır. Rekabet Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla, ... Dağıtım A.Ş.'ye, (5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun ile Türk Lirası'ndan altı sıfır atılmadan önce) 537.324.503.000.-TL idari para cezası verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, davanın süreaşımı nedeniyle reddi yolundaki Danıştay Onuncu Dairesince verilen karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 11/03/2004 tarih ve E:2003/401, K:2004/309 sayılı kararıyla onanmış, anılan karar yönelik yapılan karar düzeltme isteminin de reddine karar verilerek söz konusu karar kesinleşmiştir.
İdari para cezasının asıl borçlu ... Dağıtım A.Ş.'den tahsil edilememesi üzerine 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla davacı hakkında ... tarih ve ... sayılı, 537.932,75-TL tutarındaki ödeme emrinin düzenlenmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un "Kanuni temsilcilerin sorumluluğu" başlıklı Mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı "Tahsil zamanaşımı" başlıklı 102. maddesinde, amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı kurala bağlanmış; 103. maddesinde, tahsil zamanaşımının kesileceği haller; 104. maddesinde ise zamanaşımının işlemeyeceği haller belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu şirkete ödeme emrinin gönderildiği tarih olan 31/12/2003 tarihinde, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un “Kurul Kararlarına Karşı Yargı Yolu” başlıklı 55. maddesinde, "Kurulun nihaî kararlarına, tedbir kararlarına, para cezalarına ve süreli para cezalarına karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren süresi içinde Danıştay’a başvurulabilir. Kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurulması kararların uygulanmasını ve para cezalarının takip ve tahsilini durdurmaz. Para cezaları, Kurulun nihai kararının ilgilisine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde ödenir. Kurulun para cezası veya süreli para cezası veren kararının yerine getirilmesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine tabidir." kuralına yer verilmiş olup böylece, Rekabet Kurulu tarafından verilen para cezalarının tahsili, genel kamu alacaklarının tahsilinde uygulanan 6183 sayılı Kanun hükümlerine tabi tutulmuştur.
6183 sayılı Kanun’un 102. maddesine göre ise tahsil zamanaşımı süresi, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıldır.
Öte yandan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, anılan Kanun’un 21. maddesinde, elli bin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasına karar verilmiş olması halinde yerine getirme zamanaşımı süresi yedi yıl olarak belirlenmiştir.
Sonrasında, 4054 sayılı Kanun’un 55. maddesi, 08/02/2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 5728 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiş ve bu değişiklikle birlikte, Kurul kararlarının yerine getirilmesinde 6183 sayılı Kanun’a yapılan açık atıf metinden çıkarılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili için kendisine ödeme emri gönderildiği, ödeme emrine konu asıl borcun vadesinin 09/05/2003 tarihi olduğu, 31/12/2003 tarihinde asıl borçlu şirkete ödeme emri gönderildiği, vade tarihi ve ödeme emrine göre tahsil zamanaşımı süresinin 01/01/2009 tarihinde dolduğu, ancak 16/04/2004 tarihindeki haciz uygulaması nedeniyle zamanaşımı süresinin 01/01/2010 tarihine uzadığı, bu arada 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 21. maddesi ile yerine getirme zamanaşımı süresinin yedi yıl olarak düzenlendiği, öte yandan, amme alacağına dayanak Kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın da ret hükmüyle sonuçlandığı ve 5326 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, idari para cezalarının tahsilinde işlemeye başlamış ancak henüz dolmamış tahsil zamanaşımı süresinin sonradan yürürlüğe giren bir kanuni düzenlemeyle uzatılması halinde hangi zamanaşımı süresinin uygulanacağının ortaya konması gerekmektedir.
Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, “Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz. Kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez” denilmek suretiyle suçta kanunilik ilkesi ile birlikte aleyhe geriye yürüme yasağı anayasal güvence altına alınmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, “Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır” denilmek suretiyle, zamanaşımı sürelerinin belirlenmesinde de aleyhe geriye yürüme yasağının uygulanacağı açıkça hüküm altına alınmıştır.
Böylece kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri gerektiği düşüncesine dayanan bu ilkeyle, sadece suç ve cezalar açısından değil suç ve cezalara ilişkin zamanaşımı açısından da aleyhe geriye yürüme yasağı güvence altına alınmıştır.
Anayasa'nın 38. maddesi, idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapmamıştır. Bu bakımdan her ikisi de Anayasa’nın 38. maddesinde öngörülen ilkelere tabidir. Anayasa Mahkemesi de, idari para cezalarının da bu kapsamda değerlendirileceğini açıkça ifade etmiştir (AYM, E.2017/103, K.2017/108, 31/05/2017, § 12). Anayasanın 38. maddesinin birinci fıkrasında suçta kanunilik ve geçmişe uygulama yasağına yer verildikten sonra ikinci fıkrasında, dava ve ceza zamanaşımı hakkında bu esasların uygulanacağı belirtildiğine ve Anayasanın 38. maddesinde adli-idari ceza arasında bir ayrım yapılmadığına göre, aleyhe geriye yürümezlik ilkesinin idari cezalarda zamanaşımı hükmü bakımından da dikkate alınması gerekir.
Bu anayasal çerçevede, zamanaşımı hükümleri sonuçları bakımından esas itibarıyla idari para cezasının uygulanması ya da tahsil edilmesini imkanını ortadan kaldırdığından idari para cezalarında daha önce işlemeye başlamış yerine getirme zamanaşımı süresinin yeni bir düzenleme ile uzatılmasının kabulü, kişinin hukuki durumunu geçmişe etkili şekilde ağırlaştırdığından, Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan geriye yürüme yasağını ihlal edecektir.
Bu nedenle, uyuşmazlıkta tahsil zamanaşımı süresinin 6183 sayılı Kanun'un 102. maddesine göre 5 yıl olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu hukuki çerçevede uyuşmazlığa dönüldüğünde, Dairemizin, 26/12/2024 tarihli ara kararı ile davalı konumuna geçen Ankara Defterdarlığından, uyuşmazlığa konu amme alacağına ilişkin olarak zamanaşımı süresi içinde hangi işlemlerin yapıldığı sorulmuş, 07/03/2025 tarihinde kayda alınan davalı idare cevabında, tahsil zamanaşımının kesildiğine ya da durduğuna ilişkin herhangi bir iddiaya yer verilmeksizin, muhtelif kurumlar nezdinde uygulanan hacizler belirtilmiştir.
6183 sayılı Kanun'un 102 ve 103. maddeleri uyarınca, amme alacağı vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içerisinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı, tahsil zamanaşımı süresinin haciz tatbiki ile kesileceği ve yeniden işlemeye başlayacağı kuşkusuzdur.
Uyuşmazlıkta, ödeme emrine konu asıl borcun vadesinin 09/05/2003 tarihi olduğu, 31/12/2003 tarihinde asıl borçlu şirkete ödeme emri gönderildiği, vade tarihi ve ödeme emrine göre tahsil zamanaşımı süresi 31/12/2008 tarihinde dolacak iken 16/04/2004 tarihinde haciz uygulaması nedeniyle 31/12/2009 tarihine uzadığı, bir sonraki haczin ise beş yıllık tahsil zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 28/12/2010 tarihinde uygulandığı, bu nedenle, amme alacağının zamanaşımına uğradığı görülmektedir.
Bu itibarla, amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceği gerekçesiyle 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emri 16/01/2015 tarihli olduğundan, 01/01/2010 tarihinde tahsil zamanaşımına uğrayan amme alacağı hakkında 16/01/2015 tarihinde düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim