Danıştay danistay 2021/2304 E. 2025/2812 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/2304
2025/2812
24 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2304
Karar No:2025/2812
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Turizm Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ...Anonim Ortaklığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) üyesi olmayan (Non-IATA statüsünde) seyahat acentası olarak faaliyette bulunan davacı şirketin kullandığı sistemlerin Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı (THY) tarafından kapatılması nedeniyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'nin ihlal edildiğinden bahisle THY hakkında yapılan şikayet başvurusunun reddi ile soruşturma açılmamasına ilişkin ... tarih ve... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından, THY'nin Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği üyesi olmayan acenteler yönünden bilet satış piyasasında hakim durumunu kötüye kullanarak rekabeti kısıtlayıcı eylemler içinde bulunduğundan bahisle THY hakkında 4054 sayılı Kanun uyarınca soruşturma açılması talebiyle yaptığı 05/02/2015 tarihli şikayet başvurusunun Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ilgili mevzuatta belirtilen önaraştırma ve/veya soruşturma usulleri işletilmeksizin dava konusu şikayet talebinin reddi işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği, bunun üzerine davalı idarece önaraştırma ve soruşturma usulü işletilerek şikayet başvurusunun değerlendirmeye alındığı ve yapılan incelemeler neticesinde Rekabet Kurulunca (kararda sehven Reklam Kurulu yazılmıştır) şikayet başvurusunun reddi ile soruşturma açılmamasına karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
Uyuşmazlıkta, davaya konu eylemlerin THY'nin tek taraflı davranışlarından kaynaklanması sebebiyle, uyuşmazlığın, hakim durumun kötüye kullanmasını düzenleyen Kanun'un 6. maddesi kapsamında, söz konusu eylemlerle, alt pazarda yer alan acenteler ve davacı şirket yönünden hakim durumun kötüye kullanılıp kullanılmadığı çerçevesinde incelenmesi gerektiği,
Davacı şirketin sadece THY'nin biletlerini satmadığı, bilet satış sisteminin davacı şirkete kapatılmış olmasına rağmen acentelerin ve davacı şirketin pek çok şirketle çalıştığı, dolayısıyla alt pazarda sunulmayan hizmetin özelde davacı şirket için, genelde diğer acenteler için vazgeçilmez olmadığı, mevcut durumda tüketicilerin zararına sebebiyet verebilecek bir eylemin de bulunmadığı, inceleme tarihinde THY'nin sisteme girişini engellediği IATA acentelerinin sayısının 18, Non-IATA acentelerinin sayısının ise 15 olduğu, IATA acentelerin Non-IATA acenteleri ikame edebildikleri dikkate alındığında, bu sayının alt pazarda etkin rekabeti ortadan kaldırmasının muhtemel olmadığı, bu acenteler yönünden söz konusu engelleme gerekçelerinin davacı şirketin sisteme erişiminin kısıtlanması gerekçesiyle aynı sebeplere dayandığı, davacı şirket yetkilisinin sistemsel açıkları tespit ederek sistemsel usulsüzlükler gerçekleştirdiği, bu usulsüzlüklerin gerek THY'ye gerekse ... Alliance ortaklığında yürütülen programlara zarar verdiği, davacı şirketin sisteme erişiminin kısıtlanmasının, rezervasyon işlemlerinde usulsüz bir şekilde fazladan yer tutmasından kaynaklandığı ve bu eylemin teknik bir hatadan kaynaklandığının dosyaya sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde ortaya konulamadığının anlaşıldığı;
Bu durumda, dava dosyasında yer verilen tüm bilgi ve belgeler ile davacı şirket tarafından, müdahil THY'ye karşı ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında açılan davada anılan Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda yer alan verilerin birlikte değerlendirilmesinden, müdahil şirketin hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle sektörde alt pazarda yer alan acenteleri ve davacı şirketi, sistemli olarak pazar dışına itmeye çalıştığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi, müdahil şirket tarafından yapılan sisteme girişe yönelik engellemenin de haklı gerekçelere dayandığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davalı Kurumun mahkeme kararını yerine getirmiş olmak için usulen ve mecburiyetten bir değerlendirme yaptığı, THY’nin havayolu taşımacılığı piyasasında hakim durumda olduğu, kararda hususun hiç araştırılmadığı, bakılan davanın ve başvurunun ayrı bir tüzel kişiliğe sahip AT Avrupa firması olduğu, THY’nin mesnetsiz iddialarının ise gerçek kişi G.Ö.'ye yönelik olduğu, ancak kara liste uygulamasının tüzel kişiliği olan davacıya uygulandığı, kaldı ki anılan kişinin de THY’ye karşı olumsuz bir eylemde bulunmadığı, isnat edilen hususların herhangi bir mahkeme kararına dayanmadığı, Türkiye’de faaliyet gösteren bir turizm acentesinin THY bileti rezerve etmeden ticari varlığını sürdürümeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, sözleşme yapmayı reddetmenin ihlal olarak değerlendirilebilmesi için söz konusu teşebbüsün ilgili pazarda hakim durumda bulunmasının yanı sıra birtakım koşulların da varlığının gerektiği, buna göre reddetmenin, alt pazarda rekabet etmek için vazgeçilmez bir ürüne ya da hizmete ilişkin olması, alt pazarda etkin rekabeti ortadan kaldırmasının ve tüketicinin zararına yol açmasının muhtemel olması gerektiği, mevcut olayla ilgili ulaşılan veri ve bulgular değerlendirildiğinde, davacı şirketin THY yanı sıra diğer havayolu şirketlerine ait biletleri de sattığı, halihazırda THY sistemleri kendilerine kapatılmış olmasına rağmen şirketin faaliyetlerini sürdürdüğü ve ulusal ya da uluslararası düzeyde pek çok şirketle çalıştığı, dolayısıyla alt pazarda sunulmayan hizmetin özelde davacı şirket, genelde acenteler için vazgeçilmez nitelikte olmadığı, THY'nin şikayete konu uygulamaları ile havayolu taşımacılığı acentecilik hizmetleri pazarında faaliyet gösteren bir grup acentenin THY sistemlerine girmesini engellediği tespitinden hareketle, bu uygulamaların acentecilik pazarındaki etkin rekabeti ortadan kaldırmasının muhtemel olmadığı, halihazırda tüketicilerin, pazarda halen diğer acenteler aracılığıyla THY biletlerine ulaşabildiği, internet üzerinden THY'nin kendi sisteminden bu hizmete erişebildiği, dolayısıyla bahsi geçen eylemlerin tüketici zararına yol açmasının söz konusu olmadığı, THY'nin sektörde faaliyet gösteren acenteleri sistemli olarak pazar dışına itmeye çalıştığı iddialarını destekleyecek bilgi veya belge tespit edilemediği, tüm bu değerlendirmeler ışığında, THY'nin şikayete konu eylemlerinin 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında bir ihlale yol açmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, 4054 sayılı Rekabet Kanunu açısından yapılan inceleme ve değerlendirmelerde hukuka aykırılık bulunmayıp Mahkemece bu açıdan yapılan incelemenin dava konusu Kurul kararının hukuka uygunluğunun tespitinde gerekli ve yeterli olduğu görülmektedir.
Öte yandan, İdare Mahkemesince kararın gerekçesinde ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... sayılı dosyasında açılan haksız rekabete ilişkin davada hazırlanan bilirkişi raporundaki birtakım tespitlere yer verilerek bu tespitlerin rekabet hukuku ile bağlantısı kurulmadan genel ifadelerle gerekçede dayanak olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.
4054 sayılı Kanun’un 1. maddesinde, mal ve hizmet piyasalarında rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı nitelikteki davranışların önlenmesi ve rekabetin korunması Kanun’un amacı olarak belirlenmiş; 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren veya bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararları, hakim durumun kötüye kullanılması ile rekabeti önemli ölçüde azaltıcı birleşme ve devralmaların Kanun kapsamına girdiği düzenlenmiş; 4. ve 6. maddelerinde rekabeti sınırlayıcı anlaşmalar, uyumlu eylem ve kararlar ile hakim durumun kötüye kullanılması hukuka aykırı sayılmış, 7. ve devamı maddelerinde birleşme ve devralmalara ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Bu düzenlemeler uyarınca rekabet hukuku, esasen ekonomik düzenin işleyişini güvence altına alarak kamu yararını ve ekonomik kamu düzenini korumayı amaçlamaktadır.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54. maddesinde, haksız rekabet hükümlerinin amacının bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu belirtilmiş; rakipler veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen, aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu düzenlenmiştir. Devamında ise Kanun'da haksız rekabet halleri ve yaptırımlara yer verilmiştir. Bu düzenlemeler, haksız rekabet hukukunun öncelikli olarak ticari hayatta dürüstlük kuralını korumaya ve rekabetin suistimal edilmesi sonucu zarar görenlerin bireysel menfaatlerini güvence altına almaya yönelik olduğunu göstermektedir.
Bu durumda, rekabet hukukuna ve haksız rekabete ilişkin düzenlemeler, geniş açıdan değerlendirildiğinde ticaret serbestisine sınırlama getirilmesi bakımından kesişse de konuları, amaçları ve yaptırımları arasında belirgin farklılıklar bulunmaktadır. Rekabet hukuku, piyasaların sağlıklı işleyişini güvence altına alarak kamu yararını ve ekonomik kamu düzenini korumayı amaçlamaktadır. Haksız rekabet hükümleri ise ticari hayatın dürüstlük kuralı çerçevesinde yürütülmesini sağlayarak, rekabetin suistimal edilmesi sonucu zarar gören teşebbüsün bireysel menfaatlerini doğrudan korumaktadır. Dolayısıyla, iki alan arasında temas bulunmakla birlikte, korunan menfaat, dayandıkları esas ve doğurdukları sonuçlar itibarıyla ayrışmaktadırlar.
Bu hukuki çerçevede, haksız rekabete ilişkin Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davadaki bilirkişi raporundaki tespitlerin, bakılan davada rekabet hukukuna hangi yönlerden temas ettiği ve hangi etkiler doğurduğu açıkça gösterilmeden, genel ifadelerle gerekçede yer alması, 4054 sayılı Kanun ile korunan ekonomik kamu düzeni ve rekabet hukuku ile 6102 sayılı Kanun ile korunan haksız rekabet hukuku alanlarının birbiri içerisine geçmesine ve böylece Rekabet Kurulu ile adli yargı mercilerinin görev ve yetki sınırlarının belirsizleşmesine yol açtığından bu yönüyle gerekçede hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin reddine,
2\. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3\. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4\. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5\. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara ve davalı yanında müdahile tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.