SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/872

Karar No

2025/2117

Karar Tarihi

28 Nisan 2025

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2025/872 E. , 2025/2117 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/872
Karar No : 2025/2117

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI): ...
VEKİLİ : Av....

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı
2- ... Müdürlüğü
VEKİLLERİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: .... İdare Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararın onanmasına dair Danıştay Onikinci Dairesinin 23/10/2024 tarih ve E:2023/2776, K:2024/4525 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Polis Akademisi Başkanlığında 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve .../... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; daha önce verilen davanın reddine ilişkin kararın, Danıştay Onikinci Dairesinin 30/06/2021 tarih ve E:2021/1209, K:2021/4369 sayılı kararıyla eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verildiğinden bahisle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; davacının, 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine Yüksek Değerlendirme Kurulunun 22/07/2007 tarihli kararı ile 30/06/2007 tarihinden geçerli olmak üzere terfi ettiği, bulunduğu rütbedeki bekleme süresini 2010 yılı itibarıyla dolduran davacı hakkında bir üst rütbeye terfi etmesiyle ilgili ilk değerlendirmenin 2010 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunca yapıldığı ve "3. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi etmez" kararı verildiği, davacı tarafından söz konusu "terfi etmez" kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın reddi yolunda verilen kararının, Danıştay Onikinci Dairesinin 10/04/2013 tarih ve E:2011/4550, K:2013/2558 sayılı kararıyla onandığı; davacının bir üst rütbeye terfi durumunun 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında da değerlendirildiği ve Yüksek Değerlendirme Kurulunca bahsi geçen yıllara ilişkin davacının bir üst rütbeye terfi etmeyeceği yönünde karar verildiği, 19/12/2022 tarihli ara kararı ile davacıya ve davalı idareye belirtilen yıllara ilişkin "terfi etmez" kararlarına karşı dava açılıp açılmadığının sorulduğu, verilen cevaplarda herhangi bir dava açılmadığının belirtildiği; dolayısıyla davacının 22/07/2007 tarihinden itibaren 5 yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediği, ilgili mevzuat hükmü çerçevesinde davalı idarenin kamu hizmetinin gerekleri ve kanunun öngördüğü hükümler doğrultusunda davacının emekliye sevk edilmesi konusunda kanunen sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif nedenlerle kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından, davacının 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onikinci Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Danıştayın emsal kararlarına göre re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde ayırt edici objektif kriterlerin belirlenmesi ve idare tarafından bu kriterlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın benimsenmesi gerektiği; dava konusu işlemin hangi gerekçe, kriter veya esaslara göre yapıldığının ise belli olmadığı; görevi sırasında başarısızlığı veya yetersizliği söz konusu olmadığı gibi, çok sayıda maaş taltifi ve takdirname ile ödüllendirildiği, adli ve idari bir soruşturmasının da bulunmadığı; ayrıca, dava konusu işlemin dayanağı olan yasal düzenlemede hiç bir objektif esas veya kriterin belirlenmediği, benzer nitelikte düzenleme içeren 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Ek 23. maddesinin ise Anayasa Mahkemesinin 11/06/2003 tarih ve E:2001/346, K:2003/63 sayılı kararıyla iptal edildiği dikkate alındığında, dava konusu işlemin dayanağı olan yasal düzenlemenin de Anayasa'ya aykırı olduğu; re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek, karar düzeltme isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı belirtilerek, karar düzeltme isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onikinci Dairesinin 23/10/2024 tarih ve E:2023/2776, K:2024/4525 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Akademisi Başkanlığında görev yapan davacının, Yüksek Değerlendirme Kurulunun 22/07/2007 tarihli kararı ile 30/06/2007 tarihinden geçerli olmak üzere emniyet amiri rütbesinden 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi etmesine karar verilmiştir.
Bulunduğu rütbedeki bekleme süresini 2010 yılı itibarıyla dolduran davacının, bir üst rütbeye terfi etmesiyle ilgili ilk değerlendirme, Yüksek Değerlendirme Kurulunca 2010 yılında yapılmış ve "3. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi etmez" kararı verilmiş; bu karara karşı açılan dava ise ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiş ve bu karar Danıştay Onikinci Dairesinin 10/04/2013 tarih ve E:2011/4550, K:2013/2558 sayılı kararıyla onanmıştır.
Davacının bir üst rütbeye terfi durumu 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında da değerlendirilmiş ve söz konusu yıllara ilişkin Yüksek Değerlendirme Kurulu kararlarıyla, davacının bir üst rütbeye terfi etmeyeceği yönünde karar verilmiştir.
3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, davacının bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun dava konusu ... tarih ve ...sayılı kararıyla re'sen emekliye sevk edilmesi üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır.
Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür.
Anılan maddenin, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan ondokuzuncu fıkrasında, "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler." hükmüne yer verilmiş ve yirmibirinci fıkrasında, ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110'u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.
Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen 3201 sayılı Kanun hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, anılan Kanun'un amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan amirlerin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan amirlerin emekliye sevki ve azami sayıları kanunla belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemin dayanağı olan ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, ilgili personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için, bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re'sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re'sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibarıyla terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.
Ayrıca, anılan düzenlemede "bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren" ibaresi ile personelin re'sen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin re'sen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir.
Bakılan uyuşmazlıkta; Polis Akademisi Başkanlığında görev yapan davacının 30/06/2007 tarihinden geçerli olmak üzere 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettiği, bulunduğu rütbedeki bekleme süresini 2010 yılında dolduran davacı hakkında Yüksek Değerlendirme Kurulunca 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılları için "3. sınıf emniyet rütbesine terfi etmez" kararı verildiği; bunun üzerine 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, davacının bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun dava konusu ... tarih ve ... sayılı kararıyla re'sen emekliye sevk edildiği; davacı tarafından 2010 yılı için verilen terfi etmez kararına karşı açılan davanın ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği ve bu kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, diğer yıllara ilişkin verilen terfi etmez kararlarına karşı dava açılmadığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, 2014 yılında yapılan rütbe terfi değerlendirmesinde davacı hakkında "terfi etmez" kararı verildiği ve bu işleme karşı dava açılmadığı açık ise de; 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin dayanağı olan 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 3. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının, (davacı 17/04/2015 tarihinde re'sen emekliye sevk edildikten sonra) Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11290, K:2016/1746 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın temyiz aşamasından geçerek kesinleştiği dikkate alındığında; davacı hakkında 2014 yılında verilen "terfi etmez" kararının dayanağının ortadan kalktığı ve yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı açıktır.
Emniyet Genel Müdürlüğünün 30/12/2022 tarihli yazısından; Danıştay Onaltıncı Dairesinin söz konusu iptal kararı üzerine, davacının 2014 yılı için yeniden rütbe terfi değerlendirmesine alınması talebiyle idareye yaptığı bir başvurunun bulunmadığı ve anılan yargı kararı kapsamında davacının 2014 yılı için yeniden terfi değerlendirmesine alınmadığı görülmektedir.
Buna göre, 2014 yılında davacı hakkında "terfi etmez" kararı verilmiş ve bu karara karşı dava açılmamış ise de, "terfi etmez" kararının dayanağı olan 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın ilgili kısmının, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11290, K:2016/1746 sayılı iptal edilmesi sonrasında, oluşan yeni hukuki durum çerçevesinde başvuru şartı aranmaksızın, davacının 2014 yılı için kıdem ve liyakat yönünden yeniden terfi değerlendirmesine alınması ve bu değerlendirme sonrasında 2015 yılı itibarıyla 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası kapsamında emeklilik durumu hakkında bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulunduğu rütbeden beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle, 17/04/2015 tarihinde re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk; davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 28/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.



(X) KARŞI OY :
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin varlığı ile mümkündür. Düzeltilmesi istenen karar kanun ve usule uygun olup, düzeltmeyi gerektiren bir sebep de bulunmadığından, davacının karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim