Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/696
2025/1776
7 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/696
Karar No : 2025/1776
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında sözleşmeli personel statüsünde avukat olarak görev yapan davacının, ... Belediye Başkanlığı Sözleşmeli Personel Disiplin Yönetmeliği'nin ''İşe son verme cezası'' başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki "Amirine ve maiyetindekilere fiili tecavüzde bulunmak" ve anılan fıkranın (f) bendindeki "Sözleşmeli personel sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında eylemde bulunduğundan bahisle, işe son verme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... Belediye Başkanlığı Memur Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; disiplin soruşturması kapsamında işlem tesis edilirken; olayın oluş biçimi, suçun işleniş koşulları, ilgilinin suç kastının olup olmadığı, irade dışı etkenlerin eylemin meydana gelmesine etkisi gibi hususların göz önünde bulundurulması, tamamen tarafsız ve objektif esaslara göre işlem tesis edilmesi ve davacının eyleminin mevzuatta tanımlanan şekilde sabit olup olmadığının ortaya konulmasının gerektiği, buna bağlı olarak; ilgiliye atfedilen eylemin, mevzuatta tanımlanan bir disiplin suçunu oluşturabilmesi için, bahse konu disiplin suçunun tüm unsurlarını ihtiva etmesi, karşılığında uygulanan yaptırımın hukuka uygun kabul edilmesi için ise, tüm unsurlarıyla birlikte sübuta erdiği tespit edilen eylemle tipik bir şekilde örtüşen bir yaptırımın uygulanmış olmasının gerektiği, dosyaya bakıldığında; davacının, hukuk işleri müdürünün odasına girdiği ve "sen ne terbiyesizsin, kuklasın, müdürcülük oynuyorsun", "salak bu ya", "terbiyesizsin" şeklindeki sözleri söylediği ve müdürün üzerine yürüdüğü, ancak o sırada ofiste bulunan A.B. ve Z.D. tarafından engellendiği yönünde beyanlar olduğu, bunun dışında davacının birim müdürüne karşı fiili temasta bulunduğuna ilişkin herhangi bir tespitin dosya kapsamında yer almadığı görülmüş olup, davacının anılan eylemleri gerçekleştirdiği sabit ise de, söz konusu eylemlerin "amirlerine, maiyetindekilerine ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" kapsamında olmadığı gibi, davacının olay sırasında söylediği sözlerin "sözleşmeli personel sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı, dolayısıyla söz konusu eylemler ile bu eylemler için işe son verme cezası yönünde uygulanan disiplin yaptırımının tipik olarak örtüşmediği sonucuna varıldığından, davacıya atfedilen eyleme ilişkin hukuki nitelendirmede hataya düşülmek suretiyle tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebinin kabulüyle, dava tarihi olan 25/10/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Öncelikle davanın süresi içinde açılmadığı, esas yönünden ise, davacı tarafın sözleşmesinin feshine kendisinin sebebiyet verdiği, kurumda ... tarihinde sözleşmeli personel statüsünde göreve başlayan davacının, üç yıla yakın bir çalışma dönemi sonunda çalışma disiplinini sağlayamaması ve çalışma ortamı değiştirildiğinde daha verimli çalışabileceği gerekçesiyle İmar ve Şehircilik Müdürlüğünde görevlendirildiği, mesleki gelişimine olumlu bir katkı sağlanamadığı görüldüğünden tekrar Hukuk İşleri Müdürlüğündeki görevine geri getirildiği; ancak, olumsuz tutum ve davranışlarını sürdürmeye devam ederek üstleriyle sorun yaşamaya devam ettiği, davacı tarafın kendisine yapılan bütün iyi niyetli yaklaşımlara rağmen fiili ve sözlü hakaretler neticesinde görevine devam etmesinin kamu hizmetinin gereğine ve kamu yararına aykırılık oluşturacağı, dava konusu işlemin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ... Belediye Başkanlığı Sözleşmeli Personel Disiplin Yönetmeliği'ne uygun olarak gerçekleştirildiği, davacının fiilinin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak kapsamına girdiği ve sözleşmesinin feshini gerektirecek nitelik ve ağırlıkta olduğu, aynı zamanda eylemlerinin fiili tecavüzde bulunmak kapsamında olduğu, bunun için mutlaka fiziksel temasın aranamayacağı, takdir hakkı uyarınca tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı; İstanbul ili, ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince tam zamanlı çalıştırılacak sözleşmeli personele ilişkin hizmet sözleşmesi uyarınca avukat olarak ... tarihinde göreve başlamış olup, 2019, 2020 ve 2021 yılları için sözleşmesi yenilenmiştir.
... Belediye Başkanlığı Teftiş Kurulu Müdürlüğünün ... tarihli disiplin soruşturma raporuna göre; davacının ... tarihinde görev yerinde bulunmadığı için birim müdürü tarafından iki defa telefon ve bir defa whatsapp üzerinden arandığı, bu aramalara cevap vermediği ve dönüş yapmadığı, birim müdürü tarafından çağrıldığında ise başının ağrıdığını ve gelemeyeceğini söylediği, daha sonra birim müdürünün odasına izinsiz girip, el kol hareketleri yaparak hakaret ettiği ve üzerine yürüdüğü iddialarıyla ilgili yapılan soruşturma sonucunda, davacının birim müdürü Ç.A.'ya ''sen ne terbiyesizsin, kuklasın, müdürcülük oynuyorsun'' dediğinin, birim müdürünce ''odadan çıkar mısın'' denildiğinde ''sen kim oluyorsun beni buradan çıkaracaksın, buradan çıkıp çıkmayacağıma ben karar veririm.'' diyerek odadan çıkıp yan taraftaki ofise geçtiğinin, ofiste de ''salak bu ya'' ve benzeri sözler söyleyerek hakaretlerine devam ettiğinin, birkaç dakika sonra tekrar müdür odasına gelerek tekrar tekrar ''salaksın, terbiyesizsin'' diyerek üzerine yürüdüğünün disiplin soruşturmasına konu tutanak ve belgeler ile soruşturma sırasında alınan tanık ifadelerinden anlaşıldığı gerekçesiyle, bu fiillerinin; ... Belediye Başkanlığı Sözleşmeli Personel Disiplin Yönetmeliği'nin ''Aylıktan kesme'' başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendindeki ''iş arkadaşları ve amirlerine söz veya hareketle sataşmak'' eylemini aşarak, aynı Yönetmeliğin ''İşe son verme cezası'' başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki "Amirine ve maiyetindekilere fiili tecavüzde bulunmak" ve anılan fıkranın (f) bendindeki "Sözleşmeli personel sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" eylemleri ile uyumlu olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu ... Belediye Başkanlığı Memur Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca, ... Belediye Başkanlığı Sözleşmeli Personel Disiplin Yönetmeliği'nin ''İşe son verme cezası'' başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki "Amirine ve maiyetindekilere fiili tecavüzde bulunmak" ve anılan fıkranın (f) bendindeki "Sözleşmeli personel sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında eylemde bulunduğundan bahisle davacı hakkında işe son verme cezası verilmiştir.
... Belediye Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı oluruyla, işe son verme cezası verilen davacının sözleşmesi feshedilmiştir.
Bunun üzerine işe son verme cezasının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun ''Norm kadro ve personel istihdamı'' başlıklı 49. maddesinde, "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir..."; "...Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ''İstihdam şekilleri'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında, kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtilmiş olup, anılan Kanun'un 4. maddesinin (B) fıkrası, "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir." şeklinde düzenlenmiştir.
06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde, ''Bu Esaslar, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanır.'' kuralı, 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi,... hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir." kuralı, ''Sözleşmenin feshi'' başlıklı Ek 6. maddesinde, ''Personelin;
a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması,
b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi,
c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi,
ç) Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması, (Danıştay Onikinci Dairesinin 10/12/2014 tarihli ve E: 2011/6048, K: 2014/8538 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.)
d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması,
e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması,
f) (Ek: 20/02/2017-2017/9949) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanması ya da kullandırması, bu örgütlerin propagandasını yapması,
hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir.'' kuralı yer almıştır.
Davacı ile imzalanan "5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin Üçüncü Fıkrası Gereğince Tam Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Sözleşmeli Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesi"nin 15. maddesinde, "Sözleşmeli personelin;
a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması,
b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi,
c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi,
d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması,
e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istilhdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması,
f) Terör örgütleri ile eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanması ya da kullandırması, bu örgütlerin propagandasını yapması;
g) Sözleşmeli personelin 65 yaşını doldurması,
hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu uyuşmazlık, davalı idarede 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince sözleşmeli personel statüsünde avukat olarak görev yapan davacı hakkında, ... Belediye Başkanlığı Sözleşmeli Personel Disiplin hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında çalıştığı birimdeki amiriyle yaşadığı bazı olumsuz olaylar nedeniyle Teftiş Kurulu Müdürlüğünce disiplin soruşturması raporu hazırlandığı ve Memur Disiplin Kurulunca davacının eylemlerinin, Sözleşmeli Personel Disiplin Yönetmeliği'nin ''İşe son verme cezası'' başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki "Amirine ve maiyetindekilere fiili tecavüzde bulunmak" ve anılan fıkranın (f) bendindeki "Sözleşmeli personel sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında bulunduğundan bahisle işe son veme cezasının tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda mevzuat kısmında da yer verildiği üzere, kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtilerek, memurlar ve sözleşmeli personelin farklı statüde kabul edildiği, sözleşmeli personelin; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri şeklinde tanımlandığı, memur statüsünde bulunmayan sözleşmeli personel hakkında, tabi olduğu mevzuattaki şartların oluşması durumunda anılan mevzuat hükümleri uyarınca sözleşme feshi hükümlerinin uygulanması gerektiği açıktır.
Bu durumda, memur statüsünde olmayıp, sözleşmeli personel olarak istihdam edilen davacı hakkında, disiplin yönetmeliği hükümleri uygulanarak işe son verme cezası tesis edilmesinin statüsüne uygun olmadığı, davacı sözleşme imzalayarak kamu görevine girdiğinden, görevine son verilmesine ilişkin işlemin de, tabi olduğu mevzuat hükümleri uygulanarak sözleşmesinin feshedilmesi şeklinde uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebinin kabulü ile dava tarihi olan 25/10/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2\. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebinin kabulüyle, dava tarihi olan 25/10/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 07/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.