Danıştay danistay 2025/2051 E. 2025/3675 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/2051
2025/3675
3 Temmuz 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/2051
Karar No : 2025/3675
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hakkari ilinde konuşlu bulunan 2. Hudut Tugay Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunduğundan bahisle, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 6191 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (ğ) bendinde, taksirli suçlar hariç olmak üzere bir suçtan bir ay veya daha fazla hapis cezası ile mahkûm olanların sözleşmelerinin feshedilmesinin kurala bağlandığı; ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının "trafik güvenliğini tehlikeye sokma" suçundan 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldırıldığı ve bu karara karşı yapılan itirazın da reddedildiği; buna göre, davacının kasıtlı bir suçtan dolayı "trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan" 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunması karşısında, mevzuattan kaynaklanan bağlı yetki nedeniyle davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı vekili Av. ...'nun azledildiğine dair evrakın, istinaf başvurusu ret kararı verildikten sonra dosyaya sunulduğu, davacı vekili Av. ...'na usulüne uygun tebliğ edilen karara karşı 30 (otuz) gün içinde temyiz yoluna başvurulmadığı; daha sonra sehven kararın, davacının yeni vekiline tebliğ edildiği ve bunun üzerine temyiz dilekçesi verildiğinin anlaşıldığı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 30 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra temyiz başvurusunda bulunulduğu gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesi karar tarihinden yaklaşık 1 yıl önce 14/02/2024 tarihinde Av. ...'nun azledilmesine rağmen, kararın eski vekile tebliğ edildiği; eski vekilin davacı adına tebliğ alma yetkisinin bulunmadığı, tebliğin usulsüz olduğu; ayrıca, söz konusu kararın 11/02/2025 tarihinde yeni vekile tebliğ edildiği ve aynı gün temyiz yoluna başvurulduğu; esas yönünden, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin ve temyize konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Hakkari ilinde konuşlu bulunan 2. Hudut Tugay Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunduğundan bahisle, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemle sözleşmesinin feshedilmesi üzerine, temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
Öte yandan, işbu davada İdare Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacı vekili Av. ... tarafından 16/01/2024 tarihinde istinaf yoluna başvurulmuş olup; davacı tarafından, anılan avukat 14/02/2024 tarihinde azledilmiştir.
Davacı tarafından 14/02/2024 tarihli vekâletname ile Av. ... yeni vekil olarak tayin edilmiş ve bu avukat tarafından da 09/07/2024 tarihinde dava dosyasına vekâletname, ek beyan ve emsal karar sunulmuştur.
Bölge İdare Mahkemesince 28/11/2024 tarihinde istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ve bu karar, davacının dosyadaki en son vekili yerine, önceki vekili olan Av. ...'nun elektronik tebligat adresine 21/12/2024 tebliğ edilmiştir.
Dava dosyasının İdare Mahkemesine gönderilmesi üzerine, ... İdare Mahkemesince, Bölge İdare Mahkemesi kararı davacının önceki vekile olan Av. ...'nun elektronik tebligat adresine 05/02/2025 tarihinde ikinci kez tebliğ edilmiştir.
Davacının yeni vekili olan Av. ... tarafından 08/02/2025 tarihli dilekçeyle, Bölge İdare Mahkemesi kararının azledilen vekile tebliğ edildiği ve tebligatın usulsüz olduğu belirtilerek, yeni vekile tebligat yapılması ve dosyanın tekemmülünün sağlanması talep edilmiştir.
Bunun üzerine, ... İdare Mahkemesince, davacının vekili Av. ...'e ait elektronik tebligat (UETS) adresine Bölge İdare Mahkemesi kararı 11/02/2025 tarihinde teslim edilmiş ve 5. günün sonunda 16/02/2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmıştır.
Davacı vekili Av. ... tarafından, 11/02/2025 tarihli dilekçeyle temyiz yoluna başvurulmuş; Bölge İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulmuştur.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." kuralına yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatın vekâletten çekilmesi" başlıklı 41. maddesinde, "Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekâlet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam eder." düzenlemesi yer almıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Elektronik tebligat" başlıklı 7/a maddesinin birinci fıkrasında, kamu kurum ve kuruluşları ile baro levhasına yazılı avukatlara tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu belirtilmiş; aynı maddenin dördüncü fıkrasında, "Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." kuralına ve "Vekile ve kanuni mümessile tebligat" başlıklı 11. maddesinde de, “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır..." kuralına; "Usulüne aykırı tebliğin hükmü" başlıklı 32. maddesinde ise, "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarında "mahkemeye erişim hakkı", bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilme ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilme şeklinde tanımlanmış; mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hâle getiren uygulamaların ise mahkemeye erişim hakkını ihlal edebileceği belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 10/06/2015 tarih ve 29382 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/01/2015 tarih ve 2013/5516 başvuru numaralı kararının 55. paragrafında; "Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir. Bununla birlikte dava açma ya da kanun yollarına başvuru için belli sürelerin öngörülmesi, bu süreler dava açmayı imkânsız kılacak ölçüde kısa olmadıkça hukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmaz. Ne var ki, öngörülen süre koşullarının açıkça hukuka aykırı olarak yanlış uygulanması ya da yanlış hesaplanması nedeniyle kişiler dava açma ya da kanun yollarına başvuru hakkını kullanamamışsa mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini kabul etmek gerekir (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Osu/İtalya, B. No: 36534/97, 11/7/2002, §§ 36-40)." açıklamalarına yer verilmiştir.
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleriyle, kamu kurum ve kuruluşları ile baro levhasına yazılı avukatlara tebligatın elektronik yolla yapılması ve vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde de tebligatın asil yerine vekile yapılması zorunlu tutulmuş olup; bu kapsamda, tebligatların vekile yapılabilmesi veya yapılan tebligatın hukuken geçerli olabilmesi için, davacı ile avukat arasında geçerli bir vekâlet ilişkisinin bulunması gerektiği açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının eski vekilinin 14/02/2024 tarihinde azledildiği ve yeni tayin edilen vekil tarafından 09/07/2024 tarihinde dava dosyasına vekâletname sunulduğu, Bölge İdare Mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin 28/11/2024 tarihli kararının ise dosyadaki yeni vekil yerine, eski vekile tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacı vekilinin 09/07/2024 tarihinde dosyaya vekâletname sunduğu, dava dosyasına sunulan yeni vekâletname esas alınarak tebligatın en son vekile tebliğ edilmesi gerekirken, Bölge İdare Mahkemesi kararının azledilen eski vekile tebliğ edildiği; her ne kadar, eski vekile ilişkin azilname 08/02/2025 tarihinde dava dosyasına sunulmuş ise de; tebliğ tarihi (21/12/2024) itibarıyla, davacı ile eski vekil arasında geçerli bir vekâlet ilişkisinin bulunmadığı, dolayısıyla eski vekile yapılan tebligatın hukuken geçersiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda; 7201 sayılı Kanun'un 32. maddesindeki, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa dahi, muhatap tebliğden haberdar ise tebliğin geçerli olacağı ve muhatabın beyan ettiği tarihin de tebliğ tarihi sayılacağı yolundaki düzenleme de dikkate alınarak, dosyanın tekemmülü sağlandıktan sonra temyiz incelemesi için Danıştaya gönderilmesi gerekirken, temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına ve hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2\. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusuna ilişkin dilekçenin davalı idareye tebliğ edilerek tekemmülü sağlandıktan sonra Danıştaya gönderilmek üzere, dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 03/07/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.