Danıştay danistay 2024/716 E. 2025/2189 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/716
2025/2189
30 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/716
Karar No : 2025/2189
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bilecik ili, Bozüyük PTT Müdürlüğünde 399 sayılı KHK'ya tabi sözleşmeli gişe memuru olarak görev yapan davacının, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 44. maddesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına, sözleşmeli personel olması nedeniyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Yüksek Disiplin Kurulunun...tarih ve... sayılı Kararı ile bu kararın onaylanmasına ilişkin Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; 30/04/2021 tarih ve 31740 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 30. maddesinde belirtilen ilkelere uygun olarak düzenlenecek savunma istem yazısıyla davacıdan savunma vermesinin istenilmesi gerekirken, savunma istem yazısında davacıya isnat edilen fiil veya hâllerin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde sayılan fiil veya hâllerden hangisinin kapsamına girdiğinin bent ve alt bent halinde belirtilmediği görüldüğünden, savunma istem yazısının ilgili mevzuat ile güvence altına alınan savunma hakkının kullanılmasına imkan verecek nitelikte olmadığı, dolayısıyla, davacının savunma hakkının usulüne uygun kullandırıldığından söz edilemeyeceğinden, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının son savunması, Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 30. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen usule uygun olarak alınmadığından, Anayasal güvence altındaki savunma hakkı kısıtlanarak tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Bilecik ili Bozüyük PTT Müdürlüğü Mesritepe Şubesinde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının, devletten elektrik tüketim destek ödemesi alınan fatura ödemelerinde, fatura bedelini tam olarak aldığı, artan meblağı uhdesinde tutmak suretiyle zimmet eylemini gerçekleştirdiği ve 13.056,42-TL kamu zararının oluşmasına sebebiyet verdiği tespit edildiğinden, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 399 sayılı KHK'nın 44. maddesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına, sözleşmeli personel olması nedeniyle sözleşmesinin feshine ilişkin Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Yüksek Disiplin Kurulunun... tarih ve... sayılı kararının, Yönetim Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanması üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 44. maddesinde, "Teşebbüs veya bağlı ortaklıklardaki hizmetlerin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla sözleşmeli personelin görevleri ile ilgili kusurlu hareketleri, iş yerinde veya dışında teşebbüs ve bağlı ortaklıkla ilgili mevzuata aykırı davranışları nedeniyle kademe ilerlemesinin durdurulması hariç verilmesi gereken disiplin cezaları ile disiplin cezası vermeye yetkili merciler ve disiplin kurulları hakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde teşebbüs veya bağlı ortaklık memurlarının tabi olduğu hükümler uygulanır. Ancak, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiiller için sözleşme ücretinden kesme cezası, aylıktan kesme cezası esaslarına göre uygulanır.", "Sözleşmenin Feshi ve Sona Ermesi başlıklı" 45. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile sözleşme hükümlerine aykırı davranışlarda bulunmak,", "Savunma Hakkı" başlıklı 46. maddesinde, "Savunması alınmadan sözleşmeli personel hakkında disiplin cezası verilemez. Sözleşmeli personel, soruşturmayı yapanın, disiplin cezası vermeye yetkili organ, merci veya amirin veya disiplin kurulunun yedi günden az olmamak üzere vereceği süre içinde yazılı olarak savunmasını yapar. Bu süreler içinde savunmasını yapmayan sözleşmeli personel savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.", "Uygulamanın İzlenmesi" başlıklı 58. maddesinin ikinci fıkrasında; "Sözleşmeli personele ilişkin olarak bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde, Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınmak kaydıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." hükmü öngörülmüştür.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde ise; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümlerinin incelenmesinden; öncelikle, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sözleşmeli personel olarak görev yapan davacı hakkında, disiplin hükümlerinin nasıl uygulanacağı, disiplin soruşturması sırasında son savunmasının nasıl alınacağının ortaya konulması gerekmektedir.
29/01/1990 tarih ve 20417 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve kamu iktisadi teşebbüsleri personeli hakkında düzenlemeler getiren 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin, bu kuruluşlarda görev yapan personel hakkında özel düzenlemeler içerdiği, 46. maddesinde yer alan; "...Sözleşmeli personel, soruşturmayı yapanın, disiplin cezası vermeye yetkili organ, merci veya amirin veya disiplin kurulunun yedi günden az olmamak üzere vereceği süre içinde yazılı olarak savunmasını yapar. Bu süreler içinde savunmasını yapmayan sözleşmeli personel savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükmüne istinaden, ilgili kuruluşlarda görev yapan personelin savunmasının alınması gerektiği, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de savunması alınması hususunda özel düzenleme bulunduğundan, anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin 58. maddesiyle yapılan atıf kapsamında, Devlet Memurları Kanunu uyarınca çıkartılan Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 30. maddesinin uygulanmasının söz konusu olmayacağı anlaşılmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta, PTT A.Ş. İnsan Kaynakları Daire Başkanlığının 19/11/2021 tarihli yazısıyla, davacının zimmet eylemini gerçekleştirdiğinin tespit edildiği, bu eyleminin Devlet memurluğundan çıkarma cezası ve sözleşme feshi kapsamında değerlendirildiği belirtilerek, Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 gün içinde son savunmasını yapması gerektiğinin bildirildiği, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 46. maddesi uyarınca son savunmanın usulüne uygun şekilde alındığı görülmüştür.
Bu itibarla, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi tarafından, davacıya Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 30. maddesinde belirtilen hakları hatırlatılmak suretiyle savunma hakkının etkili bir biçimde kullandırılmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; davacıya 19/11/2021 tarihli yazıyla 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 46. maddesi uyarınca eylemleri ve tesis edilebilecek işlemler açıkça belirtilerek son savunma hakkı tanındığı ve davacının son savunmasını yaptığı görüldüğünden, uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davacıya savunma hakkının etkili bir biçimde kullandırılmadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2\. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 30/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı, usul ve yasaya uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden; davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.