Danıştay danistay 2024/5258 E. 2024/5438 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/5258
2024/5438
10 Aralık 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/5258
Karar No : 2024/5438
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Belediye Başkanlığında, 5393 sayılı Belediye Kanunu'na istinaden sözleşmeli programcı olarak görev yapan davacının, hizmetine ihtiyaç kalmadığından bahisle 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının görevinde başarısız ve yetersiz olduğu ya da sözleşmesinin yenilenmemesini gerektirecek bir eylemi, tutum ve davranışı ile hizmete etkisi olan herhangi bir olumsuzluğu bulunduğu yönünde bir tespit bulunmadığı gibi sözleşmenin yenilenmemesi sebebi olarak gösterilen; hizmetine ihtiyaç bulunmama durumuna ilişkin de davalı idarece hukuken kabul edilebilir hiçbir somut tespit ve gerekçe ortaya konulamaması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 11/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı ile belediye arasında sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünce yayımlanan "5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 49. Maddesinin 3, Fıkrası Gereğince Tam Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Sözleşmeli Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesi" sözleşme metninde belirtilen hükümlerin esas alındığı, 01/01/2019 -31/12/2019 tarihleri arasını kapsayan belirli süreli sözleşme olduğu, Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünün 09/01/2020 tarih ve 3 nolu Mahalli İdare Sözleşmeli Personel Ücret Tavanları Genelgesi çerçevesinde "bilgisayar programcısı" kadrosu için belediye meclisince ücret belirlenmediği, hizmet sözleşmesinin 14.maddesinde hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmamasının kurumca sözleşmenin tek taraflı feshedileceğinin düzenlendiği, yürütülen projenin nihayetlendirildiği ve Belediye Meclisince "bilgisayar programcısı" kadrosuna gereksinim duyulmadığı, idarenin takdir yetkisi ile bütçe imkanları göz önünde bulundurularak kamu yararı gözetilerek işlemin tesis edildiği, yeni bir bilgisayar programcısı alımı yapılmadığı, belirli süreli iş sözleşmelerinde idarenin sözleşmeyi yenilemek gibi bir zorunluğunun bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Elbistan Belediye Başkanlığında, 5393 sayılı Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tam zamanlı sözleşmeli programcı olarak 02/10/2018 tarihinden itibaren görev yapan davacının, hizmetine ihtiyaç kalmadığından bahisle 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin 3. fıkrasında; "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, planlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plancısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir..." hükmüne yer verilmiş; 5. fıkrasında; 3. ve 4. fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personel hakkında, bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda, vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendine göre istihdam edilenler hakkındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendinde ise; sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali ve istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kabul edilen ve 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esasların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtildikten sonra, 22/11/2010 tarih ve 2010/1169 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 15. maddesinde; bu Esaslara eklenen Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları ile Asgari Nitelikleri Gösterir (4) sayılı Cetvelde belirtilenler dışında sözleşmeli personel pozisyonları kullanılamayacağı ve talepte bulunulamayacağı, kurumların, söz konusu Cetvelde belirlenen asgari niteliklere, hizmetin gereği ilave nitelikler belirleyebilecekleri kurala bağlanmış; Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları İle Asgari Nitelikleri Gösterir 4 Sayılı Cetvelin "Programcı" ünvanına ilişkin kısmında da; "Yükseköğretim kurumlarının bilgisayar programcılığı ile ilgili bölümlerinden en az önlisans düzeyinde mezun olmak veya en az önlisans mezunu olmak koşuluyla bilgisayar programcılığı alanına ilişkin ders aldığını belgelendirmek veya bu alanda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika sahibi olmak ve en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olmak." düzenlemesine yer verilmiştir.
Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek- 6. maddesinin (a) bendinde ise; "İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması" halinde, personelin sözleşmesinin tek taraflı feshedileceği düzenlenmiştir.
Aynı düzenleme, davacının Elbistan Belediye Başkanlığı ile imzaladığı hizmet sözleşmesinin 13. maddesinin (a) bendinde de yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda metnine yer verilen ve davacının göreve başladığı tarihte yürürlükte bulunan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'a ekli 4 sayılı Cetvel'de "Programcı" pozisyonu için ""Yükseköğretim kurumlarının bilgisayar programcılığı ile ilgili bölümlerinden en az önlisans düzeyinde mezun olmak veya en az önlisans mezunu olmak koşuluyla bilgisayar programcılığı alanına ilişkin ders aldığını belgelendirmek veya bu alanda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika sahibi olmak ve en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olmak" şartının arandığı görülmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta; davalı idarece her ne kadar hizmetine gerek kalmadığından bahisle sözleşmesinin yenilenmediğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ve İdare Mahkemesince de bu husus yönünden bir irdeleme yapılmış ise de; davacının, davalı idare bünyesinde programcı statüsünde görev yaptığı ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'a ekli 4 sayılı Cetvel'de "Programcı" pozisyonu için Yükseköğretim kurumlarının bilgisayar programcılığı ile ilgili bölümlerinden en az önlisans düzeyinde mezun olmak veya en az önlisans mezunu olmak koşuluyla bilgisayar programcılığı alanına ilişkin ders aldığını belgelendirmek veya bu alanda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika sahibi olmak ve en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olmak şartlarının arandığı, gerek davalı idarece gerekse de davacı tarafından eğitim durumuna ilişkin diploma ve yabancı dil bilgisine ilişkin bir belge sunulmadığı gibi Mahkemece davacının programcı kadrosu için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı hususunda bir araştırma yapılmadığı görülmekte olup, davacının programcı pozisyonu için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı hususunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın, davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığının ve görevinde başarısız/yetersiz olduğunun somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığından bahisle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 11/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2\. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 11/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 10/12/2024 tarihinde, oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava dosyasının incelenmesinden; Kahramanmaraş İli, Elbistan Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin 3. fıkrasına istinaden 657 sayılı Kanunun 4/B kapsamında tam zamanlı sözleşmeli personel statüsünde programcı olarak görev yapan davacının, 31/12/2019 tarihinde sona eren sözleşmesinin, 2020 yılında yenilenmemesine ilişkin Elbistan Belediye Başkanlığının ... tarih ve E:... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen; ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmesi üzerine yargı kararının uygulanması amacıyla davacı ile 2020 yılı için sözleşme imzalandığı ve davacının sözleşmeli statüde çalışmaya devam ettiği, bilahare 26/01/2023 tarih ve 32085 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan; 7433 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 663 sayılı Kanun Hükmünde kararnamede Değişiklik yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesi uyarınca, 2023 yılı itibarıyla 657 sayılı kanunun 4/A maddesi kapsamında kadrolu memur statüsüne geçtiği anlaşılmaktadır.
7433 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen Geçici 48. maddesinin (b) bendinde; il özel idaresi, belediye veya bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinde 5393 sayılı Kanunun 49 ncu maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde 28/11/2022 tarihi itibarıyla çalışmakta olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sözleşmesi devam eden ve 48 nci maddede belirtilen genel şartları taşıyanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde yazılı olarak başvuranlar, sözleşmeli personel olarak çalıştırılmalarına esas alınan memur kadrolarına, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde kurumlarınca atanırlar” hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi kararlarında, Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, "insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet" şeklinde tanımlanmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında sayılan hukuk devletinin en önemli unsurlarından birisi "hukuki güvenlik ilkesi"dir. Hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Diğer bir ifadeyle hukuki güvenlik ilkesi, kişilerin hukuksal ilişkiler kurarken tabi olacakları hukuk kurallarını önceden bilmeleri anlamına gelirken, "idari istikrar ilkesi" ise, bu kurallara dayanılarak kazanılan hakların korunacağı güvencesinin kişilere verilmesini ifade etmektedir
Anayasanın 138. ve 2577 sayılı Yasanın 28. maddesi uyarınca idarenin yargı kararının gereğini yerine getirmesi bir zorunluluk ise de; iptal edilen işlemle eğer subjektif kazanımlar söz konusu ise, bu subjektif etki ve sonuçların korunması da yukarıda değinildiği üzere hukuki güvenlik ve idari istikar ilkelerinin bir sonucudur.
Uyuşmazlık konusu olayda ise, davacının 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin yargı kararıyla iptali sonucunda, idarece anılan yargı kararı üzerine davacı ile 2020 yılı için idarece sözleşme imzalandığı ve 2023 yılına kadar davacının, 657 sayılı Kanunun 4/B kapsamında çalışmaya devam ettiği açık olup, sözleşme yenilenmek suretiyle çalışmaya devamı sağlanmış ve 2023 yılında çıkarılan 7433 sayılı Kanun ile getirilen imkandan yararlanarak 4/B statüsünden 4/A statüsüne atanmak suretiyle, bu statü gereği kişisel kazanım elde etmiştir.
Bakılan davada, her ne kadar, işlemin davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığından bahisle tesis edilmesine karşın çoğunluk kararında sebep ikamesi yapılarak, programcı pozisyonu için işe girişte getirilen şartları taşıyıp taşımadığı hususu araştırılması ve bu duruma göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiş ise de, 7433 sayılı Kanunla getirilen düzenlemede; 657 sayılı Kanunun 48 nci maddesinde belirtilen genel şartları taşıyanların kadroya geçmeleri imkanı getirildiğinden, sözleşmeli personel için işe girişte aranan şartların, 4/A statüsüne geçişte aranmadığı görülmektedir.
Bu itibarla, davanın reddedilmesi halinde davacının, yargı kararının uygulanması kapsamında elde ettiği yeni hukuki statüyü ve sübjektif kazanımı ortadan kaldıracak şekilde bir sonuç doğuracağı, başka bir ifadeyle 4/B statüsünden 4/A statüsüne geçme şartı olan; 28/11/2022 tarihi itibarıyla sözleşmeli olarak çalışıyor olmak ve sözkonusu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla sözleşmesi devam ediyor olmak şartını ortadan kaldıracağı sonucuna ulaşılmıştır.
Nitekim, yargı kararı üzerine yeni bir hukuki statü elde etmek suretiyle kişisel ve subjektif kazanımların elde edilmesi ile ilgili olarak, İdari Dava Daireleri Kurulunun; E:2018/1077, E:2016/2630, E:2016/3268, E:2016/3513, E:2016/3602 esas sayılarında kayıtlı davalarda verilen kararlar da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu kararında sonucu itibariyle aykırılık bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.