Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/4934
2025/1022
27 Şubat 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4934
Karar No : 2025/1022
DAVACI : ...Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :...Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...Konfederasyonu
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin, ''Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı İkinci Kısmının, ''Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Toplu Sözleşme'' başlıklı Birinci Bölümünün, ''Toplu Sözleşme İkramiyesi'' başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "kamu görevlisi sendikasının kurulu olduğu hizmet kolundaki sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az %1'inden fazla sendika üyesi kaydeden sendikalara üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine'' ibaresinin ve aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan, ''Birinci fıkraya göre üye sayılarının tespitinde, ödeme tarihi itibarıyla Resmi Gazete’de en son yayımlanan '4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Gereğince Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin İstatistik Hakkında Tebliğ' esas alınır.'' düzenlemesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu düzenleme ile sendika üyesi kamu görevlileri arasında ayrım yapılarak, %1 barajına ulaşamayan sendikalar açısından, üyelerinin toplu sözleşme ikramiyesinden yararlandırılmasının engellendiği, sendikal hakların Anayasa ve uluslararası mevzuat ile güvence altına alındığı, toplu sözleşme içeriğinde yasaların emredici düzenlemelerine ve yasaklarına aykırı hüküm bulunamayacağı, bu durumun eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil ettiği belirtilerek, toplu sözleşme hükmünün iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Anayasa’nın 53. maddesinde toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkına yer verildiği, 128. maddesinde, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği; ancak, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin saklı olduğunun kurala bağlandığı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrasında toplu sözleşme ikramiyesinin açıkça toplu sözleşme kapsamında olduğu; ikinci fıkrasında ise, toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağının belirtildiği; ancak, sendika üyeleri arasında ayrım yapılıp yapılmayacağı konusunda kısıtlayıcı bir düzenlemenin de yer almadığı, Anayasa ve 4688 sayılı Kanun ile diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak Kamu İşveren Heyeti ile Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti arasında gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde dava konusu madde hükmünde mutabakat sağlanmak suretiyle toplu sözleşmenin imzalandığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI YANINDA
MÜDAHİLİN SAVUNMASI : Memurlar ve kamu görevlilerinin toplu sözleşme yapma hakkının anayasal güvence altına alındığı, kamu görevlilerinin mali, sosyal ve özlük haklarının belirlenmesine yönelik olarak yapılan toplu sözleşmeler dahil olmak üzere, üye oldukları konfederasyon ve sendikaların iş, işlem ve işleyişlerinin düzenlendiği 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 28. maddesinde toplu sözleşmenin kapsamının düzenlendiği, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 4. maddesiyle, kendilerinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlileri sendikalarına üye kamu görevlilerinin, üç ayda bir maaşlarıyla birlikte ödenen toplu sözleşme ikramiyesine ilişkin alabilecekleri alt sınırın belirlendiği, dava konusu düzenlemeyle, hizmet kolunda %1'in üzerinde üyesi olan kamu görevlileri sendikalarına üye olanlara ilişkin yeni bir hakkın verilmesi amaçlanarak, %1'in altında üyesi olan sendikalara üye olanlara ise mevcut mevzuat hükmünün uygulanmaya devam edileceği, %1 barajının, sendikaların üye sayısını arttırmak, ayrıca daha etkin bir güçle kazanım üretmelerini sağlamak için, bu barajı geçen sendikaların üyelerine teşvik amacıyla belirlendiği, toplu sözleşme yetkisinin, idare ve kamu görevlilerinin, mali ve sosyal haklara ilişkin sahip olduğu kural koyma yetkisi olarak tanımlanabileceği, kamu görevlileri toplu sözleşmesinin, kamu görevlilerinin özlük hakları ve çalışma koşulları noktasında idarenin düzenleme yetkisinin, Anayasa tarafından kamu işveren heyeti ve kamu görevlileri sendikaları heyetinden müteşekkil sosyal taraflara bırakıldığı kanun hükmünde sonuç doğuran kendine özgü genel düzenleyici özel hukuk sözleşmesi olduğu, sözleşmenin kanuna nazaran özel hüküm niteliğinde olduğu, normlar hiyerarşisi bağlamında özel hükmün genel hükmü bertaraf ettiği noktasında ihtilaf bulunmadığı, toplu sözleşmeyle temel hak ve özgürlüklere, Anayasal düzene ve emredici hükümlere aykırı düzenleme yapılamayacağı, ancak 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanun'u uygulamasında yerleşmiş içtihadi uygulamalara göre emredici hükümlerin çalışanlar lehine değiştirilmesinin mümkün olduğu belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uyarınca, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak, 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin, ''Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı İkinci Kısmının, ''Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Toplu Sözleşme'' başlıklı Birinci Bölümünün, ''Toplu Sözleşme İkramiyesi'' başlıklı 23. maddesinin 2. fıkrasının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin, ''Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı İkinci Kısmının, ''Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Toplu Sözleşme'' başlıklı Birinci Bölümünün, ''Toplu Sözleşme İkramiyesi'' başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "kamu görevlisi sendikasının kurulu olduğu hizmet kolundaki sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az %1'inden fazla sendika üyesi kaydeden sendikalara üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine'' ibaresinin ve aynı maddenin "Birinci fıkraya göre üye sayılarının tespitinde ödeme tarihi itibarıyla Resmi Gazete’de en son yayımlanan '4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Gereğince Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin İstatistik Hakkında Tebliğ' esas alınır." kuralının yer aldığı 2. fıkrasının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu 23. maddenin 1. fıkrasında yer alan ibarenin iptali, anılan maddenin 2. fıkrasının iptali istemi yönünden ise davanın reddi yolunda Danıştay 12. Dairesince verilen 16/03/2023 tarih ve E:2021/6502, K:2023/1258 sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımları yönünden temyiz edilerek bozulmasının istenilmesi üzerine; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/04/2024 tarih ve E:2023/3068, K:2024/911 sayılı kararıyla, Daire kararının iptale ilişkin kısmının ONANMASINA, "Dairece 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin 23. maddesinin 1. fıkrasındaki ilgili ibarenin iptaline karar verildiğinden, 1. fıkraya bağlı olup uygulanma imkânı kalmayan dava konusu 2. fıkranın, düzenlemenin sebep unsurunun iptal edilmiş olmasıyla ortadan kalkmış olması nedeniyle iptaline karar verilmesi gerekirken, 23. maddenin 2. fıkrası yönünden davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı" gerekçesiyle kararın davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA karar verilmiştir.
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay Dava Dairelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edilebileceği, 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı öngörülmüştür. 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenleme ile Danıştay Dava Dairelerine, ilk derecede bakılan davalarla ilgili bozma kararlarına karşı eski kararlarında ısrar edebilme yetkisi tanınmamıştır.
Bu itibarla Danıştay Onikinci Diresince bozma kararına uyulması zorunlu olduğundan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/04/2024 tarih ve E:2023/3068, K:2024/911 sayılı bozma kararına uyularak anılan kararda belirtilen gerekçeler doğrultusunda dava konusu 23. maddenin 2. fıkrasının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Dairemizin 16/03/2023 tarih ve E:2021/6502, K:2023/1258 sayılı dava konusu düzenlemenin kısmen iptali, kısmen reddine ilişkin kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/04/2024 tarih ve E:2023/3068, K:2024/911 sayılı kararıyla iptali istenen düzenlemenin iptaline ilişkin kısmının onanması; davanın reddine ilişkin kısmının bozulması üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarıyla, Danıştayın bozma kararlarına karşı Bölge İdare Mahkemelerine "bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebilme" yetkisi tanındığı halde, 49. maddenin dördüncü fıkrasında "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır" yolundaki düzenlemeyle, Danıştay'da ilk derece mahkemesi olarak bakılan davalarda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen bozma kararlarına karşı, Danıştay dava dairelerine eski kararlarında ısrar edebilme yetkisinin tanınmaması ve söz konusu bozma kararlarına uyulmasının zorunlu olması nedeniyle, bozma kararına uyularak, bozulan kısım hakkında işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin, ''Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı İkinci Kısmının, ''Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Toplu Sözleşme'' başlıklı Birinci Bölümünün, ''Toplu Sözleşme İkramiyesi'' başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "kamu görevlisi sendikasının kurulu olduğu hizmet kolundaki sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az %1'inden fazla sendika üyesi kaydeden sendikalara üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine'' ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan, ''Birinci fıkraya göre üye sayılarının tespitinde, ödeme tarihi itibarıyla Resmi Gazete’de en son yayımlanan '4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Gereğince Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin İstatistik Hakkında Tebliğ' esas alınır.'' düzenlemesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Dairemizin 16/03/2023 tarih ve E:2021/6502, K:2023/1258 sayılı kararıyla; dava konusu 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin, ''Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı İkinci Kısmının, ''Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Toplu Sözleşme'' başlıklı Birinci Bölümünün, ''Toplu Sözleşme İkramiyesi'' başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "kamu görevlisi sendikasının kurulu olduğu hizmet kolundaki sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az %1'inden fazla sendika üyesi kaydeden sendikalara üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine'' ibaresinin iptaline, anılan maddenin aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan, ''Birinci fıkraya göre üye sayılarının tespitinde, ödeme tarihi itibarıyla Resmi Gazete’de en son yayımlanan '4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Gereğince Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin İstatistik Hakkında Tebliğ' esas alınır.'' düzenlemesinin iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin anılan kararına karşı taraflarca temyiz yoluna başvurulması sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/04/2024 tarih ve E:2023/3068, K:2024/911 sayılı kararıyla; Dairemiz kararının; 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin, ''Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı İkinci Kısmının, ''Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Toplu Sözleşme'' başlıklı Birinci Bölümünün, ''Toplu Sözleşme İkramiyesi'' başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "kamu görevlisi sendikasının kurulu olduğu hizmet kolundaki sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az %1'inden fazla sendika üyesi kaydeden sendikalara üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine'' ibaresinin iptaline ilişkin kısmının onanmasına, aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan, ''Birinci fıkraya göre üye sayılarının tespitinde, ödeme tarihi itibarıyla Resmi Gazete’de en son yayımlanan '4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Gereğince Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin İstatistik Hakkında Tebliğ' esas alınır.'' düzenlemesinin iptali istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun ''Amaç’’ başlıklı 1. maddesinde; bu Kanun’un amacının, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturdukları sendika ve konfederasyonların kuruluşu, organları, yetkileri ve faaliyetleri ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacak kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarını belirlemek ve toplu sözleşme yapılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu, ''Kuruluş’’ başlıklı 4. maddesinde; sendikaların hizmet kolu esasına göre, Türkiye çapında faaliyette bulunmak amacıyla bir hizmet kolundaki kamu işyerlerinde çalışan kamu görevlileri tarafından kurulacağı, bir hizmet kolunda birden fazla sendika kurulabileceği, meslek veya işyeri esasına göre sendika kurulamayacağı, ''Hizmet Kolları’’ başlıklı 5. maddesinde; maddede belirtilen 11 adet hizmet kolunda sendika kurulabileceği, ''Sendika Üyeliğinin Kazanılması’’ başlıklı 14. maddesinde; sendikalara üye olmanın serbest olduğu, kamu görevlilerinin çalıştıkları işyerinin girdiği hizmet kolunda kurulu bir sendikaya üye olabilecekleri, ''Sendika Üyelerinin ve Yöneticilerinin Güvencesi’’ başlıklı 18. maddesinde; kamu işvereninin, kamu görevlileri arasında sendika üyesi olmaları veya olmamaları nedeniyle bir ayrım yapamayacağı, ''Sendika ve Konfederasyonların Yetki ve Faaliyetleri’’ başlıklı 19. maddesinde; kamu görevlileri sendikaları ile konfederasyonların, bu Kanundaki hükümler çerçevesinde, toplu sözleşme görüşmelerinde taraf olmaya yetkili oldukları belirtilerek, kuruluş amaçları doğrultusunda hangi faaliyetlerde bulunabilecekleri, ''Toplu Sözleşmenin Kapsamı’’ başlıklı 28. maddesinde; toplu sözleşmenin, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsayacağı, toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, toplu sözleşme hükümlerinin, sözleşmenin yapıldığı tarihi takip eden iki mali yıl için geçerli olacağı, ''Toplu Sözleşmenin Tarafları ve İmza Yetkisi’’ başlıklı 29. maddesinde; toplu sözleşme görüşmelerine kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyetinin, kamu görevlileri adına Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetinin katılacağı, Kamu İşveren Heyetinin, Cumhurbaşkanının görevlendireceği Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakanın başkanlığında, Cumhurbaşkanınca belirlenen bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinden oluşacağı, Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetinin, bağlı sendikaların toplam üye sayısı itibarıyla en fazla üyesi bulunan konfederasyonun Heyet Başkanı olarak belirleyeceği bir temsilci ile her bir hizmet kolunda en fazla üyeye sahip kamu görevlileri sendikaları tarafından belirlenecek birer temsilci, bağlı sendikaların üye sayıları esas alınmak kaydıyla toplam üye sayıları itibarıyla birinci, ikinci ve üçüncü sırada bulunan konfederasyonlar tarafından belirlenecek birer temsilci olmak üzere onbeş üyeden oluşacağı, toplu sözleşmeyi imzalamaya kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyeti Başkanının, kamu görevlileri adına sözleşmenin kamu görevlilerinin geneline yönelik bölümü için Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı ve hizmet kollarına yönelik bölümleri için ilgili sendika temsilcisinin yetkili olduğu, ''Üye Sayılarının Tespiti’’ başlıklı 30. maddesinde; sendika ve konfederasyonların üye sayılarının belirlenmesinde uygulanacak olan kurumlarca yapılacak tespitte; tespite ilişkin toplantıya kurumun işveren vekili ile tahakkuk memuru veya mali hizmetler birimi yetkilisi ve kurumun hizmet kolunda faaliyette bulunan sendikalardan birer temsilcinin katılacağı, toplantının her yıl 15 mayıs tarihinden sonra beş iş günü içerisinde kurumca belirlenerek sendikalara bildirilen yer ve günde yapılacağı, bu Kanuna tâbi olarak kurumda çalışan kamu görevlilerinin, 15 mayıs tarihi itibarıyla listesi ile üyelerinden aidat kesintisi yapılan sendikaların üyelerini gösterir listenin, toplantıya katılanlarca değerlendirileceği, bu değerlendirmeden sonra, toplam kamu görevlisi sayısı ile sendika üyesi kamu görevlilerinin sendikalara göre toplam sayılarını belirten tutanağın toplantıya katılan taraflarca imzalanacağı, imzalı tutanağın, kamu işvereni ve sendikalarca mayıs ayının son iş gününe kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderileceği, kurumların taşra teşkilatlarının, yukarıdaki esaslara göre tarafların katılımı ile yapılacak toplantı neticesinde düzenlenecek tutanakları kurum merkezinde yapılacak tespitte değerlendirilmek üzere 15 mayıs tarihini takip eden iki iş günü içerisinde kurum merkezine gönderecekleri, bu tutanakların kurum merkezinde tarafların katılımı ile tek tutanak haline getirileceği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca kurumlardan ve sendikalardan gelen müşterek imzalı listeler üzerinden yapılacak tespitte ise; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının, kurumlarda çalışan toplam kamu görevlisi sayısı ile sendikalar itibarıyla üyelik kesintisi yapılan üye sayılarını dikkate alarak her yıl 15 mayıs tarihi itibarıyla hizmet kollarındaki bütün kamu görevlileri sayısı ile hizmet kolundaki sendikaların üye sayılarını tespit edeceği, buna göre kamu görevlileri sendikaları ile konfederasyonların toplam üye sayısını belirleyeceği ve sonuçları her yıl temmuz ayının ilk haftasında Resmî Gazetede yayımlayacağı, sonuçların yayımı tarihinden itibaren beş işgünü içinde kamu görevlileri sendikaları ile konfederasyonlarının üye sayılarının yanlışlığı iddiasıyla sendika ve konfederasyonlarca Ankara İş Mahkemesine itiraz edilebileceği, Mahkemenin itirazı onbeş gün içinde karara bağlayacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin ”Toplu Sözleşme İkramiyesi'' başlıklı 23. maddesinin 2. fıkrasında; 1. fıkraya göre üye sayılarının tespitinde ödeme tarihi itibarıyla Resmî Gazete’de en son yayımlanan ''4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Gereğince Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin İstatistik Hakkında Tebliğ''in esas alınacağı düzenlenmiştir.
Dava konusu Toplu Sözleşme hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin 23. maddesinin 2. fıkrası; 1. fıkrada yer alan düzenlemedeki, "%1'lik oranın nasıl tespit edileceği"ni belirlemek amacıyla getirilmiş olup, 1. fıkradaki "kamu görevlisi sendikasının kurulu olduğu hizmet kolundaki sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az %1'inden fazla sendika üyesi kaydeden sendikalara üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine'' ibaresinin iptal edilmesi karşısında uygulanma imkânı kalmamıştır.
Öte yandan; davada, 4688 sayılı Kanun'un 30. maddesine göre sendikalara kayıtlı kamu görevlisi sayısının tespitine ve bu konuda yayınlanan Tebliğe yönelik bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
Bu durumda; Dairemizce, 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin 23. maddesinin 1. fıkrasındaki ilgili ibarenin iptaline karar verildiğinden, 1. fıkraya bağlı olan ve uygulanma imkânı kalmayan dava konusu aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan, ''Birinci fıkraya göre üye sayılarının tespitinde, ödeme tarihi itibarıyla Resmi Gazete’de en son yayımlanan '4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Gereğince Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin İstatistik Hakkında Tebliğ' esas alınır.'' düzenlemesinin de iptaline karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Dava konusu 6. Dönem Toplu Sözleşmenin, ''Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı İkinci Kısmının, ''Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Toplu Sözleşme'' başlıklı Birinci Bölümünün, ''Toplu Sözleşme İkramiyesi'' başlıklı 23. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ''Birinci fıkraya göre üye sayılarının tespitinde, ödeme tarihi itibarıyla Resmi Gazete’de en son yayımlanan '4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Gereğince Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin İstatistik Hakkında Tebliğ' esas alınır.'' düzenlemesinin İPTALİNE,
2\. Dava sonuç itibarıyla iptal ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davalı idare tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına; müdahil tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderlerinin müdahil üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (mükerrer ödemeye meydan vermeyecek şekilde) takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara ve müdahile iadesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.