Danıştay danistay 2024/4770 E. 2024/5147 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/4770
2024/5147
2 Aralık 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4770
Karar No : 2024/5147
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde ... olarak görev yapan davacının, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün olduğu gece sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımlar nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) ve (g) alt bentleri uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile dava konusu işlem sebebiyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı "dava konusu işlemin iptaline, işlem sebebiyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kararının, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararı ile kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi, bu kararın da Danıştay Onikinci Dairesinin 20/09/2018 tarih ve E:2018/1025, K:2018/3306 sayılı kararı ile onanmasına kesin olarak karar verilmesi sonrasında bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 12/07/2023 tarih ve 2019/2241 başvuru numaralı kararı uyarınca yeniden yargılama yapılarak; davacının sosyal medya (facebook) hesabından 15/07/2016 tarihindeki paylaşımlarında Anayasa Mahkemesince de belirtildiği üzere darbeyi açıkça savunan herhangi bir ifadeye yer verilmediği, darbe teşebbüsünün bastırıldığına inanan davacının, darbe gecesinin ertesi günü insanların sokağa çağrılması yöntemini kendi bakış açısından doğru bulmadığını anlatmak için söz konusu paylaşımları yaptığı, belirli bir kimseyi de işaret etmediği, paylaşımlarında herhangi bir siyasi aktör, oluşum veya ideolojiye yer vermediği gibi belirli bir kesimin açıkça lehine veya aleyhine değerlendirilebilecek bir ifade de kullanmadığı, söz konusu açıklamaları kamu görevi statüsünü ve görev yaptığı alanın kendisine sağladığı unvanı dâhil herhangi bir olanağı kullanarak yaptığına ilişkin de dosya kapsamında bir iddianın bulunmadığı, aynı paylaşımların konu edildiği adli soruşturmanın da takipsizlikle neticelendiği, davacının paylaşımlarının kamu görevlisinin terör propagandası -övme, destekleme, yüceltme gibi- karşısındaki yükümlülüklerine ne şekilde aykırılık teşkil ettiği, davacının kullandığı dilin siyaseten taraflı olduğunu ve bu ifadeler ile davacının tabi olduğu statü hukukunun getirdiği yükümlülükler arasında müdahaleyi gerektirecek derecede nesnel ve geçerli bir ilişki bulunduğunun davalı idarece ortaya konulamadığı, işlemde, davacının Devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezası ile cezalandırılmasının zorunlu toplumsal bir ihtiyaca karşılık geldiğine ilişkin ve bu -en ağır- müdahalenin orantılı olduğuna ilişkin yeterli bir gerekçe bulunmadığı, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmayacak biçimde Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünü ihlal edildiği anlaşılmakla davacının paylaşımlarının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (E) bendinin (b) ve (g) alt bentlerinde yer alan "Yasaklanmış her türlü yayım veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" ve "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilleri kapsamında olmadığı açık olup, bu haliyle davacının eyleminin, anılan Kanun hükmündeki suç tanımına uymadığı, diğer bir ifadeyle söz konusu (b) ve (g) alt bentlerinde öngörülen fiillerle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan tipiklik şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemin hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, işlem sebebiyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava açma tarihi olan 19/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının sosyal medya hesabından herkese açık olarak yaptığı paylaşımlarının, Cumhurbaşkanı ve Devlet büyüklerinin manevi şahsiyetlerini tahkir edici, darbe girişimi ile ilgili olarak kontrollü darbe algısı yaratmaya yönelik, siyasi ve iadeolojik nitelikte olduğu, bu paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, diğer hak ve özgürlükler gibi ifade özgürlüğünün de sınırsız olmadığı, hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunması mümkün bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2\. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem sebebiyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının dava açma tarihi olan 19/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 02/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.