Danıştay danistay 2023/3268 E. 2025/2738 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/3268
2025/2738
27 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3268
Karar No : 2025/2738
DAVACI : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN KONUSU : 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla
13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in,
1- “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde yer alan “en az %51 hissesi” ibaresinin,
2- “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan “iyonlaştırıcı” ve “kaynakları” ibarelerinin,
3- “Bina durumu ve fiziki şartlar” başlıklı 5. maddesinin onbeşinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “en az iki adet” ibaresinin,
4- “İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanların esasları” başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “vardiya veya nöbet şeklinde” ibaresinin,
5- "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda” ibaresi ve “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Türk Radyoloji Derneği'nin dava açma ehliyetinin olduğu,
Sağlık Bakanlığı tarafından 26 Nisan 2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in radyoloji uzmanlarının hak ve yetkilerine Anayasa başta olmak üzere, 3153 sayılı Kanun ile 657 sayılı Kanun'a aykırı sınırlamalar getirdiği, söz konusu Yönetmeliğin iptali için açılan davanın halen Danıştay Onikinci Dairesi nezdinde E:2022/3220 sayılı dosyada görülmekte olduğu davanın konusunu oluşturan Yönetmelik'in yayımlanmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçtikten sonra dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe konulduğu, bu kadar kısa bir süre içinde Yönetmeliğin yürürlükten kaldırılmasının, sahadan alınan geri bildirimler gözetilmeden ve yeterli çalışma yürütülmeden yürürlüğe konulduğunun açık ispatı niteliğinde olduğundan, huzurda görülen davanın ikame edilmesi zorunluluğunun doğduğu, 3153 sayılı “Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun"un Ek 1. maddesi uyarınca; sağlık izninden yararlanılabilmesi için iki alternatif bulunduğu; (a) İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerlerde çalışmak, (b) İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı iş veya İşlemlerde çalışmak, sağlık izninden yararlanılabilmesi için Kanun’da neden sadece iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı iş veya işlemlerde çalışma koşulunun getirilmediğinin sebeplerinin ortaya konulması gerektiği, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırma yapılan yerlerde çalışanların, bu işleri yapanlarla aynı mekanı paylaştıkları için iyonlaştırıcı radyasyondan kaynaklanan tüm olumsuz etkilere maruz kaldıkları ve 3153 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi uyarınca sağlık izni verilmesi için iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerlerde çalışmak yeterli şart olarak düzenlendiği halde, 3153 sayılı Kanun’da öngörülen hükmün kapsamının “idarenin kanuniliği” ilkesine aykırı olarak dava konusu Yönetmelik’le daraltılmasının dava konusu işlemin iptalini gerektirdiği, iyonlaştırıcı radyasyonla çalışan personel açısından zarar doğuran unsurun sadece maruz kaldıkları radyasyonun doz oranının yüksek olması değil, maruz kalınan çalışma süresinin kısa ya da uzun olup olmadığı ile de yakından ilgili olduğu, bu şekilde çalışan personele diğerlerinden daha kısa çalışma süresi öngörülmesinin nedeninin de radyasyona maruz kaldıkları sürelerin kısaltılarak sağlıklarının zarar görmesinin önlenmesi olduğu, nitekim iyonlaştırıcı radyasyonun sağlığı olumsuz etkilemeyen bir limit değerinin bulunmadığı, pek çoğu son yıllarda olmak üzere düşük doz radyasyonun insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini saptayan çok sayıda bilimsel araştırma yapıldığı, belirlenen doz limitlerinin altında radyasyona maruz kalan sağlık personelinin çalışma süresi arttıkça sağlığının olumsuz etkilenmesi riskinin de arttığı, daha açık bir ifade ile personelin hangi cihazı kullandığı değil, nerede çalıştığının önemli olduğu, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerlerde çalışan personelin, Yönetmelik'in iptali istenilen düzenlemeleri uyarınca Kanun’un sağladığı imkanlardan mahrum bırakıldığı, Radyasyona maruz kalan personel için farklı çalışma koşulları belirlenmesindeki temel amacın, bu kişilerin maruz kaldığı radyasyon etkisinin minimum düzeye düşürülmesi suretiyle sağlıklarının korunması olduğu, radyasyonun herhangi bir sağlık sorununa neden olmayan bir düzeyinin bulunmadığı, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'ne göre de “yıllık doz sınırları”nın, Yönetmeliğin 10. maddesine göre “sağlığa zarar vermeyecek şekilde” uluslararası standartlara uygun olarak belirleme zorunluluğunun bulunduğu, ayrıca iyonizan radyasyon alanında ölçü olarak kabul edilen doz faktörünün yanında zaman faktörünün de ölçümlerin bir diğer ayağını oluşturduğu, bu durumda çalışma süreleriyle ilgili değişikliklerin çalışanların sağlıklarının korunması bakımından önemini arttırdığı, bu nedenle, çalışma şartlarının (süresinin) belirlenmesinde sadece doz faktörünün esas alınmasının hatalı olduğu, iyonizan radyasyon kaynaklarıyla çalışan sağlık personelinin, gerek 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu, gerekse de 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca fiili hizmet zammından yararlandırıldıkları, yararlanma sürelerinin yıllık 90 gün olduğu, 657 sayılı Kanun’un 103. maddesi uyarınca iyonizan radyasyon kaynakları ile çalışan sağlık personelinin, yıllık 30 gün sağlık izni (şua izni) kullanmak zorunda olduğu, bu hükmün, söz konusu personelin iyonizan radyasyona maruz kalmasından dolayı konulduğu,
Dava Konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde yer alan “en az “%51" ibaresinin hukuka aykırılığı yönünden;
1219 sayılı Kanun’da, yalnızca kamuda çalışan hekimler için değil, aynı zamanda serbest çalışan hekimler için de ticaret yasağı getirildiği, öngörülen hüküm hekimlik mesleğinin icrasını ticarileştirdiğinden, maddede yer alan “en az “%51” ibaresinin iptali gerektiği, 13 Nisan 2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in, radyoloji merkezlerini ticari işletmeye dönüşmesine ve radyoloji uzmanı olmayan kişilerin hissedar olmasının yolunu açarak, hekimlik mesleğinin icrasını ticarileştirdiğinden, maddede yer alan “en az %51” ibaresinin iptaline karar verilmesi gerektiği,
Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan “iyonlaştırıcı” ve "kaynakları” ibarelerinin hukuka aykırılığı yönünden;
13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik
25 Nisan 2023 tarih ve 32171 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
ş) Sağlık izni: 3153 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi ile 657 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanlara verilecek izni,
r) Sağlık izni: 3153 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi ile 657 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi kapsamında radyasyonla çalışan personele verilecek izni,
k) Radyasyonla çalışan: İyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarıyla yürütülen faaliyetlerde görevi gereği halk için belirlenen doz sınırlarının üzerinde ışınlanma olasılığı olan kişiyi,
m) Radyasyonla çalışan: İyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarıyla yürütülen faaliyetlerde görevi gereği halk için belirlenen doz sınırlarının üzerinde ışınlanma olasılığı olan kişiyi,
Tablodan da açıkça görüldüğü gibi Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarıyla yürütülen faaliyetlerde görevi gereği halk için belirlenen doz sınırlarının üzerinde ışınlanma olasılığı olan kişilerin şua izni kullanabildikleri, bununla birlikte, huzurda görülen davanın konusunu oluşturan Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendi uyarınca şua izni kullanmak için diğer yönetmelikten farklı olarak radyasyonla çalışmak yeterli olmayıp, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışmanın zorunlu olduğu, gerek 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun, gerek bahse konu Anayasa Mahkemesi kararı, gerekse Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca sağlık izninin iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarıyla yürütülen faaliyetlerde görevi gereği halk için belirlenen doz sınırlarının üzerinde ışınlanma olasılığı olan kişilerin kullanabileceği bir izin olduğundan, söz konusu izinden istifade etmek için radyasyonla çalışmak yeterli olmayıp, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışmak zorunlu hale getirildiğinden, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan "iyonlaştırıcı" ve “kaynakları” ibarelerinin iptaline karar verilmesi gerektiği,
Yönetmeliğin “Bina durumu ve fiziki şartlar” başlıklı 5. maddesinin onbeşinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “en az iki adet" ibaresinin hukuka aykırılığı yönünden;
13 Nisan 2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmetik”in 5. maddesinin onbeşinci fıkrasının (d) bendinde gözetilen hukuki yararın hasta mahremiyetinin sağlanması olduğu halde, buna yönelik hüküm sevk edilmesi yerine “en az iki adet, kilitlenen ve dışa doğru açılan kapılara sahip uygun giyinme kabini bulunması” koşulunun getirilmesinin özellikle tek hekimli ve az cihaz bulunan özel müesseselerde yer sorunu nedeniyle bu koşulun karşılanmasını ve mesleğin icra edilmesini güçleştirdiği, “en az iki adet” koşulunun getirilmesinin, bir hukuk devleti ilkesi olan “ölçülülük ilkesi”ni ihlal ettiğinden, bu ibarenin iptali gerektiği,
Yönetmeliğin "İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanların çalışma esasları” başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “vardiya veya nöbet şeklinde” ibaresinin hukuka aykırı yönünden;
3153 sayılı “Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun” uyarınca, “İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir.” düzenlemesine, 3153 sayılı Kanun uyarınca çıkarılan Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname'nin 22. maddesi uyarınca; nöbet ve vardiya konusunda son derece önemli;
"- Radyoloji uzmanları hastanenin başka işlerinde kullanılamaz.
\- Radyoloji uzmanlarına gece uykularını ihlâl edecek iş verilmemelidir." yolunda iki kriter getirdiği,
Oysa dava konusu düzenlemede bu iki kuralın da ihlal edildiği, çalışma şeklinin hizmetin etkinlik ve sürekliliğinin sağlanması bakımından vardiya veya nöbet şeklinde düzenlenebileceğinin kurala bağlandığı, vardiya veya nöbet şeklinde çalışma şeklinin belirlenmesinin Nizamname’de belirlenen bu iki ilkeye de aykırı olduğu, bununla birlikte, 25 Haziran 2021 tarih ve 31522 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24 Haziran 2021 tarih ve 4144 sayılı “27/4/1937 tarihll ve 2/10857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizammname'nin yürürlükten kaldırılmasına” karar verilmiş olup, söz konusu kaldırma kararının iptali istemiyle açılan davanın halen Danıştay Onikinci Dairesi nezdinde E:2022/1939 sayılı dosyasında devam ettiği, hukuka aykırı bir biçimde yürürlükten kaldırılan Nizamname’nin hukuki denetimi tamamlanmadan, işbu davada verilecek olan kararın sebep ve konu öğeleri yönlerinden hukuka aykırı olmasına neden olacağından, Nizamname’nin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın bekletici mesele yapılarak bu davanın neticesine göre karar verilmesi gerektiği,
“Sağlık izni”ni düzenleyen 8. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresinin ve aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresinin hukuka aykırılığı yönünden;
Yönetmelikte, ilgili mevzuat uyarınca bu personele diğerlerinden daha kısa çalışma süresinin öngörülmesinin nedeninin, radyasyona maruz kaldıkları sürelerin kısaltılarak sağlıklarının zarar görmesinin önlenmesi olduğunun gözetilmediği, "İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'te" sağlık izni kullanımı için yapılan düzenlemede her ne kadar “Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda” ve “kontrollü alanlarda fiilen” ibareleri kullanılarak sağlık izni kullanmaya müstahak olmak bakımından bir ayrım gözetilmişse de, bu ibarelerin 3153 sayılı Kanun’da güvence altına alınan hakkın kapsamını daralttığı, bu durumun Anayasanın 124. maddesi uyarınca, yönetmelikler kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarılabileceklerine ilişkin düzenlemeye aykırı olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI : Sağlık alanında Anayasa ile devlete yüklenen
ödevlerin I sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile diğer Kanun hükümleri uyarınca Sağlık Bakanlığı eliyle yürütüldüğü, I sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 352. maddesinin birinci fıkrasında, Bakanlığın görev ve yetkilerinin sayıldığı, anılan fıkranın (b) bendi ile, “Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütmek” görevinin Bakanlığa verildiği, aynı Kararname’nin “Düzenleme görev ve yetkisi” başlıklı 508. maddesinin “Bakanlık görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilir.” hükmü ile de Bakanlığa düzenleme yapma yetkisi tanındığı, 06/05/1939 tarihli Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname ile 3153 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile düzenlenmesi öngörülen konulara yer verildiği, 3153 sayılı Kanun’a eklenen Ek 1. madde ile, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresinin 35 saat olarak düzenlendiği, böylece, Nizamname ile iyonlaştırıcı radyasyonla çalışan personel için öngörülen 25 saatlik haftalık çalışma süresinin, 35 saate çıkartılarak üst sınırın belirlendiği, idareye iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personele mevzuata yönelik belirtilen doz sınırlarının üzerinde radyasyona maruz kalma olasılığı gözetilerek öngörülen azami çalışma süresinden daha kısa çalışma süreleri belirlemesi ve doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirlerin Yönetmelik ile belirlenmesi konusunda yetki verildiği, akabinde, söz konusu Nizamname’nin 25/06/2021 tarih ve 31522 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/06/2021 tarih ve 4144 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlükten kaldırıldığı, sağlık hizmet sunumu kapsamında tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetlerinin planlanması, sınıflandırılması ile bu hizmetlerin sunulduğu sağlık kurum ve kuruluşların faaliyetlerine, standartlarına ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan “Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği”nin 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu, Yönetmeliğin 21. maddesi ile de 05/07/2012 tarih ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları ile Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik’in yürürlükten kaldırıldığı, 3153 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile 657 sayılı Kanun'un 2. ve 103. maddelerine dayanılarak hazırlanan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklid Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu, ancak Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile birlikte sahadan gelen geri bildirimler ve Nükleer Düzenleme Kurumu ile yürütülen çalışmalar neticesinde her iki Kurumun mevzuatlarında arasında dil birliği sağlamak ve sahada farklı uygulamalara sebebiyet vermemek için anılan Yönetmelik maddelerinde revizyon yapılarak, 7077 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yeni İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 13/04/2023 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği,
Dava konusu Yönetmeliğin “Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde yer alan “en az % 51 hissesi" ibaresi yönünden;
Yönetmeliğin amacının, sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemek olduğu; sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu merkezlerin dava konusu Yönetmelik’te açıkça tanımlandığı, bununla birlikte sağlık hizmet sunumu kapsamında tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetlerinin planlanması, sınıflandırılması ile bu hizmetlerin sunulduğu sağlık kurum ve kuruluşların faaliyetlerine, standartlarına ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği”nin, Sağlık Bakanlığına, üniversitelere, özel hukuk tüzel kişilerine ve gerçek kişilere ait radyoloji hizmeti sunulan sağlık kurum ve kuruluşları ile buralarda görev yapan personeli kapsamakta olup radyoloji merkezlerine ilişkin iş ve işlemlerin bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yürütüldüğü, bu bağlamda her iki Yönetmeliğin de amaç ve kapsama ilişkin ilgili maddeleri uyarınca Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği'nin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (ö) bendi ile yine dava konusu Yönetmeliğin "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendi ile “radyoloji merkezi” tanımının yapıldığı, Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği'nin ve dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3153 sayılı Kanun'un 1. ve 2. maddesi uyarınca radyoloji hizmeti sunan müstakil merkezlerin sadece ilgili uzman/uzmanlar tarafından açılabileceğinin hüküm altına alındığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca kanuna tabi kamu çalışanı uzman hekimlerin ticari faaliyette bulunabilmesinin kanuna aykırı olduğu, bu bağlamda dava konusu Yönetmelik’te “mesleğini serbest olarak icra etme yetkisine sahip radyoloji uzmanı gerçek kişiler veya en az %51 hissesi radyoloji uzmanına ait olan özel hukuk tüzel kişileri” ifadesinde yer alan radyoloji uzmanları kamu personeli olmayıp mesleğini serbest olarak icra eden radyoloji uzmanlarını kapsadığı ve bu kişilerin sağlık hizmeti sunarak ticari faaliyette bulunmasında sakınca bulunmadığı, ayrıca ilgili tanımda yer alan “en az %51 hisse" ifadesinin, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un tüm hekimler için getirdiği mesleği dışında ticaret yapma yasağına aykırı olduğu iddia edilmekte ise de; dava konusu Yönetmelik’te de tanımlanan “radyoloji merkezi” tanımının yapıldığı “Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği”nin adından da anlaşılacağı üzere bahse konu Yönetmeliklerde radyoloji hizmetlerine yönelik düzenleme yapılmış olup radyoloji uzmanlarının radyoloji hizmeti sunarak yani mesleğini icra etmek için radyoloji merkezi kurabilmesi dışında farklı bir alanda çalışılabileceği ya da ticari faaliyette bulunabileceğinin ifade edilmediği, ayrıca dava konusu Yönetmelik düzenlenirken, radyoloji hizmet sunumunda kullanılan cihaz ve donanım maliyetlerinin çok yüksek olduğu göz önünde bulundurulduğunda ve söz konusu hizmetlerin 3153 sayılı Kanun kapsamında ihtisas vesikasına sahip radyoloji uzmanı hekimlerin sorumluluğunda yürütülmesi gerektiğinden “en az %51 hissesi” ifadesi ile radyoloji merkezi açılması halinde 3153 sayılı Kanun kapsamında ihtisas vesikasına sahip radyoloji uzmanları dışında farklı bir meslek grubunun hakim grup olarak sağlık hizmeti sunumunda bulunmasının önüne geçilmesinin hedeflendiği, ayrıca yalnızca uzman hekim zorunluluğuna yer verilerek 1219 sayılı Kanun'a göre icrası uzmanlık gerektiren bazı müesseselerin yetkisiz kişilerce açılmasının ve işletilmesinin engellenmeye çalışıldığı, anılan düzenlemenin 3153 sayılı Kanun’a uygun olduğu,
Yönetmeliğin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan “iyonlaştırıcı” ve “kaynakları” ibareleri yönünden;
Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan “Türkiye'de Radyasyon Kaynakları 2022 Kılavuzu"nda belirtildiği üzere radyasyon, enerji dalgaları veya enerjili parçacıklar şeklindeki bir enerji aktarımı olup kararsız atomlardan meydana gelebileceği veya cihazlar tarafından üretilebileceği, radyasyon kavramı temelde iyonlaştırıcı ve iyonlaştırıcı olmayan radyasyon olmak üzere iki başlık altında incelendiği, iyonlaştırıcı radyasyon daha yüksek enerjiye sahip olan, insan vücuduna nüfuz edebilen ve maddenin içinden geçerken enerjisini maddeye aktararak maddedeki atomları doğrudan veya dolaylı yollarla etkileyerek iyon çiftleri oluşturabilen radyasyon olarak tanımlandığı, diğer yandan radyasyonun daha az enerjili, iyonlaştırıcı olmayan türlerinin de (radyo dalgaları, mikrodalgalar, kızılötesi ve görünür ışık) yer aldığı, iyonlaştırıcı radyasyon türleri, X-ışınları ve gama ışınları ile alfa parçacıkları, beta parçacıkları, ağır iyonlar ve serbest nötronlar gibi parçacıklar olarak da sınıflandırılabildiği, 3153 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesine göre “iyonlaştırıcı radyasyon” kavramı ilk defa dava konusu Yönetmelik’te ifade edilmemiş olup söz konusu kavramın Kanun ile birlikte mevzuatta açıkça hüküm altına alındığı, dava konusu yönetmelik uyarınca sağlık izni kullanımında sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı denetimli alanlarda çalışanlara sağlık izni verileceğinin hüküm altına alındığı, bu bağlamda Bakanlığa bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında radyoloji hizmetlerinin yürütüldüğü birimlerde hizmetlerin sunumunda kullanılan cihazların tamamının iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermediği, 26/04/2022 tarihinde 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği"nin “Cihazların sınıflandırılması" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendinde iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içeren ile iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihazların sınıflandırıldığı, dava konusu Yönetmelik ile sağlık izninin amacına uygun olarak iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan tüm personelin kapsam içerisine alındığı,
Yönetmeliğin “Bina durumu ve fiziki şartlar” başlıklı 7. maddesinin onbeşinci fıkrasının (d) bendinde yer alan; “en az iki adet" ibaresi yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin “Bina durumu ve fiziki şartlar” başlıklı 5. maddesinin onbeşinci fıkrasının (d) bendinin “hasta mahremiyetine uygun... kilitlenen ve dışa doğru açılan kapılara sahip uygun giyinme kabini” şartı, maddede de belirtildiği üzere bilgisayarlı tomografi, mamografi, kemik-mineral dansitometre, sabit röntgen, sabit skopi ve floroskopi cihazları ile işlem yapılacak hastaların hasta mahremiyetini sağlamaya yönelik bir düzenleme olup hem hasta yararına, hem de işlem esnasında cihaz odasında bulunan hastanın eşyalarının bulunduğu kabin kullanılamayacağı için işlem sırası gelen diğer hastanın işleme esas gerekli hazırlığı yapabilmesi için önem arz ettiği, giyinme kabininin hasta mahremiyeti açısından önemi göz ardı edilemeyeceğinden ve söz konusu kabin alanının ilgili hizmetlerin verileceği alanlar düşünüldüğünde hizmet sunumunu engelleyici bir faktör olmayacağının değerlendirildiği, dolayısıyla söz konusu hükümde belirtilen "en az iki adet... giyinme kabini” hususu hekim sayısı ve alandan bağımsız olarak hasta yararı ve sağlık hizmet sunumunun kalitesi ile ilişkili bir düzenleme olduğu,
Yönetmeliğin “İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklit ile çalışanların çalışma esasları” başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan; “vardiya veya nöbet şeklinde” ibaresi yönünden;
26/04/2022 tarihinde yayımlanan Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği’nden önce yürürlükte olan, 05/07/2012 tarih ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mülga Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları ile Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik'in “Personel çalışma esasları ve tedbirler” başlıklı 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer aldığı, dolayısıyla vardiya ve nöbet usulü çalışmaya yönelik düzenlemenin dava konusu Yönetmelik ile gerçekleştirilmiş yeni bir düzenleme olmayıp 2012 yılından beri ilgili mevzuat kapsamında uygulanmakta olan bir düzenleme olduğu,
Yönetmeliğin “Sağlık izni” başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda” ibaresi ile “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan "kontrollü alanlarda fiilen” ibaresi yönünden;
Yönetmeliğin “Tanımlar ve kısaltmalar “ başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde “Gözetimli alan”, (g) bendinde “Kontrollü (denetimli) alan” tanımları başta Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) mevzuatı ve dava konusu Yönetmelik hazırlanırken Kurumun söz konusu tanımlara ve Yönetmeliğin bütününe ilişkin ilettiği görüşler doğrultusunda düzenlendiği, ayrıca Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan ve ekte sunulan “Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuz RSGD-KLV-005 (Rev.1)”un “Radyasyon Alanları” başlıklı bölümünde “2.1. Denetimli Alanlar ve Özellikleri” alt başlığında ve söz konusu Kılavuz'un ekinde yer alan "Ek-1 Denetimli ve Gözetimli Alanların Genel Özellikleri” başlıklı tabloda ve yine Kılavuz ekinde yer alan “Ek-2.1. Tıbbi Radyoloji Uygulamalarına İlişkin Örnekler” başlıklı tabloda hem denetimli, hem de gözetimli alanın özelliklerinin açıkça belirtildiği ve örneklendirildiği, sağlık izni kullanımının yeniden düzenlendiği 26/04/2022 tarihli mülga İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik yürürlüğe girmeden önce ülkemizde radyasyon görevlileri tarafından kullanılmakta olan sağlık izni ile ilgili uygulamalara ilişkin olarak 06/05/1939 tarihli "Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkındaki Nizamname”nin, kullanılan mevzuat dilinin anlaşılırlığı, koruyucu tedbirler, genel esaslar, teşhis için kullanılan teçhizatın kullanım esaslarının geçerliliği, çalışma esaslarındaki uygulama birliği eksiklikleri dikkate alınarak 25/06/2021 tarih ve 31522 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/06/2021 tarih ve 4144 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlükten kaldırıldığı, radyasyon kaynağı ile çalışan personelin sağlık (şua) izninin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 103. maddesinin son fıkrasında yer alan “Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir" hükmü ile hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla görev yapan personelin kullanacağı “sağlık izni” şeklinde hüküm altına alındığı, bununla birlikte 3153 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesindeki hüküm doğrultusunda 05/07/2012 tarih ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 26/04/2022 tarihinde 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği” ile yapılan düzenlemeler çerçevesinde anılan Yönetmeliğin 21. maddesi doğrultusunda yürürlükten kaldırılan “Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları İle Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik” radyasyon kaynağı ile teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı kamu ve özel tüm sağlık kurum ve kuruluşları ile radyasyon kaynaklarıyla çalışan personeli kapsadığı, anılan Yönetmeliğin “Personel çalışma esasları ve tedbirler” başlıklı 8. maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan “Radyasyon kaynağı ila çalışan personelin sağlık izni yılı içerisinde kullandırılır.” hükmü doğrultusunda hem kamu, hem özel tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında radyasyon kaynağı ile çalışan personelin sağlık izninin "yılı içerisinde” kullandırılacağının açıkça ifade edildiği, buna göre sağlık kuruluşlarında personel planlaması kapsamında yılın ilk aylarından itibaren bu personel hizmetlerini ifa ederken iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı cihaz kullanarak çalışıp çalışmadıklarına ve yıl içerisinde çalıştıkları süreye bakılmaksızın 30 gün sağlık izni kullanabildikleri, ayrıca dava konusu Yönetmelik’ten önceki uygulamalarda personelin iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı cihaz ile çalıştığı sürenin 1 ila 365 gün aralığında kaç gün olduğuna bakılmaksızın 30 gün sağlık izni uygulanmakta olduğu, ayrıca 16/06/2006 tarih ve 26200 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun “Fiili hizmet süresi zammı” başlıklı 40. maddesinde yer alan düzenleme ile 11. fıkra kapsamında radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işler için doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler ve bütün diğer korpüsküler emanasyon kaynakları ile yapılan işlerde çalışanlar için fiili hizmet süresi zammına esas 90 gün süre eklendiği, radyoloji hizmetleri dışında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile hizmet sunulan cihazları kullanarak görevini ifa eden kardiyoloji, üroloji, gastroenteroloji, ortopedi ve travmatoloji uzman hekimleri ile bu işlemlerin yapıldığı esnada hazır bulunan diğer personelin ise sağlık izni ve fiili hizmet süresi zammı noktasında mağduriyetler yaşadığı, bu alanlar ve sağlık izninin kullanım şekli ile ilgili mevzuatta kanun maddeleri dışında düzenleyici ikincil mevzuat bulunmaması nedeniyle gerek kamuda, gerekse özel sektörde sağlık izni ile ilgili birbirinden farklı ve hem mağduriyete hem de suistimale neden olan uygulamalar bulunduğu, ayrıca Bakanlığa, bu personele sağlık izninin kullandırılıp kullandırılamayacağı, 30 gün sağlık izni verilip verilemeyeceği ve fiili hizmet süresi zammından faydalanıp faydalanamayacağı hususlarında tereddütler yaşandığı yönünde görüş taleplerinin iletildiği,
26/04/2022 tarihli Yönetmelik mülga edilmiş olmakla birlikte "Sağlık İzni”nin uygulanmasına yönelik hükümlerde değişiklik bulunmadığı, buna göre hem 26/04/2022 tarihli mülga Yönetmeliğin, hem de 23/04/2023 tarihli "İyondaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in yukarıda belirtilen 8. maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izinleri; bir takvim yılı içerisinde kontrollü (denetimli) alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenecek olup fiili çalışma süresinin hesaplandığı yıl sona erdikten sonra personel ardışık yıl içerisinde sağlık izninin kullanacağı, 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un Ek 1. maddesinde belirtilen haftalık 35 saatlik çalışma süresi ve takvim yılı 52 hafta olarak dikkate alındığında, 35 saat x 52 hafta=1840 saat olarak hesaplanması gerekirken personelin 30 günlük yıllık izin hakkı ve maksimum 30 günlük sağlık izni hakkı düşülerek 1840 saat yerine 1500 saat üzerinden hesaplama yapılmış ve Ek-2'de yer alan "Sağlık İzni Tablosu"nun düzenlendiği, 1500 saat iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personel 42 haftalık fiili çalışma süresi ile 657 sayılı Kanun’un 103. maddesi kapsamında 30 günlük sağlık iznini kullanabildikleri, kişinin iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı cihazdan çıkan ışınlara (şua) olası maruziyeti durumunda ışınlar kişiye etki etmekte olup, vücutta birikmeyip ışının temas etmesiyle sona erdiği, dolayısıyla iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalmanın uzun vadede insan sağlığına etkisi olduğu, ancak iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personelin sağlık izni kullanarak herhangi bir hastalık belirtisinin geciktirilmesi veya azaltılması yönünde akademik çalışmaya rastlanmadığı, bu kapsamda iyonlaştırıcı radyasyondan korunmada sağlık izninden ziyade iyonlaştırıcı radyasyona olası maruziyetin önlenmesi için güvenlik tedbirlerinin ön plana çıkarılmasının önem arz ettiği, bununla birlikte İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik ve Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personel için güvenlik tedbirlerinin ne şekilde alınacağının açıkça belirtildiği, ayrıca iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının bulunduğu alanlara yönelik güvenlik tedbirlerine uyulmasının da zorunlu olduğu, sağlık izni, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak oluşabilecek maruziyetler nedeniyle kullanıldığından sağlık iznine esas süre hesaplanırken ilgili personelin iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kaynaklara maruz kaldığı sürelerin dikkate alındığı, tıbbi görüntüleme hizmetlerinde çalışan personelin takvim yılı içerisinde iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları içeren ve içermeyen birimlerde rotasyon yaparak da çalışabildiği, bu nedenle dava konusu Yönetmelik’te sağlık izni hesaplanırken iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışılmayan süreler (yıllık izin, doğum, ölüm izni, resmi tatiller vb.) dışarıda bırakılarak iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalınmayan süreler nedeniyle oluşabilecek iş gücü kayıplarının önüne geçilmesinin amaçlandığı, iptali istenilen düzenlemelerin, kamu yararı gözetilerek, üst hukuk normlarına, hizmetin gereklerine ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla
13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in iptali istenilen düzenlemelerin üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Türk Radyoloji Derneği vekili tarafından açılan davada,
12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulan ve 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (p) bendinde yer alan “en az %51 hissesi” ibaresinin, (ş) bendinde yer alan “iyonlaştırıcı” ve “kaynakları” ibarelerinin, 5. maddesinin 15. fıkrasının (d) bendinde yer alan “en az iki adet” ibaresinin, 7. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “vardiya veya nöbet şeklinde” ibaresinin, 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda” ibaresi ve “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresi ile aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ''Yönetmelikler'' başlıklı 124. maddesinin birinci fıkrasında, ''Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.''
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Amaç" başlıklı 2. maddesinde, Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler. Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulur.", "Yıllık izinlerin kullanılışı" başlıklı 103. maddesinin 3. fıkrasında, "Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir."
28/4/1937 tarih ve 3591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 3. maddesinde, "Birinci maddede yazılı müesseselerin bina vasıfları ve hastalarla mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarının elektrik cereyanı ve röntgen şuaı ve radiyom arızalarından korunacak tertiplerle bunlara ait levazımın şartları ve radiyom için bir müessesede bulunması lazımgelen en az miktar ve elektrikle tedaviye mahsus aletlere ait vasıf ve şartlar hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.", 4. maddesinde, "Birinci maddede yazılı müesseseler dışında tedavi maksadile açılan diğer her nevi fizyoterapi ve bunlara benzer müesseseler de izne tabi olup bunların vasıf ve şartları hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.", bu Kanuna 21/1/2010 tarih ve 5947 sayılı Kanunun 9. maddesiyle eklenen Ek Madde 1 de; "İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilerek, radyasyonla çalışan personele yönelik belirtilen doz sınırlarının üzerinde radyasyona maruz kalma olasılığı gözetilerek Yasada öngörülen azami çalışma
süresinden daha kısa çalışma süreleri belirlemesi ve doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirlerin Yönetmelikle belirlenmesi konusunda idareye yetki verilmiştir.
21/01/2010 günlü 5947 sayılı Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9. maddesi İle 3153 Sayılı Radyoloji Radyum Ve Elektrikle Tedavi Ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanuna Eklenen Ek Madde 1'in iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine açılan davada verilen 16/07/2010 tarih ve E:2010/29, K:2010/90 sayılı kararda; " ... İptal istemine konu olan 5947 sayılı Yasa'nın 9. maddesindeki düzenleme, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresinin 35 saat olduğunu belirten bir kuraldır. Maddede, 35 saat olarak belirtilen süre, haftalık yapılacak azami çalışmanın ne kadar olacağını göstermektedir. Ayrıca Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri çalışılacak sürenin belirlenmesinde dikkate alınacaktır. Çünkü dava konusu maddenin ikinci tümcesinde doz limitlerinin aşılması durumunda haftalık çalışma süresinin 35 saatin altına düşebileceği anlaşılmaktadır. Maddenin son tümcesinde ise doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer önlemlerin Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği kural altına alınmıştır. ... Ayrıca idarenin, dava konusu kurala veya 657 sayılı Yasa'nın 99. maddesine dayanarak çıkaracağı tüzük veya yönetmelikle yasada öngörülen azami çalışma süresinden daha kısa çalışma süreleri belirleyebileceği kural altına alınmıştır. ... Diğer taraftan, iptal istemine konu maddenin ikinci tümcesinde, çalışma sürelerinin belirlenmesinde Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitlerinin de dikkate alınacağı belirtilmiştir. Yönetmelikte belirlenen radyasyon dozu limitlerinin haftalık 35 saatten daha kısa bir çalışma süresinde aşılması durumunda bu personelin çalışma süresinin Yasada belirlenen 35 saatten daha az olabileceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle dava konusu kuralın, radyasyonla teşhis ve tedavi merkezlerinde çalışan personelin maddi ve manevi varlıklarının gelişmesini engelleyen, çalışanların dinlenme haklarını ihlal ederek sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama haklarını sınırlayan bir niteliği bulunmamaktadır. ... İptal istemine konu Ek Madde 1'in ikinci ve üçüncü tümcelerinde; radyasyon dozu limitlerinin belirlenmesi, doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler, doz limitlerinin aşılması halinde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer önlemlerin, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. ... Radyasyon doz limitlerinin çalışılan kurum veya bölüme göre farklılık gösterebileceği gibi teknolojik gelişmelerle de bu limitlerin zaman içinde değişmesi olasıdır. Bu nedenle radyasyon doz limitlerinin belirlenmesi veya bu limitlerin aşılmaması için alınacak önlemlerin tespitinin idareye bırakılmasında Anayasa'ya aykırılık bulunmamaktadır. ... İdareye bırakılan diğer bir konu ise doz limitlerinin aşılması halinde izinle geçirilecek sürelerin belirlenmesi ile ilgilidir. Radyasyonla tedavi hizmetlerinde çalışan personelin yukarıda da açıklandığı üzere üç ayrı izin hakkı bulunmaktadır. Bunlardan ilki, devlet memuru olmaları nedeniyle kullanacakları ücretli yıllık izinleri; ikincisi, her yıl, yıllık izinlerine ilaveten kullanacakları bir aylık sağlık izni (657 sayılı DMK m.103); üçüncüsü ise dava konusu fıkrada yer verilen ve doz limitlerinin aşılması halinde kullanacakları izin. Bu izinlerden yıllık ücretli izin, devlet memuru olmakla; sağlık izni ise radyasyonla teşhis veya tedavi yapılan bir bölümde çalışmakla hak kazanılan izinlerdir. Dava konusu kuralda yer verilen ve radyasyon doz limitlerinin aşılması halinde izinle geçirilecek süre için aynı şeyleri söylemek olanaklı değildir. Her şeyden önce bu iznin kullanılması, çalışan üzerinde belirlenen radyasyon doz limitlerinin aşılması koşuluna bağlıdır. Belirlenen doz limitlerinin aşılmadığı dönemlerde çalışan için böyle bir izin hakkının doğmayacağı açıktır. Diğer taraftan iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerlerde, radyasyon doz limitlerinin aşılması halinde kullanılacak iznin süresi, aşılan dozun oranına bağlı olarak değişkenlik gösterecektir. Aşılan radyasyon doz oranı çok az olduğunda, kullanılacak izin süresi saatle ifade edilebilirken, bu oranın artması durumunda gün, belki haftalarla ifade edilen bir izin söz konusu olabilecektir. Bu nedenle kullanılması doz limitlerinin aşılması koşuluna bağlı olan ve aşılan doz oranına göre değişkenlik gösterecek izin süresinin ayrıntılı olarak yasada belirlenmesi olanaklı olmadığından, bu konunun düzenlenmesinin yürütme organının takdir yetkisine bırakılması Anayasaya aykırılık oluşturmaz." gerekçesiyle iptal istemi reddedilmiştir.
3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un 3. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 2. ve 103. Maddeleri ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel kanununun ek 11. maddesi gereğince dayanılarak 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve 26/04/2022 tarih, 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş, bu Yönetmeliğin "Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde; "Radyoloji merkezi: Sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde bir radyoloji uzmanının sorumluluğunda veya mesleğini serbest olarak icra etme yetkisine sahip radyoloji uzmanı gerçek kişiler veya en az % 51 hissesi radyoloji uzmanına ait olan özel hukuk tüzel kişileri tarafından tetkik, teşhis ve/veya tedavi amaçlı radyoloji hizmeti sunulan ve Bakanlıkça ruhsatlandırılan veya faaliyet izni verilen merkezleri, ifade eder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
3153 sayılı Kanunun 1. maddesinde, "Münhasıran röntgen şuaı vasıtasile teşhis veya hem teşhis ve hem tedavi yahut radiyom veya radiyom emanasiyonu yahut radiyom mürekkebatile veya her türlü elektrik aletlerile tedavi yapmak için müessese açmak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin iznine bağlıdır.", 2. maddesinde, "Birinci maddede adı geçen müesseseler yalnız ihtısas vesikası almış tabipler tarafından açılabilir. ...." hükmüne yer verilmiştir.
Sağlık hizmet sunumu kapsamında tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetlerinin planlanması, sınıflandırılması ile bu hizmetlerin sunulduğu sağlık kurum ve kuruluşlarının faaliyetlerine, standartlarına ve denetlenmesine ilişkin usûl ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanıp, 26.04.2022 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliğinin 4. maddesinin ö) bendinde, "Radyoloji merkezi: Sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde bir radyoloji uzmanının sorumluluğunda veya mesleğini serbest olarak icra etme yetkisine sahip radyoloji uzmanı gerçek kişiler veya en az %51 hissesi radyoloji uzmanına ait olan özel hukuk tüzel kişileri tarafından 5 inci maddede sayılan cihazlardan en az bir tanesini bünyesinde bulundurarak ruhsatlandırılan veya faaliyet izni verilen, ruhsat veya faaliyet izin belgesinde belirtilen radyoloji birimi/birimleriyle tetkik, teşhis ve/veya tedavi amaçlı radyoloji hizmeti sunulan merkezi,", p) bendinde, "Ruhsat: Mesleğini serbest olarak icra etmeye yetkili radyoloji uzmanı tarafından açılan radyoloji merkezine Bakanlıkça düzenlenen belgeyi, ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır.
3153 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 2. maddesinde; anılan Kanun kapsamında faaliyet gösterecek müstakil müesseselerin yalnız ihtisas vesikası bulunan, bir başka ifadeyle uzman olan hekimler tarafından açılabileceğinin hüküm altına alındığı; hükümde, yalnızca uzman hekim zorunluluğuna yer verilerek 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atların Tarzı İcrasına Dair Kanun'a göre icrası uzmanlık gerektiren bu müesseselerin yetkisiz kişilerce açılmasının ve işletilmesinin engellenmesi amacıyla getirilmiş olması karşısında davaya konu Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendindeki düzenlemede yer alan"en az % 51 hissesi" ibarelerinin serbest çalışan hekimler için ticaret yasağı getirdiği şeklinde yorumlanmasına olanak bulunmadığından üst hukuk normuna aykırılık görülmemiştir.
Söz konusu Yönetmeliğin "Bina durumu ve fiziki şartlar" başlıklı 5. maddesinin, 15. fıkrasının (d) bendinde, "Bilgisayarlı tomografi, mamografi, kemik-mineral dansitometre, sabit röntgen, sabit skopi ve floroskopi cihaz odalarına bağlantılı veya yakın konumda hasta mahremiyetine uygun en az iki adet, kilitlenen ve dışa doğru açılan kapılara sahip uygun giyinme kabini bulunur, buralardan cihaz odalarına giriş ve çıkışların kontrollü olması ve aynı anda yalnızca bir kabinden cihaz odasına girişin yapılması sağlanır."
Yaşam niteliğini artırmak için bir gereksinim, kendini gerçekleştirme, özerkliğini koruma yollarından biri olan mahremiyet, bedensel, hane içi, düşünsel duygusal, bilgi belge mahremiyeti şeklinde sınıflandırılabilir. Sağlık hizmetlerinin verildiği alanlarda hastalar için hazırlanan paravanlar veya giyinme kabinleri bedensel mahremiyetin korunmasına yönelik araçlardır.
Yönetmeliğin 5. maddesinde iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile faaliyetlerin yürütüleceği alan ve binaların durumu ve fiziki şartlarına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, bu maddenin 15. fıkrasının (d) bendinde, hasta mahremiyetini sağlamak için bentte sayılarak belirtilen işlemlerin yapıldığı odalarla bağlantılı olarak en az iki adet giyinme kabini olması koşulu aranmıştır.
İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile faaliyetlerin yürütüleceği odalarla bağlantılı olarak iki adet giyinme kabinin bulunması hem işlem esnasında cihaz odasında bulunan hastanın eşyalarının bulunduğu kabin kullanılamayacağı için işlem yapılan hasta, hem de işlem sırası gelen diğer hastanın işleme esas gerekli hazırlığı yapabilmesine olanak sağlamak suretiyle zaman kaybını da azalttığı için hasta memnuniyetini ve sağlık hizmetlerinin sunum kalitesini artıracağı açık olduğundan bu maddede yer alan "en az iki adet," ibaresinde hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Anılan Yönetmeliğin "İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklit ile çalışanların çalışma esasları" başlıklı 7. maddesinin 3. fıkrasında, "Radyasyonla çalışanların çalışma şekli, birinci fıkrada belirtilen çalışma süresini aşmamak kaydıyla, hizmetin etkinlik ve sürekliliğinin sağlanması bakımından vardiya veya nöbet şeklinde düzenlenebilir."
657 sayılı Devlet Memurları Kanunun "Günün 24 saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışma saat ve usulünün tesbiti" başlıklı 101. (Değişik: 13/2/2011-6111/105 md.) maddesinin 1. fıkrasında, "Günün yirmidört saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan Devlet memurlarının çalışma saat ve şekilleri kurumlarınca düzenlenir. ...", hükmüne yer verilmiş, 3153 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesiyle de haftalık çalışma süresi 35 saat olarak belirlenmiştir.
Sağlık hizmetinin niteliği gereği öncelikli ve kesintisiz olarak sunulması gereken bir kamu hizmeti olduğu, 7/24 devamlılık gösterdiği dikkate alındığında, ihtiyaç duyulması halinde sağlık hizmetlerine erişimin ve sürdürülebilirliğin sağlanması ile aksamaların önlenmesi amacıyla radyasyon kaynakları ile yapılan teşhis, tedaviye yönelik işlerde görevli personele gece nöbeti veya vardiya usulü görev verilmesinin kaçınılmaz olması, ayrıca haftalık çalışma süresini aşmamak koşuluyla personelin gece nöbeti veya vardiya usulü çalışmasına engel bir düzenlemenin bulunmaması karşısında bu maddede yer alan iptali istenilen "vardiya veya nöbet şeklinde" ibarelerinde kamu yararı ile hizmet gereklerine ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir.
Davaya konu Yönetmeliğin 4. maddesinin ş) bendinde, "Sağlık izni: 3153 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi ile 657 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanlara verilecek izni, ifade eder." şeklinde tanımlanmış, "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, "Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verilir. Radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir." 2. fıkrasında, "Mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir." kuralına yer verilmiştir.
Genel ve özel kanun hükümlerinin uygulanmasında bir kanun yürürlükte iken yeni bir kanun yada kanun maddesi yürürlüğe konulmuş ve her ikisi de özel ya da genel kanun niteliğindeyse uyuşmazlığa yeni kanun hükümleri uygulanır. Genel hüküm, konuyu ana hatlarıyla düzenlemekteyken özel hüküm genel hükümde düzenlenen şeyin belli bir parçasını, belirli bir türünü düzenler veya genel hükümde düzenlenen şeye yer, zaman, konu ve kişi bakımından istisnalar getirir; dolayısıyla birbiriyle olan veya çatışan iki normdan uygulama alanı daha geniş olan genel, daha dar olan ise özel hükümdür. Genel ve istisna hükümlerinin aynı kanun koyucu tarafından getirildiği dikkate alındığında aynı konuda önceki düzenlemeden sonra yeni bir düzenleme yapılmışsa kanun koyucunun iradesinin artık yeni kanun hükmünün uygulanması yönünde olduğunun kabulü gerekir.
657 sayılı Yasada yıllık kullanılacak sağlık izin süresi belirlenmiş, bu yasada sağlık izni kullanmak için radyoaktif ışınlarla çalışmak yeterli görülmüş, 3153 sayılı yasaya daha sonra eklenen Ek1. madde ile iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi belirlenerek bu yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin sağlık izni kullanacakları, doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alındığından Yönetmelikte belirlenen radyasyon dozu limitlerinin, haftalık 35 saatten daha kısa bir çalışma süresinde aşılması durumunda bu personelin çalışma süresinin daha az olabileceği anlaşılmaktadır.
5153 sayılı Kanun, 657 sayılı Kanuna göre özel kanun niteliğinde olduğu gibi bu Kanunun ek 1 inci maddesi, 657 sayılı Kanunun "Yıllık izinlerin kullanılışı" başlıklı genel hüküm olan 103. maddesinden daha sonra sonra yürürlüğe konulduğundan 657 sayılı Yasanın 103. maddesinde belirtilen sağlık iznine ilişkin düzenlemeler yapılırken 5153 sayılı Yasa ile getirilen yeni yasa hükmünün dikkate alınması gerektiği açıktır. Kaldı ki yeni düzenlemede 657 sayılı Kanunla genel kural olarak getirilen yıllık sağlık izin süresini kısıtlayan veya bu hükümle çelişen bir ifadeye de yer verilmemiştir.
Davaya konu Yönetmelik incelendiğinde, sağlık iznine ilişkin düzenlemeler, yapılırken 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliğindeki Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından radyasyonla çalışanlar
ve halk için belirlenen doz sınırlarına esas alınmak suretiyle belirlenen yıllık doz sınırlarının aşılma olasılığı olup olmadığı gözetilmek suretiyle, radyasyon alanı, kontrollü (denetimli) alan ve radyasyonla çalışan tanımlamaları yapılarak iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanların sağlık izinlerinin, bu alanlarda çalışma süreleri gözetilerek belirlendiği, diğer taraftan belirtilen tanımlamaların dosyada bulunan Türkiye Atom enerjisi Kurumunun "Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuz"da belirtilen alanlar ve özellikleriyle ve 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği ile 26/4/2022 tarihli ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliğindeki tanımlamalar ile örtüştüğü anlaşılmaktadır.
Belirtilen mevzuat hükümlerine göre sadece radyasyonla çalışan personelin özel haftalık çalışma süresinden (35 saat) ve yıllık bir aylık sağlık izninden yararlanacak olup, radyoaktif ışınlarla fiilen çalışmayan ve radyasyona maruz kalmayan (diğer bir deyişle radyasyon görevlisi sayılmayan) personelin ise, bu haklardan yararlanmasına olanak bulunmamaktadır.
Anılan düzenlemelerle, denetimli alanlarda veya radyasyon kaynakları ile sürekli ve fiilen çalışan personelin yaşam ve sağlık hakkı gözetilerek radyasyonun olumsuz etkilerinden azami koruma amacı güttüğü, çalışılan radyasyon veya kontrollü alana göre radyasyon doz limitleri farklılık gösterebileceği gibi teknolojik gelişmelerle ve alınan önlemlerle teşhis, tedavi, araştırma veya kalibrasyonda kullanılan ve radyasyon yayan tıbbi cihazların radyasyon limitlerinin zaman içinde değişebileceği tartışmasız olduğundan sağlık izni ve bu hakkın kullanımında esas alınan radyasyonla çalışanların bu alanlardaki çalışma süresi ile maruz kalacakları doz limitlerinin belirlenmesi önem kazanmaktadır.
Bu durumda söz konusu düzenlemeler ile Anayasa Mahkemesinin anılan kararı birlikte değerlendirildiğinde, radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personelin maruz kalacağı radyasyon doz limitlerine göre izinle geçirilecek sürelerin belirlenmesi konusunda yetki verilen davalı idarece, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemek amacıyla hazırlanarak yürürlüğe konulan davaya konu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ş) bendindeki ve 8. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının iptali istenilen kısımlarındaki düzenlemeler yapılırken takdir yetkisinin, sağlık hizmetinin özellikleri kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek üst hukuk normlarına aykırı olmayacak şekilde kullanıldığı sonucuna ulaşıldığından iptali istenilen düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci ve Onuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca yapılan müşterek toplantıda, 2577 sayılı Kanunun 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma için taraflara önceden bildirilen 27/05/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'ın ve ... Derneği Başkanı ...'nın, davalı Cumhurbaşkanlığı ve Sağlık Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri ...'ın geldiği, Danıştay Savcısı ...'ın hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı.
Taraflara usulüne göre söz verilip, dinlenildikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alınarak, taraflara son kez söz verildikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde yer alan “en az %51 hissesi” ibaresinin, (ş) bendinde yer alan “iyonlaştırıcı” ve “kaynakları” ibarelerinin, “Bina durumu ve fiziki şartlar” başlıklı 5. maddesinin onbeşinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “en az iki adet” ibaresinin, “İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanların esasları” başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “vardiya veya nöbet şeklinde” ibaresinin, "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda” ibaresi ve “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
23/07/1965 tarih ve 12056 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun “Yıllık İzinlerin Kullanılışı” başlıklı 103. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir." hükmü yer almıştır.
28/4/1937 tarih ve 3591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 1. maddesinde; "Münhasıran röntgen şuaı vasıtasile teşhis veya hem teşhis ve hem tedavi yahut radiyom veya radiyom emanasiyonu yahut radiyom mürekkebatile veya her türlü elektrik aletlerile tedavi yapmak için müessese açmak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin iznine bağlıdır."; 2. maddesinde, "Birinci maddede adı geçen müesseseler yalnız ihtısas vesikası almış tabipler tarafından açılabilir."; 3. maddesinde, ''Birinci maddede yazılı müesseselerin bina vasıfları ve hastalarla mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarının elektrik cereyanı ve röntgen şuaı ve radiyom arızalarından korunacak tertiplerle bunlara ait levazımın şartları ve radiyom için bir müessesede bulunması lazımgelen en az miktar ve elektrikle tedaviye mahsus aletlere ait vasıf ve şartlar hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.'' kuralına; Ek-1. maddesinde ise, ''İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' kuralına yer verilmiştir.
12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin amacı; sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemektir.", "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak sağlık hizmeti sunan sağlık kurum ve kuruluşları ile buralardan sağlık hizmeti alan kişileri ve buralarda görev yapan personeli kapsar.", "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik, 19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2 nci ve 103 üncü maddeleri ile 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 11 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.", "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelikte geçen;... d) Gözetimli alan: Kontrollü alan olarak değerlendirilmeyen ve kişisel doz ölçümü gerektirmeyen, ancak radyasyonla çalışanların radyasyona maruz kalma potansiyelinin bulunması nedeniyle, alandaki radyasyon seviyelerinin düzenli olarak izlenmesini gerektiren ve radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 1/20’ sinin aşılma olasılığı olup 3/10’unun aşılması beklenmeyen alanları, e) İyonlaştırıcı radyasyon: Maddesel ortamdan geçerken onunla etkileşerek iyon çiftleri oluşturabilen X ışını, gama ışını gibi elektromanyetik ışınlarla, kinetik enerjileri olan yüklü parçacıklar, ağır iyonlar ve serbest nötronlar gibi tanecik karakterli ışınımları, f) İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı: İyonlaştırıcı radyasyon üreten veya yayan cihazlar ile radyoaktif kaynakları, g) Kontrollü (denetimli) alan: Radyasyondan korunmayı sağlamak veya radyoaktif kirliliğin yayılmasını önlemek amacı ile özel kuralların uygulandığı, radyasyonla çalışanların kişisel doz izlemelerinin yapıldığı, giriş çıkışların kontrole tabi olduğu ve görevi gereği radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 3/10’undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanları,... ş) Sağlık izni: 3153 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi ile 657 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanlara verilecek izni, ifade eder.", "Bina durumu ve fiziki şartlar" başlıklı 5. maddesinin onbeşinci fıkrasının (d) bendinde, "(15) Radyoloji merkezleri, radyasyon alanlarında aşağıdaki fiziki kriterleri sağlamak zorundadır: d) Bilgisayarlı tomografi, mamografi, kemik-mineral dansitometre, sabit röntgen, sabit skopi ve floroskopi cihaz odalarına bağlantılı veya yakın konumda hasta mahremiyetine uygun en az iki adet, kilitlenen ve dışa doğru açılan kapılara sahip uygun giyinme kabini bulunur, buralardan cihaz odalarına giriş ve çıkışların kontrollü olması ve aynı anda yalnızca bir kabinden cihaz odasına girişin yapılması sağlanır.", "İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklit ile çalışanların çalışma esasları" başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasında, "(3) Radyasyonla çalışanların çalışma şekli, birinci fıkrada belirtilen çalışma süresini aşmamak kaydıyla, hizmetin etkinlik ve sürekliliğinin sağlanması bakımından vardiya veya nöbet şeklinde düzenlenebilir.", "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verilir. Radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (2) Mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (3) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanların maruz kaldıkları dozların, doz sınırlarını aşması hâlinde bu çalışanlar için sağlık kurum ve kuruluşu tarafından sağlık izni hemen kullandırılır. (4) Sağlık izni bölünemez, yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz. (5) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi hesaplanırken doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen süreler, çalışma süresine dahil edilmez." kuralına, Yönetmeliğin ekinde EK-2’de “Sağlık İzni Tablosu”na yer verilmiştir.
(Mülga) Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan ve 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği’nin "Yıllık doz sınırları" başlıklı 10. maddesinde; "Yıllık doz sınırları sağlığa zarar vermeyecek şekilde uluslararası standartlara uygun olarak, Kurum tarafından radyasyon görevlileri ve toplum üyesi kişiler için ayrı ayrı belirlenmiştir. Yıllık toplam doz aynı yıl içindeki dış ışınlama ile iç ışınlamadan alınan dozların toplamıdır. Kişilerin, denetim altındaki kaynaklar ve uygulamalardan dolayı bu sınırların üzerinde radyasyon dozuna maruz kalmalarına izin verilemez ve bu sınırlara tıbbi ışınlamalar ve doğal radyasyon nedeniyle maruz kalınacak dozlar dahil edilemez
a) Radyasyon görevlileri için etkin doz herhangi bir yılda 50 mSv'i, ardışık beş yılın ortalaması ise 20 mSv'i geçemez El ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sınırı 500 mSv, göz merceği için 150 mSv'dir
b)Toplum üyesi kişiler için etkin doz herhangi bir yılda 5 mSv'i, ardışık beş yılın ortalaması ise 1 mSv'i geçemez El, ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sınırı 50 mSv, göz merceği için 15 mSv'dir.
c) 18 yaşından küçükler Tüzüğün 6ncı maddesine göre radyasyon uygulaması işinde çalıştırılamazlar. Bu Yönetmeliğin 15inci maddesinin (b) bendinde belirtilen alanlarda, eğitim amaçlı olmak koşuluyla, eğitimleri radyasyon kaynaklarının kullanılmasını gerektiren 16-18 yaş arasındaki stajyerler ve öğrenciler için etkin doz, herhangi bir yılda 6 mSv'i geçemez. Ancak el, ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sınırı 150 mSv, goz merceği için 50 mSv'dir." hükmüne yer verilmiş, “Radyasyon alanlarının sınıflandırılması” başlıklı 15. maddesinde denetimli alanlar, “Radyasyon görevlilerinin giriş ve çıkışlarının özel denetime, çalışmalarının (Değişik ibare: RG-2/6/2010-27600) radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı okluğu ve görevi gereği radyasyon ile çalışan kışilerin ardışık beş yılın ortalama yıllık doz sınırlarının 3/10'undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanlardır."; gözetimli alanlar, “Radyasyon görevlileri için yıllık doz sınırlarının 120'sının aşılma olasılığı olup, 3/L0'unun aşılması beklenmeyen, kişisel doz ölçümünü gerektirmeyen fakat çevresel radyasyonun izlenmesini gerektiren alanlardır.” olarak tanımlanmıştır.
Ayrıca Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan “Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuz RSGD-KLV-005 (Rev.1)”un “Radyasyon Alanları” başlıklı bölümün “2.1. Denetimli Alanlar ve Özellikleri” alt başlıklı bölümünde; "Denetimli alanlar, giriş ve çıkışların özel denetime, çalışmaların radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı olduğu ve radyasyonla çalışanların maruz kalabilecekleri radyasyon dozlarının, yıllık doz sınırlarının 3/10’unu aşma olasılığı olan alanlardır. Bu tanıma göre denetimli alanlar, bu alanlarda çalışan kişilerin, potansiyel ışınlanmalar da göz önüne alındığında, yıllık olarak 6 mSv’in üzerinde etkin doz alma olasılığı bulunan alanlardır." şeklinde, "2.2. Gözetimli Alanlar ve Özellikleri" alt başlıklı bölümünde, "Gözetimli alanlar, radyasyonla çalışanların maruz kalabilecekleri radyasyon dozlarının, yıllık doz sınırlarının 1/20’sini aşma olasılığı olan ancak 3/10’unu aşması beklenmeyen alanlardır. Bu alanlar, kişisel doz ölçümü gerektirmeyen fakat ortamdaki radyasyon seviyelerinin izlenmesini gerektiren alanlardır. Diğer bir deyişle, bu alanlarda çalışan kişilerin, potansiyel ışınlamalar da göz önüne alındığında, yıllık olarak 1 mSv’in üzerinde etkin doz alma olasılığı bulunan ancak 6 mSv’i aşma olasılığı olmayan alanlardır." şeklinde tanımlanmış, Kılavuz'un ekinde yer alan "Ek-1 Denetimli ve Gözetimli Alanların Genel Özellikleri” başlıklı tabloda ve “Ek-2.1. Tıbbi Radyoloji Uygulamalarına İlişkin Örnekler” başlıklı tabloda hem denetimli, hem de gözetimli alanın özellikleri belirtilmiş ve bu alanlara ilişkin örneklere yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava Konusu Yönetmeliğin “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde yer alan “en az %51 hissesi” ibaresinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
3153 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 2. maddesinde; anılan Kanun kapsamında faaliyet gösterecek müstakil müesseselerin yalnız ihtisas vesikası bulunan, bir başka ifadeyle uzman olan hekimler tarafından açılabileceğinin hüküm altına alındığı, ancak uzman hekimler tarafından açılma hususunun müesseselerin sahipliği konusunda, uzman hekimin müessesenin sahibi olması şeklinde zorlayıcı bir hüküm içermediği, hükümde sahipliğe açıkça işaret edilmediği ancak uzman hekim zorunluluğuna yer verilerek icrası uzmanlık gerektiren bu müesseselerin yetkisiz kişilerce işletilmesinin engellenmeye çalışıldığı ve müesseslerin uzman hekim sorumluluğunda işletilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, anılan hükmün, hekimlik mesleğinin icrasını ticaretleştirdiğinden söz edilemeyeceği gibi verilecek hizmetin mahiyeti itibarıyla gerekli olan teknik donanım, bina şartları, zorunlu hizmet birimleri ve personel şartlarının sağlanabilmesi için belli bir sermaye gücü gerektiren ve açılabilmesi için ihtiyaç duyulacak maddi imkânın sağlanabilmesi amacıyla bunların en az %51 hissesi radyoloji uzmanı ortaklığı bulunan tüzel kişiler tarafından açılabilmesine izin veren düzenlemede kamu yararına ve hizmet gereklerine de aykırılık bulunmamaktadır.
Anılan Yönetmelik, “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan “iyonlaştırıcı” ve “kaynakları” ibarelerinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Radyasyon kavramının temelde iyonlaştırıcı ve iyonlaştırıcı olmayan radyasyon olmak üzere iki başlık altında incelendiği, iyonlaştırıcı radyasyonun daha yüksek enerjiye sahip olan, insan vücuduna nüfuz edebilen ve maddenin içinden geçerken enerjisini maddeye aktararak maddedeki atomları doğrudan veya dolaylı yollarla etkileyerek iyon çiftleri oluşturabilen radyasyon olarak tanımlanırken, radyasyonun daha az enerjili, iyonlaştırıcı olmayan türlerinin de (radyo dalgaları, mikrodalgalar, kızılötesi ve görünür ışık) yer aldığı, iyonlaştırıcı radyasyon türlerinin, X-ışınları ve gama ışınları ile alfa parçacıkları, beta parçacıkları, ağır iyonlar ve serbest nötronlar gibi parçacıklar olarak da sınıflandırılabildiği, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde de "iyonlaştırıcı radyasyon" kavramı dikkate alınarak düzenleme yapıldığı, 657 sayılı Kanun'un 103. maddesinde de hizmetleri sırasında rakyoaktif ışınlarla doğrudan doğruya çalışanların sağlık iznine hak kazanacağının ifade edildiği; Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında radyoloji hizmetlerinin yürütüldüğü birimlerde hizmetlerin sunumunda kullanılan cihazların tamamı iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermediği, 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği"nin “Cihazların sınıflandırılması" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendinde, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içeren ve içermeyen cihazların sınıflandırıldığı, dava konusu Yönetmelik ile sağlık izninin amacına ve Kanun'a uygun olarak iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan tüm personelin kapsama alındığı anlaşıldığından, iptali istenilen ibarelerde üst hukuk normlarına ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin “Bina durumu ve fiziki şartlar” başlıklı 5. maddesinin onbeşinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “en az iki adet” ibaresinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Söz konusu hükümde bahsi geçen “hasta mahremiyetine uygun ...... kilitlenen ve dışa doğru açılan kapılara sahip uygun giyinme kabini” şartı, maddede de belirtildiği üzere bilgisayarlı tomografi, mamografi, kemik-mineral dansitometre, sabit röntgen, sabit skopi ve floroskopi cihazları ile işlem yapılacak hastaların hasta mahremiyetini sağlamaya yönelik bir düzenleme olup hem hasta yararına hem de işlem esnasında cihaz odasında bulunan hastanın eşyalarının bulunduğu kabin kullanılamayacağı için işlem sırası gelen diğer hastanın işleme esas gerekli hazırlığı yapabilmesi için önem arzettiğinden hasta memnuniyetini ve sağlık hizmetlerinin sunum kalitesini artıracağı açık olduğu sonucuna varıldığından, anılan maddede yer alan "en az iki adet," ibaresinde hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yönetmeliğin “İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanların esasları” başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “vardiya veya nöbet şeklinde” ibaresinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine göre iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresinin 35 saat olduğu hükme bağlanmış olup, sağlık hizmetinin süreklilik arzettiği ve dayanak Kanun ve diğer ilgili mevzuatta sağlık hizmetinin vardiya ve nöbet şeklinde sunulmasını engelleyici herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği göz önüne alındığında, anılan ibarede üst hukuk normlarına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
İptali istenilen Yönetmelik, "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda” ibaresi ve “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresi yönünden incelendiğinde;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 103. maddesinde hizmetleri sırasında hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izninin verileceğine ilişkin düzenleme ile 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un Ek 1. maddesinde, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi belirlenerek bu yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin sağlık izni kullanacakları, doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğine ilişkin düzenleme uyarınca, dava konusu Yönetmelik ile radyasyon kaynaklarının bulunduğu yerler denetimli, bu yerlere bitişik alanların da gözetimli alan olarak sınıflandırıldığı, radyasyon kaynağı ile fiilen çalışması olan ve olmayan arasında radyasyona maruz kalma açısından bir ayrım yapılması zorunluluğunun ortaya konulması amacıyla sağlık izninin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile denetimli alanlarda fiilen çalışılan süreler dikkate alınarak, sağlık izni tablosunda belirtilen çalışma süresine göre belirlendiği, radyasyon alanlarının kontrollü(denetimli) ve gözetimli olarak ikiye ayrılmasında, esas olarak radyasyon kaynaklarının özellikleri ile kaynağın ve kullanıldıkları alanın zırhlama özelliklerinin ve ilgili personelin iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kaynaklara maruz kaldığı sürelerin göz önüne alındığı, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kaynaklarla çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin, bu çalışanların iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan kontrollü (denetimli) alanlarda fiilen çalışılan süreler dikkate alınarak belirlenmesine ilişkin anılan ibarelerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde yer alan “en az %51 hissesi” ibaresinin, (ş) bendinde yer alan “iyonlaştırıcı” ve “kaynakları” ibarelerinin, “Bina durumu ve fiziki şartlar” başlıklı 5. maddesinin onbeşinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “en az iki adet” ibaresinin, “İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanların esasları” başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “vardiya veya nöbet şeklinde” ibaresinin iptali istemi yönünden oybirliğiyle DAVANIN REDDİNE,
2\. Dava konusu Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda” ibaresi ve “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresinin iptali istemi yönünden oyçokluğuyla DAVANIN REDDİNE,
3\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/05/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava,12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde yer alan “en az %51 hissesi” ibaresinin, (ş) bendinde yer alan “iyonlaştırıcı” ve “kaynakları” ibarelerinin, “Bina durumu ve fiziki şartlar” başlıklı 5. maddesinin onbeşinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “en az iki adet” ibaresinin, “İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanların esasları” başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “vardiya veya nöbet şeklinde” ibaresinin, "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda..” ibaresi ve “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresinin iptali istenilmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ''Yönetmelikler'' başlıklı 124. maddesinin birinci fıkrasında, ''Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.'' kuralına yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ''Amaç'' başlıklı 2. maddesinde, ''Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini
ve diğer özlük işlerini düzenler. (Mülga birinci cümle: 13/2/2011-6111/117 md.) Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulur.'' kuralına; ''Yıllık izinlerin kullanılışı'' başlıklı 103. maddesinin son fıkrasında, ''Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir.'' kuralına; 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 3. maddesinde, ''Birinci maddede yazılı müesseselerin bina vasıfları ve hastalarla mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarının elektrik cereyanı ve röntgen şuaı ve radiyom arızalarından korunacak tertiplerle bunlara ait levazımın şartları ve radiyom için bir müessesede bulunması lazımgelen en az miktar ve elektrikle tedaviye mahsus aletlere ait vasıf ve şartlar hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.'' kuralına; Ek-1. maddesinde, ''İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' kuralına; Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek-11. maddesinde, ''Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemler Sağlık Bakanlığınca denetlenir. Olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve sağlık hizmeti devamlılık arz edene kadar verilecek olan sağlık hizmeti hariç, ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunan veya yetkisiz kişilerce sağlık hizmeti verdirenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Özel izne tabi hizmet birimlerini Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda verilecek hizmetleri sunan sağlık kurum ve kuruluşları, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yarısına kadar idari para cezası ile cezalandırılır. Bakanlıkça belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşları iki defa uyarılır. Uyarıya uymayanlara bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri kadar idari para cezası verilir. Sağlık Bakanlığınca belirlenen acil hastaya müdahale esaslarına; personel, tıbbi cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hâllerinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanır. Bu maddedeki idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı hâlinde idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır; üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyeti on güne kadar durdurulur. Aynı isim ve sahiplikte birden fazla sağlık kurum ve kuruluşu bulunması hâlinde idari yaptırımlar sadece ihlalin yapıldığı sağlık kurum ve kuruluşu ile sınırlı olarak uygulanır. Bu maddede belirtilen idari para cezalarını vermeye valiler, faaliyet durdurma cezasını vermeye Sağlık Bakanlığı yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri yönünden Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenlenir.'' kuralına; 3153 sayılı Kanun'un 3. maddesi, 657 sayılı Kanun'un 2. ve 103., Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek-11. maddelerine dayanılarak hazırlanan, 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in; ''Amaç'' başlıklı 1. maddesinde; ''Bu Yönetmeliğin amacı; sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemektir.'' kuralına; ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, ''Doz sınırları: Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından radyasyonla çalışanlar ve halk için belirlenen doz sınırlarını'', kuralına; (d) bendinde, ''Gözetimli alan: Kontrollü alan olarak değerlendirilmeyen ve kişisel doz ölçümü gerektirmeyen, ancak radyasyonla çalışanların radyasyona maruz kalma potansiyelinin bulunması nedeniyle, alandaki radyasyon seviyelerinin düzenli olarak izlenmesini gerektiren ve radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 1/20’ sinin aşılma olasılığı olup 3/10’unun aşılması beklenmeyen alanları,'' kuralına; (e) bendinde, ''İyonlaştırıcı radyasyon: Maddesel ortamdan geçerken onunla etkileşerek iyon çiftleri oluşturabilen X ışını, gama ışını gibi elektromanyetik ışınlarla, kinetik enerjileri olan yüklü parçacıklar, ağır iyonlar ve serbest nötronlar gibi tanecik karakterli ışınımları,'' kuralına; (f) bendinde, ''İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı: İyonlaştırıcı radyasyon üreten veya yayan cihazlar ile radyoaktif kaynakları,'' kuralına; (g) bendinde, ''Kontrollü (denetimli) alan: Radyasyondan korunmayı sağlamak veya radyoaktif kirliliğin yayılmasını önlemek amacı ile özel kuralların uygulandığı, radyasyonla çalışanların kişisel doz izlemelerinin yapıldığı, giriş çıkışların kontrole tabi olduğu ve görevi gereği radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 3/10’undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanları,'' kuralına; (j) bendinde, ''Radyasyon alanı: Planlanmış ışınlanmalar nedeniyle halk için belirlenen yıllık doz sınırlarının üzerinde ışınlanma olasılığı olan alanları,'' kuralına; (k) bendinde, ''Radyasyonla çalışan: İyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarıyla yürütülen faaliyetlerde görevi gereği halk için belirlenen doz sınırlarının üzerinde ışınlanma olasılığı olan kişiyi,'' kuralına; (r) bendinde ''Radyonüklit: Doğal veya nükleer reaksiyon ürünü elementlerin radyoaktif formunu,'' kuralına; (ş) bendinde, ''Sağlık izni: 3153 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi ile 657 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanlara verilecek izni, ifade eder.'' kuralına; ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinde, ''(1) Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verilir. Radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (2) Mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (3) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanların maruz kaldıkları dozların, doz sınırlarını aşması hâlinde bu çalışanlar için sağlık kurum ve kuruluşu tarafından sağlık izni hemen kullandırılır. (4) Sağlık izni bölünemez, yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz. (5) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi hesaplanırken doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen süreler, çalışma süresine dahil edilmez.'' kuralına yer verilmiştir.
Anayasa'nın 124. maddesinde, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve kanunlara aykırı olmamak kaydıyla yönetmelikler çıkartılabileceği öngörülmektedir. Bu yetki, genel ve soyut nitelikte hükümler ihtiva eden kanunların detaylandırılması amacını taşımaktadır. Bu çerçevede, kanunda öngörülmeyen bazı hususların yine kanuna aykırı olmamak kaydıyla yönetmeliklerde düzenlenmesi mümkün olabilmektedir. Öte yandan, kanunların uygulanmasını göstermek üzere çıkartılan yönetmeliklerin, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı kural içeremeyecekleri ve idarenin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı da idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Dolayısıyla, idarenin düzenleyici işlemlerinin, başta Anayasa ve kanunlar olmak üzere üst hukuk kurallarına uygun olması gerektiği açıktır.
Yukarıda metinlerine yer verilen radyasyonla ilgili genel tanımlamalar yanında, dava konusu Yönetmelik'e dayanak teşkil eden 657 sayılı Kanun'un 103. maddesi incelendiğinde; hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verileceği kurala bağlanmış olup, dolayısıyla sağlık iznine hak kazanılması açısından, hizmet sırasında doğrudan doğruya radyoaktif ışınlarla çalışma halinin mevcudiyeti yeterli görülerek, ayrıca maruz kalınan radyasyon oranı bakımından bir doz sınırlaması da getirilmemiştir. Böylece, radyoaktif ışınlarla çalışan cihazların kullanıldığı alanlarda görev yapan personele, çalıştığı alanın bir sonucu olarak, diğer toplum üyesi kişilerden daha fazla radyoaktif ışınlara maruz kaldıkları göz önünde bulundurulmak suretiyle, radyoaktif ışınlar yoluyla vücutlarında oluşabilecek muhtemel tahribatları onarmak amacıyla, diğer kamu görevlilerine mevzuatla tanınan yıllık izne ek olarak sağlık izni adı altında otuz gün daha fazla izin kullanma hakkının tanındığı anlaşılmaktadır.
Kanun'un sağlık izninin verilmesine yönelik söz konusu açık hükmüne rağmen, dava konusu Yönetmelik'in ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesiyle, sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışan personele, yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verileceği, sağlık izni süresinin, çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak, Yönetmelik'in eki Ek-2'de yer alan sağlık izni tablosunda belirtilen çalışma süresine göre belirleneceği, mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazların kullanılması durumunda da, kontrollü alanlarda fiilen çalışılan sürelerin dikkate alınacağı, doz sınırlarının aşılması halinde sağlık izninin hemen kullandırılmasının, kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanlar için geçerli olacağı ifade edilmiş olup, sağlık izni süresi hesaplanırken, çalışma süresine dahil edilmeyen sürelerin hesabında da sadece kontrollü alan yönünden belirleme yapılmıştır.
Yönetmelik'in 8. maddesi uyarınca sağlık iznine hak kazanılması durumunda, anılan iznin ne şekilde hesaplanacağına ilişkin Ek-2 sayılı ''Sağlık İzni Tablosu''nda, 0-50 saatlik çalışma süresine 1 gün izin hakkı tanınarak, devamında 50 saatlik arttırım süreleriyle, en son aşamada 1451-1500 saatlik çalışma süresi için 30 günlük sağlık izni süresi belirlenmiştir. Böylece, Kanun'un 103. maddesinden farklı olarak, Yönetmelik'te belirtilen kriterlerin sağlanması durumunda, 50 saatlik çalışma sürelerine göre, gün bazında hesaplama yapılmıştır.
Bu durumda, 657 sayılı Kanun'un hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izninin verileceği yönündeki açık hükmüne rağmen, dava konusu Yönetmelik ile Kanun hükmünü kısıtlayıcı şekilde, sağlık izni kullanımı açısından birtakım kriterler getirilmek suretiyle, radyasyona maruziyeti bulunan çalışanların kanunen tanınan haklarının sınırlandırılmasına yol açılmıştır.
Bu durum karşısında; Kanun'un uygulanmasını göstermek üzere çıkartılan Yönetmelik hükmünün, üst hukuk normlarına aykırılık teşkil ettiği ve idarenin bu alandaki düzenleme yetkisini, Kanun ile getirilen hükümleri aşacak şekilde kullandığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmelik'in "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda” ibaresi ve “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan “kontrollü alanlarda fiilen” ibaresinin iptali gerektiği görüşüyle, kararın bu kısmına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.