SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/3267 E. 2025/2746 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/3267

Karar No

2025/2746

Karar Tarihi

27 Mayıs 2025

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/3267 E. , 2025/2746 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3267
Karar No : 2025/2746

DAVACI :... Birliği
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri...- Hukuk Müşaviri ...

DAVANIN KONUSU : 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla
13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan "İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik"in "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin, ikinci fıkrasının, dördüncü fıkrasındaki "...yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz" ibaresinin, beşinci fıkrası ile Yönetmeliğin ekinde yer alan "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin sağlık iznine ilişkin düzenlemeler getiren 8. maddesinin ve ekli (Ek-2) Sağlık İzni Tablosunun, radyoloji, nükleer tıp ve radyasyon onkolojisi uzmanlarının sağlık ve özlük haklarını ihlal eden hukuka aykırı hükümler içerdiği; Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki düzenlemede, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin, çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirleneceğinin kurala bağlandığı, EK-2'de yer alan Tablo incelendiğinde bir takvim yılı içinde yapılan fiili çalışmaların saat olarak tespit edilerek karşılığında gösterilen gün kadar izin kullanılacağı, bu cetvele göre hekime 1 gün ile 30 gün arasında değişen şekilde izin verileceği; Yönetmeliğin, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak sağlık hizmeti sunan sağlık kurum ve kuruluşları ile buralardan sağlık hizmeti alan kişileri ve buralarda görev yapan personeli kapsadığı; dolayısıyla hem kamu kurum ve kuruluşlarında, hem de özel sağlık kurum ve kuruluşlarında bu kuralların geçerli olacağı, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapanlar ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 64. maddesi uyarınca öğretim elemanlarının ve yükseköğretim kurumları memurlarının izin işlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre yürütüldüğü; 657 sayılı Kanun’un 103. maddesinin dördüncü fıkrasında; “Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir.” amir hükmünün yer aldığı; bu amir hükmün, herhangi bir koşula bağlı olmaksızın, radyoaktif ışınlarla çalışanlara 1 ay sağlık izni (şua izni) verilmesini gerektirdiği, buna karşın Yönetmelik maddeleri ile izin sürelerinin “1 ay” değil, “1 aya kadar” olacak şekilde düzenlendiği; söz konusu düzenlemelerin, 657 sayılı Kanun hükmüne aykırı olduğu; öte yandan yapılan düzenlemenin, sadece kamuda çalışanlar yönünden değil, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışanlar yönünden de açıkça hukuka aykırı olduğu, uzun zaman zarfında alınan küçük dozlardaki radyasyonun insanda kısa dönemde belirgin bir rahatsızlık tablosu veya hastalık yaratmazken, ani ve yüksek doz ışınlama sonrasında alınan radyasyonun ışınlanan vücut parçası ile ilişkili olarak bir dizi rahatsızlık ve hatta ölümle sonuçlanan değişiklikler oluşturduğu; radyasyonun geç ya da gecikmiş etkileri ışınlanmadan aylar hatta yıllar sonra ortaya çıkan çoğu kez ölümcül olan bir dizi hastalık ve antiteyi kapsadığı, uzun süreli ve az miktarlarda radyasyona maruz kalınmasının da aynı etkiyi gösterdiği; hekimlerin radyasyon dolayısıyla maruz kaldıkları bu tür ek riskler dolayısıyla özel bir takım çalışma kurallarına tabi olmaları gerektiği, bu nedenledir ki sağlık çalışanlarının sağlıklarının korunması amacıyla bir takım özel hükümler getirildiği; bu düzenlemelerin 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’da ve 25/06/2021 tarih ve 31522 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 24/06/2021 tarih ve 4144 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile kaldırılan Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname'de yapıldığı; 3153 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinde ve yürürlükten kaldırılan Tüzüğün 21-24. maddelerinde yer alan gerek özel, gerekse kamu sağlık kurumlarında görev yapan sağlık çalışanlarının haklarına ilişkin düzenlemelerde, daha kısa çalışma ve daha uzun dinlenme süresi belirlenmek suretiyle, özellikli ve riskli alanda çalışan hekimlerin ve diğer sağlık personelinin sağlıklarının korunmasının amaçlandığı; 3153 sayılı Kanun’da değişiklik olmasa da sağlık çalışanlarının maruz kaldıkları etkiler ve aldıkları riskleri bertaraf etmeye ya da en aza indirmeye yönelik hükümler içeren Tüzüğün kaldırılmasının ardından, bu işlerde çalışan hekimlere sağlık izni bakımından yeterli korumayı sağlamayan davaya konu Yönetmelik düzenlemesinin yapıldığı, dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi ile mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirleneceğini düzenleyerek bu kişilerin sağlık izin sürelerinin 30 günden 1 güne kadar kademeli olarak azaltılmasına yol açtığından, ulusal ve uluslararası hukuk kurallarına aykırı olduğu, Yönetmeliğin 8. maddesinin beşinci fıkrasında iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin hesabında, doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen sürelerin dikkate alınmayacağının belirtildiği, oysa doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen sürelerin, çalışanların sahip oldukları en temel haklarından olduğu ve gerek 657 sayılı Kanun ve gerekse 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre çalışılmış günlerden sayıldığı, bu nedenle üst hukuk normlarına aykırı şekilde bu sürelerin çalışma süresine dahil edilmemesine dair düzenlemenin hukuka aykırı olduğu; dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin dördüncü fıkrasında sağlık izinlerinin yıl geçişlerinde üst üste kullanılamayacağı ve diğer yıla aktarılamayacağının düzenlendiği, ancak 4857 sayılı Kanun’un, bu nitelikteki izinlerin sonraki yıllara aktarılmasına ve üst üste kullanılmasına olanak tanıdığı, 657 sayılı Kanun'un 103. maddesinin de önceki yılın izninin aktarılabileceğine ve birbirini izleyen iki yılın izninin bir arada verilebileceğine dair düzenleme içerdiği; bu nedenle üst hukuk normlarına aykırı şekilde hakkın Yönetmelik'le sınırlandırılması sonucunu doğuran düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : İlgili mevzuat hükümleri uyarınca radyasyon görevlisi olarak kabul edilen personelin şua izni olarak da tabir edilen sağlık izninden ve fiili hizmet süresi zammından birlikte yararlanması mümkün olmakla birlikte, bazı sağlık tesislerinde, unvanı radyoloji uzmanı ya da tıbbi görüntüleme teknisyenlerinin yıl boyunca iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihazlarla çalışmalarına ya da yılın bazı aylarına tekabül eden sürelere bakılmaksızın sağlık iznini tam olarak kullandıklarının tespit edildiği; bu durumu ayırmak, radyasyonun olumsuz etkilerine maruz kalan personelin sağlığını korunmak amacıyla İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklid Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinin sağlık izninin kullanımına ilişkin usul esasların yeniden düzenlendiği, Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; kontrollü alan, gözetimli alan, iyonlaştırıcı radyasyon, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı, İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı, radyonüklit, sağlık izni tanımlarına yer verildiği, yeni Yönetmelik'te “radyasyon görevlisi” değil, 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi lafzına uygun olarak “iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı” tanımlamasının getirildiği; Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanlara” ibaresi ile, radyasyon kaynağı ile fiilen çalışması olan ile olmayan arasında radyasyona maruz kalma açısından bir ayrım yapılması zorunluluğunun ortaya konulmasının gerektiği, anılan fıkranın ikinci cümlesine bakıldığında; "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir.” ibaresinin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olmayan cihazlarla çalışanların radyasyona maruziyetleri olmadığı için bu haktan yararlanmalarına imkan bulunmadığını vurgulamak adına 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine uygun olarak kaleme alındığından hukuka tamamen uygun olduğu; radyasyon kaynakları ile kullanmak suretiyle sağlık hizmeti sunan sağlık personelinin, kullanılan yöntemlerden kaynaklı olarak ve bu yöntemlerin sağlığı bozucu etkileri nedeniyle, öteki sağlık personelinden farklı çalışma koşullarına tabi kılındığı, radyasyona maruz kalan personel için farklı çalışma koşulları belirlenmesindeki temel amacın, bu kişilerin maruz kaldığı radyasyon etkisinin minimum düzeye düşürülmesi suretiyle sağlıklarının korunması olduğu; bu amaçla da bazı yasalarda birçok düzenleme getirildiği, 657 sayılı Kanun'un 103. maddesinin son fıkrasında yer alan, “Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir." hükmü ile şua izni olarak tabir edilen sağlık izni hakkı ile radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işlerde, doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler veya bütün diğer korpüsküler emanasyon kaynakları ile yapılan işlerde fiilen çalışan ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalan çalışanlara 90 gün ekleneceğinin düzenlendiği 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 40. maddesi hükmünün bu amaçla getirildiği; radyoloji hizmetlerinin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içeren ve içermeyen cihazlarla yapılabildiği gibi, teşhis için görüntüleme yapma, ışınlarla ya da radyoaktif maddelerle tedavi uygulama, girişimsel işlem yapma ya da teknisyenler tarafından çekilen görüntülerin yorumlanması ve raporlanması gibi birçok iş ve işlemden oluştuğu, bu hizmetlerin sunumunda kullanılan tüm cihazların iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olmadığı halde ve süresine bakılmaksızın bir aylık sağlık izni verildiği, Yönetmeliğin 8. maddesi düzenlemesi ile 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi hükmüne uygun olarak sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanlara sağlık izni verilebileceği; sağlık izninin, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan Sağlık İzni Tablosu'nda belirtilen çalışma süresine göre belirleneceğinin düzenlendiği; söz konusu düzenlemenin amacının, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerle yapılan çalışmaları gereği iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı olarak kabul edilen personelin bu çalışmalarının karşılığı gelen gün kadar sağlık izni kullandırılması olduğu; çalışma çizelgelerine göre yılın bazı aylarında iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olarak kabul edilemeyen cihazlarla (MR, USG gibi) ya da raporlama hizmeti sundukları zamanlarda, bu personelin radyasyona maruz kalma ihtimali olmadığından bu süreler düşülmek suretiyle, yılın tamamında kontrollü alanlarda iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personel ile arasındaki farkın, kullanılacak sağlık izni sürelerinin belirlenmesi ile giderilmeye çalışıldığı; bunu sağlamak amacıyla da Yönetmelik eki Ek-2'de yer alan Sağlık İzni Tablosunun hazırlandığı, buna göre İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izinlerinin, bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlendiği; Yönetmeliğin 8. maddesinde; "(4) Sağlık izni bölünemez, yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz." hükmü yer almakta olup; bu ifade de yer alan “sağlık izni bölünemez” ifadesinden kastın, Yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine esas hak edilen sağlık izninin kullanılacağı yıl içerisinde bölünemeyeceğinin olduğu, daha önce, "yılı içerisinde kullanılır" ifadesinden dolayı hak edilmeden maruziyet yaşanmadan sağlık izni kullanıldığı, bir takvim yılının aralık ayında sağlık izni kullanan personelin, ardışık yılın ocak ayında tekrar bir sonraki yılın sağlık iznini kullanabildiği, bu durumun, iş gücü kaybı nedeniyle kamu zararına sebebiyet verdiği, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personelin iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalma olasılığı olan alanda çalışmadan sağlık iznini kullanmasının söz konusu olabildiği; “diğer yıla aktarılamaz” ibaresi ile belirtilmek istenenin, Yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine esas hak edilen sağlık izninin hak edildiği yıl içerisinde kullanılması olup herhangi bir sebeple ilgili yılda kullanılmayan sağlık izninin sonraki yıla aktarılamayacağına yönelik olduğu; beşinci fıkrada yer alan düzenleme bakımından, radyoloji hizmet sunumuna takvim yılı içerisinde iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları içeren ve içermeyen birimlerde rotasyon yaparak çalışma yapılabilir olması nedeniyle Yönetmeliğin 8. maddesi ile iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışılmayan sürelerin, süre hesabının dışında bırakılması suretiyle iş gücü kaybının da önüne geçilmesinin amaçlandığı, hizmetin sürekliliği ve kamu yararı gözetilerek yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı; Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından yayımlanan standartlar ve gereklilikler içerisinde sağlık iznine yönelik bir uygulama bulunmamakla birlikte ülkemizde 657 sayılı Kanun’da iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personele yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verileceğinin hükme bağlandığı ve bu hüküm kapsamında dava konusu Yönetmelikte sağlık iznine yer verildiği; sağlık izni, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak oluşabilecek maruziyetler nedeniyle kullanıldığından sağlık iznine esas süre hesaplanırken ilgili personelin iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kaynaklara maruz kaldığı sürelerin dikkate alındığı; tıbbi görüntüleme hizmetlerinde çalışan personelin takvim yılı içerisinde iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları içeren ve içermeyen birimlerde rotasyon yaparak da çalışabildiği, bu nedenle dava konusu Yönetmelik'te sağlık izni hesaplanırken iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışılmayan süreler (yıllık izin, doğum, ölüm izni, resmi tatiller vb.) dışarıda bırakılarak iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalınmayan süreler nedeniyle oluşabilecek iş gücü kayıplarının önüne geçilmesi amaçlanmış olup kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek düzenleme yapıldığı; dava konusu düzenleyici işlemin üst hukuk normlarına ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in iptali istenilen düzenlemelerin üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ: Dava; 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan, İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin, ikinci fıkrasının, dördüncü fıkrasındaki "yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz" ibaresinin, beşinci fıkrasının ve Yönetmeliğe ekli (Ek-2) Sağlık İzni Tablosunun iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ''Yönetmelikler'' başlıklı 124. maddesinin birinci fıkrasında, ''Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.''
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Amaç" başlıklı 2. maddesinde, Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler. Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulur.", "Yıllık izinlerin kullanılışı" başlıklı 103. maddesinin 3. fıkrasında, "Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir."
28/4/1937 tarih ve 3591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 3. maddesinde, "Birinci maddede yazılı müesseselerin bina vasıfları ve hastalarla mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarının elektrik cereyanı ve röntgen şuaı ve radiyom arızalarından korunacak tertiplerle bunlara ait levazımın şartları ve radiyom için bir müessesede bulunması lazımgelen en az miktar ve elektrikle tedaviye mahsus aletlere ait vasıf ve şartlar hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.", 4. maddesinde, "Birinci maddede yazılı müesseseler dışında tedavi maksadile açılan diğer her nevi fizyoterapi ve bunlara benzer müesseseler de izne tabi olup bunların vasıf ve şartları hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.", bu Kanuna 21/1/2010 tarih ve 5947 sayılı Kanunun 9. maddesiyle eklenen Ek Madde 1 de; "İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan Kanunla, radyasyonla çalışan personele yönelik belirtilen doz sınırlarının üzerinde radyasyona maruz kalma olasılığı gözetilerek Yasada öngörülen azami çalışma süresinden daha kısa çalışma süreleri belirlemesi ve doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirlerin Yönetmelikle belirlenmesi konusunda idareye yetki verilmiştir.
21/01/2010 günlü 5947 sayılı Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9. maddesi İle 3153 Sayılı Radyoloji Radyum Ve Elektrikle Tedavi Ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanuna Eklenen Ek Madde 1'in iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine açılan davada verilen 16/07/2010 tarih ve E:2010/29, K:2010/90 sayılı kararda; " ... İptal istemine konu olan 5947 sayılı Yasa'nın 9. maddesindeki düzenleme, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresinin 35 saat olduğunu belirten bir kuraldır. Maddede, 35 saat olarak belirtilen süre, haftalık yapılacak azami çalışmanın ne kadar olacağını göstermektedir. Ayrıca Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri çalışılacak sürenin belirlenmesinde dikkate alınacaktır. Çünkü dava konusu maddenin ikinci tümcesinde doz limitlerinin aşılması durumunda haftalık çalışma süresinin 35 saatin altına düşebileceği anlaşılmaktadır. Maddenin son tümcesinde ise doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer önlemlerin Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği kural altına alınmıştır. ... Ayrıca idarenin, dava konusu kurala veya 657 sayılı Yasa'nın 99. maddesine dayanarak çıkaracağı tüzük veya yönetmelikle yasada öngörülen azami çalışma süresinden daha kısa çalışma süreleri belirleyebileceği kural altına alınmıştır. ... Diğer taraftan, iptal istemine konu maddenin ikinci tümcesinde, çalışma sürelerinin belirlenmesinde Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitlerinin de dikkate alınacağı belirtilmiştir. Yönetmelikte belirlenen radyasyon dozu limitlerinin haftalık 35 saatten daha kısa bir çalışma süresinde aşılması durumunda bu personelin çalışma süresinin Yasada belirlenen 35 saatten daha az olabileceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle dava konusu kuralın, radyasyonla teşhis ve tedavi merkezlerinde çalışan personelin maddi ve manevi varlıklarının gelişmesini engelleyen, çalışanların dinlenme haklarını ihlal ederek sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama haklarını sınırlayan bir niteliği bulunmamaktadır. ... İptal istemine konu Ek Madde 1'in ikinci ve üçüncü tümcelerinde; radyasyon dozu limitlerinin belirlenmesi, doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler, doz limitlerinin aşılması halinde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer önlemlerin, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. ... Radyasyon doz limitlerinin çalışılan kurum veya bölüme göre farklılık gösterebileceği gibi teknolojik gelişmelerle de bu limitlerin zaman içinde değişmesi olasıdır. Bu nedenle radyasyon doz limitlerinin belirlenmesi veya bu limitlerin aşılmaması için alınacak önlemlerin tespitinin idareye bırakılmasında Anayasa'ya aykırılık bulunmamaktadır. ... İdareye bırakılan diğer bir konu ise doz limitlerinin aşılması halinde izinle geçirilecek sürelerin belirlenmesi ile ilgilidir. Radyasyonla tedavi hizmetlerinde çalışan personelin yukarıda da açıklandığı üzere üç ayrı izin hakkı bulunmaktadır. Bunlardan ilki, devlet memuru olmaları nedeniyle kullanacakları ücretli yıllık izinleri; ikincisi, her yıl, yıllık izinlerine ilaveten kullanacakları bir aylık sağlık izni (657 sayılı DMK m.103); üçüncüsü ise dava konusu fıkrada yer verilen ve doz limitlerinin aşılması halinde kullanacakları izin. Bu izinlerden yıllık ücretli izin, devlet memuru olmakla; sağlık izni ise radyasyonla teşhis veya tedavi yapılan bir bölümde çalışmakla hak kazanılan izinlerdir. Dava konusu kuralda yer verilen ve radyasyon doz limitlerinin aşılması halinde izinle geçirilecek süre için aynı şeyleri söylemek olanaklı değildir. Her şeyden önce bu iznin kullanılması, çalışan üzerinde belirlenen radyasyon doz limitlerinin aşılması koşuluna bağlıdır. Belirlenen doz limitlerinin aşılmadığı dönemlerde çalışan için böyle bir izin hakkının doğmayacağı açıktır. Diğer taraftan iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerlerde, radyasyon doz limitlerinin aşılması halinde kullanılacak iznin süresi, aşılan dozun oranına bağlı olarak değişkenlik gösterecektir. Aşılan radyasyon doz oranı çok az olduğunda, kullanılacak izin süresi saatle ifade edilebilirken, bu oranın artması durumunda gün, belki haftalarla ifade edilen bir izin söz konusu olabilecektir. Bu nedenle kullanılması doz limitlerinin aşılması koşuluna bağlı olan ve aşılan doz oranına göre değişkenlik gösterecek izin süresinin ayrıntılı olarak yasada belirlenmesi olanaklı olmadığından, bu konunun düzenlenmesinin yürütme organının takdir yetkisine bırakılması Anayasaya aykırılık oluşturmaz." gerekçesiyle iptal istemi reddedilmiştir.
Sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemek amacıyla 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un 3. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 2. ve 103. maddeleri ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 11. maddesine dayanılarak 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.
Bu Yönetmeliğin 'Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinde, "(1) Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verilir. Radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (2) Mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (3) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanların maruz kaldıkları dozların, doz sınırlarını aşması hâlinde bu çalışanlar için sağlık kurum ve kuruluşu tarafından sağlık izni hemen kullandırılır. (4) Sağlık izni bölünemez, yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz. (5) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi hesaplanırken doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen süreler, çalışma süresine dahil edilmez." kuralına yer verilmiştir.
Yönetmelik eki EK-2 de "Sağlık İzni Tablosu"na yer verilmiş, bu tabloda çalışma sürelerine göre yararlanılacak izin süreleri belirtilmiştir.
Genel ve özel kanun hükümlerinin uygulanmasında bir kanun yürürlükte iken yeni bir kanun ya da kanun maddesi yürürlüğe konulmuş ve her ikisi de özel ya da genel kanun niteliğindeyse uyuşmazlığa yeni kanun hükümleri uygulanır. Genel hüküm, konuyu ana hatlarıyla düzenlemekteyken özel hüküm genel hükümde düzenlenen şeyin belli bir parçasını, belirli bir türünü düzenler veya genel hükümde düzenlenen şeye yer, zaman, konu ve kişi bakımından istisnalar getirir; dolayısıyla birbiriyle ilgili olan veya çatışan iki normdan uygulama alanı daha geniş olan genel, daha dar olan ise özel hükümdür. Genel ve istisna hükümlerinin aynı kanun koyucu tarafından getirildiği dikkate alındığında aynı konuyla ilgili olarak önceki düzenlemeden sonra yeni bir düzenleme yapılmışsa kanun koyucunun iradesinin artık yeni kanun hükmünün uygulanması yönünde olduğunun kabulü gerekir.
657 sayılı Yasada yıllık kullanılacak sağlık izin süresi belirlenmiş, bu Yasada sağlık izni kullanmak için radyoaktif ışınlarla çalışmak yeterli görülmüş, 3153 sayılı Yasaya daha sonra eklenen Ek1. madde ile iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi belirlenerek bu yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin sağlık izni kullanacakları, doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alındığından Yönetmelikte belirlenen radyasyon dozu limitlerinin haftalık çalışma süresinde aşılması durumunda da bu personelin çalışma süresinin daha az olabileceği anlaşılmaktadır.
3153 sayılı Kanun, 657 sayılı Kanuna göre özel kanun niteliğinde olduğu gibi bu Kanunun Ek 1 inci maddesi, 657 sayılı Kanunun "Yıllık izinlerin kullanılışı" başlıklı genel hüküm olan 103. maddesinden daha sonra sonra yürürlüğe konulduğundan 657 sayılı Yasanın 103. maddesinde belirtilen sağlık iznine ilişkin düzenlemeler yapılırken 3153 sayılı Yasaya 5947 sayılı Yasa ile eklenen yeni hükmün dikkate alınması gerektiği açıktır. Kaldı ki yeni düzenlemede 657 sayılı Kanunla genel kural olarak getirilen yıllık sağlık izin süresini kısıtlayan veya bu hükümle çelişen bir ifadeye de yer verilmemiştir.
Davaya konu Yönetmelik incelendiğinde, sağlık iznine ilişkin düzenlemeler yapılırken 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliğindeki Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından radyasyonla çalışanlar ve halk için belirlenen doz sınırlarına esas alınmak suretiyle belirlenen yıllık doz sınırlarının aşılma olasılığı olup olmadığı gözetilmek suretiyle, radyasyon alanı, kontrollü (denetimli) alan ve radyasyonla çalışan tanımlamaları yapılarak iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanların ve mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan radyasyonla çalışanların sağlık izinlerinin, bu alanlarda çalışma süreleri gözetilerek belirlendiği, diğer taraftan belirtilen tanımlamaların Türkiye Atom enerjisi Kurumunun "Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuz"da belirtilen alanlar ve özellikleriyle ve 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği ile 26/4/2022 tarihli ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliğindeki tanımlamalar ile örtüştüğü anlaşılmaktadır.
Çalışılan radyasyon veya kontrollü alana göre radyasyon doz limitleri farklılık gösterebileceği gibi teknolojik gelişmelerle ve alınan önlemlerle teşhis, tedavi, araştırma veya kalibrasyonda kullanılan ve radyasyon yayan tıbbi cihazların radyasyon limitlerinin zaman içinde değişebileceği tartışmasız olduğundan sağlık izni ve bu hakkın kullanımında esas alınan radyasyonla çalışanların bu alanlardaki çalışma süresi ile maruz kalacakları doz limitlerinin belirlenmesi önem kazanmaktadır.
Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. ve 2. fıkralarındaki düzenlemelerle de, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerle yapılan çalışmaları gereği iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı kabul edilen personelin, bu çalışmaları karşılığı gelen gün kadar sağlık izni kulladırılmasının amaçlandığı, yılın bazı aylarında iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı kabul edilmeyen cihazlarla ya da raporlama hizmeti sundukları zamanlarda ise bu personelin radyasyona maruz kalma ihtimali olmadığı gözetilerek, söz konusu süreler düşülmek suretiyle, yılın tamamında denetimli alanlarda iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personel ile arasındaki farkın, kullanılacak sağlık sürelerinin belirlenmesi ile giderilmeye çalışıldığı, dolayısıyla denetimli alanlarda veya radyasyon kaynakları ile sürekli ve fiilen çalışan personelin yaşam ve sağlık hakkı gözetilerek radyasyonun olumsuz etkilerinden azami koruma amacı taşıdığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izini süresinin, bu çalışanların iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak belirlenmesinde hukuka aykırılık bulumamaktadır.
Diğer yandan; sağlık izni, yıllık izinden farklı olarak tüm çalışanlar için için değil sadece radyasyonla çalışanlar için yıllık izinlerine ilaveten personelin yaşam ve sağlık hakkı gözetilerek radyasyonun olumsuz etkilerinden azami koruma sağlamak amacıyla verilen bir izin olup, buna ek olarak haftalık çalışma süresi de diğer kamu çalışanlarından daha kısa 35 saat olarak belirlenmiştir.
Bu durumda sağlık izinlerinin yıllık iznin tabi olduğu kurallara göre kullanılması halinde başka bir deyimle bu izinlerin zamanda kullanılmayarak aynı şekilde çalışmaya devam edilmesi bu durumunda Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından radyasyonla çalışanlar ve halk için belirlenen doz sınırlarına esas alınmak suretiyle belirlenen yıllık doz sınırlarının üzerinde radyasyona maruz kalınacak olması nedeniyle radyasyonun sağlık açısından yaratacağı olumsuz etkilerin artarak derinleşmesine yol açacağının açık olması karşısında Yönetmeliğin 8. maddesinin 4. fıkrasında sağlık izninin getiriliş amacına, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna ulaşıldığından hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ayrıca; sağlık izni, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde fiilen çalışan personele sağlıklarını korumak için tanınan bir hak olup, sağlık izin süreleri de radyasyonla çalışanlar ve halk için belirlenen doz sınırlarına esas alınmak suretiyle belirlenen yıllık doz sınırlarının aşılma olasılığı olup olmadığı gözetilmek suretiyle bir takvim yılı içerisinde bu alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak başka bir deyimle radyasyona maruz kalma durumuna göre belirlenmektedir.
Bu nedenle doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen sürelerde sağlık iznin verilmesine neden olan radyasyona maruz kalma durumu söz konusu olmadığından bu sürelerin sağlık izni için belirlenen çalışma sürelerine dahil edilmemesi yönündeki Yönetmeliğin 8. maddesinin 5. fıkrasında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda; söz konusu düzenlemeler ile Anayasa Mahkemesinin anılan kararı birlikte değerlendirildiğinde, radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personelin maruz kalacağı radyasyon doz limitlerine göre izinle geçirilecek sürelerin belirlenmesi konusunda yetki verilen davalı idarece, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemek amacıyla hazırlanarak yürürlüğe konulan davaya konu Yönetmeliğin iptali istenilen 8. maddesinin birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci fıkraları ile Yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan düzenlemeler yapılırken takdir yetkisinin, sağlık hizmetinin özellikleri ve hizmet gerekleri gözetilerek üst hukuk normlarına aykırı olmayacak şekilde kullanıldığı sonucuna ulaşıldığından iptali istenilen düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci ve Onuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun' un 10. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca yapılan müşterek toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:


MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan, İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin, ikinci fıkrasının, dördüncü fıkrasındaki "yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz" ibaresinin, beşinci fıkrasının ve Yönetmeliğin ekinde yer alan (Ek-2) Sağlık İzni Tablosu’nun iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
23/07/1965 tarih ve 12056 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun “Yıllık İzinlerin Kullanılışı” başlıklı 103. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir." hükmü yer almıştır.
28/4/1937 tarih ve 3591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 3. maddesinde, ''Birinci maddede yazılı müesseselerin bina vasıfları ve hastalarla mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarının elektrik cereyanı ve röntgen şuaı ve radiyom arızalarından korunacak tertiplerle bunlara ait levazımın şartları ve radiyom için bir müessesede bulunması lazımgelen en az miktar ve elektrikle tedaviye mahsus aletlere ait vasıf ve şartlar hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.'' kuralına; Ek-1. maddesinde ise, ''İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' hükmü yer almıştır.
12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin amacı; sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemektir.", "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak sağlık hizmeti sunan sağlık kurum ve kuruluşları ile buralardan sağlık hizmeti alan kişileri ve buralarda görev yapan personeli kapsar.", "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik, 19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2 nci ve 103 üncü maddeleri ile 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 11 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.", "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelikte geçen;... d) Gözetimli alan: Kontrollü alan olarak değerlendirilmeyen ve kişisel doz ölçümü gerektirmeyen, ancak radyasyonla çalışanların radyasyona maruz kalma potansiyelinin bulunması nedeniyle, alandaki radyasyon seviyelerinin düzenli olarak izlenmesini gerektiren ve radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 1/20’ sinin aşılma olasılığı olup 3/10’unun aşılması beklenmeyen alanları, e) İyonlaştırıcı radyasyon: Maddesel ortamdan geçerken onunla etkileşerek iyon çiftleri oluşturabilen X ışını, gama ışını gibi elektromanyetik ışınlarla, kinetik enerjileri olan yüklü parçacıklar, ağır iyonlar ve serbest nötronlar gibi tanecik karakterli ışınımları, f) İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı: İyonlaştırıcı radyasyon üreten veya yayan cihazlar ile radyoaktif kaynakları, g) Kontrollü (denetimli) alan: Radyasyondan korunmayı sağlamak veya radyoaktif kirliliğin yayılmasını önlemek amacı ile özel kuralların uygulandığı, radyasyonla çalışanların kişisel doz izlemelerinin yapıldığı, giriş çıkışların kontrole tabi olduğu ve görevi gereği radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 3/10’undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanları,... ş) Sağlık izni: 3153 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi ile 657 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanlara verilecek izni, ifade eder.", "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verilir. Radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (2) Mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (3) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanların maruz kaldıkları dozların, doz sınırlarını aşması hâlinde bu çalışanlar için sağlık kurum ve kuruluşu tarafından sağlık izni hemen kullandırılır. (4) Sağlık izni bölünemez, yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz. (5) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi hesaplanırken doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen süreler, çalışma süresine dahil edilmez." kuralına, Yönetmeliğin ekinde EK-2’de “Sağlık İzni Tablosu”na yer verilmiştir.
(Mülga) Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan ve 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği’nin "Yıllık doz sınırları" başlıklı 10. maddesinde; "Yıllık doz sınırlan sağlığa zarar vermeyecek şekilde uluslararası standartlara uygun olarak, Kurum tarafından radyasyon görevlileri ve toplum üyesi kişiler için ayrı ayrı belirlenmiştir. Yıllık toplam doz aynı yıl içindeki dış ışınlama ile iç ışınlamadan alınan dozların toplamıdır. Kişilerin, denetim altındaki kaynaklar ve uygulamalardan dolayı bu sınırların üzerinde radyasyon dozuna maruz kalmalarına izin verilemez ve bu sınırlara tıbbi ışınlamalar ve doğal radyasyon nedeniyle maruz kalınacak dozlar dahil edilemez
a) Radyasyon görevlileri için etkin doz herhangi bir yılda 50 mSv'i, ardışık beş yılın ortalaması ise 20 mSv'i geçemez El ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sınırı 500 mSv, göz merceği için 150 mSv'dir
b)Toplum üyesi kişiler için etkin doz herhangi bir yılda 5 mSv'i, ardışık beş yılın ortalaması ise 1 mSv'i geçemez El, ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sınırı 50 mSv, göz merceği için 15 mSv'dir.
c) 18 yaşından küçükler Tüzüğün 6ncı maddesine göre radyasyon uygulaması işinde çalıştırılamazlar. Bu Yönetmeliğin 15inci maddesinin (b) bendinde belirtilen alanlarda, eğitim amaçlı olmak koşuluyla, eğitimleri radyasyon kaynaklarının kullanılmasını gerektiren 16-18 yaş arasındaki stajyerler ve öğrenciler için etkin doz, herhangi bir yılda 6 mSv'i geçemez. Ancak el, ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sınırı 150 mSv, goz merceği için 50 mSv'dir." hükmüne yer verilmiş, “Radyasyon alanlarının sınıflandırılması” başlıklı 15. maddesinde denetimli alanlar, “Radyasyon görevlilerinin giriş ve çıkışlarının özel denetime, çalışmalarının (Değişik ibare: RG-2/6/2010-27600) radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı okluğu ve görevi gereği radyasyon ile çalışan kışilerin ardışık beş yılın ortalama yıllık doz sınırlarının 3/10'undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanlardır."; gözetimli alanlar, “Radyasyon görevlileri için yıllık doz sınırlarının 120'sının aşılma olasılığı olup, 3/L0'unun aşılması beklenmeyen, kişisel doz ölçümünü gerektirmeyen fakat çevresel radyasyonun izlenmesini gerektiren alanlardır.” olarak tanımlanmıştır.
Ayrıca Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan “Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuz RSGD-KLV-005 (Rev.1)”un “Radyasyon Alanları” başlıklı bölümün “2.1. Denetimli Alanlar ve Özellikleri” alt başlıklı bölümünde; "Denetimli alanlar, giriş ve çıkışların özel denetime, çalışmaların radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı olduğu ve radyasyonla çalışanların maruz kalabilecekleri radyasyon dozlarının, yıllık doz sınırlarının 3/10’unu aşma olasılığı olan alanlardır. Bu tanıma göre denetimli alanlar, bu alanlarda çalışan kişilerin, potansiyel ışınlanmalar da göz önüne alındığında, yıllık olarak 6 mSv’in üzerinde etkin doz alma olasılığı bulunan alanlardır." şeklinde, "2.2. Gözetimli Alanlar ve Özellikleri" alt başlıklı bölümünde, "Gözetimli alanlar, radyasyonla çalışanların maruz kalabilecekleri radyasyon dozlarının, yıllık doz sınırlarının 1/20’sini aşma olasılığı olan ancak 3/10’unu aşması beklenmeyen alanlardır. Bu alanlar, kişisel doz ölçümü gerektirmeyen fakat ortamdaki radyasyon seviyelerinin izlenmesini gerektiren alanlardır. Diğer bir deyişle, bu alanlarda çalışan kişilerin, potansiyel ışınlamalar da göz önüne alındığında, yıllık olarak 1 mSv’in üzerinde etkin doz alma olasılığı bulunan ancak 6 mSv’i aşma olasılığı olmayan alanlardır." şeklinde tanımlanmış, Kılavuz'un ekinde yer alan "Ek-1 Denetimli ve Gözetimli Alanların Genel Özellikleri” başlıklı tabloda ve “Ek-2.1. Tıbbi Radyoloji Uygulamalarına İlişkin Örnekler” başlıklı tabloda hem denetimli, hem de gözetimli alanın özellikleri belirtilmiş ve bu alanlara ilişkin örneklere yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava Konusu Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin, ikinci fıkrası ile Yönetmeliğin ekinde yer alan "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istemi yönünden incelendiğinde;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 103. maddesinde, hizmetleri sırasında hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izninin verileceğine ilişkin düzenleme ile 3153 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinde ise, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi belirlenerek bu yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin sağlık izni kullanacakları, doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğine ilişkin düzenleme uyarınca dava konusu Yönetmelik ile radyasyon kaynaklarının bulunduğu yerler kontrollü (denetimli), bu yerlere bitişik alanların da gözetimli alan olarak sınıflandırıldığı, radyasyon kaynağı ile fiilen çalışması olan ve olmayan arasında radyasyona maruz kalma açısından bir ayrım yapılması zorunluluğunun ortaya konulması amacıyla sağlık izninin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile denetimli alanlarda fiilen çalışılan süreler dikkate alınarak, sağlık izni tablosunda belirtilen çalışma süresine göre belirlendiği, radyasyon alanlarının kontrollü (denetimli) ve gözetimli olarak ikiye ayrılmasında, esas olarak radyasyon kaynaklarının özellikleri ile kaynağın ve kullanıldıkları alanın zırhlama özellikleri ile ilgili personelin iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kaynaklara maruz kaldığı sürelerin göz önüne alındığı, radyasyon dozu alma olasılığı açısından, kontrollü (denetimli) alanlarda çalışmanın gözetimli alanlarda çalışmaktan daha riskli olduğu, aynı şekilde gözetimli alanlarda çalışanların radyasyon dozu alma olasılığının, radyasyon alanı olmayan alanlarda çalışanlardan daha yüksek olduğu, dolayısıyla iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kaynaklarla çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin, bu çalışanların iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan kontrollü (denetimli) alanlarda fiilen çalışılan süreler dikkate alınarak belirlenmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin dördüncü fıkrasındaki "...yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz" ibaresinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Dava konusu Yönetmelik'te, sağlık izninin 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi ile 657 sayılı Kanunun 103. maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanlara verilecek izin olarak tanımlandığı, sağlık izninin, hakkedildiği zamanda kullanılmayıp yıllık izinde olduğu gibi bir sonraki yıla aktarılmasının iznin kullanım amacı ile çeliştiği, söz konusu izin, çalışanların yıllık izinleri gibi isteğe bağlı olarak kullanabildikleri bir izin olarak değerlendirilemeyeceğinden dava konusu Yönetmelik'te iznin bir sonraki yıla aktarılmamasına ilişkin yapılan düzenlemenin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personelin sağlığını korumak amacıyla getirildiği açık olduğundan, anılan düzenlemelerde hizmetin gereklerine, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin beşinci fıkrasının iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Sağlık izni, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak oluşabilecek maruziyetler nedeniyle kullanıldığı, sağlık iznine esas süre hesaplanırken ilgili personelin iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kaynaklara maruz kaldığı sürelerin dikkate alındığı, tıbbi görüntüleme hizmetlerinde çalışan personelin takvim yılı içerisinde iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları içeren ve içermeyen birimlerde rotasyon yaparak da çalışabildiği göz önüne alındığında, kontrollü (denetimli) alanlarda fiilen çalışılan sürelerin dikkate alınması gerektiğinden, dava konusu Yönetmelik'te sağlık izni hesaplanırken yıllık izin, doğum, ölüm izni, resmi tatiller ve benzeri iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalınmayan sürelerin sağlık izni için belirlenen çalışma sürelerine dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin "Sağlık İzni" başlıklı 8. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz" ibaresinin iptali istemi yönünden oybirliğiyle, aynı maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin, ikinci fıkrasının, beşinci fıkrasının ve Yönetmeliğin ekinde yer alan "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istemi yönünden oyçokluğuyla DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/05/2025 tarihinde karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Dava; 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin, ikinci fıkrasının, dördüncü fıkrasındaki "yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz" ibaresinin, beşinci fıkrası ile Yönetmeliğe ekli (Ek-2) Sağlık İzni Tablosunun iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ''Yönetmelikler'' başlıklı 124. maddesinin birinci fıkrasında, ''Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.'' kuralına yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ''Amaç'' başlıklı 2. maddesinde, ''Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini
ve diğer özlük işlerini düzenler. (Mülga birinci cümle: 13/2/2011-6111/117 md.) Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulur.'' kuralına; ''Yıllık izinlerin kullanılışı'' başlıklı 103. maddesinin son fıkrasında, ''Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir.'' kuralına; 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 3. maddesinde, ''Birinci maddede yazılı müesseselerin bina vasıfları ve hastalarla mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarının elektrik cereyanı ve röntgen şuaı ve radiyom arızalarından korunacak tertiplerle bunlara ait levazımın şartları ve radiyom için bir müessesede bulunması lazımgelen en az miktar ve elektrikle tedaviye mahsus aletlere ait vasıf ve şartlar hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.'' kuralına; Ek-1. maddesinde, ''İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' kuralına; Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek-11. maddesinde, ''Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemler Sağlık Bakanlığınca denetlenir. Olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve sağlık hizmeti devamlılık arz edene kadar verilecek olan sağlık hizmeti hariç, ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunan veya yetkisiz kişilerce sağlık hizmeti verdirenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Özel izne tabi hizmet birimlerini Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda verilecek hizmetleri sunan sağlık kurum ve kuruluşları, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yarısına kadar idari para cezası ile cezalandırılır. Bakanlıkça belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşları iki defa uyarılır. Uyarıya uymayanlara bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri kadar idari para cezası verilir. Sağlık Bakanlığınca belirlenen acil hastaya müdahale esaslarına; personel, tıbbi cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hâllerinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanır. Bu maddedeki idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı hâlinde idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır; üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyeti on güne kadar durdurulur. Aynı isim ve sahiplikte birden fazla sağlık kurum ve kuruluşu bulunması hâlinde idari yaptırımlar sadece ihlalin yapıldığı sağlık kurum ve kuruluşu ile sınırlı olarak uygulanır. Bu maddede belirtilen idari para cezalarını vermeye valiler, faaliyet durdurma cezasını vermeye Sağlık Bakanlığı yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri yönünden Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenlenir.'' kuralına; 3153 sayılı Kanun'un 3. maddesi, 657 sayılı Kanun'un 2. ve 103., Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek-11. maddelerine dayanılarak hazırlanan, 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in; ''Amaç'' başlıklı 1. maddesinde; ''Bu Yönetmeliğin amacı; sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemektir.'' kuralına; ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, ''Doz sınırları: Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından radyasyonla çalışanlar ve halk için belirlenen doz sınırlarını'', kuralına; (d) bendinde, ''Gözetimli alan: Kontrollü alan olarak değerlendirilmeyen ve kişisel doz ölçümü gerektirmeyen, ancak radyasyonla çalışanların radyasyona maruz kalma potansiyelinin bulunması nedeniyle, alandaki radyasyon seviyelerinin düzenli olarak izlenmesini gerektiren ve radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 1/20’sinin aşılma olasılığı olup 3/10’unun aşılması beklenmeyen alanları,'' kuralına; (e) bendinde, ''İyonlaştırıcı radyasyon: Maddesel ortamdan geçerken onunla etkileşerek iyon çiftleri oluşturabilen X ışını, gama ışını gibi elektromanyetik ışınlarla, kinetik enerjileri olan yüklü parçacıklar, ağır iyonlar ve serbest nötronlar gibi tanecik karakterli ışınımları,'' kuralına; (f) bendinde, ''İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı: İyonlaştırıcı radyasyon üreten veya yayan cihazlar ile radyoaktif kaynakları,'' kuralına; (g) bendinde, ''Kontrollü (denetimli) alan: Radyasyondan korunmayı sağlamak veya radyoaktif kirliliğin yayılmasını önlemek amacı ile özel kuralların uygulandığı, radyasyonla çalışanların kişisel doz izlemelerinin yapıldığı, giriş çıkışların kontrole tabi olduğu ve görevi gereği radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 3/10’undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanları,'' kuralına; (j) bendinde, ''Radyasyon alanı: Planlanmış ışınlanmalar nedeniyle halk için belirlenen yıllık doz sınırlarının üzerinde ışınlanma olasılığı olan alanları,'' kuralına; (k) bendinde, ''Radyasyonla çalışan: İyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarıyla yürütülen faaliyetlerde görevi gereği halk için belirlenen doz sınırlarının üzerinde ışınlanma olasılığı olan kişiyi,'' kuralına; (r) bendinde ''Radyonüklit: Doğal veya nükleer reaksiyon ürünü elementlerin radyoaktif formunu,'' kuralına; (ş) bendinde, ''Sağlık izni: 3153 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi ile 657 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanlara verilecek izni, ifade eder.'' kuralına; ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinde, ''(1) Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verilir. Radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (2) Mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (3) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanların maruz kaldıkları dozların, doz sınırlarını aşması hâlinde bu çalışanlar için sağlık kurum ve kuruluşu tarafından sağlık izni hemen kullandırılır. (4) Sağlık izni bölünemez, yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz. (5) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi hesaplanırken doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen süreler, çalışma süresine dahil edilmez.'' kuralına yer verilmiştir.
Anayasa'nın 124. maddesinde, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve kanunlara aykırı olmamak kaydıyla yönetmelikler çıkartılabileceği öngörülmektedir. Bu yetki, genel ve soyut nitelikte hükümler ihtiva eden kanunların detaylandırılması amacını taşımaktadır. Bu çerçevede, kanunda öngörülmeyen bazı hususların yine kanuna aykırı olmamak kaydıyla yönetmeliklerde düzenlenmesi mümkün olabilmektedir. Öte yandan, kanunların uygulanmasını göstermek üzere çıkartılan yönetmeliklerin, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı kural içeremeyecekleri ve idarenin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı da idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Dolayısıyla, idarenin düzenleyici işlemlerinin, başta Anayasa ve kanunlar olmak üzere üst hukuk kurallarına uygun olması gerektiği açıktır.
Yukarıda metinlerine yer verilen radyasyonla ilgili genel tanımlamalar yanında, dava konusu Yönetmelik'e dayanak teşkil eden 657 sayılı Kanun'un 103. maddesi incelendiğinde; hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verileceği kurala bağlanmış olup, dolayısıyla sağlık iznine hak kazanılması açısından, hizmet sırasında doğrudan doğruya radyoaktif ışınlarla çalışma halinin mevcudiyeti yeterli görülerek, ayrıca maruz kalınan radyasyon oranı bakımından bir doz sınırlaması da getirilmemiştir. Böylece, radyoaktif ışınlarla çalışan cihazların kullanıldığı alanlarda görev yapan personele, çalıştığı alanın bir sonucu olarak, diğer toplum üyesi kişilerden daha fazla radyoaktif ışınlara maruz kaldıkları göz önünde bulundurulmak suretiyle, radyoaktif ışınlar yoluyla vücutlarında oluşabilecek muhtemel tahribatları onarmak amacıyla, diğer kamu görevlilerine mevzuatla tanınan yıllık izne ek olarak sağlık izni adı altında otuz gün daha fazla izin kullanma hakkının tanındığı anlaşılmaktadır.
Kanun'un sağlık izninin verilmesine yönelik söz konusu açık hükmüne rağmen, dava konusu Yönetmelik'in ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesiyle, sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışan personele, yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verileceği, sağlık izni süresinin, çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak, Yönetmelik'in eki Ek-2'de yer alan sağlık izni tablosunda belirtilen çalışma süresine göre belirleneceği, mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazların kullanılması durumunda da, kontrollü alanlarda fiilen çalışılan sürelerin dikkate alınacağı, doz sınırlarının aşılması halinde sağlık izninin hemen kullandırılmasının, kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanlar için geçerli olacağı ifade edilmiş olup, sağlık izni süresi hesaplanırken, çalışma süresine dahil edilmeyen sürelerin hesabında da sadece kontrollü alan yönünden belirleme yapılmıştır.
Yönetmelik'in 8. maddesi uyarınca sağlık iznine hak kazanılması durumunda, anılan iznin ne şekilde hesaplanacağına ilişkin Ek-2 sayılı ''Sağlık İzni Tablosu''nda, 0-50 saatlik çalışma süresine 1 gün izin hakkı tanınarak, devamında 50 saatlik arttırım süreleriyle, en son aşamada 1451-1500 saatlik çalışma süresi için 30 günlük sağlık izni süresi belirlenmiştir. Böylece, Kanun'un 103. maddesinden farklı olarak, Yönetmelik'te belirtilen kriterlerin sağlanması durumunda, 50 saatlik çalışma sürelerine göre, gün bazında hesaplama yapılmıştır.
Bu durumda, 657 sayılı Kanun'un hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izninin verileceği yönündeki açık hükmüne rağmen, dava konusu Yönetmelik ile Kanun hükmünü kısıtlayıcı şekilde, sağlık izni kullanımı açısından birtakım kriterler getirilmek suretiyle, radyasyona maruziyeti bulunan çalışanların kanunen tanınan haklarının sınırlandırılmasına yol açılmıştır.
Bu durum karşısında; Kanun'un uygulanmasını göstermek üzere çıkartılan Yönetmelik hükmünün, üst hukuk normlarına aykırılık teşkil ettiği ve idarenin bu alandaki düzenleme yetkisini, Kanun ile getirilen hükümleri aşacak şekilde kullandığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, ikinci fıkrası, beşinci fıkrası ile Yönetmeliğin ekinde yer alan "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali gerektiği görüşüyle, kararın bu düzenlemelere ilişkin kısımlarına katılmıyoruz.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim