Danıştay danistay 2023/3158 E. 2025/2742 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/3158
2025/2742
27 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3158
Karar No : 2025/2742
DAVACI : ... Sendikası (...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN KONUSU : 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla
13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan "İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik"in;
1\. ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile (g) bendinde geçen ''ardışık beş yılın ortalaması olan'' ibaresinin,
2\. ''İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklit ile çalışanların çalışma esasları'' başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasının,
3\. ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkralarının,
4\. ''Uyum sağlanması'' başlıklı Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında geçen ''beş yıl'' ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrasının,
5\. Anılan Yönetmeliğin ekinde yer alan "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun,
iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmelik hükümleriyle iyonlaştırıcı radyasyon
kaynakları ile çalışanların kazanılmış haklarının ihlal edildiği, bu kapsamdaki personelin, daha fazla çalıştırılarak, sağlık izninden daha az hatta hiç yararlandırılmamasına yol açıldığı, personelin iş sağlığı ve güvenliği haklarının göz ardı edildiği, oysa 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda kamu ve özel sektöre ait bütün iş ve işyerleri ile buralarda çalışanlara faaliyet konularına bakılmaksızın bu Kanun’un uygulanacağının belirtildiği, ilgili mevzuatta radyoaktif maddelerle ve radyasyon yayan her türlü cihazla çalışılan işlerin, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfında yer aldığı, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği ile çalışma ortamına ilişkin önlemlerin alınmasına dair çok sayıda uluslararası sözleşmenin bulunduğu,
Yönetmeliğin ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile (g) bendinde geçen ''ardışık beş yılın ortalaması olan'' ibaresi yönünden;
Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (g) bentlerinde gözetimli ve kontrollü (denetimli) alan tanımlarının yer aldığı, Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından
çıkarılan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği’ne uygun tanımlamalara yer verilmesine karşılık, yıllık doz limiti yerine ‘’ardışık 5 yılın ortalaması olan’’ kriteri getirilerek, Yönetmelikteki tanımın dışına çıkıldığı, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği’ndeki yıllık doz limitlerinin esas alınmasının insan sağlığı bakımından şart olduğu, iptali istenilen ibarenin, sağlık hakkı ile özel ve aile hayatına saygı hakkı bakımından hukuka aykırı olduğu, böylece 5 yıl boyunca ani doz limiti artışı olmaz ise herhangi bir şey yapılmayacağı anlamının çıktığı,
''İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklit ile çalışanların çalışma esasları'' başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrası yönünden;
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u uyarınca çıkarılan Yönetmeliklerde, radyasyon kaynakları ile çalışanların tehlikeli ve çok tehlikeli işler yaptığı kabul edilerek, bu çalışanların günlük 7,5 saatten az çalışması gerektiği ile fazla çalışma yapılmasının yasaklandığının belirtildiği, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’ne göre yataklı tedavi kurumlarında nöbetin 16 veya 24 saatlik çalışma biçiminde yürütüldüğü, pratikte günlük 7 saat olacak şekilde nöbet uygulaması olmadığı, bu düzenleme ile radyasyon kaynakları ile çalışanlara gönüllülük adı altında fazla çalışmanın önünün açıldığı, oysa bu kişilerin fazla çalıştırılmayarak, gece çalışmasından uzak tutulmalarının gerektiği,
''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları yönünden;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 103. maddesindeki açık hükme aykırı düzenleme yapılmasının kanunilik ilkesiyle bağdaşmadığı, radyasyon kaynakları ile çalışanların sağlık izinlerini kullanmasının kontrollü alanlarda çalıştıkları sürelere bağlı olarak sınırlandırılmasının, sebep, amaç ve şekil yönünden hukuka aykırı olduğu, sadece kontrollü alanlarda çalışanlara bu hakkın tanınacağının belirtilmesinin, gözetimli alanlarda geçecek sürenin veya yapılacak çalışmanın karşılığında sağlık izni kullanılamayacağı anlamına geldiği, sağlık çalışanlarının pandemi döneminde olağanüstü gayretle mücadele etmelerine rağmen, mali ve sosyal haklarını geliştirmek yerine daha fazla çalıştırılarak daha az özlük hakkından yararlandırılmayı içerecek düzenlemelere muhatap oldukları, sadece kontrollü alanlarda çalışanların doz aşımı halinde hemen sağlık iznine çıkarılmasının da, eksik düzenleme niteliğini taşıdığından iptalinin gerektiği,
''Uyum sağlanması'' başlıklı Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında geçen ''beş yıl'' ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrası yönünden;
Madde kapsamında beş yıllık bir geçiş süresinin öngörüldüğü, ancak radyasyon gibi hastalığa yol açan somut bir durum halinde bu sürenin getirilmesinin hukuka aykırı olduğu, böylece çalışanların 5 yıla kadar radyasyon riskine maruz bırakılacakları, Yönetmeliğin ‘’Bina durumu ve fiziki şartlar’’ başlıklı 5. maddesinin ondördüncü fıkrasında, merkezde hizmet alanlarının tüm kapılarının, acil durumda çıkışa engel olmayacak şekilde otomatik kayar kapı veya dışarı doğru açılabilen kapılar olmasının sağlanacağının belirtildiği, Geçici 1. maddenin ikinci fıkrasında ise, bu hükmün, Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla faal halde bulunan mevcut merkezler için uygulanmayacağının düzenlendiği, oysa
tüm merkezlerin Yönetmeliğe uygun hale getirilmesinin gerektiği, mevcut merkezler bakımından istisna getirilmesinin, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağdaşmadığı,
Anılan Yönetmelik'in eki EK-2'de yer alan ''Sağlık İzni Tablosu'' yönünden;
Yönetmelik eki tablo incelendiğinde; ilgili mevzuat hükümleri uyarınca yıllık 30 gün şeklinde düzenlenen sağlık izninin kademeli şekilde kullandırılacağının anlaşıldığı, oysa davalı idarenin dayanağını Kanun'dan almayan bir yetkiyi kullanamayacağı, Anayasa’da düzenlenen sağlık hakkı ile özel hayata saygı hakkına aykırı düzenlemenin iptalinin gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI : Anayasa hükmü ile sağlık alanında Devlete yüklenen ödevlerin, I sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve diğer Kanun hükümleri uyarınca Bakanlık eliyle yürütüldüğü, aynı Kararname’nin 508. maddesi ile düzenleme yapma yetkisinin tanındığı, 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 3. maddesine istinaden, 27/04/1939 tarih ve 2/10857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname'nin yayımlandığı ve anılan Nizamname ile 3153 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile düzenlenmesi öngörülen konulara yer verildiği, 30/01/2010 tarih ve 27478 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5947 sayılı Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9. maddesiyle 3153 sayılı Kanun'a ilave olunan Ek 1. madde ile iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresinin 35 saat olarak düzenlendiği, böylece Nizamname ile iyonlaştırıcı radyasyonla çalışan personel için öngörülen 25 saatlik haftalık çalışma süresinin, 35 saate çıkartılarak üst sınır belirlendiği, idareye iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personele mevzuata yönelik belirtilen doz sınırlarının üzerinde radyasyona maruz kalma olasılığı gözetilerek öngörülen azami çalışma süresinden daha kısa çalışma süreleri belirlemesi ve doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirlerin yönetmelikle belirlenmesi konusunda yetki verildiği, akabinde anılan Nizamname’nin 25/06/2021 tarih ve 31522 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 24/06/2021 tarih ve 4144 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda yürürlükten kaldırıldığı, sağlık hizmet sunumu kapsamında tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetlerinin planlanması, sınıflandırılması ile bu hizmetlerin sunulduğu sağlık kurum ve kuruluşların faaliyetlerine, standartlarına ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği’nin 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu ve 21. maddesi ile de 05/07/2012 tarih ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları ile Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmeliğin
yürürlükten kaldırıldığı, ayrıca sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetleri, nükleer tıp hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı maruziyetine karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ile iyonlaştırıcı radyasyon ve radyoaktif maddeyle çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemek amacıyla da 3153 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 2. ve 103. maddelerine dayanılarak hazırlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklid Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu, dava konusu Yönetmeliğin hazırlık çalışmalarının her aşamasında iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarına ilişkin düzenleme, değerlendirme, yetkilendirme ve denetleme görevlerini yürüten Nükleer Düzenleme Kurumu ile ortak çalışma yürütüldüğü, keza mülga Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan ve 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği’nde denetimli ve gözetimli alanlar tanımlanarak yıllık doz sınırlarının düzenlendiği, iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının kullanıldığı kurum ve kuruluşlarda radyasyon güvenliğinin sağlanması yönündeki hususlar, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği ve Radyasyon Güvenliği Tüzüğü başta olmak üzere Nükleer Düzenleme Kurumu mevzuatında düzenlenmiş olmakla birlikte, dava konusu Yönetmelik'te de 3153 sayılı Kanun uyarınca, sağlık kurum ve kuruluşlarında tıbbi radyasyon uygulamalarına ve tıbbi ışınlamalara ilişkin güvenlik tedbirlerine yer verildiği, dolayısıyla radyasyon alanlarında esas olan radyasyon güvenliğine ilişkin tedbir almak olduğundan, Yönetmelikte de idare tarafından bu alanlarda çalışan personelin sağlığını korumak için alınması gereken tedbirlerin açıkça belirtildiği, Yönetmelik’te “radyasyon görevlisi” değil, Kanun’un lafzına uygun olarak “iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı” tanımlamasının getirildiği, 657 sayılı Kanun’un 103. maddesinin son fıkrasında, radyoaktif ışınlarla çalışan personele bir aylık sağlık izni verileceğinin düzenlendiği, Yönetmelik’te ise, 3153 sayılı Kanun’un Ek 1. ve 657 sayılı Kanun’un 103. maddelerine uygun olarak iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyoaktif madde ile çalışan ve böylece zararlı radyasyona maruz kalan personele yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verileceğinin daha açık ifade edildiği, özellikle ERCP, Anjiografi cihazları ile çalışan personelin de kapsama alınmasının amaçlandığı, dolayısıyla iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olarak kabul edilemeyen manyetik rezonans, ultrason ve doppler cihazları ile yapılan çalışma sürelerinin karşılığında radyasyona maruziyet olmadığından, bu süreler için sağlık izni verilemeyeceği, Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı denetimli alanlarda çalışanlara ibaresi ile radyasyon kaynağı ile fiilen çalışması olan ve olmayan arasında radyasyona maruz kalma açısından bir ayrım yapılması zorunluluğunun ortaya konulması gerektiğinden, bu ibarede üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı, aynı fıkranın ikinci cümlesi yönünden ise, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile ibaresinin, iyonlaştırıcı radyasyon
kaynağı olmayan cihazlarla çalışanların radyasyona maruziyetleri olmadığı için bu haktan yararlanmalarına imkan bulunmadığını vurgulamak adına Kanun’a uygun olarak düzenlendiği, sağlık izninin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile denetimli alanlarda fiilen çalışılan süreler dikkate alınarak, sağlık izni tablosunda belirtilen çalışma süresine göre belirlendiği, mülga Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuz’da denetimli ve gözetimli alan tanımlanarak, genel özellikleri ile radyasyon alanlarının ve çalışanların sınıflandırılmasına ilişkin örneklere tablolar halinde yer verildiği, radyasyon alanlarının denetimli ve gözetimli olarak ikiye ayrılmasında, esas olarak radyasyon kaynaklarının özellikleri ile kaynağın ve kullanıldıkları alanın zırhlama özelliklerinin göz önüne alındığı, uygulamaya ve radyasyon kaynağının türüne göre değişmekle birlikte, genellikle radyasyon kaynaklarının bulunduğu yerler denetimli, bu yerlere bitişik alanların da gözetimli alan olarak sınıflandırılabileceği, radyasyon dozu alma olasılığı açısından, denetimli alanlarda çalışmanın gözetimli alanlarda çalışmaktan daha riskli olduğu, aynı şekilde gözetimli alanlarda çalışanların radyasyon dozu alma olasılığının, radyasyon alanı olmayan alanlarda çalışanlardan daha yüksek olduğu, radyasyon alanlarının belirlenmesi ve sınıflandırılmasında, kişiler tarafından alınan radyasyon dozlarının değil de, bu dozların alınma olasılığının esas alındığı, bu nedenle sınıflandırma yapılırken, potansiyel ışınlama durumlarının da dikkate alınmasının gerektiği, dolayısıyla iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin, bu çalışanların iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak belirlenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı,
Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki ‘’Bu Yönetmeliğin eki Ek-2’de yer alan "Sağlık İzni Tablosu'nda belirtilen çalışma süresine göre’’ ibaresine bakıldığında, radyasyona maruz kalan personel için farklı çalışma koşulları belirlenmesindeki temel amacın, bu kişilerin maruz kaldığı radyasyon etkisinin minimum düzeye düşürülmesi suretiyle sağlıklarının korunması olduğu, bunun için de bazı yasalarda birçok düzenleme getirildiği, 657 sayılı Kanun’un 103. maddesindeki bir aylık sağlık izni yanında, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 40. maddesinde de radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işler için fiili hizmet süresi zammına esas 90 gün sürenin eklendiği, 3153 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinde belirtilen haftalık 35 saatlik çalışma süresi ve takvim yılı 52 hafta olarak dikkate alındığında, 35 saat x 52 hafta = 1840 saat olarak hesaplanması gerekirken personelin 30 günlük yıllık izin hakkı ve maksimum 30 günlük sağlık izni hakkı düşülerek, 1840 saat yerine 1500 saat üzerinden hesaplama yapıldığı ve sağlık izni tablosunun düzenlendiği, 1500 saat iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personelin, 42 haftalık fiili çalışma süresi ile 657 sayılı Kanun kapsamında 30 günlük sağlık iznini kullanabildiği, çalışma çizelgelerine göre yılın bazı aylarında iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olarak kabul edilemeyen cihazlarla ya da raporlama hizmeti sundukları zamanlarda, bu personelin, radyasyona maruz kalma ihtimali olmadığından bu süreler düşülmek suretiyle, yılın tamamında denetimli alanlarda iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personel arasındaki farkın, kullanılacak sağlık izni sürelerinin belirlenmesi ile giderilmeye çalışıldığı, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile bu cihazların bulunduğu denetimli alanlarda çalışanların etkin doz aşımı halinde sağlık izni kullanabileceği, doz aşımı halinin de ancak iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile yapılan çalışma neticesinde oluşmasının mümkün olabildiği, dolayısıyla iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihazlarla yapılan çalışmada radyasyona maruziyet olmadığına göre doz aşımından bahsedilemeyeceğinden, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı olarak kabul edilmeyen bu çalışmalar için idarece hemen verilmesi gerekli bir sağlık izninin olduğundan bahsedilemeyeceği, sonuçta; dava konusu ibareler üst hukuk normları ile hizmetin gereklerine uygun olup, hukuka aykırı ve iptalini gerektirir bir durum bulunmadığından haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla
13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in iptali istenilen düzenlemelerin üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulan ve 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) ve (g) bentlerinde geçen ''ardışık beş yılın ortalaması olan'' ibaresinin, 7. maddesinin 3. fıkrasının, 8. maddesinin 1, 2, 3 ve 5. fıkralarının, Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında geçen ''beş yıl'' ibaresi ile aynı maddenin 2. fıkrasının, Yönetmelik'in eki EK-2'de yer alan ''Sağlık İzni Tablosu''nun iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ''Yönetmelikler'' başlıklı 124. maddesinin birinci fıkrasında, ''Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.''
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Amaç" başlıklı 2. maddesinde, Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler. Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulur.", "Yıllık izinlerin kullanılışı" başlıklı 103. maddesinin 3. fıkrasında, "Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir."
28/4/1937 tarih ve 3591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 3. maddesinde, "Birinci maddede yazılı müesseselerin bina vasıfları ve hastalarla mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarının elektrik cereyanı ve röntgen şuaı ve radiyom arızalarından korunacak tertiplerle bunlara ait levazımın şartları ve radiyom için bir müessesede bulunması lazımgelen en az miktar ve elektrikle tedaviye mahsus aletlere ait vasıf ve şartlar hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.", 4. maddesinde, "Birinci maddede yazılı müesseseler dışında tedavi maksadile açılan diğer her nevi fizyoterapi ve bunlara benzer müesseseler de izne tabi olup bunların vasıf ve şartları hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.", bu Kanuna 21/1/2010 tarih ve 5947 sayılı Kanunun 9. maddesiyle eklenen Ek Madde 1 de; "İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunla, radyasyonla çalışan personele yönelik belirtilen doz sınırlarının üzerinde radyasyona maruz kalma olasılığı gözetilerek Yasada öngörülen azami çalışma süresinden daha kısa çalışma süreleri belirlemesi ve doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirlerin Yönetmelikle belirlenmesi konusunda idareye yetki verilmiştir.
21/01/2010 günlü 5947 sayılı Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9. maddesi İle 3153 Sayılı Radyoloji Radyum Ve Elektrikle Tedavi Ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanuna Eklenen Ek Madde 1'in iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine açılan davada verilen 16/07/2010 tarih ve E:2010/29, K:2010/90 sayılı kararda; " ... İptal istemine konu olan 5947 sayılı Yasa'nın 9. maddesindeki düzenleme, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresinin 35 saat olduğunu belirten bir kuraldır. Maddede, 35 saat olarak belirtilen süre, haftalık yapılacak azami çalışmanın ne kadar olacağını göstermektedir. Ayrıca Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri çalışılacak sürenin belirlenmesinde dikkate alınacaktır. Çünkü dava konusu maddenin ikinci tümcesinde doz limitlerinin aşılması durumunda haftalık çalışma süresinin 35 saatin altına düşebileceği anlaşılmaktadır. Maddenin son tümcesinde ise doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer önlemlerin Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği kural altına alınmıştır. ...Ayrıca idarenin, dava konusu kurala veya 657 sayılı Yasa'nın 99. maddesine dayanarak çıkaracağı tüzük veya yönetmelikle yasada öngörülen azami çalışma süresinden daha kısa çalışma süreleri belirleyebileceği kural altına alınmıştır. ... Diğer taraftan, iptal istemine konu maddenin ikinci tümcesinde, çalışma sürelerinin belirlenmesinde Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitlerinin de dikkate alınacağı belirtilmiştir. Yönetmelikte belirlenen radyasyon dozu limitlerinin haftalık 35 saatten daha kısa bir çalışma süresinde aşılması durumunda bu personelin çalışma süresinin Yasada belirlenen 35 saatten daha az olabileceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle dava konusu kuralın, radyasyonla teşhis ve tedavi merkezlerinde çalışan personelin maddi ve manevi varlıklarının gelişmesini engelleyen, çalışanların dinlenme haklarını ihlal ederek sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama haklarını sınırlayan bir niteliği bulunmamaktadır. ... İptal istemine konu Ek Madde 1'in ikinci ve üçüncü tümcelerinde; radyasyon dozu limitlerinin belirlenmesi, doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler, doz limitlerinin aşılması halinde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer önlemlerin, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. ... Radyasyon doz limitlerinin çalışılan kurum veya bölüme göre farklılık gösterebileceği gibi teknolojik gelişmelerle de bu limitlerin zaman içinde değişmesi olasıdır. Bu nedenle radyasyon doz limitlerinin belirlenmesi veya bu limitlerin aşılmaması için alınacak önlemlerin tespitinin idareye bırakılmasında Anayasa'ya aykırılık bulunmamaktadır. ... İdareye bırakılan diğer bir konu ise doz limitlerinin aşılması halinde izinle geçirilecek sürelerin belirlenmesi ile ilgilidir. Radyasyonla tedavi hizmetlerinde çalışan personelin yukarıda da açıklandığı üzere üç ayrı izin hakkı bulunmaktadır. Bunlardan ilki, devlet memuru olmaları nedeniyle kullanacakları ücretli yıllık izinleri; ikincisi, her yıl, yıllık izinlerine ilaveten kullanacakları bir aylık sağlık izni (657 sayılı DMK m.103); üçüncüsü ise dava konusu fıkrada yer verilen ve doz limitlerinin aşılması halinde kullanacakları izin. Bu izinlerden yıllık ücretli izin, devlet memuru olmakla; sağlık izni ise radyasyonla teşhis veya tedavi yapılan bir bölümde çalışmakla hak kazanılan izinlerdir. Dava konusu kuralda yer verilen ve radyasyon doz limitlerinin aşılması halinde izinle geçirilecek süre için aynı şeyleri söylemek olanaklı değildir. Her şeyden önce bu iznin kullanılması, çalışan üzerinde belirlenen radyasyon doz limitlerinin aşılması koşuluna bağlıdır. Belirlenen doz limitlerinin aşılmadığı dönemlerde çalışan için böyle bir izin hakkının doğmayacağı açıktır. Diğer taraftan iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerlerde, radyasyon doz limitlerinin aşılması halinde kullanılacak iznin süresi, aşılan dozun oranına bağlı olarak değişkenlik gösterecektir. Aşılan radyasyon doz oranı çok az olduğunda, kullanılacak izin süresi saatle ifade edilebilirken, bu oranın artması durumunda gün, belki haftalarla ifade edilen bir izin söz konusu olabilecektir. Bu nedenle kullanılması doz limitlerinin aşılması koşuluna bağlı olan ve aşılan doz oranına göre değişkenlik gösterecek izin süresinin ayrıntılı olarak yasada belirlenmesi olanaklı olmadığından, bu konunun düzenlenmesinin yürütme organının takdir yetkisine bırakılması Anayasaya aykırılık oluşturmaz." gerekçesiyle iptal istemi reddedilmiştir.
Sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemek amacıyla3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un 3. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 2. ve 103. maddeleri ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 11. maddesine dayanılarak 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve 13/04/2022 tarih, 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.
Bu Yönetmeliğin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının, (d) bendinde; Gözetimli alanın kontrollü alan olarak değerlendirilmeyen ve kişisel doz ölçümü gerektirmeyen, ancak radyasyonla çalışanların radyasyona maruz kalma potansiyelinin bulunması nedeniyle, alandaki radyasyon seviyelerinin düzenli olarak izlenmesini gerektiren ve radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 1/20’ sinin aşılma olasılığı olup 3/10’unun aşılması beklenmeyen alanları, (g) bendinde; Kontrollü (denetimli) alanın, radyasyondan korunmayı sağlamak veya radyoaktif kirliliğin yayılasını önlemek amacı ile özel kuralların uygulandığı, radyasyonla çalışanların kişisel doz izlemelerinin yapıldığı, giriş çıkışların kontrole tabi olduğu ve görevi gereği radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 3/10’undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanları ifade ettiği belirtilmiştir.
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan ve 24/03/2000 tarih ve 23999 sayıı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'nin "Radyasyon alanlarının sınıflandırması" başlıklı 15. maddesinde; "Maruz kalınacak yıllık dozun 1 mSv değerini geçme olasılığı bulunan alanlar radyasyon alanı olarak nitelendirilir ve radyasyon alanları radyasyon düzeylerine göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılır:
a) Denetimli Alanlar: Radyasyon görevlilerinin giriş ve çıkışlarının özel denetime, çalışmalarının (Değişik ibare:RG-3/6/2010-27600) radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı olduğu ve görevi gereği radyasyon ile çalışan kişilerin ardışık beş yılın ortalama yıllık doz sınırlarının 3/10'undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanlardır.", b) Gözetimli Alanlar: Radyasyon görevlileri için yıllık doz sınırlarının 1/20'sinin aşılma olasılığı olup, 3/10'unun aşılması beklenmeyen, kişisel doz ölçümünü gerektirmeyen fakat çevresel radyasyonun izlenmesini gerektiren alanlardır." şeklinde tanımlara yer verilmiş, 10. maddesinin (a) bendinde de; "Radyasyon görevlileri için etkin doz ardışık beş yılın ortalaması 20 mSv'i, herhangi bir yılda ise 50 mSv'i geçemez. El ve ayak veya cilt için yıllık eşdeğer doz sınırı 500 mSv, göz merceği için 150 mSv'dir. Cilt için en yüksek
radyasyon dozuna maruz kalan 1 cm2'lik alanın eşdeğer dozu, diğer alanların aldığı doza bakılmaksızın ortalama cilt eşdeğer dozu olarak kabul edilir."kuralı ile yıllık doz doz sınırları belirlenmiştir.
Buna göre radyasyon görevlileri için etkin dozun ardışık beş yılın ortalamasının 20mSv'İ herhangi bir yılda ie 50 mSv'i geçmeyeceği açıkça düzenlenmiştir.
Dava konusu Yönetmelik hazırlanırken iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarına ilişkin düzenleme, değerlendirme, yetkilendirme ve denetleme görevini yürüten Nükleer Düzenleme Kurumu ile işbirliği yapıldığı, Radyasyon Yönetmeliği ve Radyasyon Tüzüğü göz önüne alınarak anılan tanımlamaların yapıldığı, dolayısıyla davalı idarenin radyasyon güvenliğine ilişkin çalışan personelin sağlığını koruyacak tedbirlere yönelik yükümlülüğünü yerine getirdiği anlaşıldığından, iptali istenilen maddede yer alan "ardışık beş yılın ortalaması" ibaresinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin "İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklit ile çalışanların çalışma esasları" başlıklı 7. maddesinin 3. fıkrasında, Radyasyonla çalışanların çalışma şeklinin birinci fıkrada belirtilen çalışma süresini aşmamak kaydıyla, hizmetin etkinlik ve sürekliliğinin sağlanması bakımından vardiya veya nöbet şeklinde düzenlenebileceği belirtilmiştir.
3153 sayılı Kanunun Ek 1. maddesine göre iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresinin 35 saat olduğu göz önüne alındığında, söz konusu çalışma süresi dikkate alınarak, dava konusu düzenlemeyle vardiya veya nöbet şeklinde çalışmaların düzenlenebileceği yönünde getirilen kuralın sağlık hizmetinin etkinlik ve sürekliliğini sağlama amacını taşıdığı anlaşıldığından, söz konusu kuralda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin "Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinde, "(1) Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verilir. Radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (2) Mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir.(3) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanların maruz kaldıkları dozların, doz sınırlarını aşması hâlinde bu çalışanlar için sağlık kurum ve kuruluşu tarafından sağlık izni hemen kullandırılır., (4) Sağlık izni bölünemez, yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz.(5) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi hesaplanırken doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen süreler, çalışma süresine dahil edilmez." kuralına yer verilmiştir.
Yönetmelik eki EK-2 de "Sağlık İzni Tablosu"na yer verilmiş, bu tabloda çalışma sürelerine göre yararlanılacak izin süreleri belirtilmiştir.
Genel ve özel kanun hükümlerinin uygulanmasında bir kanun yürürlükte iken yeni bir kanun yada kanun maddesi yürürlüğe konulmuş ve her ikisi de özel ya da genel kanun niteliğindeyse uyuşmazlığa yeni kanun hükümleri uygulanır. Genel hüküm, konuyu ana hatlarıyla düzenlemekteyken özel hüküm genel hükümde düzenlenen şeyin belli bir parçasını, belirli bir türünü düzenler veya genel hükümde düzenlenen şeye yer, zaman, konu ve kişi bakımından istisnalar getirir; dolayısıyla birbiriyle ilgili olan veya çatışan iki normdan uygulama alanı daha geniş olan genel, daha dar olan ise özel hükümdür. Genel ve istisna hükümlerinin aynı kanun koyucu tarafından getirildiği dikkate alındığında aynı konuyla ilgili olarak önceki düzenlemeden sonra yeni bir düzenleme yapılmışsa kanun koyucunun iradesinin artık yeni kanun hükmünün uygulanması yönünde olduğunun kabulü gerekir.
657 sayılı Yasada yıllık kullanılacak sağlık izin süresi belirlenmiş, bu Yasada sağlık izni kullanmak için radyoaktif ışınlarla çalışmak yeterli görülmüş, 3153 sayılı Yasaya daha sonra eklenen Ek1. madde ile iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi belirlenerek bu yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin sağlık izni kullanacakları, doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alındığından Yönetmelikte belirlenen radyasyon dozu limitlerinin haftalık çalışma süresinde aşılması durumunda da bu personelin çalışma süresinin daha az olabileceği anlaşılmaktadır.
3153 sayılı Kanun, 657 sayılı Kanuna göre özel kanun niteliğinde olduğu gibi bu Kanunun Ek 1 inci maddesi, 657 sayılı Kanunun "Yıllık izinlerin kullanılışı" başlıklı genel hüküm olan 103. maddesinden daha sonra sonra yürürlüğe konulduğundan 657 sayılı Yasanın 103. maddesinde belirtilen sağlık iznine ilişkin düzenlemeler yapılırken 3153 sayılı Yasaya 5947 sayılı Yasa ile eklenen yeni hükmün dikkate alınması gerektiği açıktır. Kaldı ki yeni düzenlemede 657 sayılı Kanunla genel kural olarak getirilen yıllık sağlık izin süresini kısıtlayan veya bu hükümle çelişen bir ifadeye de yer verilmemiştir.
Davaya konu Yönetmelik incelendiğinde, sağlık iznine ilişkin düzenlemeler yapılırken 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliğindeki Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından radyasyonla çalışanlar ve halk için belirlenen doz sınırlarına esas alınmak suretiyle belirlenen yıllık doz sınırlarının aşılma olasılığı olup olmadığı gözetilmek suretiyle, radyasyon alanı, kontrollü (denetimli) alan ve radyasyonla çalışan tanımlamaları yapılarak iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanların ve mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan radyasyonla çalışanların sağlık izinlerinin, bu alanlarda çalışma süreleri gözetilerek belirlendiği, diğer taraftan belirtilen tanımlamaların Türkiye Atom enerjisi
Kurumunun "Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuz"da belirtilen alanlar ve özellikleriyle ve 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği ile 26/4/2022 tarihli ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliğindeki tanımlamala ile örtüştüğü anlaşılmaktadır.
Çalışılan radyasyon veya kontrollü alana göre radyasyon doz limitleri farklılık gösterebileceği gibi teknolojik gelişmelerle ve alınan önlemlerle teşhis, tedavi, araştırma veya kalibrasyonda kullanılan ve radyasyon yayan tıbbi cihazların radyasyon limitlerinin zaman içinde değişebileceği tartışmasız olduğundan sağlık izni ve bu hakkın kullanımında esas alınan radyasyonla çalışanların bu alanlardaki çalışma süresi ile maruz kalacakları doz limitlerinin belirlenmesi önem kazanmaktadır.
Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. ve 2. fıkralarındaki düzenlemelerle de, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerle yapılan çalışmaları gereği iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı kabul edilen personelin, bu çalışmaları karşılığı gelen gün kadar sağlık izni kulladırılmasının amaçlandığı, yılın bazı aylarında iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı kabul edilmeyen cihazlarla ya da raporlama hizmeti sundukları zamanlarda ise bu personelin radyasyona maruz kalma ihtimali olmadığı gözetilerek, söz konusu süreler düşülmek suretiyle, yılın tamamında denetimli alanlarda iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personel ile arasındaki farkın, kullanılacak sağlık sürelerinin belirlenmesi ile giderilmeye çalışıldığı, dolayısıyla denetimli alanlarda veya radyasyon kaynakları ile sürekli ve fiilen çalışan personelin yaşam ve sağlık hakkı gözetilerek radyasyonun olumsuz etkilerinden azami koruma amacı taşıdığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izini süresinin, bu çalışanların iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak belirlenmesinde hukuka aykırılık bulumamaktadır.
Ayrıca; 8. maddenin 3. fıkrasında; personelin iş sağlığı ve güvenliği ön planda tutularak ani doz limiti artışı durumunda sağlık iznin hemen kullandırılması yönünde düzenleme yapıldığı görüldüğünden, hukuka aykırılık görülmemiştir.
Diğer yandan; sağlık izni, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde fiilen çalışan personele sağlıklarını korumak için tanınan bir hak olup, sağlık izin süreleri de radyasyonla çalışanlar ve halk için belirlenen doz sınırlarına esas alınmak suretiyle belirlenen yıllık doz sınırlarının aşılma olasılığı olup olmadığı gözetilmek suretiyle bir takvim yılı içerisinde bu alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak başka bir deyimle radyasyona maruz kalma durumuna göre belirlenmektedir.
Bu nedenle doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen sürelerde sağlık iznin verilmesine neden olan radyasyona maruz kalma durumu söz konusu olmadığından bu sürelerin sağlık izni için belirlenen çalışma sürelerine dahil edilmemesi yönündeki Yönetmeliğin 8. maddesinin 5. fıkrasında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla faal hâlde bulunan merkezlerin radyasyon alanlarının bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl içinde bu Yönetmelikte yer alan hükümlere uyumlu hâle getirileceği, ikinci fıkrasında da, bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinin 14 üncü fıkrasının bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla faal halde bulunan mevcut merkezler için uygulanmayacağı düzenlenmiştir.
Yönetmeliğin 5. maddesinde; radyasyon güvenliğini sağlamak amacıyla bina durumu ve fiziki şartlar, 6. maddede güvenlik için alınması gereken tedbirler ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş olup, bu maddelerde yapılması öngörülen işlerin kapsamı göz önüne alındığında, bina ve fiziki koşulların ve güvenlik önlemlerinin Yönetmelikte yer alan hükümlere uyumlu hâle getirilmesi belli bir süreç alacağından, davalı idarece öngörülen beş yıllık sürenin takdir hakkı çerçevesinde belirlendiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; Yönetmeliğin 15. maddesinin 14. fıkrasında, "Merkezde, hizmet alanlarının tüm kapılarının, acil durumda çıkışa engel olmayacak şekilde otomatik kayar kapı veya dışarı doğru açılabilen kapılar olması sağlanır." kuralının, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla faal halde bulunan merkezler için uygulanmayacağı yolundaki düzenlemede de; istisnai olarak mevcut merkezlerdeki kapıların durumuna ilişkin olarak kazanılmış haklarının korunmasının amaçlandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; söz konusu düzenlemeler ile Anayasa Mahkemesinin anılan kararı birlikte değerlendirildiğinde, radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personelin maruz kalacağı radyasyon doz limitlerine göre izinle geçirilecek sürelerin belirlenmesi, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları belirlemek konusunda yetki verilen idarece, hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini temin etmek amacıyla hazırlanarak yürürlüğe konulan davaya konu Yönetmeliğin iptali istenilen 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) ve (g) bentleri, 7. maddesinin 3. fıkrası, 8. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları, Geçici 1. maddesi ile Yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan düzenlemeler yapılırken takdir yetkisinin, sağlık hizmetinin özellikleri ve hizmet gerekleri gözetilerek üst hukuk normlarına aykırı olmayacak şekilde kullanıldığı sonucuna ulaşıldığından iptali istenilen düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci ve Onuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun' un 10. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca yapılan müşterek toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in; ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile (g) bendinde geçen ''ardışık beş yılın ortalaması olan'' ibaresinin, ''İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklit ile çalışanların çalışma esasları'' başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasının, ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkralarının, ''Uyum sağlanması'' başlıklı Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında geçen ''beş yıl'' ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrasının, anılan Yönetmelik'in eki EK-2'de yer alan ''Sağlık İzni Tablosu''nun iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
23/07/1965 tarih ve 12056 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun “Yıllık İzinlerin Kullanılışı” başlıklı 103. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir." hükmü yer almıştır.
28/4/1937 tarih ve 3591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 3. maddesinde, ''Birinci maddede yazılı müesseselerin bina vasıfları ve hastalarla mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarının elektrik cereyanı ve röntgen şuaı ve radiyom arızalarından korunacak tertiplerle bunlara ait levazımın şartları ve radiyom için bir müessesede bulunması lazımgelen en az miktar ve elektrikle tedaviye mahsus aletlere ait vasıf ve şartlar hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.'' kuralına; Ek-1. maddesinde ise, ''İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' kuralına yer verilmiştir.
12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin amacı; sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemektir.", "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak sağlık hizmeti sunan sağlık kurum ve kuruluşları ile buralardan sağlık hizmeti alan kişileri ve buralarda görev yapan personeli kapsar.", "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik, 19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2 nci ve 103 üncü maddeleri ile 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 11 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.", "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelikte geçen;... d) Gözetimli alan: Kontrollü alan olarak değerlendirilmeyen ve kişisel doz ölçümü gerektirmeyen, ancak radyasyonla çalışanların radyasyona maruz kalma potansiyelinin bulunması nedeniyle, alandaki radyasyon seviyelerinin düzenli olarak izlenmesini gerektiren ve radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 1/20’ sinin aşılma olasılığı olup 3/10’unun aşılması beklenmeyen alanları, e) İyonlaştırıcı radyasyon: Maddesel ortamdan geçerken onunla etkileşerek iyon çiftleri oluşturabilen X ışını, gama ışını gibi elektromanyetik ışınlarla, kinetik enerjileri olan yüklü parçacıklar, ağır iyonlar ve serbest nötronlar gibi tanecik karakterli ışınımları, f) İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı: İyonlaştırıcı radyasyon üreten veya yayan cihazlar ile radyoaktif kaynakları, g) Kontrollü (denetimli) alan: Radyasyondan korunmayı sağlamak veya radyoaktif kirliliğin yayılmasını önlemek amacı ile özel kuralların uygulandığı, radyasyonla çalışanların kişisel doz izlemelerinin yapıldığı, giriş çıkışların kontrole tabi olduğu ve görevi gereği radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 3/10’undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanları,... ş) Sağlık izni: 3153 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi ile 657 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanlara verilecek izni, ifade eder.", "İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklit ile çalışanların çalışma esasları" başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasında, "(3) Radyasyonla çalışanların çalışma şekli, birinci fıkrada belirtilen çalışma süresini aşmamak kaydıyla, hizmetin etkinlik ve sürekliliğinin sağlanması bakımından vardiya veya nöbet şeklinde düzenlenebilir.", "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verilir. Radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (2) Mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (3) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanların maruz kaldıkları dozların, doz sınırlarını aşması hâlinde bu çalışanlar için sağlık kurum ve kuruluşu tarafından sağlık izni hemen kullandırılır. (4) Sağlık izni bölünemez, yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz. (5) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi hesaplanırken doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen süreler, çalışma süresine dahil edilmez.", "Uyum sağlanması" başlıklı Geçici 1. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla faal hâlde bulunan merkezlerin radyasyon alanları, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl içinde bu Yönetmelikte yer alan hükümlere uyumlu hâle getirilir. (2) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinin 14 üncü fıkrası, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla faal halde bulunan mevcut merkezler için uygulanmaz." kuralına, Yönetmeliğin ekinde EK-2’de “Sağlık İzni Tablosu”na yer verilmiştir.
(Mülga) Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan ve 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği’nin "Yıllık doz sınırları" başlıklı 10. maddesinde; "Yıllık doz sınırlan sağlığa zarar vermeyecek şekilde uluslararası standartlara uygun olarak, Kurum tarafından radyasyon görevlileri ve toplum üyesi kişiler için ayrı ayrı belirlenmiştir. Yıllık toplam doz aynı yıl içindeki dış ışınlama ile iç ışınlamadan alınan dozların toplamıdır. Kişilerin, denetim altındaki kaynaklar ve uygulamalardan dolayı bu sınırların üzerinde radyasyon dozuna maruz kalmalarına izin verilemez ve bu sınırlara tıbbi ışınlamalar ve doğal radyasyon nedeniyle maruz kalınacak dozlar dahil edilemez
a) Radyasyon görevlileri için etkin doz herhangi bir yılda 50 mSv'i, ardışık beş yılın ortalaması ise 20 mSv'i geçemez El ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sınırı 500 mSv, göz merceği için 150 mSv'dir
b)Toplum üyesi kişiler için etkin doz herhangi bir yılda 5 mSv'i, ardışık beş yılın ortalaması ise 1 mSv'i geçemez El, ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sınırı 50 mSv, göz merceği için 15 mSv'dir.
c) 18 yaşından küçükler Tüzüğün 6ncı maddesine göre radyasyon uygulaması işinde çalıştırılamazlar. Bu Yönetmeliğin 15inci maddesinin (b) bendinde belirtilen alanlarda, eğitim amaçlı olmak koşuluyla, eğitimleri radyasyon kaynaklarının kullanılmasını gerektiren 16-18 yaş arasındaki stajyerler ve öğrenciler için etkin doz, herhangi bir yılda 6 mSv'i geçemez. Ancak el, ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sınırı 150 mSv, goz merceği için 50 mSv'dir." hükmüne yer verilmiş, “Radyasyon alanlarının sınıflandırılması” başlıklı 15. maddesinde denetimli alanlar, “Radyasyon görevlilerinin giriş ve çıkışlarının özel denetime, çalışmalarının (Değişik ibare: RG-2/6/2010-27600) radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı okluğu ve görevi gereği radyasyon ile çalışan kışilerin ardışık beş yılın ortalama yıllık doz sınırlarının 3/10'undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanlardır."; gözetimli alanlar, “Radyasyon görevlileri için yıllık doz sınırlarının 120'sının aşılma olasılığı olup, 3/L0'unun aşılması beklenmeyen, kişisel doz ölçümünü gerektirmeyen fakat çevresel radyasyonun izlenmesini gerektiren alanlardır.” olarak tanımlanmıştır.
Ayrıca Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan “Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuz RSGD-KLV-005 (Rev.1)”un “Radyasyon Alanları” başlıklı bölümün “2.1. Denetimli Alanlar ve Özellikleri” alt başlıklı bölümünde; "Denetimli alanlar, giriş ve çıkışların özel denetime, çalışmaların radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı olduğu ve radyasyonla çalışanların maruz kalabilecekleri radyasyon dozlarının, yıllık doz sınırlarının 3/10’unu aşma olasılığı olan alanlardır. Bu tanıma göre denetimli alanlar, bu alanlarda çalışan kişilerin, potansiyel ışınlanmalar da göz önüne alındığında, yıllık olarak 6 mSv’in üzerinde etkin doz alma olasılığı bulunan alanlardır." şeklinde, "2.2. Gözetimli Alanlar ve Özellikleri" alt başlıklı bölümünde, "Gözetimli alanlar, radyasyonla çalışanların maruz kalabilecekleri radyasyon dozlarının, yıllık doz sınırlarının 1/20’sini aşma olasılığı olan ancak 3/10’unu aşması beklenmeyen alanlardır. Bu alanlar, kişisel doz ölçümü gerektirmeyen fakat ortamdaki radyasyon seviyelerinin izlenmesini gerektiren alanlardır. Diğer bir deyişle, bu alanlarda çalışan kişilerin, potansiyel ışınlamalar da göz önüne alındığında, yıllık olarak 1 mSv’in üzerinde etkin doz alma olasılığı bulunan ancak 6 mSv’i aşma olasılığı olmayan alanlardır." şeklinde tanımlanmış, Kılavuz'un ekinde yer alan "Ek-1 Denetimli ve Gözetimli Alanların Genel Özellikleri” başlıklı tabloda ve “Ek-2.1. Tıbbi Radyoloji Uygulamalarına İlişkin Örnekler” başlıklı tabloda hem denetimli, hem de gözetimli alanın özellikleri belirtilmiş ve bu alanlara ilişkin örneklere yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu Yönetmeliğin ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile (g) bendinde geçen ''ardışık beş yılın ortalaması olan'' ibaresinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
İyonlaştırıcı radyasyon ışınlamalarına karşı kişilerin ve çevrenin radyasyon güvenliğini sağlamak amacıyla mülga Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan ve 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği’nde denetimli ve gözetimli alanlar tanımlanmış olup, söz konusu düzenlemeler doğrultusunda radyasyon görevlileri için etkin dozun ardışık beş yılın ortalamasının 20 mSv'i, herhangi bir yılda ise 50 mSv'i geçemeyeceği açıkça belirtilmiş olup, ardışık beş yılın ortalama yıllık doz sınırlarının 3/10'undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alan olarak tanımlanan denetimli alanlarda hesaplama neticesinde (20 mSv x 3/10 = 6 mSv) 6 mSv değerine ulaşıldığı, “Gözetimli alan” tanımında ise yıllık doz sınırlarının 1/20'sinin aşılma olasılığı olup, 3/10'unun aşılması beklenmeyen alan ifadesi yer almakta olup yapılan hesaplama neticesinde (20 mSv x1/20 = 1 mSv) 1 mSv değerine ulaşıldığı, bu nedenle; radyasyon alanlarının doz değerlerinin hesaplanmasında Nükleer Düzenleme Kurumu mevzuatı ve görüşleri doğrultusunda “ardışık beş yıl” ibaresi kullanılmakta denetimli alan doz değeri 6 mSv < ; gözelimli alan doz değeri 1 mSv < ,..Yönetmeliğin ''İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklit ile çalışanların çalışma esasları'' başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Söz konusu düzenlemenin, 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine göre iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresinin 35 saat olduğu ve sağlık hizmetinin süreklilik arzettiği ve sağlık hizmetinin vardiya ve nöbet şeklinde sunulmasını engelleyici herhangi bir düzenlemenin mevcut olmadığı, ayrıca vardiya ve nöbet usulü çalışmaya yönelik düzenleme dava konusu Yönetmelik ile gerçekleştirilmiş yeni bir düzenleme olmayıp 2012 yılından beri ilgili mevzuat kapsamında uygulanmakta olan bir düzenleme olduğu göz önüne alındığında, anılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile Yönetmeliğin ekinde yer alan "EK-2 Sağlık İzni Tablosu''nun iptali istemi yönünden incelendiğinde;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 103. maddesi ile hizmetleri sırasında hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izninin verileceğinin ve 3153 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinde, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi belirlenerek bu yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin sağlık izni kullanacakları, doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğinin hüküm altına alındığı, bu kapsamda dava konusu Yönetmelik ile radyasyon kaynaklarının bulunduğu yerler denetimli, bu yerlere bitişik alanların da gözetimli alan olarak sınıflandırıldığı, radyasyon kaynağı ile fiilen çalışması olan ve olmayan arasında radyasyona maruz kalma açısından bir ayrım yapılması zorunluluğunun ortaya konulması amacıyla sağlık izninin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile denetimli alanlarda fiilen çalışılan süreler dikkate alınarak, sağlık izni tablosunda belirtilen çalışma süresine göre belirlendiği, radyasyon alanlarının kontrollü (denetimli) ve gözetimli olarak ikiye ayrılmasında, esas olarak radyasyon kaynaklarının özellikleri ile kaynağın ve kullanıldıkları alanın zırhlama özelliklerinin göz önüne alındığı, radyasyon dozu alma olasılığı açısından, kontrollü (denetimli) alanlarda çalışmanın gözetimli alanlarda çalışmaktan daha riskli olduğu, aynı şekilde gözetimli alanlarda çalışanların radyasyon dozu alma olasılığının, radyasyon alanı olmayan alanlarda çalışanlardan daha yüksek olduğu, dolayısıyla iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kaynaklarla çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin, bu çalışanların iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan kontrollü (denetimli) alanlarda fiilen çalışılan süreler dikkate alınarak belirlenmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yönetmeliğin ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Denetimli (kontrollü) alanlarda radyasyonla çalışanların maruz kaldıkları dozların, doz sınırlarını aşması halinde bu çalışanlar için sağlık kurum ve kuruluşu tarafından sağlık izninin hemen kullandırılacağına ilişkin kuralın, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personelin zaman kaybedilmeksizin dinlendirilmesinin sağlanması suretiyle sağlığını korumak amacıyla getirildiği açık olduğundan, anılan düzenlemelerde hizmetin gereklerine, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin beşinci fıkrasının iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Sağlık izni, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak oluşabilecek maruziyetler nedeniyle kullanıldığı, sağlık iznine esas süre hesaplanırken ilgili personelin iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kaynaklara maruz kaldığı sürelerin dikkate alındığı, tıbbi görüntüleme hizmetlerinde çalışan personelin takvim yılı içerisinde iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları içeren ve içermeyen birimlerde rotasyon yaparak da çalışabildiği göz önüne alındığında, kontrollü (denetimli) alanlarda fiilen çalışılan sürelerin dikkate alınması gerektiğinden, dava konusu Yönetmelik'te sağlık izni hesaplanırken yıllık izin, doğum, ölüm izni, resmi tatiller ve benzeri iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalınmayan sürelerin sağlık izni için belirlenen çalışma sürelerine dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yönetmeliğin ''Uyum sağlanması'' başlıklı Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında geçen ''beş yıl'' ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrasının iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Dava konusu Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla faal halde bulunan merkezlerin radyasyon alanlarının bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl içinde bu Yönetmelikte yer alan hükümlere uyumlu hale getirileceği, ikinci fıkrasında da, bu Yönetmeliğin 5. maddesinin ondördüncü fıkrasının bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla faal halde bulunan mevcut merkezler için uygulanmayacağı düzenlemesine yer verilmiş olup, Yönetmelik'te öngörülen tedbirlerin ve güvenlik önlemlerinin Yönetmelikte yer alan hükümlere uyumlu hâle getirilmesinin belli bir süreç gerektirdiği göz önüne alındığında, davalı idarece bu sürenin 5 yıl olacak şekilde belirlenmesinde takdir hakkının hizmet gereklerine ve kamu yararına uygun kullanıldığı sonucuna varıldığından, anılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in, ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile (g) bendinde geçen ''ardışık beş yılın ortalaması olan'' ibaresinin, ''İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklit ile çalışanların çalışma esasları'' başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasının, ''Uyum sağlanması''
başlıklı Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında geçen ''beş yıl'' ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrasının iptali istemi yönünden oybirliğiyle DAVANIN REDDİNE,
2\. Dava konusu Yönetmeliğin ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile Yönetmeliğin ekinde yer alan "EK-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istemi yönünden oyçokluğuyla DAVANIN REDDİNE,
3\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/05/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in; ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile (g) bendinde geçen ''ardışık beş yılın ortalaması olan'' ibaresinin, ''İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklit ile çalışanların çalışma esasları'' başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasının, ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkralarının, ''Uyum sağlanması'' başlıklı Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında geçen ''beş yıl'' ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrasının, Yönetmeliğin ekinde yer alan "EK-2 Sağlık İzni Tablosu''nun iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ''Yönetmelikler'' başlıklı 124. maddesinin birinci fıkrasında, ''Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.'' kuralına yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ''Amaç'' başlıklı 2. maddesinde, ''Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler. (Mülga birinci cümle: 13/2/2011-6111/117 md.) Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulur.'' kuralına; ''Yıllık izinlerin kullanılışı'' başlıklı 103. maddesinin son fıkrasında, ''Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir.'' kuralına; 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 3. maddesinde, ''Birinci maddede yazılı müesseselerin bina vasıfları ve hastalarla mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarının elektrik cereyanı ve röntgen şuaı ve radiyom arızalarından korunacak tertiplerle bunlara ait levazımın şartları ve radiyom için bir müessesede bulunması lazımgelen en az miktar ve elektrikle tedaviye mahsus aletlere ait vasıf ve şartlar hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.'' kuralına; Ek-1. maddesinde, ''İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' kuralına; Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek-11. maddesinde, ''Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemler Sağlık Bakanlığınca denetlenir. Olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve sağlık hizmeti devamlılık arz edene kadar verilecek olan sağlık hizmeti hariç, ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunan veya yetkisiz kişilerce sağlık hizmeti verdirenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Özel izne tabi hizmet birimlerini Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda verilecek hizmetleri sunan sağlık kurum ve kuruluşları, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yarısına kadar idari para cezası ile cezalandırılır. Bakanlıkça belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşları iki defa uyarılır. Uyarıya uymayanlara bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri kadar idari para cezası verilir. Sağlık Bakanlığınca belirlenen acil hastaya müdahale esaslarına; personel, tıbbi cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hâllerinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanır. Bu maddedeki idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı hâlinde idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır; üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyeti on güne kadar durdurulur. Aynı isim ve sahiplikte birden fazla sağlık kurum ve kuruluşu bulunması hâlinde idari yaptırımlar sadece ihlalin yapıldığı sağlık kurum ve kuruluşu ile sınırlı olarak uygulanır. Bu maddede belirtilen idari para cezalarını vermeye valiler, faaliyet durdurma cezasını vermeye Sağlık Bakanlığı yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri yönünden Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenlenir.'' kuralına; 3153 sayılı Kanun'un 3. maddesi, 657 sayılı Kanun'un 2. ve 103., Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek-11. maddelerine dayanılarak hazırlanan, 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in; ''Amaç'' başlıklı 1. maddesinde; ''Bu Yönetmeliğin amacı; sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemektir.'' kuralına; ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, ''Doz sınırları: Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından radyasyonla çalışanlar ve halk için belirlenen doz sınırlarını'', kuralına; (d) bendinde, ''Gözetimli alan: Kontrollü alan olarak değerlendirilmeyen ve kişisel doz ölçümü gerektirmeyen, ancak radyasyonla çalışanların radyasyona maruz kalma potansiyelinin bulunması nedeniyle, alandaki radyasyon seviyelerinin düzenli olarak izlenmesini gerektiren ve radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 1/20’ sinin aşılma olasılığı olup 3/10’unun aşılması beklenmeyen alanları,'' kuralına; (e) bendinde, ''İyonlaştırıcı radyasyon: Maddesel ortamdan geçerken onunla etkileşerek iyon çiftleri oluşturabilen X ışını, gama ışını gibi elektromanyetik ışınlarla, kinetik enerjileri olan yüklü parçacıklar, ağır iyonlar ve serbest nötronlar gibi tanecik karakterli ışınımları,'' kuralına; (f) bendinde, ''İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı: İyonlaştırıcı radyasyon üreten veya yayan cihazlar ile radyoaktif kaynakları,'' kuralına; (g) bendinde, ''Kontrollü (denetimli) alan: Radyasyondan korunmayı sağlamak veya radyoaktif kirliliğin yayılmasını önlemek amacı ile özel kuralların uygulandığı, radyasyonla çalışanların kişisel doz izlemelerinin yapıldığı, giriş çıkışların kontrole tabi olduğu ve görevi gereği radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 3/10’undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanları,'' kuralına; (j) bendinde, ''Radyasyon alanı: Planlanmış ışınlanmalar nedeniyle halk için belirlenen yıllık doz sınırlarının üzerinde ışınlanma olasılığı olan alanları,'' kuralına; (k) bendinde, ''Radyasyonla çalışan: İyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarıyla yürütülen faaliyetlerde görevi gereği halk için belirlenen doz sınırlarının üzerinde ışınlanma olasılığı olan kişiyi,'' kuralına; (r) bendinde ''Radyonüklit: Doğal veya nükleer reaksiyon ürünü elementlerin radyoaktif formunu,'' kuralına; (ş) bendinde, ''Sağlık izni: 3153 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi ile 657 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanlara verilecek izni, ifade eder.'' kuralına; ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinde, ''(1) Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verilir. Radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (2) Mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (3) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanların maruz kaldıkları dozların, doz sınırlarını aşması hâlinde bu çalışanlar için sağlık kurum ve kuruluşu tarafından sağlık izni hemen kullandırılır. (4) Sağlık izni bölünemez, yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz. (5) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi hesaplanırken doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen süreler, çalışma süresine dahil edilmez.'' kuralına yer verilmiştir.
Anayasa'nın 124. maddesinde, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve kanunlara aykırı olmamak kaydıyla yönetmelikler çıkartılabileceği öngörülmektedir. Bu yetki, genel ve soyut nitelikte hükümler ihtiva eden kanunların detaylandırılması amacını taşımaktadır. Bu çerçevede, kanunda öngörülmeyen bazı hususların yine kanuna aykırı olmamak kaydıyla yönetmeliklerde düzenlenmesi mümkün olabilmektedir. Öte yandan, kanunların uygulanmasını göstermek üzere çıkartılan yönetmeliklerin, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı kural içeremeyecekleri ve idarenin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı da idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Dolayısıyla, idarenin düzenleyici işlemlerinin, başta Anayasa ve kanunlar olmak üzere üst hukuk kurallarına uygun olması gerektiği açıktır.
Yukarıda metinlerine yer verilen radyasyonla ilgili genel tanımlamalar yanında, dava konusu Yönetmelik'e dayanak teşkil eden 657 sayılı Kanun'un 103. maddesi incelendiğinde; hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verileceği kurala bağlanmış olup, dolayısıyla sağlık iznine hak kazanılması açısından, hizmet sırasında doğrudan doğruya radyoaktif ışınlarla çalışma halinin mevcudiyeti yeterli görülerek, ayrıca maruz kalınan radyasyon oranı bakımından bir doz sınırlaması da getirilmemiştir. Böylece, radyoaktif ışınlarla çalışan cihazların kullanıldığı alanlarda görev yapan personele, çalıştığı alanın bir sonucu olarak, diğer toplum üyesi kişilerden daha fazla radyoaktif ışınlara maruz kaldıkları göz önünde bulundurulmak suretiyle, radyoaktif ışınlar yoluyla vücutlarında oluşabilecek muhtemel tahribatları onarmak amacıyla, diğer kamu görevlilerine mevzuatla tanınan yıllık izne ek olarak sağlık izni adı altında otuz gün daha fazla izin kullanma hakkının tanındığı anlaşılmaktadır.
Kanun'un sağlık izninin verilmesine yönelik söz konusu açık hükmüne rağmen, dava konusu Yönetmelik'in ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesiyle, sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışan personele, yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verileceği, sağlık izni süresinin, çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak, Yönetmelik'in eki Ek-2'de yer alan sağlık izni tablosunda belirtilen çalışma süresine göre belirleneceği, mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazların kullanılması durumunda da, kontrollü alanlarda fiilen çalışılan sürelerin dikkate alınacağı, doz sınırlarının aşılması halinde sağlık izninin hemen kullandırılmasının, kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanlar için geçerli olacağı ifade edilmiş olup, sağlık izni süresi hesaplanırken, çalışma süresine dahil edilmeyen sürelerin hesabında da sadece kontrollü alan yönünden belirleme yapılmıştır.
Yönetmelik'in 8. maddesi uyarınca sağlık iznine hak kazanılması durumunda, anılan iznin ne şekilde hesaplanacağına ilişkin Ek-2 sayılı ''Sağlık İzni Tablosu''nda, 0-50 saatlik çalışma süresine 1 gün izin hakkı tanınarak, devamında 50 saatlik arttırım süreleriyle, en son aşamada 1451-1500 saatlik çalışma süresi için 30 günlük sağlık izni süresi belirlenmiştir. Böylece, Kanun'un 103. maddesinden farklı olarak, Yönetmelik'te belirtilen kriterlerin sağlanması durumunda, 50 saatlik çalışma sürelerine göre gün bazında hesaplama yapılmıştır.
Bu durumda, 657 sayılı Kanun'un hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izninin verileceği yönündeki açık hükmüne rağmen, dava konusu Yönetmelik ile Kanun hükmünü kısıtlayıcı şekilde, sağlık izni kullanımı açısından birtakım kriterler getirilmek suretiyle, radyasyona maruziyeti bulunan çalışanların kanunen tanınan haklarının sınırlandırılmasına yol açılmıştır.
Bu durum karşısında; Kanun'un uygulanmasını göstermek üzere çıkartılan Yönetmelik hükmünün, üst hukuk normlarına aykırılık teşkil ettiği ve idarenin bu alandaki düzenleme yetkisini, Kanun ile getirilen hükümleri aşacak şekilde kullandığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmelik'in ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile Yönetmelik'in ekinde yer alan "EK-2 Sağlık İzni Tablosu''nun iptali gerektiği görüşüyle, kararın bu kısmına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.