SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/6404 E. 2025/3072 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/6404

Karar No

2025/3072

Karar Tarihi

4 Haziran 2025

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/6404 E. , 2025/3072 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6404
Karar No : 2025/3072

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tekirdağ ili, ...Komando Tugay Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacının, en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası aldığından bahisle, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinde, en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası alanların sözleşmelerinin feshedilmesinin öngörüldüğü; uyuşmazlık konusu olayda, uzman erbaş olarak görev yapan davacının sırasıyla, 09/12/2019 tarihinde uyarma cezası; 20/12/2019, 10/04/2020 ve 13/04/2020 tarihli işlemlerle 3 ayrı hizmet yerini terk etmeme cezası, 15/04/2020 tarihli işlemle kınama cezası, 08/05/2020 tarihli işlemle hizmet yerini terk etmeme cezası; 08/05/2020, 08/08/2020 ve 24/08/2020 tarihli işlemlerle 3 ayrı uyarma cezası ile cezalandırıldığı; davacıya en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içerisinde dört farklı disiplin amirinden toplam 9 adet disiplin cezası verildiği ve bu cezaların kesinleştiğinin anlaşıldığı; bu durumda, davacının disiplin ceza sayısı nedeniyle 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Son bir yıl içinde aldığı 9 disiplin cezasının kesinleşmesi nedeniyle işbu davanın reddedildiği, sözleşme feshine neden olan disiplin cezaları incelenmeksizin temyize konu kararın verildiği, disiplin cezalarının incelenmemesinin, işlemin sebep unsurunun denetlenmemesi anlamına geldiği, bu durumun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurduğu; benzer nitelikte bir davada,...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, sözleşme fesih işlemine esas alınan disiplin cezalarının hukuka uygunluğunun tek tek incelendiği; ayrıca, aldığı 9 cezadan beş tanesine karşı işlem tarihinde yargı yolunun kapalı olduğu, Anayasa Mahkemesinin 01/06/2022 tarih ve E:2022/10, K:2022/72 sayılı kararıyla, 6413 sayılı Kanun'un 43. maddesindeki düzenlemenin, uyarma ve hizmete kısmi süreli devam cezalarının yargı yoluna kapalı olması yönünden iptal edildiği; disiplin amirlerinin psikolojik baskılarına maruz kaldığı, objektiflik ve tarafsızlık ilkelerine aykırı bir biçimde, sözleşmesinin feshedilebilmesi için hakkında disiplin cezası tesis edildiği; dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Sözleşme fesih işleminin 3269 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ve bağlı yetki çerçevesinde tesis edildiği, davanın konusunu sözleşme fesih işlemi oluşturduğu, disiplin cezalarının hukuka uygunluğunun işbu davada incelenmesinin mümkün olmadığı; dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacıya verilen 9 disiplin cezasından beşine karşı işlem tarihi itibarıyla yargı yolunun kapalı olduğu; Anayasa Mahkemesinin 01/06/2022 tarih ve E:2022/10, K:2022/72 sayılı, 30/11/2022 tarih ve E:2022/122, K:2022/151 sayılı kararlarıyla; uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam cezalarına yargı yolunu kapatan 6413 sayılı Kanun'un 43. maddesinin iptal edildiği, iptal kararı sonrasında 7517 sayılı Kanun'la söz konusu maddede yapılan değişiklikle yargı yolu kapalı olan disiplin cezalarının hukuka uygunluğunun mahkemelerce denetlenebileceğinin açıkça düzenlendiği dikkate alındığında; davacının sözleşmesinin feshine esas alınan ve yargı yolu kapalı olan beş cezanın hukuki denetiminin yargı merci tarafından yapılması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Tekirdağ ili, ... Komando Tugay Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacının, en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası aldığından bahisle, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, 04/09/2020 tarih ve 2142832 sayılı işlemle sözleşmesinin feshedilmesi üzerine, temyizen bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun "Başarı gösteremeyenler ve ceza alanlar" başlık 12. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinde, "(Değişik: 31/1/2013-6413/45 md.) Son olarak verilen de dahil olmak üzere, kararın kesinleştiği tarihten itibaren geriye doğru son bir yıl içinde toplamda otuz gün ve daha fazla oda hapsi veya hizmet yerini terk etmeme cezasına mahkûm olanların veya en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası alanların, ... Sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir." kuralına yer verilmiştir.
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun ''Kapsam'' başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun askeri hâkimler hariç subaylar, astsubaylar, uzman erbaşlar, sözleşmeli erbaş ve erler, erbaş ve erler ile askeri öğrencileri kapsayacağı hükmüne yer verilmiş; ‘’Disiplin cezaları’’ başlıklı 11. maddesinde; ''(1) Subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre aşağıda belirtilmiştir:
a) Uyarma
b) Kınama
c) Hizmete kısmi süreli devam
ç) Aylıktan kesme
d) Hizmet yerini terk etmeme
e) Oda hapsi
f) Silahlı Kuvvetlerden ayırma
(2) Uyarma, kınama, hizmete kısmi süreli devam ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezaları disiplin kurulları ve disiplin amirleri tarafından; Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası yüksek disiplin kurulları tarafından verilir.’’ hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un dava konusu işlemin tesis edldiği tarihte yürürlükte bulunan ''Yargı denetimi'' başlıklı 43. maddesinde; ''Yüksek disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezaları ile subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından barış zamanında verilmiş olan aylıktan kesme, hizmet yerini terketmeme ve oda hapsi cezalarına karşı Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir." hükmü yer almakta iken; söz konusu düzenleme, 30/06/2021 tarih ve 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7329 sayılı Kanun'un 17. maddesi ile; “(1) Askerî öğrenciler ile erbaş ve erler hakkında verilen disiplin cezaları ile subay, astsubay, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilen uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam cezaları hariç bu Kanunda yer alan disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabilir. Seferberlik ve savaş zamanında ise yüksek disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası hariç bu Kanunda yer alan diğer disiplin cezaları yargı denetimi dışındadır.” şeklinde değiştirilmiştir.
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 43. maddesinin 12/06/2021 tarih ve 7329 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…uyarma,...” ve “hizmete kısmi süreli devam…” ibarelerinin itiraz yoluyla iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 22/06/2022 tarih ve 31874 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 01/06/2022 tarih ve E:2022/10, K:2022/72 sayılı kararıyla; ''...yargı yolu kapalı olan uyarma ve hizmete kısmi süreli devam cezaları söz konusu askerî personelin TSK’dan ayrılmalarına ya da sözleşmelerinin feshine yol açabilmektedir. TSK’dan ayırma ya da sözleşmenin feshi işlemlerine karşı dava açılabilse de, bu işlemlerin dayanağı olan uyarma ve hizmete kısmi süreli devam cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olması nedeniyle gerek itiraz edilmeksizin gerekse itiraz aşamasından geçerek kesinleşen söz konusu disiplin cezaları yargısal denetime tabi tutulmadığından, bu işlemler dayanak alınarak gerçekleştirilen TSK’dan ayırma ya da sözleşmenin feshi işlemleri yönünden yargısal denetim şeklî bir hâle gelmektedir. Başka bir deyişle uyarma ve hizmete kısmi süreli devam cezalarına konu fiillerin disiplin cezasını gerektirip gerektirmediğinin yargısal denetime tabi tutulmaması nedeniyle TSK’dan ayırma ya da sözleşmenin feshi işlemlerine karşı açılan davalarda yapılan yargısal denetim etkinliğini yitirmektedir. Kurallar bu yönüyle asker kişilere aşırı bir külfet yüklemekte ve disiplinin tesisi şeklindeki kamu yararı ile hak arama özgürlüğü arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozduğu, açıklanan nedenlerle kuralların Anayasa’nın 13., 36. ve 129. maddelerine aykırı olduğu...'' gerekçesiyle, anılan ibarelerin iptaline karar verilmiştir.
Yine 6413 sayılı Kanun’un 43. maddesinin, 7329 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…kınama…” ve “…cezaları hariç…” ibarelerinin itiraz yoluyla iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 27/01/2023 tarih ve 32086 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 30/11/2022 tarih ve E:2022/122, K:2022/151 sayılı kararıyla; ''...Anayasa Mahkemesinin 01/06/2022 tarih ve E:2022/10, K:2022/72 sayılı kararıyla yargı yolu kapalı olan uyarma ve hizmete kısmi süreli devam disiplin cezalarının söz konusu askerî personelin TSK’dan ayrılmalarına ya da sözleşmelerinin feshine yol açabildiği, TSK’dan ayırma ya da sözleşmenin feshi işlemlerine karşı dava açılabilse de bu işlemlerin dayanağı olan uyarma ve hizmete kısmi süreli devam cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olması nedeniyle söz konusu yargısal denetimin şeklî bir hâle geldiği ve etkinliğini yitirdiği, kuralların bu yönüyle asker kişilere aşırı bir külfet yüklediği ve disiplinin tesisi şeklindeki kamu yararı ile hak arama özgürlüğü arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozduğunun belirtildiği, eldeki itiraz başvurusunda Anayasa’ya aykırılığı ileri sürülen kurallar bakımından yapılacak anayasallık denetiminin konusunu da benzer şekilde TSK’dan ayırma ya da sözleşmenin feshi sonucunu doğurabilecek kınama cezasına karşı yargı yolunun kapalı olması hususunun oluşturduğu, bu itibarla itiraz konusu kurallar yönünden de Anayasa Mahkemesinin anılan 01/06/2022 tarihli ve E.2022/10, K.2022/72 sayılı kararından ayrılmayı gerektirir bir durumun bulunmadığı, bu itibarla kuralların Anayasa’nın 13., 36. ve 129. maddelerine aykırı olduğu...'' gerekçesiyle, anılan ibarelerin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararları uyarınca 6413 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrası, 28/06/2024 tarih ve 32586 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe konulan 7517 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle, “(1) Askerî öğrenciler ile erbaş ve erler hakkında verilen disiplin cezaları ile subay, astsubay, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilen uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam cezaları hariç bu Kanunda yer alan disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabilir. Subay, astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler hakkında disiplin ceza sayısı veya puanı nedeniyle tesis edilen Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğin kesilmesi sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan davalarda yargı yolu kapalı olan disiplin cezalarının hukuka uygunluğu mahkemelerce denetlenebilir. Seferberlik ve savaş zamanında ise yüksek disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası hariç bu Kanunda yer alan diğer disiplin cezaları yargı denetimi dışındadır.” şeklinde değiştirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan disiplin cezaları arasında bulunan, ''uyarma'' ve "kınama" cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğuna dair yasa kuralı Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasa'ya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların, Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; beşinci fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez"; altıncı fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi Kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." kuralları yer almaktadır.
Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur.
Anayasa'da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır.
Bu duruma göre, Anayasa Mahkemesinin yukarıda sözü edilen iptal kararları ve gerekçesi birlikte dikkate alındığında, en son alınan disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içerisinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz veya daha fazla olması halinde, yargı yolu kapalı olan ''uyarma'', ''kınama'' ve ''hizmete kısmi süreli devam'' cezalarının askeri personelin sözleşmesinin feshine yol açabileceği, sözleşme feshi işlemine karşı dava açılsa dahi; bu işlemin dayanağı olan ve yargı yolu kapalı bulunan ''uyarma'', ''kınama'' ve ''hizmete kısmi süreli devam'' cezalarının itiraz edilmeyerek veyahut itiraz aşamasından geçerek kesinleşmesi halinde, yargısal denetime tabi olmadığından, sözleşme feshi işleminin yargısal denetiminin şekli bir hale geldiği, bu durumun kamu yararı ile hak arama özgürlüğü arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozduğunu ortaya koymaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta; davacının, uzman erbaş olarak görev yaptığı dönemde sırasıyla, 09/12/2019 tarihinde uyarma cezası; 20/12/2019, 10/04/2020 ve 13/04/2020 tarihli işlemlerle 3 ayrı hizmet yerini terk etmeme cezası, 15/04/2020 tarihli işlemle kınama cezası, 08/05/2020 tarihli işlemle hizmet yerini terk etmeme cezası; 08/05/2020, 08/08/2020 ve 24/08/2020 tarihli işlemlerle 3 ayrı uyarma cezası ile cezalandırıldığı; en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası aldığından bahisle, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemle sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu işlemin yasal dayanağını oluşturan kanuni düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararlarıyla iptal edildiği ve bu kararların da Resmi Gazete'de yayımlandığı 22/06/2022 ve 27/01/2023 tarihlerinde yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesinin anılan kararlarından sonra 6413 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasında 28/06/2024 tarih ve 32586 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan 7517 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle yapılan düzenleme ile Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçesi dikkate alınarak, disiplin ceza sayısı veya puanı nedeniyle tesis edilen ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğin kesilmesi sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davalarında, yargı yolu kapalı olan disiplin cezalarının hukuka uygunluğunun mahkemelerce denetlenebileceği düzenlemesine yer verildiği anlaşıldığından; yukarıda anılan mevzuatta yer alan ve en son alınan disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl içerisinde sekiz disiplin cezası ile cezalandırılması ve anılan cezaların kesinleşmiş olmasının yeterli görülemeyeceği, davacının en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde aldığı disiplin cezalarından, sözleşme feshi işleminin sebep unsurunu oluşturan ve yargı yolu kapalı olan ''uyarma'' ve "kınama" cezalarının, söz konusu disiplin cezaları yönünden hukuki bir sonuç doğurmaksızın; bir başka ifadeyle, anılan disiplin cezalarının iptali yönünde bir hüküm kurulmaksızın, her bir işlemin sebep ve maksat unsurlarının hukuka uygunluğu incelenip, yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 04/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, uzman erbaş olarak görev yaptığı dönemde sırasıyla, 09/12/2019 tarihinde uyarma cezası; 20/12/2019, 10/04/2020 ve 13/04/2020 tarihli işlemlerle 3 ayrı hizmet yerini terk etmeme cezası, 15/04/2020 tarihli işlemle kınama cezası, 08/05/2020 tarihli işlemle hizmet yerini terk etmeme cezası; 08/05/2020, 08/08/2020 ve 24/08/2020 tarihli işlemlerle 3 ayrı uyarma cezası ile cezalandırıldığı; en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası aldığından bahisle, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemle sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Bakılan olayda, davacı tarafından, hakkında tesis edilen ve işlem tarihinde yargı yolu kapalı olan ''uyarma'' ve ''kınama'' disiplin cezalarına, yargı yolu açık olan ''hizmet yerini terk etmeme'' disiplin cezalarına karşı dava açılmamıştır.
Bu duruma göre, yargı yolu açık olan ve hakkında verilen disiplin cezalarına karşı yargı yoluna başvurmayan davacı hakkında verilen ve uygulanan disiplin cezalarının kesinleşmiş olduğu gözetildiğinde, yargı yolu kapalı olmakla birlikte, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarından sonra 7517 sayılı Kanun ile yapılan (28/06/2024) yeni yasal düzenlemeye kadar geçen ve yasal boşluk oluşan tarihler arasında yargı yolu açık hale gelen uyarma ve kınama disiplin cezalarına karşı da dava açma iradesi göstermediği, davacının en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde sekiz defa disiplin ceza sayısına ulaşılmasının sözleşme feshi için yeterli olduğu sonucuna varıldığından, temyize konu kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim