Danıştay danistay 2022/2665 E. 2025/2690 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/2665
2025/2690
22 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2665
Karar No : 2025/2690
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Foça ilçesi, ... Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde sekiz defa disiplin cezası ile cezalandırılması nedeniyle 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun ''Sözleşmenin idarece feshi'' başlıklı 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, 03/03/2020 tarihli işlem ile "yalan söylemek" fiili nedeniyle 1/20 oranında aylıktan kesme cezasıyla; 11/03/2020 tarihli işlem ile "küfürlü konuşmak" fiilinden kınama cezasıyla; 17/03/2021 tarihli işlem ile "amire saygısızlık" fiilinden 1/20 oranında aylıktan kesme cezasıyla; 20/03/2020 tarihli işlem ile "usulsüz müracaat veya şikâyette bulunmak" fiilinden uyarma cezasıyla; 21/09/2020 tarihli işlem ile "küfürlü konuşmak" fiilinden kınama cezasıyla; 13/11/2020 tarihli işlem ile "amir veya üste nezaketsizlik" "fiilinden kınama cezasıyla; 16/11/2020 tarihli işlem ile "emre itaatsizlik" fiilinden 2 (iki) gün hizmet yerini terk etmeme cezasıyla; 30/11/2020 tarihli işlem ile "emre itaatsizlik" fiilinden 2 (iki) gün hizmet yerini terk etmeme cezasıyla; 30/11/2020 tarihli işlem ile "üste saygısızlık" fiili nedeniyle hizmete kısmi süreli devam cezası olmak üzere 1 yıl içinde farklı beş disiplin amirinden toplam 9 defa disiplin cezası ile cezalandırıldığı ve davacıya verilen bu disiplin cezalarının dava konusu edilmeyerek kesinleştiğinin görüldüğü, buna göre, tekerrür halinde verilen bir ceza mahiyetinde olmayan, personelin başarısızlığının objektif ve somut olarak ortaya çıkaran, kısıtlı ve görece kısa bir sürede farklı disiplin amirlerinden defalarca disiplin cezası alan bir personelden istifade edilmesi mümkün olamayacağından hareketle, başarısız personelin sözleşmesinin feshedilmesinin kamudaki verimliliğin sağlanması için gerekli bir husus olduğu dikkate alındığında, davacının sözleşmesinin feshedilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALAR : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İzmir ili, Foça ilçesi, ... Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde sekiz defa disiplin cezası ile cezalandırılması nedeniyle 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun ''Sözleşmenin idarece feshi'' başlıklı 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesi üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun "Sözleşmenin idarece feshi" başlıklı 6. maddesinde hangi hallerde sözleşme feshi yoluna gidileceği düzenlenmiş olup, anılan maddenin dördüncü fıkrasının (c) bendinde; son olarak verilen de dâhil olmak üzere, kararın kesinleştiği tarihten itibaren geriye doğru son bir yıl içinde toplamda otuz gün ve daha fazla oda hapsi veya hizmet yerini terk etmeme cezasına mahkum olmanın veya en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası alma durumunda, sözleşmeli erbaş ve erlerin idarece, süresinin bitiminden önce sözleşmelerinin feshedilebileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun ’Disiplin cezaları’’ başlıklı 11. maddesinde;
'' (1) Subay, astsubay ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre aşağıda belirtilmiştir:
a) Uyarma
b) Kınama
c) Hizmete kısmi süreli devam
ç) Aylıktan kesme
d) Hizmet yerini terk etmeme
e) Oda hapsi
f) Silahlı Kuvvetlerden ayırma
(2) Uyarma, kınama, hizmete kısmi süreli devam ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezaları disiplin kurulları ve disiplin amirleri tarafından; Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası yüksek disiplin kurulları tarafından verilir.’’ düzenlemelerine yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan ''Yargı denetimi'' başlıklı 43. maddesinde; ''Yüksek disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezaları ile subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından barış zamanında verilmiş olan aylıktan kesme, hizmet yerini terketmeme ve oda hapsi cezalarına karşı Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir'' hükmü yer almakta iken, 30/06/2021 tarih ve 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7329 sayılı Askeri Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 17. maddesi ile; “(1) Askerî öğrenciler ile erbaş ve erler hakkında verilen disiplin cezaları ile subay, astsubay, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilen uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam cezaları hariç bu Kanunda yer alan disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabilir. Seferberlik ve savaş zamanında ise yüksek disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası hariç bu Kanunda yer alan diğer disiplin cezaları yargı denetimi dışındadır.” şeklinde değiştirilmiştir.
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun "Yargı denetimi" başlıklı 43. maddesinin 12/06/2021 tarih ve 7329 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değiştirilen (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ''uyarma'', ''hizmete kısmi süreli devam'' ibarelerine karşı itiraz yoluyla iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 22/06/2022 tarih ve 31874 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 01/06/2022 tarih ve E:2022/10, K:2022/72 sayılı kararıyla; ''... yargı yolu kapalı olan uyarma ve hizmete kısmi süreli devam cezaları söz konusu askerî personelin TSK’dan ayrılmalarına ya da sözleşmelerinin feshine yol açabilmektedir. TSK’dan ayırma ya da sözleşmenin feshi işlemlerine karşı dava açılabilse de, bu işlemlerin dayanağı olan uyarma ve hizmete kısmi süreli devam cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olması nedeniyle gerek itiraz edilmeksizin gerekse itiraz aşamasından geçerek kesinleşen söz konusu disiplin cezaları yargısal denetime tabi tutulmadığından, bu işlemler dayanak alınarak gerçekleştirilen TSK’dan ayırma ya da sözleşmenin feshi işlemleri yönünden yargısal denetim şeklî bir hâle gelmektedir. Başka bir deyişle uyarma ve hizmete kısmi süreli devam cezalarına konu fiillerin disiplin cezasını gerektirip gerektirmediğinin yargısal denetime tabi tutulmaması nedeniyle TSK’dan ayırma ya da sözleşmenin feshi işlemlerine karşı açılan davalarda yapılan yargısal denetim etkinliğini yitirmektedir. Kurallar bu yönüyle asker kişilere aşırı bir külfet yüklediğinden ve disiplinin tesisi şeklindeki kamu yararı ile hak arama özgürlüğü arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozduğundan, açıklanan nedenlerle kuralların Anayasa’nın 13., 36. ve 129. maddelerine aykırı olduğu'' gerekçesiyle, anılan ibarelerin iptallerine karar verilmiştir.
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun "Yargı denetimi" başlıklı 43. maddesinin 12/06/2021 tarih ve 7329 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değiştirilen (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…kınama…” ve “…cezaları hariç…” ibarelerinin itiraz yoluyla iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 27/01/2023 tarih ve 32086 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 30/11/2022 tarih ve E:2022/122, K:2022/151 sayılı kararıyla; ''Anayasa Mahkemesinin 01/06/2022 tarih ve E:2022/10, K:2022/72 sayılı kararıyla yargı yolu kapalı olan uyarma ve hizmete kısmi süreli devam disiplin cezalarının söz konusu askerî personelin TSK’dan ayrılmalarına ya da sözleşmelerinin feshine yol açabildiği, TSK’dan ayırma ya da sözleşmenin feshi işlemlerine karşı dava açılabilse de bu işlemlerin dayanağı olan uyarma ve hizmete kısmi süreli devam cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olması nedeniyle söz konusu yargısal denetimin şeklî bir hâle geldiği ve etkinliğini yitirdiği, kuralların bu yönüyle asker kişilere aşırı bir külfet yüklediği ve disiplinin tesisi şeklindeki kamu yararı ile hak arama özgürlüğü arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozduğunun belirtildiği, eldeki itiraz başvurusunda Anayasa’ya aykırılığı ileri sürülen kurallar bakımından yapılacak anayasallık denetiminin konusunu da benzer şekilde TSK’dan ayırma ya da sözleşmenin feshi sonucunu doğurabilecek kınama cezasına karşı yargı yolunun kapalı olması hususunun oluşturduğu, bu itibarla itiraz konusu kurallar yönünden de Anayasa Mahkemesinin anılan 01/06/2022 tarihli ve E.2022/10, K.2022/72 sayılı kararından ayrılmayı gerektirir bir durumun bulunmadığı, bu itibarla kuralların Anayasa’nın 13., 36. ve 129. maddelerine aykırı olduğu'' gerekçesiyle, anılan ibarelerin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararları uyarınca 6413 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrası, 28/06/2024 tarih ve 32586 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe konulan 7517 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle değiştirilmiş ve buna göre;
“(1) Askerî öğrenciler ile erbaş ve erler hakkında verilen disiplin cezaları ile subay, astsubay, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilen uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam cezaları hariç bu Kanunda yer alan disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabilir. Subay, astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler hakkında disiplin ceza sayısı veya puanı nedeniyle tesis edilen Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğin kesilmesi sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan davalarda yargı yolu kapalı olan disiplin cezalarının hukuka uygunluğu mahkemelerce denetlenebilir. Seferberlik ve savaş zamanında ise yüksek disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası hariç bu Kanunda yer alan diğer disiplin cezaları yargı denetimi dışındadır.” kuralları yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan cezalar arasında bulunan, ''uyarma'', ''kınama'' ve ''hizmete kısmi süreli devam'' disiplin cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğuna dair yasa kuralı Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasa'ya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; beşinci fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez"; altıncı fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi Kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." kuralları yer almaktadır.
Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur.
Anayasa'da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır.
Bu duruma göre, Anayasa Mahkemesinin yukarıda sözü edilen iptal kararları; gerekçesi dikkate alındığında, en son alınan disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içerisinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz veya daha fazla olması halinde, yargı yolu kapalı olan ''uyarma'', ''kınama'' ve ''hizmete kısmi süreli devam'' cezalarının alınmış olmasının askeri personelin sözleşmesinin feshine yol açabileceği, sözleşme feshi işlemine karşı dava açılsa dahi; bu işlemin dayanağı olan ve yargı yolu kapalı bulunan ''uyarma'', ''kınama'' ve ''hizmete kısmi süreli devam'' cezalarının itiraz edilmeyerek ya da itiraz aşamasından geçerek kesinleşmesi halinde, yargısal denetime tabi olmadığından, sözleşme feshi işleminin yargısal denetiminin şekli bir hale geldiği, bu durumun kamu yararı ile hak arama özgürlüğü arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozduğunu ortaya koymaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta; davacının İzmir ili, Foça ilçesi, ... Komutanlığında ... olarak görev yaptığı dönemde, 03/03/2020 tarihli işlem ile "yalan söylemek" fiili nedeniyle ''1/20 oranında aylıktan kesme'' cezasıyla; 11/03/2020 tarihli işlem ile "küfürlü konuşmak" fiilinden ''Kınama'' cezasıyla; 17/03/2021 tarihli işlem ile "Amire saygısızlık" fiilinden ''1/20 oranında aylıktan kesme'' cezasıyla; 20/03/2020 tarihli işlem ile "Usulsüz müracaat veya şikâyette bulunmak" fiilinden ''Uyarma'' cezasıyla; 21/09/2020 tarihli işlem ile "Küfürlü konuşmak" fiilinden ''Kınama'' cezasıyla; 13/11/2020 tarihli işlem ile "Amir veya üste nezaketsizlik" "fiilinden ''Kınama'' cezasıyla; 16/11/2020 tarihli işlem ile "Emre itaatsizlik" fiilinden ''2 (iki) gün hizmet yerini terk etmeme'' cezasıyla; 30/11/2020 tarihli işlem ile "Emre itaatsizlik" fiilinden ''2 (iki) gün hizmet yerini terk etmeme'' cezasıyla; 30/11/2020 tarihli işlem ile "Üste saygısızlık" fiili nedeniyle ''Hizmete kısmi süreli devam'' cezası ile cezalandırıldığı, belirtilen disiplin cezaları nedeniyle davacının son bir yılda sekiz veya daha fazla disiplin cezası alması nedeniyle sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu işlemin yasal dayanağını oluşturan kanuni düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararlarıyla iptal edildiği ve bu iptal kararlarının da Resmi Gazete'de yayımlandıkları 22/06/2022 ve 27/01/2023 tarihlerinde yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesinin anılan kararlarından sonra 6413 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasında 28/06/2024 tarih ve 32586 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan 7517 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle yapılan düzenleme ile Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçesi dikkate alınarak, disiplin ceza sayısı veya puanı nedeniyle tesis edilen ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğin kesilmesi sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davalarında, yargı yolu kapalı olan disiplin cezalarının hukuka uygunluğunun mahkemelerce denetlenebileceği düzenlemesine yer verildiği anlaşıldığından; yukarda anılan mevzuatta yer alan ve en son alınan disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl içerisinde sekiz disiplin cezası ile cezalandırılması ve anılan cezaların kesinleşmiş olmasının yeterli görülemeyeceği, davacının en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde aldığı disiplin cezalarından, sözleşme feshi işleminin sebep unsurunu oluşturan ve yargı yolu kapalı olan ''uyarma'', ''kınama'' ve ''hizmete kısmi süreli devam'' disiplin cezalarının, söz konusu disiplin cezaları yönünden hukuki bir sonuç doğurmaksızın; bir başka ifadeyle, anılan disiplin cezalarının iptali yönünde bir hüküm kurulmaksızın, her bir işlemin sebep ve maksat unsurlarının hukuka uygunluğu incelenip, yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 22/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İzmir İli, Foça İlçesi ... Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, ... tarihli işlem ile "yalan söylemek" fiili nedeniyle ''1/20 oranında aylıktan kesme'' cezasıyla; 11/03/2020 tarihli işlem ile "küfürlü konuşmak" fiilinden ''Kınama'' cezasıyla; 17/03/2021 tarihli işlem ile "Amire saygısızlık" fiilinden ''1/20 oranında aylıktan kesme'' cezasıyla; 20/03/2020 tarihli işlem ile "Usulsüz müracaat veya şikâyette bulunmak" fiilinden ''Uyarma'' cezasıyla; 21/09/2020 tarihli işlem ile "Küfürlü konuşmak" fiilinden ''Kınama'' cezasıyla; 13/11/2020 tarihli işlem ile "Amir veya üste nezaketsizlik" "fiilinden ''Kınama'' cezasıyla; 16/11/2020 tarihli işlem ile "Emre itaatsizlik" fiilinden ''2 (iki) gün hizmet yerini terk etmeme'' cezasıyla; 30/11/2020 tarihli işlem ile "Emre itaatsizlik" fiilinden ''2 (iki) gün hizmet yerini terk etmeme'' cezasıyla; 30/11/2020 tarihli işlem ile "Üste saygısızlık" fiili nedeniyle ''Hizmete kısmi süreli devam'' cezası ile cezalandırıldığı, belirtilen disiplin cezaları nedeniyle davacının son bir yılda sekiz veya daha fazla disiplin cezası alması nedeniyle sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Bakılan olayda, davacı tarafından, hakkında tesis edilen ve işlem tarihinde yargı yolu kapalı olan disiplin cezalarından ''uyarma''; ''kınama'' ile ''hizmete kısmi süreli devam'' ve yargı yolu açık olan ''hizmet yerini terk etmemek'' disiplin cezası ve ''aylıktan kesme'' disiplin cezalarına karşı dava açılmamıştır.
Bu duruma göre, yargı yolu açık olan ve hakkında verilen disiplin cezalarına karşı yargı yoluna başvurmayan davacı hakkında verilen ve uygulanan disiplin cezalarının kesinleşmiş olduğu gözetildiğinde, yargı yolu kapalı olmakla birlikte, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarından sonra 7517 sayılı Kanun ile yapılan (28/06/2024) yeni yasal düzenlemeye kadar geçen ve yasal boşluk oluşan tarihler arasında yargı yolu açık hale gelen uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam disiplin cezalarına karşı da dava açma iradesi göstermediği, davacının en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde sekiz defa disiplin ceza sayısına ulaşılmasının sözleşme feshi için yeterli olduğu sonucuna varıldığından, temyize konu kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.