Danıştay danistay 2022/1336 E. 2025/3742 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/1336
2025/3742
9 Temmuz 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1336
Karar No : 2025/3742
TEMYİZ EDEN TARAFLAR :
1- (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... İdaresi Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, ... Başkanlığına bağlı ... İlçe Şube Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Mersin Büyükşehir Belediyesi Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; bir disiplin soruşturmasında ilgililer hakkındaki iddiaların tespiti aşamasında olayın somut delillerle ortaya konulması ve fiilin nitelendirmesinin buna göre yapılması gerekliliği ile fiilin (disiplin suçunun) ancak yasanın ilgili maddesinde tarif edilen şekilde gerçekleşmesi halinde cezai müeyyide uygulanabilmesi olarak tanımlanan "tipiklik" unsuru ile olayların mahiyeti ve ölçülülük ilkesi birlikte göz önüne alındığında; dosyadaki mevcut delil durumuna göre davacının sübut bulan eylemlerinin resmi evrakta sahtecilik suçunu işlemek suretiyle "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacının resmi evrakta sahtecilik suçunu işlemek suretiyle memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelikte yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğundan söz edilememekle birlikte, yürütmekte olduğu görevin niteliği de dikkate alındığında yapmış olduğu hatalı iş ve işlemleri nedeniyle davalı idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılarak tipiklik, elverişlilik ve orantılılık ilkeleri de gözetilerek eyleminin karşılığı olan disiplin cezasının verilebileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı ile davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; dava konusu işlemi tesis edilen Belediye Encümeninin yetki süresi bittikten sonra karar verdiği, ayrıca İdare Mahkemesi kararında yer verilen; "davalı idare tarafından yeniden değerlendirme yapılarak, tipiklik, elverişlilik ve orantılılık ilkeleri gözetilerek isnat edilen eylemin karşılığı olan disiplin cezasının verilebileceği" gerekçesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bu kısmı yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan soruşturma raporunda, davacının, yüz kızartıcı ve utanç verici suç olarak belirtilen resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediği kanaatine varıldığı, bu kapsamda tesis edilen dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından; dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu, nihai amacın kamu yararı olduğu, davacı tarafından usule aykırı iş yaptığının kabul edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFLARIN SAVUNMASI :
Davacı tarafından; davalılar tarafından sunulan temyiz istemlerinin reddi gerektiği sunulmuş; davalı idarelerce savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, ... Başkanlığına bağlı ... İlçe Şube Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacının, sorumluluğunda bulunan aboneliklere ait işlemler ile ilgili görevini yürüttüğü döneme ilişkin olarak hakkında düzenlenen disiplin soruşturması raporu ile getirilen teklif doğrultusunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca ... Büyükşehir Belediyesi Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı Kararı ile Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine, temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
Öte yandan, anılan eylemi nedeniyle davacı hakkında açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı dosyasında “Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, Görevi kötüye kullanma” suçlarından yargılandığı, dosyanın derdest olduğu ve henüz bir karar verilmediği görülmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 131. maddesinde ise; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
657 sayılı Kanun'un yukarıda açık metinlerine yer verilen düzenlemeler kapsamında Ceza Mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır.
Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle hakkında beraat kararı verilen memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden işlem tesis edilebileceği, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin yönünden değerlendirilmesinde hukuki bir engel bulunmadığı açıktır.
Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i kapsamında bağlayıcı olacağı kuşkusuzdur.
Bakılan uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmesi nedeniyle, davacının hakkında açılan kamu davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında “Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, Görevi kötüye kullanma” suçlarından yargılamanın aynı Mahkemede devam ettiği dosyanın derdest olduğu ve henüz bir karar verilmediği görülmektedir.
Dava konusu "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasına esas alınan eylemlerin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanması ve ceza yargılamasına da konu edilmesi nedeniyle, davacının bu fiilleri işleyip işlemediği, ceza mahkemelerince verilecek kararların kesinleşmesi sonucunda belirlenebilecektir.
Bu durumda; söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan ve kesinleştikten sonra, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin dava konusu işlemin iptaline ilişkin verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Yukarıda yer verilen gerekçe karşısında, davacının temyize konu karara ilişkin temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 09/07/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.