Danıştay danistay 2021/8069 E. 2025/2716 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/8069
2025/2716
26 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8069
Karar No : 2025/2716
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
2- ... Genel Komutanlığı
VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... ili, ... Jandarma Ulaştırma Eğitim Merkezi Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çekilmiş sayılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 16/05/2019 tarihinde tutuklanması sonrasında 15/05/2019 tarihinde yatırılan tam maaşın 16-05.-14/06/2019 dönemi için 2/3'ü arasındaki farkın davacının ailesinden tahsil edildiği, daha sonraki süreç boyunca Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım 2019 aylarına ait maaş ödemelerinin, davacının hesabına maaş tutarının 2/3'ü yatırılmak suretiyle gerçekleştirildiği, davacıya tahliye olduğu 06/08/2019 tarihinden sonra da maaşlarının 2/3'ünün ödenmesine devam edilmesi neticesinde görevden uzaklaştırılmış izlenimi yaratıldığı ve bu durumun davacıyı yanılttığı, dolayısıyla tahliye sonrasında da maaş ödemelerinin eksik yapılmaya devam edilmesinin davacının idare nezdinde görevi başında olmadığının ve açıkta görüldüğünün kabulü niteliğinde olduğu; kaldı ki, davacının tahliye olduğu 06/08/2019 tarihinden sonrasına ait 06/08/2019-28/08/2019 tarihli personel yoklama tutanaklarında da davacının tutuklu olarak göründüğü ve açıkta olan personel arasında yer aldığı; süreç gözönüne alındığında, tahliye sonrası maaşların eksik yatırılmaya devam edilmesinin davacıyı yanıltmasının hayatın doğal akışına aykırılık teşkil etmediği; diğer taraftan, davacının tahliye sonrası kendisine yazılı tebligat yapılmadan 28/08/2019 tarihinde kendiliğinden görevine başladığı; bu durumda, davacı hakkında, izinsiz ve kurumunca kabul edilebilecek bir mazereti olmaksızın kesintisiz olarak on günden fazla görev yerini terkettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava açılış tarihinden (13/01/2020) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Personele maaşının 2/3'ünün ödenmesinin, hem görevden uzaklaştırma, hem de tutuklanma durumunda uygulandığı, görevden uzaklaştırma durumunda maaştan kesinti yapılabilmesi için resmi tebligat yapılması zorunlu olup, tutuklama durumunda tebliğe gerek kalmaksızın kesinti yapıldığı, davacının bunu bilmediği iddiasının kabul edilemeyeceği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savcılık soruşturması kapsamında açığa alınarak tutuklandığı, tahliyesi sonrasında başlaması yönünde yazılı ve sözlü bildirim yapılmadığı için birliğine gitmediği, kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının göreve gelmediği tarihlerde herhangi bir mazeretinin bulunmadığı; davacıya görevinden uzaklaştırıldığına yönelik resmi herhangi bir tebligat da yapılmadığı; davacının 06/08/2019 tarihinde tahliyesinden sonra iki gün yol süresi gözetildiğinde 08/08/2019 tarihinde görevine kendiliğinden başlaması gerekirken, görevine başlamadığı; bu tarihten itibaren 20 gün sonra 28/08/2019 tarihinde göreve başladığının tespit edilmesi sonrası memuriyetten çekilmiş sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
... ili, ... Jandarma Ulaştırma Eğitim Merkezi Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacı, "Silahlı terör örgütüne üye olmak" isnadı ile 16/05/2019 tarihinde tutuklanmış, bu süre içerisinde kendisine maaşının 2/3'ü ödenmiş, tutukluluk süresinin devamı süresince hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulandığı gibi, kendisine bu yönde bir bildirim de yapılmamış; davacı 06/08/2019 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere salıverilmiş, tahliyesinden sonra birliğinde görev yapan J. Asb. Kd. Bşçvş. M. Ç. tarafından aranması neticesinde 06/08/2019 tarihinde tahliye olduğu öğrenilmiş ve verilen emir uyarınca 28/08/2019 tarihinde birliğine katılmış, 29/08/2019 tarihli Bilecik Valiliği oluru ile görevden uzaklaştırılmış, tahliye edildikten sonra yol süresini takip eden tarihten itibaren on gün süreyle kesintisiz ve mazeretsiz görevine gelmediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca Devlet Memurluğundan çekilmiş sayılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Çekilme" başlıklı 94. maddesinde; "Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır. ..." hükmüne;
'Görevden Uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğü' başlıklı 141. maddesinde; "Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler...." hükmüne yer verilmiştir.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 65. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; “Açığa alınan ya da tutuklananlar; 1. Hizmet eri tazminatından ve bu Kanunda öngörülen aile yardım ödeneği, mahrumiyet yeri ödeneği, doğum yardım ödeneği, ölüm yardım ödeneği, tedavi ve cenaze masrafları, yakacak yardımı, giyecek ve yiyecek (tayın bedeli) yardımı, tahsil bursları ve yurttan faydalanma, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam ederler.
2\. Açığa alınanlara ve tutuklulara (hakim subaylar dahil), bu süreler içinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi hükmüne göre aylık ödenir. Ancak, bu gibilerden haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, muhakemenin menine, beraate, her ne sebeple olursa olsun kamu davasının düşmesine veya ortadan kaldırılmasına karar verilenlerin ödenmeyen veya noksan ödenen her türlü özlük hakları ödenir.
Türk Silâhlı Kuvvetlerinin yurtdışı kadrolarında görevliyken açığa alınan veya tutuklananlara da yurtiçinde bir kadroya atanıncaya kadar, bu alt bent uyarınca yurtdışı aylığı ödenir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mevzuatta yazılı bulunan zorunlu haller dışında kamu görevlililerinin göreve devam etmeleri ve göreve devam etmemelerini haklı kılan mazeretleri varsa bu mazeretin ortadan kalktığı andan itibaren de göreve başlamaları gerektiği tartışmasızdır.
Bakılan uyuşmazlıkta, davacının göreve gelmediği tarihlerde herhangi bir mazeretinin bulunmadığı, davacıya görevinden uzaklaştırıldığına yönelik herhangi bir tebligat da yapılmadığı, davacının 06/08/2019 tarihinde tahliye edildikten sonra iki gün yol süresi gözetildiğinde 08/08/2019 tarihinde görevine kendiliğinden başlaması gerekirken, görevine başlamadığı; tahliye edilerek serbest kaldığı ve göreve başlaması için herhangi bir engelin ve mazeretinin bulunmadığı tarihten 20 gün sonra ve 28/08/2019 tarihinde göreve başladığının tespit edilmesi üzerine hakkında tesis edilen memuriyetten çekilmiş sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar mahkeme kararında, "davacının 16/05/2019 tarihinde tutuklanması sonrasında 15/05/2019 tarihinde yatırılan tam maaşın 16/05/2019-14/06/2019 dönemi için 2/3'ü arasındaki farkın davacının ailesinden tahsil edildiği, daha sonraki süreç boyunca Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım 2019 aylarına ait maaş ödemelerinin davacının hesabına maaş tutarının 2/3'ü yatırılmak suretiyle gerçekleştirildiği, davacıya tahliye olduğu 06/08/2019 tarihinden sonra da maaşlarının 2/3'ünün ödenmesine devam edilmesi neticesinde görevden uzaklaştırılmış izlenimi yaratıldığı ve bu durumun davacıyı yanılttığı" gerekçesine yer verilmiş ise de, 657 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 141. maddesinde görevden uzaklaştırma ve tutukluluk hallerinde memurlara maaşının üçte ikisinin ödeneceği hükme bağlandığından, davacının "üçte iki maaş ödendiğinden görevden uzaklaştırıldığını sandığı" yolundaki iddiasına itibar edilemeyeceği, kendisine yazılı olarak görevden uzaklaştırıldığına ilişkin bildirim yapılmadığı sürece görevine gitmesi gerektiğini bilmek zorunda olduğu açıktır.
Bu durumda, davacının göreve gelmediği günlerde hukuken kabul edilebilir geçerli bir mazereti bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların dava açılış tarihinden (13/01/2020) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava açılış tarihinden (13/01/2020) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 26/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı, usul ve yasaya uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden; davalı idarelerin temyiz isteminin reddi ile temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.