Danıştay danistay 2021/4683 E. 2025/2459 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/4683
2025/2459
14 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4683
Karar No : 2025/2459
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ...Komando Tugay Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacının, 31/12/2018 tarihinde sona erecek olan sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin... tarih ve ...sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı ile belirli bir süreyle sınırlı olarak imzalanan sözleşmenin, süre bitiminde yenilenmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı, idarenin bu yetkiyi kadro ve ihtiyaç durumu ile personele ilişkin özel durumları değerlendirerek kullanabileceği, idarenin yeni dönem için yeniden sözleşme imzalamaya yargı kararıyla zorlanamayacağı, davacının mesleki safahati dikkate alınarak personel ihtiyaçları doğrultusunda sözleşmesinin yenilenmemesine karar verildiği, sözleşme yenilenmemenin haklı ve somut gerekçelere dayandığı, ayrıca idarenin, Kanun'la kendisine tanınmış olan takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında keyfi kullandığı ve özel nedenlere dayandırdığı noktasında somut bir saptama da olmadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; davacının eşinin FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu, bu sebeple davacıdan istifade edilemediğinden bahisle sözleşmesi fesih edilmişse de, olayda davacıdan istifade edilemediğine ilişkin davalı idarece somut delil ibraz edilmediği, davacının eşi ile ilgili edinilen istihbari bilgilerin, ilgili Yönetmeliğin istifade edilmeme hallerini düzenleyen 13. maddesi kapsamında davacıdan istifade edilemeyeceğini göstermediği, bu bilgilerin davacının sözleşmesinin yenilenmesi durumunda dikkate alınabileceği, bu durumda dahi, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine gerekçe olamayacağı, zira davacının eşinin terör örgütleriyle bağlantılı olduğuna ilişkin somut tespite bulunmadığı, davacının eşi hakkında savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemde hukuka aykırılığın bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Komando Tugay Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacı, 31/12/2018 tarihinde sona erecek olan sözleşmesinin yenilenmesi talebinde bulunmuş, davacının eşi hakkında, ''FETÖ/PDY'ye müzahir ... Derneği ve ... Özel Eğitim ve Yurt İşletmeciliği Ticaret Sanayi Anonim Şirketinde SGK kaydının bulunduğu (proje yöneticisi), 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi sonrasında FETÖ/PDY kapsamında hakkında adli işlem yapıldığı" şeklindeki istihbari bilgilere istinaden, Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesi ve Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 13. maddesi uyarınca davacıdan istifade edilemeyeceğinden bahisle yenileme talebi uygun görülmeyerek davacı hakkında sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin... tarih ve ...sayılı işlem tesis edilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun, işlem tarihinde yürürlükte bulunan 12. maddesinin ikinci fıkrasında; “Görevde başarısız olanlarla, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan veya kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar, yedekte er kaynağına alınırlar.” hükmüne yer verilmiştir.
20/09/2005 tarih ve 25942 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin işlem tarihinde yürürlükte bulunan 12. maddesinde, sözleşmenin uzatılmasında uygulanacak esaslara yer verilmiş; 13. maddesinde de; "Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği (atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenler) anlaşılan, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar yedekte er kaynağına alınır. ..." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idarenin, davacı ile sözleşme yenileme konusunda takdir yetkisine haiz olduğu açık olup, söz konusu takdir yetkisinin, “davacının mesleki safahatı ve özellikle de sözleşme dönemi içinde göstermiş olduğu disiplin ve başarı durumu, mesleki performansı, askerlik mesleğine uyum sağlayıp sağlamadığı, idarede istihdam edilmesinde fayda görülmesini sağlayacak hal ve yeterliliğinin bulunup bulunmadığı, takdir/ceza durumu, amir kanaatleri, almış olduğu eğitimler” gibi ölçütlerin göz önünde bulundurulmak suretiyle kullanılması gerektiği açıktır. Belirtilen durumlar itibarıyla hangi olumsuzlukların takdir yetkisinin kullanımına olumsuz etki ettiğinin somut bilgi ve belgeler çerçevesinde ortaya konulması gerekmekte olup, işlemde kullanılan takdir yetkisinin objektif olarak kullanılıp kullanılmadığının saptanması, ‘hukukilik denetimi' kapsamında kalmaktadır.
Bakılan davada, davacının eşi hakkında, yukarıda bahsi geçen istihbari bilgiler çerçevesinde dava konusu işlemin tesis edildiği görülmüş olup, davacının eşine yönelik ... Cumhuriyet Başsavcılığınca "(FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "Terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet" suçlarından yürütülen soruşturma neticesinde, anılan Başsavcılığın ... tarih ve Soruşturma No:... ve K:...sayılı kararıyla hakkında kamu davasını açmaya yeterli delil olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, söz konusu kararda (özetle); şüphelinin (davacının eşi) 2010 yılında örgüte ait evlerde bir yıl kaldığı, daha sonra örgüte ait şirkete bağlı yurtta 2014 yılına kadar çalıştığının tespit edildiği, mevcut delillere göre, şüphelinin, örgüt ile iltisaklı olduğu değerlendirilmiş ise de, söz konusu delillerin, sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilmediği hususlarına yer verilmiştir.
Bu durumda, davacı ile belirli bir süreyle sınırlı olarak imzalanan sözleşmenin, süre bitiminde yenilenmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı, idarenin bu yetkiyi kadro ve ihtiyaç durumu ile personele ilişkin özel durumları değerlendirerek kullanabileceği, idarenin yeni dönem için yeniden sözleşme imzalamaya yargı kararıyla zorlanamayacağı, davacı hakkında yukarıda belirtilen tespitler ve davacının görev yaptığı kurumun önem ve hassasiyeti ile askerlik mesleğinin niteliği dikkate alınarak, personel ihtiyaçları doğrultusunda sözleşme yenilenmemesininin haklı ve somut gerekçelere dayandığı, ayrıca idarenin, takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında keyfi kullandığı yolunda somut bir tespit de bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2\. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 14/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
... Komando Tugay Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacının, sözleşme süresinin bitim tarihi olan 31/12/2018 tarihinden önce, sözleşmesinin uzatılması istemiyle başvuruda bulunduğu, davalı idarece yapılan değerlendirmede davacının eşi hakkında, ''FETÖ/PDY'ye müzahir ... Derneği ve ... Eğitim ve Yurt İşletmeciliği Ticaret Sanayi Anonim Şirketinde SGK kaydının bulunduğu (proje yöneticisi), 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi sonrasında FETÖ/PDY kapsamında hakkında adli işlem yapıldığı" şeklindeki istihbari bilgi gözönünde bulundurularak, dava konusu 26/12/2018 tarihli işlemle başvurusunun reddi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Anayasa ile güvence altına alınan ve uluslararası hukuk ilkeleriyle de korunan suç ve cezaların şahsîliği ilkesi uyarınca, hiç kimse işlemediği bir suç nedeniyle sorumlu tutulamaz, sadece suçu işleyen kişinin cezalandırılması esastır. Anayasa ile güvence altına alınan bu hakkın amacı, ceza hukukunun da temel amaçlarından olan suçlu kişilerin fiillerinin karşılığının cezalandırılmasıdır. Nitekim, Türk Ceza Kanunu'nun 20 nci maddesinde de bu ilkeye yer verilerek, işlenen suçlar nedeniyle, sadece suça konu fiili işleyen kişinin sorumlu olması esası benimsenmiştir.
Bu bakımdan suç ve cezaların şahsîliği ilkesi uyarınca, kişilerin işlemediği fiiller nedeniyle idari yaptırıma maruz bırakılabilmesi de mümkün değildir. Bu açıdan, kişinin ailesi, arkadaşı veya yakın çevresinin fillerinden sorumlu tutulması da suç ve cezaların şahsiliği ilkesi ile bağdaşmamaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta, davacının eşinin, FETÖ/PDY'ye müzahir dernekte ve şirkette SGK kaydının bulunduğu ve FETÖ/PDY kapsamında hakkında adli işlem yapıldığı yönündeki istihbari bilgiden hareketle sözleşmesinin yenilenmediği; ancak, söz konusu istihbari bilgi dışında davacıyla ilgili olarak herhangi bir tespitin bulunmadığı gibi, davacı hakkında FETÖ/PDY kapsamında idari soruşturmanın da bulunmadığı, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulama sonucunda davacı hakkında aynı kapsamda herhangi bir adli soruşturma ya da kovuşturma bilgisine rastlanılmadığı ve dolayısıyla davacıyla ilgili olarak bu kapsamda davalı idarece herhangi bir değerlendirme yapılmadan, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir.
Bu duruma göre, hakkında adli veya idari bir soruşturma/kovuşturma bulunmayan, görevinde başarısız veya yetersiz olduğuna ya da hizmetine ihtiyaç duyulmadığına ilişkin bir tespit olmayan, sözleşmesinin yenilenmesi için aranılan genel ve özel şartları taşıyıp taşımadığı konusunda gerekçeli bir değerlendirme yapılmayan davacı hakkında, sadece eşine ait olan bilgi ve değerlendirmeye dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde suç ve cezaların şahsîliği ilkesine ve dolayısıyla hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında yukarıda açıklanan gerekçeler kapsamında hukuka aykırılık isabet görülmediğinden, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.