SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/821

Karar No

2025/3189

Karar Tarihi

24 Haziran 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2025/821 E. , 2025/3189 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/821
Karar No : 2025/3189

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği / ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, özel güvenlik kartı ve çalışma izninin verilmemesine ve hakkında Özel Güvenlik Bilgi Sistemine "red" kaydı girilmesine ilişkin tesis edilen Bolu Valiliği Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Değerlendirme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, işlemin iptali yönünde verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına istinaden işlemden doğan zarara karşılık 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın süre aşımı yönünden reddine istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 2577 sayılı Kanunun 45. ve 46. maddeleri uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınırın esas alınacağı, İdare Mahkemesince istinaf kanun yolu parasal sınırını geçmeyen dava konusu uyuşmazlıkla ilgili verilen kararın kesin olduğu, istinaf yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan karara karşı, davacı tarafından, temyiz başvurusunda bulunulması üzerine; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararıyla; Dairelerinin kesin nitelikteki kararına karşı yapılan temyiz isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açıldığı, bilirkişi incelemesi sonucunda miktar artırımında bulunulacağı dikkate alınmadan karar verildiği iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddine dair kararın kaldırılması, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davacı tarafında yapılan temyiz isteminin reddi ile anılan kararın gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında, istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu, "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, aynı maddenin 7. fıkrasında ise temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde 6. fıkrada sözü edilen kararın Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Bununla birlikte anılan Kanun'un 45. maddesinin 2. fıkrasına 02/08/2024 tarih ve 32620 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7524 sayılı Kanunun 52. maddesi ile bölge idare mahkemesinin 48. maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlemesi eklenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Bolu İdare Mahkemesince davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, akabinde kararın istinaf kanun yoluna taşınmak istenmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin 30/10/2024 tarihli kararıyla 2577 sayılı Kanunun 48. maddesinin 7. fıkrası uyarınca istinaf başvurusuna konu kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin incelenmeksizin reddine karar verildiği, anılan karar tarihinde 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 2. fıkrasına, 7524 sayılı Kanunun 52. maddesi ile eklenen bölge idare mahkemesinin 48. maddenin 7. fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı temyiz yolunun açık olduğu yönündeki düzenleme yürürlükte olmasına karşın, kararda temyiz yolunun kapalı olduğunun ve kesin olarak karar verildiğinin belirtildiği, akabinde belirtilen karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine temyiz isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 2. fıkrasına, 7524 sayılı Kanunun 52. maddesi ile eklenen cümle uyarınca ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli istinaf isteminin incelenmeksizin reddi yolundaki kararına karşı temyiz yolu açık olup anılan kararda temyiz yolunun kapalı ve kararın kesin olduğunun belirtilmesinde ve sonrasında davacı tarafından belirtilen karara karşı temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulması üzerine 30/10/2024 tarihli kararın kesin ve temyiz yolu kapalı olduğu gerekçesiyle 25/12/2024 tarihli karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının kaldırılmasına oy birliğiyle karar verilerek, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının esasının incelenmesine geçildi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Dava, davacı tarafından, özel güvenlik kartı ve çalışma izninin verilmemesine ve hakkında Özel Güvenlik Bilgi Sistemine "red" kaydı girilmesine ilişkin tesis edilen Bolu Valiliği Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Değerlendirme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, işlemin iptali yönünde verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına istinaden işlemden doğan zarara karşılık 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 02/09/2024 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz" kuralına yer verilmiş, "Parasal Sınırların Artırılması" başlıklı Ek 1. madde uyarınca yeniden değerleme oranlarında arttırılan parasal sınır 2024 yılı için 31.000,00 TL olarak belirlenmiş iken, 03/08/2024 tarihli ve 32620 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7524 sayılı Kanunun 52. maddesi ile 45. maddenin 2. cümlesi değiştirilmiş, "Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." kuralına yer verilerek Ek 1. maddesinde de, "Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. 17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz." hükümleri yer almış, akabinde 04/06/2025 tarihli ve 32929 sayılı (mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 7. maddesi ile Ek 1. maddesinin 2.fıkrası değiştirilmiş, anılan değişiklik ile "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davalar ile 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır." düzenlemesi getirilmiştir.
Yukarıda aktarılan düzenlemelerin incelenmesinden, istinaf kanun yolu parasal sınırının belirlenmesinde, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan düzenleme uyarınca, İdare Mahkemesi karar tarihinin esas alınması kurala bağlanıyor iken 04/06/2025 tarihli ve 32929 sayılı (mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile 2577 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinde yapılan değişiklik sonucu bundan sonra istinaf kanun yolu parasal sınırının belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınırın esas alınması düzenlenmiştir.
Bilindiği üzere, usul hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usul hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır.
Usul kurallarının zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık kuralı ile birlikte dikkate alınması gereken diğer bir husus da yeni usul kuralı yürürlüğe girdiğinde, ilgili usul işleminin tamamlanıp tamamlanmadığıdır. Çünkü bir usul işlemi tamamlandıktan sonra yeni kural yürürlüğe girerse tamamlanmış işlem geçerli olarak kalır. Buna karşılık bir usul işlemi henüz tamamlanmamış ise yeni kanun, kural olarak hemen yürürlüğe girecektir. Başka bir deyişle, tamamlanmış usul işlemleri, yeni yürürlüğe giren usul hükmünden etkilenmeyecektir.
Nitekim, medeni yargılama hukukuna ilişkin usul kanunu niteliğindeki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 448. maddesinde “Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla” derhal uygulanır denilmek suretiyle usul hükümlerinin zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık ilkesi benimsenmiş, tamamlanmış işlemler ise istisna kapsamında tutulmuştur.
Dava, dava dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlayan ve bir kararla sonuçlanıncaya kadar devam eden çeşitli usul işlemlerinden ve aşamalarından oluşmaktadır. Yargılama sırasında yapılan bir usul işlemi ve kesiti tamamlanmış ise artık yeni kanun o usul işlemi hakkında etkili olmayacak dolayısıyla da uygulanmayacaktır.
Bu açıklamalar kapsamında, usuli meselelerden biri olan bir davanın istinaf kanun yoluna tabi bir dava olup olmadığı hususu yönünden işbu temyiz incelemesinde 7550 sayılı Kanun ile 2577 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinde yapılan değişikliğin uygulanma kabiliyeti bulunduğu görüldüğünden anılan usuli meselenin nihayete erdiğinden bahsedilemeyecek, bu sebeple usul kurallarının zaman bakımından uygulanmasında gözetilen derhal uygulanırlık ilkesi kapsamında anılan değişiklik işbu incelemede dikkate alınacaktır.
Bu itibarla, temyize konu kararda istinaf kanun yolunun belirlenmesinde İdare Mahkemesi kararı tarihindeki parasal sınırın esas alınmasında usul hükümlerine uyarlık görülmemekle birlikte yeni düzenleme uyarınca davanın açıldığı tarihteki parasal sınır da esas alınsa davanın 2024 yılında açıldığı ve İdare Mahkemesi kararının da yine 2024 yılında verildiği görüldüğünden dava konusu tutarın 2024 yılında geçerli olan istinaf kanun yolu parasal sınırının (31.000,00 TL) altında kaldığı anlaşılmış olup temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3\. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/06/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.


(X)-KARŞI OY :
Uyuşmazlık İdare Mahkemesi tarafından verilen davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kararın istinaf incelemesine tabi olup olmayacağını ilişkindir.
Davanın kanuni süresinde yapılmadığına ilişkin değerlendirmeyi ilk kez idari yargı kolundaki en alt dereceli mahkeme olan İdare Mahkemelerinin yaptığı hâllerde, anılan mahkemelerin bu yöndeki değerlendirmelerinin kişilere ağır bir külfet yükleyecek, mahkemeye erişim haklarını aşırı kısıtlayacak biçimde katı ve şekilci bir yoruma dayandığı ya da sürenin hesaplanmasına ilişkin muğlak veya yorumu gerektiren hukuki meseleler olduğunda bunların İdare Mahkemelerince öngörülemez biçimde yorumlandığı durumlar söz konusu olabilir.
Bunun dışında anılan mahkemelerin süreye ilişkin kuralları hatalı olarak da uygulayabilmeleri mümkündür. Bu durumda idare mahkemelerinin bu kapsamda verdiği ve mahkemeye erişim hakkına ölçüsüz müdahale teşkil edebilen, bu sebeple anılan hakkın ihlaline yol açabilecek bu tür kararları bakımından kişilerin bu yöndeki iddia ve itirazlarını ileri sürebilme imkanı ortadan kalkmakta, başka bir anlatımla söz konusu ihlalin gerçekleşmesini engellemeye elverişli yargısal yollara başvuruda bulunulabilmesi imkanı ellerinden alınmaktadır.
Bu yönüyle, mahkemeye erişim hakkına ilk kez müdahale eden ve o yargı kolundaki en alt dereceli mahkemece verilen süre aşımı nedeniyle davanın reddi yolundaki kararlara karşı yargı mercilerine başvuru yollarının kapatılması Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkına aykırılık oluşturacaktır.
Bu itibarla, davanın parasal durumundan bağımsız olarak İdare Mahkemesince davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verdiği kararın mahkemeye erişim ve hükmün denetlenmesini talep etme hakkı çerçevesinde istinaf kanun yoluna tabi olduğu sonucuna varıldığından temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dair Kararına katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim