Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/807
2025/4582
16 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/807
Karar No : 2025/4582
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Başkanlığı
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Afyonkarahisar 1 No'lu T Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünce, Av. ...'ın tutuklu müvekkili ile görüştürülmemesine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı işlemin ve söz konusu işlemin dayanağı olarak gösterilen ... tarihli ve ... sayılı Afyonkarahisar 1 No'lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Kapalı Kısım İç Yönergesi'nin "Avukat Ziyaretleri" başlıklı 37. maddesinin (a) bendinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu edilen İç Yönerge maddesinin (hükümlülere ilişkin) "İlgili kanunlarda belirtilen istisnalar saklı kalmak üzere, hükümlüler, avukatları ile mesai günleri ve saatlerinde, ... konuşulanları başkalarının duyamayacağı, ancak görüşmenin görevlilerce izlenebileceği bir ortamda, kurum düzeni çerçevesinde açık görüş usulü tabi olarak görüşür." kısmı incelendiğinde; dava konusu edilen Yönerge maddesinin hükümlülere ilişkin görüşme günü ve saatlerini düzenleyen kısmının mevzuata uygun düzenlendiği, avukatla görüşme açısından üst hukuk normlarına göre daha kısıtlayıcı kurallar getirmediği, hükümlüler açısından görüşme gün ve saatlerini belirleyen kural ibaresi dışındaki Yönerge'deki diğer görüşme şartları ibarelerinin de üst hukuk normlarına uygun olduğu, dolayısıyla dava konusu Yönerge maddesinin hükümlülere ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu edilen İç Yönerge maddesinin (tutuklulara ilişkin) "...tutuklular ise güvenlik zaafiyeti oluşmaması adına haftanın her günü 24.00-08.00 saatleri dışında müdafileri ile..." kısmı yönünden; hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan, üst hukuk normu niteliğindeki kanun ve yönetmelik kurallarına aykırı düzenleme içeren, hakkın kullanımını üst hukuk normlarında öngörülmeyen bir şekilde tutuklu ve müdafi avukat yönünden daraltan ve kısıtlayan, dava konusu İç Yönerge'nin 37. maddesinin a bendinde yer alan "...tutuklular ise güvenlik zaafiyeti oluşmaması adına haftanın her günü 24.00-08.00 saatleri dışında müdafileri ile..." ibaresinin hukuka ve mavzuata aykırı olduğu; Av. ...'ın tutuklu müvekkili ile görüştürülmemesine ilişkin bireysel işlemin de dayanağı düzenleyici işlem gibi hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu İç Yönerge'nin 37. maddesinin (a) bendinin; "...tutuklular ise güvenlik zaafiyeti oluşmaması adına haftanın her günü 24.00-08.00 saatleri dışında müdafileri ile..." kısmı ile ceza infaz kurumunun uygulama işleminin iptaline, dava konusu İç Yönerge'nin 37. maddesinin (a) bendinin; "İlgili kanunlarda belirtilen istisnalar saklı kalmak üzere, hükümlüler, avukatları ile mesai günleri ve saatlerinde, "......" konuşulanları başkalarının duyamayacağı, ancak görüşmenin görevlilerce izlenebileceği bir ortamda, kurum düzeni çerçevesinde açık görüş usulü tabi olarak görüşür." kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kurumlarda yaşanması muhtemel olaylara ait riskleri ortadan kaldırmak için alınan güvenlik tedbirlerine uyulmasının, kurum, personel ve hükümlü/tutukluların güvenliği bakımından büyük önem taşıdığı, güvenlik yönünden kurum iç işleyişine ilişkin hususların ise kurum idaresi tarafından hazırlanan İç Yönerge ile düzenlendiği, mevzuata uygun bir şekilde hazırlanan Yönerge'nin dava konusu düzenlemesinin hukuka uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görülerek davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
... tarihli ve ... sayılı Afyonkarahisar 1 No'lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Kapalı Kısım İç Yönergesi'nin "Avukat Ziyaretleri" başlıklı 37. maddesinin (a) bendinde, "İlgili kanunlarda belirtilen istisnalar saklı kalmak üzere, hükümlüler, avukatları ile mesai günleri ve saatlerinde, tutuklular ise güvenlik zaafiyeti oluşmaması adına haftanın her günü 24.00-08.00 saatleri dışında müdafileri ile konuşulanları başkalarının duyamayacağı, ancak görüşmenin görevlilerce izlenebileceği bir ortamda, kurum düzeni çerçevesinde açık görüş usulü tabi olarak görüşür." kuralına yer verilmiştir.
Afyonkarahisar 1 No'lu T Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünce, Av. ...'ın tutuklu müvekkili ile görüştürülmemesine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine anılan bireysel işlem ile düzenleyici işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir..." hükmüne yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Baroya ve avukatlara ayrılacak yer" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında; "Ayrıca her cezaevinde ve kolluk biriminde mesleğin onuruna ve önemine uygun bir görüşme yeri ayrılır. Bu yerlerin bakım ve onarımı ilgisine göre Adalet ve İçişleri Bakanlıklarınca yaptırılır." hükmü yer almaktadır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Şüphelinin veya sanığın müdafi seçimi" başlıklı 149. maddesinin 3. fıkrasında; "Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz." düzenlemesine, "Müdafi ile görüşme" başlıklı 154. maddesinde ise "(1) Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tâbi tutulamaz. (2) Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imâl ve ticareti suçları bakımından gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, hâkim kararıyla yirmidört saat süreyle kısıtlanabilir; bu zaman zarfında ifade alınamaz." hükümleri yer almıştır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "1) Bu Kanunun amacı, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir."; "Ceza İnfaz Kurumunda Hükümlünün Hakları, Güvenceleri ve Kısıtlamalar" başlıklı Üçüncü Kısmında yer alan "Avukat ve noterle görüşme hakkı" başlıklı 59. maddesinin 2. fıkrasında ise "Avukat ve noter ile görüşme, meslek kimliklerinin ibrazı üzerine, tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, bu iş için ayrılan görüşme yerlerinde, konuşulanların duyulamayacağı, ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği bir biçimde yapılır."; "Tutukluların hakları" başlıklı 114. maddesinin 5. fıkrasında; "Tutuklunun müdafii ile olan haberleşmesine ve kurum düzeni çerçevesinde temas ve görüşmelerine hiçbir suretle engel olunamaz ve kısıtlamalar konulamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği'nin "Müdafi ile görüşme" başlıklı 21. maddesinde; "Şüpheli veya sanık vekâletname aranmaksızın müdafi ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafiî ile yazışmaları denetime tâbi tutulamaz. Müdafiî ile görüşmesinden önce ve görüşmesi sırasında, talebi hâlinde yakalanan kişiye kalem ve kâğıt verilir. Soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla ve yakalanan kişi isterse, vekâletname aranmaksızın en çok üç müdafi ifadede hazır bulunabilir. Her kolluk biriminde görüşme için uygun şartları haiz görüşme odası ayrılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik'in 70. maddesinde, "(1) Her kurumun, hükümlülerin kurum içindeki yaşam tarzını ayrıntıları ile gösteren bir iç yönergesi bulunur. Bu iç yönerge, kurumun ihtiyaçları ve özel nitelikleri göz önünde tutulmak suretiyle hazırlanır."; aynı Yönetmelik'in 139. maddesinde, "...(2) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde tutuklular, kurumun bu husustaki genel düzenine uymak suretiyle ziyaretçi kabul edebilirler. Ancak soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkeme, soruşturmanın veya davanın selameti bakımından tutuklunun ziyaretçi kabulünü yasaklayabilir veya bu hususta kısıtlamalar koyabilir...(4) Tutuklu, savunması için istediği müdafii seçmek ve görevlendirmek hakkına sahiptir. Her dereceden kurum görevlileri bu hususta tutukluya tavsiyelerde bulunamaz. (5) Tutuklunun müdafii ile olan haberleşmesine ve kurum düzeni çerçevesinde temas ve görüşmelerine hiçbir suretle engel olunamaz ve kısıtlamalar konulamaz. Bu kapsamda; a) Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tâbi tutulamaz. b) Soruşturma evresinde, aynı anda en fazla üç avukat tutuklu ile görüşebilir. Avukatlar aynı anda birden fazla tutukluyla görüşemez. (6) Özel kanunlarda yer alan hükümler saklıdır."; 146. maddesinin 1. fıkrasında, "Kurumlarca çıkarılacak iç yönergeler, kurumlarca hazırlanıp Genel Müdürlükçe onaylandıktan sonra yürürlüğe girer. İç yönergeler hazırlanırken kurumun ihtiyaçları ve özel nitelikleri göz önünde tutulur ve diğer mevzuat ile bu Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak uygulanır." düzenlemeleri yer almaktadır.
Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik'in "Tutuklunun müdafi, uzlaştırmacı ve arabulucu ile görüşmesi" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında, "Tutuklu, vekaletname aranmaksızın müdafi ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duymayacağı, ancak; görüşmenin görevlilerce izlenebileceği bir ortamda, açık görüş usulüne tabi olarak görüşür. Bu kişilerin müdafi ile yazışmaları denetime tabi tutulmaz." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette ve bu normları aşar nitelikte hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında "tutuklu", hakkındaki soruşturma veya kovuşturma devam etmekte iken Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesinde sayılan sebeplerle tutukevine konularak hürriyeti kısıtlanan kişi olarak tanımlanmaktadır.
Bölge İdare Mahkemesince de hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmında, İç Yönerge'nin "Avukat Ziyaretleri" başlıklı 37. maddesinin (a) bendinde yer alan, "...tutuklular ise güvenlik zaafiyeti oluşmaması adına haftanın her günü 24.00-08.00 saatleri dışında müdafileri ile..." ibaresinin hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan, üst hukuk normu niteliğindeki kanun ve yönetmelik kurallarına aykırı düzenleme içeren, hakkın kullanımını üst hukuk normlarında öngörülmeyen bir şekilde tutuklu ve müdafi avukat yönünden daraltan ve kısıtlayan bir düzenleme olduğu ifade edilmişse de 5275 sayılı Kanun'un "Tutuklunun müdafii ile olan haberleşmesine ve kurum düzeni çerçevesinde temas ve görüşmelerine hiçbir suretle engel olunamaz ve kısıtlamalar konulamaz." şeklindeki 114. maddesinin 5. fıkrasına yönelik Kanun gerekçesinde, "Tutuklunun avukatı ile haberleşmesine hiçbir suretle engel olunmayacak ve herhangi bir kısıtlama konulamayacaktır. Kurum içindeki temaslar da, esasta aynı kurala tâbidir. Ancak temaslar kurum düzenine uygun olarak yani o düzeni ihlâl etmeyerek sürdürülecektir." denilmek suretiyle kurum içindeki temasların kurum düzenini ihlal etmeyecek şekilde sürdürülmesinin amaçlandığı açıkça ifade edilmiştir.
Bu durumda, anılan yasal düzenleme gerekçesi ile bir bütün olarak dikkate alındığında, ilgili kanunlarda belirtilen istisnalar saklı kalmak üzere, hükümlülerin, avukatları ile mesai günleri ve saatlerinde, tutukluların ise güvenlik zaafiyeti oluşmaması adına haftanın her günü oldukça makul sayılabilecek bir zaman aralığında 24.00-08.00 saatleri dışında müdafileri ile konuşulanları başkalarının duyamayacağı; ancak görüşmenin görevlilerce izlenebileceği bir ortamda, kurum düzeni çerçevesinde açık görüş usûlüne tabi olarak görüştürülmesine yönelik İç Yönerge düzenlemesinde, gerek cezaevinde kalan tutuklu ve hükümlülerin gerekse de kurum çalışanlarının cezaevi kapasitesi, çalışan sayısı, cezaevi koşulları dikkate alınarak can ve mal emniyetlerinin sağlanması, tutuklu/hükümlü kişilerin müdafi ve vekilleriyle daha uygun zaman ve zeminde görüşmelerini teminen tesis edilen dava konusu işlemde dayanağı olan Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Bu durumda, İç Yönerge'nin 37. maddesinin (a) bendinde yer alan "...tutuklular ise güvenlik zaafiyeti oluşmaması adına haftanın her günü 24.00-08.00 saatleri dışında müdafileri ile..." ibaresi ile bu düzenleme dayanak alınarak tesis edilen uygulama işleminde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığından bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. Kısmen dava konusu işlemlerin iptali kısmen davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararının iptale yönelik kısımlarına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/10/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
Kısmen dava konusu işlemlerin iptali kısmen davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısımlarına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.