Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/709
2025/3324
26 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/709
Karar No : 2025/3324
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, hakkında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesi hükmü uyarınca 9.301,50 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Fatih Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün ...tarihli ve ...sayılı işlemine yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin ...tarihli ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; konusu beş bin lirayı (2024 yılı için otuzbir bin lira) geçmeyen idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu ve bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağını düzenleyen 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi hükmü uyarınca; 9.301,50 TL tutarındaki işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun görüm ve çözümünün yapılarak bir karar verilmesi olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine, 2577 sayılı Kanun'un 45/2 maddesinin Ek cümlesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile sonucu itibarıyla usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Dava, davacı tarafından, hakkında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesi hükmü uyarınca 9.301,50 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Fatih Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı işlemine yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle 15/09/2023 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz" kuralına yer verilmiş, "Parasal Sınırların Artırılması" başlıklı Ek 1. madde uyarınca yeniden değerleme oranlarında arttırılan parasal sınır 2023 yılı için 20.000,00 TL olarak belirlenmiş iken, 03/08/2024 tarihli ve 32620 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7524 sayılı Kanunun 52. maddesi ile 45. maddenin 2. cümlesi değiştirilmiş, "Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." kuralına yer verilerek Ek 1. maddesinde de, "Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. 17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz." hükümleri yer almış, akabinde 04/06/2025 tarihli ve 32929 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 7. maddesi ile Ek 1. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmiş, anılan değişiklik ile "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davalar ile 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır." düzenlemesi getirilmiştir.
Yukarıda aktarılan düzenlemelerin incelenmesinden, istinaf kanun yolu parasal sınırının belirlenmesinde, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan düzenleme uyarınca, İdare Mahkemesi karar tarihinin esas alınması kurala bağlanıyor iken 04/06/2025 tarihli ve 32929 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile 2577 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinde yapılan değişiklik sonucu bundan sonra istinaf kanun yolu parasal sınırının belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınırın esas alınması düzenlenmiştir.
Bilindiği üzere, usul hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usul hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır.
Usul kurallarının zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık kuralı ile birlikte dikkate alınması gereken diğer bir husus da yeni usul kuralı yürürlüğe girdiğinde, ilgili usul işleminin tamamlanıp tamamlanmadığıdır. Çünkü bir usul işlemi tamamlandıktan sonra yeni kural yürürlüğe girerse tamamlanmış işlem geçerli olarak kalır. Buna karşılık bir usul işlemi henüz tamamlanmamış ise yeni kanun, kural olarak hemen yürürlüğe girecektir. Başka bir deyişle, tamamlanmış usul işlemleri, yeni yürürlüğe giren usul hükmünden etkilenmeyecektir.
Nitekim, medeni yargılama hukukuna ilişkin usul kanunu niteliğindeki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 448. maddesinde “Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla” derhal uygulanır denilmek suretiyle usul hükümlerinin zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık ilkesi benimsenmiş, tamamlanmış işlemler ise istisna kapsamında tutulmuştur.
Dava, dava dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlayan ve bir kararla sonuçlanıncaya kadar devam eden çeşitli usul işlemlerinden ve aşamalarından oluşmaktadır. Yargılama sırasında yapılan bir usul işlemi ve kesiti tamamlanmış ise artık yeni kanun o usul işlemi hakkında etkili olmayacak dolayısıyla da uygulanmayacaktır.
Bu açıklamalar kapsamında, usuli meselelerden biri olan bir davanın istinaf kanun yoluna tabi bir dava olup olmadığı hususu yönünden işbu temyiz incelemesinde 7550 sayılı Kanun ile 2577 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinde yapılan değişikliğin uygulanma kabiliyeti bulunduğu görüldüğünden anılan usuli meselenin nihayete erdiğinden bahsedilemeyecek, bu sebeple usul kurallarının zaman bakımından uygulanmasında gözetilen derhal uygulanırlık ilkesi kapsamında anılan değişiklik işbu incelemede dikkate alınacaktır.
Bu itibarla, temyize konu kararda istinaf kanun yolunun belirlenmesinde İdare Mahkemesi kararı tarihindeki parasal sınırın esas alınmasında usul hükümlerine uyarlık görülmemekle birlikte yeni düzenleme uyarınca davanın açıldığı tarihteki parasal sınır da esas alınsa davanın 2023 yılında açıldığı ve İdare Mahkemesi kararının 2024 yılında verildiği görüldüğünden dava konusu tutarın 2023 yılında geçerli olan istinaf kanun yolu parasal sınırının (20.000,00 TL) altında kaldığı anlaşılmış olup temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3\. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.