SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/504

Karar No

2025/3709

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2025/504 E. , 2025/3709 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/504
Karar No : 2025/3709

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü / ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının davalı idare tarafından aleyhine olan kısmının, davacı tarafından faiz başlangıcına ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından; İstanbul Taksim Meydanı Gezi Parkında çıkan olaylarda polis tarafından atılan gaz kapsülünün yüzüne isabet etmesi neticesinde 02/06/2013 tarihinde yaralandığından, sağ gözünün tamamen işlevini yitirdiğinden ve bu durumdan dolayı birçok ameliyat geçirdiğinden bahisle uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık 50.000,00 TL (miktar artırım sonucu 691.808,35 TL) maddi, 60.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 751.808,35 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıda meydana gelen zararın kaynağının idari bir eylem olduğuna yönelik dosyada somut, açık, şüpheden uzak ve net bir delil bulunmadığından davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 09/02/2023 tarih ve E:2018/4616, K:2023/422 sayılı, iddia olunan zararın idarenin eyleminden kaynaklandığını ortaya koyan bir illiyet bağının olmadığı, olay nedeniyle idarenin tazmin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle verilen bozma kararına uyulmayıp ilk kararda ısrar edilerek, polislerin meydana gelen olaylar sırasında orantısız güç kullanmak suretiyle davacının zarar görmesine ve bu kapsamda gözünde hasar oluşmasına neden olduğu, böylelikle olayın oluşumunda hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna ulaşıldığı, yaralanma olayında davacının maluliyet oranının tespitine ilişkin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 14/03/2018 tarihli raporda; davacının sağ gözünde görme kaybı olduğunun ve çalışma gücünü %32.3 oranında kaybettiğinin tespit edilmesi üzerine söz konusu rapor dikkate alınarak gelir kaybı hesabının yapılması amacıyla hesap bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılması sonucunda düzenlenen raporda, davacının geçici iş göremezlik (1.576,69 TL) ve sürekli iş göremezlik (690.231,66 TL) olmak üzere toplam 691.808,35 TL olarak tazminatının hesaplandığı ve raporun karara esas alınabilecek nitelikte görüldüğü gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının maddi tazminat talebi olan 691.808,35 TL'nin kabulüne, maddi tazminat isteminin 50.000,00 TL'lik kısmı açısından başvuru tarihi olan 29/05/2014, 641.808,35 TL'lik kısmı açısından ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 18/07/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin de tamamının kabulüne, 60.000,00 TL'lik manevi tazminatın başvuru tarihi olan 29/05/2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Anılan ısrar kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/11/2024 tarih ve E:2023/2277, K:2024/2687 sayılı kararıyla; ısrara ilişkin hususun davacının yaralanması olayında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin ısrar hususu yönünden reddine, mahkeme kararının ısrar hükmü yönünden onanmasına, uyuşmazlığın ısrar hususu kısmı dışında kalan diğer kısımları yönünden temyiz incelemesi yapmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı tarafından; hükmedilen maddi ve manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi, bu talebin kabul edilmemesi halinde maddi tazminatın artırılan kısmı için de idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; zararın eylemi neticesinde meydana geldiğine ilişkin somut bir delil bulunmadığı, geçici iş göremezliğin kaza geçiren kişinin kalıcı sakatlığı değil, tedavi edilene kadar çalışamamasını ifade ettiği, iyileşme sürecinin yapılan işe göre farklılık gösterdiği, geçici iş göremezliğin yalnızca tıbbi tedavi süresiyle sınırlı olmadığı, harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine 51.000,00 TL nispi karar harcının yükletildiği, ölüm olaylarında dahi bu kadar maddi tazminata hükmedilmediği, bilirkişi raporundaki hesaplama sonucu çıkan tutarın davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağından raporun kabulünün mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Dosyanın incelenmesinden; davacının, Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde öğrenci iken, 02/06/2013 tarihinde arkadaşı/kuzeni ile İstanbul ili, Beşiktaş ilçesinde gezdikleri esnada devam eden Gezi Parkı eylemleri nedeniyle yapılan gösterilerde, eylemci grupla onlara müdahale eden güvenlik güçleri arasında kaldığı, olay yerinden uzaklaşmaya çalışırken güvenlik güçlerince atılan gaz kapsülünün sağ gözüne isabet etmesi sonucunda yaralandığı, 03/06/2013 tarihinde Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ameliyat edildiği, olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlarına karşılık olarak maddi ve manevi tazminatın ödenmesi istemiyle 29/05/2014 tarihinde yaptığı başvurunun ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddi üzerine uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık 50.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 691.808,35 TL) maddi, 60.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 751.808,35 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin kabule ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge İdare Mahkemesince hükme esas alınan 26/06/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacının bakiye ömrünün PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre belirlendiği, tazminat hesabı yapılırken olay tarihinden hesap tarihine kadar olan işlemiş dönemde net asgari ücretin, işleyecek dönemde ise bilinen dönemde ulaşılan en son net asgari ücretin 3 katı tutarındaki ücretin esas alındığı, %10 artırım ve %10 iskontoya ilişkin tablo yapılmadığı anlaşıldığından bahse konu raporun hükme esas alınabilecek nitelikte bulunmadığı görülmektedir.
Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğramış olduğu kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olup / olmadığına bakılmaksızın gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi günlük faaliyetlerini ve işini eskisine ve emsallerine göre daha fazla efor sarf ederek gerçekleştireceği kabulünden hareketle "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bedensel kayba uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.
Dava konusu olay neticesinde Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Raporda; %32,3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği belirlenen davacının günlük yaşamını ve işini daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan maddi zararının en fazla net asgari ücret tutarı kadar olacağı, Dairemizin içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Buna göre, davacının çalışma gücünün kaybı nedeniyle uğradığı zarara karşılık olarak ödenmesi gereken maddi tazminat aktif dönemde, geçici iş görmezlik süresinin sona erdiği tarihten itibaren içtihadi emeklilik yaşı kabul edilen 60 yaşın sonuna kadar net asgari ücrete (2022 yılına kadar AGİ dahil, 2022 yılından sonra AGİ hariç olmak üzere) çalışma gücü kaybı olan oranının uygulanması; pasif dönemde ise, davacının 60 yaşını ikmalinden TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel yaşam süresinin sonuna kadar geçecek süre için -bir çalışmanın karşılığı olmaması nedeniyle- AGİ hariç net asgari ücrete yine çalışma gücü kaybı oranının uygulanması sonucu ortaya çıkacak miktarların toplanması suretiyle hesaplanmalıdır.
Söz konusu hesaplamada, gelecek yılların asgari ücretlerinin, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarının her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Ayrıca, Bölge İdare Mahkemesince, işbu bozma kararına uyulması halinde yeniden yapılacak yargılama sonucunda hükmedilecek tazminata işletilecek yasal faizin, artırılan miktar açısından da Dairemizin içtihadı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 24/10/2024 tarih ve E:2021/5, K:2024/2 sayılı kararı gereği idareye başvuru tarihinden itibaren işletilmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, davacı tarafından ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı sadece faiz başlangıç tarihi yönünden temyiz başvurusunda bulunulduğu, maddi tazminat yönünden temyiz isteminde bulunulmadığı anlaşılmakta olup aleyhe bozma yasağı ilkesi gereğince davacı için yeniden hesaplanacak maddi tazminatın Bölge İdare Mahkemesince hükmedilen 691.808,35 TL'yi geçemeyeceği de açıktır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının faiz başlangıç tarihine ilişkin temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
3\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim