Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/3749
2025/3542
8 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/3749
Karar No : 2025/3542
DAVACI : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Kurumu / ANKARA
DAVANIN_ÖZETİ : Davacı Dernek tarafından, optisyenlerin ve gözlükçülerin meslek icra edebilmeleri için optisyen/gözlükçüler odasına kaydolma mecburiyeti uygulamasından vazgeçilmesi ve bu mecburiyeti getiren 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasının (i) bendinin yürürlükten kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin dördüncü fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri belirtilmiş, idareye yapılan başvuru tarihinde yürürlükte olan haliyle, 10. maddesinde ise; ilgililerin haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgilerin otuz günün bittiği tarihten itibaren ya da istemin reddine ilişkin işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilecekleri kurala bağlanmıştır.
Somut olayda, davacı Dernek tarafından, 20/12/2024 tarihinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna başvuruda bulunularak Anayasa Mahkemesi ve Danıştay tarafından verilen kararlar doğrultusunda optisyenlerin ve gözlükçülerin mesleklerini icra edebilmeleri için meslek odasına kaydolunması zorunluluğunun dayanağının ortadan kalkması nedeniyle optisyenlerin ve gözlükçülerin meslek icra edebilmeleri için optisyen-gözlükçüler odasına kaydolma mecburiyeti uygulamasından vazgeçilmesi ve bu mecburiyeti getiren Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasının (i) bendinin yürürlükten kaldırılması istenmiştir. Davacının, davalı idareye yapılan başvurudaki temel iddiasının ise, Yönetmelik hükmünün dayanağı kanun ve yönetmeliğin Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararları doğrultusunda ortadan kalktığı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Yönetmelik hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten sonra yargı kararları ile oluşan fiili durum ile birlikte ortaya çıkan hak ve menfaat ihlalleri nedeniyle söz konusu düzenlemeyle getirilen uygulamaya son verilmesi ve Yönetmelik hükmünün yürürlükten kaldırılması talebini içeren başvurunun, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Aksi bir kabulün, mahkemeye erişim hakkının süreye ilişkin usul kuralları ile hakkın özüne zarar verecek biçimde orantısız sınırlanması anlamını taşır ki, bu durumun hukuken kabulü mümkün değildir.
Bu itibarla, davacı tarafından 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan 20/12/2024 tarihli başvurunun reddine dair işleme karşı yasal dava açma süresi içinde işbu davanın açıldığı görüldüğünden, davanın süresinde olduğu sonucuna varılmakta olup, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
Davacı Dernek tarafından, 20/12/2024 tarihinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna başvuruda bulunularak Anayasa Mahkemesi ve Danıştay tarafından verilen kararlar doğrultusunda optisyenlerin ve gözlükçülerin mesleklerini icra edebilmeleri için meslek odasına kaydolunması zorunluluğunun dayanağının ortadan kalkması nedeniyle optisyenlerin ve gözlükçülerin meslek icra edebilmeleri için optisyen-gözlükçüler odasına kaydolma mecburiyeti uygulamasından vazgeçilmesi ve bu mecburiyeti getiren 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasına, 03/06/2021 tarih ve 31500 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin 2. maddesi ile eklenen (i) bendinin yürürlükten kaldırılması talep edilmiştir.
Davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile, yapılan başvuru reddedilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından, anılan ret işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; anılan maddenin 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı; 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 11. maddesinin 1. fıkrasında, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı; 2. fıkrasında, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı; 3. fıkrasında, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı; 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin ilk inceleme esnasında süre aşımı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, yasal süresi içerisinde açılmayan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi tesis edilmiş olması, bu işlemin ise dava konusu edilen düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramı, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlal edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik yaratan bireysel nitelikteki işlemleri ifade etmektedir.
İlgililerin, altmış günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak yerine işlemi tesis eden idarenin hiyerarşik olarak üstü olan makama veya üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurarak işlemin düzeltilmesini isteme hakkına sahip oldukları açık olup; kanun koyucu tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca yapılacak başvuruya konu edilebilecek işlemin niteliği bakımından düzenleyici ya da bireysel işlem gibi bir ayrıma gidilmemiş, 11. maddenin kapsamı salt bireysel işlemlerle sınırlandırılmamıştır.
Dolayısıyla, düzenleyici işlemlerin ilan edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde idareye yapılan başvurunun reddi üzerine, düzenleyici işlemin ilan edildiği tarih ile 11. madde kapsamında başvuruda bulunulduğu tarih arasında geçen süre de dikkate alınmak suretiyle kalan dava açma süresi içerisinde açılan davalarda süre aşımı bulunmadığının; öte yandan, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra düzenleyici işlemlerin değiştirilmesi, düzeltilmesi, kapsamının genişletilmesi gibi istemlerle yapılan ve bu nedenle 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan başvuruların, cevap verilmek suretiyle ya da zımnen reddi yolundaki işlemlerin, uygulama işlemi olarak kabulüne olanak bulunmadığından, bu işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda süre aşımı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Somut olayda, 20/12/2024 tarihinde yapılan başvuru ile, 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasına, 03/06/2021 tarih ve 31500 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile eklenen (i) bendinin yürürlükten kaldırılması yönünden yapılan başvurunun reddi yolunda tesis edilen işlemin davacı Dernek yönünden bir uygulama işlemi olduğunun kabul edilmesine olanak bulunmamaktadır. Bu başvurunun, ancak anılan Yönetmeliğin dava açma süresi içinde olmak şartıyla kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem (düzenleme) yapılmasına yönelik olarak İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında bir başvuru olarak kabulü mümkün olabilecektir.
Bu durumda, davacının yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin bir uygulama işlemi niteliği taşımadığı, dolayısıyla davalı idarenin ret işlemi sonrasında, düzenleyici işlemlerin iptal davasına konu edilebileceğinin kabulünün, kamu düzeninden sayılan dava açma süresinin gözardı edilmesi sonucunu doğuracağı açıktır.
Uyuşmazlık bu çerçevede değerlendirildiğinde, 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasına, 03/06/2021 tarih ve 31500 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile eklenen (i) bendine karşı, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen süre içinde dava açmayan davacının, Yönetmelik hükmünün yürürlükten kaldırılması yönündeki 20/12/2024 tarihli başvurusunun, dava açma süresini yeniden başlatması mümkün olamayacağından, bu başvurunun reddi üzerine açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı Dernek tarafından dava dilekçesinde, yürürlükten kaldırılması istenen Yönetmelik hükmünün dayanağı Kanun ve Yönetmeliğin Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararları doğrultusunda ortadan kalktığı ileri sürülmüşse de, bu durumun davacı Derneğin başvurusunun 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru olarak kabul edilmesi sonucunu doğurmayacağı açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle,
1- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca süre aşımı nedeniyle DAVANIN REDDİNE,
2- Aşağıda ayrıntısı gösterilen ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3- Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde, artan posta ücretinin ise kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4- Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.