SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/169

Karar No

2025/3075

Karar Tarihi

18 Haziran 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2025/169 E. , 2025/3075 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/169
Karar No : 2025/3075

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, kendisine ait ticari araçta sigortasız işçi çalıştırdığından bahisle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca 13.414,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı adına kaydı açılan işyerinde, işçi olarak çalıştığı iddia edilen söz konusu kişilerin davacıya ait ticari araç sistemi üzerinde kayıtlarının bulunduğu hususunun tespit edildiğinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından davalı idareye bildirildiği, davalı idare tarafından söz konusu idarece gönderilen yazıya istinaden iş yeri bildirgesinin süresinde verilmediğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmişse de adı geçen kişilerin davacıya ait araçta çalıştığını, bir başka deyişle bu kişiler ile davacı arasında iş sözleşmesi yapılmış olduğunu ortaya koyacak somut bir tespit içermediği, dava konusu işleme dayanak alınan bu bildirimin haricinde adı geçen şahısların fiilen davacıya ait ticari araçlarda çalıştığını somut olarak ortaya koyan herhangi bir bilgi veya belgenin de dava dosyasına sunulamadığı (ifade, ücret ödemesine ilişkin banka dekontu vs.) anlaşıldığından başka herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın ve aynı durakta çalışan kişilerin ifadelerine başvurulmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline kesin olarak karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 2577 sayılı Kanunun 45. ve 46. maddeleri uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınırın esas alınacağı, İdare Mahkemesince istinaf kanun yolu parasal sınırını geçmeyen dava konusu uyuşmazlıkla ilgili verilen kararın kesin olduğu, istinaf yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından Mahkeme kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararın gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, kendisine ait ticari araçta sigortasız işçi çalıştırdığından bahisle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca 13.414,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında, istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu, "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, aynı maddenin 7. fıkrasında ise temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde 6. fıkrada sözü edilen kararın Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Bununla birlikte anılan Kanun'un 45. maddesinin 2. fıkrasına 02/08/2024 tarih ve 32620 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7524 sayılı Kanunun 52. maddesi ile bölge idare mahkemesinin 48. maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlemesi eklenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz" kuralına yer verilmiş, "Parasal Sınırların Artırılması" başlıklı Ek 1. madde uyarınca yeniden değerleme oranlarında arttırılan parasal sınır 2024 yılı için 31.000,00 TL olarak belirlenmiş iken, 03/08/2024 tarihli ve 32620 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7524 sayılı Kanunun 52. maddesi ile 45. maddenin 2. cümlesi değiştirilmiş, "Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." kuralına yer verilerek Ek 1. maddesinde de, "Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. 17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz." hükümleri yer almış, akabinde 04/06/2025 tarihli ve 32929 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 7. maddesi ile Ek 1. maddesinin 2.fıkrası değiştirilmiş, anılan değişiklik ile "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davalar ile 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır." düzenlemesi getirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Yukarıda aktarılan düzenlemelerin incelenmesinden, istinaf kanun yolu parasal sınırının belirlenmesinde, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan düzenleme uyarınca, İdare Mahkemesi karar tarihinin esas alınması kurala bağlanıyor iken 04/06/2025 tarihli ve 32929 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile 2577 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinde yapılan değişiklik sonucu bundan sonra istinaf kanun yolu parasal sınırının belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınırın esas alınması düzenlenmiştir.
Bilindiği üzere, usul hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usul hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır.
Usul kurallarının zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık kuralı ile birlikte dikkate alınması gereken diğer bir husus da yeni usul kuralı yürürlüğe girdiğinde, ilgili usul işleminin tamamlanıp tamamlanmadığıdır. Çünkü bir usul işlemi tamamlandıktan sonra yeni kural yürürlüğe girerse tamamlanmış işlem geçerli olarak kalır. Buna karşılık bir usul işlemi henüz tamamlanmamış ise yeni kanun, kural olarak hemen yürürlüğe girecektir. Başka bir deyişle, tamamlanmış usul işlemleri, yeni yürürlüğe giren usul hükmünden etkilenmeyecektir.
Nitekim, medeni yargılama hukukuna ilişkin usul kanunu niteliğindeki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 448. maddesinde “Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla” derhal uygulanır denilmek suretiyle usul hükümlerinin zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık ilkesi benimsenmiş, tamamlanmış işlemler ise istisna kapsamında tutulmuştur.
Dava, dava dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlayan ve bir kararla sonuçlanıncaya kadar devam eden çeşitli usul işlemlerinden ve aşamalarından oluşmaktadır. Yargılama sırasında yapılan bir usul işlemi ve kesiti tamamlanmış ise artık yeni kanun o usul işlemi hakkında etkili olmayacak dolayısıyla da uygulanmayacaktır.
Bu açıklamalar kapsamında, usuli meselelerden biri olan bir davanın istinaf kanun yoluna tabi bir dava olup olmadığı hususu yönünden işbu temyiz incelemesinde 7550 sayılı Kanun ile 2577 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinde yapılan değişikliğin uygulanma kabiliyeti bulunduğu görüldüğünden anılan usuli meselenin nihayete erdiğinden bahsedilemeyecek, bu sebeple usul kurallarının zaman bakımından uygulanmasında gözetilen derhal uygulanırlık ilkesi kapsamında anılan değişiklik işbu incelemede dikkate alınacaktır.
Bu itibarla, temyize konu kararda istinaf kanun yolunun belirlenmesinde İdare Mahkemesi kararı tarihindeki parasal sınırın esas alınmasında usul hükümlerine uyarlık görülmemekle birlikte yeni düzenleme uyarınca davanın açıldığı tarihteki parasal sınır da esas alınsa davanın 2024 yılında açıldığı ve İdare Mahkemesi kararının da yine 2024 yılında verildiği görüldüğünden dava konusu tutarın 2024 yılında geçerli olan istinaf kanun yolu parasal sınırının (31.000,00 TL) altında kaldığı anlaşılmış olup temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2\. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3\. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin yatıran tarafa iadesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim