Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1215
2025/4699
22 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/1215
Karar No : 2025/4699
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adına asaleten; ... ve
... adına velayeten ...
VEKİLLERİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları ...'nın ...'üncü Kara Havacılık Alay Komutanlığında Uçak/Helikopter Teknisyen Astsubay Başçavuş rütbesiyle görev yapmakta iken, 11/02/2019 tarihinde bakım ve test uçuşu esnasında helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu şehit olduğundan bahisle olayda idarenin sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın eşi ... için 50,00 TL (miktar artırımı sonucu 1.865.705,10 TL) maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminat, çocuğu ... için 50,00 TL (miktar artırımı sonucu 365.958,16 TL) maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminat ile çocuğu ... için 50,00 TL (miktar artırımı sonucu 328.284,16 TL) maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıların uğradığı zararların hizmetin sahibi idare tarafından kusursuz sorumluluk ilkesine göre karşılanması gerektiği, davacıların maddi tazminat istemleri yönünden; davacıların zararlarının hesaplanması için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan ve hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi raporunda ödemeler mahsup edildikten sonra ... için hesaplanan 1.736.340,13 TL, ... için hesaplanan 295.413,92 TL ve ... için hesaplanan 262.133,73 TL maddi tazminatın ödenmesi gerektiği, manevi tazminat istemi yönünden; davacıların tüm hayatları boyunca yaşayacağı acı ve üzüntü nedeniyle manevi varlıklarında meydana gelen zararın giderilebilmesi için eş ... için 120.000,00 TL, çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacılara bağlanan vazife malullüğü aylıkları dikkate alınmaksızın hesaplama yapıldığı görüldüğünden, yeniden hesaplama yaptırılarak alınan 29/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda davacıların zararının bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davacılar tarafından ve manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurularının reddine; kararın maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; bilirkişinin reddi isteminin ve maddi tazminat istemlerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, bilirkişi raporunda çocukların destek sürelerinin hatalı belirlendiği, SGK tarafından bağlanan aylıkların tazminattan düşülmemesi gerektiği, yıllık uçuş tazminatlarının hesaba dahil edilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; dava konusu olayda idarelerinin hizmet kusurunun bulunmadığı, Devletçe sağlanan tüm yararlar ile sosyal yardım sandıkları vb tarafından yapılan ödemelerin tazminata hükmedilirken dikkate alınması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından; İstanbul ilinde 11/02/2019 tarihinde icra edilen bakım ve test uçuşu esnasında U/H-1 tipi helikopterin kaza kırıma uğradığı, 4'üncü Kara Havacılık Alay Komutanlığında Uçak/Helikopter Teknisyen Astsubay Başçavuş rütbesiyle görev yapan yakınları ...'nın da aralarında bulunduğu dört askeri personelin şehit olduğu, olayda idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın eşi ... için 50,00 TL (miktar artırımı sonucu 1.865.705,10 TL) maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminat, çocuğu ... için 50,00 TL (miktar artırımı sonucu 365.958,16 TL) maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminat ile çocuğu ... için 50,00 TL (miktar artırımı sonucu 328.284,16 TL) maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu'nun "Uçuculara ödenecek tazminat" başlıklı 4. maddesinde, "a) Jet pilot ve jet pilot adaylarına; uçuş hizmet yılı 15 yıl ve daha yukarı olanlar için kıstas aylığın % 130’u, uçuş hizmet yılı 15 yıldan az olanlar için ise kıstas aylığın % 116’sı, b) Pervaneli pilot ve pervaneli pilot adaylarına; uçuş hizmet yılı 15 yıl ve daha yukarı olanlar için kıstas aylığın % 95’i, uçuş hizmet yılı 15 yıldan az olanlar için ise kıstas aylığın % 83’ü, c) Silah sistem subayı ve silah sistem subayı adaylarına kıstas aylığın % 100’ü, ç) Seyrüsefer subayı ve seyrüsefer subayı adaylarına kıstas aylığın % 73’ü, d) Taktik koordine subayı ve taktik koordine subayı adaylarına kıstas aylığın % 73’ü, e) Uçuş ekibi subayları ile adaylarına kıstas aylığın % 73’ü, f) Uçuş ekibi astsubayları ile adaylarına kıstas aylığın % 71’i, g) Görev ekibi subayları ile adaylarına kıstas aylığın % 71’i, ğ) Görev ekibi astsubayları ile adaylarına kıstas aylığın % 70’i, h) Görev ekibi uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile adaylarına kıstas aylığın %69’u, ı) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olup Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfında bulunan görev ekibi personeline kıstas aylığın %50’si, üzerinden bu Kanuna ek cetvelde hizmet yılları (adaylar için birinci hizmet yılı) karşılığında gösterilen oranda aylık uçuş tazminatı ödenir. Harp okulu öğrencileri ile sözleşmeli subay adaylarına pilotluk eğitimine başlamadan önce havacılık ders konuları içerisinde yapacakları fiili uçuş eğitiminin her uçuş saati başına kıstas aylığın %5’i tazminat olarak ödenir." hükmü; 7. maddesinin (a) bendinde, "Pilot, silah sistem subayı, seyrüsefer subayı, taktik koordine subayı, uçuş ekibi ve görev ekibi personelinin uçuş tazminatı alabilmeleri için bir yılda en az; 1. Uçuş hizmeti 10 yıldan az veya tüm uçuşu 1500 saatin altında olanların 60 saat, 2. Uçuş hizmeti 10-20 yıl veya tüm uçuşu 1500-2500 saat arasında olanların 30 saat, 3. Uçuş hizmeti 20 yıldan veya tüm uçuşu 2500 saatten fazla olanların 15 saat, uçuş yapmaları şarttır." hükmü; (h) bendinde ise "(a) bendi kapsamına giren personele, aynı bentte belirtilen zorunlu uçuş saatinden fazla uçtukları her uçuş saati için uçuş hizmet yılının son ayındaki uçuş tazminatının; jet pilotları, pervaneli pilotları, silah sistem subayları ve seyrüsefer subayları için %7’si, taktik koordine subayları ile uçuş ekibi ve görev ekibi personeli için %5,5’i oranında ayrıca her yıl toptan ödeme yapılır. Bu ödemenin yapılmasında 80 saatten fazla uçuşlar dikkate alınmaz. Ancak, görev ve hizmet ihtiyaçları nedeniyle kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca belirlenen ve Genelkurmay Başkanlığınca onaylanan bilfiil uçuş gerektirmeyen kadro görev yerlerine atanan veya bu kadro görev yerlerinde görevlendirilenlerden, 10’uncu uçuş hizmet yılını tamamlamış ve toplam uçuşu 1000 saatten fazla olan pilot, silah sistem subayları, seyrüsefer subayları ve uçuş ekibi personeline (a) bendinde belirtilen zorunlu uçuş saatlerini tamamlamaları şartı ile 80 saatlik uçuş karşılığının %80’i yıllık uçuş tazminatı olarak ödenir. (Ek cümle: 20/11/2017-KHK-696/38 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/33 md.) %80 oranı, 18 uçuş hizmet yılını dolduran jet pilotları için %160 olarak uygulanır. Bu şekilde ödenen tazminat, damga vergisi hariç hiçbir vergiye tabi tutulmaz. Zorunlu uçuş veya dalış saatlerinin (d) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca indirilmesi halinde, bu ödemelerin hesabında indirimli süreler dikkate alınır." hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Maddi Tazminat İstemlerinin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Dava konusu olay sebebiyle müteveffa ...'nın eşi, çocukları, annesi ve babasına 1. derece harp malülüğü aylığının bağlandığı, emekli ikramiyesinin ödendiği, ayrıca 5434 sayılı Kanun'un Ek 79. maddesi gereğince ek ödeme tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; destek paylarının hatalı belirlendiği, emekli ikramiyesinin indirilmediği anlaşıldığından Mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacıların zararının aşağıdaki hususlara göre hesaplanması gerekmektedir.
Davacıların zararlarının ortaya konulması için yapılacak hesaplamada gözetilmesi gereken ilke ve unsurlar, Dairemiz yerleşik içtihatları uyarınca aşağıda belirtilen şekilde olup, bu veriler ışığında bilirkişi tarafından yeniden hesaplama yapılmalıdır.
Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin ölüm tarihinden bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin emsali U/H Teknisyen Astsubay Başçavuşun aylar itibarıyla aldığı (aylık uçuş tazminatı dahil) görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibarıyla ödenen vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı (aylık uçuş tazminatı dahil) ve yıllık uçuş tazminatları üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınmalıdır.
Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin yasal emeklilik yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin emsali U/H Teknisyen Astsubay Başçavuşun aylar itibarıyla alabileceği (aylık uçuş tazminatı dahil) görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibarıyla ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı (aylık uçuş tazminatı dahil) ve yıllık uçuş tazminatları üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark davacıların destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir.
Pasif dönemdeki zararı, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile muhtemel ömrünün sonuna (TRH 2010 tablosuna göre) kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu farz edilen desteğin alacağı emekli aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibarıyla ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin emekli aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir.
Öte yandan; müteveffanın anne ve babasının da hayatta olduğu gözetildiğinde destek payları belirlenirken anne ve baba için de pay ayrılması gerektiği buna göre müteveffanın kendisi için 2 pay, eşi için 2 pay, 2 çocuğu ile anne ve babası için ayrı ayrı 1 pay ayıracağı ihtimali gözetilerek hesaplama yapılması gerektiği açıktır.
Diğer taraftan, yapılacak hesaplamada, davalı idarece 2629 sayılı Kanun uyarınca ödenen nakdi tazminat ile 5434 sayılı Kanun'un Ek 79. maddesi kapsamında ödenen tütün ikramiyesinin yarar olarak kabul edilip, yeniden düzenlenecek rapor tarihindeki yasal faiz uygulanarak bulunacak güncel değerlerinin hesaplanan maddi tazminat tutarından indirilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, davacıların yakınının yaş haddinden emekli olması halinde alacağı emekli ikramiyesi ile vefatı nedeniyle yakınlarına ödenen emekli ikramiyesi arasındaki fark da yarar/zarar hesabına dahil edilmelidir. Buna göre, kişinin yasal emeklilik yaşını tamamladığı farz edilerek bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihteki bilinen veriler ve katsayılar üzerinden yasal emeklilik yaşı itibarıyla alabileceği emeklilik ikramiyesinden davacılara ayıracağı tutar ile olay nedeniyle davacılara ödenen ve bilirkişi rapor tarihi itibarıyla yasal faiz uygulanarak güncellenen emekli ikramiyesi arasındaki pozitif fark "yarar", negatif fark "zarar" olarak kabul edilmelidir.
Diğer yandan; işçi veya memur emeklisi ayrımı yapılmaksızın SGK'dan aylık ve gelir bağlanan herkese bayram ikramiyesi ödendiğinden, bu ikramiyelerin kamu kaynağından/Hazineden karşılansa bile ödemenin sosyal amaçlı olduğu, yapılan eğitim ve öğretim yardımının ise ifa amaçlı olmadığı, bu ödemenin de sosyal yardım amaçlı olduğu anlaşıldığından yarar kabul edilip hesaplanan tazminattan mahsup edilemeyeceği açıktır.
Bununla birlikte; dava konusu olay sebebiyle dört askeri personelin şehit olduğu, şehit yakınlarının açtığı dava dosyalarında destekten yoksun kalma zararının tespiti için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporlarda hesaplama yapılırken göz önünde bulundurulan unsurların birbirinden ciddi farklılık gösterdiği görülmekte olup; aynı olay sebebiyle meydana gelen zararlara karşılık olarak ödenecek maddi tazminat hesaplanırken desteklerin ve davacıların durumu dikkate alınarak aynı bilirkişiden rapor alınması suretiyle raporlardaki unsurlarda yeknesaklık sağlanması gerektiği de önem arz etmektedir.
Buna göre Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenecek rapora göre maddi tazminat istemleri hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararda maddi tazminat istemleri yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır.
B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmına Karşı Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacılar yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalılar yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
İdare Mahkemesi kararında davacı eş ... için 120.000,00 TL, davacı çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, Bölge İdare Mahkemesince de istinaf başvurularının manevi tazminat yönünden reddine karar verilmiş ise de; dava konusu olayın davacılar üzerinde yarattığı etki ve sıkıntılar ile davacıların eşi ve babalarını kaybettiği hususu göz önünde bulundurulduğunda; takdir edilen manevi tazminat miktarlarının, duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir.
Bu durumda, Mahkemece, manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınarak ayrıca davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarlarının makul ve hakkaniyete uygun olduğu göz önünde bulundurularak davacıların manevi tazminat istemlerinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerekmekte olup; Bölge İdare Mahkemesi kararında manevi tazminat istemleri yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/10/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.