Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1199
2025/2559
14 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/1199
Karar No : 2025/2559
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 29/08/2024 tarih ve 32647 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği'nin;
a) 5. maddesinin 4. fıkrasının,
b) 7. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi ile 17. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin,
c) 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Sözleşmede öngörülen A-II/1 Kısmı ile uyumlu müfredat programını uygulayan İdare tarafından yetkilendirilmiş dört yarıyıl süreli kurslardan mezun olmak” ibaresi ile 19. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Sözleşmede öngörülen A-III/1 Kısmı ile uyumlu müfredat programını uygulayan ve İdare tarafından yetkilendirilmiş dört yarıyıl süreli kurslardan mezun olmak” ibaresinin,
ç) 48. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin,
d) 12., 13, 14., 22. ve 23. maddelerinde yer alan “Eğitim Yönergesinde belirtilen İngilizce puan şartını sağlayarak” ibaresinin,
e) 40. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendindeki "üç yıldan fazla süreli hapis cezası", 40. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendindeki "2 yıldan fazla süreli hapis cezası", 66. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki “kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına” ibarelerinin,
f) 40. maddesinin 4. fıkrasının,
g) 61., 62., 63., 64. ve 65. maddelerinin,
ğ) 69. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "görev başı eğitim şartını sağlamadan" ibaresinin,
h) 70. maddesinin 6. fıkrasının, 7. fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacı Federasyonun tüzüğünde, "denizcilik ile ilgili veya denizciliğe hizmet veya aracılık eden veya eğitim kuruluşları da dahil olmak üzere ilgili tüm özel veya tüzel kişilere, denizcilere, bunların oluşturdukları veya katıldıkları derneklere, oluşumlara ve genel anlamda tüm denizciliğe hizmet" şeklinde belirtilen amaç göz önüne alındığında, gemiadamları ile kılavuz kaptanların yeterliğine ve haklarında uygulanacak idari yaptırımlara ilişkin dava konusu düzenlemelerin, Federasyona üye dernekler ile dernek üyelerinin menfaatlerini etkilediği kuşkusuz olduğundan, davacı Federasyonun 29/08/2024 tarih ve 32647 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği'nde yer alan düzenlemelere yönelik dava açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu açıktır.
Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın esasına geçilerek davacının yürütmenin durdurulması isteminin davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.
İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören kanun koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir.
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir.
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 96. maddesinde, federasyonların, kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulacağı, her federasyonun bir tüzüğünün bulunacağı; 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 2. maddesinde ise, üst kuruluşun, derneklerin oluşturduğu tüzel kişiliği bulunan federasyonları ve federasyonların oluşturduğu konfederasyonları ifade ettiği hüküm altına alınmıştır.
Yasal çerçevesi sendika konfederasyonlarına benzeyen bir üst kuruluş olan dernek federasyonlarının, üyesi olan derneklerin ayrı ayrı dava açabilecekleri düzenlemelere karşı dava açma ehliyeti bulunmamaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, bakılan uyuşmazlıkta en az beş derneğin bir araya gelerek oluşturduğu davacı Federasyonun, kendi tüzel kişiliğine yönelmeyen dava konusu Yönetmeliğin bir kısım maddelerinin iptalini istemekte doğrudan bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, davacı Federasyonun dava açma ehliyeti bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi ile 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2- Ayrıntısı aşağıda gösterilen ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3- Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının ise istemi halinde davacıya iadesine,
4- Kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.