Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/107
2025/4274
1 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/107
Karar No : 2025/4274
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, bilirkişilik görevine devam edebilmek amacıyla yapılan yenileme başvurusunun reddine ilişkin işleme karşı yapılan itirazın reddine dair Adana Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarihli ve .../... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bilirkişilik görevinin saygınlık ve güven temeline dayandığı tartışmasız olup söz konusu alanda yeteri kadar bilirkişinin olması ve idarenin takdir yetkisi de göz önüne alındığında, davacı tarafından bilirkişilik listesine alınmamasına dair karara yapılan itirazın Bilirkişilik Kanunu'nun 11. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddedilmesine ilişkin Adana Bilirkişilik Bölge Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile anılan ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak; Bilirkişilik Kanunu'nun "Bilirkişiliğe kabul şartları" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında, bilirkişi olacak kişilerde anılan maddede sayılan suçlardan mahkum olmamak şartının arandığı, davacının resmi belgede sahtecilik suçu ile alakalı yargılama sürecinin devam ettiği, bu suçla ilgili mahkumiyet kararı bulunmadığı, dolayısıyla davacının ilgili mevzuatta öngörülen suçlardan mahkum olmamak şartını taşıdığının açık olması karşısında, davalı idarece davacıya isnat edilen suçtan dolayı yargılamanın devam etmiş olmasının bilirkişilikle bağdaşmayacağından bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yönde verilen mahkeme kararında da hukuki isabet bulunmadığı, öte yandan, davalı idare tarafından, Bilirkişilik Kanunu'nun 11. maddesinin 3. fıkrası kapsamında, başvuru yapanlar arasından en liyakatli olanların bilirkişi olarak seçileceği ileri sürülmekte ise de davacının başvurusunun, ceza kovuşturmasının devam ettiği gerekçesi ile reddedildiği, bununla birlikte dava konusu işlem ile davacı hakkında, Bilirkişilik Kanunu'nun 11. maddesinin 3. fıkrası kapsamında mesleki tecrübe, katıldığı meslek içi eğitimler veya uzmanlığı gösteren belgeler dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmadığı görüldüğünden, davalı idarenin bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacının bilirkişilik yenileme başvurusu yaptığı 26 kodlu Gıda Endüstrisi alanında 11 aktif bilirkişinin bulunduğu ve bu sayının yeterli olduğu, davacı hakkındaki kovuşturmanın Kurulda güven oluşturmadığı, bu hususların bir arada değerlendirilmesi suretiyle takdir yetkisi kapsamında alınan kararın hukuka uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye ...'nun "Bilirkişilik görevinin ya da buna yönelik görevlendirmenin bir 'meslek' olarak değerlendirilemeyecek olması nedeniyle, bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılma işlemlerinin ya da bu sicile ve listeye kaydolma istemlerinin reddine ilişkin işlemlerin 'meslekten çıkarılma sonucunu doğuran bir işlem' olarak kabul edilebilmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle bakılan uyuşmazlığın konusu itibarıyla 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamında olmadığından temyiz isteminin incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı" yönündeki usûle ilişkin karşı oyuna karşılık oy çokluğu ile işin esasına geçilerek ve dosyanın tekemmül ettiği görülerek, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Bilirkişilik listesinde kayıtlı olan gıda mühendisi davacı tarafından, 26.08 Gıda Ürünlerinin Kalite Kontrolü Mikrobiyolojik Kimyasal ve Fiziksel Analiz, 26.09 Gıda Ürünlerinin Taşınması Depolanması Satışı ve 26.20 Gıda Sanayi ve Gıda Kontrolü uzmanlık alanlarında bilirkişilik yapabilmek amacıyla yenileme başvurusu yapılmıştır.
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığının 25/01/2022 tarihinde yayımladığı 2022 Yılı Bilirkişilik Başvuru Usul ve Esasları ile Bilirkişiliğe Kabule İlişkin Duyuru'da belirtilen usûl ve esaslar doğrultusunda, bilirkişiliğe ilk kez başvuru yapanlar ile bilirkişi listesinde kayıtlı olup yenileme talebinde bulunan başvurucuların ve yenileme talebinde bulunmayan ya da başvuru takvimi sona erdikten sonra yenileme talebinde bulunan bilirkişilerin başvuruları ... Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı toplantısında değerlendirilmiş ve değerlendirmelere ilişkin..., ... ve... sayılı gerekçeli kararlar alınmıştır.
09/07/2022 tarihinde Adana Bilirkişilik Bölge Kurulunca, internet sayfası üzerinden başvuru sahiplerinin sonuçlarını ve gerekçelerini görebilmeleri sağlanmıştır. Davacının başvurusu da hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açık dava dosyası bulunduğundan bahisle reddedilmiştir.
Davacı tarafından, bu konuda 22/09/2022 tarihinde Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuruda bulunulması üzerine Kurumun ... tarihli ve .../... sayılı kararı ile davacı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, bu nedenle idari işlemin hukuka aykırı olduğu, davacının başvurusunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönünde tavsiye kararı verilmiştir.
Bunun üzerine yeniden yapılan inceleme sonucunda davacının başvurusu Adana Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarihli ve... sayılı kararı ile aynı gerekçeler ile reddedilmiştir.
Davacı tarafından bu karara yapılan itiraz üzerine Adana Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarihli ve... sayılı kararı ile davacı hakkında "resmi belgede sahtecilik suçu"ndan ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı, Bilirkişilik Kanunu'nun bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılma yükümlülüğünü düzenleyen 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, bilirkişilik görevi ve bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan, güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunulmasının sicilden ve listeden çıkarılma nedeni olarak düzenlendiği, ilgili hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açık dava dosyası bulunmasının, Kurullarında güven oluşturmadığı, kaldı ki ilgili dalda bölge listesinde yeteri kadar bilirkişinin de bulunduğu, Bilirkişilik Kanunu ve Bilirkişilik Yönetmeliği gereğince en liyakatli, objektif ve şaibesiz kişilerin listeye alınmasının yasal zorunluluk olduğu, ... tarihli ve ... sayılı kararda bir isabetsizlik bulunmadığından bahisle karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, 22/05/2023 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
24/11/2016 tarihli ve 29898 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun;
"Bilirkişiliğe kabul şartları" başlıklı 10. maddesinde,
(1) Bilirkişilik faaliyetinde bulunacak gerçek kişilerde aşağıdaki şartlar aranır:
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık, gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık yapma, yalan tanıklık ve yalan yere yemin suçlarından mahkûm olmamak.
b) Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak.
c) Daha önce kendi isteği dışında bilirkişilik sicilinden çıkarılmamış olmak.
ç) Disiplin yönünden meslekten veya memuriyetten çıkarılmamış ya da sanat icrasından veya mesleki faaliyetten geçici ya da sürekli olarak yasaklanmamış olmak.
d) Başka bir bölge kurulunun listesine kayıtlı olmamak.
e) Bilirkişilik temel eğitimini tamamlamak.
f) Bilirkişilik yapacağı uzmanlık alanında en az beş yıl fiilen çalışmış olmak ya da daha fazla çalışma süresi belirlenmiş ise bu süre kadar fiilen çalışmış olmak.
g) Meslek mensubu olarak görev yapabilmek için mevzuat tarafından aranan şartları haiz olmak ve mesleğini yapabilmek için gerekli olan uzmanlık alanını gösteren diploma, mesleki yeterlilik belgesi, uzmanlık belgesi veya benzeri belgeye sahip olmak,
ğ) Bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanlarına göre belirlenen yeterlilik koşullarını taşımak...." hükmüne;
"Bilirkişiliğe başvuru, seçilme usulü ve sicile kayıt" başlıklı 11. maddesinde,
"(1) Bilirkişiliğe başvuru, ilgilinin yerleşim yerinin veya mesleki faaliyetlerini yürüttüğü yerin bağlı olduğu bölge kuruluna ilgili belgeler eklenmek suretiyle yapılır. Başvuru şekline ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
(2) Başvuru dilekçesine eklenmesi zorunlu belgelerin eksik olması hâlinde, başvuru sahibine belgeleri tamamlaması için on beş gün süre verilir. Eksik belgelerin tamamlanması hâlinde bölge kurulu tarafından başvuru hakkında karar verilir.
(3) Bölge kurulu karar verirken sicile kayıt bakımından öncelikle başvuranın 10 uncu maddedeki şartları taşıyıp taşımadığını değerlendirir ve şartları taşıyanlar arasından başvuranın mesleki tecrübesini, katıldığı meslek içi eğitimleri veya uzmanlığı gösteren belgeleri dikkate alarak en liyakatli olanları seçer.
(4) Bilirkişiliğe kabul edilenler, sicile üç yıl için kaydedilir." hükmüne;
"Bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılma" başlıklı 13. maddesinde,
"(1) Bilirkişiler, aşağıdaki şartlardan birinin gerçekleşmesi hâlinde sicilden ve listeden çıkarılır:
a) Bilirkişiliğe kabul şartlarının kaybedilmesi veya sicile kabul tarihinde gerekli şartların bulunmadığının sonradan tespit edilmesi.
b) Kanuni bir sebep olmaksızın bilirkişilik yapmaktan kaçınılması veya raporun belirlenen süre içinde mazeretsiz olarak verilmemesi.
c) Bilirkişilik görevi ve bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan, güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunulması.
ç) 3 üncü maddede belirtilen temel ilkelere aykırı olarak bilirkişilik faaliyetinde bulunulması.
d) Bölge kurulu tarafından yapılacak performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunulmaması.
e) Bilirkişilik süresinin dolmasına rağmen süresi içerisinde yenileme talebinde bulunulmaması.
f) Bilirkişinin sicilden çıkarılmayı talep etmesi.
(2) Birinci fıkranın (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen hâllerde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir." hükmüne;
"İtiraz ve dava hakkı" başlıklı 15. maddesinde,
"(1) Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesine dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 18. maddesine dayanılarak hazırlanan, 03/08/2017 tarihli ve 30143 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilirkişilik Yönetmeliği'nin;
"Saygınlık ve güven" başlıklı 10. maddesinde,
"(1) Bilirkişi, görevinin saygınlığını ve kişilerin adalete olan güvenini zedeleyen veya şüpheye düşüren her türlü tavır ve davranıştan kaçınır.
(2) Bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevin her türlü kişisel veya özel menfaatin üzerinde olduğu bilinciyle hareket eder; görevini layıkıyla yerine getirir.
(3) Bilirkişi, görev almak amacıyla her türlü öneri veya girişimden kaçınır." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İlgili bölge kurulunun karar verirken, sicile kayıt bakımından öncelikle başvuranın 10. maddedeki şartları taşıyıp taşımadığını değerlendireceği ve şartları taşıyanlar arasından başvuranın mesleki tecrübesini, katıldığı meslek içi eğitimleri veya uzmanlığı gösteren belgeleri de dikkate alarak en liyakatli olanları seçeceği kural altına alınmıştır. Sonuç olarak, bilirkişilik siciline ve listesine kaydolmak için Kanun'un 10. maddesindeki tüm koşullara sahip olunması tek başına yeterli değildir.
İlgili bölge kurulu, Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük'te "bir kimsenin, kendisine iş verilmeye uygunluk, yaraşırlık durumu" olarak tanımlanan "liyakat" sahibi kişileri belirlerken, Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ifade edilen "bilirkişilik görevi ve bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan, güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunulup bulunulmaması" ve Yönetmelik'in 11. maddesi uyarınca "saygınlık ve güven" hususları yönünden de bir değerlendirme yapma yetkisine sahiptir.
Adana Bilirkişilik Bölge Kurulu da 26 kodlu Gıda Endüstrisi alanındaki başvuruları değerlendirirken, bu alandaki bilirkişi sayısını da dikkate alarak en liyakatli olanlar arasından bir belirleme yapmış, Kanun'un 11. maddesinin 3. fıkrası ile 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi gereğince davacı hakkındaki kovuşturma nedeni olan suça konu fiilden dolayı davacının Kurulda güven oluşturmadığı ve aynı alanda listede yeteri kadar bilirkişi bulunduğundan bahisle davacının başvurusunu reddetmiştir.
Bu durumda, yukarıda alıntılanan mevzuat hükümleri ve açıklamalar doğrultusunda, davacının bilirkişilik siciline ve listesine yeniden kaydolmak amacıyla yaptığı başvurunun reddine ilişkin işleme karşı yapılan itirazın reddine dair Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptaline dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 01/10/2025 tarihinde usûlde oy çokluğuyla, esasta oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.