SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/6086

Karar No

2024/6707

Karar Tarihi

19 Aralık 2024

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/6086 E. , 2024/6707 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/6086
Karar No : 2024/6707

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı ... Genel Müdürlüğü / ...

DAVANIN_ÖZETİ : 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacının istisnai olarak kazandığı Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin 16/08/2024 tarih ve 8847 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verilerek dava dosyasının Danıştaya gönderilmesi üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarak sayılmış; 2. fıkrasında, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu; idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükümlerine yer verilmiş; 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hususları düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3 ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "davacı" kısmında, ... ismine yer verildiği ve dilekçenin "konu" kısmında, davacının istisnai olarak kazandığı Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin 16/08/2024 tarih ve 8847 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali ile vatandaşlığa tekrar kabulü yönünde karar verilmesi istemine yer verildiği; dilekçenin "sonuç ve istem" kısmında ise, davacı ve ailesinin istisnai olarak kazandığı Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin 16/08/2024 tarih ve 8847 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemine yer verildiği görülmektedir.
Dava dilekçesi bu haliyle değerlendirildiğinde; dava dilekçesinin konu ile sonuç ve istem kısımlarının uyumlu olmadığı ve davacının ailesi bakımından da Türk vatandaşlığının geri alınmasına yönelik işlemin iptalinin istenilip istenilmediği hususunda tereddüt oluştuğu, böylece dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından, vatandaşlığa tekrar kabulü yönünde karar verilmesi istenilmiş ise de, söz konusu talebin yargı merciinden idari işlem tesisi niteliğinde karar verilmesinin istenilmesi mahiyetinde bir talep olduğu anlaşılmakta olup, idari yargı yerlerince idari işlem niteliğinde karar verilmesi mümkün bulunmadığından, dava dilekçesinin bu yönden de 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının eşi ve çocukları bakımından da Türk vatandaşlığının geri alınmasına yönelik işlemin iptalinin istenilip istenilmediği hususunun dava dilekçesinin konu ile sonuç ve istem kısımları uyumlu ve tutarlı olacak şekilde açıkça ifade edilmesi, iptali isteniliyor ise; reşit olmayan çocuğun/çocukların bulunması halinde bu çocuk/çocuklar adına anne ve babanın birlikte veli sıfatıyla hareket ettiği belirtilerek, çocuğunun/çocuklarının reşit olması halinde ise bu kişiler tarafından verilen vekalete istinaden usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ile yetkilendirilmiş vekil tarafından dava açma iradelerinin ortaya konulması, yine davacının eşi tarafından dava açma iradesi var ise, eşi ya da eşi adına usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ile yetkilendirilen vekil tarafından bu iradenin ortaya konulması, ayrıca idari yargı yetkisinin sınırları içerisinde olmayan istemlerde bulunulmadan ve idari işlem veya eylem niteliğinde hüküm kurulması talep edilmemek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına; davanın yenilenmemesi durumunda ise yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine 19/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim