Danıştay danistay 2024/4429 E. 2024/5980 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/4429
2024/5980
9 Aralık 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/4429
Karar No : 2024/5980
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVACI) : ... Birliği / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 13/05/2024 tarih ve E:2024/2495, K:2024/1892 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından Resmî Gazete'de yayımlanmak üzere gönderilen Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İnşaat Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in Çevre ve Şehircilik Bakanlığından alınan görüş doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle yayımlanmamasına ilişkin Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce görev ve yetkisi kapsamında ilgili bakanlık olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının olumsuz görüşü üzerine tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin 13/05/2024 tarih ve E:2024/2495, K:2024/1892 sayılı kararı ile temyize konu karar hukuk ve usûle uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME
TALEP_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin "hukukilik denetimi" yapma konusunda yetkisi bulunmadığı, dava konusu işlemin "fonksiyon gaspı" niteliğinde olduğu, merkezi idarenin kamu kurum ve kuruluşları üzerindeki denetiminin idari ve mali denetimin ötesine geçemeyeceği, böylesine geniş bir idari vesayet yetkisinin kamu kurum ve kuruluşlarının özerkliği ile bağdaşmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usûl ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile onama kararı kaldırılarak İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 13/05/2024 tarih ve E:2024/2495, K:2024/1892 sayılı kararı kaldırılarak davacının temyiz istemi yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'ne bağlı İnşaat Mühendisleri Odası'nın 11-13 Nisan 2014 tarihlerinde yapılan 44. Olağan Genel Kurulunda, 28/05/2004 tarih ve 25475 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İnşaat Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin 66. maddesinin "Oda ve Şube Genel Kurullarında yapılacak seçimler için her üye, kendisini ya da onayını almak şartıyla başka bir üyeyi aday gösterilebilir. Görev süresi biten her üye aynı göreve üst üste en fazla üç seçim dönemi görev yapmak üzere yeniden seçilebilir. Danışma Kurulu üyeliği için yapılan seçimlerde, üst üste en fazla üç dönem görev yapma koşulu aranmaz. Oda üyeleri; Oda Yönetim Kurulu, Oda Denetleme Kurulu, Oda Onur Kurulu ve Şube Yönetim Kurulu üyeliklerinden yalnız birine seçilebilirler. Aynı kurula aday olan üyelerin aldıkları oylarda eşitlik olması halinde Oda sicil numarası küçük olan üye seçilmiş sayılır. Üst üste üç seçim dönemi koşulu bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar.
Oda ve şube organları ile temsilcilik kurullarında ve genel kurullarca ya da yönetim kurullarınca oluşturulacak yardımcı organlarda görev alabilmek ve bu organların seçimlerinde aday olabilmek için; Oda Onur Kurulu'ndan "Serbest meslek uygulamasından men cezası ve ağır para cezası" almamış olmak, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, emniyeti suistimal ve hileli iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçtan veya resmi ihale ve alım sarımlara fesat karıştırma suçundan hüküm giymemiş olmak gerekir." şeklinde değiştirilmesine karar verildiği, taslak metnin davacı TMMOB'nin ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde yayımlanmak üzere davalı idareye gönderildiği, davalı idare tarafından görüş belirtilmesi için yönetmelik taslağının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na gönderildiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yönetmelik değişikliğinin uygun bulunmadığına yönelik görüş bildirilmesi üzerine, dava konusu işlemle yönetmelik değişikliğinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın görüşü doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle Resmi Gazete'de yayımlanmayarak iade edilmesi sonucu görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
İşlem tarihinde yürürlükte olan mülga 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Bakanlıklar arasında işbirliğini sağlamak, Hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetmek, Anayasa ve kanunlarla verilen hizmetleri yerine getirmek maksadıyla gerekli tedbirleri almak"; (c) bendinde, “Kanun, kanun hükmünde kararname tüzük, yönetmelik ve karar tekliflerinin Anayasaya ve diğer mevzuata uygunluğunu incelemek ve Yasama Organı ile olan münasebetleri yürütmek"; (d) bendinde de "Mevzuat hazırlama usul ve esasları ile ilgili ilkeleri tespit etmek ve geliştirmek, yürürlükte bulunan mevzuatın sicillerini tutmak, kodlamak, tek metin haline getirmek, bilgi işlem sistemi içinde takip etmek ve yayınlamak" Başbakanlığın görevleri arasında sayılmış; aynı Kanun'un 8. maddesinin (f) bendinde, Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün görevleri arasında, Genel Müdürlüğün görev alanına giren konularda kamu kurum ve kuruluşları ile koordinasyonu sağlamak, mevzuat hazırlama ve esasları ile ilgili ilkeleri belirlemek sayılmış; 10. maddesinde, "Resmi Gazete'nin yayımlanmasını sağlamak, düsturları ve fihristleri hazırlamak" görevinin Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü'ne ait olduğu; 33. maddesinde de Başbakanlığın, kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetleri tüzük, yönetmelik, tebliğ ve genelgelerle düzenlemekle görevli ve yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Anılan kanun hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve işlem tarihinde yürürlükte olan Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde, Yönetmeliğin amacının; Başbakanlık, bakanlıklar, bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından hazırlanacak kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik, Bakanlar Kurulu kararı eki kararlar ve diğer düzenleyici işlemlerin taslak metinlerinin hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu; “Taslakları Hazırlayacak Birimler” başlıklı 5. maddesinde, taslakların, konuyla ilgili kurum ve kuruluşların görevli birimleri tarafından hazırlanacağı, hukuk müşavirlikleri dışındaki birimlerce hazırlanan taslaklar hakkında hukuk müşavirliklerinin görüşünün alınacağı; “Görüş Alma” başlıklı 6. maddesinde, Başbakanlığa sunulmadan önce, taslaklar hakkında ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerinin alınacağı; “Görüşlerin Bildirilmesi” başlıklı 7. maddesinde, ilgili kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının, taslaklara ilişkin görüşlerini en geç otuz gün içinde bildireceği, bu sürenin ivedi durumlarda Başbakanlık tarafından kısaltılabileceği, Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının görüş vermek için ek süre isteyebileceği, Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının görüş bildirmekten kaçınamayacağı, süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılacağı, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının da taslaklara ilişkin görüşünü otuz gün içinde bildireceği, süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılacağı, Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının taslakları öncelikle kendi görevleri açısından inceleyecekleri ve düzenleyici etki analizinde belirtilen hususların yerinde olup olmadığını değerlendirecekleri; “Teklif Yazıları” başlıklı 8. maddesinde, Bakanlıklarca hazırlanan taslaklara ilişkin teklif yazılarının, münhasıran bakan tarafından imzalanacağı, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarca Başbakanlığa gönderilecek taslaklara ilişkin teklif yazılarının bağlı, ilgili ve ilişkili olunan bakan tarafından imzalanacağı, ancak, ilgili kanunun öngördüğü hâllerle sınırlı olmak üzere, Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulmayan yönetmelikler ile genelge ve tebliğ tekliflerinin, ilişkili bulundukları bakanlığa da bilgi verilmesi kaydıyla düzenleyici ve denetleyici kurum başkanı tarafından imzalanacağı; "Taslakların Başbakanlığa Gönderilmesi” başlıklı 9. maddesinde, ilgili kurum ve kuruluşlardan alınması gereken görüşler tamamlandıktan sonra; a) Görüşe gönderilen taslak, b) Taslağa ilişkin görüşler, c) Görüşler dikkate alınarak düzenlenen nihaî taslak ve genel gerekçe, ç) Görüşlerin değerlendirildiği ek-3'te yer alan form, d) Taslağın mevcut düzenlemeyle karşılaştırılmasına ilişkin karşılaştırma cetveli, e) Kanun ve kanun hükmünde kararname taslaklarında madde gerekçeleri ve düzenleyici etki analizinin mühürlü ve paraflı olarak yazılı ortamda veya elektronik imza mevzuatı çerçevesinde elektronik ortamda Başbakanlığa gönderileceği, taslağı paraflayanın adı ve soyadı ile unvanının yazılacağı, yazılı ortamda gönderilen belgelerin bir örneğinin Başbakanlığa elektronik ortamda ayrıca iletileceği, bu maddede belirtilen hususlara ve 8. madde hükmüne uyulmadan Başbakanlığa gönderilen taslakların işleme konulmayarak bakanlığına veya kurumuna iade edileceği; “Re’sen Düzeltme ve İade” başlıklı 25. maddesinde, Başbakanlığın, taslaklarda şekil yönünden re'sen düzeltme yapabileceği, Anayasaya, kanunlara ve diğer ilgili mevzuata aykırılığı tespit edilen veya bu Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmayan taslakların, noksanlıkların giderilmesi veya uygunluğun sağlanması amacıyla yeniden değerlendirilmek üzere Başbakanlık tarafından teklif sahibi bakanlık, kurum veya kuruluşa iade edileceği hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
06/12/2017 tarih ve 7063 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 7. maddesiyle 22/6/2004 tarih ve 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun’a eklenen geçici 4. maddenin 2. fıkrasında yer alan “…Sağlık Bakanlığının daveti üzerine…” ibaresinin ve 3. fıkrasının "Bu yönetmelikler Sağlık Bakanlığının uygun görüşüyle seçimden itibaren iki ay içinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulur." şeklindeki ikinci cümlesinin Anayasa’nın 135. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptali istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesinin 05/07/2018 tarih ve E:2018/15, K:2018/78 sayılı kararı ile 5193 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “…Sağlık Bakanlığının daveti üzerine…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine; geçici 4. maddesinin 3. fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Anılan kararda şu gerekçelere yer verilmiştir:
"...
B. Kanun’un Geçici 4. Maddesinin Üçüncü Fıkrasının İkinci Cümlesinin İncelenmesi
1\. İptal Talebinin Gerekçesi
13\. Dava dilekçesinde özetle, TOGB Merkez Yönetim Kuruluna, seçimden itibaren bir ay içinde toplanarak odalar ile Birliğin yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, organlar için seçim, seçilme yeterliliği, seçimlerin yapılış usulü, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatın tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulü, odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemler ile ilgili yönetmelikleri hazırlama görevi verilmekle birlikte bu yönetmeliklerin yürürlüğe girmesinin Sağlık Bakanlığının uygun görüş vermesi koşuluna bağlanmış olmasının Bakanlık uygun görüş vermedikçe yönetmeliklerin yayınlanamaması ve hukuken varlık kazanamaması anlamına geldiği, TOGB’nin özerkliğine müdahale edildiği, uygun görüş şartının vesayet yetkisinin sınırlarını belirsizleştirdiği ifade edilerek kuralın Anayasa’nın 135. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2\. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
14\. Kanun’un geçici 4. maddesinin üçüncü fıkrasının ilk cümlesinde; Birlik Merkez Yönetim Kurulunun seçimden itibaren bir ay içinde toplanarak odalar ile Birliğin yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, organlar için seçim, seçilme yeterliliği, seçimlerin yapılış usulü, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatın tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulü, odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemlerle ilgili yönetmelikleri hazırlayacağı belirtilmiştir. Dava konusu ikinci cümlesinde ise bu yönetmeliklerin Sağlık Bakanlığının uygun görüşüyle seçimden itibaren iki ay içinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulacağı hükme bağlanmıştır.
15\. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları üzerindeki devlet denetiminin bir vesayet yetkisi olduğu genel olarak kabul edilmekle birlikte bu kuruluşlar üzerinde uygulanması gereken vesayet, Anayasa’nın 127. maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen vesayet yetkisinden farklıdır. Anayasa’nın 135. maddesinin beşinci fıkrasına göre merkezî idarenin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları üzerindeki vesayet yetkisi kanunla düzenlenmeli ve bu vesayet yetkisi idari ve mali denetim kapsamındaki konular ile sınırlı olmalıdır. Bu konuda takdir yetkisi anayasal ilkelere aykırı olmamak koşuluyla kanun koyucuya aittir.
16\. Anayasa’nın 135. maddesinde meslek kuruluşlarının karar ve yönetim organlarının seçimle göreve gelmesinin öngörülmesi ve sorumlu organlarının görevlerine yargı kararıyla son verilebileceğinin kurala bağlanması bu kuruluşların özerkliğine işaret etmektedir.
17\. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına özerklik tanınmasının nedeni, belli bir mesleğe mensup olanların faaliyetlerini hizmetin gereklerine ve kamu yararına uygun bir şekilde sürdürmelerini güvence altına almaktır. Meslek kuruluşlarının özerkliği; merkezi idareden bağımsız olarak karar ve yürütme organlarını seçebilme, ilgili mesleki faaliyetlerle sınırlı olmak üzere üyelerini ve örgütlerini bağlayıcı karar alma ve uygulama, meslek mensuplarının uyacağı ilke ve kuralları belirleme ve üyeleri hakkında disiplin tedbirleri
uygulama hak ve yetkisini içermektedir. Diğer yandan idari özerklik ile idari vesayet arasında ters orantılı bir ilişki bulunmaktadır. İdari vesayet yetkisinin kapsamının genişlemesi idari özerkliği daraltmaktayken idari vesayet yetkisinin kapsamının daralması ise idari özerkliği genişletmektedir. Bu sebeple idari vesayet yetkisi idari özerkliğin sınırını oluşturmaktadır.
18\. Buna göre, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları sınırsız bir özerkliğe sahip olmayıp devletin idari ve mali denetimine tabidir. Bununla birlikte, söz konusu vesayet yetkisi, bu kuruluşların özerkliğini anlamsız kılacak ölçüde düzenlemelere imkân vermemektedir. Hiç kuşkusuz Anayasa Mahkemesi, idari vesayet yetkisine ilişkin bir kanun hükmünü denetlerken söz konusu kamu kurumu niteliğindeki kuruluşun sahip olduğu idari özerkliği ne ölçüde etkilediğini ve onu anlamsız hale getirip getirmediğini belirlemek durumundadır.
19\. TOGB; Kanun’da belirtilen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak üzere kurulan
tüzel kişiliği haiz, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşudur. Kanun’un geçici 4. maddesinin üçüncü fıkrasına göre yönetmelikler ile düzenlenmesi öngörülen konular; Birliğin yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, organlar için seçim, seçilme yeterliliği, seçimlerin yapılış usulü, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatın tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulü, odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemlerle ilgili hususlardır.
20\. TOGB Merkez Yönetim Kurulu tarafından hazırlanacak bu yönetmeliklerin Resmî
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi için Sağlık Bakanlığının uygun görüş vermesi gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı uygun görüş vermediği sürece bu yönetmelikler Resmî Gazete’de yayımlanamayacağından ve dolayısıyla yürürlüğe girmeyeceğinden söz konusu uygun görüş idareye tanınan onama yetkisi niteliğindedir.
21\. Kural bu haliyle, TOGB’nin hemen hemen bütün faaliyet alanları ve işlemleri ile ilgili düzenlemelerde “onay” yetkisini Bakanlığa vermektedir. Böylesine geniş bir idari vesayet
yetkisinin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının özerkliği ile bağdaştığı söylenemez. Dolayısıyla kural, TOGB’nin Anayasa’nın 135. maddesi gereğince sahip olduğu idari özerkliği anlamsız hale getirmektedir.
..."
01/06/1989 tarih ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 50. maddesinin 2. fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa’nın 135. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek itiraz yolu ile iptaline karar verilmesi istemi üzerine Anayasa Mahkemesinin 16/02/2023 tarih ve E:2022/142, K:2023/32 sayılı kararı ile 3568 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 2. fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Maliye Bakanlığının uygun görüşü alındıktan sonra..." ibaresinin "anılan maddenin birinci fıkrasının (k) bendi" yönünden iptaline ilişkin kararında da yukarıda yer alan karardakine benzer gerekçelere yer verilmiştir.
Davalı idarenin, mülga 3056 sayılı Kanun ve Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkın Yönetmelik uyarınca Resmî Gazete'de yayımlanmak üzere kendisine sunulan taslakların Anayasa'ya ve kanunlara uygunluğunu denetleme, bu taslaklar üzerinde şekil yönünden re'sen düzeltme yapma ve gerektiğinde ilgili bakanlık, kurum veya kuruluşa iade etme yetkisine sahip olduğu, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından sunulan taslaklar bakımından da bu yetkinin kullanılabileceği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, yukarıda belirtilen ve birer kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği tarafından hazırlanan yönetmeliklerin ilgili bakanlıkların görüşü alındıktan sonra Resmî Gazete'de yayımlanacağına ilişkin kanun hükümlerinin hukuki incelemeye tabi tutulduğu Anayasa Mahkemesi kararlarında, ilgili bakanlıklar uygun görüş vermediği sürece bu yönetmelikler Resmî Gazete’de yayımlanamayacağından ve dolayısıyla yürürlüğe girmeyeceğinden söz konusu uygun görüşlerin ilgili idarelere tanınan onama yetkisi niteliğinde olduğu, anılan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının hemen hemen bütün faaliyet alanları ve işlemleri ile ilgili düzenlemelerde “onay” yetkisinin ilgili bakanlıklara verildiği, böylesine geniş bir idari vesayet yetkisinin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının özerkliği ile bağdaştığının söylenemeyeceği, dolayısıyla söz konusu kuralların, anılan meslek kuruluşlarının Anayasa’nın 135. maddesi gereğince sahip olduğu idari özerkliği anlamsız hâle getirdiği ifade edilmiştir.
Bakılan uyuşmazlıkta ise kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan davacı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğince hazırlanan yönetmelik, o dönemki adıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görüşüne uygun bir şekilde hazırlanmadığından Resmî Gazete'de yayımlanmamıştır.
Davalı Cumhurbaşkanlığınca (mülga Başbakanlık) yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin idareye verdiği yetkiler doğrultusunda yönetmeliğin yayımlanmamasına gerekçe gösterilecek bir eksiklik ortaya konulmamıştır. Dava konusu işlemin tek gerekçesi ilgili bakanlığın uygun görüş vermemesidir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca hazırlanan yönetmeliklerin ilgili bakanlıkların uygun görüşü üzerine Resmî Gazete'de yayımlanmasına yönelik kuralların, Anayasa Mahkemesince, ilgili bakanlıklara böylesine geniş vesayet yetkisi verilmesinin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının özerkliği ile bağdaşmayacağı, Anayasa'nın 135. maddesi gereğince meslek kuruluşlarının sahip olduğu idari özerkliği anlamsız hâle getirdiği gerekçesiyle iptal edildiği, dava konusu işlemin gerekçesinin de Anayasa Mahkemesince Anayasa'ya aykırı olduğu ortaya konulan "Bakanlığın görüşü"ne dayandığı göz önüne alındığında, dava konusu işlemde hukuka ve Anayasa'ya uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) - KARŞI OY:
Dava, davacı tarafından Resmî Gazete'de yayımlanmak üzere gönderilen Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İnşaat Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in Çevre ve Şehircilik Bakanlığından alınan görüş doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle yayımlanmamasına ilişkin Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
3056 sayılı mülga Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'da yer alan hükümlerin ve Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'te yer alan düzenlemelerin bir arada değerlendirilmesinden; Cumhurbaşkanlığının (mülga Başbakanlığın), Resmî Gazete'de yayımlanmak üzere kendisine sunulan taslakların Anayasaya ve kanunlara uygunluğunu denetleme, bu taslaklar üzerinde şekil yönünden re'sen düzeltme yapma ve gerektiğinde ilgili bakanlık, kurum veya kuruluşa iade etme yetkisine sahip olduğu, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından sunulan taslaklar bakımından ise herhangi bir istisnaya yer verilmediği görülmektedir.
Nitekim, 19/12/2005 tarih ve 2005/9986 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 1. maddesindeki "bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları" ibaresinin ve Yönetmelik'in 25. maddesinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 20/02/2020 tarih ve E:2018/1906, K:2020/741 sayılı kararı ile idarenin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde, devlet teşkilatının düzenli bir şekilde işlemesini sağlamak amacıyla Resmî Gazete'de yayımlanmak üzere gönderilen bütün yönetmeliklerin davalı idarece Anayasa'ya ve diğer mevzuata uygunluğunun inceleneceği ve bu inceleme yetkisinin kullanılmasında bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları açısından herhangi bir istisna tanınmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olup anılan karar temyiz incelemesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/09/2021 tarih ve E:2020/2486, K:2021/1589 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Bu durumda, Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce görev ve yetkisi kapsamında tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının onanmasına dair Daire kararının düzeltilmesi isteminin reddi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.