Danıştay danistay 2023/6175 E. 2025/1984 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/6175
2025/1984
10 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/6175
Karar No : 2025/1984
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : Şırnak ili, Güçlükonak ilçesi, ... köyünde ikamet eden davacıların çocuğu ...'ın 09/02/2009 tarihinde hayvanlarını otlattığı sırada mayına basması sonucu yaralandığından bahisle uğranılan zararlara karşılık ... için 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi, annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 550.000,00 TL maddi ve 650.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 26/04/2023 tarih ve E:2019/11442, K:2023/2215 sayılı bozma kararına uyularak, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi, kısmen 2577 sayılı Kanun'un 26/1. maddesinin uygulanmasını teminen dosyanın işlemden kaldırılması yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu, kendileri lehine hükmedilen vekalet ücretinin eksik olduğu, nispi harcın tamamlatılmasının hatalı olduğu iddialarıyla İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, olayla ilgili düzenlenen raporda davacının mayını yerleştirirken mayının patlamış olabileceğinin belirtildiği, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu iddialarıyla İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kısmen incelenmeksizin reddi, kısmen reddi, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Temyize Konu Kararın Esasa İlişkin Kısımlarının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacı ...'ın Manevi Tazminata İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesi:
Dosyanın incelenmesinden, ... İdare Mahkemesince, Anayasa Mahkemesinin 13/09/2017 tarih ve 2014/2007 Başvuru Numaralı kararı üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde davacı ... için 50.000,00 TL, annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın davacıların 02/06/2009 tarihli idari başvuru dilekçesinin davalı idare kaydına girdiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı taraflarca temyiz isteminde bulunulması üzerine, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 16/01/2019 tarih ve E:2018/4371, K:2019/133 sayılı kararı ile adı geçen kararın onandığı, karar düzeltme aşamasında, Danıştay Onuncu Dairesi'nin 26/04/2023 tarih ve E:2019/11442, K:2023/2215 sayılı kararı ile onama kararı kaldırılarak İdare Mahkemesi kararının davacı ...'a ilişkin kısmının onandığı, ...'a ilişkin kısmının hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olması sebebiyle bozulduğu ve ...'a ilişkin kısmının ise 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin uygulanmasını teminen bozulduğu, İdare Mahkemesince de söz konusu kısmen bozma kararına uyularak, ... yönünden, 2577 sayılı Kanun'un 26/1. maddesi uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına, ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin istem yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı ... tarafından ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği, anılan kararın davacının manevi tazminat istemine ilişkin kısmının ise kesinleştiği, davacılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının bir kısmının kararın kesinleşen kısmına yönelik olduğu dikkate alındığında, anılan davacının manevi tazminata ilişkin kısma yönelik temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Temyize Konu Kararın Bakiye Nispi Karar Harcının Davacılara Tamamlattırılmasına İlişkin Kısmının İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı Tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.
Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de temyize konu kararın davalı idarece ödenmesi gereken bakiye nispi karar harcının davacılara tamamlattırılmasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu durumda temyizen incelenen İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan, "6)Hükmedilen miktar üzerinden (davacı ... lehine hükmedilen ve onanarak kesinleşen 20.000,00-TL manevi tazminat ile birlikte) hesaplanan 11.612,70-TL nispi karar harcının davacılar ... ve ...'a tamamlattırılması için ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına, 11.612,70-TL nispi karar harcının davalı idareden alınarak davacılar ... ve ...'a ödenmesine (bakiye harcın tamamlanması halinde)," ibaresinin "6)Hükmedilen toplam tazminat tutarı için belirlenen 11.612,70 TL nispi karar harcının davalı idareden tahsil edilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacıların temyiz isteminin nispi harç yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE, davacı ...'ın manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2\. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3\. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4\. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/04/2025 tarihinde esas yönünden oy birliğiyle nispi harç yönünden oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; "Mükellef" başlıklı 11. maddesinde, genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını istiyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar ve ilam harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmış, Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar ve ilam harcı alınacağı belirtilmiştir.
Harçlar Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, yargı harçlarının mükellefi davayı açan kişiler yani davacılar olup, dava dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar harcının dörtte birini oluşturan kısmı, harcın kanuni mükellefi olan bu kişiler tarafından ödenerek dava açılmaktadır. Yine aynı yasal düzenlemeler uyarınca, mahkemece hüküm altına alınan değer (yani kabulüne karar verilen tazminat miktarı) üzerinden hesaplanan nispi harç tutarından, davanın açılması aşamasında peşin olarak ödenen nispi harç miktarı düşüldükten sonra kalan bakiye nispi karar harcının da kanuni mükellef olan davacılara tamamlattırılması yolunda hüküm kurulması, hüküm fıkrasının devamında ise, artık gelinen aşama itibariyle "yargılama gideri" niteliğini kazanan söz konusu harcın davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiğine hükmedilmesi icap etmektedir.
Mahkemece hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar harcından, davanın açılması aşamasında peşin alınan kısım mahsup edildikten sonra kalan bakiye harcın; nasıl olsa sonuç itibariyle bu harcın yargılama giderleri kapsamına dahil olacağı ve davalı idarece davacıya ödeneceği yaklaşımıyla, davalı idarece (ilgili tahsil birimine) ödenmesine hükmedilmesi yargı harcının bir türü olana nispi karar harcının kanuni mükellefinin yargı kararıyla değiştirilmesi gibi bir sonucun ortaya çıkmasına sebebiyet verecektir. Kaldı ki, bu durum başka olumsuz neticelerin doğmasına da zemin hazırlayacaktır. Bu bağlamda, iyi niyetle hareket ederek yargı kararıyla kendisine harç ödeme yükümlülüğü getirilen bir davalı idarenin, söz konusu dosyaya ilişkin kararda aleyhine hükmedilen nispi karar harcını ödemek için ilgili tahsil dairesine müracaat etmesi durumunda bile harcın kanuni mükellefi olmaması nedeniyle kendisinden harç tahsilatı yapılamama durumu söz konusu olabilecektir. Başka bir olumsuzluk ise, mahkeme kararında bakiye nispi karar harcının davalı idarece ödenmesine hükmedilmesine rağmen ilgili idarece ödeme yoluna gidilmemesi halinde yargı kararında hükmedilen harcın (harca konu olan yargılama hizmeti verilmiş olmasına rağmen) maliye hazinesine girmemesi durumuyla karşılaşılabilecektir. Zira, böyle bir karar nedeniyle peşin alınan nispi karar harcının bakiye kısmının tahsili için ilgili tahsil birimine harç tahsil müzekkeresi yazılamayacağından, tahsil biriminin kendiliğinden harekete geçerek tahsilat yoluna gitmesi de mümkün olmayacaktır. Oysa, nispi karar harcının ödenmesi ile ilgili olarak yukarıda aktarılan hukuka uygun yöntemin işletilmesi yani harcın kanuni mükellefi olan davacı(lar) tarafından ödenmesine karar verilmesi durumunda, uygulamada, kararın taraflara tebliği aşamasında, idari yargı merciince, (harcın yasal mükellefi olan) davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılarak tahsiline imkan hazırlandığı ve maliye hazinesine dahil olması gereken nispi harcın boşlukta bırakılmamasına özen gösterildiği bilinmektedir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, temyize konu kararın nispi harcın davacılara tamamlatılmasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle çoğunluk kararında yer verilen düzeltmeye ilişkin kısma katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.