Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/4958
2025/4183
25 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/4958
Karar No : 2025/4183
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten,
çocukları ...,
..., ...
ve ...'e velayeten ...
2- ...
3- ...
4-...
5- ...
6- ...
7-...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 12/09/2019 tarihinde, Diyarbakır ili, Kulp ilçesi, ... Mahallesi yakınlarında bölücü terör örgütü mensuplarınca yola döşenen patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucunda yakınları ...'in vefat etmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle; maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle İçişleri Bakanlığına yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı Diyarbakır Valiliği Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü işleminin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık; eşi ... için 10.500,00 TL, çocuklar ..., ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 1.300,00 TL maddi, eş ... için 200.000,00 TL, çocukları... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL,... için 75.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ...için 100.000,00 TL, ... için 200.000,00 TL, annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayın ani şekilde gerçekleştiği, olaydan önce alınmış bir istihbari bilgi bulunmadığı, belirtilen nedenlerle olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, olayın terör olayı olduğu ve idarenin sosyal risk ilkesi gereğince olay nedeniyle uğranılan zararlardan sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, dava konusu işlem yönünden; ön kararların kesin ve yürütülebilir işlem niteliği taşımadığı gerekçesiyle iptal isteminin incelenmeksizin reddine, maddi tazminat yönünden; davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, taleple bağlı kalınarak 17.000,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacı eş ve çocuklara ödenmesine, manevi tazminat yönünden; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile eşi ... için 40.000,00 TL, çocuklar ..., ..., ..., ..., ... için için ayrı ayrı 20.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, annesi ... ve babası... için ayrı ayrı 30.000,00 TL, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ...İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, bakılan davanın genel hükümlere göre açıldığı, bu nedenle incelemenin genel hükümler çerçevesinde yapılması gerektiği, maddi tazminata ilişkin kısımda miktar artırım hakkının kullandırılmadığı, olayda hizmet kusuru bulunduğu dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu, hükmedilen tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, bağlantı iddialarının değerlendirilmediği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacıların 5233 sayılı Kanun kapsamında önerilen tazminatı kabul etmediği, bu nedenle davacılar lehine maddi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmediğinden davacılar lehine manevi tazminata hükmedilemeyeceği, ağaç kesimi için kolluk kuvvetlerine bildirimde bulunulmadığı iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın ve aynı olayla ilgili Dairemizin E:2022/5343, E:2023/4449, E:2023/4210, E:2023/2111, E:2024/437 sayılı dosyalarının birlikte incelenmesinden; 12/09/2019 tarihinde, Diyarbakır ili, Kulp ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde, saat 18.00 sıralarında, davacılar yakını ...'in de aralarında bulunduğu bir grup araçla seyir halindeyken yola önceden döşendiği anlaşılan patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucu araçta bulunan 7 kişinin vefat ettiği, 10 kişinin de yaralandığı anlaşılmaktadır. Davacılar yakını ... de olayda vefat edenler arasındadır.
Olay nedeniyle yaralananlar ve vefat edenlerin yakınları tarafından açılan ve temyiz incelemesi için Dairemizde bulunan dosyalarda davacıların; araç içerisinde bulunan grubun "Hazro Orman İşletme Şefliğinin Ağaçkorur Mahallesi Bozuk Baltalık Ormanlarına Ait Rehabilitasyon Projesi" çerçevesinde yürütülen ağaç kesim işi için bölgeye intikal ettiği, akşam dönüş esnasında patlamanın meydana geldiği, ağaç kesim işinin kamu idarelerinin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiği, bölgede eskiden beri terör örgütüne ait kamplar bulunduğu, olayın gerçekleştiği yerin 1-2 km. yakınında Panak Jandarma Karakolunun bulunduğu hususunu ifade ettikleri; davalı idarenin de savunma ve temyiz dilekçelerinde olayın meydana geldiği bölgenin terör açısından riskli bir bölge olduğunu belirttiği görülmektedir.
Kulp Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığı'nın 22/06/2020 tarihli belgesinde, olay öncesinde patlamaya ilişkin alınmış bir istihbari bilgi bulunmadığı, yine araç içerisinde bulunan grubun ağaç kesim işi için idarelerine verdiği bir bilginin bulunmadığı, orman kesimine ilişkin izin işlemlerinin Hazro Orman İşletme Şefliği tarafından yürütüldüğü, anılan idarece kendilerine bu konuda verilen bir bilginin de bulunmadığı hususunun yer aldığı, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığının 13/09/2019 tarihli olay yeri inceleme raporunda, saldırının bölücü terör örgütü tarafından gerçekleştirildiği, olayın meydana geldiği yere en yakın evlerin 500-600 m. mesafede bulunduğunun belirtildiği görülmektedir.
"Hazro Orman İşletme Şefliğinin Ağaçkorur Mahallesi Bozuk Baltalık Ormanlarına Ait Rehabilitasyon Projesi" başlıklı10/09/2019 tarihli belgede, Hazro Amenajman Planında 89, 90 ve 91 numaralı bölmelerde çalışma yapılacağının belirtildiği görülmektedir.
Olayın meydana geldiği yerin girişe yasak bölge olup olmadığına ilişkin ilişkin bir veri dosyalarda bulunmamaktadır.
Olayla ilgili olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında ceza yargılaması yürütüldüğü UYAP araştırması neticesinde anlaşılmaktadır.
Davacılar tarafından, yukarıda bahsedilen olayda yakınları ...'in vefat etmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, genel hükümler kapsamında uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize Konu Kararın, Dava Konusu İşleme İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın belirtilen kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize Konu Kararın, Davacıların Maddi ve Manevi Tazminat İstemlerine İlişkin Kısımlarının İncelenmesi:
Güvenlik hizmetinin gereği gibi yürütülüp yürütülmediğinin incelendiği uyuşmazlıklarda, olay öncesinde ihbar veya istihbari bilgi bulunup bulunmadığının araştırılması hususu hizmet kusurunun tespitinde başvurulan ölçütlerden biri olmakla birlikte, tek ölçüt de değildir. İdarenin sorumluluğunu doğurabilecek olaylar birbirlerinden farklı yönler barındırabileceğinden, hizmet kusuru araştırmasının tüm uyuşmazlıklar için ayrıca yapılması gerekmektedir.
Dairemizin güvenlik hizmetinde hizmet kusuru tespitine ilişkin bir diğer içtihadı da, insanların gelip geçmek suretiyle sürekli kullandıkları ve yerleşim yerine yakın bulunan bir alanda mayın patlaması meydana gelmesinin diğer şartların da birlikte oluşması halinde idarenin güvenlik hizmetini gereği gibi yürütemediği, bu sebeple hizmet kusuru teşkil ettiği yönündedir.
Bölge İdare Mahkemesince, uyuşmazlıkta, davacılar yakınının da aralarında bulunduğu grubun giriş yaptığı bölgenin güvenlik gerekçesiyle girişe yasaklanıp yasaklanmadığı, bölgeye giren grubun gerçekleştirdiği ağaç kesim işinin orman idaresinin bilgisi ve onayı dahilinde olup olmadığı, yukarıda bahsedilen rehabilitasyon projesi çerçevesinde ağaç kesimi gerçekleştirilen / gerçekleştirileceği planlanan bölmeler ile patlamanın meydana geldiği yerin mesafesi, olayın meydana geldiği yerin yerleşim birimlerine uzaklığı hususları olayda hizmet kusuru bulunup bulunmadığı yönünden detaylıca araştırılıp bir karar verilmesi gerekirken, olay öncesinde alınmış istihbari bilgi bulunmadığı, olayın ani şekilde gerçekleştiği bu nedenle olayda hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle eksik inceleme neticesinde davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan; olayla ilgili olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yürütülen ceza yargılamasının, uyuşmazlığı aydınlatma noktasında bakılan davaya katkısının olacağı açıktır.
Bu itibarla, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince yukarıda belirtilen hususlar araştırılarak, davacıların maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE,KISMEN REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının; dava konusu işleme ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi ve manevi tazminata ilişkin kısımlarının BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.