Danıştay danistay 2022/8899 E. 2025/4032 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/8899
2025/4032
24 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/8899
Karar No : 2025/4032
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği / ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından; özel güvenlik kimlik kartının (çalışma izni) yenilenmesi için yaptığı başvuru üzerine, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirildiğinden bahisle, özel güvenlik kimlik belgesinin (çalışma izninin) iptali ile özel güvenlik görevlisi olmasının uygun görülmemesi yolunda tesis edilen İstanbul Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya isnat edilen basit yaralama fiili nedeniyle yapılan yargılamanın devam etmekte olduğu, hakkında verilmiş ve kesinleşmiş herhangi bir mahkumiyet kararı olmadığı dolayısıyla kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmayan davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu sonucuna ulaşılamayacağı, ilgilinin çalışma hak ve özgürlüğünden yoksun bırakılmasının idareye tanınan takdir yetkisinin gerekleriyle bağdaşmadığı anlaşıldığından özel güvenlik görevlisi olmasının uygun görülmeyerek özel güvenlik kimlik kartının (çalışma izni) iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı hakkında ''basit yaralama'' suçundan açılan davada ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası ile Türk Ceza Kanunu'nun 86/1. maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası verildiği, kararın istinaf incelemesine götürülmesi nedeniyle ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin E:...,K: ... sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bu bozma üzerine davanın ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında görüldüğü ve davacı hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. fıkrası gereğince ''Hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildiği'' ve bu kararın itiraz edilmeyerek kesinleştiğinin anlaşıldığı, uyuşmazlığın, suç eyleminin ceza soruşturmasına konu olmasına karşın, ceza soruşturması veya kovuşturması sonunda ortaya çıkan ve ilgilinin özel güvenlik görevlilerinde aranacak belli suçlardan mahkum olmamak koşulunu yitirmesine neden olmayan hukuki durumun, bu defa ilgilinin güvenlik soruşturmasının idare tarafından olumsuz değerlendirilmesine, böylece çalışma hak ve özgürlüğünden yoksun bırakılmasına dayanak olup, olamayacağı noktasında olduğu, genel ve önleyici kolluk biçimindeki kamu hizmetinin tamamlayıcı unsuru olarak özel güvenlik hizmetini görecek olanların belirlenmesinde, bunların çalışma ruhsatının verilmesinde yetkili ve görevli idarenin bu hizmetin niteliği ve gereği olarak, geniş bir değerlendirme ve takdir yetkisiyle donatıldığında şüphe olmadığı, ancak bu değerlendirme ve takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı gerekleri ile ilgilinin çalışma özgürlüğü ve hakkı arasındaki adil dengenin gözetilmesini gerekli kıldığı, nitekim davacının geçmiş tarihte işlediği "basit yaralama'' suçunun kendine özgü niteliği nedeniyle hakkındaki ceza kovuşturması sonucunda ''Hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına '' karar verilmesi karşısında, artık bu eyleminin davacının özel güvenlik hizmetini yürütmesine engel hal olarak varlığının korunmasının, hukuki etkisinin sürdürülmesinin ve yalnızca buna dayanılarak ilgilinin çalışma hak ve özgürlüğünden yoksun bırakılmasının idareye tanınan takdir yetkisinin gerekleriyle bağdaşmadığı, tüm bu nedenlerle dava konusu işlemin iptali gerektiğinden, İdare Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla yerinde olduğu gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine göre tesis edildiği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçe değiştirerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava Konusu İşlemin 5188 Sayılı Kanun'un 10. Maddesinin 1. Fıkrasının (d) Bendinin 1. Alt Bendinde Aranan Şartlar Yönünden Değerlendirilmesi:
Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, özel güvenlik görevlisi olmaya engel suç ve cezalar sayma suretiyle belirlenmiş; aynı bendin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 1. alt bendinde ise, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olmanın özel güvenlik görevlisi olmaya engel olacağı belirtilmiştir. Aynı fıkranın (h) bendinde ise, özel güvenlik görevlisi/adayı hakkında yapılacak güvenlik soruşturması sonucunun olumlu olması özel güvenlik görevlilerinde aranan şartlar arasında sayılmıştır.
Dava konusu işlemde davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde davacının ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "basit yaralama" suçu nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, dosyanın istinaf aşamasından olduğu ve güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin 1. alt bendi ile (h) bendi hükümleri doğrultusunda davacının yenileme talebinin reddi ile özel güvenlik kimlik kartının ve çalışma izninin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Öte yandan; yargılama devam ederken dava konusu işleme sebep olarak gösterilen 2 yıl 6 aylık hapis cezasına ilişkin kararın istinaf incelemesi neticesinde bozulduğu, bozma kararı üzerine ... Asliye Ceza Mahkemesince davacının 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın da itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, 30/11/2024 tarih ve 32738 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7533 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 28. maddesi ile 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş” ibaresi madde metninden çıkarılmış, bendin (2) numaralı alt bendine “mahkûm olmamak” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya bu suçlardan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemiş olmak” ibaresi eklenmiş, (3) numaralı alt bendinde yer alan “Anayasal düzene” ibaresi “Devletin güvenliğine, anayasal düzene” şeklinde değiştirilmiş ve “soruşturma veya” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında, " Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü yer almaktadır.
Kanunlarda yapılan değişikliklerin lehe kanun değişikliği niteliğinde olması halinde, idari yargı yerlerince de yargılama aşamasında yapılan lehe kanun değişikliklerinin ilgili kişiler hakkında uygulanmasına bir engel bulunmamaktadır.
Bu durumda yukarıda yer verilen 30/11/2024 tarihli Kanun değişikliği ile "veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş" ibaresinin madde metninden çıkarılması suretiyle, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olup da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kişiler yönünden lehe düzenleme yapılarak bu kişilerin Kanun'da belirtilen diğer şartları taşımaları halinde özel güvenlik görevlisi olabilmelerine olanak sağlandığından ve söz konusu değişikliğin (hakkındaki 2 yıl 6 ay hapis cezası bozma kararı üzerine 1 yıl 10 ay 15 güne düşürülerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen) davacının lehine sonuç doğurması hasebiyle yargı yerlerince de dikkate alınması gerektiğinden, dava konusu işlemin davacının basit yaralama suçundan cezalandırıldığına yönelik sebep unsurunda bu gerekçe ile hukuka uyarlık görülmemiştir.
Dava konusu işlemin Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasına İlişkin Süreç Yönünden Değerlendirilmesi:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan özel güvenlik görevlilerine ilişkin mevzuatta, özel güvenlik görevlileri hakkında gerek kimlik belgesi ve çalışma izni verilmesi gerekse bunların yenilenmesi sırasında güvenlik soruşturması yapılacağı, söz konusu soruşturmanın sonucu olumlu olanlara ve mevzuatta aranan diğer şartları taşıyanlara çalışma belgesi düzenleneceği, çalışma şartlarını kaybeden ve güvenlik soruşturması olumsuz olanların da belgelerinin iptal edileceği düzenlenmiştir.
Bu kapsamda da, dava konusu uyuşmazlıkta davalı idare tarafından davacı hakkında 4045 sayılı Kanun uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılarak, dava konusu işlem tesis edilmiş olup, işlemin sebep unsurlarından biri olarak da güvenlik soruşturmasının olumsuz olması gösterilmiştir.
Öte yandan, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve anılan birimlerin bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair kanuni düzenleme olan 4045 sayılı Kanun'a göre yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesi ulaşılmış olup; 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (h) bendinde düzenlenen güvenlik soruşturması olumlu olmak koşulunun 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu da göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu işlemin 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığına ilişkin sebep unsurunda da bu gerekçe ile hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte, dava konusu işlemin (3) no. lu paragrafta belirtilen gerekçe ile hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılmış olmasının, davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmadan ya da başkaca hiçbir işleme gerek olmadan davalı idarece doğrudan silahlı özel güvenlik kimlik kartı düzenlenmesi ve çalışma izni verilmesi yönünde işlem tesis edilmesi sonucunu doğurmayacağı da açıktır.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra idarelerce yapılacak güvenlik soruşturmasının usul ve esaslarını düzenleyen 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Kanun'un 13. maddesinin 8. fıkrası ile 4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış ve 14. maddesiyle de 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı kuralına yer verilmiştir. Davalı idarece, yukarıda belirtilen iptal gerekçesi doğrultusunda 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir güvenlik soruşturması yapılabileceği ve neticesine göre yeni bir işlem tesis edilebileceği de kuşkusuzdur.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının gerekçe değiştirerek ONANMASINA,
3\. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.