Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/883
2025/4405
9 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/883
Karar No : 2025/4405
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2-... 3- ... 4- ...5- ... 6- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü / ...
VEKİLİ : Av. ...
DİĞER DAVALI : ... Birliği Merkez/...
İSTEMLERİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; Van ili, ... Köyü, ... Yolu arası mevkiinde bulunan murisleri adına kayıtlı tarım arazisinin yanından geçen sulama kanalının yıkılması ve gerekli onarımların yapılmamış olması nedeniyle kanaldan gelen suların tarlayı gölete çevirdiği ve bataklık haline getirdiğinden bahisle olayda, idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek tarlada meydana gelen 31.142,20 TL zararın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin 10/02/2021 tarih ve E:2016/309, K:2021/364 sayılı bozma kararına uyularak dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacıların murisleri tarafından Mahkeme kayıtlarına 04/05/2021 tarihinde giren dilekçe ile davaya devam etmek istedikleri yönünde beyanda bulundukları, dava dosyası yeniden işleme alınmak suretiyle esasının incelendiği, davalı idarelerin kusuruna ve zarar hesabına ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunun taraflara ve Danıştay Onuncu Dairesinin yukarıda bahsi geçen kararı doğrultusunda davacılara tebliğ edildiği, davacılar ve davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan itirazların bilirkişi raporunu kusurlandırılacak nitelikte görülmediği, anılan raporun hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlikte olduğu kanaatine varıldığı, idarelerin sorumluluğunda bulunan sulama kanalının bakım ve onarımının yapılmaması ve tahliye için kazılan alanın tamamlanmaması suretiyle davacıların tarlasında su birikerek ürün zararına sebebiyet verilmesi nedeniyle meydana gelen 23.809,40 TL zararın davalı idarelerce tazmin edilmesi gerektiği, bu miktarın idareye başvuru tarihi olan 29/03/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara miras payları oranında ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilerek 23.809,40 TL maddi tazminatın davalı idarelerce 1/2 oranında idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından; bütün zararlardan birinci dereceden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu, Karasu Sulama Birliğinini sorumlu olduğu kabul edilse dahi davacılara karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olunduğu ileri sürülmektedir.
Davalı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından; Karasu Sulama Birliği ile yapılan protokol gereği tesisin işletme, bakım, onarımının talimatlara aykırı olarak yapılması ve gereği gibi yapılmaması nedeniyle meydana gelen zarardan Sulama Birliğinin sorumlu olduğu, DSİ Genel Müdürlüğü yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ :İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Van ili, ... Köyü, ... Yolu arası mevkiinde bulunan davacılar murisine ait ... parsele kayıtlı tarım arazisinin yanından geçen sulama kanalının yıkılmış olması ve düzeltmelerin yapılmamış olması nedeniyle kanaldan gelen suların tarlayı gölete çevirdiği ve bataklık haline getirdiği, olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek tarlada meydana gelen 31.142,20 TL zararın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir anlatımla, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekir. Zararın oluşmasında zarara uğrayanın veya üçüncü kişinin kusurunun bulunması halinde ise idarenin tazmin sorumluluğunun ortadan kalkacağı ya da kusur ölçüsünde azalacağı açıktır.
Dava konusu uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan haliyle 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Vazife ve salahiyetler" başlıklı 2. maddesinin (b) bendinde, "Sulama tesislerini kurmak, sulama sahalarında mevcut parsellerin tamamını veya aksamını gösterir harita ve planları yapmak veya yaptırmak ve icabı halinde kadastrosunu yaptırmak"; (g) bendinde de, "Yukardaki fıkralarda yazılı tesislerin (Çalıştırma, bakım ve onarım dahil) işletmelerini sağlamak" Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Ayrıca 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, Kanunun amacının; ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonel kullanımı maksadıyla umumi sulardan faydalanmak üzere Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından inşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan ya da inşa edilmesi planlanan sulama tesislerini gayelerine uygun şekilde kullanmak, işletmek, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün onayını almak suretiyle işlettirmek, bu tesislerin bakım, onarım ve yönetim sorumluluğunu yürütmek, tesisi geliştirmeye yönelik yeni projeler yapmak, yaptırmak veya tesisi yenilemekle görevli sulama birliklerinin kuruluşu, organlar ile görev ve yetkilerini düzenlemek olduğu belirtilmiş; "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin (e) bendinde, "Devir: DSİ tarafından inşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan ya da inşa edilmesi planlanan sulama maksatlı tesislerin işletme, bakım, onarım ve yönetim sorumluluğunun, DSİ ve birlik arasında imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca birliklere devredilmesini"; (i) bendinde, "Su kullanıcısı: Görev alanında sulama yapan veya yapacak olan gerçek ya da tüzel kişiyi" ifade ettiği kuralına yer verilmiş; "Birliğin görev alanı ve çalışma konuları" başlıklı 3. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde de, "Görev alanı içerisinde yer alan tesislerin işletme, bakım, onarım, yönetim ve yenileme hizmetlerini usul ve esaslarına uygun olarak yapmak" sulama birliklerinin görevleri arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
6200 ile 6172 sayılı Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden; sulama tesislerinin (bu arada sulama ve drenaj kanallarının) kurulmasının ve bu tesislerin işletilmesinin, bakım ve onarımının yapılmasının, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görevinde olduğu, Genel Müdürlük tarafından inşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan ya da inşa edilmesi planlanan sulama tesislerinin işletme, bakım ve onarım sorumluluğunun, Genel Müdürlük ile sulama birlikleri arasında imzalanacak sözleşme ile birliklere devredilebileceği ve sulama birliklerinin de bu hizmetleri usul ve esaslara uygun olarak yürütmekle görevli olduğu, ancak söz konusu devrin, hizmetin asıl sahibi olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı sonucuna varılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda davacılara ait taşınmazın yakınında geçen sulama kanalında gerekli bakım ve onarımların yapılmaması nedeniyle zararın meydana geldiği bilirkişi raporuyla ortaya konulmuştur. Sulama kanallarının bakım ve onarımlarına ilişkin düzenlemelerin yorumlanmasında görüleceği üzere DSİ Genel Müdürlüğününün sulama tesisleri kurmaya ve bu tesislerin işletmesini ve devamında varlıklarını amacına uygun şekilde sürdürmelerine yönelik kamu hizmetinin asli sahibi olduğu, sulama tesislerinin işletmesinin sulama birliklerine devredilmiş olması halinde ise hukuki sorumluluğun müştereken ve müteselsilen her iki idareye ait olacağı açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle zararın idareler arasında orantılanarak giderilmesi yönünde hüküm kurulmaması gerekmektedir.
Bu itibarla, Mahkemece yukarıda yer verilen hususlar dikkate alınarak davalı idarelerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu dikkate alınarak davacılar lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken, hükmedilen maddi tazminatın davalı idarelerden 1/2 oranında alınarak davacılara ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı DSİ Genel Müdürlüğü'nün temyiz isteminin REDDİNE,
2\. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
3\. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
4\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5\. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.