Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/6430
2025/5232
13 Kasım 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/6430
Karar No : 2025/5232
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: Davacı tarafından, 22/07/2020 tarih ve 31193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Askeralma Yönetmeliği'nin geçici 1. maddesinin 5. fıkrası ile bu hükme dayanılarak hakkında tesis edilen Melikgazi Askerlik Şubesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, 06/10/1982 tarihinde Türkiye’de doğduğu, 1989 yılında Türkiye’den ayrılarak ikamet etmek amacıyla Avusturya’ya yerleştiği, 2000 yılında Avusturya vatandaşlığını aldığı, 37 yaşına kadar Avusturya’da yaşamını idame ettirdiği ve Avusturya’da askerlik mükellefiyetinin bulunması nedeniyle 01/03/2004 - 29/10/2004 tarihleri arasında temel askerlik hizmetini yerine getirdiği, Türkiye’deki askerlik yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılması için ilgili belgeler ile Salzburg Konsolosluğu’na 2008-2010 yılları arasında başvuruda bulunduğu, başvurusunun ardından kendisine herhangi bir bildirim yapılmadığı için askerlik yükümlülüğünün mülga 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun 2. maddesinin 5. fıkrası gereğince yerine getirilmiş sayıldığını düşündüğü, 14 yıl sonra yoklama kaçağı olduğuna dair yazının işverenine tebliğ edildiği, Türkiye’de askerlik yükümlülüğünün yerine getirilmiş sayılması ve işverene tebliğ edilen işlemin iptali için başvuruda bulunduğu, 08/08/2022 tarihinde durumunun ilgili konsolosluktan sorularak alınan cevaba göre işlem yapılacağının bildirildiği, Salzburg Konsolosluğundan yetkili bir kişinin 22/08/2022 tarihinde telefonla arayarak evrak eksik olduğundan başvurunun sonuçlandırılamadığını belirttiği, davalı idarenin dava konusu ... tarihli yazısıyla da; askerlik yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılmasına yönelik bir başvurusunun bulunmadığının bildirildiği, 2008 yılında başvuru yapıldığı halde davalı idare evrak eksikliğini zamanında bildirmediğinden, idarenin kusurundan kaynaklı olarak başvurunun tamamlanamadığı, bir an için 2008 tarihinde başvuru yapılmadığı düşünülse bile bugün başvurmasını engelleyecek bir hüküm bulunmadığı, Askeralma Kanunu’nda düzenlenmemiş bir konuda yönetmelik hükmü ile yeni bir düzenleme getirilerek bir hakkın kullanılmasının daraltılarak kısıtlanamayacağı, dava konusu kuralla birden fazla tabiiyetli Türk vatandaşlarınca yapılacak askerlik yükümlülüğünün yerine getirilmiş sayılmasına ilişkin başvuru süresinin sonunun Askeralma Kanunu’nun yayımlandığı tarih olan 26/09/2019 olarak belirlenerek bir kısıtlama getirildiği, ancak Kanun’da başvuruların en son ne zaman yapılacağına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, bu konuda düzenleme yapılabilmesi için idareye bir yetkinin de verilmediği, Türkiye’de askerlik yükümlülüğünün yerine getirilmiş sayılacağına ilişkin haklı beklentilerinin hukuk güvenliği ilkesi gereğince korunması ve olayın gerçekleştiği dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükmüne göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği, hukuk güvenliği ilkesi gereği haklı beklentileri korumak amacıyla yeni yasada eski yasanın uygulanacağına yönelik geçiş hükümleri düzenlenmesi gerekirken, geçiş kuralının yetkisi olmadığı halde idarece yönetmelikle düzenlenmesinin ve bu düzenlemede haklı beklentilerin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu, yoklama kaçağı olduğundan dolayı işten çıkarılmaması halinde işveren hakkında suç duyurusunda bulunulacağının işverene tebliğ edildiği, bu nedenle uygulama işleminin çalışma ve iş hayatını sonlandırıcı mahiyette olduğu, zira işlemin herhangi bir işe girmesini de engelleyeceği ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI: Davalı tarafından, davacının yoklama işlemlerini yaptırmadığından 01/11/2001 tarihinden itibaren yoklama kaçağı olarak arandığı, çok vatandaşlık hakkına sahip Türk vatandaşlarının mülga 1111 sayılı Askerlik Kanunu ve 93/4613 sayılı Bakanlar Kurulu kararı kapsamında Türkiye tarafından askerlik hizmetinin kabul edildiği ülkelerde yapmış oldukları askerlik hizmetinden dolayı Türkiye’de muaf tutulmaları uygulamasına Askeralma Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 26/06/2019 tarihi itibariyle son verildiği, davacının Avusturya’da yapmış olduğu askerlik hizmeti nedeniyle Türkiye’deki askerlik hizmetinden muaf tutulmak için 26/09/2019 tarihinden önce konsolosluğa müracaat etmiş olması veya 26/09/2019 tarihinden önce dış temsilciliğe müracaat ettiğini 26/09/2019 tarihinden önce veya sonra belgelemesi halinde bu talebinin yerine getirilebileceği, belirtilen tarihten önce başvurusunun bulunmadığı, konsolosluk tarafından da askerlik şubesine muafiyeti ile ilgili herhangi bir teklifte bulunulmadığı, bu nedenle dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin ve bireysel işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI:...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 22/07/2020 tarih ve 31193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Askeralma Yönetmeliği'nin geçici 1. maddesinin 5. fıkrası ile bu hükme dayanılarak hakkında tesis edilen Melikgazi Askerlik Şubesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacının Avusturya'da askerlik yaptığı tarihte yürürlükte bulunan Mülga 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 2. maddesinin 5. fıkrasında, "Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen esaslara göre; yurt dışında doğan ve ikamet edenler ile kanuni rüşt yaşına kadar yabancı bir ülkeye gitmiş olanlardan bulundukları ülke vatandaşlığını da kazanan Türk vatandaşları, talepleri hâlinde, durumlarına uyan ve bu Kanunun öngördüğü askerlik statülerinden biri içerisinde askerlik mükellefiyetlerini otuz sekiz yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar yerine getirebilirler veya tabiiyetinde bulundukları diğer ülkede askerlik yapmış olduklarını belgelemek kaydıyla mükellefiyetlerini yerine getirmiş sayılırlar. Bunların otuz sekiz yaş sonuna kadar askerlikleri ertelenmiş kabul edilir." kuralına yer verilmiş; bu madde uyarınca çıkartılan ve 25/07/1993 tarih ve 21648 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 05/07/1993 tarih ve 93/4613 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Birden Fazla Tabiiyetli Vatandaşların Askerlik Yükümlülüklerini Yerine Getirmiş Sayılmalarına Dair Esaslar'ın 7. Maddesinde de, "Yabancı ülkede yapılan askerliğin belgelenmesi, ilgilinin yabancı ülke tâbiiyetinde bulunduğu ve bu ülkede askerlik hizmetini yaptığını veya askerlik mükellefiyetini yerine getirmiş sayıldığını gösteren belgelerin aslı veya onaylı suretleri ile bu belgelerin elçilik veya konsolosluklarca onaylanmış tercümelerinin, kayıtlı bulunduğu askerlik şubesine dilekçe ekinde ibrazı şeklinde olur." düzenlemesine yer verilmiştir.
1111 sayılı Askerlik Kanununu 26/06/2019 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldıran 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun "Özel durumlarda muafiyet ve erteleme" başlıklı 45. maddesinin 1. Fıkrasında da, "İki ülkeden birinde yapılan askerlik hizmetinin sayılmasına dair ikili anlaşmalar kapsamında askerlik hizmetinden muaf tutulacak ya da ertelenecek yükümlülerin işlemleri anlaşma hükümlerine göre yürütülür. Yapılan anlaşmalar kapsamında uygulanacak muafiyet ve ertelemeye ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir."; "Yönetmelik" başlıklı 61. maddesinde, "(1) Bu Kanunun uygulanması ile ilgili usul ve esasların belirlenmesine ilişkin yönetmelik, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlıkça hazırlanır. (2) Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar mevcut yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir." hükmüne yer verilmiş; Kanun'un geçici maddelerinde, mülga 1111 sayılı Kanun uyarınca askerlik yükümlülüğünden muafiyet hakkı olanlara yönelik herhangi bir geçiş hükmü öngörülmemiştir.
Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Askeralma Yönetmeliği'nin dava konusu geçici 1. maddesinin 5. fıkrasında ise, "Çok vatandaşlık hakkına sahip olan ve bulundukları yabancı ülkelerde yapmış oldukları askerlik hizmetleri nedeniyle mülga 1111 sayılı Kanun kapsamında muafiyet hakkı olanların Kanunun yürürlüğe girdiği 26/6/2019 (hariç) tarihinden önce dış temsilciliklere başvurmuş olmaları halinde bu talepleri yerine getirilir." düzenlemesi yer almakta olup, dava da bu hükmün iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan belirlilik ilkesine göre yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına imkân tanımaması gerekir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, yukarıda metnine yer verilen 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nda çok vatandaşlık hakkına sahip kişilerle ilgili olarak, iki ülkeden birinde yapılan askerlik hizmetinin sayılmasına dair ikili anlaşmalar kapsamında askerlik hizmetinden muaf tutulacak ya da ertelenecek yükümlülerin işlemlerinin anlaşma hükümlerine göre yürütüleceği, yapılan anlaşmalar kapsamında uygulanacak muafiyet ve ertelemeye ilişkin usul ve esasların ise Bakanlıkça belirleneceğine ilişkin kuralın,anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra askerlik hizmetini yerine getirenler bakımından uygulanacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, çok vatandaşlık hakkına sahip olan ve tabiyetinde olup yerleşik bulundukları yabancı ülkelerde yapmış oldukları askerlik hizmetleri nedeniyle mülga 1111 sayılı Kanun kapsamında askerlik yükümlülüğünden muafiyet hakkı olanların, bu haktan yararlanabilmeleri için anılan Kanun'da herhangi bir başvuru süresi sınırı öngörülmemiş olması, 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nda da, başvuru yapmalarını engelleyen herhangi bir hükme yer verilmemiş bulunması karşısında, muafiyete konu askerlik hizmetini 1111 sayılı mülga Kanun’un 2. maddesinin beşinci fıkrasının yürürlükte olduğu dönemde gerçekleştirenlerin muafiyet başvurularının, kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereği 1111 sayılı mülga Kanun uyarınca çözümlenmesi ve muafiyet işlemlerinin buna göre yapılması gerektiği anlaşılmakta olup, dava konusu madde hükmünde dolayısıyla buna dayalı dava konusu işlemde de hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle 22/07/2020 tarih ve 31193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Askeralma Yönetmeliği'nin geçici 1. maddesinin 5. fıkrası ile bu hükme dayanılarak hakkında tesis edilen Melikgazi Askerlik Şubesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 13/11/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ... davalı idare Milli Savunma Bakanlığı vekili Av. ...'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Davacının çalıştığı şirket tarafından 21/07/2022 tarihli yazı ile Melikgazi Askerlik Şubesi Başkanlığının 04/07/2022 tarihli yazısında, davacı hakkında yoklama kaçağı / bakaya olduğu tespit edildiğinden en yakın askerlik şubesine müracaat etmesi gerektiğinin bildirildiği belirtilerek gereğinin yapılması ve işlemlerini tamamladığına ilişkin belgeleri 15 gün içinde firmaya sunması gerektiği davacıya bildirilmiştir.
Davacı, 04/08/2022 tarihli dilekçesi ile Kayseri Askeralma Bölge Başkanlığına başvurarak Avusturya vatandaşlığını almış olduğunu, 01/03/2004-29/10/2004 tarihleri arasında askerlik hizmetini yerine getirdiğini ve bu hizmetin Türkiye'deki askerlik yükümlülüğü yerine sayılması için Salzburg Konsolosluğuna başvuruda bulunduğunu ileri sürerek askerlik yükümlülüğünün yerine getirilmiş sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Kayseri Askeralma Bölge Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, davacının durumunun ilgili konsolosluktan sorularak alınacak cevaba göre işlem yapılacağı, davacının Avusturya'da yapmış olduğunu beyan ettiği hizmetinin Türkiye'de sayılıp sayılmayacağı sonuçlanıncaya kadar yükümlü hakkında herhangi bir işlem tesis edilmemesi hakkında yükümlü işyerine bilgi verileceği hususu, davacıya ve Melikgazi Askerlik Şubesi Başkanlığına bildirilmiştir.
Daha sonra Melikgazi Askerlik Şubesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemi ile davacının durumunun Salzburg Başkonsolosluğuna sorulduğu ve Salzburg Başkonsolosluğunun ... tarih ve ... sayılı yazısıyla davacının "Birden fazla tabiyetli Türk vatandaşlarına ait askerlik yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılmak" üzere herhangi bir başvuruda bulunmadığının bildirildiği belirtilmiştir.
Bakılan dava, anılan işlemin ve 22/07/2020 tarih ve 31193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Askeralma Yönetmeliği'nin geçici 1. maddesinin 5. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
Bununla birlikte, dava dilekçesinin incelenmesinden, davacının iddialarının Askeralma Yönetmeliği'nin geçici 1. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "Kanunun yürürlüğe girdiği 26/6/2019 (hariç) tarihinden önce" ibaresine yönelik olduğu, uygulama işleminde de muafiyet işlemi için Yönetmelikte belirlenen süreden önce davacının başvuru yapmış olması şartının arandığı anlaşıldığından, hukuki değerlendirmenin Askeralma Yönetmeliği'nin geçici 1. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "Kanunun yürürlüğe girdiği 26/6/2019 (hariç) tarihinden önce" ibaresine yönelik olarak yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; davalı idarece, 29/06/2024 tarih ve 32587 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Askeralma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle dava konusu düzenleme yürürlükten kaldırılmış ise de; söz konusu değişikliğin, Dairemizin 11/04/2023 tarihli ve E:2022/6430 sayılı yürütmenin durdurulması ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 05/07/2023 tarihli ve YD İtiraz No:2023/565 sayılı itirazın reddi yolundaki kararları üzerine, yargı kararlarının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla yapıldığı anlaşıldığından, davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği sonucuna varılarak uyuşmazlığın esasının incelenmesi uygun görülmüştür.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde, "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir." hükmü yer almaktadır.
7179 sayılı Askeralma Kanunu ile 26/06/2019 tarihi itibarıyla yürürlükten kalkan 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 2. maddesinin 5. fıkrasında, "Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen esaslara göre; yurt dışında doğan ve ikamet edenler ile kanuni rüşt yaşına kadar yabancı bir ülkeye gitmiş olanlardan bulundukları ülke vatandaşlığını da kazanan Türk vatandaşları, talepleri hâlinde, durumlarına uyan ve bu Kanunun öngördüğü askerlik statülerinden biri içerisinde askerlik mükellefiyetlerini otuz sekiz yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar yerine getirebilirler veya tabiiyetinde bulundukları diğer ülkede askerlik yapmış olduklarını belgelemek kaydıyla mükellefiyetlerini yerine getirmiş sayılırlar. Bunların otuz sekiz yaş sonuna kadar askerlikleri ertelenmiş kabul edilir." kuralına yer verilmiştir.
Bu madde uyarınca çıkartılan ve 25/07/1993 tarih ve 21648 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 05/07/1993 tarih ve 93/4613 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Birden Fazla Tabiiyetli Vatandaşların Askerlik Yükümlülüklerini Yerine Getirmiş Sayılmalarına Dair Esaslar'ın 5. maddesinde, "Yurt dışında doğmak ve ikâmet etmek veya kanunî rüşt yaşından önce ikâmet amacıyla yabancı bir ülkeye gitmek suretiyle bulunduğu ülke vatandaşlığını 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar kazananlardan, tâbiiyetinde bulundukları yabancı Ülkede askerlik yaptıklarını belgeleyenler, askerlik yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılırlar..." düzenlemesine; 7. maddesinde, "Yabancı ülkede yapılan askerliğin belgelenmesi, ilgilinin yabancı ülke tâbiiyetinde bulunduğu ve bu ülkede askerlik hizmetini yaptığını veya askerlik mükellefiyetini yerine getirmiş sayıldığını gösteren belgelerin aslı veya onaylı suretleri ile bu belgelerin elçilik veya konsolosluklarca onaylanmış tercümelerinin, kayıtlı bulunduğu askerlik şubesine dilekçe ekinde ibrazı şeklinde olur." düzenlemesine yer verilmiştir.
Öte yandan, 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasında;
g) Çok vatandaşlık: Türk vatandaşının aynı anda birden çok vatandaşlığa sahip olmasını,
i) Erteleme: Bu Kanunda yazılı nedenlerle askerlik hizmetine alımın geçici süreyle geri bırakılmasını,
hh) Yoklama: Yükümlülerin sağlık muayenelerinin yapılarak askerliğe elverişli olup olmadıkları, öğrenim durumları, meslekleri ve niteliklerinin tespitini,
ıı) Yoklama dönemi: Askerlik çağının başlangıcından muvazzaflık hizmetinin başlangıç tarihine kadar geçen süreyi,
ii) Yoklama kaçağı: Tabi olduğu yoklama yılı içerisinde yoklamasını yaptırmayanları,
jj) Yükümlü: Askerlik hizmetini bu Kanun hükümleri gereğince yerine getirmek veya yerine getirmiş sayılmak zorunda olan erkek Türk vatandaşını ifade eder.";
"Yurt dışı erteleme" başlıklı 38. maddesinde, "(1) Yabancı ülkelerde;
a) Çalışma iznini de ihtiva eden oturma izni veya doğrudan çalışma iznine sahip olarak işçi, işveren veya bir meslek ya da sanat mensubu sıfatı ile bulunanlar,
b) Yabancı bandıralı gemilerde gemi adamı statüsünde bulunanlar,
c) İkamet eden çok vatandaşlık hakkına sahip olanlar,
durumlarını ispata yarayan belgeler ile bağlı bulundukları Türk konsolosluklarına başvurmaları hâlinde, bunların her türlü askerlik işlemleri, Bakanlık tarafından belirlenecek usul ve esaslara uygun olarak 35 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar ertelenebilir.
(2) Erteleme şartlarını haiz olmadıkları anlaşılanlar, erteleme süresi içinde herhangi bir takvim yılının yarısından fazlasını yurt içinde geçirenler, erteleme nedeni ortadan kalkanlar ile kendi istekleriyle erteleme hakkından vazgeçenlerin ertelemeleri iptal edilir.";
"Dövizle askerlik" başlıklı 39. maddesinde, "(1) Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınmış yabancı ülkelerde; iltica başvurusu dışında elde ettikleri çalışma iznini de ihtiva eden oturma izni veya doğrudan çalışma iznine sahip olarak işçi, işveren veya bir meslek ya da sanat mensubu sıfatını haiz olanlar ile bir iş sözleşmesine bağlı olarak yabancı bandıralı gemilerde gemi adamı sertifikasında yazılı mesleğini icra edenlerden;
a) Yurt içinde geçirilen süreler hariç olmak üzere, en az üç yıl süre ile fiilen çalışanlar,
b) Bakanlıkça verilecek uzaktan eğitimi alanlar,
durumlarını ispata yarayan belgelerle birlikte bağlı bulundukları Türk konsoloslukları aracılığı ile askerlik şubelerine başvurmaları, 9 uncu maddedeki gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca döviz miktarının yatırılacağı gün tespit edilen döviz alış kuruna göre avro veya karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını başvuru tarihinde peşin ödemeleri hâlinde askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar. Uzaktan eğitime ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
(2) Yurt dışında ikamet eden ve çok vatandaşlık hakkına sahip olanlar ile yurt dışında doğup yurt dışında ikamet eden ve süresiz ikamet iznine sahip olanlar en az üç yıl süre ile fiilen yabancı ülkelerde bulunmaları hâlinde çalışma şartı aranmadan birinci fıkrada belirtilen esaslara göre bu madde hükümlerinden yararlandırılır.";
"Özel durumlarda muafiyet ve erteleme" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, "İki ülkeden birinde yapılan askerlik hizmetinin sayılmasına dair ikili anlaşmalar kapsamında askerlik hizmetinden muaf tutulacak ya da ertelenecek yükümlülerin işlemleri anlaşma hükümlerine göre yürütülür. Yapılan anlaşmalar kapsamında uygulanacak muafiyet ve ertelemeye ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.";
"Yönetmelik" başlıklı 61. maddesinde, "(1) Bu Kanunun uygulanması ile ilgili usul ve esasların belirlenmesine ilişkin yönetmelik, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlıkça hazırlanır.
(2) Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar mevcut yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir." hükmüne yer verilmiş; Kanun'un geçici maddelerinde, mülga 1111 sayılı Kanun uyarınca askerlik yükümlülüğünden muafiyet hakkı olanlara yönelik herhangi bir geçiş hükmü öngörülmemiştir.
Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Askeralma Yönetmeliği'nin dava konusu geçici 1. maddesinin 5. fıkrasında ise, "Çok vatandaşlık hakkına sahip olan ve bulundukları yabancı ülkelerde yapmış oldukları askerlik hizmetleri nedeniyle mülga 1111 sayılı Kanun kapsamında muafiyet hakkı olanların Kanunun yürürlüğe girdiği 26/6/2019 (hariç) tarihinden önce dış temsilciliklere başvurmuş olmaları halinde bu talepleri yerine getirilir." düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Askeralma Yönetmeliği'nin Geçici 1. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "Kanunun yürürlüğe girdiği 26/6/2019 (hariç) tarihinden önce" ibaresinin incelenmesi:
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, yönerge, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri ise belirliliktir. Bu ilkeye göre yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına imkân tanımaması gerekir. Belirlilik ilkesi hukuksal güvenlikle bağlantılı olup bireyin kanundan belirli bir kesinlik içinde hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini verdiğini bilmesini zorunlu kılmaktadır. Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira, bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154)
Yukarıda yer verilen 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nda çok vatandaşlık hakkına sahip kişilerle ilgili olarak, iki ülkeden birinde yapılan askerlik hizmetinin sayılmasına dair ikili anlaşmalar kapsamında askerlik hizmetinden muaf tutulacak ya da ertelenecek yükümlülerin işlemlerinin anlaşma hükümlerine göre yürütüleceğinin, yapılan anlaşmalar kapsamında uygulanacak muafiyet ve ertelemeye ilişkin usul ve esasların ise Bakanlıkça belirleneceğinin kurala bağlandığı görülmekte olup, bu hükmün Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra askerlik hizmetini yerine getirenler bakımından uygulanacağı tabiidir.
Nitekim, ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... sayılı kararıyla; çifte vatandaş olan ve tabiyetinde bulunduğu diğer ülkede askerlik hizmetini yapan davacı tarafından Türkiye’deki askerlik yükümlülüğünün yerine getirilmemiş sayılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada, 1111 sayılı mülga Kanun’un yürürlükte bulunduğu dönemde tabiyetinde bulunduğu diğer ülkede askerlik yapmış olanların askerlik yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılacağına dair bir hüküm içermemesi (eksik düzenleme) nedeniyle 7179 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmiş; bu başvuru sonrasında, Anayasa Mahkemesi'nin 12/05/2022 tarih ve E:2022/55, K:2022/54 sayılı kararı ile "Uyuşmazlık konusu olayda davacı tarafından tabiiyetinde bulunduğu diğer ülkede 2004 yılında askerlik hizmetini yerine getirdiğinden bahisle askerlik yükümlülüğünden muaf tutulmasına yönelik talebinin reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Muafiyete konu askerlik hizmetinin 1111 sayılı mülga Kanun’un 2. maddesinin beşinci fıkrasının yürürlükte olduğu dönemde gerçekleştiği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralın bakılmakta olan davada uygulanma imkânının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenle kuralın itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığı" gerekçesiyle başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmiştir. Böylelikle Anayasa Mahkemesi, muafiyete konu askerlik hizmetini 1111 sayılı mülga Kanun’un 2. maddesinin beşinci fıkrasının yürürlükte olduğu dönemde gerçekleştirenler yönünden, muafiyet başvurularının 1111 sayılı mülga Kanun uyarınca çözümlenmesi gerektiğini ve bu uyuşmazlıklara 7179 sayılı Kanun'un uygulama imkanının bulunmadığını belirtmiştir.
Dava konusu Askeralma Yönetmeliği'nin geçici 1. maddesinin 5. fıkrasında ise, çok vatandaşlık hakkına sahip olan ve bulundukları yabancı ülkelerde yapmış oldukları askerlik hizmetleri nedeniyle mülga 1111 sayılı Kanun kapsamında muafiyet hakkı olanların Kanunun yürürlüğe girdiği 26/06/2019 (hariç) tarihinden önce dış temsilciliklere başvurmuş olmaları halinde bu taleplerinin yerine getirileceği, dolayısıyla bu tarihten sonra yapılan başvuruların kabul edilmeyeceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararı ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; çok vatandaşlık hakkına sahip olan ve tabiyetinde olup yerleşik bulundukları yabancı ülkelerde yapmış oldukları askerlik hizmetleri nedeniyle mülga 1111 sayılı Kanun kapsamında askerlik yükümlülüğünden muafiyet hakkı olanların, bu haktan yararlanabilmeleri için anılan Kanun'da herhangi bir başvuru süresi/sınırı öngörülmemiş olması, 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nda da, başvuru yapmalarını engelleyen herhangi bir hükme yer verilmemiş bulunması karşısında, muafiyete konu askerlik hizmetini 1111 sayılı mülga Kanun’un 2. maddesinin beşinci fıkrasının yürürlükte olduğu dönemde gerçekleştirenlerin muafiyet başvurularının, kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereği 1111 sayılı mülga Kanun uyarınca çözümlenmesi ve muafiyet işlemlerinin buna göre yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mülga 1111 sayılı Kanun kapsamında muafiyet hakkı olanların başvurularının 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 26/06/2019 (hariç) tarihinden sonra kabul edilmeyeceğini öngören dava konusu Yönetmelik kuralında, üst normlara ve hukuka uyarlık görülmemiştir.
Dava konusu bireysel işlemin incelenmesi:
Davalı idare tarafından, Türk ve Avusturya olmak üzere çift uyruklu olan davacının askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılmasına yönelik olarak Konsolosluğa yapılmış herhangi bir başvurusu bulunmadığı şeklinde ... tarih ve ... sayılı işlem tesis edilmekle muafiyet işlemi için Askeralma Yönetmeliği'nin geçici 1. maddesinin 5. fıkrası gereğince belirlenen süreden önce davacının başvuru yapmış olması şartı aranmıştır. Başka bir ifadeyle, davalı idarece, davacının -7179 sayılı Kanun'un yürürlüğünden önce askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılması istemli herhangi bir başvurusu bulunmadığı için- vatandaşı olduğu Avusturya'da yaptığı askerlik hizmetinin, Türkiye'deki askerlik yükümlülüğü yerine sayılamayacağı ve bu nedenle yoklama kaçağı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte, gerek Anayasa Mahkemesinin yukarıda atıfta bulunulan kararında, gerekse dava konusu uygulama işleminin dayanağı olan Askeralma Yönetmeliği'nin Geçici 1. maddesinin 5. fıkrasının hukuka uygunluk denetiminin yapıldığı bir önceki bölümde ifade edildiği üzere; muafiyete konu askerlik hizmetini, 1111 sayılı mülga Kanun’un 2. maddesinin beşinci fıkrasının yürürlükte olduğu dönemde gerçekleştirenlerin muafiyet başvurularının, 1111 sayılı mülga Kanun uyarınca çözümlenmesi gerekmekte olup, dava konusu uyuşmazlığa 7179 sayılı Kanun'un uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Buna göre, çok vatandaşlık hakkı bulunan davacının, vatandaşı olduğu ve yerleşik bulunduğu Avusturya'da 01/03/2004 - 29/10/2004 tarihleri arasında askerlik hizmetini yaptığı ve (mülga) Birden Fazla Tabiiyetli Vatandaşların Askerlik Yükümlülüklerini Yerine Getirmiş Sayılmalarına Dair Esasların 5. ve 6. maddeleri bakımından engel halinin bulunduğu yönünde herhangi bir iddia ileri sürülmediği dikkate alındığında; askerlik yükümlülüğünü yerine getirdiği tarihte yürürlükte olan 1111 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 5. fıkrasındaki düzenleme kapsamında bulunduğu, dolayısıyla askerlikten muaf sayılmasına ilişkin hukuksal değerlendirmenin davacının bu hizmeti yerine getirmek suretiyle muafiyet hakkının doğduğu tarihteki mevzuat hükümlerine göre yapılması gerektiği açıktır.
Bu durumda, yukarıda yer verilen gerekçelerle dava konusu uygulama işleminin dayanağı olan Askeralma Yönetmeliği'nin geçici 1. maddesinin 5. fıkrası ile mülga 1111 sayılı Kanun kapsamında muafiyet hakkı olanların başvuru yapmaları için en son süre olarak 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 26/06/2019 tarihinin belirlenmesi hukuka aykırı bulunduğundan, bu düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen işlemde de hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 22/07/2020 tarih ve 31193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Askeralma Yönetmeliği'nin geçici 1. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "Kanunun yürürlüğe girdiği 26/6/2019 (hariç) tarihinden önce" ibaresinin İPTALİNE,
2\. Melikgazi Askerlik Şubesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin İPTALİNE,
3\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından karşılanan ... TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine,
6\. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 13/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.