SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/604 E. 2025/3825 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/604

Karar No

2025/3825

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/604 E. , 2025/3825 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/604
Karar No : 2025/3825

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Kurumu Başkanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı kurum tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının... tarih ve ... sayılı soruşturma raporu uyarınca, doktor G.K.'nın ... Devlet Hastanesinde beyin ve sinir cerrahisi uzmanı olarak görev yaptığı 25/02/2005 - 09/10/2006 tarihleri arasında, kurumun sağlık yardımından faydalanan ve tanıya göre ameliyat endikasyonları yanlış olan on iki hak sahibi nedeniyle 31.861,50 TL, ameliyatlarında gereksiz malzeme kullandığı tespit edilen elli iki kişi nedeniyle 160.960,06TL olmak üzere toplam 192.830,56 TL kurum zararı ile fatura tarihlerinden 09/05/2011 tarihine kadar hesaplanan 84.663,97-TL yasal faizin 09/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgelerin ...Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirilmesinden, doktor G.K.'nın ... Devlet Hastanesinde beyin ve sinir cerrahisi uzmanı olarak görev yaptığı 2005-2006 yılları arasında ameliyat ettiği hastalara yanlış teşhis ve tedavi uyguladığı ve ameliyatlarda gereksiz malzeme kullandığı, bu nedenle kurum zararına sebebiyet verdiği iddiasının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından her hasta için ayrı ayrı değerlendirme yapılarak hazırlanan raporlarda ameliyat öncesi ve sonrasına ait yeterli bilgi belgenin mevcut olmaması nedeniyle değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığının ifade edilmesi nedeniyle ispatlanamadığı, bu kapsamda bahsi geçen doktorun kusuru ispatlanamadığından idarenin hizmet kusurundan da bahsedilemeyeceği ve kusursuz sorumluluk hükümlerinin ise somut olayda uygulanamayacağının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı Kurumun tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, olayda hizmet kusuru sebebiyle zarar ortaya çıktığı, yapılan soruşturma ve incelemeler ile Kurumun zarara uğratıldığının ortaya konduğu, Sağlık Bakanlığı müfettişi tarafından düzenlenen 08/03/2008 tarihli raporda gerekli tespitlerin yapıldığı ve zararın saptandığı, Adli Tıp Kurumu raporunda değerlendirme yapılamamasının eksik evrak ve yeterli bilgi bulunmamasından kaynaklandığı, davalı tarafından 08/03/2008 tarihli rapor düzenlemiş iken tazminat sorumluluğu bulunmadığı savunması yapılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı Bakanlık bünyesindeki... Devlet Hastanesinde beyin ve sinir cerrahisi uzmanı olarak görev yapan G.K'nın iş ve işlemleri nedeniyle davacı Kurum tarafından bazı ödemeler yapıldığı, bu iş ve işlemler hakkında yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen soruşturma raporuyla, dava konusu kurum zararının oluştuğunun tespit edildiği, akabinde Erzincan Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü yazılarıyla,... Devlet Hastanesi Başhekimliği ve adı geçen doktora söz konusu zararın ödenmesi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı hususunun bildirildiği, kurum zararının ödenmemesi sonrasında, ilk önce ...Asliye Hukuk Mahkemesinde Sağlık Bakanlığı ve anılan doktorun husumetiyle alacak davası açıldığı, anılan Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla uyuşmazlık esastan incelenerek davanın reddine karar verildiği, akabinde anılan kararın Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulması üzerine ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Sağlık Bakanlığı yönünden "hizmet kusuru iddiasına istinaden 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca tam yargı davası olarak açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiği", G.K. yönünden ise "kamu görevlisinin kamu kurumunun emrinde çalıştığından davanın kurum aleyhine açılması gerektiği" gerekçesiyle davanın görev yönünden reddedildiği, bu kararın Yargıtay ...Hukuk Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararıyla onanarak kesinleşmesi üzerine de idari yargı yerinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Kurum zararının tazmini isteminin dayanağını teşkil eden ve davanın tarafları arasında imzalanan "Sağlık Bakanlığı - Sosyal Sigortalar Kurumu Sağlık Hizmetleri Protokolü" tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 11 ve devamı maddelerinde, iş kazası ve meslek hastalıkları sigortasına; 32 ve devamı maddelerinde, hastalık sigortasına; 43. ve devamı maddelerinde, analık sigortasına ilişkin hükümlere yer verilmiş; "Hekimlerin ve sağlık tesislerinin sigortalılara duyurulması" başlıklı 117. maddesinde, "(1) Kurum, sigortalılar ile eş ve çocuklarının muayene ve tedavi için başvuracakları sağlık tesisleri ile hekim ve ebelerin isim ve adreslerini işverenlere bildirir. İşverenler de bunları sigortalılara duyururlar. (2) Hastalananlar, muayene ve tedavileri için, isim ve adresleri duyurulan hekimlerden birini seçmekte serbesttirler." hükmüne; "Tedavinin nasıl yapılacağı" başlıklı 118. maddesinde, "Hastalık ve analık yardımlarından yararlanacak olanlar Kurumca tespit edilecek belgelerle Kurumca bildirilen sağlık müesseselerine veya hekimlere başvurarak muayene ve tedavi olurlar." hükmüne; "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 134. maddesinde ise, "Bu kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlık, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür." hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 19/01/2005 tarihli ve 25705 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun'un, Kanun'un Resmi Gazete'de yayımını takip eden günden bir ay sonra (20/02/2005 tarihinde) yürürlüğe giren 4. maddesi uyarınca, -mülga- Sosyal Sigortalar Kurumuna (SSK) ait sağlık birimleri (Kurum tabiplikleri hariç olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarına ait hastane, dispanser, sağlık merkezi veya istasyonu ile her ne ad altında olursa olsun insan sağlığı ile ilgili hizmet sunan tüm birimleri), bunlara ilişkin her türlü görev, hak ve yükümlülükler, taşınırlar, taşınmazlar ve taşıtlarla birlikte, rayiç bedeli karşılığında Sağlık Bakanlığına devredilmiştir.
Yukarıda aktarılan Kanun hükümlerine dayanılarak, davanın tarafları olan Sağlık Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu (eski adıyla Sosyal Sigortalar Kurumu) arasında, SSK'ya ait sağlık birimlerinin 20/02/2005 tarihinde Sağlık Bakanlığına devredilmesi nedeniyle SSK sağlık yardımından yararlananlara, iş kazaları ve meslek hastalıkları, hastalık ve analık sigortası ile yurt dışı sigortalılarına Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinde verilen muayene, tetkik ve tedavi hizmetleri ile buna ilişkin geri ödeme usul ve esaslarını düzenlemek amacıyla 20/02/2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere "Sağlık Hizmetleri Protokolü" imzalanmıştır. Söz konusu Protokolün 28. maddesinde, Protokol hükümlerinin uygulanmasından aksaklık ve ihtilaf doğması halinde, sorunun öncelikle ildeki kurum yetkilileri arasında yapılacak görüşmelerle çözülmeye çalışılacağı, bu mümkün olmadığı takdirde ilgili kurum yetkililerinden oluşacak müzakere komisyonunda ele alınacağı, bu suretle de anlaşma sağlanamadığı takdirde genel hükümlerin uygulanacağı düzenlemelerine yer verilmiş; 27. ve 30. maddelerinde ise, taraflardan her birinin fesh-i ihbar hakkı bulunduğu, karşılıklı anlaşmak suretiyle Protokol hükümlerinde her zaman değişiklik ve güncelleme yapabilecekleri ve Protokol hükümlerinin taraflarca birlikte yürütüleceği kuralları ilave edilmek suretiyle taraflara eşit hak ve yükümlülükler tanınmıştır.
Ayrıca, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un "Yargı merciilerinin uyuşmazlık mahkemesine başvurmaları" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasında, adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciinin, davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvuracağı ve elindeki işin incelenmesini, Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteleyeceği; ikinci fıkrasında, yargı merciince önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderileceği; "Temyiz incelemesi yapan yargı merciilerinin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaları" başlıklı 20. maddesinde ise, daha önce Uyuşmazlık Mahkemesince yargı mercii belirtilmemiş olan bir davada temyiz incelemesi yapan yüksek mahkemenin, davanın, davaya bakan mahkemenin görevi dışında olduğu kanısına varmış olması durumunda, incelediği kararı bozacak yerde, incelemeyi erteleyerek yargı merciinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaya karar verebileceği hükümleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık, davalı Bakanlığa bağlı sağlık kuruluşunda görev yapan bir hekim tarafından uygulanan ameliyatların ve bu ameliyatlarda kullanılan tıbbi malzemelerin gereksiz olduğu, dolayısıyla davacı Kurum ile davalı Bakanlık arasında mülga 506 sayılı Kanun hükümlerine istinaden imzalanan sağlık hizmeti teminine ilişkin sözleşmeye aykırı bu tıbbi ameliyeler sebebiyle davacı Kurum tarafından ilgililere yersiz yapılan ödemelerin Kurum zararına yol açtığı, davalı Bakanlığın sözleşmeye aykırı iş ve işlemleri gerçekleştiren personelinin denetim ve kontrolünü yapmamak suretiyle sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle Kurum zararından sorumlu olduğu iddiasıyla söz konusu Kurum zararının sözleşmenin tarafı olan davalı Bakanlıkça tazmini isteminden kaynaklanmaktadır.
Davacı Kurum, söz konusu yersiz ödemeden kaynaklandığını ileri sürdüğü zararın tazminini; ilk önce adli yargıda ilgili hekim ve Sağlık Bakanlığına karşı açtığı davada; ödemeye sebebiyet veren ilgili hekimden "haksız fiil", hekimin görev yaptığı hastaneyi işleten Sağlık Bakanlığından ise "sözleşme" sorumluluğuna istinaden talep etmiş; adli yargı yerince hekim ve davalı Bakanlığa karşı açılan davanın görev nedeniyle reddi üzerine söz konusu görev ret kararındaki gerekçeler doğrultusunda idari yargı nezdinde işbu dava açılmıştır.
Esasen, benzer bir uyuşmazlıkta, Yargıtay ... Hukuk Dairesince verilen ...tarihli ve E:..., K:...sayılı kararda, "Davacı, idarenin hizmet kusuruna değil, davalı idare çalışanlarının haksız eylemine ve taraflar arasında düzenlenen protokole dayanmıştır. Bu nedenle idari yargı yolunun görevli olduğuna ilişkin mahkeme kararı doğru bulunmamıştır." gerekçesine yer verilerek bidayet mahkemesinin, idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddi yolunda verdiği karar bozulmuştur.
Yine benzer bir uyuşmazlıkta, Uyuşmazlık Mahkemesince verilen ve mevcut uyuşmazlıklar bakımından halen atıf yapılan 08/07/1991 tarihli ve E:1991/15, K:1991/16 sayılı kararında (20/10/1991 tarihli ve 21027 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.), "Bu sözleşmenin, tarafların serbest iradelerine dayandığı, ticari nitelikli olduğu anlaşılmaktadır. Kamu Hukukunun ve dolayısıyla kamu gücünün bu sözleşmede yeri bulunmamaktadır. ... Tarafların karşılıklı fesih yetkileri mevcuttur. Anlaşmazlık halinde, kurum il müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu açıklanmıştır. Bu durum karşısında, sözleşmede ağırlığı kamu hukuku değil, tarafların serbest iradesi belirlemektedir. ... Sözleşmenin kamu hizmetine ilişkin bulunduğu bir gerçek olmakla birlikte, idarenin üstün yetkilerle donatıldığı sonucuna varılamamaktadır." gerekçesiyle davanın çözümünün adli yargının görev alanına girdiğine hükmedilmiştir.
Nitekim, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel kararları (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 04/04/2019 tarih ve E:2018/4817, K:2019/2019 sayılı; 25/03/2019 tarih ve E:2018/3712, K:2019/1725 sayılı kararları) ile Uyuşmazlık Mahkemesinin güncel kararı (Uyuşmazlık Mahkemesinin 08/01/2024 tarih ve E:2023/339, K:2024/24 sayılı kararı) da bu yöndedir.
Bu durumda, uyuşmazlığın görüm ve çözümü adli yargı yerine ait olduğundan, İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekirken, işin esasına girilerek verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.




10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim