Danıştay danistay 2022/568 E. 2025/3951 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/568
2025/3951
22 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/568
Karar No : 2025/3951
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
...
11- ...
12- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. ...
DİĞER DAVALI : ... Valiliği / ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar ve davalı İçişleri Bakanlığınca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'nın, 09/09/2016 tarihinde, Tunceli ili, Hozat ilçesi ile Yenibaş Jandarma Karakolu arasındaki karayolunda, içinde bulunduğu sivil plakalı aracın geçişi sırasında teröristler tarafından yapılan saldırı sonucunda vefat ettiğinden bahisle olayda idarenin sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık eş ... için 150.000,00 TL, çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL, anne ..., baba ... ile kardeşler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL olmak üzere toplam 1.175.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacılar yakınının vefatı ile neticelenen olayın, teröristlerin eylemleri sonucu meydana geldiği ve söz konusu olayda idareye yüklenebilecek bir hizmet kusuru bulunmamakla birlikte, bu zararın, zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılması, eşitlik ve hakkaniyet esaslarına uygun düşeceğinden, davacıların zararlarının sosyal risk ilkesi gereğince davalı idareler tarafından karşılanmasına, davacıların olay nedeniyle duyduğu ve yaşamı süresince duyacağı üzüntü, elem ve ızdırap ve psikolojik çöküntü nedeniyle uğradığı manevi zararlarının kısmen de olsa telafisi ve tazmini açısından takdiren; müteveffanın eşi ... için 100.000,00 TL, çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL, baba ... (sehven kardeş yazılmış), anne ... (sehven kardeş yazılmış) ile kardeşleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacıların manevi tazminata yönelik istinaf istemlerinin reddine, davalı İçişleri Bakanlığının istinaf isteminin kabulüne, Mahkeme kararının kabule ilişkin kısmının kaldırılmasına, Danıştay Onuncu Dairesinin ve Dairelerinin terörden kaynaklı ölüm olaylarında, ölenin anne, baba, eş, çocuk ve kardeşleri için hükmettiği tutarlar dikkate alındığında mahkemesince hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğu gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, eş için 50.000,00 TL, çocuklar için ayrı ayrı 40.000,00 TL, sehven kardeş olarak belirtilen mütevvefanın annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL ve kardeşler için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 410.000,00 TL manevi tazminatın davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, idarelerinin harçtan muaf olduğu ve kararın aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar ve davalı Tunceli Valiliği tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden, davacılar tarafından, yakınları ...'nın, 09/09/2016 tarihinde, Tunceli ili, Hozat ilçesi ile Yenibaş Jandarma Karakolu arasındaki karayolunda, içinde bulunduğu sivil plakalı aracın geçişi sırasında teröristler tarafından yapılan saldırı sonucunda vefat etmesi olayında idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık eş ... için 150.000,00 TL, çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL, anne ..., baba ... ile kardeşler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL olmak üzere toplam 1.175.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kural olarak idarenin hukukî sorumluluğu kusur esasına dayanmaktadır. Sözü edilen kuralın istisnası olarak, idarenin önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemediği bir takım zararların, nedensellik bağı ve kusur koşulu aranmadan karşılanması gerekmektedir. Objektif sorumluluk anlayışına dayalı sosyal risk adı verilen bu ilke, bilimsel ve yargısal içtihatlarla da kabul edilmiştir.
Terör olayları nedeniyle meydana gelen ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yer almayan manevi zararların sosyal risk ilkesi uyarınca topluma pay edilerek tazmin edilmesi gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I-) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan Eş, Çocuklar ve Kardeşlerin Manevi Tazminat İstemlerine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktdır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının; zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyet ölçüsünü aşmaması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu olayın terör olayı olduğu, güvenlik hizmetinin yürütülmesinde idarenin kusurlu veya kusursuz sorumluluğunu doğuracak bir hususun bulunmadığı sabittir. Bu nedenle, davacıların duyduğu acı ve üzüntü sonucu oluşan manevi zararlarının sosyal risk ilkesi gereğince tazmini gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Bu doğrultuda, davacılar yakını ... ile aynı olayda vefat eden ...'ün yakınları tarafından açılan ve Dairemizin E:2022/5956 sayılı dosyasında temyizen incelenen davada 30/05/2024 tarih ve K:2024/2293 sayılı karar ile davacı eş için 100.000,00 TL, iki çocuğu için ayrı ayrı 75.000,00 TL, anne ve babası için ayrı ayrı 50.000,00 TL ve dokuz kardeşi için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onandığı da dikkate alınarak, bakılmakta olan bu davada da davacılardan eş ..., çocuklar ... ve ..., kardeşler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için manevi tazminatın amaç ve niteliği göz önünde bulundurularak olay karşısında duyulan acıyla da orantılı olacak şekilde bir miktara hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
II-) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan anne ... ve baba ...'ya İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, davacı anne ... ve baba ...'nın manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı İçişleri Bakanlığının temyiz isteminin REDDİNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının davacılardan ... ve ... yönünden ONANMASINA, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.